Sei sulla pagina 1di 2

Denizyıldızı Hikayesi

Bölüm ı

Minik denizyıldızı daha konuşmaya başlar başlamaz hep yaşadığı mekan olan denizin dışını
merak eder dururmuş. onu en çok meraklandıran olaylardan birisi denizin dışı iken, diğeri ise
havanın bir aydınlanması bir de kararmasıymış. minik deniz yıldızı tüm bunların merakı ile
yanıp tutuşurken anne yıldız ve baba yıldız evlatlarının bu durumuna çok üzülürlermiş ve ona
hep “aa yavrucuğum sen bir deniz yıldızısın, ne olduğunu fark et ve yıldızlığın keyfini
çıkarsana. bak patrick star senin gibi mi ne güzel bikini kasabasında yaşayıp gidiyorlar
demişler. ama minik deniz yıldızı onlara kulak asmamış “hayııır ben patrick star değil, rock
starım demiş.
gel zaman git zaman minik deniz yıldızı büyümüş serpilmiş, seçme ve seçilme hakkı yaşına
bile gelmiş. işte tam o zamanlar da “entel olacağım, hiç bir lafın altında kalmayacağım” diye
bir sürü kitap okuduğu dönemde bir martı ile tanışmış, bazıları onu zaten tanır; martı
jonathan!!!
minik deniz yıldızının martı jonathan ile tanışması rivayetlere göre şöyle gerçekleşmiştir:
minik deniz yıldızı bir fırsatını bulup anne ve babasının elini bırakıp deniz yüzeyine çıktığı bir
anda, günlerdir uçmanın verdiği açlıkla yiyecek bir şey bulma umudu ile suya dalış yapan
martı jonathan enfes bir balık bulacağım ümidi ile gagasını suya daldırmışken gagasına
dikenli bir beşgen şeklimsi organik bir şey takılmış, yani minik deniz yıldızı.
martı jonathan o kadar araştırmacı kişiliğine ve tüm dünyada ünlenmiş yıldız kişiliğine zarar
gelmesin diye minik deniz yıldızını gagasından bir türlü bırakmak istememiş ve böylece bir
müddet uçmuşlar ve de tanışmış, konuşmuşlar. konuşmanın genel konsepti “özgürlük
dilenilmez, sökülüp alınır” minvalinde imiş. her neyse felsefik kısımları geçelim.
martı ve yıldız böylecene bir kaç gün takılmışlar ve cicim günleri bitmiş.
martı
- ya ben özgürlük uçuşu yapıyordum, unutturdun bana bak, demiş. yıldız
+ benle ne alakası var. beni gagala diye bir şey dedimmi ki? sanki
- günlerdir her yere seni taşıyıp durdum. dediğin lafa bak. küstah!
+ asıl küstah sensin beni kandırdın. … ailemden kaçırdın beni bu cumadan başka kimsenin
olmadığı adaya getirdin
- ne yani monte kristo adasına mı götüreydim. hayvan
+ sensin hayvan

en sonunda martı çok kızmış ve kandırıkçılık yapıp “tamam canım sen haklısın. ben seni
şimdi geri götüreceğim” demiş ve gagaladığı gibi hamsi avlayan bir takanın üzerine fırlatmış.

bölüm ıı

Balıkçılar bir sürü hamsi ve üzerlerinde dikenli mikenli bir deniz yıldızı görmüş. ufak çırak
“aa ne güzel yıldız şeklinde bir şey” demişse de göbekli olan balıkçı diğer balıkçıya “biz size
balık tutun diyoz siz gitmiş diken tutuyosunuz! zaten geçen gün de mürekkep çuvalı gibi bir
şey tutmuşsunuz!” diye bağırıp çağırmış. işe yeni girmiş balıkçı da “lan murphy!!, lan lanet
yıldız!! beni mi bulursunuz lan!! hayvanlar diye bağırmış” ve minik deniz yıldızını alıp çöp
kasasının üzerine eve götürüm çocuklar eğlenir, diye atıvermiş.
içerden gelen yılların yaşlı balıkçısı da deniz yıldızını görüp garipsemişse de, minik çırağı
çağırıp
- bak yavrum! deniz yıldızı. demiş.
+ dede deniz yıldızı nedir
- deniz yıldızı. hani şu hikayesi olan deniz canlısı var ya
+ (çocuk bir şey anlamamış, ama anlamış gibi yapmış) dede o benim olsun mu?
- git işine ya. allahın deniz dikenlisini ne yapacan.
demiş ve minik deniz yıldızını denize fırlatmamış. torununa vermiş
- evladım at bakayım ne kadar uzağa fırlatacan. demiş.

arka söz;

martı jonathan: özgürlük arayışından vazgeçti bir iskandinav gothic rock grubu fanatiği oldu.
minik deniz yıldızı: hâlâ ailesini arıyor ve artık suyun dışını merak etmiyor.
balıkçılar: eminönü balık ekmek ihalesine katıldılar, alamadılar ama sorun da yapmadılar.
balıkçı çırağı: geçenlerde filmin devamı programında çıktı. hollywoodda çizgi film çizerliği
yapıyor.