Sei sulla pagina 1di 166

Adrian D'Hage - Omega Parmeni Kitaplar, uygarla yol gsteren klardr. UYARI: www.kitapsevenler.

com Kitap sevenlerin yeni buluma noktasndan herkese merhabalar... Cehaletin yenildii, sevginin, iyiliin ve bilginin paylald yer olarak grdmz sitemizdeki tm e-kitaplar, 5846 Sayl Kanun'un ilgili maddesine istinaden, engellilerin faydalanabilmeleri amacyla ekran okuyucu, ses sentezleyici program, konuan "Braille Not Speak", kabartma ekran vebenzeri yardmc aralara, uyumluolacak ekilde, "TXT","DOC" ve "HTML" gibi formatlarda, tarayc ve OCR (optik karakter tanma) yazlm kullanlarak, sadece grmeengelliler iin, hazrlanmaktadr. Tmyle cretsiz olan sitemizdeki e-kitaplar, "Engelli-engelsiz elele"dncesiyle, hibir ticari ama gzetilmeksizin, tamamen gnlllk esasna dayal olarak, engelli-engelsiz Yardmsever arkadalarmzn youn emei sayesinde, grme engelli kitap sevenlerin istifadesine sunulmaktadr. Bu e-kitaplar hibirekilde ticari amala veya kanuna aykr olarak kullanlamaz, kullandrlamaz. Aksi kullanmdan doabilecek tmyasalsorumluluklar kullanana aittir. Sitemizin amac asla eser sahiplerine zarar vermek deildir. www.kitapsevenler.com web sitesinin amac grme engellilerin kitap okuma hak ve zgrln yceltmek ve kitap okuma alkanln pekitirmektir. Ben de bir grme engelli olarak kitap okumay seviyorum. Sevginin olduu gibi, bilginin de paylaldka pekieceine inanyorum.Tm kitap dostlarna, grme engellilerin kitap okuyabilmeleri iin gsterdikleri abalardan ve yaptklar katklardan tr teekkr ediyorum. Bilgi paylamakla oalr. Yaar MUTLU LGL KANUN: 5846 Sayl Kanun'un "altnc Blm-eitli Hkmler" blmnde yeralan "EK MADDE 11" : "ders kitaplar dahil, alenilemi veya yaymlanm yazl ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler iin retilmi bir nshas yoksa hibir ticar amagdlmeksizin bir engellinin kullanm iin kendisi veya nc bir kii tek nsha olarak ya da engellilere ynelik hizmet veren eitim kurumu, vakf veya dernek gibi kurulular tarafndan ihtiya kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri formatlarda oaltlmas veya dn verilmesi bu Kanunda ngrlen izinler alnmadan gerekletirilebilir."Bu nshalar hibir ekilde satlamaz, ticarete konu edilemez ve amac dnda kullanlamaz ve kullandrlamaz. Ayrca bu nshalar zerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulmas ve oaltm amacnn belirtilmesi zorunludur." bu e-kitap Grme engelliler iin dzenlenmitir. Kitab Tarayan ve Dzenleyen Arkadaa ok ok teekkr ederiz. Kitap taramak gerekten incelik ve beceri isteyen, zahmet verici bir itir. Ne mutlu ki, bir grme engellinin, dzgn taranm ve hazrlanm bir e-kitab okuyabilmesinden duyduu sevinci paylaabilmek tm zahmete deer. Sizler de bu mutluluu paylaabilmek iin bir kitabnz tarayp, kitapsevenler@gmail.com Adresine gndermeyi ve bu isimsiz kahramanlara katlmay dnebilirsiniz. Bu Kitaplar size gelene kadar verilen emee ve kanunlara sayg gstererek ltfen bu aklamalar silmeyiniz. Siz de bir grme engelliye, okuyabilecei formatlarda, bir kitap armaan ediniz... Teekkrler. Ne Mutlu Bilgi iin, Bilgece yaayanlara. Not sitemizin birde haber gurubu vardr. Bu Bir mail Haber Gurubudur. Grupta veya Web sitemizde yaynlanmasn istediiniz yazlarnz ve ekitaplar kitapsevenler@gmail.com Adresine gndermeniz gerekmektedir. Grubumuza ye olmak iin kitapsevenler-subscribe@googlegroups.com adresine bo bir mail atn size geri gelen maili aynen yantlamanz yeterli olacaktr.

Tavsiye etmiyoruz ama Grubumuzdan memnun kalmazsanz, kitapsevenler-unsubscribe@googlegroups.com adresine bo bir mail gnderip, gelen maili aynen yantlayarak yeliinizi sonlandrabilirsiniz. Daha Fazla Seenek in, grubumuzun ana sayfasn http://groups.google.com.tr/group/kitapsevenler?hl=tr Burada ziyaret edebilirsiniz. sayglarmla. Tarayan Mahmut Adrian D'Hage - Omega Parmeni Omega Parmeni The Omega Scroll 2005, Adrian d'Hage Onk Telif Haklar Ajans araclyla Trkiye'de yayn hakk: 2006, nklp Kitabevi Yayn Sanayi ve Ticaret A.. Bu kitabn her trl yayn haklar Fikir ve Sanat Eserleri inklp Kitabevi Yayn Sanayi ve Ticaret A..'ye aittir. Kapak tasarm Kenan Doan Sayfa tasarm ismet Sayar Yayna hazrlayan Senem Davis Bask NKILP KTABEV ANKA OFSET TESSLER Sanayi ve Ticaret A.. 100. Yl Matbaaclar Sitesi 4. Cad. No: 38 Baclar-istanbul ISBN 975-10-2454-4 06 07 08 09 9 8 7 6 5 4 3 2 1 "rNKIt&P Ankara Caddesi, No:95 Sirkeci 34410 STANBUL Tek (0212) 514 06 10-11 (Pbx) Fax:(0212)514 06 12 posta@inl<ilaPcorn www.inkilap.com ADRIAN d'HAGE OMEGA PARMEN "The Omega Scroll" ngilizceden eviren dem Erman NKILP Adrian d'Hage, Adrian D'Hage, Sydney'de dodu ve North Sydney Boys High ve Royal Military College Dontroon okullarna gitti. Ekim 2000'de yazarlk kariyerine devam etmek zere ordudan ayrld ve Omega Parmeni kitabn bitirmek zere italya'ya tand. nanl bir Hristiyan olarak balad ve sonunda 'herhangi bir sabit din'e bah olmayarak bitirdii teoloji aratrmalaryla eitli dller kazanmtr. Yazar, halen Australian National University, Centre for Arab and slamic Studies'de aratrmac olarak almaktadr. Kendisi ayrca araplk zerine akademik almalarn srdrmektedir. dem Erman, 1958'de stanbul'da dodu. Bugne kadar kitap ve sinema filmleri bata olmak zere pek ok makale ve belgeseli de Trkeye evirdi. Emekli TV yneticisi olan idem Erman, eviri almalarna devam etmektedir. ) David ve Mark iin NDEKLER BRNC KTAP: Ocak 2005

1 KNC KTAP: 1978-1979 51 NC KTAP: 1985 161 DRDNC KTAP: 1990 235 BENC KTAP: 2004 279 ALTINCI KTAP: 2005 m. BRNC KTAP Ocak 2005

1 Roma Vatikan'n Babakan olan Kardinal, Papalk Saray'nn ikinci katndaki odasnn penceresinde durmu San Pietro Meydan'na bakyordu. Kardinal Lorenzo Petroni'nin kafasnda iki farkl ey vard. Bunlardan biri, Papa'nn salk durumunun aciliyetiydi ama kadn u anda ok daha tehlikeli idi. Katolik Kilisesi'nin en gl Kardinali uzun boylu, ince, zarif ve grkemli bir kii idi. Kenarlar kzl kumala sslenmi cbbesi kusursuzdu. Solgun ve keli yz son derece zarif yapl, gzleri mavi ve baklar delici idi. nce siyah salarnn arasna kendisine bir sekinlik katan aklar dmt. Altnda, k mevsiminde erken ken alacakaranln sarp sarmalad byk St Peter Meydan uzanyordu. Yamurun durmasna karn hl slak olan parke talar, Vatikan'a ait binalardan szan klarla yumuak bir ekilde parlyordu. Bir kt paras, kimseciklerin olmad meydanda uutu ve Bernini'nin yapt stunlarn arasnda kayboldu. Rzgr, yz yldan fazla bir sredir bu kolonlarn arasnda uuldayp duruyordu. 9 Lorenzo Petroni, dnd ve kastl bir yavalkla Babakanla ait geni odann tabann kaplayan yumuak mavi halnn zerinde yrd, talyan derisinden ayakkablar halya gmlyordu. Odann bir ucunda tane krmz koltuk bulunuyordu, dier kede iki tane Fransz tarz cilal masa vard. Masalardan biri, zerindeki kt ynlarndan grnmez olmutu. alma masas olarak kulland dieri ise siyah mermerden ha ak brakacak kadar botu. Arkasndaki duvarda, Perugino'nun Aziz Benedict tablosu oday gzlyordu. Petroni, sk sk yapt gibi artk mutlak iktidara ne kadar yakn olduunu dnd, ancak bu iktidar elde etmek hl ok kolay deildi. Gelecek ay babakanlkta on beinci yln kudayacakt, bu pozisyon, Papa'dan sonra gelen en yksek mevki idi. Petroni, Vatikan Bankas ile Kilise'nin usuz bucaksz finansal yaplarn kontrol ediyordu, ancak Peter'in Anahtarlar yle kolay kolay ele geecek gibi deildi. Papa'nn hkmdarl sonsuz gibiydi sanki. Ama imdi Papa'nn artk iyice ktlemi olan sal bir frsat yaratm gibiydi. zel hattan gelen sessiz ancak srarl bir vzldama, Kardinal'in dncelerini bld. "Petroni." "Bir saniye Hametlim, Peder Jean-Pierre La Franci hatta" Petroni dudaklarn skt. Kuds'teki L'Ecole Biblique'nn direktrne, ok acil bir durum olmad takdirde kendisiyle Vatikan'da temas kurmamas talimat verilmiti. Telefonda bir trt duyuldu, Direktr karsndayd. "yi akamlar Hametlim." "yi akamlar Jean-Pierre, nasl yardmc olabilirim sana?" Diplomasi ile geen uzun yllar sayesinde Petroni, rahatszln kontrol etmeyi renmiti. "Sizi rahatsz ettiim iin zr dilerim Hametlim, ama bilmeniz gerektiini dndm bir gelime oldu." 10 "Peki neymi bu gelime?" "Bilgi teyit edilmedi henz, ama brani niversitesi la-boratuvar ile iliki kurdum, u anda l Deniz Parmen-leri'ne ait epeyce bir parann, DNA ve Karbon tarihleoe tahlilleri yaplyormu." "Bu paralar nereden gelmi?" Petroni'nin sesi aniden sertlemiti. "te anlalmayan yan bu Hametlim. Bizim paralarmz kayp deil. Muhtemelen bu yeni bir bulu, ancak benim kaynaklarm ok iyi." "Yani?" diye sordu Petroni.

"Bizim tahminimize gre DNA tahlili paralar ayrabilecek ve ayr parmenlerle bir araya getirecek. Bunlardan biri, Omega Parmeni'nin ya orijinali ya da bir baka kopyas. " Petroni yznden kannn ekildiini hissetti. Omega Parmeni. Petroni, parmenden tane bulunduunu gayet iyi biliyordu; orijinal ve iki kopyas. 1978 ylnda kopyalardan biri karaborsada ortaya km ve an milyon Amerikan dolar gibi bir fiyata satlmt. Lorenzo Petroni, o sralar Vatikan Bankas'n kontrol etmekte olan gl bir bapiskopos olduu iin satn alnmasn salamt. Papa I. Jean Paul, ilgili raporu okumutu ama oktan lmt ve Omega Parmeni'nin o kopyas, Vatikan Gizli Ar ivi'nin derinliklerine gmlmt. Bu orijinal olmal diye dnd Petroni. kinci kopy#, birka ay nce Trk bir satc tarafndan karaborsaya srlm ve Petroni'nin Kuds'teki adam olan Monsignor Lo-nergan'a teklif edilmiti. Petroni, kopyann alnmasn salam ve bu kez elli milyon dolar demiti. kinci kopya da gizli arivde gvende idi. Bu tahlili kimin istediini biliyor muyuz?" Petroni'nifi U kukuland biri vard zaten, ancak bu kukusunun kesinlemesi gerekiyordu. "Dr. Allegra Bassetti, Hametlim." Lorenzo Petroni'nin fkesi, kadnn adn duyar duymaz ikiye katland, ahizeyi tutan elini iyice skt. "Yarn kara anta ile tam bir rapor gnderin bana." "Tabii ki, Hametlim," Peder La Franci nefesini brakt. Hat kesildi. Babakan Kardinal, uzun uzun San Pietro Meydan'na bakt. Peter'in Anahtarlar yaad hayal krkln yzne vururcasna sallanyorlard ve Petroni'nin kendini kontrol etmesi gerekiyordu. Sakin ve gl grn hi bylesine sarslmamt. u anda iki konu daha megul ediyordu onu ve her ikisi de srtn yere getirebilirdi. Venedik Patrii olan Kardinal Giovanni Donelli, Venedik kardinallik blgesi iinde Vatikan Bankas'nn faaliyetlerini aratran bir soruturma balatmt. Petroni Vatikan Bankas'nda yaplacak herhangi bir aratrmann kendisini bitireceini biliyordu, ok zor olmasna karn, "talyan zm" ayarlanmt bile. Kardinal Donelli'nin bana talihsiz bir kaza gelecekti. Petroni, ayrca CNN'de almakta olan bir gazeteci olan Tom Schweiker'in gemiini aratrmakta olduunu renmiti. Eer geree biraz fazla yaklarsa Schweiker'de bunu deyecekti. Ama imdi ok daha beter bir konu kmt ortaya: Kadn ve Omega Parmeni. Omega Parmeni, dnyay deitirmeye muktedir ifreli mesaj tayordu. Petroni arada srada birilerinin bu konuda bir doyum yaamasna izin veriyordu. Amerikal bir akademisyen bu ifrelerin bir tanesini zmt, ama ifreli saylar Vatikan iin ciddi bir tehdit oluturmasna ramen, bu i u ana kadar kimsenin dikkatini ekmemiti. ikinci mesaj ise tesadfen kmt ortaya. 1973 ylnda, 12 DNA'nn molekler yapsn bulmu olan Francis Crick, DNA'nn yaps ile ilgili olaanst bulularn yaynlamt. Nobel dll bilim adam, bunu yaparken parmendeki nemli srlarn ikincisini neredeyse aa karacak hale gelmiti. Bu kadar nemli bir biyologu ortadan kaldrmak o kadar kolay bir ey deildi, ama Petroni bilim adamn karalama kampanyasn bizzat ynetmi ve kukucu medya da devamn getirmiti. 1980 ylnda tehdit yeniden ortaya kmt. Milano Ca' Granda niversitesi'nden Profesr Antonio Rosselli, DNA'nn kayna ile ilgili Crick'in kuramyla ilgili aratrmay yeniden canlandrmt. Petroni, profesr derhal izlemeye almt. Son mesaj ki Petroni parmenin ieriini tam olarak bilen tek kii olduuna inanyordu, insanln sonunu getirecek olan kyamete benzer bir felaketle ilgili ok nemli bir uyar tayordu. Petroni Ortadou'da yaananlarn bu kyametin alametleri olduunu gayet iyi biliyordu, ama Kardinal Petroni iin uygarln ortadan kalkmas ikincil nem tayordu. O, Omega Parmeni'nin tad ilk iki mesajdan dolay kayglyd asl. Bu mesajlar dorudan onun ve Kutsal kilisenin iktidarn tehdit ediyordu. Petroni, srailli bir matematiki olan Profesr Yossi Kaufmann'n l Deniz Parmenleri'ndeki gizli ifreleri kefettiini renince de ok ard. Profesr Rosselli'ye yapt gibi, Ka-ufmann' da izlemeye ald. Tpk piramitler gibi, bu eski parmenler de laneriiydi sanki. Bunlarla ilikilenen herkesin hayat bir anda tehlikeye giriyordu. Ortadou'da olaylar bir araya geliyordu. Omega Parmeni bir kez kamunun dikkatine sunulunca, gerekliinden kimsenin kukusu kalmayaca iin sonularn dnmek mmkn deildi, ama artk bir son alveri yapmas, Omega Parmeni'nin kopyasnn ya da orijinalinin satn almas 13 mmkn deildi. Kardinal Petroni, Allegra Bassetti'nin satn alnamayacan gayet iyi biliyordu. Aklna Milano'daki o gece geldi, kadn yemek boyunca Omega Parmeni ile herkesin dikkatini ekecek kadar kstahlk etmiti. Ortadou'ya gittiinde de Petroni onu, ne olur ne olmaza kar gzetim altna aldrmt.

imdi Allegra Bassetti'nin ortadan kaldrlmas ve l Deniz Parmenleri'nin ele geirilmesi gerekiyordu. Zaman ksayd. Geriye saym balamt. Kardinal Petroni dikkatini daha acil bir mesele olan Papa'nn salna evirdi. Televizyon dolabnn koyu panel kaplarndaki bir dmeye bast, kaplar yavaa kayarak ald. CNN'nin alt haber blteninde Vatikan hiyerarisi anlatlm, ancak iki nemli konu, birok kardinali ve Roma iktidarnn koridorlarnda dolamakta olan dierlerini ok artmt. Petroni her iki konuya da hazrlksz ya-kalanmamt. Omega Parmeni ile ilgili haberlerin yaylmas ihtimali onu rahatsz etmi ama artmamt: CNN'nin New York'taki haber mdr Daniel P. Kirkpat-rick bir Malta valyesi idi ve dnyann her yerine yaylm olan dier Malta valyeleri gibi o da Vatikan' etkilemesi muhtemel haberleri yaynlamadan nce mutlaka Kardinal'e haber verirdi. Bunun karlnda, Malta valyelerinin Papalk Saray ile dorudan balantlar vard. "On saniye Tom". Haberci uzun boylu ve karizmatik Tom Schvveiker'di. Pulitzer dll Schweiker, Ortadou muhabiri ve kutsal topraklardan sk sk haber geen bir gazeteci idi. Geni omuzlu bir erkek olan Schweiker'in yz, lde geirdii uzun saatleri anmsatrcasna yank ve krk idi. Kare bir enesi, uzun ve soylu bir burnu, merakl gri gzleri ile uyumlu, bakml kr salar vard. Tom Schwe-iker kendini kameraya gre ayarlamaya alrken, kulakl-ndaki ses New York'taki CNN stdyolarndan geliyordu. 14 St. Peter'in Michelangelo'dan kalan kubbeleri olaya grkemli bir sahne havas katmt. "Speklasyonlar artyor" diye balad, derin ve kltrl sesiyle "modern alarn en uzun sre grevde kalm olan papas, bozulan sal nedeniyle grevi brakabilir," Schweiker, izleyicilerin stnde gerekli etkiyi salamak zere sustu. Milyonlarca CNN seyircisine, sanki kendileriyle ba baa konuuyormu gibi hissettirmeyi becerirdi. "CNN, Papa ile ilgili son tbbi raporu grd, rapor, Pa-pa'nn greve devam konusunda ciddi kukular uyandracak nitelikte." "Raporda herhangi bir neri var m Tom?" diye sordu CNN'nin New York haber spikeri Geraldine Rushmore. "Hayr, yok Geraldine, ama hepimizin bildii gibi Papa yllardr parkinson hastalndan muzdarip. Bu hastalk, nrolojik sistemi tahrip eden bir rahatszlk, yetikin kk hcre tedavisi ile ok vaad edici sonular alnmasna ramen, hl da bir tedavisi yok. Vcudun hareketlerini olumsuz etkiliyor, maalesef bunu Papa halkn karsna kt srada gryorduk hep." "Daha nce ekilen Papa hi olmu muydu Tom?" "Yakn zamanlarda olmad Geraldine, ama Kilise yasalar byle bir eyi engellemiyor. Papalk tarihi boyunca byle alt vaka sz konusu. Sonuncusu da 1415 ylnda grevinden ayrlan XII. Gregory." "Son karar kim verecek Tom?" 'Glk ite burada. Papa'nn akli yetileri yerinde henz, kendisi de kolay kolay teslim olmayan biri olarak tannyor. Aslnda, Papal srasnda da en ok eletirilen yan inatl idi. iin ilgin yan, anladm kadaryla tarihsiz bir ekilme dilekesi hazrlanm bile, belki de Papa byle bir sonucu engellemeye alyor." 15 "Yani hl kurnaz." "Kaynaklarm bana Papa'nn aklnn hl gayet yerinde olduunu sylyorlar, ama bunu sonsuza dek srdrmek mmkn deil tabii ki." "Tabii ki deil, Tom, bu arada bir speklasyon daha duyuldu, galiba Omega Parmeni'nin bir kopyas daha ortaya km," "Bu sadece bir speklasyon. Bu parmen ilgili dedikodular yllardr yaplr durur, ama daha hi kimse kendi gzyle grdn iddia etmi deil." "Parmen'de ne olduunu biliyor muyuz peki Tom?" "Tam olarak bilmiyoruz. Ancak srailli arkeolog ve matematiki Profesr Yossi Kaufmann, l Deniz Parmen-leri'nin bu ok zel parasnn gizli bir ifre tadn kefetti. Omega Parmeni ile Terrle Sava arasnda bir balant olabileceini sylyor." "Uygarlklar atmas m?" Tom ban sallad. "Kaufmann, Bat uygarlnn knn baladn ve adeta Ortaa'da yaanan Hal Seferlerinin tersi gibi bu kez Islamm Hristiyanla ve Bat'ya kar zafer kazanacan syledi. Hi kuku yok ki, bu szler El Kaide ve Usame bin Ladin taraftarlarnn kulana mzik gibi gelmitir." Saygn bir srailli aratrmac ve Knesset yesi olan Kaufmann, bu szlerinden dolay ok iddetli tepkiler alm ve eletirilmiti. fkeli gazeteciler bu fikirleri alaya almlard, ancak Tom Schweiker daha az kukucu idi. Filistinlilere kar srmekte olan Amerikan destekli srail saldrlar ve Irak'a kar balatlan, Amerikan, ngiliz ve Avustralya saldrs, Arap dnyasnda Batya kar fkeyi krklemi, her ey daha da ktye gitmiti. Tom'un CIA'daki balants son derece salamd, Sovyetler daldktan sonra kay16

bolan en az yedi nkleer bavul bombasnn EJ Kaide'nin elinde bulunduuna dair halktan saklanmakta olan raporlar kendi gzleriyle grmt. "Teekkrler Tom. imdilik burada kesiyoruz, tekrar Ortadou'ya dndnde, seninle balant kurmak iin sabrszlanyoruz. " "Memnuniyetle Geraldine." "Tom Schweiker, Roma/Vatikan'dan bildiriyordu. Papalk iin zor gnler, israil'den ise akllar baa toplamay gerektiren bir kehanet... Bugn kongrede..." Kardinal Petroni, slamn Hristiyanlk karsnda zafer kazanaca dncesini bir kenara brakt. Bu gece Pa-pa'nn sal ile ilgili rapora younlamt, elik mavisi gzlerinden tatmin dolu bir prld geti. Bilgi szdrma sanat, Petroni'nin kendine zg yetenekleri arasndayd. Medya'nn gcn, daha kariyerinin balangcnda iken fark etmi ve kurallar ok iyi renmiti. Kural 1: Saygn bir medya kuruluu ile aranda bir gven tesis et ve szdracan bilgilerin mudaka doru olmasn sala. Gazeteciler yanl bilgi kadar hibir eyden nefret etmezler. Gazeteciliin bu die di dnyasnda meslektalarn eletirisi, kzgn bir editrden ok daha beterdir. Kural 2: Medyay mutlaka kendi amacna yetecek kadar doyur, ancak szan haberin kaynan asla verme. Eer byle bir tehlike sz konusu olursa, gazetecinin haberin kaynan gizlemesini sala "Gvenilir hkmet kaynaklan, Vatikan'a yakn kaynaklar..," gibi tanmlar kullanmalarn sala, ayrca kaynaklarn daima oul olmasna dikkat et. Bu, szntnn kaynan arayanlarn kafasn kartracaktr. Kardinal Petroni, Vatikan Basn Bro'sunun bandaki Monsignor Servini'yi evirdi. "Buyrun, Hametlim?" M "Nedir bu Monsignor, neden CNN muhabirleri Kutsal Baha'mzn sal hakkndaki raporu ortaya dkyorlar?" "Yayn ben de imdi izledim Hametlim, ama merak etmeyin hemen soruturma almasn emrettim." "Raporunuz yirmi drt saat iinde masamn zerinde olsun." "Tabii ki Hametlim." Kural 3: i ortaya karanlarn n safnda ol ve her zaman szntnn kaynann bulunmasn talep et. Petroni, kumandanm krmz dmesine bast ve dalgn baklarla televizyonun panel duvarlarn arasnda kaybolmasn izledi. Kirkpatrick gibi Malta valyeleri grevlerini yaptlar diye dnd. Petroni, valyelerin Islamla yaptklar savalar dnr ve sk sk Akdeniz'de Mslman korsanlara fkeyle saldran valyelerden biriymi gibi hayal ederdi kendisini. Tarikat, 1530 ylnda V. Charles tarafndan kuruldu ve adn da kendilerine ayrlm olan Malta Adas'ndan ald diye dnd, asrlardr yaamaya devam ediyordu, tpk en eski Malta valyelerinin yapt gibi, Hristiyanln tek gerek inanc korunacakt. Omega Parmeni'nde sylenenler can skcyd, ama Kardinal Petroni'nin elindeki bilgi iktidar demekti, Kirkpatrick'in yerinde ve erken uyars, ona sonular sknet iinde dnecek zaman salamt. Petroni, Omega Parmeni ile ilgili speklasyonun geitirilecei sonucuna varmt. Gemite hep byle olmutu, medya her zaman bu tip eyleri geitirmiti. Vatikan Babakan olan Kardinal, eer bu yaynn Amerika'nn nde gelen evangelist vaizlerinden Jerry Buffett tarafndan da izlenmi olduunu bilseydi, bu kadar kendinden emin olmazd. 18 2 Atlanta, Georgia On be bin kiiyi alabilecek byklkteki Buffett Evan-gelist Hristiyanlk Merkezi, bu gece tklm tklm doluydu. Koro efi, 'Sen ne byksn yarabbi' ilahisinin gayet ateli bir yorumuyla izleyicileri stm, Jerry Buffett de bylece sahne arkasnda son hazrlklar yapma frsatn bulmutu. Buffett altm yandan daha gen gsteriyordu. Yank yz, mavi gzleri ve kare eklindeki enesiyle gayet salkl ve yakklyd. zel berberi, siyah salarnda tek bir ak bile bulunmamasn salyordu. Zrvalktan uzak 'tam bir Amerikal' tavrlar, btn lkede, zellikle de sofu Gney eyaletlerinde kendisine geni taraftar kazandrmt. 11 Eyll, Amerika'daki dini duygular yeniden uyandrm ve bakan dahil be milyondan fazla Amerikal, Buffett'in haftada bir yapt televizyon programn karmaz olmutu. Gayet gzel denmi olan giyinme odasnn kaps bir kez yavaa ve saygyla alnd "Be dakika Rahip Buffett." Teekkr ederim," Jerry Buffett kendisine bir kadeh urbon doldurdu. CNN'in yayn onu zvanadan karm19

ti. slamn Hristiyanla kar kazanaca zafer, insanln bana gelecek en byk felaketti ve sabah mutlaka Ba-kan' aramalyd. 2004 seimlerinde Buffett Kilisesi'nin yzlerce papaz lke apnda yz binlerce kiinin, zellikle Florida, Ohio ve Bat Virginia'da semenlerin sanda gitmesini salamt. Bu abalarla Bakanlk Hristiyan ellerde kalm ve bakann szleriyle, kullanlacak sermaye harcanmamt. Eer Omega Parmeni varsa, baka ellere gemeden, kendi avantajlarna kullanmak iin, sessizce ele geirilmesi gerekiyordu. Jerry Buffett barda kafasna dikti ve al konumasna alelacele baz eklemeler yapt. "CNN'de bir yayn seyrettim bu akam" diye balad, derin gneyli aksanyla, "bu yaynda, slamn Hristiyanla kar byk bir zafer kazanaca kehanetinde bulunuldu." Kalabalkta t kmyordu, bazlar rahatszca yerlerinde kprdandlar. 11 Eyll'de yaananlar birok Amerikaly korkutmutu. "Siz ve ben, Beyaz Saray'a Hristiyan bir Bakan gnderdik, slam asla zafer kazanamaz," Jerry Buffett yapt vurgunun gereken etkiyi gstermesi iin durdu, "islam asla Hristiyanla kar bir zafer kazanamaz." Seyirciler lgn gibi barmaya baladlar, bazlar ayaklarn yere vuruyordu. "slam er dinidir!" diye kkredi Buffett. "Tanr, bizim halkmzdan 11 Eyll'de elini ektiyse, bunun tek nedeni bizim ona srtmz dnm olmamzdr. slami terrizm, Tanrnn bize yollad bir mesajdr! slami terr yayor, nk biz artk Tanrnn emirlerini mahkeme salonlarna sokmuyoruz. Okullarmzda artk ncil'in szleri okutulmuyor, Tanr Amerika'nn bana bu belay verdiyse, bunun tek nedeni bizim ondan vazgemi olmamzdr." zleyicilerin ou onaylarcasna balarn salladlar. 20 "Ulu Tanr, Amerika'y artk korumuyor, nk Amerikallar para, seks ve uyuturucu ile kendilerini kaybettiler," Jerry Buffett koca sahnede bir aa bir yukar yrmeye balad. "Homoseksellik, Tanrnn gznde en menfur ey olmasna ramen, bazlarmz onu evlilik yoluyla yasalatrmak istiyor hl," diyerek grledi Buffett. Krsye geri dnd ve incil'i sa eline ald. "Koca, karsndan sorumludur," dedi yumuak bir sesle "Tpk isa'nn bu Kilise'den sorumlu olduu gibi. ite burada bu kitapta. Sakn yanlmayn," diye devam etti, dier elini yumruk yaparken sesi yeniden ykseldi "Yce Rab, nasl ki ADS illetini homoseksellere ceza olarak gnderdiyse, biz tekrar Tanrya dnene kadar, Mslmanlar bize kar daha bir sr terrist saldr dzenleyecek!" Atlanta gecesinin iinde alklar patlad, Jerry Buffett kendisini lgnca alklayan kalabal selamlad. 21 3 Roma Petroni, uzun ve ince gvdesini deri sandalyeye yaslad. Grev tamamlanmt. stifa ile ilgili durum halkn dikkatine sunulmu, yumuatma ilemi balamt. imdi Kardinal Donelli, gazeteci ve kadn da yoldan ekilir ve Omega Parmeni gven iinde yerine yerleirse her ey mmknd artk. Ayrca diye dnd, sevgili kilisesinin onun iktidarn sorgulayanlardan ilk kez korunmas gerekmiyordu. Bu durum dier kardinallerin tepkisini ekebilir ve kardinalin kendi otoritesi sorgulanabilirdi, istifa istemek riskli bir strateji idi, ancak Kutsal Baba hl yaamaya devam edebilirdi, ayrca her geen ylla birlikte ellerini St. Peter'in Anahtarlar'na uzatma ihtimali giderek azalyordu. Gen kardinaller, onun iktidar iin tehdit oluturuyordu. Kardinal Petroni, masasnn en st ekmecesinin kilidini at ve siyah deri kapl bir defter kard. Kardinaller, bapiskoposlar ve piskoposlar eklinde ayrlm olan defterde herkesin emeklilik tarihleri, terfi ettikleri tarihler ve yalar dikkade not edilmiti, terfiler Petroni'nin kendine zg yldz sistemine gre yaplyordu, en dkler bir yldz, en tehlikeliler ise drt yldzla iaredenmiti, arada en22 der de olsa bir iki be yldz da gze arpyordu. Yeterlilik, byk kiliseleri idare, rehberlik ve ya gibi faktrler iareti koyan kiinin kriterleri idi. Ancak kendi dncesine gre Petroni'nin tane byk rakibi vard. Listenin ilk iki srasnda be yldzl isimler gze arpyordu: Kenya'nn karizmatik lideri Kardinal Thuku ve Ek-vador'dan liberal din adam Kardinal Medici. nc Dnya'dan km olan bu iki adayn saf d braklma stratejisi ok dikkatle ayarlanmal diye dnd, ama duruma uygun bir cmle bulmutu bile: "Bu durumda, elbette ki nc Dnya lkelerinden gelen adaylarn arasndan bir Papa seilebilir, ancak galiba daha zaman deil." Kardinal Petroni, bu cmleyi her frsatta sylyordu. Daha yaknda ise Kardinal Giovanni Donelli vard, Venedik'in yeni atanm Patrii ve Kardinaller Kurulu'nun bu en gen yesi, artk ak ve gncel bir tehlike idi. Petroni bu tehlikeyi bertaraf etmek iin sk sk Kardinal meslektalarna uzun Papalk dneminin, eer aday beklendii gibi kmazsa byk bir risk oluturduunu syleyip duruyordu, ama Donel-li'nin Vatikan Bankas'nn Veneto'daki bir bankaya hisse satmasyla ilgili at soruturma, Petroni'nin tutumunda dramatik bir deiiklie yol at.

Petroni ve Giovanni Donelli bir ara birlikte almlard. 1978 ylnda Petroni Vatikan'da bapiskoposken, Giovanni Donelli de Papa 1. Jean Paul'n zel sekreterliini yapyordu. Daha o tarihte, acmasz hrsyla tannan Bapiskopos Petroni, bu parlak ve gen papaz potansiyel bir tehlike olarak tarif etmi ve Papa 1. Jean Paul, grevdeki otuz nc gnnde gizemli bir ekilde lnce, Petroni, gen rakibini bertaraf etmiti. Bunun sonucu olarak, Kardinal Petroni, Donelli'nin Kardinaller Kurulu tarafndan pek de !y tannmayacana karar vermi ve adn kara kitapta "B iteinin en iyisi" olarak iaretlemiti. Bu ylesine byk bir hata olmutu ki, artk telafisi mmkn deildi. 23 Petroni derin bir nefes ald. Artk kendi kaderini ittirecek tekerlekleri hazr etme zaman gelmiti. Papalk doktoruna ait dmeye bast. "Naslsn, Vincenzo?" "iyiyim, ya sen?" "Teekkrler, ok iyiyim. Yarn akam Kardinaller He-yeti'ni Borgia Salonu'nda toplantya aracam. Bence artk Papa'nn durumuyla ilgili samimi bir tartma yapmann zaman geldi," Kardinal Petroni, sz dolandrmamt. Gereksiz szlerin yeri yoktu artk. "Eer bizi konuyla ilgili bilgilendirirsen, minnettar kalrm." "Elbette, Hametlim," Profesr Vincenzo Martines, protokol her zaman gzetirdi. Papalk doktoru, Babakan ile mesleki terimlerin dna kmadan konumas gerektiine karar vereli epey bir zaman olmutu. "Saat yedi'de araba gnderirim sana. Bu da bize, deyim yerindeyse ne yapacamz planlama zaman verir. Akama grrz." Papalk doktoru telefonu kapad ve gzlerini telefona dikti. Vatikan'da onu uzun bir zamandr kayglandran tek ey, Papa'nn sal deildi. Profesr Martines hem ok yetkin bir dhiliyeciydi, hem de psikiyatri konusunda uzmand. stelik Profesr Martines, Babakan Kardinal'in grevine uygun olup olmadn ilk kez dnmyordu. Belirtilerin hepsi vard: Benmerkezci ve kibirli idi, hilebaz ve maniplatifti; sululuk duygusundan ve pimanlktan yoksundu, duygular sd, kendi beklentilerine herkesin boyun emesini otomatik olarak bekliyordu ve herkesin kendisine hayran olmasn talep ediyordu. Martines koyduu tehisin doru olup olmadn dnd, yoksa daha derin, daha uursuz bir ey miydi bu? Martines, Petroni'nin ocukluunda byk sorunlar olup olmadn merak ediyordu. Acaba Kardinal'in zel hayatna inebilse, Papalk 24 doktorunun iinde tad korkular ve koyduu tehis dorulanacak myd? Tiber Nehri'nin teki yakasnda ise Kardinal Petroni, zel sekreteri Peder Thomas' aran dmeye bast. stifa tohumlarn bir kez atmken, Kardinaller Heyeti'ni toplamay ertelemenin manas yoktu. Onlar savunmasz yakalamak nemliydi. Dmeye basar basmaz ofisinin ar kaps hzla vuruldu. "Buyrun, girin!" Peder Andrew Thomas, acmasz alkanl ile tannan, otuzlarnn banda sessiz bir adamd. "Buyrun, Hamedim?" diye sordu. "Kardinaller Heyeti'nden ka tanesi Roma dnda?" "Bildiim kadaryla Hamedim, hepsi burada." "Birden fazla brifing gerekmeyecek o zaman. Profesr Martines'i arayp yarn akam gelip beni grmesini syledim. Btn Kardinallere sayglarm ilet ve yarn akam sekizde Borgia Salonu'ndaki toplantya katlmalarn rica et." "Emredersiniz, Hametlim." "Verdiimiz rahatszlk iin zr dile Peder Thomas ve onlara Papalk doktorunun, Kutsal Baha'mzn durumuyla ilgili kiisel grlerini aktaracan ilet. Bu akam CNN'de bizim yerimize bu ii yaptlar zaten," Petroni hafife glmsedi. "Herhalde hepsi yarnki toplantya katlmak iin can atacaklardr." "Muhakkak Hamedim. Baka bir ey var myd?" "ofr her zamanki gibi bu akam saat dokuzda beni almaya gelsin." "Elbette Hamedim," Peder Thomas, sessizce ekildi ve ift kaplar arkasndan kapatt, Heyet'in en kdemli yesinin, neden her ayn ikinci pazartesisinde arabasn bu kadar ge saatte istediini sorgulamak aklna gelmedi. 25 4 Washington Kayp Rus "nkleer bavul bombalar" zerine CIA uzman olan Mike McKinnon, Bat Kanad'nn bodrumunda tam Oval Ofis'in altna kurulmu olan Durum Odas'nn duvarlar boyunca yerletirilmi olan danman koltuklarndan birine oturdu. Otuz be yllk tecrbeye sahip bir uzman olan Mike McKinnon, kariyerinin ilk

yllarn Ortadou'da Araplar ve islam hakknda bilgi toplayarak geirmi ve oradan Sovyet kontrolndeki Dou Avrupa'ya gemiti. McKinnon'un yz ypranm ve delik deikti, siyah salar ksa kesilmiti. Uzun boyu ve 95 kg.lk arl ile Bosna Hersek'teki son alan grevinden beri hi deimemiti. imdi pek fazla memnun olmasa bile, Langley'de Operasyonlar Direktrl'nde tekrar masa ba greve dnmt. McKinnon, masann evresinde Devlet Bakan, Ulusal Gvenlik Danman, Savunma Bakan, iileri Bakan ve Birleik efler Bakan ile birlikte oturmakta olan yeni Merkezi Haber Alma Tekilat Direktr'n bayla selamlad. Odaya en son Bakan yardmcs girdi, Bakan odaya girdii srada da hepsi ayaa kalkt. 26 Mike McKinnon, Beyaz Saray Durum Odas'na ilk kez arlmyordu. Bakan'a Irak'taki son durumun yan sra, ran ve Kuzey Kore'de giderek artan nkleer tehditler anlatlrken sessizce notlarn tarad. McKinnon, bunlar zaten daha nce duymutu. "zel atomik yok etme maynlar m?" diye sordu Bakan, gndemdeki bir sonraki maddeye bakarken. "Nkleer bavul bombalar Sayn Bakan" diye yanda-d Merkezi Haber alma Direktr. "Memur McKinnon'la daha nce tanmtnz" diye ekledi Mike'a doru ban sallarken. "Sayn Bakan" diye balad Mike. "Bu sabahki toplant Sovyeder Birlii'nde retilmi olan nkleer bavul bombalarnn yerine ilikin istihbarat raporlarn kapsyor. Birka yl nce, Boris Yeltsin'in Gvenlik Sektereri olan Alexander Lebed, doksanl yllarda retilmi olan yz otuz iki bavul bombasnn seksen drdnn kayp olduunu itiraf etmiti. El Kaide'nin bu bombalardan birka tanesine sahip olduuna inanmak iin nedenlerimiz var ve bunlardan en az be tanesi u anda Amerika Birleik Devlederi'nde. Biri ingiltere dieri de Avustralya'da olmak zere iki tane daha olabilir." "Peki ama bunlar nerede tutuyorlar?" diye sordu Bakan. Mike McKinnon, cevabn hazrlamt. "Sizin de bildiiniz gibi Sayn Bakanm, Usame bin Ladin'in byk miktarda finansman destei var. Sovyederin 1991'de dalmasndan sonra, aylar boyunca maa alamayan baz Rus Subaylar, karaborsaya bavurdular." "Bu bombalardan bazlar 1994'de geri dnd," diye teyit etti Devlet Bakan. "een ayrlklarn lideri Cahar Dudayef, biz eenistan 'in bamszln tanmay reddedince bunlar pazara kard." 27 "Peki ama Amerika'ya nasl soktular?" diye sordu Bakan. "Zaten buradaydlar herhalde," diye cevap verdi Mike. Bakan armt. "Sovyet ajanlarnn bunlar Souk Sava srasnda lkeye soktuklarna ve yerletirdiklerine inanmak iin nedenlerimiz var. Dierleri, son zamanlarda getirilmi olabilir, deniz yoluyla muhtemelen." "Byle bir ey nasl mmkn olabilir?" Bakan kzmt, yeni ileri Bakan'na bakyordu. "ileri Bakanmz muhakkak ki durumdan haberdardr," Mike McKinnon, sakin bir ekilde devam etti "u ana kadar, bu lkeye gelen konteynrlarn yzde beten az kontrol ediliyor." ileri bakan ban sallayarak onaylad. "ok daha iyisini yapyor olmalydk," diye srar etti Bakan. ileri bakan sz ald. "Yeni Uluslararas Denizcilik ve Liman Gvenlii Ynetmelii'nin bir faydas olacaktr Sayn Bakanm, ama bu lkeye her gn on be binden fazla gemi yanayor. Bu sorunla kar karya olan tek Bat lkesi biz deiliz. Geen yl Avustralya'ya indirilen yirmi konteynrn on dokuzu kontrol edilmiyordu, ayn durum Birleik Krallkta da mevcut." Bakan, memnuniyetsiz bir ekilde homurdand. "Bu bavul bombalarnn bir tanesi ne kadar hasar verir? " "Nasl ve nereye yerletirildiklerine bal Sayn Bakanm" diye cevap verdi McKinnon. "En ok tercih edilen yntem, hafif bir uaktan havadan atmak." "Neden yerde patlatmyorlar?" diye sordu Savunma Bakan. "Binalar, nkleer bir patlamann yaratt termal etkiyi 28 en aza indiriyorlar" diye cevap verdi Mike sabrla. "Aslnda yerde patlatma, havadan atmaya oranla, uzun dneme yaylan kayplar asndan ok daha etkili. Ancak terristler daha dramatik ksa dnemli etki peinde olduklar iin, benim grme gre hafif bir uaktan yaplacak bir intihar saldrsn tercih edeceklerdir." "Kayplar?" diye sordu Birleik efler Bakan. "Bir kilotonluk nkleer patlama ki bunu salayacak bomba bir bavula sar, sradan bir bombaya benzemez. Nkleer bir ate topunun yarataca youn s, on milyon derece civarndadr. Eer bir kyaslama yapmak isterseniz, 11 Eyll patlamalarnda ortaya kan snn drt ila be bin derece civarnda olduunu syleyebilirim." Bakan ve Ulusal Gvenlik Danman birbirlerine baktlar.

"New Yok, Londra ve Sydney'de rnein, yz elli metrelik bir alanda her ey buharlaacak, yerin drt yz elli metre altna kadar madenler eriyecek. Patlama saatte alt yz mil hzla esen bir rzgra neden olacak, be yz kilometrelik bir alanda ve tesindeki her ey tahrip olacak. Byk ehirlerde insan kayb, ilk gn eyrek milyon civarnda olur, iki hafta iinde bir milyona eriir." Mike McKinnon verdii bilginin sindirilmesi iin durdu. Yeni Direktrn kendisine baktn hissediyordu, ama baklarn ona doru evirmekten kand. Bakan bir Kongre yesini CIA'nn bana koymutu ve birka hafta iinde en nemli yneticilerden birka tanesi istifay basmt. Dncelerinin arasndan ac bir imek akt. Politikaclar. Birou fkeyle atlan bir kurun bile grmemi-erd hayatlarnda, ok az islam akln alglayabiliyordu, koalisyonun Ortadou ve Irak'ta gtt politika tam bir 2 ete yl am, btn dnyadaki Araplarn ve Msl29 manlarn fkesini alevlendirmiti. u anda ayn 'geri kalm Araplar' tam anlamyla lmcl bir darbeye hazrlanmaktaydlar ve Amerika Birleik Devletleri ile mttefiklerinin bu darbenin altndan kalkmalar mmkn deildi. "Saldry izleyen gnlerde," diye devam etti Mike, "yzlerce ve binlerce insan yank ve radyasyon zehirlenmesi nedeniyle lecek. New York, Londra, Sydney ve saldrya urayacak olan dier ehirlerde yllarca yaamak mmkn olmayacak. Eer baka sorunuz yoksa Sayn Bakanm, benim vereceim bilgiler bu kadar." Bakan ban sallad ve Merkezi Haber Alma Tekilat Bakan'na doru eildi. "McKinnon'un Ortadou ve slam hakknda yeterlilii var m? " CIA Bakan ban sallad. "Gzel, toplantdan sonra her ikinizi de Oval Ofis'te bekliyorum." 30 5 Roma Saint Anne Kaps'nn svireli nbetisi, hemen hazr ola geti ve Vatikan'dan sessizce kmakta olan Babakan'in siyah Volvo'sunu selamlad. Arkada oturan sivil giysili Petroni, nbetiyi dalgn bir ekilde selamlad. Roma uyanyordu, araba Tiber Nehri'nin altndaki tnelden geip, nehrin dou kysndaki Lungotevere Tor di Nona'ya doru kvrldnda trafik hayli younlamt. Bat yakasnda ykselen tyler rpertici Castel Sant'Angelo, nehrin tesindeki sessiz nbetine balamt, projektrler, asrlar boyu okular ve mancnklar koruyan mazgal deliklerinin zerinde uursuz bir oyun oynarcasna geziniyordu. Kalenin tekinsiz duvarlarnn ardnda, Isa adna saysz canavarlk yaplmt... Papa X. Jean boulmu, VI. Benedict boazlanm ve XIV. Jean zehirenmiti. Castel Sant'Ange-Jo, bu gece de ayn uursuzluu tayordu, ama eer daha nce yaplm canavarlklarla, Kardinal Petroni'nin niyede- arasnda bir paralellik kurmak gerekirse, grgl Baba-kan'n aklndakiler bunlar dedi. Araba ehrin eski mahallelerinden geiyordu. Colosse31 um, Roma'nn grkemli tarihinin simgesi olarak iki bin yldr ayaktayd. Roma Forumu, zafer taklar ve Roma mpa-ratorluu'nun zirvede olduu yllara ait Tanrlarn tapnaklar, mermer kaldrmlar ve merdivenler herhangi bir modern ehirde olduu kadar kalabalkt. Circus Maximus artk bir park olmutu. Sonunda, Piazza del Tempio di Di-ana'da, tepenin stne yerlemi bir evin nnde durdu araba. Apuleius, Petroni'nin en sevdii lokantayd. Yemek ve arap mkemmeldi burada, ama daha da nemlisi, kk ve nispeten gzden uzaktayd. Bir zamanlar, birinci yzylda yaam nfuzlu bir Roma ailesinin konutu olan restoranda, dekorasyon bin yl boyunca pek fazla deimemiti. Krmz mermerden stunlar, mermer tabletlerin kalntlarndan yaplm alak tavan destekliyordu, duvarlar fresklerle sslenmiti. Eski mine hl salamd. Roma anaklar, konuklarn keyiflerine gre seip oturduklar iki odann duvarlarndaki oyuklar sslyordu. Kardinal Petroni, eski deri bir perde ile dier odalardan ayrlm bir blmde yer ayrtmt. Petroni, oktan gelip masaya yerlemi olan Giorgio Felici'den baka kimsenin kendisini tanmayacan biliyordu ama yine de tedbirli olmalyd. "iyi akamlar, Hametlim." "Unvan kullanmayn ltfen," dedi Petroni, rahatszl sesindeki atlamadan belli oluyordu. "Balayn beni," dedi Felici ve hilekr bakl yeil gzlerinden bir anlay prlts geti. Georgio Felici, Sicilya'nn krsal blgesindeki Corleone kynde bymt. Felici ailesi, sr ve eroin ticaretinde yer almaya karar verince, kk yalarda Palermo'ya tanmt. Felici ailesi yava yava kontrol ele geirirken, rakip Bontate ve Buscetta ailelerinden birok kii, lmle gen 32

Giorgio'nun ellerinde tanmt. Bu onun dur durak bilmez alkanl ile kazanm olduu bir yetenekti, iler iyice geliince, aile paralarn aklayacak bir kasaya ihtiya duymu ve Giorgio bankaclk sektrne kaydrlmt. Ksa boylu, yapl ve kasl, yumuak siyah salyd. Krem rengi, kusursuz bir takm elbise giymiti. Giorgio Felici'nin varl La Borsi di Milano koridorlarnda byk bir korku havas estiriyordu, ama bu gece onun ticari bankaclk ilikileri Petroni'nin ilgi alan iinde deildi. Giorgio Felici, ayn zamanda Propaganda Tre veya P3 olarak bilinen ve 1970'lerin nl P2 locasnn devam olan mason locasnn Byk Ustas idi. nceden olduu gibi, P3'de yelerini, bakanlar, yarglar, mali polis efi, talya'nn en nemli bankerleri, sanayicileri ve medya yneticilerinden semiti. yeler arasnda gerek grevde olan gerekse emekli olmu birka ordu komutan ve iki de gizli servis efi bulunuyordu. P3'n kollan, Amerika ve Italya'daki en etkili Mafya ailelerinin iine, CIA ve FBI'ya ve Petroni iin en nemlisi, srail igali altnda faaliyet gsteren terrist gruplardan birine kadar uzanyordu. "Mesajnz acil gibiydi?" diye sordu Giorgio, dorudan konuya girerek. Bembeyaz dilerini gsteren glmsemesi bir glckten ziyade, mekanik bir hareket gbiydi. Petroni, gen garson kadnn, en iyi zeytinyanda sarmsakla sote edilmi birazck ac sos konmu ve halanm spanan stne yerletirilmi deniztaraklarndan oluan balang yemeklerini servis etmesini bekledi. Kardinal gen kadnn yzne bakakalmt. Kadnn esmer teni kusursuz, gzleri de en az salar kadar siyaht. arap dolduraym m?" diye sordu, Petroni'nin onayn aldktan sonra da bir ie Colonnello Barolo arabn at- Petroni arab tatt. eitli talyan zmlerinden yaplm 33 bu arap dnyada en az Burgundy ve Bordeaux araplar kadar tutuluyordu artk. Lorenzo Petroni'de yksek mevkide biri olmann nimetlerinden epeydir faydalanmaktayd. "Evet ok gzel," diye cevap verdi. "Umarm gelenei bozduum iin rahatsz olmamsndr Giorgio," dedi. "Affedersiniz!" dedi Giorgio, armt. "Deniz mahslleri ile krmz arap istedim de." "Ah! nemli deil. Gereksiz bir kstlama." "Schweiker ve Donelli ile ilgili kontratlar yrrlkte mi?" diye sordu Petroni yavaa. "Gazeteci gzetim altnda. Eer gemiinize biraz daha yaklarsa, bedelini deyecek. Kardinalle ilgili durum ok daha zor," Ba belas Venedik Patrii Kardinalle ilgili henz bir zm bulamam olmasna ramen Giorgio glmsedi. Petroni'nin kendi evresine rmekte olduu an yapkanlnn keyfini karyordu. Petroni henz onun iine yaryordu ve Papa olursa daha da yarayabilirdi, bu durumda Felici onun sorunlarn zmeye devam edecekti, ama bunun her zaman bir karl vard. "Bir kk sorunumuz daha var Giorgio." Giorgio Felici bir kez daha glmsedi, bu gl Kardinalin, kendi sorunlarn bakalarnn sorunuymu gibi gstermesi houna gidiyordu. 'Kk sorun' birinin beynini uurmak demek olabilirdi ama hibir ey sylememeyi tercih etti. "Bir ey, galiba yanl ellere dm, eer kurtarlrsa Kilise minnettar kalacak." "Bu gerekten de kk bir rica gibi grnyor Lorenzo. Nasl bir ey bu acaba?" "l Deniz Parmenleri'ni duymusundur, deil mi?" "Tabii ki, ama ben onlarn mlkiyetinin uluslararas olduunu sanyordum." "yle zaten. Katolik Kilisesi, L'Ecole Biblique et Arc34 heologique Francais ile yani Kuds'teki Fransz ncil ve Arkeoloji okulunun yan sra Rockefeller Mzesi ile ibirlii iinde. Parmenler tercme edilmek iin orada tutuluyor." Felici kukuyla bakt. "iyi bir Katolik misin Giorgio?" diye sordu Petroni. Onurlu bir saldrnn zaman gelmiti. Hedef ne kadar hibir ahlaki deere sahip grnmez olursa olsun, her zaman iinde biraz olsun teki dnya korkusu tama ihtimali bulunurdu. Bu korkunun ilahiyatyd. Vatikan bu ii asrlardr gayet iyi bir ekilde uygulard. "A, elbette." Kusurlu diler parlad. "O zaman, inancmz etkileyecek olan her eyin Kutsal Baha'mzn kontrolnde olmas gerektiini anlayacaksn-dr." "Ve bu ey kesinlikle inanc etkileyecek, yle mi?" Felici dnceye dalmt. "Peki bu yanl eller kime ait acaba?" Petroni, yumuak deriden evrak antasn at. Normalde, bu antann ii, ortasnda Papalk armas bulunan krmz dosyalarla dolu olurdu, ancak Giorgio Felici'ye uzatt dosya koyu renkli idi. Gerektii zaman, hedef ne olursa olsun, Petroni en kk detaylar bile dnmekte usta idi. "Burada zaten Ortadou'da izlemekte olduunuz Dr. Allegra Bassetti ile ilgili biraz daha fazla bilgi var." Bir fotoraf ve akademik almalar ile ilgili plak detaylarn dnda, Petroni, Felici'ye bu rahatsz edici eski

rahibe ile ilgili bir bilgiyi vermemiti. Omega Parmeni ile ne kadar az insan temas ederse o kadar iyiydi, ama artk durum dramatik bir ekilde deimi ve bu kk uursuz Sicilyalya durumu aklamak gerekmiti. Bizim manastrlarmzdan birindeydi bir zamanlar, an35 cak ne yazk ki Kilise d bir yaam srmeyi tercih etti. O ve arkada srailli arkeolog Dr. David Kaufmann, Rocke-feller Mzesi'ne ait olan l Deniz Parmenleri'ni ellerinde tutuyorlar. Tabii ki parmenlerin geri gelmesi halinde, iyi bir miktar deye hazrz." "Kadnn gemii nedir?" diye sordu Felici. Aslnda talyan kadn ok fazla soru sormadan izletmekten memnuniyet duyacakt. Durup dururken iyi parayd, ama imdi, Kilise'nin Prensi'nin eski bir rahibeyi ortadan kaldrp, bu eski kt paralarn neden ele geirmek istediini ok merak etmiti. "Gney talya'dan. Tricario denen kk bir yerden gelme. ounlukla yoksul iftilerin yaad bir yer. Namuslu, yasalara uyan insanlar, tabii ki aralarndan istisnalar kmyor deil." Lorenzo burnunu ekti. "Biz onu kasabann manastrna kabul ettikten sonra, daha fazla eitim alabilsin diye Milano Devlet niversitesi'ne gnderme hatasn yaptk, burada da raydan kt zaten." "Siz genelde rahiplerle rahibeleri Katolik niversitelerine gndermez miydiniz? " "Normalde evet, ama benim tersine tavsiyelerime ramen Kutsal Baba'mz, genlerin laik dnyay daha iyi anlamas gerektiine karar vermiti. Bassetti de pilot programa dahildi." "Doktor mu peki?" "Kimya doktoru. Kilise'den ayrldktan sonra arkeolojik DNA'lar zerine aratrma doktoras yapt. Ayrntlar dosyasnda bulunuyor," dedi, dosyay gstererek. "Kauf-mann'a ait ayrntlar da orada." "Raporlardan grld kadaryla birlikte epey zaman geiriyorlar. Peki srailli matematiki Yossi Kaufmann ile bir akrabal var m?" "Olu." 36 Ana yemekler gelince, konuma geici olarak kesildi. Petroni en sevdii yemek olan bucatoni ali'Amatriciana s-marlamt; ince oyuk makarnalarn iine sarmsak, jambon ve domates sosu konuyordu. Bu kez, ya daha on alty bile bulmam gen bir olan yapt servisi. Eer lokantann sahipleri uzaktan durumu izleselerdi, olan arap kadehini doldurup sessizce ekilirken, Petroni'nin ona baknn kaytszlktan uzak olduunu rahatlkla fark edebilirlerdi. "David Kaufmann'n Profesr Kaufmann'n olu olmas bir eyi deitirir mi?" diye steledi Petroni, birden P3 'n Profesr Kaufmann ve l Deniz Parmenleri hakknda ne kadar bilgi sahibi olduunu merak etmiti. "Deitirebilir" diye cevap verdi Giorgio. "Ortadou'da bugnlerde bir eyi halletmek o kadar kolay deil, Lorenzo. Bu David Kaufmann'n da balantlar gayet iyi. Babas sadece dnyaca nl bir matematiki ve arkeolog deil, srail Savunma Gc'nn generallerinden de biri, ayrca Kutsal Kitap Mabedi'nin onursal direktr. Hi * kukusuz, kendisinin babakan aday olduunu da biliyor-sundur zaten." Kardinal Petroni, Giorgio Felici'nin konu hakknda ok iyi bilgilendirilmi olduunu dnd. Hibir ey sylemedi. "ok pahal bir operasyon olabilir, Lorenzo." arpk bembeyaz dilerde yine ani ve mekanik bir glck belirdi. Petroni, daha azn beklemiyordu zaten. Daha nce de birinin bana bir kaza gelmesi gerekli olduu zamanlar olmu ve Giorgio Felici hibir zaman ii ucuza yapmamt. Ancak iinin ehliydi ve Kutsal Kilise'nin korunmas da her eye deerdi. Ne kadar tutarsa tutsun, Vatikan Bankas tutar deyecekti. "Bu parmeni abucak ele geirmek ok nemli," di37 ye cevap verdi Petroni, Felici'nin masraflarn ve stne koyaca kra ilikin imasn cevapsz brakt. "Bu ii bizzat ynetmeni istiyorum." "Bu da gayet zor bir ey Lorenzo, bizim oradaki ilikilerimiz olmadan olmaz, ancak tabii ki bir bedel karlnda Ortadou'ya gitmeye ve operasyonu bizzat gzmle grmeye hazrm." Giorgio Felici, ayrntya girmedi, fakat terrist gruplarn pahal silahlar ve cephaneleri satn almak iin srekli finansman ihtiyac iinde olduklarn biliyordu. Hamas gibi bir grubun bile dikkati, fiyat tas yeteri kadar yksee ekilirse, epey bir sre otobs patlatmakla uramayaca malumdu. "Ama bu bir baka konuyu gndeme tayor." Petroni birden dikkat kesildi, ama bunu gstermemeyi baard. "Aaa?" dedi kaytszca. "P3'deki arkadalarm sana yelik nermeyi dnyorlar. Tekrar," dedi Felici, son sylediini vurgulayarak. "Dn gece toplandk ve teklif teyit edildi, bu karar sana bildirme onuru da benim oldu. Bu yelik eminim bizlere olduu kadar sana da birok yarar salayacak."

"P3'e yeliim sz konusu bile deil." Duyduu rahatszlk sesine yansmt. "Masonluk, ok uzun bir sre nce Vatikan tarafndan yasaklanmtr. 1978'i unuttun mu yoksa?" "Herhalde bunu duyduuna hi armazsn Lorenzo, bizim yelerimizin arasnda talya'nn ve Birleik Devletlerin en etkili kiileri vardr. Ama belki de bunlarn bazlarnn kardinal olduunu duymak seni artacaktr." Petroni hi de armamt. Felici'nin listesinde kim olduunu gayet iyi tahmin ediyordu. Bu tarz bilgiler, bir kardinal ya da piskopos bir karar onaylamakta ekimser kaldnda son derece ie yarard. "te bu beni ok artt Giorgio," dedi. "Herhalde ikna etmek iin ok uramsnzdr." 38 "Bizim de yntemlerimiz vardr dostum, tabii ki isim telaffuz edemem sana, ama istersen bir rnek vereyim. ki yemizden birisi, Comune di Roma'nn nde gelen kiilerinden biri. nde gelen bir kardinalin, Vatikan dnda lks bir dairede oturmas gayet normal. Ancak," Giorgio vurgulayarak ekledi, "eer, come si dice, nasl dersiniz... 'dier iler' halk tarafndan bilinirse, ortaya baz garip sorular kar." Giorgio Felici'nin mekanik gl yznde bir kez daha belirdi, tpk byk bir balk tutmu bir balkya benziyordu. Petroni'nin vcudu birden fkeden buz kesti, dudaklarn incecik bir izgi halinde skt. Dmanna aklndan geenleri zorlukla gizleyerek bakt. "Anlalan, epey dikkatsizlik etmiim." "Pek saylmaz" diye cevaplad Giorgio. "Sadece P3'n istihbarat gldr. Senin gibi nemli bir kiiyi srekli gzlemenin kiisel bir nedeni yok, Lorenzo, bu sadece i. Ayrca, ie iyi yanndan bak: Papalk iin rakiplerini saf d etmen sz konusu olduunda, P3'n senin karnda ol-masndansa, senin arkanda olmas ok daha iyidir." Kardinal Petroni, apartman dairesini, restoran seerken gsterdii titizlikle semiti. Via Del Governo Vecchio, yaknd, ancak Tiber'in kar yakasnda olduu iin Vatikan'dan yeterince uzakt. Semt gayet k ancak eklektikti. Bir tarafta, dar sokaklarn, pahal ve zengin denmi apartman daireleri, zel mcevher dkknlar ve nl tasarmclarn maazalar yer alyor, dier tarafta ise rlanda bar Abbey'den, mobilet tamirhanesine kadar her ey bulunuyordu. Kimse kimseyi tanmyordu, ama besbelli ki bunun bir faydas olmamt. Lorenzo Petroni'nin hizmetisi ufak tefek, simsiyah salyd. Sessiz ve kararl bir tip olan Carmela, uzun saatle39 ri Petroni'yi bekleyerek geirmeye oktan almt. Petro-ni, gri k afa St. Peter'in kubbelerinin stnde skmeden kp gidecekti, ama bu dnceyi hemen att kafasndan. Carmela, Lorenzo'yu iyice slanp sertleene kadar yavaa diliyle okad. Bu onun yasak 'prezervatifi Lorenzo sertliini yitirmeden takmak iin kulland bir yntemdi. Onu okamay brakmadan, nceden hazrlad prezervatifi almak iin yatan yanndaki ekmeceye uzand, yavaa mrldand ve Petroni'yi iine ald. Giorgio Felici, kendi evinde, alma odasndaki sinyal deitiriciye bir ifre girdi ve Gazze eridi'nde Hamas'a ait bir numaray evirdi. 40 6 Langley, Virginia Mike McKinnon, odasnn kapsn kapatt, zerinde 'ok Gizli, zel Atomik Patlayc Maynlar' yazan dosyay masasnn zerine brakt ve CIA'nn kompleksindeki yeni kararghn avlusundaki imlere ve kk balkl havuza bakan pencereye doru yrd. "Ulu Tanrm," diye mrldand. "Bu dnya iyice zvanadan kt artk." Usame bin Ladin ve ka kii olduunu sadece Tanrnn bildii mollalar, Bat uygarln yok etmeye kararlyd ve imdi eit derecede atlak bir incil vafzi, Bakan efsanevi l Peniz Parmenleri'ni ele geirmek iin ika etmeye gelmiti. Hans Christian Andersen, Pennsylva-nia Caddesi, 1600 numaraya tand sanki diye dnd hrnle. Dinin ok sorgulanmas gerekiyordu, politikaclarn da yle, ancak bu son grevi ona en azndan bir sre Washington'dan uzaklama imkn tanyacakt. Kuds'e git^eyeli yllar olmutu, srekli bombardman bir yana brakacak olursa, ne ehir ne sevdii otel olan American Co-lony> ok fazla deimemi olmalyd. Eski dostu Tom Scl/Weiker'i mutlaka aramalyd. Birbirlerini Mike'in Orta41 dou grevine gnderildii tarihten beri tanrlard ve Schweiker ona borluydu. Ayrca, CNN'de bu l Deniz Parmenleri meselesini amasayd, Beyaz Saray hokkabazlar hl makul bir ekilde yerlerinde oturuyor olacaklard. Eer bu parmenlerde bir ey varsa, gazeteciler her zaman iyi bir istihbarat kaynadr, diye dnd, zellikle de Schweiker'in kalibresinde olanlar.

Mike McKinnon, gzlerini ovuturdu ve masasna geri dnd. Yeni bakan geldiinden beri, Merkezi Haber Alma Tekilat kuatma altndayd. Kendi patronu, rtl Operasyonlar Blm bakan, istifa etmiti. Artk elli drt yama gelmi olan Mike da ona katlmay dnmyor deildi. Arkasnda iki evlilik enkaz brakmt, henz sal yerindeyken, belki de kravat atp hayatn keyfini karmann zaman gelmiti. Sonunda tekilatta kalmaya karar vermiti ama bu kez insan rknn yok olmann eiine geldii bilgisiyle donanarak. Masasnn zerindeki dosyalarn en stndekine uzand. Langley'de kullanlmayan parlak renkli bir dosya idi bu. inde Usame bin Ladin'in, Arap kanal El Cezire'nin yan sra belli bal Bat medyasnda yaynlanan konumalarnn ve aklamalarnn zeti bulunuyordu. "Ey Peygamber, inanmayanlarla ura ve onlara kar sert ol, onlarn sonu cehennemdir, ilerine eytan girmitir..." diyen Allaha krler olsun. Amerikallar ve onlarn ikiyzl mttefikleri, size sylyorum, sizinle savamaya devam edeceiz. Bize Somali'de saldrdnz, eenistan'da Rus canavarlar stmze saldrttnz, Hintliler bize Kemir'de bask yapyor, Yahudiler bize Lbnan'da saldryor... Biz Mslmanlar, Musa'nn da (Allah rahmet eyle42 sin) ve hi deimemi olan gerek Tevrat'n da miraslaryz. Mslmanlar, brahim, Musa ve sa ve Muhammet (Allann rahmeti zerine olsun) peygamberlerin hepsine inanr. Eer bize saldrlrsa, bizim de saldrma hakkmz domu demektir. Allann dmanlarn korkutmak iin hazrlk yapmak, btn Mslmanlarn grevidir. Allaha krler olsun ki, ben bu grevi yerine getirebiliyorum. Mike McKinnon, srtndan souk terlerin indiini hissetti. Son aklama, yle bir balkla verilmiti nk, "Is-lamn Nkleer Bombas" McKinnon'un, Bin Ladin'in elinde nkleer silah olduundan hi kukusu olmad gibi, bunlar bulduu ilk frsatta kullanacana da inanyordu. Listesinin banda da Amerika birleik Devletieri'nin yan sra ngiltere ve Avustralya gibi iki sadk mttefikinin olduu kesindi. 43 7 Kuds Taksi, Dr. David Kaufmann' kalabalk V. Kral George Caddesi ile Ha Histradrut'un kesinde brakt. Uzun boylu, esmer, mavi gzl, gr kvrck sal Kaufmann, kendisini cuma akam kalabalna brakarak, adn caddeden alan Numero Venti'den ieri girdi. Bu kk ve samimi lokanta, yetmi yl nceki ngiliz mandas dneminden beri hi deimemiti. "yi akamlar Dr. Kaufmann. Masanz hazr, iyi bir hafta geirmisinizdir umarm." "Fena deildi, teekkrler Elie. Uzun bir hafta oldu aslnda, bu gece burada olmak ok iyi geliyor bu yzden." iyice porsumu, gaga burunlu yal garson glmsedi. Glmseyii iten ve scakt, gri gzleri, iyice krlam salarna yakyordu. "Meslektanz Dr. Bassetti daha sonra m gelecek?" diye sordu Elie, iskemleyi ekerken. "Kuafrde," dedi David gzlerini devirerek. "Beklerken bardan bir ey ister miydiniz?" "Bir bira alrm, sa ol Elie." David, uzun bacaklarn 44 ^ masann altna doru uzatp kendi kendine glmsedi. Elie, David Numero Venti'ye ilk gelmeye balad yllardan beri oradayd ve insan her zaman lokantann en nemli mterisiymi gibi hissettirmeyi de baarrd. David, Al-legra'y onunla ok kalabalk bir gecede tantrmt ama ikinci gelilerinde Elie onu da sanki ok uzun yllardr tanyormu gibi davranmt. En sevdii Maccabee birasndan koca bir yudum ald ve evresine baknd. Lokanta dolmaya balamt. Barda iki Knesset yesi ve tannm bir iadam hararetli bir konumaya dalmlard. David, bir kedeki masada bir eyler okumakta olan salam yapl bir Araba kaytszlkla bakt. "alom!" Yan masadaki ift, kadehlerini tokuturdular. Asrlardr kanl savalarn olduu bir lkede, bar diyerek kadeh tokuturuluyordu. Kahkahalarn ve yoldaa konumalarn ardnda daima baka bir ses gizliydi; Hamas ve Filistinli Araplarn yaratt lm ve ykmn sesi. Yusuf Sartawi, kitabn okuyormu gibi yaparak evresine bakt. Kedeki masada yalnz bana oturan Arap, Cohatek adl bir srail irketinde alyordu, ama gerekte ne CIA'nn ne de Mossad'n henz renmeyi baamad baka bir ii daha vard. Kendisi aslnda Hamas'n en tecrbeli eylem planclarndan biriydi. srailliler kk Deir Azun kynde ailesini ldreli yirmi be yl gemiti. Ama hl kbuslardan kurtulamamt.

Eer bu kadar byk bir para sz konusu olmasayd, Dr. Allegra Bassetti, Hamas'n normalde ilgisini ekecek biri deildi, zellikle de yaplan anlamann ierii gz onune alnnca. stek, Vatikan'da yukarlarda bir yerlerden gelmiti, ama Hristiyanlar eer birbirlerini ldrmek istiyorlarsa, bu Hamas' ilgilendirmiyordu aslnda. Sartawi'nin ikkatni asl eken ey, hedefin yanndaki kii olan Dr. Da45 vid Kaufmann'd. Kaufmann, Profesr Yossi Kaufmann'n oluydu. Her ikisi de oktandr Hamas'n lm listesindey-diler. Suikast hedeflerini yakndan tanmak Hamas'n politi-kasyd. Yusuf Sartawi ise her zaman ok ince planlar yapard. Bu geceki gzlem ilk admd. David Kaufmann, birasndan bir yudum daha ald ve Allegra'nn byk buluunu dnd. Yapt DNA analizi ok nemliydi, ama paralarn ancak yarsn bir araya getirmilerdi. David kapya bakt, Elie, Allegra'nn ceketini alyordu. Yuvarlak, koyu kahverengi gzl ve oval yzl Allegra, incecik bir kadnd. Laboratuvarda alrken genellikle toplad salarn bu gece omuzlarna brakmt, siyah salar lokantann klarnn altnda parlyordu. "Her zamankinden daha da arpc grnyorsun," dedi David, onu pt ve oturmas iin sandalyesini ekti. "Teekkrler beyefendi. Beni bylesine pohpohlayarak zahmet ediyorsunuz." "Bira m? Cin tonik mi? ampanya m?" "ampanya galiba," diye cevap verdi Allegra, kendinden gayet memnun bir hali vard. "Sen en iyisi bir ie a Elie," dedi David, menleri alrken. "Ailenden haber aldn m yaknda?" diye sordu Allegra. "kisi de iyiler. Yossi hem politika ile urayor hem de niversitede matematikilik oynuyor. Marian her zamanki gibi sessiz sedasz destek oluyor, ama Yossi'nin niversitede kalmasn tercih eder gibi bir hali var." "Annen ok etkileyici bir kadn. Ve her ikisi de altmtan daha byk gstermiyorlar." "Evet, evrenin gleri bunlarn ikisini bir araya getirerek ok doru bir i yapm." 46 "Senin ortaya kn hari tabi," diye cevap verdi Alle-gera abucak. "Evet, seni ak vermi grmek houma gidiyor David Kaufmann." "yle olsun. alom," dedi srtarak. "yi bir haftayd, yle deil mi?" diye sordu David, branice ile Aljegra'nn ana dili talyancay kartrarak. Allegra glmsedi. "ok iyi bir haftayd. Monsignor Lonergan'n Rockefeller'in kasasnda ona ait kutuya neden el srdrtmedii ortaya kt. Bizim ortaya kardmz eyin rzgr Vatikan'a ulatnda, gnn grecek." "Evet," dedi David onaylayarak, birden ciddilemiti. "Anlald kadaryla en byk kbuslar sonunda ortaya kt, halbuki o kadar da kt bir ey deil." "Ne demek istedin?" "yle ki, uzun vadede Vatikan kendi dogmasn tekrar gzden geirmek zorunda kalacak. Sen, kiliseyi terk edi sebebinin, temelinin korkuya dayal olmasndan kaynaklandn hep sylerdin. Gerek ne olursa olsun, tutumlarn deitirmeyi reddeden yal adamlarn ynettii bir yer." David, Allegra'nn vcut dilindeki deiimi hemen fark etti. "Senin de bildiin gibi tek nedeni hu deildi," diye cevap verdi. Kardinal ve bir zamanlar ok sevdii kilise ile ilgili ac anlar her zaman yumuak bakan gzlerini glgelemiti. "Orada gvendiin kimse var m?" Allegra ban olumsuz bir ifadeyle sallad. "Vatikan'da yok. Gsterecekleri tepki ok iddetli olacak ve ne pahasna olursa olsun bu iin stn rtecekler. Ama Giovanni Donelli'nin yardm olur. Kilise'de bu parmen ile ilgili tartma amay kabul edecek birka st dzey kiiden biridir o." 47 "Venedik Kardinali etkileyici bir adam," dedi David, sesinde hafif bir kskanlkla, bu zeki Katolik papaz ile Allegra arasndaki zel ban farkndayd. "Ama eer onun yardm olmazsa, biz bu bilgiyi kendimiz ortaya koyamaz myz? " "Giovanni gibi birinin destei olmadan olmaz," diye srar etti Allegra. "Vatikan, parmenin sahte olduunu iddia edecektir. Onlar bu tr eyleri kontrol etmekte ustadrlar. Elimizdeki ey tartmakszn Hristiyanlk tarihinin en nemli buluu. Bu gerek bir mesaj tayor. David, uygarln artk son evresine geldiine dair bir uyar bu." "Sence bunu baka bilen var mdr?" Allegra ban sallad. "Kasada Lonergan'a ait kutunun stnde "zeldir" ibaresi vard, yani iinde ne olduunu Direktrn bildiinden bile kukuluyum. Dnd zaman Lonergan'a kar ok dikkatli olmamz lazm."

"Sence elinde ne olduunu biliyor mu?" Allegra dnceli baklarla bakt. "Bunu sylemek ok zor. Sandmzdan fazlasn biliyor olabilir. Geri bu paralar deifre etmeye zaman pek olmamtr, ayrca DNA analizi olmadan, bu ilem uzun yllar srebilir." "Sence o da Vatikan'n beslediklerinden biri mi?" "Kardinal Petroni'nin adam olduu kesin." Allegra r-perdi. "Omega Parmeni, hepsini kknden sarsacak." 48 8 Venedik Peder Vittorio Pignedoli, Kardinal Donelli toplanm cemaate vaaz vermeye hazrlanrken, San Marco bazilika-sndaki yerine tekrar bir bakt. Bu kardinal diye dnd, bu gne kadar grd kardinallerin hibirine benzemiyordu, elli iki yanda, en gen kardinallerden biriydi. Gr siyah sal, koyu mavi gzl, scak ve bulac bir glmseyii olan, ince ve yapl bir adamd... Hatta spor salonuna bile gidiyordu. Yksek bir mevkide olduunu hif belli etmiyordu, rahatt ve herkes ona ulaabiliyordu. Kardinal Donelli, Venedik'e yeni gelmiti ama hem kilisede hem de sokakta herkes onu tanyor ve onu konuuyordu. Venedik sosyetesinden, Giovanni'nin Basilicata'nn bat sahilinde Maratea diye bir kasabadan gelmi 'aa tabakadan bir Gney'li' olduuna dair birka atlak ses kmam deildi. Giovanni, katlmas beklenen parlak ve pahal davetlere katlmay reddedince, Venedik sosyetesinin aaaya alm ataerkil burunlar bir miktar srtlmt. Giovanni'nin bu tarz eylerden hi holanmamas, Vittorio'nun srekli ikyet telefonlar almasna neden oluyordu. Bunlardan bir ta49 leden km Polis Mdr'nn, yeni atanm Vene- nc.Ali'nin, sradan papazlarn giydii kara cbbe ile yrye ktn fark ettii zaman at telefondu. Polis Kardinal'i Kanal Grande yaknlarndaki bir kaldrmda gondolcularla keyif iinde pizza yiyip, sohbet ederken bulmutu. "Ona bir ey olursa ne yaparz!" diye yaknd Polis efi "Hi olmazsa kendisini evine gtrmemize izin verseydi." Giovanni polisin kendisine elik etmesini kibarca reddetmiti, ayrca da kendisini gondolcularn gtrmesine izin vererek polisin itibarn iki paralk etmiti. fadesine gre, gondolcularn onu brakmas ok daha uygundu ve bylece daha az ikiyzllk etmi olunacakt. Papazin kocaman ve scak bir gl vard, herkesin onda ilk fark ettii ey de buydu zaten. Gondolcular, balklar ve Venedik ii snf onu seviyordu. Vittorio, tedirginlikle cemaate bakt. Kardinal' {n u_ gnk vaaz iin setii konu olan gezegenimizde hayat byk bir kalabalk ekmiti. Bunun tek nedeni, solaktaki halkn ilgisini eken bir konu olmas deildi. Din ve bilim Giovanni'nin ald eitimi de akllara getiriyordu. lahiyat doktoru olan Kardinal, biyoloji ve kimya dallarnda da eitim almt. Giovanni'nin setii konu, saygn talyan gazetesi Corrierre Della Sera'nn da dikkatini ekmiti. Vittorio, konunun tehlikeli bir konu olduunu biliyordu Vatikan, Adem ve Havva doktrininden herhangi bir sapmav a_ netleyecekti. Giovanni, krsnn mermer merdivenlerini karken, din adamlarna ayrlm blgeye glgeler iinde bir kii gelip sessizce yerleti. Giovanni, iki oymal mihraptan kk olanrt kullanmakta srarlyd. Ellerini mihrabn mermer kenarlarna ja_ yad ve scak bir glmsemeyle vaazna balad. 50 fnZ, ge" RXilerie *** "Gnaydn. Sizi grmek ok gzel! *> J olanlara hafta Corriere delk Serada yaynlanan ^ f ^^ gnah makaleyi okumusunuzdur. Makaleyi ^jf aSrlk 1" gelince, sakn kayglanmayn bakterilerle ^ gl> en deildir." Cemaatin kahkahalar San ^ar-i/ufuZ ettinilerinde yanklanrken, Giovanni'nin ^C^sua geUen souk ve en kuku dolu yreklerin iine t> ^ orabilirsiniz> "Bu makale, arkaebakteri diye biliO^/,.,, Gi0vanni ok farkl tipte bir bakteri ile ilgiliydi. ^ ^ bunun Kilise ve ilahiyat ile ne ilgisi olabi> {irmek istiy0' duraklad ve cemaatine bakt. J irlikte aratr" "Sizi bugn okyanuslarn diplerifle $ birka krum. Gznz kapatn ve farz edin ki h^/ve sU ok arna ma denizalts Ahine binmiiz ve oky1^ lklari, volka-

metre dibine inmiiz. Her yer zifiri kara^l# bu lavlarin ok souk. Birdenbire, denizaltmzn ^^t{emz yatanin nik bacalardan kan erimi lavlar ayd^ V ^ slVUar, S^1 buz gibi suyla temas ettii an gryo^ -./ ^^\,n derindibindeki bacalardan kan lavlar ve vO f ^^ gelmiyor300 santigrat dereceye kadar karabiliy^/^ lavla kaph likte var olan basn nedeniyle kaynara Jf ^lu olduKaynama yerine, 'kara dumanclar' SVe f ^ gznz bacalar oluuyor. Bu cehennemin aslU1^/ bJ.aZ zerinde unu fark ettiinizde yaayacanz a^/ am frrlU * nne getirmeye aln. Bu lcaynar su^. 7 aCaba boy e larvalar ve bu sya dayanU cdaha bif^/,aratyr olab lunuyor. imdi, benim merak: ettiim 9 7 bir keif, ilahiyat asndan bir sofu # ^ etti. "Hepi mi?" y/ _ gretir- GGiovanni, herkesin dikkatini ektik ,^ag' trmz . . _ .- vr" ^a, D1" miz biliyoruz ki, gezegenimizin enerji * ^ 51 ne olmasa, bitkiler lr ve b> itkiler o& de dahil olmak zere hibir hayvann yaamas mmkn olamaz. Ancak, okyanusun sz konusu derinliklerinde gne yoktur. nk o derinlikte yaamakta olan yaam formlarnn gnee ihtiyac yok. Bu formlar, slfr ve hidrojenle besleniyor. imdi son zamanlarda ortaya atlan bir bilimsel iddiaya gre, bu okyanus bakterileri, insanlarnki de dahil olmak zere, dnyadaki btn yaam formlarnn verildii ilk hcresel form. Bu teoriye gre, Mars ve Jpiter'in aylar gibi baz gezegenlerin de, bizimki gibi milyarlarca galaksinin de derinliklerinde benzer formlarn var olmas mmkn." Giovanni, burada durmay planlamt, imanl kiiler arasnda, ncil'de anlatlan yaradl yksnn dna klmasnn yarataca tedirginlii ok iyi bildii iin, DNA'nin kkenleri ile ilgili konuya girmeye ekinmiti. u anda, insanln tm dini gayretlerinin yetersizliini ortaya koyan, kudretli bir ilahi gcn varlna ilikin ihtimalden sz etmek iin erkendi daha. "Peki bu durumda dem ve Havva ne olacak?" Tek bir t bile kmyordu. "Hem dini lideriniz, hem de bir bilim adam olarak, bunda sadece olumlu eyler gryorum ben. Bana gre, bu her eyin "nasl" olduunun sadece bir baka aklamas. Ve bence sadece ok azna vakf olduumuz Yaratc Ruh'un ne kadar muhteem olduunun bir baka gstergesi." Derin dncelere dalm olan Vittorio dinledi. Katolik kateizminin altnda yatan yaradl doktrinine her zaman inanmt: Yce Rab, erkei derin bir uykuya yatrd, o uyurken kaburgalarndan birini ald ve kaburgay etle kaplad. Ulu Rabbimiz erkein kaburgasndan kadn yaratt. Yaradl, bakterilerle falan ilgisi olmayan gzel bir yk idi, 52 ancak Vittorio, bu zek dolu adama kar giderek artan bir gven duyuyordu. Sanki bu byk katedral bir yenilemeye almt. Modernlemenin rzgr San Marko'nun kaplarn zorluyordu adeta. Bu rzgr, zamanla bir boraya dnecek gibiydi. Ne Vittorio'nun ne de Giovanni'nin grd, arka sralara oturmu olan karanlk yzl kii, hzl hzl not alyordu. Gece, San Marco Meydan'na ve Venedik'in tal dar sokaklarna dmeye balamt. Saysz kk kanaln ald Grande'de bir yer kapmak iin yaran emektar gon-dolcular, klstr teknelerini vapurlarn ve bu su ehrinin gnlk ihtiyalarn tayan mavnalarn arasndan ustalkla geiriyorlard. Giovanni, Venedik'in zarif ahengine kaytsz, alma masasna oturmu bir yandan meydana bakyor, bir yandan da o gnk vaazn dnyordu. Francis Crick'in DNA'nn kkenleriyle ilgili kuram, Vatikan'n koridorlarndaki birok iktidar dknn tehdit etmi ve bu parlak bilim adam byk bir beceriyle gzden drlmt. 1980'lerde, Universita Ca' Granda profesrlerinden Anto-nio Roselli, srailli matematiki Profesr Kaufmann'n da desteini alarak, Crick'in aratrmasn yeniden diriltmiti. Ancak, Kaufmann'n l Deniz Parmenleri'nin sreleriyle ilgili zmlemesi, DNA'nn ok daha tesine gitmiti. Acaba son geri saym balam myd? Roselli baladna emindi. Giovanni'nin dnceleri ta o zamanlara, Gney talya'dan gelmi, arpc gzellikte bir rahibe olan Allegra Bassetti ile birlikte o byk zeknn rencisi olduklar yllara gitti. O dnemde, Rosselli'nin kuramlarn, La Pizzeria Milano'da makarna ve ucuz krmz arap eliinde ateli 53

bir ekilde tartrlard. Milano niversitesi'ne gittikleri yllardan bu yana yirmi be yl gemiti ama ona hl dn gibi geliyordu. Eer 1978 ylnda, o olaand olaylar dizisi olmasayd, ikisine de laik bir niversitede eitim ans verilmeyecek, tanamayacaklar ve bu konuyla ilgili yaplm teklif, Vatikan'n arivlerine oktan gmlm olacakt. 54 KNC KTAP 1978 - 1979 55 >M 9 Roma Bapiskopos Lorenzo Petroni, Vatikan'daki en etkili bapiskoposlardan biriydi. Papa VI. Paul'un lmn takiben, Venedik Kardinali Albino Luciani, Papa I. Jean Paul adn alarak seilmiti. Petroni, yeni Papa'nn mstear olarak grevine ve Vatikan Bankas'nn bitip tkenmez fi-nansal kaynaklarn kontrol etmeye devam ediyordu. Papa'nn ofisine Petroni'nin grmedii hibir ey girmiyor, onun kontrol etmedii hibir ey de kmyordu, ya da kendisi yle sanyordu; ancak bugn, yeni Papa seileli daha bir ay olmadan, Lorenzo Petroni birden ok kaygl bir adam haline gelmiti. Kardinal Luciani, Kardinaller Meclisi tarafndan, kontrol kolay bir kii izlenimi verdii iin seilmiti, fakat Venedik'in bu sessiz sedasz kardinali, grnnn tam tersi kmt. Bapiskopos Petroni ile Fransz Babakan Kardinal Jean ViUot'nun kariyerleri, u anda ciddi bir ekilde tehdit altndayd. Bapiskopos Petroni, kutsal kii'nin zel sekreteri olan ^eder Giovanni Donelli'den gelen i yazmay okurken kalarn att. 57 Kutsal Baha'mz, az sayda rahip ve rahibeye, laik bir niversitede eitim grme ans verilmesiyle ilgili isteini dile getirmitir. Bu isteinin amac, Kutsal Katolik Kilisesi'nin, deimekte olan dnyaya daha iyi ayak uydurabilmesini tevik etmek ve yeni kuaklarn dnce yaplar ile yakn iliki kurmay salamaktr. Kutsal Baha'mz, bu konuyla ilgili grlerinizi beklemektedir. "Dnyaya ayak uydurmakm!" Byle bir nerinin kendi kontrolnn dnda gelimesinden dolay son derece fkeli olan Petroni, notu buruturdu ve p kutusuna att. Byle bir hamleyi Kutsal Baha'nn aklna kimin soktuunu ok merak ediyordu. En uygun kiiler bulunsa bile, bu son derece tehlikeli bir hareketti. Dnceleri, i haberlemeden gelen hafif bir sesle kesildi. "Petroni!" "Kutsal Baha'mz sizi grmek istiyor, Hametlim." "Konu nedir?" "Galiba niversite nerisi ile ilgili" Peder Donelli sakin bir sesle cevap verdi. Kurmay Bakan'nn huysuzluklarna almaya balamt artk. "Ne syleyeceinden emin olsa, hayatmz kolaylard." Petroni, i haberlemeyi kapatt, konu onu korkutan eylerle ilgili olmad iin rahatlamt. abucak kendini toparlad ve niversite nerisini geitirmek iin neler yapacan dnmeye balad. "Beni grmek istemisiniz Kutsal Baha'mz." "Otur Lorenzo." Luciani'nin tavrlar terbiyeli, ancak allmadk derecede souktu, bu Petroni'nin gznden kamad. "u niversite nerisi. Bir gz atmaya frsatn oldu mu?" 58 "Pek ayrntl bakamadm Kutsal Baba'mz, ama baka-rm. "Deerli bir neri, yle deil mi?" "Elbette, Kutsal Baba'mz. Ancak, ben, harekete gemeden nce, baz sakncalarn deerlendirilmesi gerektiini dnyorum." "ylemi?" "Doru kiileri semek ok nemli ve tabii ki doru niversiteyi de. Derslerin ierii de olduka nem tayor. Btn bunlar gz nne aldmzda, bence hem bu konuda hem de dier meselelerle ilgili bir rapor hazrlasnlar diye bir bakanlklar aras komisyon kursak iyi olacak." Lo-renzo Petroni, bu komisyonlarn

deerini ok erken renmiti. Komisyon bakan doru seilirse ki bu durumda kendisi olacakt tabii, byle bir neri daha tartlmaya bile balamadan st kapatlm olacakt. Eer birinin aklna gelip de sorarsa, neriyi yapan kii daha harekete bile gemeden meseleyi geciktirecek bir geici rapor yaynlamak mmknd. "Bakanlklar aras komisyonlar gayet faydal oluyor. Zaman zaman tabii," diye ekledi Papa, manal bir sesle. Gen Petroni'nin kstahlyla ilk kez ileden kmyordu. "Ca' Granda'dan, Milano Devlet niversitesi rektrnden gayet olumlu bir cevap aldm bile." "Milano'da gayet mkemmel bir Katolik niversitesi de var." "Bunu biliyoruz, ancak bu konuda kararmz verdik." Kutsal Baha'nn, Papaln oul ifadesini kullanmas, konunun kapandnn iaretiydi. "Bu konuda, din adamlar cemaatinin grn alacam ve adaylar belirlemelerini isteyeceim." Luciani'nin yzndeki glmseme, her zamanki scaklndan yoksundu. 59 Bu ekilde saf d braklm olmasna fkelenen Petro-ni, ofisine frtna gibi dald. Gen Katolik rahipleriyle rahibelerini, hibir ekilde kontrol edemeyecekleri, laik dnyann avucuna brakmak demek, bu kiilerin kirlenmeleri tehlikesini de gze almak demekti, ama niversite nerisi bekleyebilirdi. Petroni'yi u anda asl kayglandran ey, Pa-pa'nn Vatikan Bankas hakknda soruturma atracana dair kan sylentilerdi. Bir hafta sonra Lorenzo Petroni, Babakan Kardinal tarafndan arldnda, her zamankinden ok daha kaygl idi. "Elbette, Hametlim, derhal geliyorum." Kardinal Jean Villot kl gibi bir suratla, odasndaki krmz koltuklardan birine kercesine oturmutu. Sehpann stnde sigara izmaritleri ile dolu koca bir kl tablasnn yannda UOsservatore Politico nun bir nshas duruyordu. Balk bundan daha kt olamazd... 'Byk Vatikan Locas'. Bir mason locasna, zellikle P2 gibi ok geni balar olan bir locaya ye olmann getirdii avantajlar ortadayd ancak Katolik Kilisesi'nin, 'eytann oullar' olarak tanmlad masonlara kar tavr son derece akt. Bir mason locasna ye olduu ortaya kan herhangi bir Katolik derhal aforoz ediliyordu. P2'nin ihra edilmi eski bir yesi olan UOsservatore Politico'nun editr, Mason localarna ye olan yz yirmi kadar tannm Katolik'ten oluan bir liste yaynlamt. Babakan, baz kardinallerle birlikte listenin banda idi. Petroni'nin midesi kasld. Mason locasna yelii birka hafta nce kabul edilmiti nk. "Beni az nce sepetlediler," dedi Babakan, laf dolandrmadan. "Liste?" diye sordu Petroni gazeteye bakarak. "Bakabilir miyim?" 60 "Sen yoksun." "Anlamyorum hametlim" dedi Petroni, sesindeki ferahlamay saklamaya abalayarak. "yeliin onaylanmt ama daha ileme konulmamt." "Adnzn yaynlanmasna ok zldm, Hametlim," dedi Petroni gecikmeyle. "Galiba bu kez benim ansm yaver gitti," diye ekledi, onay bekleyerek. "Pek saylmaz. Papa seni yarn btn grevlerinden geri ekmeye niyetli. Yarn, Vatikan Bankasndaki marifetlerinle ilgili bir n rapor nne gelecek, kendisi Vatikan'n btn mali ileri ile ilgili bir soruturma atrmay dnyor. Eer bu soruturma gerekleirse, bunun, bazlarmz epey bir sre demir parmaklklarn gerisinde tutacak ekilde sonulanacan sylememe gerek yok herhalde." Lorenzo Petroni ofisine geri dnd, yz artk babakanla ayn renkti, kafas altst olmutu. Soruturmann ilerlemesine izin vermemeliydi. P2'deki gen Sicilyal Giorgio Felici grmesi gerekecekti. Giovanni Donelli, Vatikan Papalk Saray'nn nc katndaki yemek salonuna doru ilerledi. Luciani Papa seildi daha otuz iki gn olmutu ve bu gece, Papa I. Jean Paul, onu ba baa akam yemeine armt. Papaln ev ilerine bakan rahibeler, Luciani'nin ricas zerine orba, dana eti, taze fasulye ve salatadan oluan basit bir yemek hazrlamlard. "Cannz skkn gibi sanki Kutsal Baba'mz," diye sordu Giovanni. "Sana bu akam anlatacaklarmn bir ksm Giovanni, yarn halkn da bilgisine sunulacak, ancak bazlar deil. L'Osservatore Politico'yu. grdn m?" "ok geirdim, Kutsal Baba'mz' dedi Giovanni. Masonluk, onun iin, srf Mafya ile olan balants nedeniyle bile aforoz nedeniydi. 61 Albino Luciani bam sallad. "Bugn leden sonra Babakan Kardinal'! btn grevlerinden azlettim. Fransa'ya geri gidecek ve hayatnn geri kalann bir yallar evinde huzur iinde geirecek umarm. Listedeki dier kardinaller ve piskoposlar, mason localar ile hibir ilikisi olmam dierleri ile diyakozlar oluturarak, bu konu zerinde dnecekler." Ac bir hayal knkl* yaam ve sarsl bir adamn ekilecei snrlar bunlard, kiliseye kimin ihanet ettiini dnecek zaman bulmutu.

Sana saklaman iin verdiim Vatikan Bankas ile ilgili n rapor vard ya, onu okumaya zaman buldun mu?" Hayr Kutsal Baha'mz. Okuyup okumamam gerektiine bir trl karar veremedim. Bu yzden kasaya kaldrdm." Luciani glmsedi, eer Giovanni'nin yerinde olsayd, o da ayn eyi yapard. "Tpk Venedik'te yaptmz gibi, burada da kurallar koymamz gerekiyor Giovanni. ikimiz de Vatikan politikalarna alkn deiliz, ama btn meselelere vakf olman gerekiyor. Zaman bulduun anda, soruturmay okuman istiyorum. NasJ hareket edeceime henz tam karar veremedim. Ancak yarn Bapiskopos Petro-ni'ye btn grevlerinden el ektireceim." Mstearnz m?" Giovanni, kstah ve saldrgan Pet-roni'den pek holanmyordu, ama Vatikan' sarrm olan yolsuzluk ve rmln ulat boyutlar dnnce aknlk iinde kalyordu hl. Papa I Jean Paul ve Giovanni konuur, Papalk sara-vl'nin rahibeleri mutfakta dinlenirken, papazlarn siyah cbbelerinden giymi olan bir kii, Papa'nn yatak odasndan girdii gibi sessizce kt. "Vatikan Bankas, en azndan Petroni baa getiinden beri ok ciddi yolsuzluklara karm." Giovanni ilgi ile dinledi. 62 "Son birka yl iinde, Papalk Devleti olarak, pozisyonumuzu ve talyan hkmetine kar dokunulmazlmz suistimal etmiiz. Vatikan Bankas, mafyaya ait milyarlarca lireti aklam, sahte fatura iine boazmza kadar batarak talyan halknn cebinden milyarlarca liret daha kmasna neden olmuuz. Tank ve silah reten irketlerle ortaklmz yetmiyormu gibi, bana sylendii kadaryla, bankadaki hesaplarn ancak yzde onu meru amalarla alm. Byk bir ounluu Petroni'nin mafyadaki yandalarna ait paravan hesaplar." "Bu ii mutlaka temizlememiz lazm Kutsal Baba'mz," dedi Giovanni. "Benim niyetim de bu zaten, bu arada u gerei de sylemek lazm, Instute Farmacologico Sereno'nun sahibi de Vatikan'm." "O byk ila irketinin mi?" Papa I. Jean Paul ban sallad. "En ok sattklar rnlerden birinin ad Luteolas, azdan alnan doum kontrol hap. Benim doum kontrol ile ilgili dncelerimi biliyorsun Giovanni, ancak doum kontroln lanetlerken, srf para kazanmak uruna milyonlarca doum kontrol hap retiyor olmak baka trl bir ikiyzllk. Ve daha da hassas bir konu daha var. Soruturma sonucunda, bu yln banda, l Deniz Parmenleri'ni almak iin on milyon dolar para verdiimiz ortaya kt. Omega Parmeni diye bir ey duymu muydun hi?" "Duymutum, kutsal efendimiz, ancak brakn Vatikan'n satn alm olmasn, gerekten var olduuna dair bile bir fikrim yoktu." "Birbirimizi ok uzun zamandr tanyoruz Giovanni. Ben bu dnyadan gidince, kiliseyi daha da ileriye tamak sana ve senin gibilere decek. Eer bana sylenenler do63 ru ise Omega Parmeni, bizi doktrinlerimiz zerinde yeniden dnmeye zorlayacak ve bu birok insan da mutsuz edecek. Ancak, gereklerden utanmamak ve kamamalyz. Ricam zerine, Universita Ca' Granda'dan yal ve emekli bir profesr olan Salvatore Fiorini, geen hafta parmeni tercme etmek zere buraya geldi. Bana bu gece okuyacam bir zet hazrlad. Benim ilk izlenimime gre dier vahiylerin yan sra Omega Parmeni, hepimiz iin ok feci bir uyar tayor. Giovanni, Kutsal Baba'nn zilinin sesiyle uyand. Yatann yanndaki komodinin zerindeki alar saate bakt. Saat sabahn beini daha yeni gemiti. Cbbesini aceleyle stne geirdi ve kk dairesini Papa'nmkine balayan koridora frlad. "Hemire Vincenza, hasta msnz?" diye sordu Giovanni koridora kar kmaz. "Ne oluyor Allah akna?" "ok feci bir ey oldu Peder... Kutsal Baba'mz... O..." Hemire Vincenza szlerini tamamlayamad. Giovanni, Papa'nn odasna girer girmez, aknlkla geri ekildi. Kutsal Baba, yatanda dimdik duruyordu, yz strapla bzlm, gzleri frlamt. Gzlkleri, burnunun ucuna kaymt. Giovanni, Papa'nn terliklerini, yatan yannda bir kenara frlatlm ve ularn kusmukla kaplanm grnce, sakin olmak iin byk bir aba sarf etti. Papa'nn yatann yanndaki telefonu eline ald ve Lateran Saray'ndaki dairesinden Babakan Kardinal'i arad. Kardinal telefonu annda at. "Tanrm, doru mu bu?" Kardinal, Giovanni'nin sonradan dndnde farkna varaca gibi, gayet uyank ve tetikte idi. "Onu ne zaman buldunuz hemire?" diye sordu Giovanni. "Sizi uyandrmadan hemen nce Peder," diye cevap 64 k

verdi Hemire Vincenza, nazik ve yal yz gzyalar iindeydi. "Saat 04.30'da, her zaman olduu gibi Kutsal Baha'mzn kahvesini odasnn kapsna braktm. Saat be'te geldiimde, bir de baktm ki kahveye hi dokunulmam. Kapsn aldm... ve sonra" Sesi titremeye balad sonra hkrklara bouldu. "Siz elinizden geleni yaptnz," dedi Giovanni yal rahibeyi rahatlatmaya alarak. "Gidin kendinize bir fincan ay yapn." Onu oyalayacak bir ey sylemesi gerekiyordu. "Siz de ister misiniz Peder?" Her zaman, onun bakmnn altndakilerle yakndan ilgilenirdi. "Eer yapabilecek gibi hissederseniz kendinizi, olur." Yal rahibe odadan ktktan sonra, Giovanni, l Pa-pa'ya yakndan bakt. Peter'in Anahtarlar'n ne kadar ksa bir sre tutmutu elinde. Albino Luciani, birileri tarafndan ok sevilmi ama bazlar da ondan ok korkmutu. Hi beklenmedik derecede ekici ve yumuack, keskin zekl bir adamd. Giovanni, Papa'nn dk tansiyonu nedeniyle her gece ald ilacn kk iesine bakt, sonra gzlerini Papa'nn parmaklarnn arasnda sk sk tuttuu dosyaya evirdi. Dosyann iinden yatan stne salan ktlar arasnda, Profesr Fiorini'nin Omega Parmeni ile ilgili hazrlad zet de bulunuyordu. Giovanni, salm ktlar tararken, midesinin korkudan sktn hissetti. Ve en banda, nc, birinciye ve ikinciye kar zafer kazanacak, btn bir insanlk yok olacak. Hibir eye dokunmayn Peder," Lorenzo Petroni'nin ehk gibi, duygudan yoksun, uursuz sesi duyuldu. "PaPann ldn baka bilen var m?" Sinekkayd tra olu ve resmi bapiskopos giysilerini giymiti. Giovanni'nin abakan Kardinal'e haber vermesinin stnden daha birCa dakika gemiti. Saat daha 05.15 bile olmamt. 65 "Sadece Hemire Vincenza ile Babakan Kardinal." "Beni de aramanz gerekirdi Peder Donelli. Hemire Vincenza'y medyadan korumak iin onu Venedik'teki manastrna gnderiyoruz. Derhal." "Hametlim, bu feci bir ey". Giyinip kuanm ve sinekkayd tra olmu olan Babakan Kardinal odadan ieri dald. Onu ksa bir sre sonra Papalk doktoru Dr. Renato Buzzonetti izledi. Doktor Buzzonetti cesedi incelerken, Bapiskopos Petroni sistematik bir ekilde dosyadaki kdar, Papa'nn gzlklerini, terliklerini ve ilacn ald. Papa'nn alma masasnn bana gitti, oradaki dosyalarn arasndan birini ve Kutsal Baha'nn randevu defterini ayrd. Ertesi sabahn ilerleyen saatlerinde, Giovanni hem kendinin hem de kilisenin yaad bu byk kayb iine sindirmeye alrken, Papa'nn lmyle ilgili Vatikan Radyo'sunun yapt resmi aklamay hayretle dinledi. 29 Eyll 1978 gn sabah saat 05.30 sularnda, Papa'nn zel sekreteri Papa'yi zel dairesinin iindeki apelde bulamaynca, odasna bakm ve kendisini odann klar yanar halde, yatanda okur bir durumda hareketsiz bulmutur. Doktor Renato Buzzonetti, Papa'nn odasna gelerek Papa'nn bir gece nce saat 23.00 sularnda bir miyokardiyal enfarkts nedeniyle ani bir ekilde ldn saptamtr. "Vatikan Radyosu yanl anlam Ekselans," diyerek Giovanni Petroni'ye itiraz etti. "Vatikan Radyosu kesinlikle doru anlad Peder Donelli. Yaptklar aklama, bizim yaynlanmasn uygun bulduumuz resmi basn aklamasna uygun. Basnla ilgili her ey, Vatikan Basn Brosu tarafndan karlanacak ve eer 66 soran olursa, Kutsal Baba'mzn elinde bulunan kitabn 'sa'nn Taklidi' olduu sylenecek. Sylediklerim iyi anlald m?" "Ekselanslar," diyebildi Giovanni sadece, onun sesi de serdemiti. Petroni, gen papazn odasndan kn izlerken, Omega Parmeni'nin zetinin ne kadarn grdn merak ediyordu. Papa'y seecek olan Kardinaller Mecli-si'nden sonra onun icabna bakacak zaman olacakt nasl olsa. Kardinaller Meclisi'nin bu kez meseleyi doru anlayacan ve Kilise'nin yine doru yolu bulacan umuyordu. Tom Schweiker yayna kmaya hazrlanyordu, Papa I. Jean Paul'n lmyle ilgili sylentiler artmt. O ana kadar CNN kanalnn zel olarak 'dini olaylara' bakan bir muhabiri yoktu. Tom Schweiker da, CNN'in Akdeniz ve genel olarak Mslman Ortadou'ya bakan muhabiri olmasna ramen Roma'ya da benzer bir nem verdii iin, ynetim, Tom'un Vatikan'la ilgilenmesine itiraz etmemiti. Kanal ynetimi, bu istein Tom'un kendi gemiiyle, onu ok kk yalardan beri izleyen bir eylerle ilgili olduundan habersizdi. "Bu akam, Vatikan'daki muhabirimiz Tom Schweiker' konuk ediyoruz sayn seyirciler. Tom, Papa I. Jean Paul'n lmne ilikin soruturma almasyla ilgili taleplerin arttna dair haberler geliyor." New York'taki spiker kr sal, ho bakl, Amerika Birleik Devletlerinin en nl haber spikeri Walter Casey idi.

Tom, Washington zerinden gelen uydunun sesi kulana ulatnda ban sallad. "Doru Walter. Saygn talyan gazetesi Corriere della Sera, Vatikan'n kendini temize kartmak iin byle bir soruturma amas gerektiini syleyenlerin banda geliyor." 67 "Sence Vatikan bir eyler saklyor mu?" "Bu son derece ak. Vatikan bu konuda bandan beri yalan sylyor Walter, son derece ocuka bir kurmaca bu. Papa I. Jean Paul, Vatikan'n yapt resmi aklamada belirtildii gibi zel sekreteri tarafndan bulunmam bir kere. Cesedin, Papa'nn zel hizmetini gren rahibelerden biri olan Hemire Vincenza tarafndan bulunduu biliniyor. Hemire derhal Vatikan'dan uzaklatrld. Nereye gnderildiini aklamay da reddediyorlar. "Papa'nn ld srada okumakta olduu belgelerle ilgili de baz kukular varm, doru mu?" "Vatikan nce, papann 'sa'nn taklidi' adl kitab okuduunu iddia etti, ancak bu iddia, kitap Papa'nn Vatikan'daki dairesinde deil de, Venedik'teki evinde bulununca geersizleti. Vatikan u anda, Papa'nn yeni terfilerle ilgili bir belgeyi incelediini sylyor, ama bunun da doru olmadna dair iddialar var, kendisi galiba efsanevi Ome-ga Parmeni ile ilgili bir zet okuyormu." "Sence bir otopsi yaplacak m Tom?" "Bunun iin byk bir bask var Walter, ancak Vatikan, Canon Yasas'nn bunu yasaklad gerekesine dayanarak otopsiyi kabul etmiyor. Ancak yle bir sorun var; baz ilahiyatlar, Canon Yasas'nn otopsi ile ilgili hibir ey sylemediini ileri sryorlar, italyan yasalarna gre mumyalama ile ilgili ilemler ancak lmden yirmi drt saat sonra, savclk izniyle balatlabiliyor, fakat Papa Jean Paul'n cesedi, derhal mumyaland. u anda Papa I. Jean Paul'n, muhtemelen dk tansiyonu iin ald ilacn iine katlan bir madde ile ldrlm olduuna dair gl bir izlenim mevcut." "Papa'nn salk durumu hakknda neler biliyoruz peki?" 68 "Papa, lmnden daha birka gn nce Doktor Gi-useppe Da Ros tarafndan muayene edilmiti. Doktor Da Ros, 'Non sta bene ma benone,' yani, 'iyi deil, ok iyi,' demiti. Venedik'teki zel doktoru ise Albino Luciani'nin ok iyi bir dac olduunu ve kalbiyle ilgili hibir sorunu olmadn sylyor." "Tom, bu gece bize katldn iin sana teekkr ediyoruz. Tom Schweiker, Vatikan'dan Papa I. Jean Paul'n kukulu lmyle ilgili bilgi verdi. Vatikan'dan verilen bilgiye gre yeni Papa'y seecek olan Kardinaller Meclisi, en erken 14 Aralk'ta toplanabilecek. imdi Beyaz Saray'dan haberlere geiyoruz. Bakan Carter, bugn srail Babakan ile Msr Devlet Bakan Enver Sedat arasnda geen hafta imzalanan Camp David anlamasndan sonra Ortadou'da barn hkim olacana gvendiini aklad..." Ayn gece, ge saatlerde otel odasnda uykuya dalmak zere olan Tom Schweiker, Vatikan'dan verdii haberleri dnyordu. Kbuslar, Idaho'daki bir patates iftliinde geirdii ocukluundan beri peini bir trl brakmamt; Tom'un, bittii gn huzur bulacana inand bu srekli kbuslar, 1960 ylnda henz on iki yanda iken ve alt yl nce kaybettii babasna duyduu zlemle yanp tutuurken balamt. O dnemde, Snake River Ovas'ndaki kk mahallelerine Rory Courtney adnda yeni bir papaz atanmt. Kocaman bir araba, tavuklar kararak evin nnde durdu. Tahta kap vuruldu. "Ben bakarm," diye seslendi Tom annesine, merdivenlerden ikier ikier inerken. "Peder! Ltfen ieri buyurun," dedi Tom. Mahalleleri-nin papazn kapda grmeye almt artk. riyar bir adam olan Rory Courtney, yirmilerinin ortasndayd ama kilo alm, salar da azalmaya balamt. Sol yananda, 69 genliinde madencilik yapt dnemlerde giritii bir kavgadan kalma, krmz, neredeyse yanayla ayn boyda bir yara izi bulunuyordu. "Teekkr ederim Tom, annen evde mi?" "Kim geldi Tom?" diye seslendi annesi mutfaktan. "Peder Courtney geldi anne" Tom'un annesi oturma odasna telala girdi, bir yandan ellerindeki unu siliyor, bir yandan da nln zyordu. "Ah Peder, dankln kusuruna bakmayn. Buyrun, ne olur oturun." Eleanor Schweiker aceleyle koltuun zerindeki dikiini kaldrd, mahallelerinin papaznn, kendisini pazarlar giydii en iyi elbisesi ile grmesini tercih ederdi. "nemli deil Eleanor, nemli deil. Fazla kalmayacam. Mahalleyi gezip, cemaatime bakyordum." Rory Courtney gayet rahat bir insand. Tom onun ziyaretlerini drt gzle bekler olmutu. Peder Courtney her

zaman arka bahede onunla top oynayacak zaman buluyordu. Onunla olmak, babasn zlemenin verdii acy hafifletiyordu. "Kahve alr mydnz Peder?" "Bir baka zaman Eleanor. Bak ne diyeceim, eer Tom gelecek pazar leden sonra bir ey yapmayacaksa, onu nehre gtrmek istiyordum. Altn arayabileceimiz harika bir yer buldum da." "Altn aramay bilmiyorum ki Peder," dedi Tom ekingen bir sesle. "Ben biliyorum, sana retirim. Sen sadece lastik izmelerini al yanna, gerekenleri ben getiririm." "Ah Peder, ne kadar naziksiniz," diye cevap verdi Eleanor Schweiker minnettarlkla. Tom bir baba figrnden uzun zamandr uzak kalmt. "Ben ikinize de piknik yemei hazrlarm." 70 "Teekkrler Eleanor. Sabah ayininden sonra gelirim," diyerek kalkmaya davrand. "Gle gle Peder." Tom ve annesi n kapya kp el salladlar. Peder Courtney'in byk ve eski Buick arabas arkasnda bir toz bulutu brakarak kasabaya doru ilerledi. K gnei, aalarla kapl dalarn zirvesine ulamt. Peder Courtney, arabay hzla akan nehrin kysndaki bir akla ekti. lk yamurlarla kabarm olan, dalardan gelen souk ve berrak su, kayalarn stnden akyordu. "Bu nehirde gerekten altn var m, Peder?" diye sordu Tom heyecanla. Bir yandan da annesinin o sabah erkenden yapt ekmekten kopard lokmay iniyordu. "Olmas gerekiyor." Tom, Peder Courtney'nin bir krek, bir kazma, iki kova, nne bir cam yerletirilmi parlak mavi plastik bir para ve garip hafif alminyumdan yaplm, tuhaf dikdrtgen bir kutudan oluan aletlerini amasna yardm etti. "Bu nedir Peder?" "Bir savak. Haydi bana yardm et de kuralm unu." Tom, dmemeye alarak kar kyya gemekte olan Peder Courtney'i izledi. Bu yeni papaz diye dnd Tom, ok iyi bir adam. "Altn, akl tandan daha ardr, bu yzden akl talarnn dibine ker." Peder Courtney savan iki yanna iki ta koyup dengeledi, sonra krei ald, Tom'a da kazmay verdi. Tom, canla bala kazmaya balad. On dakika sren sk bir kazma faaliyetinden sonra, her iki kova da akl ta ile dolmutu. "En nemlisi, ok fazla aklla doldurmamaktr, aksi halde altn da alp teki taraftan akar gider. Her zaman zgaralarnn st ksmn grmen gerekir," diye aklad Peder Courtney, bir yandan da yavaa savan stne akl 71 ekliyordu. Tom, akln zgaralardan ieri, arkasnda bir cruf brakarak akn izledi. "Pekl Tom, imdi zengin olduk mu olmadk m greceiz," dedi Peder Courtney yznde kocaman bir glmseme ile. Suyun altnda tuttuu tavay yavaa sallad. Birden, tavann dibinde sar bir prlt belirdi. "Peder, bakn!" diye gsterdi Tom. Peder Courtney, kk kleyi kara kumun iinden kard. Kle bir bezelye byklndeydi, ama Tom'a gre bu neredeyse madenin ana damaryd. "Orada msn Tom? Sana altn bulduk diyorum." O gn bulabildikleri tek altn klesi bu oldu. iki saat sonra tava, yarm ons altn tozu ile dolmutu. Peder Courtney bunlar kk plastik silindir bir kutuya kaldrd. Tom ok mutlu olmutu. "Araba kullanabiliyor musun Tom?" Peder Courtney, malzemeleri arabaya ykledikten sonra sordu. Tom olumsuz anlamda ban sallad. "Eh, gel bu yana bin, birazck kullan bakalm." Peder Courtney, src tarafnn kapsn at, Tom hemen atlayp beyaz direksiyona ve parlak kromdan kornaya sevinle bakt. "ok gzel arabanz var Peder." "Ya yle, deil mi. Tut bakalm direksiyonu," dedi ve bir kolunu Tom'un omuzuna att. Nehir kenar boyunca, yaklak bir mil kadar gittiler. Tom koca arabann iinde srtarak gidiyordu. "Eer houna gittiyse sana araba kullanmay retirim. Pazarlar ayinden sonra genellikle hi iim olmuyor." "Teekkrler Peder. Bu ok ahane olur," dedi Tom, Peder Courtney direksiyona getiinde gzleri parlyordu. Ama heyecan, Peder Courntey bir elini direksiyondan ekip Tom'un uyluuna koyduunda kafa karklna dnt. 72 "nsann papaz ile yakn olmas iyi bir eydir Tom. Tanr bunun byle olmasn ister." Peder Courtney, Tom'un elini yakalad ve pantolonunun n ksmna koydu. Tom, Peder Courtney'nin kara papaz kemerini zdn ve kara papaz pantolonunun fermuarn atn fark etmemiti. Kara,

Papazkaras. Uursuz, eytani kara. Peder Rory Courtney, kemerini gevetmek de dahil olmak zere her eyi ince ince hesaplamt. Tom, heyecanla arkasn dnp arabann src koltuuna atlarken, ok kolay olmutu her ey. Peder Courtney'in bu becerisi, yllarn tecrbesinin bir sonucuydu. Her seferinde ikyetler balar ve her seferinde Vatikan, ikyetleri susturur ve Papaz' durumdan hi kukulanmayan baka bir grup ocuun arasna gnderirdi avlansn diye. Buras Peder Courtney'in son yl iinde gnderildii nc mahalle idi. Tom elini ekmeye alt, ancak Peder Courtney ocuun elini kalkm organnn stne sk sk bastrd. Tecrbeli bir hareketle koca arabay o hafta banda kefini yapt yan yola ekti ve nehir boyunca srmeye balad. Yoldaki allklarda bitince, motoru durdurdu ve iki eliyle birden Tom'u okamaya balad. Tom, dehet iinde kendi organnda da kprtlar olduunu fark etti. "te bak. Ne gzel deil mi?" Peder Courtney tek bir harekede pantolonunu indirdi, Tom'un elini tekrar yakalad ve hafif bir lkla boalana kadar kendi kendini tatmin etti. aknlk iindeki Tom, iyice kapya doru yanat, Pe-der'den mmkn olduu kadar uzak olmak istiyordu. "Eer annene sylersen, hi iyi bir ey olmaz Tom. Sana asla inanmaz, ama ben sana yine araba kullanmay retirim... Tamam m?" 73 "Hayr, teekkr ederim" dedi Tom fkesini bastrmaya alarak. Kzgnd. Utanmt. Kafas karmt. hanete uramt. O gece, haftalk banyosunu alrken de gemeyen bu duygular, bir daha onu asla terk etmeyecekti. Tom, Peder Courtney'in nehirde altn arama teklifini reddedince annesi ard. "Bu senin iin iyi bir ey Tom. Ayrca o bizim papazmz, sana zaman ayrd iin kretmen lazm." "Hayr, istemiyorum." "Ama neden?" Tom cevap vermedi. Koarak st kata kt, odasnn kapsn arparak kapatt ve saatlerce dar kmay reddetti. Annesi ok ama ok kzmt. Haftalarca birbirlerine ok souk davrandlar. Derken baz sylentiler yaylmaya balad. Drt kuaktr patates reten bir iftliin sahibi olan, kilise byklerinden Koca Mitch Coburn, n bahesinde toplad kk bir kalabala bu ikyetlerden sz etti. Eleanor Schweiker, onun anlattklarn giderek byyen bir dehet duygusu ile dinledi. "Bobby Shanahan, Hughie Taylor ve kk Jimmy Os-borne. Hepsi... Azlarna tek lokma koymuyorlar, yataklarn slatyorlar, fke iindeler. Ama sadece onlar da deil. Durumdan ilk kukulanan Taylor nine olmu. Bana kotu hemen ve ben utan iinde, inann utan iinde ona benim bahemde byle eyler konuma sakn dedim." Genelde, kocaman, nazik ve neeli bir dev olan Mitch Coburn, o gn stnden Massey-Harris bir traktr gemi gibi grnyordu. "Keke yanldmz syleseydim size. Piskopos'u aradm hemen, bana sesimi kartmamam bunun ilk kez olmadn syledi. Peder Courtney'i buradan alacak, Kardinal de gelecek hafta Chicago'ya gereken dzeltmeleri yapmaya gelecekmi" 74 "Bu ilk kez olmuyormu da ne demek Mitch?" diye sordu Eleanor, sesi elik gibi kmt. "Kardinal'in yapaca o gerekli dzenlemeler de neymi?" Midesi sanki bir amar makinesi gibi alkalanyordu. "Benim Tom'um, o papazla birlikte gezmeye gittiinden beri ok deiti ve olup bitenleri konumay da reddediyor." Eleanor'un yz bembeyaz olmutu, fkesini bulduu ilk hedefe yneltti. "Ben papazdan hi phelenmemitim, ama sen imdi bu ilk kez olmam diyorsun! Benim olumun bana neler geldiini sadece Tanr bilir. Elimden ancak kiliseye ikyet etmek geliyor, o kilise de bu papaz koruyor, stelik benim ocuumun ve onun gibi Rory Court-ney'in elini srd dier ocuklarn yaadklarn grmezlikten geliyor. Eh, sen de, deerli kilisen de ve o papaz da cehennemi boylarsnz umarm." Mitch Coburn, fkeli annenin syledikleri karsnda gzlerini krptrd. "Biliyorum, Eleanor, biliyorum. Bu ok korkun bir felaket." Syleyebildikleri ancak bu kadard. Tom Schweiker, uykusunda her aileye, susmalar karlnda elli bir dolar neren kilisenin ansyla inledi. Papaz kiliseden atlana kadar herhangi bir ey imzalamay reddeden anne ile bu olayn onu deil, sadece kiliseyi ilgilendirdiini syleyen Kardinal'in ac ansyla. Tom, Bobby Shanahan ve Hughie Taylor'un intiharla-ryla perian olan kasabann ansyla ter iinde uyand. Hibir eye aldrmayan, kendi imajn korumak iin Rory Co-urtney gibi bir adam elini kolunu sallaya sallaya bir sonraki mahalleye yollayarak, daha birok hayatn mahvolmasna neden olan ve btn bunlar sa'nn adna yaptn iddia eden kiliseye duyduu fke bykt. 75

Lorenzo Petroni'nin kendini tatmin olmu hissetmek iin birok nedeni vard artk. Polonyal Karol Wojtyla, Papa II. Jean Paul adyla Papa seilmiti. Kardinal Villot Babakan Kardinal olarak tekrar atanmt ve Petroni de yeni Papa'nn Vatikan Bankas'n da kontrol edebilen mstear olarak kalmt. Ama hl hallolmam iki mesele vard. Petroni, zarif parmaklarn masann stne vurarak uygun zmleri dnd. Omega Parmeni, ok az kiinin bildii gizli arive kaldrlm ve karlan zet yok edilmiti. Ancak Ca' Grandal profesr ile Peder Giovanni Donelli hl sorundu. Profesr Fiorini'nin icabna ok abuk baklmas artt. En ksa zamanda talyan zmne bavurmak ve bunun iin de ilk frsatta Giorgio Felici ile konumak gerekiyordu. Geriye sadece Donelli kalyordu. Yeni Papa, kendi zel sekreterini getirmi, Petroni'de Papa II. Jean Paul'e, Donelli'ye iyi bir yer bulunacana teminat vermiti. Kriz srasnda Donelli'nin soukkanllna ve Papa I. Jean Paul'n lmyle ilgili basn aklamasna gsterdii direnie kzan Petroni, istifa edeceini umarak onu Vatikan Ktphanesi'nde son derece skc bir ie tayin etmiti. Gen papazlar, genellikle kolay kontrol edilirler diye dnd fkeyle. Ancak, Donelli'den herhangi bir istifa belirtisi gelmemiti ve Petroni onu bir nce Vatikan'dan ve iktidar koridorlarndan uzaklatrmak zorundayd. Hl uygun seenekleri dnen Petroni, yeni Papa'nn dikkatine sunaca dosyalar iaretliyordu, tabii ki sadece Papa'nn grmesine izin verebileceklerini... Azizlikle ilgili bir soruturma... Opus Dei'den gelen delegasyon... ABD'nin italya bykelisinin Papa'nn huzuruna kabul ricas... Bir sonraki dosya onu irkiltti... niversite nerisi. Petroni bunu oktan unutmutu, ancak Din Adamlar Konseyi'nden sorumlu olan inat ve titiz yal Kardinal, mtevvefa Papa I. Jean 76 Paul'n stnde srarla durduu konuda drt aday seip yollamt. Petroni tam dosyay hasralt edip arive yollamak zereyken, birden durdu... Drt isme bir gz att... iki rahip ve iki rahibe. En azndan sayy doru anlamlard. Zaten bir rahibenin, bir rahibe bu kadar yaklaaca baka bir yer de yoktu. simler, kontroln elden katna ilikin herhangi bir ey iermiyordu ancak, dnd, eer Donel-li de bu programa dahil edilirse, onu Vatikan'dan gndermek mmkn olabilecekti. Bir kez daha, gen rahibin, l Papa'nn odasnda, elinde tuttuu zetten ne kadarn grm olabileceini dnd, acaba 'talyan zm' Donelli'ye de uygulanmal myd? Donelli, l Papa'ya ok yakn bir isimdi, bu ok riskli olabilirdi. I. Jean Paul'n lmyle ilgili speklasyonlar daha devam ederken, Donelli'yi ortadan kaldrmak ok geni bir soruturmann yolunu aabilirdi. Donelli, Petroni'yi ilk tantklar andan beri kayglandryordu. Bu adetik gen rahibin son derece keskin bir zeks ve gayet karmak konular zmekte stn bir becerisi vard. Kendinden baka hibir eyi sevmeyen Petroni, btn rakiplerine duyduu gibi ona da byk bir kskanlk duyuyordu. Giovan-ni'nin kiisel tarihini deti olduu zere dikkade aratrm ve birbirine son derece bal bir aileden geldiini grmt. Donelli'nin hayatn iine bylesine kolay adapte olmasna amamak gerekiyordu. Kendi fkeli babasnn hayali bir an gzlerinin nnde belirdi ve Petroni, bilinsizce, hibir eyden haberi olmayan Giovanni'ye yneltti btn nefretini. Bu duygular iinde, kara kapl defterinde gen rahibin isminin yanna tek yldz koydu. Ama gereki olmalyd; Petroni fkesini bastrd ve niversite nerisini kendi yararna kullanmaya karar verdi. Giovanni'yi tekrar niversiteye gndermek, Petroni'ye ikili bir yarar salayacakt... Giovanni iktidar koridorlarndan yok edilerek, par77 lamaya balayan ismi unutturulacakt. Ancak daha da nemlisi, bu durum Petroni'ye bir iletiim kanal aacak ve bu hi istemedii laik programda yaananlar kontrol edebilecekti. Petroni, listedeki rahiplerden birinin adnn stn izip yerine Peder Giovanni Donelli yazarken sinsi sinsi glmsedi. Bapiskopos Petroni'nin arsna uyan Giovanni, i ofisteki odann kapsn almadan nce bir an duraklad. Dncelerini toplad ve Petroni'nin kendisiyle konuacan dnd konular bir kez daha aklndan geirdi. Bu hafta Kardinaller Kurulu ve Bapiskopos bir kez daha Vatikan II ve doum kontrol konularn tartacaklard. Kapy ald ve odadan ieri girdi. "Oturun Peder Donelli." Bapiskopos Petroni, sa eliyle, masasnn nnde srekli duran yksek srtl iskemlelerden birini iaret etti. Petroni, kendi masasn ve koltuunu birka santim daha yksek yaptrmt, bylece karsnda oturanlara tepeden bakabiliyordu. "Kardinaller Kurulu yarn toplanarak, Vatikan II ile ilgili ilerleme raporunu tartacak." Kardinal Petroni bir yandan konuurken, bir yandan da dalgn dalgn ince kemikli parmaklarn inceliyordu. Giovanni bu taktii hemen hatrlad -meseleyi nemsizmi gibi ortaya koy- ve derhal gardm ald. "Kk bir kilisede almtnz? Nerede demitiniz?" "Maratea, Ekselanslar. Napoli'nin gneyinde, Tiran Denizi kysnda kk bir kydr." "Ah evet, hatrladm. Sylesenize, cemaatin Vatikan II'ye tepkisi ne olmutu?" Bu aslnda tuzak dolu bir soruydu. 1962 ylnda, Papa XXIII. Jean'a neden ikinci Vatikan Konseyi'ne ihtiya duyulduu sorulduunda, Kutsal Baba, gznde bir prlt ile yerinden kalkm bir pencere am ve "Kilise'nin btn pencerelerini amak istiyorum, byle78

ce biz halk, halk da bizi grebilecek" demiti. Kardinaller Konseyi, kendine zg bir mantkla, kamuya kar Vatikan II'yi destekliyormu gibi grnmesine ramen, ieride muhalefet etmiti. Sradan insanlarn Katolik Kilise'sinin dnda kurtulu aramas, papazlarn iktidarn ciddi bir ekilde tehdit ediyordu. "Vatikan'a II sunulduunda, ben henz mihrap grevlisi bir ocuktum Ekselanslar" Giovanni'nin dnceleri, inanl bir ailenin iinde byd, kk balk ky Maratea'ya gitti. Mihrap grevlisi olarak ilk gn, sadece kendisi iin deil, ailesi iinde byk sevin ve gurur dolu bir gn olmutu. Addolorata Kilisesi, Apenin Dalar'nn eteklerindeki Golfo di Policastro'da, Tiran Denizi'nin zmrt yeili ile mavi arasnda deien sularnn kysndaki Maratea balk Liman'nm arkasnda dan srtna sralanm evlerin kiremit kapl damlarnn stnden ykseliyordu. Giovanni Donelli, bir gece nce annesinin uyumadan dikip bitirdii beyaz cbbesini giymiti. Ayinden yarm saat nce kiliseye gelip en n sraya yerlemi olan ailesine bakt. Babasnn yz parlyordu, annesi sessiz bir gururla oturuyor, kk kardeleri Guiseppi ve Giorgio sanki al-drmazm gibi bakyorlard. Cemaat, eski tahta sralarda yerini ald ve Peder Vincenzo Abostini vaazn vermek iin hazrland. Gayet gzel korunmu olan kk kilisenin vaaz krss yoktu, ama sa ve Meryem ana, buna elbette ki itiraz etmezdi. Mihrap, kyn hanmlarnn her hafta tertemiz ykayp tledii incecik, beyaz bir dantel rt ile kaplyd. ki mermer stunun arasndaki duvarn st ksmnda, Meryem'in normal insan boyutlarndaki heykeli, ayaklarnn dibindeki alt altn amdann stnden cemaate bakyordu. Giovanni, mihraba kan merdivenlerin stne 79 oturmu, seyrek sal, koca gbekli, tombul yanakl bir adam olan Peder Abostini'yi dikkatle dinledii o an daha dnm gibi hatrlyordu. "Size Kutsal Baha'mzdan bir mesaj getirdim" diye balad Peder Abostini krsnn iki yann tutarak. 14 Ekim 1962, Pazar gn, ayn mesaj dnyann drt bir yanndaki btn Katolik kiliselerinden ayn anda kilise cemaatlerine iletiliyordu ama Peder Abostini, bunu sanki Mara-tea'da yaayan kyllere zel olarak gnderilmi bir mesaj-m gibi gstermeyi baaracak yetenekte bir insand. "Papa'mz hepinizi kutsuyor ve dualarnz eksik etmemenizi istiyor. Bakire annemiz ve efendimizin efaatiyle, Roma'da Aziz Peter'in mezarnn banda, kinci Vatikan Konseyi topland. Papa'mzn mesajna ben kendiminkini de eklemek istiyorum. Vatikan II'ye ne kadar byk umutlar baladnz biliyorum, ama ltfen unutmayn, bir sonuca varmak zaman alacaktr." Halkna kar sorumluluuyla gerek bir papaz olan Vincenzo Abostini, cemaatini ok fazla ey ummamas iin uyarmay grev bilmiti. Vatikan'da epeyce kalmt ve Kardinaller Meclisi'nin herhangi bir deiime gsterdii gl direnii yakndan tanma frsatn bulmutu. "Birounuz, doum kontrol gibi konularda ok ey bekliyorsunuz, biliyorum. Ancak, bu tr deiikliklerin bir gecede meydana gelmeyeceini size hatrlatmak isterim." Vatikan'n doum kontrol konusundaki sk yasa, milyonlarca Katolik'in byk eziyet ekmesine neden oluyordu. Rahip, en n srada oturmakta olan Giovanni'nin annesine bakt. Daha bir gn nce, kilisenin gnah karma hcresinin iki yanna birlikte oturmular ve kadncazn itiraf ettii gnahn sululuunu birlikte tamlard. Ce80 maatinin byk bir ksm gibi o da Kilise'nin rettikleri nedeniyle azap ekiyordu. Bu dogmann ncil ile pek bir ilgisi yoktu. Vatikan, cinsellii kitleler zerindeki iktidarn tahkim etmek iin kullanyordu. "Byle bir konseyi toplantya armak, Kutsal Baha'mzn ne kadar byk bir lider olduunun gstergesi," diye devam etti Peder Abostini. "Onun kelimeleriyle syleyecek olursam, kendisi Kutsal Kilise'nin kaplarn aggior-namento'ya yani inancn yenilenmesine ve modernlemeye doru sonuna kadar at. Yahudi inancna kar tutumun, kilisenin gemite antisemitiz olmasna yol atn dier dinleri lanedeyeceine, onlarn insanla sevin tadn syledi. l Papa, tam bir halk adam. O bizden biri. Onunla ilgili anlatlan bir eyi hi unutmam; bir gn aynaya bakm ve demi ki... "Ne kadar irkinim!" Maratea kyllerinden ykselen kahkaha, tamamen 'kendilerinden biri' olduklarna inandklar bir Papa'ya duyduklar muhabbetten kaynaklanyordu. Bu Papa sayesinde, kilise eskisi kadar hiyerarik olmayacak, kaplarn herkese aacakt. Asl kkeni olan cemaatinin ve Vatikan'n duvarlarnn dndakilerin ihtiyalarn daha ok karlayacakt. Tpk sa'nn kendisi gibi Papa XXIII. Jean'da, kylleri, kilisenin en nemli paras olarak gryordu. Papa Jean, kiliseyi en tepesinde kendisinin oturduu, piskoposlarn da dallarn kaplad bir aa olarak deil, stnde biten her otun, Tanrnn yaratt insanlar temsil ettii bir tarla gibi gryordu. Kilisenin bu bak as Giovanni'yi ok etkilemi ve kariyerinde ilerlemeye tevik etmiti. Bu felsefe iine iyice yerlemi ve hem kendi geliiminin hem de cemaatine verdii eitimin temellerini tekil etmiti. Bu felsefe, karanln ve kukularn hkim olduu dnemlerde yolunu aydn81

latan kt ve ok yakn bir gelecekte snanacak olan kendi i gcn oluturmutu. Bapiskopos Petroni ve destekileri, dogmadan en kk bir sapmay bile sessizce bastryorlar, Vatikan II'nin yanksn susturmaya hazrlanyorlard. Ancak Akdeniz'in dier ucunda, l Deniz'i evreleyen scaktan kavrulmu tepelerden birinde bulunan maarann iinde, dogmaya kar ok daha byk bir tehdit kefedilmek zereydi. "Peki Peder Abostini Vatikan II hakknda ne demiti?" diye sordu Bapiskopos Petroni, Giovanni'nin yorumsuz cevab cann skmt. Giovanni, az nce hangi kilisede greve balam olduunu soran Bapiskopos Petroni'nin, sz konusu kck kilisenin o zamanki grevli rahibini gayet iyi bildiini grnce sarsld. "Kutsal Baha'mzn mesajn destekliyordu, Ekselanslar." "Elbette. Peki halkn Humanae Vitae nsan Hayatlar- hakkndaki tepkisi nasld?" "Maratea kck bir kydr Ekselanslar, ama dnyadan yaltlm deildir, ayrca kyllerin byk bir ksm haftalk 'Katolik' dergisini izler. Dergide Kanadal piskoposlarn doum kontrol konusunu vicdana braktklarna ve bunun birok Kanadalnn sululuk duygusunun verdii arlktan kurtulmasna neden olduuna dair haber yer aldnda Marateal kyllerin byk bir ounluu, kendilerinin de ayn rahatl yaayamamaktan duyduu znty dile getirmiti." "Kanadal piskoposlarn bu itaatsizlii kimsenin dikkatinden kamad Peder." "Maratea halk balkdr Ekselanslar... Zor zamanlarda, gl imanlar onlara ok yardm eder." 82 Bapiskopos Petroni, masasndan kalkt, arkasn dnd ve San Pietro Meydan'na bakan pencerelerin nne gitti. Giovanni yerinde kald. "Kutsal Baba'mz, kilise mensuplar arasndan seilmi rahip ve rahibelerin bir pilot program erevesinde devlet niversitelerine gnderilmesine karar verdi. Bu benim muhalif olduum bir program, Peder Donelli, ama Kutsal Baha'mz son derece kararl." Petroni, masasnn bana dnd ama oturmad, Giovanni'ye bakyordu, mavi gzleri elik gibi souktu. Petroni, Kutsal Baba tarafndan bile ynetilmekten hi holanmyordu. "Siz, Peder Donelli, bu programa nclk etmek ve verimlilii ya da verimsizlii zerinde rapor vermek zere seildiniz," dedi Petroni, 'verimsizlik' kelimesini zellikle vurgulayarak. "Ayrca programn sizden daha gen yelerinin raydan kmamasnn da garantisi sizsiniz." "Ama ben iki niversite bitirdim zaten Ekselanslar, ilahiyat ve kimya," dedi Giovanni, iyice armt. Petroni'nin gzleri ksld, Giovanni verdii cevaptan dolay piman olmutu bile. "Bundan haberim var Peder," dedi Petroni tane tane "Kutsal Baha'mz, ilahiyatn hi olmazsa retilmesi gerektii yerde, Katolik niversitelerinin gvenilir bilgisiyle retilmesine ikna edebildim. Siz ve dier kii yeni bir alanda eitim alacaksnz, din felsefesi konusunda. Ayrntlar ve raporlarla ilgili gerekenler bu dosyann iinde. Her rapordan tek kopya istiyorum, baka bir nshas da olmayacak. Bu raporlar benim dikkatime yazlacak ve her renciyle ilgili bir genel durum zetini ierecek, kilise retilerinden en kk bir sapma bile belirtilecek." lerleyen yllarda Giovanni, Bapiskopos Petroni'nin paranoyasnn nedensiz olmadn sk sk hatrlayacakt. 83 "Bu yln sonunda Milano Devlet niversitesi'ne gideceksiniz." Giovanni ekildi, ancak hrsl Bapiskopos'un, gen rahibin kariyerini son kez etkileyii olmayacakt bu. Giovan-ni'nin bir sre sonra kefedecei gibi, Kutsal Ruh bazen garip eyler yapabiliyordu. ki hafta sonra, Petroni, yeni Pa-pa'nn huzuruna arld. "Gel bakalm Lorenzo." Kutsal Baba, Bapiskopos'a rahat bir koltuu iaret etti. "Artk yerletiim iin, yeni atamalarla ilgili listeye bakma ansm oldu sonunda, senin de Vatikan'n tozlu koridorlarndan kma zamann gelmi." Petroni'nin kalbi duruyordu az daha. Onun gc, sk skya Vatikan'a ve Vatikan Bankas'na balyd nk. Kendisini saf d brakmaya kalkann kim olduunu dnrken, yaad hayal krkl birden bire fkeye dnverdi. Petroni, kontroln kaybetmemeye alyordu ama Kutsal Baba glmsyordu. "Bana Milano'da iyi bir adam lazm Lorenzo. Sen ok iyi bir Bapiskopos'sun ama bir Kardinal olarak daha iyi hizmet verirsin, yle deil mi?" Petroni, hibir duygu belirtisi gstermeksizin ban sallayarak karara boyun emi gibi yaparken, iinden kendi kendini tebrik ediyordu. "Teekkr ederim Kutsal Baha'mz, ben her yerde hizmetinizdeyim." Petroni Papa'nn ofisinden byk bir tatmin duygusu ile kt. Eer meclis dnda hizmet verecekse, Milano'nun kardinal bapiskoposu olmak gayet gl olmak demekti ve bu yol Peter'in Anahtarlarn almak yolunda doru bir yoldu. Ancak bu tatmin duygusu ok uzun srmedi. ok ender uzun srerdi zaten, ofisine dnd, yavaa ve titizlikle niversiteye gidecek adaylarn dosyalarnn stnde almaya balad. u ana kadar olaan d hibir ey arp-

84 mamt gzne, hepsi de italya'nn krsal blgelerinden geliyorlard. Allegra Bassetti adnda, Tricario'dan gelen aday, akademik olarak dierlerinden syrlyordu bir sr akademik baar dl, her konuda olaanst yksek notlar- parlak ve gen bir yaratkt demek. Petroni, bu baarnn hibir ie yaramayacan biliyordu, nk alt taraf bir kadnd. Sekterinin dmesine bast. "Bana Tricario Piskoposu'nu balayn," diye emretti. Ky kiliselerinden birindeki zavall yoksul bir rahibe iin niversite bursu organize ederek zamann harcad iin kzgnd. Petroni, ksa bir zaman sonra, bir kadnn gcn asla kmsememesi gerektiini renecekti. 85 10 Tricario Gney talya'da 'izmenin topuunun i ksmnda', Tricario kasabas asrlardr, hrpalanm, ancak hi boyun ememi bir ekilde Eski Appia yolunun zerindeki bir tepede ayakta duruyordu. Da bir zamanlar, mee ormanlaryla kaplyd ancak insanolunun ilerleyii, ormanlarn bir daha grlmemesine neden olmu. Romal mhendisler, yollar aalarla kapl araziye gre yapmlar, onlardan da nce Yunanllar evredeki tepelere yerlemilerdi. Dan sarp granitten zirvesini kaplayan yln ilk kar gnete parlyor, vadideki kvrla kvrla akan nehirden karlm ki-retalarndan yaplm snr izgileri, tpk yama iinden bir yorgan gibi uzanan tarlalarn arasndaki ek dikileri andryordu. On nc yzyldan kalm olan San Domenico Manastr, kasabann karsndaki bir tepede tek bana duruyordu. Manastr ve kasabay, vadinin sonunda, binlerce yldr yaan yamurlarla anm tahtadan bir kpr birletiriyordu. Bir saat sren sessiz duasn bitirip ha kartan Alleg86 ra Bassetti, kk ve ok az eyayla denmi odasnn penceresine doru ilerledi. Siyah salarn, rahibe aday giysisinin balnn altna gizlemiti. Biimli bedeni ayn ekilde, rahibelere zg giysisinin altnda gizlenmiti. Bir zamanlar beyaz olan Tricario'nun ypranm binalar, serin sonbahar nda daha az kirli grnyordu. Krk dkk kiremit damlar, bir gnn daha bittiini syleyen gne nlar ile turuncuya dnmt. Bu kiremitlerin altnda, Tricario halk, tpk asrlardr yaamakta olduu gibi yaamaya devam ediyordu. Etle trnak gibi. Yaklak sekiz yz aile, birbirine, darack sokaklar, parke tandan caddeler, dkknclar, ayakkab tamircileri, demirciler, nalburlar, kyller ve padroni ile dolu pasajlarla bal bir ya da iki odal evlerde yayorlard. Tepenin stndeki Norman kulesi, kasabay koruyan bir beki gibi ykseliyordu, bunun tam altnda bulunan st meydann bir ucunda, piskoposun soluk renkli terasl saray bulunuyordu. l Comune, yani belediye bakannn ve kasaba yneticilerinin binas, Piskopos'un saraynn sol tarafnda yer alyordu. L'Ufficio Postale sol taraftayd. Alt meydan ise kasabann tek ana caddesinin dier ucunda, birka yz metre tedeydi. Meydann her iki tarafnda, epeydir tamir yz grmemi dkknlar, tpk sarholar gibi birbirinin stne yklmlard. Glgeler uzarken, Allegra'nn dnceleri ailesine dnd, yorucu bir i gnn ardndan tarladan dnmekte olan annesi, babas ve srtlarnda apalaryla Antonio, Sal-vatore ve Enrico adndaki aabeyi gznn nne geldi. Babas Martino Bassetti, bir aile reisine yarar bir ekilde, srtnda akam yemeinin ateini yakmak iin toplanm al rp yznden dengesini zar zor salayan eee binmiti mutlaka. ki kk erkek kardei Umberto ve Gu-!seppe oktan okuldan eve dnmt ve Nonna, her zaman 87 mutlaka bir yaramazlk yapm olan en kkleri Guisep-pe'yi azarlyordu. Allegra, ailesi iin iinden dua etti ve Tanrya her biri iin kretti. Bu gece onlar grmeye izin kt iin bir kk kr duas daha eklemeyi de ihmal etmedi. Her iki ayda bir, ayn son gn, eer pazar gnne ya da belli eylerin yaplmas zorunlu olan bir kutsal gne rastlamazsa, kyde ailesi olan rahibelerin kk eri kpry geerek akam yemei iin evlerine gitmelerine izin veriliyordu. Allegra, bu gnleri iple ekerdi, ama bu gece can skknd. Bir saat nce Barahibe'den bir haber gelmiti; ertesi gn sabah saat dokuzda onu grmek istiyordu. Allegra merak iindeydi, acaba nasl bir gnah ilemiti de, Alberta Ana'nn dikkatini ekmiti. Kasabaya doru yola kma zaman gelip, kil ve kire ta ile yaplm yolu ap, ta merdivenlerden inmeye baladnda, Allegra biraz daha rahatlamt. Erimi kar sularyla iyice soumu olan berrak su kprnn altndan ka-bararak akyordu. Allegra, nemli ve rm tahtalarn arasndaki boluklara dikkat ederek yrmeye devam etti. Kye doru kan bayr olduka dikti ama tepeye doru parke tandan dar sokaklara balanyor ve kasabann kakofonisi, kirli yzl evlerin duvarlarnda yanklanyordu. En az bir dzine radyo akt. Bu blgeden alnan tek radyo istasyonundan gelen ve eski hoparlrlerden kan czrtl ses, karalar

giyinmi Nonnalarn kklad tavuklarn gdaklamasna karyordu. Bu uyumsuz koroya, evlerin arka avlularnda beslenen domuzlarn ya da nlerine bir tutam saman atlm eeklerin grltleri elik ediyordu. Biraz tedeki bir evden bir aile kavgasnn sesi geliyordu; tam otuz yl kocasnn her trl kahrn ekmi bir kadnn, adamn daha gen bir kadna duyduu ehvete gsterdii itiraz l yan kapdaki ocuklarn alamalarna, hayvanlarn 88 seslerine ve frlatlp atlan tabak anan sesine karyordu. Gney talya'da akam kyordu. Allegra bu kaosa hi aldrmad. Gelen sesler, kendi bym olduu, kuaklardr Bassetti'lere ait olan evden zaman zaman ykselen seslerden hi de farkl deildi. Ahra alan 'V eklindeki merdivene doru ilerledi ve evin kapsndan ieri girdi. Ban ak kapdan ieri uzatt. "yi akamlar," diye seslendi. Onu ilk fark eden Guiseppe oldu. Tombul bacaklar ile ona doru kotu ve rahibe cbbesinin eteklerine smsk yapt. "Anne, baba! Allegra geldi." "Hey, ufaklk!" Allegra Guiseppe'yi tuttuu gibi havaya kaldrd. Guiseppe'nin koyu kahverengi gzleri memnu-niyede ldyordu. Allegra annesine, Nonna'ya ve erkek kardelerine sarld. Babas ieride tra oluyordu, ancak st meydandaki akam iin hazrln bitirir bitirmez o da gelip kzna sarld. Kocaman kaba tahta masada, byk bir ksenin iinde akam yemei, yannda atal kaklar ve kaln bir tahtann zerinde ekmekler hazrd bile. "Tam zamannda geldin Allegra" dedi annesi. Duman tten uzun makarnay eski bir tencereden alp iki kulplu bir sahana geirirken. Allegra'nn kendini bildi bileli kullanlan eski ve anm seramik anaa duman tten makarnay koydu ve masaya getirdi. Babas, Nonna'nn o sabah taze taze yapt kocaman ekmei dilimledi Guiseppe hemen elini uzatt. "Guiseppe, Allegra kran duasn bitirmeden, baban da yemei datmadan olmaz!" diye azarlad anneleri. Gu-!seppe kck elini geri ekti ve ablasna srtt, kahverengi gzlerinde yaramaz prltlar vard. 89 "Kutsa bizi Tanrm, cmertliin sayesinde soframza gelen ekmee krler olsun. Efendimiz sa'ya krler olsun... min." Btn aile tekrarlad "Amin." Hep birlikte babalarnn makarnann stne sarmsak ve zeytinya dkmesini, annenin de peynir eklemesini beklediler. Baba, atalna koca bir lokma makarna sard ve sonra ailenin geri kalan yeleri de anaa uzandlar. "Eee, manastrda iler nasl gidiyor?" "yi, baba" diye cevap verdi Allegra, "Ya burada?" Babas omuzlarn silkti. Uzun boylu ince bir adamd, ama yllar biraz omuzlarn drmt. Patateslerin yamura ihtiyac var" diye cevap verdi uzatmadan. "Barahibe'ye Tanrdan istenecekler listesine yamuru eklemesini de syleyeyim bari," dedi, her zaman iyimser olan Allegra. "Her yerde ayn ite," dedi annesi. Caterina Bassetti, kocas ne kadar uzun boylu ve inceyse, o kadar ksa boylu ve tombuldu. "La Signora Bagarella El Nino yznden di-yor. "La Signora Bagarella m?" diyerek yzn ast Marti -no. "O nereden biliyormu ki. Kuraklk ite. Ne eksik ne de fazla." "Ama ok sk kuraklk olmaya balad Baba. La Gazet-ta'da geen hafta bir haber vard," diye aklad Allegra, babasnn efsanevi inad ok yldrc olabiliyordu. "Kresel snmay El Nino'ya ve ormanlarn kesilmesine balam. Amazon'da ylda alt milyon dnmden fazla orman yok ediyorlar. Yani dakikada bir futbol sahas kadar bir alan gidiyor!" "Sen ok fazla okuyorsun kardeim/' dedi byk aa90 1 beyi Antonio kulan ekercesine, sesinden akll 'kk kz kardei'nden duyduu gizli gurur hissediliyordu. Kz kardeinin, evre sorunlarna ve ona ayn derecede atlaka gelen bir sr meseleye duyduu tutkulu ilgi houna gidiyordu. "Ama siz olanlar da hi okumuyorsunuz" diye azarlad anneleri. "Hi kurbaa kalmad evrede, bu ormann iyi durumda olmadnn iareti." O da, La Gazzetta delMez-zogiornodaki haberi okumutu. Bassetti Ana, okulu on drt yanda brakmt ama merakl akl, tpk kz gibi hi durmadan alrd.

Yemek bittiinde Martino Bassetti masadan kalkt, gri, zenle taranm salarnn stne kondurduu eski ve anm apkasn dzeltti. "Sadece kuraklk diyorum size, La Signora Bagarella' da rgsyle megul olsa daha iyi olur," diye sylendi inatla, sonra kapdan kt ve st meydann yolunu tuttu. "yi akamlar baba," diye seslendi Allegra giderek uzaklaan babasnn ardndan. Martino Bassetti, arkasn bile dnmeden el sallad, oktan nndeki gecenin faaliyetlerine younlamt bile. Allegra kendini bildi bileli, babas her akam yemekten sonra, ya evden ok uzak olmayan araphaneye gider ya da her ayn ilk pazartesi gn sinemann yolunu tutard. Her ay deien kovboy filmine sadece erkekler giderdi. Martino Bassetti ve kyn dier erkekleri, srekli titreyen projeksiyon makinesinin iki yanndaki sralara otururlar ve prtkl duvarda filmin balamasn beklerlerdi heyecanla. "Neden kovboy filmlerini sadece erkekler seyrediyor, anlamyorum" dedi Allegra ikyet dolu bir sesle. "nk Piskopos yle istiyor," dedi Enrico memnun bir sesle Enrico, Allegra'dan sadece bir ya bykt. Bu iki ortanca arasndaki kavga hi bitmezdi zaten. Bir nceki 91 hafta Tricario Piskoposu, haftalk vaaz srasnda herkese, "Kovboy filmlerinin batan karc eylerle dolu," olduunu hatrlatm ve kendisine saygs olan hibir Tricariolu kadnn, sinemann tozlu demesinin stne gelii gzel atlm bez iskemlelerin zerinde grnmemesi gerektiini sylemiti. "Piskopos her konuda hakl deil," dedi Allegra, annesine masay toplamak iin yardm etmek zere yerinden kalkarken. Bu, Kilise'nin ve erkek egemen toplumun kstlamalarna kar ilk bakaldr sinyallerinden biriydi. Eve dnmek, Allegra'nn kk kydeki normal hayat zleme-sine neden olurdu hep. Ailesinin artk oktan normal kabul ettii birok gnlk faaliyetten, -yukar meydanla aa meydan arasndaki akam yryleri, pazarda dedikodu yapmak, arkadalarla ve komularla gevezelik etmekmanastr dndaki hayatn sunduu birok tecrbeden ekilmi ve yoksun hissederdi kendisini. Zaman zaman okuldan tand kzlar gibi bir erkek arkada olsayd ne olurdu diye dnrd; acaba bir baka insana kendi gerek dncelerini ve korkularn sesli bir ekilde anlatmak nasl olurdu, merak ederdi. Ancak ald Katolik eitimi hemen kendini gsterir, bu kadar bencilce ve sadakatsizce dnd iin kendini lanetler, gece yatmadan nce dua ederek balanmay dilerdi. nanc ile bu dnyada daha fazla eyler yapmak isteyen kadn rol arasnda srekli bir gerilim vard zaten. Accettazione ve testarda yani, kabul ve isyan arasnda srekli bir i kavga yaard. "Kydeki hayat zlyor musun?" diye sordu annesi, dncelerini okurcasna. "Bazen, Anne," diye cevap verdi Allegra dikkatle, bulaklar ykarken. "Ama bana hep ok kk bir fedakrlk gibi geliyor bu," diye ekledi aceleyle. 92 Annesi glmsedi, yal ama nazik yznde srekli glmekten kaynaklanan izler derinleti. "Hepimiz seninle gurur duyuyoruz." Yerel manastra kabul edilmi bir kz ocuk, en az ilahiyat fakltesine kabul edilmi bir oul kadar byk bir onurdu. "Teekkrler anne," dedi Allegra, tahta taburesini ald ve yan komularla gevezelik etmek iin dar kmakta olan annesini izledi. La Signora Farini ve El Nino savunucusu, La Signora Bagarella, evlerin ikinci salonu ilevini gren beton merdivenlerin altnda uzanan parke tal sokaktaki yerlerini oktan almlard. Signora Bagarella, lkenin bana gelen uursuzluklarn sorumlusu olarak grd gizemli El Nino ile ilgili grlerini tekrarlamaktayd. "El Nino, deil mi?" Bayan Farini, onunla ayn grte deildi. "Tanr byle istedi," diye itiraz etti ateli bir ekilde. La Signora Farini, Piskoposluk Kadnlar Birlii'nin bakan ve "Tanrnn Rzas Alay"nn lideri idi. Geen hafta, La Signora Mari-netti'nin olu, okulda dp yaralanm ve bu durumun pazar ayinlerine katlmayan aileleri cezalandrmak zere Tanr tarafndan yapldn aklamakta hibir beis grmemiti. Tricario'lu iyi vatandalarn ouna gre, hayatta balarna gelen her ey Tanrnn iradesiyle oluyordu. nananlara gre, Tanr her eyi gryor ve biliyordu. Herkesin aklndan geen dnceleri, btn gnahlar bir kenara yazyordu. Ne zaman bir ocuk lse ya da bir bina kse, bu Tanrnn Tricario'nun gnahkr sakinlerini cezalandrmas demek oluyordu. Tanrnn istediklerini yapmamann cezas buydu ite. "Deil mi Allegra?" diye sordu Signora Farini, Alleg-ra'nn ilahi konularda ondan ok daha bilgili olduunu hissettirerek. 93 "kiniz de haklsnz herhalde" dedi Allegra diplomata. Bu akam tartmalarna birok kereler katlmt ve taraf tutmaya da hi niyeti yoktu.

Cep fenerinin lgn nda krk dkk kpry geerek dn yoluna ktnda saat dokuzu gemiti. O gece, yatanda, Alberta'nn kendisini neden arttn merak ederek bir saa bir sola dnp durdu, akl bir yandan da kilisenin hurafelerine isyan ediyordu. Accettazione (kabul) ve testarda (isyan). Heyecann yenmeye alan Allegra, ak ofis kapsna serte vurdu. "Beni grmek istemisiniz ." "eri gel ocuum ve otur." Alberta Ana ban hi kaldrmadan nndeki yazya devam etti. nce, sert bakl bir kadnd. Oturduu zaman bile jilet gibi rahibe giysisi krmaz, mkemmel bir ekilde tlenmi bartsnn altndan tek bir sa teli bile grnmezdi. Kutsal Ana'nn sesinin tonunda sevimsiz bir ey yoktu. Allegra biraz daha az kaygl bir ekilde tahta iskemleye oturdu. ok az eyayla denmi ofiste otururken, Allegra, yal rahibenin arkasndaki bembeyaz badanal duvardaki, sade tahta haa dikti gzlerini. Alberta Ana, yazsn bitirdikten sonra, metal ereveli gzlklerini nndeki ktlarn zerine koydu ve ellerini masann stnde kavuturdu. Konumaya balamadan nce, birka dakika Allegra'ya bakt. "Bir sre nce, Piskopos'umuzdan bir mektup aldm. Anlald kadaryla Kutsal Baha'mz, manastrlarmzdaki genliin toplumumuzda, zellikle de niversitelerimizde daha ok ilerlemesini istemi. Kilise'nin gen rahip ve rahibelerinden bazlarna, eitimleri iin burs verilecek." Alberta Ana yutkundu, baklar sertleti. Eer i ona kalsay94 di, bu i iin uygun kimse olmadn syleyecekti, ama Piskopos kendi manastrndan birilerini aday gstermesi iin srar etmi, bu adayn da fen ve matematik derslerinde blgede en yksek notlar alan kii olmas gerektiini sylemiti. Allegra'nn adayl, iradesi son derece gl Barahibe ile eit derecede inat Piskopos arasnda srtmeye neden olmutu, ancak Barahibe sonunda baka seenei olmadn grmekte gecikmemiti. "Ca' Granda'da yani Milano Devlet niversitesi'nde eitim grmek zere seildin. Din felsefesi eitimi greceksin, kimya ve arkeoloji gibi dallarda da semeli ders grme ansn olacak, tabii ki bu eitimi daha sonra nasl kullanacan bir trl anlam deilim. Bundan sonraki alt yln eitimle geecek." Alberta Ana, yksek sesle iini ekti. Allegra yutkundu. "Ah Kutsal Ana'mz, ben mi? Milano'da m?" "Senin Katolik niversitelerimizden birine gitmeni ok daha fazla tercih ederdim," dedi Alberta Ana alak sesle, "ama bana, devlet niversitelerindeki tehlikelerin sz konusu bile olmayacan taahht ettiler." Sert baklarn Al-legra'dan ayrmyordu. "Ne olursa olsun ocuum, bu tehlikeleri kmsememek lazm." Alberta Ana, bu korku nedeniyle neredeyse Roma'ya olan sadakatini sorgulayacakt. "Sen sadece notlarn yksek olduu iin deil, bu tehlikeli dnyann batan karclna direnecek karaktere sahip olduun iin de seildin." "Kutsal Ana'mz, ben sizin yznz kara karmam, sz veriyorum." "karmayacana eminim, ocuum. Yeni ylda buradan gideceksin, dualarmz seninle olacak," diye ekledi, ksa bir an iin sesi scack olmutu. Alberta Ana, gzlklerini deitirdi, bu grmenin sona erdiinin iaretiydi. 95 Allegra, on dokuz yllk hayat boyunca hep Tricario'da yaamt. imdi kilise, hayatnda muazzam bir etki yaratacak bir karar veriyordu. Hayat boyunca tand ve bildii her eyden ayrlacak olmann yaratt zntye ramen, Allegra, heyecan kelebeklerinin her yannda uutuunu hissediyordu. Kyn ve manastrnn dna kp, dnyay kefetmesinin Tanrnn rzas olduunu biliyordu. Hayatnda ilk kez, karar sorgulamayacakt. Allegra'nn kefetmek zere olduu bir dnyada, Tanrnn rzas farkl ekillerde kullanlmaya balanmt bile. rnein srail'de, laik politikaclarn karlar dorultusunda siyasi amalarla kullanlyordu. Ortadou'da btn alametler bir araya gelmeye balamt. 96 11 Kuds Kk israil Devleti, her yl daha da bymekte olan tehditlerle kar karyayd. Profesr Yossi Kaufmann, alameti farikas haline gelmi olan yakas ak gmleini, israil ordusunun tmgeneral niformas ile deitirdi. Kriz dnemlerinde btn israilliler, lkeyi savunmakla ykmlydler, matematik profesr ve Kutsal Kitap Mabedi'nin direktr olmak, Kauf-mann' bu sorumluluktan kurtarmyordu, israil istihbarat Tekilat'nn bakan hastayd ve bu tekilatn bir nceki bakan olan Profesr Kaufmann, bu makam iin en uygun vekil olarak grlmt. Sekin grnml, sert eneli israilli, kum rengi sal, yznde geen yllarn izleri okunan uzun boylu bir adamd. Yossi Kaufmann'a herkes

byk sayg duyard, ancak grld kadaryla bugn, onun varl bile faciay nleyemeyecekti. Giderek byyen bir kaygyla, Bakanlar Kurulu odasndakilere bakyordu. Babakan byk masann bir tarafnda, tam ortaya oturmutu. Her bakann nnde somon rengi, stnde, ok gizli, sadece Bakanlar Kurulu yelerinin dikkatine" 97 yazl bir dosya konmutu. Yossi, bakanlardan bazlarnn yazd raporu okumadklarn bildii iin, ayrntl szl bir rapor vermiti ama hibir faydas olmamt. Herkes, birok ayrnty grmezlikten geliyordu. "Ve ite Sayn Babakanm," diye tamamlad Yossi; "Deir Azun adl Filistin kynn stratejik nemine ve bat yakasndaki Yahudi yerleimlerine olan yaknlna ramen, bizim yerleimlerimize yapdan saldrlarn buradan kaynaklandna dair yeterli istihbarat toplanamamtr." "Ama kyn yerine bakldnda bu gayet mantkl grnmyor mu?" Soru, Savunma Bakan Reze Zweiman'dan gelmiti. Zweiman hem 1967 ylndaki Alt Gn Savalarnn hem de 1973'deki Yom Kipur Sava'nn kahramanla-rndand, Ar sac Likud Partisi'nin en ateli yelerinden olan bakan, Araplara kar hibir dostluk duygusu beslemiyordu. Zweiman, birok srail evladnn sava meydanlarnda ldn grmt. "Bu konu da o kadar da net deil Sayn Bakan," diye cevap verdi Yossi "Ancak, bu saldrlarn kaynakland yeri bulmak iin insani adan mmkn olan her eyi yaptmzdan emin olabilirsiniz." "Belki de yledir Sayn Babakanm." Savunma Bakan baklarn Yossi'nin az tesinde kahverengi deriden, srt dierlerinden daha yksek olan sandalyede oturmakta olan ufak tefek adama evirdi. Babakan Chenamem Gebin, gayet kat grnyordu. Gneten yanm geni aln, kayg ile krmt. "Ama bu Araplar" diye devam etti Savunma Bakan, "unutamayacaklar bir ders alsalar iyi olacak. Burada sadece hkmetin deil, bizzat srail'in gelecei tehlikede. Sadece geen hafta bizim yerleimlere en az saldr dzenlendi, alts ocuk on be srail vatanda ldrld. Silah98 l Kuvvetlerin yesi de cabas. Bu ky, terrizmin kayna, burada oturanlar zorla skp atmamz lazm. Hem de srekli olarak." "Kimse bu saldrlara gz yumamaz Reze, ama ok dikkatli hareket etmemiz lazm." Bu szler Dileri Bakan Shome Yadan'a aitti. Yossi Kaufmann, Likud Partisi'nin yesi bu tecrbeli devlet adamna, saduyunun sesi olduu iin iinden teekkr etti. "u anda," diye devam etti Dileri Bakan "Hem Birleik Devletler, hem de uluslararas kamuoyu bizden yana, ama elimizde hibir kant olmadan bir Filistin kyne kar byle sert bir mdahalede bulunursak ve sivil halktan lenler olursa, zellikle de Amerika Birleik Devletleri dndaki destei hzla kaybederiz. Herkesin gznde kt adamlar oluruz, zellikle de Filistinlileri o kyden atp yerine bir srail yerleimi kuracak olursak... Daha da kts, bu Bat'ya kar var olan Mslman fkesini iyice ateler." Reze Zweiman, 'gvercin' olarak tanmlad insanlara kar duyduu kmsemeyi gizlemek zahmetine bile katlanmadan kstah bir ifadeyle burnunu ekti. "Anlalan bir eyi unutmusunuz Sayn Bakan. Bu Bakanlar Kurulu ve bu Hkmet, sonu olarak sraillilerin canna ve kanna kar sorumlu. Washington'da ya da baka bir yerde kn salama alm uluslararas brokradara kar deil. srail'in gvenliini salamann tek yolu, Bat eria'y igal etmek ve tamamen kontrol altna almaktr. Stratejimiz, bu blgeyi zaman iinde srail topraklar arasna katmak ve Filistinlileri zorla buradan atmak olmaldr." "Nereye gidecekler peki," diye sordu Tarm Bakan. "Kimin umurunda," Savunma Bakan arkasna yasland. "rdn'e, Lbnan'a, Belucistan'a. srail'den uzak olsunlar yeter." 99 "Filistin halk bir gerek, bizim politikalarmz bunu gz nnde bulundurmak zorunda." Dileri bakan alak, ancak kararl bir sesle konutu. "Eer onlar snrlarmzn dna atar ve topraklarn ellerinden alrsak, bu uluslararas kamuoyunu aleyhimize evirir. Benim tahminime gre de, btn Arap lkelerinin desteini alrlar, hepsi de terrist saldrlarn ss haline gelir. Ben daha snrl bir harekttan yanaym." "Ben zaten snrlandrlyorum.!" diye patlad Savunma Bakan. Burun delikleri alm bir ekilde kelimeleri adeta masann stne tkrrcesine konutu. "Araplar bir kara kanser gibi yaylyorlar ve sklp atlmalar gerekiyor." Babakan Savunma Bakan'nn patlamalarna alknd, hi cevap vermeden Medya Danman'na dnd ve sordu "Kamuoyu yoklamalar ne diyor?" "Bire kar , Filistinlilere kar dorudan harekete geilmesinden yana Babakanm." Savunma bakan tekrar burnunu ekti ve yznde tatmin dolu bir ifade ile arkasna yasland. Babakan konuana kadar, Bakanlar Kurulu masasnda kimseden ses kmad.

"Galiba her iki tarafn da hakl argmanlar var," dedi Gebin, blnm kabinesini bir arada tutmaya alarak. "Eer Deir Azun kyne kar harekete geersek, bunun baz tehlikeler tad ak, zellikle de ok kayp olursa. Ancak, srtmz yaslayp oturamayacamz ve bu saldrlarn devamna izin veremeyeceimiz de eit derecede ak." Yossi'ye dnd "Bu kyde zellikle phelendiiniz ev var demitin, deil mi?" "Evet Babakanm, ama sadece kukulanyoruz. Kaynamz ok gvenilir deil." "Benim grme gre, eer bu evlerden kukulan100 yorsanz, bunlar yok edilmeli. Eer yetmezse, btn ky yok edilmeli," dedi Savunma Bakan. "Bunu dikkate alarak..." Babakan, karsnda deniza-yis gibi kkremekte olan Savunma Bakan'n tekrar grmezlikten geldi ve Savunma Bakan'nm daha ufak tefek bir versiyonu olan Genel Kurmay Bakan Tmgeneral Ha-levy'e dnd. "Ben snrl bir harekt neriyorum," diye emretti. "Ky sarlacak ve igal edilecek, ancak bu srekli olmayacak. Kukulu evlerde ikamet edenler sorgulama iin alnacak ve askerlere gerekli olmadka iddet kullanmamalar emredilecek." Babakan Chenamem Gebin masann evresinde oturanlar szd. Kimse konumad. "Eer baka bir ey yoksa yarn yine ayn saatte toplanalm." Yossi son derece rahatszd. Babakan snrl harekt emrini verdiinden beri, Savunma Bakan'nn gzlerinde parlamakta olan nefret klar younlamt. Deir Azm Bat eria'nn Samiriye tepelerindeki kavrulmu topraklar, krmz renkliydi. Gne, kk Filistin ky Deir Azun'un evreleyen dalarndan ardndan batarken, Yusuf Sartawi, alt bklm bklm zeytin aalarnn altna dklm olan son ac kara zeytini de sepetine att; solmu ve ypranm alvarna kadar tere batmt. 1.86 boyundaki delikanl boylu boyunca gerindi, omuzlarn geri ekti ve omuzlaryla, srekli asrlk aalarn dallarnn altna edii iin tutulan boynundaki arlar dindirmeye alt. Tpk drt kuaktr kendi ailesinin, onlardan asrlar nce de Romallarla Yunanllarn yapt gibi zeytinle dolu sepeti srtna ald. Babasnn almakta olduu tarafa doru gi101 derken, atlam deri bodarnn altndan krmz bir toz bulutu ykseliyordu. "Muhammedi" sra tede oturmakta olan Yusuf'un on yandaki kardei kalkp oturdu, armt. Kck suratn sululuk duygusu kaplamt. "Kendi kendilerine toplanmyorlar bunlar, malum." Muhammet uysal bir ifade ile ayaa kalkt. "Bir dakikack dinleneyim dedim," dedi elinden geldii kadar kzgn olmasna alt bir sesle. "Herhalde bu yzden uyuyakaldn," diye cevap verdi Yusuf, ama sesinde kt bir tonlama yoktu. Yirmi bir yandaki Yusuf, ailenin be ocuunun ikincisi idi. Bir Filistinli olarak da gayet ansl idi. Annesi ve babas, ocuklarnn eitim almas iin ok byk aba gstermiler, bunun sonucu olarak da Yusuf ses mhendislii eitimi ald Na-zareth'deki yksek okula kabul edilmiti. Smestr tatillerinde mutlaka kyne dnp hasada yardm ederdi. Yusuf ve kk erkek kardei Muhammed'in arasnda iki kz karde vard. On be yana yeni girmi olan Liana ve on yedi yandaki Raya. En bykleri olan Ahmet, din adam olmak zere eitim gryordu, bu yl Ramallah'daki El Qud ni-versitesi'ndeki son ylyd. Bugn Ahmet iki gnlne Li-ana'nn ya gnn kutlamak iin eve geliyordu. Onu grmek ne kadar iyi olacak diye dnd Yusuf. Aile tekrar bir araya gelecek. Eski tahtadan glgelie yaklatnda, Yusuf, byk granit tekerlein hi amayan dnnn sesini duydu. Ailenin eei Hajar al-Bad ok iyi bildii yolda daireler izip duruyor, zeytini eziyordu. Deri kaylardan ve tahtadan koum takmlar, tekerlein arlna itiraz eder gibi gcrtl sesler karyorlard. Yusuf'un babas Abdullah Sartawi, zeytin ez102 meini eski presin altna tamakla meguld. Oullar kadar uzun boylu bir adam deildi, ama yllardr zeytinlikte alt iin geni omuzlu, kasl, kalpl bir adamd. Koyu renkli, ksack kesilmi salarma yer yer ak dmt, uzun yllar altnda alt Filistin gneinin izleri yznde seiliyordu artk. Abdullah Sartawi ahlak duygusu ok gl bir insand, Allaha ve slama duyduu kaya gibi salam inanc kendi ailesine de geirmiti. srail igaline, srekli sava ve isyan tehdidine ramen, bu inan Sartawi ailesine bir ama, saygnlk ve umut duygusu alamaktayd. Szma zeytinyann ilk damlalar szld imbikten flara dmeye balad. Yusuf, havay memnuniyetle kok-lad. Sartawi zeytinyalar, Filistin'in en iyi zeytinyalarndan biriydi, zeytinyann belli belirsiz kokusu, glgeliin her yerine sinmiti. "Bu yl hasat iyi oldu ha Yusuf?"

"En iyisiydi Baba, en iyisi" "Bu gece annene syleyeceim, bu yl galiba eve su pompas alabileceiz." "Buna ok memnun olur Baba." Yusuf kendini bildi bileli, evin suyu kovalarla tanrd. Kerpiten evin demeleri gn boyunca giren kann tad krmz tozlu izlerle dolard. Annesi Rafika, ve artk bym olan kz kardeleri her gn tepeyi aar ve gcrdayan su pompasndan eve su tarlard. Evdeki eski mutfakta Liana'nn doum gn iin hazrlananlar tahta glgeliin altna tanmaya balanmt. "Bu gece sevdiiniz yemekten var" dedi Rafika, doranm yeilbiberleri Raya'ya, dilimlenmi domatesleri de Liana'ya uzatrken. "akuka yiyeceiz," Bu, zeytinyanda kzartlm tatl yeilbiberlerle domateslerin stne ince doranm sarmsakla yaplan bir yemekti. Kyde gemi onca yla ve be ocua ramen Rafika 103 hl ok zarif bir kadnd. Hafife yapl, yank esmer tenliydi, oval yzn, simsiyah salar evreliyordu. Onca yl boyunca, skneti ile ocuk dolu bir evin enerjisini yattrmay baarmt. Raya babasna benziyordu, kapkaln kal, sessiz ve dnceli bir kzd. Liana ise kendisine izin verildii lde enerjik ve isyankr. "Babanz tavuk getirmiti." Liana'nn kapkara gzleri parlad. "Tavuk mu yiyoruz?" "Senin iin evladm, hem de en sevdiin baharatlarla, kakule ve muskada piireceim." Rafika uzun yllarn tecrbesinin verdii ustalkla huysuz eski odun ocan besledi. Pilav iin stlan su, yllardr kullanlmakta olduu belli kararm aydanlkta tkrdamaya balamt. Frnn scaklnn yeterli olduuna karar veren Rafika, tavuu ve dilimlenmi soanlar frn tepsisinin iine yerletirdi, stne ok deerli olan sudan biraz ekledikten sonra frna srd. Sabah erken saatlerde piirdii pidelere uzand ve kzartmak zere dilimlemeye balad. "Ahmet kata evde olacak Anne?" diye sordu Liana heyecanla. "Artk her an gelebilir" diye cevap verdi Rafika, en byk olunu yeniden greceini dnnce, kapkara gzlerindeki baklar yumuack olmutu. Ramallah'tan gelen eski otobs, tepeyi ap tozlu meydana doru ilerliyordu. Ahmet, ofrn yol boyunca israil tanklarn ve zrhl aralarn geerken, derdini anlatmak iin yavaladn grerek armt. Komutann arac tank kolunun banda gidiyordu. Drt ince anten, hafif rzgrda titriyor, miferli bir grup subay, jipin l kamuflaj iin kullanlan tentesinin stne yaydklar bir haritann banda, yksek rtbeli bir subayn etrafnda toplanmlard. Te104 penin stnde iki israil helikopteri, dmanca dnp duruyor, bunlarn stnde Birleik Devleder tarafndan salanm olan iki F-16 slerine doru uuyordu; kanatlar gnete parlar parlamaz, dalarn arkasnda kayboluverdi-ler. ofr vites deitirirken, otobs sarsld, vitesi drmek iin ayr hareket yapmas gerekmi, her hareketinde vites kutusundan daha fazla ses kmt. Otobs ileri doru sarslrken, Ahmet nndeki anm demir ubua sk sk tutundu. Eksoz borusundan kan siyah duman her yeri kaplad, dalmaya baladnda otobsn yer yer dklm mavi beyaz boyalan biraz daha kirlenmiti. Ahmet eve varmak zere olduunu biliyordu. "Ahmet! Eve ho geldin." Babas oluna sk sk sarlarak kapya doru yrd. "Gne neredeyse batacak. Tam zamannda geldin, namaz sen kldrrsn," dedi. Bir adm geriye gitti, oluna bakt. Ahmet annesine, kardelerine ve kz kardelerine sarld, sonra hep birlikte abdest aldlar. Abdullah onlar verandaya yayl yedi tane, eski ancak tertemiz koyun postundan seccadeye gtrd, hepsi yzlerini kbleye yani Mekke'ye doru dndler. Her gn, nerede olurlarsa olsunlar, ne i yaparlarsa yapsnlar, Sartawi ailesinin her ferdi mudaka Islamn be artndan ikincisini yerine getirirdi -namaz klmak- Her gn, gnein pozisyonuna gre be vakit namaz klnrd. afakta, sabah namaz; len, le namaz; akamst ise ikindi namaz; gne batar batmaz da akam; gece yarsna doru da yats namaz. Hep birlikte namaza durdular ve drt rekt namaz kldlar. Allahuekber - Allah Uludur 105 Bismillahirrahmanirrahim- Her eyi yaradan Allann adyla. Sonunda btn aile, kprdamadan durdu ve Ahmet ban nce saa sonra da sola evirdi. Esselamun aleykm ve rahmetullah- Allann selam ve rahmeti stnze olsun. Bu szlerden sonra, Sartawiler ayaa kalktlar ve hep birlikte Liana'nn ya gnn kutlamak iin masann bana toplandlar. "Ben gelirken, yolda srail tanklar vard Baba," dedi Ahmet, alak masann nndeki minderlere otururken.

Babas omuz silkti, "Gsteri yapyorlar," dedi feylesofa. "Onlar politikaclarn gtt askerler sadece." Koskoca bir israil tank alaynn varl bile Abdullah'n sessiz iyimserliini bozamaz, kz Liana'nn ya gn iin AUaha kretmesini engelleyemezdi. Ancak Abdullah Sartawi fena halde yanlyordu. Kuds israil Genel Kurmay Bakan, General Halevy, Kumanda merkezinden ieri dald ve biri Bat eria, Gazze eridi ve israil'in kalan ksmyla dieri Golan Tepeleri'ni ayrntlar ile gsteren iki haritadan birinin nne yerleti. General Halevy, Bat eria'nn snrlarna dikmiti gzlerini. Filistinlilerden hi de holanmyordu. rdn snr, eria Nehri'nin ve l Deniz'in bat kysnda uzanmakta olan dmdz bir hatt. Burada birden bire kocaman bir bbrek gibi Eretz Israel, sanki toprakta kesilmi bir para gibi yer alyordu. Bu Araplar manzaray rezil ediyorlard. Kuds'n gneyinde, Filistin ehirleri olan 106 Bethlehem ve Hebron yer alyordu. Kuzeyde ise Ramallah, Nablus ve Cenin bulunuyordu. Cenin'den az tede ise kk bir irinli sivilce gibi Deir Azun Ky vard. En kk bir harekette, oray tarihten silecekti. "Bana 45. tugayn komutann balayn." Harekt direktr, muhaberat subayna ban sallad. "Sekiz dokuz Zulu, buras Sfr Alfa, ahin'i bul... Tamam." Kumanda merkezindeki hoparlrler czrdad ve Tugeneral Erhich'in gr ve berrak sesi yankland. "Sfr Alfa, buras sekiz dokuz Zulu, ahin konuuyor, tamam." Halevy, el mikrofonunu ald ve yayn dmesine bast. "Sekiz dokuz Zulu, buras Kartal, Harekt saatini teyit edin tamam." "On dakika sonra, tamam." "Anlald. ok az bir kuvvetle girin, ancak en kk bir direnile karlarsanz, oradaki askerlerin hayat tehlikeye atlmayacak, derhal karlk vereceksiniz, tamam." "Anlald, tamam." "Gerekli olduu kadar orada kalmaya hazrlkl olun," dedi Halevy, babakann emrini daha farkl yorumlayarak. "Bitti." Tugeneral Eliezer Ehrlich, komutanlar arasnda alak gnll tutumuyla ykseliyordu. Tavrlar, sessiz ve gven doluydu. Hem sderi hem de astlar tarafndan byk sayg gren bu tank generali, asker gibi askerdi. Her zaman cepheden uzak kalmamaya dikkat ederdi. General Ehrlich, elindeki cihaz muhaberatsna verdi. Kendisi ne politika ile ne de politikaclarn kn yalayan dier generallerle ilgilenmezdi. Bugn Panik Saray'nda ne olmusa olmu ve bu salak Halevy golf pantolonunu kna ekmiti. Bu olan 107 eyin hibir anlam yoktu. ster istemez, o sabah evden karken kars Marilyn ile yapt konuma geldi aklna. "Keke gitmek zorunda olmasaydn, iimde kt bir his var Elly. Bunun bir zm olmadn ne zaman anlayacaklar? " "Biliyorum. Bir gn bar da deneyecekler," diye cevap verdi. Karsna sarld ve endielenmemesini syledi. Marilyn ve iki olu Yoram ve gael, arabas gzden kaybolana dek ona el salladlar. Karanlk kerken, Tugeneral Ehrlich bu skntl dnceleri bir kenara brakt. Onun ii ikyet etmek deildi, zellikle de adamlarnn karsnda. Onun grevi, tehlikeyi en aza indirmekti. Her iki taraf iin de. Ehrlich balatmak zere olduu harektn zorluklarn herkesten daha iyi biliyordu. Bu kirli bir savat, Bakanlar Kurulu odasndaki rahat deri koltuklarna yaylarak bu kararlar veren insanlarn beklentisi ise yerine getirilmesi imknsz bir beklenti idi. ldrmek iin eitilmi insanlarn savan ateinin ve dumannn iinde, bir terrisde masum insan birbirinden ayrmas beklenemezdi. Terristler ve isyanclar, Nabukadnezar, Frat kylarn tuttuundan beri var olan stnlkleri kullanyorlard. "Baz kukulu evler var," dedi. "Bu, bu ve bu." Parmayla haritann zerini iaret ederek. "u yolun sonundaki ev listenin en banda. Herhangi bir direnile karlasak bile, burada yaayan insanlarn byk bir ounluunun masum siviller olduunu unutmayalm. G, ancak gerekli olduu zaman kullanlacak. Sorusu olan var m?" Komutanlarn hepsi olumsuz anlamda balarn sallad. Eliezer Ehrlich saatine bakt. "Saatleri senkronize edelim. On, dokuz, sekiz..." 108 Deir Azun Selim a'Shami daha on dokuz yandayd ama sraillilere kar en az yirmi vur ka saldrsnn tecrbesini tayordu. srailliler iki aabeyini ldrmler ve nefret, Selim'in ruhuna yaylmt.

Hamas onu ok iyi eitmiti, zeki ve gen Selim de iyi bir renci olmutu. On be yalarndaki iki su ortana Deir Azun'a bakan tepelere yerletirdii havanlar gsterirken, kara gzleri prl prl, yz ise heyecanla parlyordu. Gneyde Mar'oth minaresi, turuncu ufuk izgisinde gayet ak grnyordu; douda ise Gilboa blgesindeki Mal-kishua Da seiliyordu. Cebinden eski psk bir kompas kard, her iki havan da lt. Titizlikle alan Selim, her iki havan topunun da kesin durumunu, ok deerli 1:100. 000'lik haritasnn zerinde iarededi. Her ikisini de eit bir ekilde lp, elindeki drbnle de kontrol ettikten sonra, aada uzanmakta olan yolu tarad. Bir an durdu ve drbnn netletirdi. Tugeneral Erhich'in uzun boylu silueti tabak gibi ortadayd. Bu adam ona pek ok defa gsterilmiti. General ve subaylar bir jipin tentesine yaydklar haritaya bakyorlard. Selim, bir daha byle bir ans ele geiremeyeceklerini biliyordu. ki ocuk havanlar yerletirmeyi bitirmi, hevesle emrini bekliyorlard. Onlara eliyle yava olmalarn ve sakin sakin beklemelerini iaret eden Selim, jipi kerteriz noktas olarak ald ve havann ayaklarn ayarlad. Gayet titiz bir ekilde hedefin menzilini ve ynn hesapladktan sonra, havan mermilerini yerletirdi. sraillilere kaacak zaman brakmamas gerekiyordu. Drt ar patlayc yerlerine yerletirdi, baparman ate etmelerini emretmek iin kaldrd. 109 aankk, aank, aank, aank mermiler birbiri ardna namludan frlad. Selim ban kaldrd ve drt kara glgenin hedeflerine doru sessizce ilerleyilerini izledi. Mermilerin drd de frladktan sonra, ocuklar hibir emir beklemeden havan yerinden sktler. Elindeki drbnden hedefleri izlemekte olan Selim yerinden kprdamad. Drt mermi birden yolun iki yannda patlad, Selim'in gencecik yznde kocaman bir glmseme belirdi. israillilere lm. "Haydi gidelim buradan. Bir sonraki tepeye, sakn grnmeyin," dedi dilerinin arasndan. Ava giden avlanmt. Araplara lm. "Saatlerimizi 17.52'ye senkronize ediyoruz" General Ehrlich'in son szleri bunlar oldu. Havan mermisi, yirmi metre kadar telerine dmt. Gkyz birden kpkzl oldu, scak ve keskin arapnel paralar mthi bir vnlama ile gelip General Ehrlirch'in kafatasna sapland; jip ve subaylar tepeden trnaa kan iinde kalrken, General orackta hemen ld. Bir baka arapnel gmlek cebini parampara etti, czdan on metre teye frlad. Marliyn ve oullarnn fotoraf kir iinde kalmt. Birbiri ardna gelen patlama srail mevzilerini datmt, ancak 45. tugayn askerleri daha ilk patlamada kendilerini yolun teki tarafnda, krmz topran zerine atm olduklar iin kayplar fazla deildi. "Shhiye!" David Levin, General Ehrlich'in yaveri olan gen Binba, bunun gereksiz bir davran olduunu biliyordu. Gzlerinde canice baklarla telsizin mandalna dokundu Kobra'y arad. "ahingz bir be, buras sekiz dokuz Zulu. Kerteriz 110 sekiz be sfr. Gneydou'daki tepelere mevzilenmi dman havan var, yaklak iki yz elli metre temizde." "ahingz bir be, anlald." Yzba Raanan Weiz-man, alcy yerine yerletirdi ve ua saa doru evirdi. Vietnam Sava srasnda nlenen Kobra AH-Gl ua, aa yukar bir metre enindeydi, nianc burundaki koltukta, pilotsa arkadaki ykseltilmi koltukta oturuyordu. Yzba Weizman bu zel makine ile umaya balayal daha on ay olmutu, ama sanki bedeninin bir paras haline gelmiti. 1800 beygir gcnde, Lycoming T53-L-703 turbo motorlu uak havada ku gibi uuyordu. "Anladn m Dan?" Pilotla nianc arasndaki i haberlemeden gelen iki ksa ses, niancnn durumu anladnn iaretiydi, Nianc Kobra'nn roketlerini ve 20 mm.Iik namlulu topunu hazrlarken, Raanan rotasn kontrol etti. Gvdesinde beyaz daire iine konmu mavi Davut Yldz tayan kum rengi uak, tpk kzgn bir yaban ars gibi ileri atld ve hz 130 knotu buldu. Yzba Weizman, ua dala geirdi, niancs ilerideki tepeleri tararken, aadaki yolda, 45. Zrhl tugay, komutanlarnn intikamn almak iin hazrlk yapyordu. "Grdm! Saat on bir hizasnda, ikinci tepenin hemen dibinde" "Anlald." Yzba Weizman rotasn soukkanllkla dzeltti. ki roketini birden brakan uak, otuz saniye iinde tekrar ykseldi. Ancak onlar daha patlamadan, 20 mm.Iik toplar alt ve Raanan'n gen niancs, hedeflerin zerine mermi yadrd, bunu rokederin kulaklar sar eden patlamalar izledi. Gen Mslmanlar para para olmulard. Kobrann rokederi ve 20 mm.Iik topu hedefini bulmutu. 111 Araplara lm. Yahudilere lm. "Eee, derslerin nasl gidiyor Yusuf?" diye sordu Ahmet.

"Bu Smestr radyo devreleri vard. A aldm," diye aklad Yusuf gururla, kara gzleri parlyordu. "Koha-tek'te bir i imkn olacak gibi grnyor." "u organizasyoncular m?" Yusuf ban sallad. "Bir kii alacaklar, ama bizim niversiteden on kii bavurdu." Kohatek, srail'in konser ve eitli etkinlikler dzenleyen en byk irketiydi. Yaanan iddete ramen, hkmet mmkn btn 'normalleme' abalarn destekliyor, bylece hem Kuds'te hem de Tel Aviv'de byk etkinlikler sahneleniyordu. Bu irkete girmek iin herkes birbirini yiyordu, ancak sadece en iyiler ie alnabiliyordu. Hatta Filistinliler bile eer temiz kalmlar ve yaptklar iin erbab iseler reddedilmiyordu. Birden, tepelerden drt ayr patlama sesi duyuldu. Abdullah Sartawi kalarn att, sohbet birden kesildi. Herkes, sanki damdan bir ey dmesini beklercesine gzlerini tavana dikti. "Allah bar eksik etmesin," dedi sonunda Abdullah, atei beslemek iin kalkarken. "Odunumuz bitmi, yemekten nce krmaya niyetlenmitim ama..." "Otur baba, biz krarz... Haydi Yusuf, kalk bakalm," dedi Ahmet, sevgiyle kardeinin omzuna vurarak. "Muhammed neden gitmiyor," dedi Yusuf kk kar-de sine soru dolu gzlerle bakarak "Zeytin bahesinde btn gn yan gelip yatt." Muhammet masum masum bakyordu, ama Yusuf annesi ie kartnda, gzlerinden bir anda geen zafer dolu bak karmad. 112 "Odun krmak iin iki kii yeter Yusuf. Muhammet Ra-ya'yla Liana'ya mutfa toplamaya yardm etsin." Muhame-din gzlerindeki zafer dolu bak bir anda silinip gitti. Yusuf, Ahmet'le birlikte n kapdan kmadan nce kardeinin burnunu sktrd. ki karde, bahenin dip tarafnda krlacak odunlarn dzenli bir ekilde istiflendii aalarn altna doru ilerlediler. "Sana iyi haberlerim var Yusuf," dedi Ahmet, kolunu kardeinin omzuna atarak. "Beni Mar'Oth'a atadlar." "Buraya yryerek yirmi dakika. Hasat'ta bize yardm edebileceksin," dedi Yusuf kocaman glmseyerek, aabeyini daha sk grecei iin iinden ok sevinmiti. "Onu yine grmek ne gzel deil mi Abdullah. Ne kadar iyi bir ocuk oldu." Rafika'nn gzlerinde bir damla ya parlad. "Keke bu kadar uzakta olmasa." Ev birden bire, tanklarn ve zrhl kariyerlerin kard grlt ile batan ayaa salland. Birka saniye sonra da, ayn anda evin hem n, hem arka kaplar tekme ile ald ve on tane miferli israil askeri odadan ieri dald. Uzi makineli tfekler atee hazrd. Raya ve Liana lk attlar, onlar sakinletirmeye alan anneleri bir askerin dipii ile yere serildi. "Olduun yerde kal, Filistinli pislik," avu Emil Sha-hak, yirmi yl nce, Erhich 45. tugaya takm komutan olarak geldiinde onun tanknn srcln yapmt. Shahak iin Araplarla sren bu uzun sava, birden kiisel bir mesele haline gelmiti. Tugeneral Ehrlich, alayn uzun ve gurur dolu tarihinde grd en iyi komutanlardan biriydi, ama artk lmt, bu bok ukuru kyde yaayanlar tarafndan ldrlmt. Emil Shahak'n kan beynine sramt. O ve askerleri, intikam almak iin kk bir bahane bekliyorlard. Rafika, yatt yerde acyla kvranyor ve sessizce hk113 ryordu. srailli asker, dipiini yle sert indirmiti ki, iki kaburgas krlmt. Muhammed annesine doru koarken, elindeki tavay nne kan ilk srailliye indirdi. Daha ilk operasyonuna katlm olan yedeklerden gen bir asker, igdsel olarak ate etti. Silahndan kan kurunlar, Sarta-wi'nin en kk ocuunun gsne sapland, ocuk, daha yere dmeden lmt bile, ablasnn doum gn erefine giydii yepyeni bembeyaz pamuklu gmleinin n kpkrmz kan olmutu. Raya ve Liana, mutfan bir kesine sinip lk attlar. Abdullah Sartawi, yaad ok nedeniyle bembeyaz olmutu, oluna doru bir adm att anda, bir dipik yedi ve o da yere dt. "Kimse kprdamasn." avu Shahak'n aznn kenar kprmt. "u ikisine dikkat edin," diye bard. Gen yedek, Uzi'sini ne yapacan bilmeden dorulttu. nce Raya'ya sonra da Liana'ya, biraz nce ne yaptn yeni yeni farkna vard iin altduda titremeye balamt. "teki odalar arayn." Emil Shakak artk bryordu. Yusuf eve doru komak iin hamletti, ama Ahmet onu yakalayarak aalarn arkasna doru srkledi. "Hayr Yusuf," diye tslad. "Unutma, onlarn silahlar var, bizim yok." "Ate ettiler Ahmet!" Yusuf'un gzleri yalarla dolmutu. "Eer eve byle dalarsan daha da edecekler," diye uyard, Ahmet onu alak sesle. "Allah bizimle, ama eer lrsek kimseye hayrmz dokunmaz." Ahmet kolunu sk sk kardeinin omzuna sard. Onu yere yatrrken, gzlerini eve dikti. "Bo Emil" Onba, avua rapor verirken, duyduu hayal krkl gzlerinden okunuyordu. "Orospu ocuu," avu Shahak, Liana ve Raya'ya 114

doru yrd. Muhammed'in cesedinin stnden adarken, mthi bir fkeyle l ocuu tekmeledi, sonra dehetten lgna dnm kzlarn karsnda durdu. Emil Sha-hak ve adamlar, aradklarn bulamadklar iin fkeden lgna dnmlerdi. avu, Liana'nn enesini tuttu ve yzn zorla kaldrarak kendisine bakmaya zorlad. Kzn yz solgun ve gzeldi, ama baklarndaki fke, avuun azgnlamasna neden oldu. Onbaya dnd dilerinin arasndan tslad. "Sen irkin olan alabilirsin." Tabancas ile Raya'yi gsterirken srtyordu. Liana'y salarndan yakalad, bacaklarn ekti ve kll kocaman eliyle kzn incecik kollarnn ikisini birden yakalad. "Ona ilk sokan ben olacam," dedi kulak trmalayc bir sesle. "Tanklar ayrcalkldr." "Hayr, ne olur" Abdullah Sartawi dizlerinin stne km yalvarrken, gzyalar sel gibi akyordu. "Filistinli pislik." avu Shahak, onu tekmeledi ancak Abdullah ektii acya ramen srailli'nin postallarn yakalad ve umutsuzca yalvard. "Hayr, hayr, hayr," diye haykrd. Artk geri dnlmez bir noktada olan avu Shahak, postaln adam elinden kurtard. Jericho tabancas ile Ab-dullaha nian ald ve ate etti. tki kez. Rafika, haykrarak kocasnn cesedinin stne kapand. Shahak, bu kez tabancasnn namlusunu Rafika'nn ensesine evirdi ve iki el daha ate etti. Rafika kasld, sonra cesedi kocasnn cesedinin yanna dt. "Filistinli bok!" avu Shahak, Liana'y1 annesiyle babasnn yatak odasndan ieri itti ve kapy bir tekmede kapad. oktan aptala dnm olan Liana, bana gelecekleri 115 anlaynca, kendini kurtarmak iin rpnmaya balad. Ancak avu Shahak'n elleri, bileklerini kska gibi kavramt. "Zsona.'nahl rabak ars ya choosharmuta! Orospu! Babanla birlikte cehennemin dibine kadar yolun var!" diye bard Liana'nn kulana, iren ve scak nefesi kzn yzn yalad. Kafasna tabancasnn kabzas ile vurarak kz yataa frlatt. Giysilerini lgnca yrtt ve pantolonunu bacaklarna kadar indirdi. Liana, Shahak'n sertlemi irkin erkekliini donmu gibi seyretti ve birden bana gelecekleri anlayp dehete kapld. Shahak homurdanarak kzn stne kt, kollarn bann stnde kska gibi kavrad. Liana, bir hayvan gibi homurdanarak iine girmeye alan avuu stnden silkelemeye alt, avuun bedeninden iren bir ter kokusunun yan sra, iinde evi gibi yaad zrhl aracn dizel kokusu ykseliyordu. "Sra sende Yigal." Shahak, kamuflaj pantolonunu ekitirerek dar kt, gen askere gzleriyle iaret etti. "Ben mi?" dedi Yigal, ban olmaz diye sallayarak. "Her eyin bir ilki vardr olum, bundan kolayn da bir daha bulamazn. Gir ieri ve u orospuya koy bakalm." "Haydi Yigal," dedi askerlerden biri. "Sen erkek deil misin yoksa? " Kafas karmakark olmu ve kendini her zamankinden de berbat hissetmekte olan Yigal, kendini odann iine itmelerine izin verdi. Liana, annesiyle babasnn yatana kvrlmt, ba duvara dnkt, vcudu kontrolsz hkrklarla sarslyordu. Yigal bir an kusacan sand. Kz rahatlatmak istedi, ama kardeini ldrm olduu iin ok zgnd ve ona dokunmaya ekiniyordu. Onu ieriye gnderme nedenleri116 ne yetecek kadar bir sre bekledi, sonra pantolonunu gevetti, kapy at ve kt, fermuarn onlarn nnde kapatt. "Sonraki!" Sesi kararsz ve kuruydu. "Eeeeeeeeeyyy" Sartawilerin evinden onay haykrlar ykseldi... Son israil askerinin de her iki kz kardele ii bitene kadar, iki odann derme atma kaplar ald ve kapand. fkesinin hz kesildikten sonra Shahak, kendisinin ve adamlarnn yapt eyin yarataca etkinin farkna varm, iyice igzarlamt. "ierden iki Kalanikof getirin," dedi askerlerden birine havlarcasna. Askerler, avularnn Filistinlilerin kulland bu iki silah nerede sakladn biliyorlard. Hepsi, az nce yaanan olayn orta haline gelmilerdi. avu Shahak, onlar da bu ie bulatrarak ortaya atlacak iddialar ve alacak muhtemel bir soruturmay engellemiti. "Dinleyin imdi. Bu gece yaanmad," askerler yere baktlar. avu Shakak, silahlardan birini ald ve ter iindeki fularyla sildi. Silah Abdullah'n cansz eline sktrd, zerinde parmak izi kana kadar skt ve sonra cesedinin yanna brakt. Ayn eyi Muhammed'e de yapt. Yandaki odadan, Raya ve Liana'nn

umutsuz inlemeleri gelirken, Onba, ordu mal fotoraf makinesini eline ald. Makinenin fla, Muhammed ve Abdullah'n cesetlerini aydnlatt. "Bu gece, generalimiz Filistinli terristler tarafndan ldrld, aldmz istihbarata gre de bu pislik onlar evinde saklyordu. imdi o iki orospuyu dar karn." Raya ve Liana glkle ayakta durabiliyorlard. "Buradan ekip gitmeniz iin be saniyeniz var." Arka kapy gsterdi ve iki kzn sendeleyerek karanla doru 117 yryn seyretti. Shahak, elindeki silah nce Raya'nn sonra da Liana'nn srtna boaltt. "Geride tank brakmak yok," diye sylendi dilerinin arasndan. "Unutmayn, byle bir ey yaanmad. Haydi gidiyoruz !" Derin bir okla sarslm olan Ahmet ve Yusuf, aalarn arasnda gizlendikleri yerden askerlerin ekilip gidiini izlediler. Sonrada eve yaklap donmu gibi bir zamanlar evleri olan kan glnn iinde kadedilmi ailelerine baktlar. Savunma Bakan Reze Zweiman ve General Halevy, kameralarn karsna birlikte ktlar. "Tugeneral Ehrlich, ulusumuzun en byk askerlerinden biriydi, karsna ve oullarna basal diliyorum." Zweiman basn toplantsn bu szlerle at. Deir Azun'da 'ne zaman, nerede ve nasl' olmu olabileceini anlatt. Son sorulardan bir tanesi CNN muhabiri Tom Schwe-iker'dan geldi. "Filistinliler Deir Azun'da katliam yapldn iddia ediyorlar Generalim. Acaba srail hkmeti bu iddialar aratracak m?" "Hepinizi bu konuda temin ederim ki," diye cevap verdi Halevy, fkesini glkle kontrol ediyordu, "Deir Azun'da meydana gelen tek katliam, Israilleri ve barsever insanlar terrizmden kurtarmay kendine grev edinmi bir srailli komutann kadidir. Fotoraflar siz de grdnz. Bu kiiler silahlydlar ve kendileri masum sivillere kar yaplan saysz saldrnn sorumlularyd." srail Genel Kurmay Bakan nndeki dosyay kapatt ve sk sk kontrol altnda tuttuu basn toplantsn bitirdi. Tom Schweiker, iki adam tatmin olmam bir merakla izledi. 118 Bakan'in odasna dndklerinde General Halevy, Reze Zweiman'n Filistinlilerin dalaklarn skme konusunda ne kadar doru bir karar vermi olduunu dnyordu. Komutann kayb, kamuoyu karsnda hkmetin imajn ciddi bir ekilde zedeleyecekti. Reze siyasi dmanlarnn bunu kendi aleyhine kullanacaklarn ok iyi biliyordu. "Allann belas medyay, zellikle de CNN'deki Schwe-iker bokunu uzak tut. O aalk yaratklar ekip gidene kadar ky igal et. Gerekirse, zeytinliklerinde zrhllarla manevra yap." "Sen bu ii bana brak Reze. Ben iimi bitirdiim zaman, bu aalklar Bat eria dnda her yerde yaamak iin can atar olacaklar." Sartawilerin zeytinliinin kysndaki tozlu kzl tepede israilli askerler ifadesiz bir yzle, kyllerin Abdullah ve Rafika Sartawi ile kzlar Raya ve Liana'y1 ve en kk oullar Abdullah' topraa verilerini izliyorlard. Yasl kyllerin sonuncusu da gitti ve Ahmet ile Yusuf mezarlarn banda yalnz kaldlar. "Beni brakmalydn Ahmet" dedi Yusuf fkeyle, gzyalar durmak bilmiyordu. "Sen de lseydin, yle mi?" "Bunu bilemezsin," dedi Yusuf aabeyine tkrr gibi. "Zavall kck Muhammed bile onlar korumaya alt!" "Ne yapacaksn imdi?" diye sordu Ahmet, u anda bu konuyu tartmann bir anlam olmadnn farkndayd. "Ne fark eder ki?" Yusuf koarak uzaklat, gzyalar yanaklarndan sel gibi iniyordu, israilli askerlere duyduu nefretin yannda, aabeyinin korkaklna duyduu nefret yreini yakyordu. 119 Ahmet, byk bir zntyle uzaklaan kardeinin arkasndan bakt. Yaananlara bir anlam vermeye alarak, ailesinin mezarlarnn bana oturdu. Erkek kardeini ok ama ok uzun bir zaman, bir daha hi grmeyecekti, belki bir gn, hi kimsenin tahmin edemeyecei koullar altnda bir kez daha karlayacaklard. 120 12

Tricario ve Milano "iyi anslar, Allegra!" Tricario'nun st meydan, uurlayclarla tklm tklm doluydu, Piskopos Aldo Marietti'nin saraynn balkonuna kocaman bir pankart aslmt. Haber, tepedeki kasabalarda hzla yaylm ve evrede Vatikan'n Allegra'ya bu byk onuru bahettiini duymayan kalmamt. "Kutsal Baba'mz, bunu bizzat kendisi onaylam." 'Allann istei Alay'nn lideri La Signora Farini, bunu ylesine yksek bir sesle syledi ki, sesi ok nemli bir edayla almakta olan orkestrann da sesini bastrarak herkes tarafndan duyuldu. Pispkopos Marietti tarafndan kullanlmakta olan Tricario'nun tek arac, kalabaln arasndan santim santim ilerlemeye baladnda, mzik kreendoya ulamt. Allegra'nn babas n koltua kurulmu, Allega-ra, annesi ve iki aabeyi, kk Flavia'nn arka koltuuna skmlard. Nonna, gzyalarn sildi. Guiseppe, Non-na'nn solmu siyah elbisesinin eteklerine sk sk yapm, heyecanla el sallyordu, kvrck kara salar, Tricario'yu evreleyen dalarn granit kayalarn ykayan sabah gneinde prl prl parlyordu. Kyn yirmi kilometre aasndaki vadiye ulamak bir 121 saat srd. Piskopos Marietti, epeydir araba kullanmad iin, kck arabay, Tricario ve Grissano gibi kasabalardan geen tek hatl tren istasyonuna balayan engebeli da yollarnda devirmeden srmek iin baya aba sarf ediyordu. "Hepimiz seninle gurur duyuyoruz Allegra," dedi Piskopos Marietti, kk ve bo istasyona girdiklerinde. "Kilisemizi byk bir baaryla temsil edeceksin." "Yznz kara karmayacam Piskopos Marietti, sz veriyorum." Babas l l glmserken, annesi gzyalarn siliyor-du. Eski lokomotif, dalar ap gelirken, TarantoNapoii ekspresinin dd duyuldu. Khne tren bir duman bulutuyla geldi ve kondktr, bir trl bitip tkenmek bilmez pck ve kucaklamalar sabrla bekledi. Ddk vadide yeniden yankland ve tren ileri doru hareket etti. "Hoa kal. Yazmay unutma!" Tren viraj dnerken, lgn gibi el sallayan grup gzden kayboldu. Allegra bo kompartmandaki adam deri koltuklardan birine oturdu, akl karmakarkt. Ksa bir sre sonra, tren, bir kei srsnn geii nedeniyle yavalad, gevi getiren keilerin hibir acelesi yoktu. Allegra, kondktrle kei oban arasnda motorun sesini bastran tartmay ve keilerin melemelerini dinledi. Evden ayrlp kar vadideki manastra gitmenin kendisine ne kadar zor geldiini hatrlad. imdi Milano dnyann br ucu gibi geliyordu ona. Tren ne doru sarsld, gen kz pencereden granit tepelere ve onlarn ardndaki Basilicata Dalar'na bakt, iindeki isyan ve heyecan, hzn ve kabulle yaryordu. Kafasnda dolanp durmakta olan onlarca dnce onu bir an bile rahat brakmad, yirmi drt saatlik yol boyunca 122 doru drst uyuyamad. Trenitalia'nn Napoli-Roma gece seferi, Milano'nun Merkez stasyonu'na girdiinde, damarlarna adrenalin doldu birden. Kompartmann gereksiz ykseklikteki merdivenlerinden adad ve Vatikan'n kendisini karlamakla grevlendirdii kdemli renci Peder Giovanni Donelli'ye baknmaya balad. Sabahn yedisiydi, Allegra peronda durmu, ilerine yetimek iin kouturan binlerce kiiye bakyordu. Bir an nce her eyi iine sindirmek istiyordu... insanlar, detleri, kahvehanelerin scak prltsn, kokular, grlty. Hayatn karsna kard bu byk frsat yakalamaya hazrd, kalabal hevesle tarad. Tam o srada, son derece yakkl bir papaz kalabaln arasndan syrld. Siyah sal, 1.75 boyunda, Allegra'dan birazck daha uzundu. "Gnaydn, Signora!" Allegra, Giovanni'nin yank yzne yaylm scack glmsemeye bakakald, mavi gzlerindeki samimi ve nktedan prlt bulacyd. "Hemire Allegra Bassetti mi?" diye sordu elini uzatrken. "Adm, Giovanni Donelli. Milano'ya ho geldiniz." "Teekkrler Peder. Bu kadar erken saatte beni karlamaya gelip, zahmet ettiniz," diye karlk verdi Allegra mahcup bir sesle. "Biliyorum, alkanlklardan vazgemek zor, sylediklerimde bir kast yok, ama bana Giovanni demeye almalsnz," dedi Allegra'nn eski psk bavulunu kapp, kalabaln iinden ona yol aarken. Duca D'Aosta Meydan, tren istasyonundan ok daha telal idi ama taksi ofrnn bu durumdan etkilenmi bir hali yoktu. nne kan her sorunda kornasn alarak, Via Vitruvio'dan ehrin tarihi merkezinden ksa bir mesafedeki Ca' Granda'ya doru yol almaya balad. Allegra'nn gzleri fal ta gibi almt. 123 Tek arabal da ky Tricario'dan Milano'ya gelmek, tam bir kltr oku yaamakt.

"Akam sizi grmek zere ararm, tamam m?" dedi Giovanni, Allegra niversiteye resmen kaydolduktan sonra. "Milano'ya tekrar ho geldiniz." Allegra'nn birka para eyasn yerletirmesi ok uzun srmedi. Korku ve heyecan karm duygularla kendini eski niversitenin kalabalk kampusunu kefetmek zere dar att. 1456 ylnda hastane olarak ina edilen bina, imdi Rnesans'tan kalma dar yollar ve im enli baheleriyle, Milano Devlet niversitesi'ne ev sahiplii ediyordu. Oryantasyon haftas btn hzyla devam ettii iin, bakt her yerde, ellerinde brorler ve ilanlarla dolaan rencileri gryordu. renci Birlii seimleri, Ca' Granda Tartma Topluluu'na davet, UNICEF Kitap Kulb. Hatta bir de niversite Film Kulb vard ve yeni dnemde gsterilecek filmlerin listesini de vermilerdi. Allegra, Tri-cario Piskoposu'nun 'sadece erkekler' iin izin verdii kovboy filmleri konusunda daha esnek olmas gerektiine karar verdi. Bir saat sonra, bu bilgi saanandan bitkin dm olan Allegra, Ca' Granda'nn ta deli yollarndan geerek Milano Katedrali'nin yolunu tuttu. II Duomo biraz tedeydi, oraya vard zaman, Allegra meydanda durdu ve kocaman katedrale huu ile bir sre dardan bakt. Ta duvarlar ve dam bin be yz tane heykel sslyordu, bunlarn arasnda krk be metrelik altndan bir Madonna heykeli de vard, ieride, devasa stunlarla birbirinden ayrlm be koridor ve biraz yksekte de koro iin ayrlm blm vard. Allegra, 1841'den beri st bir hala kapatlm mezar odasnn yerini belli eden kk krmz grd. Saint Peter ve Sevilla Katedralinden sonra dnyann nc byk katedraliydi buras, yaplndan bu yana drt yz yl gemiti. 124 Allegra, Nonna'ya verdii sz hatrlad. Nonna, Milano'da dua etmenin daha fazla arl olduunu syleyerek, aile iin dua etmesi konusunda srar etmiti. Napolyon'un talya Kral olarak ta giydii mihraptan fazla uzakta olmayan sralardan birine diz kt. Fsltyla duaya balad. "Kutsal Meryem, Tanrnn inayeti stnde olsun. Kadnlarn iinde en kutsal, rahmi sa ile kutsanm kadn..." Allegra Tanrsndan ailesini korumasn ve ona eitim hayatnda baarlar gstermesini istedi. "Kutsal Meryem, Tanrmzn annesi, biz gnahkrlar koru..." ok sevdii Katolik Kilisesi'nin gvenini szlere ok dkemiyordu. Allegra kiliseye hizmet etmenin onun kaderi olduunu ruhunun derinliklerinde hissediyordu. Tanrya, bakalarna yardm etmesini salayacak bir eitim imkn salad iin krediyordu. Allegra olanca saflyla, bilgiye duyduu bu susuzluun ve iinde tad ilahi duygularn, ayn zamanda onu ac ve karmaa dolu bir yola srkleyeceini bilmiyordu. Bu susuzluk, onu hile ve desisenin bilinmeyen dnyasna srkleyecek, hayatn ve lmn zalimliini renecekti. Milano'nun kuzeyindeki Alp Dalar'nn ardnda gne batarken, Allegra odasnda Giovanni'yi bekliyordu. Bir erkein kendisini grmeye gelecei dncesi tuhaf bir ekilde heyecan veriyordu ona, ama Alberta Ana'y tand iin, Giovanni bir papaz olmasna ramen yine de dehete kaplyordu. Barahibe'nin dnyasnda, hibir erkee gvenilmez, her zaman baz nlemler almak icap ederdi. Allegra, iine bu konuda yerlemi olan sululuk duygusu ile srekli mcadele halindeydi. Erkeklerle yaam olduu tek bir an, sk sk dncelerinin arasna karr ve saaderce balanmak iin dua etmesine neden olurdu. Okulun son ylnda, daha on alt yana yeni girdii s125 rada, ilkbaharn balarnda bir pazar gn, leden sonra nehir kenarnda yrye kmt. Eski Roma yolundan dnd, nehri takip ederek Tricario'nun dndaki ifdikle-re doru yrmeye balad. Dalarn tepelerinde hl ktan kalma kar vard, ama daha aalardaki karlar erimi ve nehir, asrlarn ypratt kydaki kayalara kadar ykselmiti. Nehir kenarnda en sevdii yer olan koca bir kayann dibine kadar yrd. Kaya, nehre doru sanki bir gzc gibi eilmi ve mee aalarndan kk bir koruluun ardnda gizlenmiti. Allegra otlarn zerine uzand, ince pamuklu elbisesinden geerek kendisini stan akamst gneinin altnda gerindi, sonra da huzur dolu bir uykuya dald. Bir sre sonra uyand ve az tesinde hissettii bir kprtyla akna dnd. Hemen kalkp oturdu ve ceketine uzand. Biri geliyordu. "Carlo, beni ok arttn!" Carlo srtt. Gen esmer yz gneten iyice yanmt, uzun siyah kakl alnnn zerine dmt. "Affedersin, artmak istememitim," dedi yanna otururken. "Burada olduumu nereden biliyordun?" diye sordu Allegra, sesi istemedii halde sular gibi kmt. Carlo Valenti, iki ay kadar nce birden bire ailesiyle birlikte Tricario'ya gelmiti. Valentiler Sicilya'nn Marsala taraflarndand. Byk bir ifdik satn alm olmalar kasaba sakinlerinin epeyce bir sre dedikodu yapmasna neden olmutu. Uyuturucu paras ve mafya balantlarna ilikin sylentiler duyulmu, Carlo'nun babas hakknda infaz emri ktna dair laflar, kk da kynn dar sokaklarnda ve avlularnda epeyce dolamt. Ancak konu sadece bunlar deildi, zellikle de Allegra'nn snf arkadalarnn arasnda. 126

"O kadar da yakkl deil," demiti Allegra'nn en yakn arkada Anna. "Galiba ok kstah," diye karar vermiti gruplarndan Rosa. "ok kendini beenmi. Btn Sicilyallar gibi," demiti bir bakas. Tricario'nun gen kadnlar arasnda Carlo aniden byk bir n kazanmt. "Senin yoldan geldiini grdm," dedi Carlo drste, ama son iki pazardr ayn yoldan geldiini grdn ve bu kez onu beklemekte olduunu eklemedi. "Carlo Valenti, beni takip mi ettin yoksa?" Allegra, en sevdii yerin bir bakas tarafndan kefedilmesine itiraz eder gibi konutu, ama Carlo gibi biriyle yalnz kalabildii iin iten ie memnundu. "yle deil," dedi, "bazen olaylar kendi kendine geliir. Tanr byle ister," diye ekledi. Bu son cmle, zellikle din kendisine engel tekil edecekmi gibi geldii zamanlarda, Marsala'l kzlar arasnda kendisine byk bir baar kazandrmt. "Yukardan birinin geldiini grdmde, senin olman iin dua etmitim, kabul oldu." Allegra yznn kzardn hissetti, hzla dnd. Kukulu gemiine ramen, bu gen Sicilyaly ok heyecan verici buluyordu. Ailesinin, zellikle de babasnn onunla grmesini hi onaylamayacan biliyordu, ama iinde bir yerlerde srarl bir ses vard. Snfn bilmek baka bir eydi, potansiyelini hissetmek baka, eer kanadarn ap Tri-cario Dalar'nn tesini kefedeceksen diyordu iindeki kk ses, kendi evrendeki tuhaf delikanllardan daha doru drst birine ihtiyacn var. "Tricario'yu nasl buldun?" diye sordu. "Herhalde Sicilya'dan sonra skc gelmitir." Carlo omuzlarn silkti. "Daha farkl, iftlikte de ok almak gerekiyor. Ama sen alknsndr herhalde." 127 Allegra ban sallad ve sustu. Hafif esinti yumuack, nehirden ykselen ses huzur vericiydi. Allegra gevedi ve farknda olmadan srtn kayaya vererek arkasna yasland. "Neden Sicilya'dan ayrldnz?" diye sordu sessizlii bozarak. Carlo tekrar glmsedi. "Babamn kendine zg nedenleri vard. Baz eyleri sormamak lazm, ama senin yerinde olsam duyduum her eye inanmazdm. Marsala'da amcamn iftliinde alyorduk, sonra zaman geldiinde babam tanp kendi iini kurmaya karar verdi," dedi. Eilip Allegra'nn yanan pt. aran Allegra yzn ona dnd, Carlo eilip dudaklarndan pt. Allegra nce ne yapacan bilemedi, scack gne nn ynlendirdii duygularla pe karlk verdi. Sonra Carlo'nun kendisini kollarna alp yavaa otlarn zerine yatrmasna izin verdi. zerindeki sertliini hissediyor, kafasnn iinde bir atmadr gidiyordu. Carlo onu tekrar pt ve elbisesinin dmelerini amaya balad. "Hayr..." dedi Allegra zayf bir sesle, sesi kendisine bile yabanc gelmiti. Ne olduunu bile anlamasna frsat kalmadan, Carlo, sutyenini zd ve gslerinin ularn pmeye balad. Allegra, onu kendine bastrarak karlk verdiini grd. Carlo'nun elleri, klotundan ieri kayd. Allegra iinden bir dalgann ykseldiini hissediyordu. "Hayr..." diye fsldad tekrar. Carlo onun elini alp, n ak pantolonundan ieri sokarken nefesini tuttu. Elinin altndaki ey sert ve nemliydi. "Hayr, yapma" dedi, Carlo'dan kurtulmaya alarak. Korku galebe alm, iindeki arzu snmt birden. Ama o mcadele ettike, stndeki bask artyordu. Carlo, organnn stnde duran Allegra'nn elini iyice bastrrken, bir yandan da gs ularn sryordu. Delikanl, hafife hr128 ladktan sonra gen kzn stnden kalkarken, yalar Alleg-ra'nn yanaklarndan akyordu. Onu ellerinin arasnda hissetti, nce scak, sonra yapkan. Allegra nehir kysndan kye doru yar sendeleyerek ilerledi. Nefes almaya alrken bir yandan gzyalar sel gibi iniyordu. Carlo'nun kendisini izlemediinden emin olduunda, sakinlemek iin bir tan stne oturdu, gzlerindeki yalar yava yava diniyordu. Elbisesinin stndeki lekeleri ykamay baardnda, yeniden alamaya balad. Allegra nehrin kenarna diz kt. "Kutsal Ana'mz, sana ve cennete kar ilediim ilk gnah bu deil, ben senin masann altndaki krntlar bile toplamaya layk deilim." Bakire Meryem'e onun iin dua ve araclk etmesi iin yalvard. Artk cehennemde yanacandan emindi. Mark'n ncil'ini ok iyi hatrlyordu, iindeki btn isyan duygusu bir anda yok oldu. Rahibeler, Mark'a sk sk bavururlard. Tanr demiti ki, "Gznz azck kayarsa eer, kr edin kendinizi, nk alevleri hibir zaman dinmeyen cehennemde yanacanza, Tanr Krall'na kr girmeniz evladr." O gece ge saatlerde, Allegra hl uyumamt, hkrklar, annesi, babas ve aabeylerinin horultularna karyordu. Bylesine byk bir gnahn affedilmesi mmkn myd. Tanr ve Kurtarc'nn szlerini hatrlad ve gerek nnde aydnlanmaya balad, bu bir mesajd. Piskopos tarafndan sk sk vurgulanarak anlatlan seksin ktlne dair bir hatrlatmayd bu. Ulu sa, asla byle bir duruma dmemiti. O mkemmeldi. Matta son derece akt. sa, cennete gidebilmek iin asla cinsel iliki kurmamt. "Bunu kabul edebilen etsin," demiti sa.

Carlo ile arasnda geenler, lmcl bir gnaht, nk 129 Allegra, zgr iradesiyle ona izin vermiti, ne yapmas gerektiini biliyordu artk. Yerel Dominiken Manastr'na girecek ve sefil hayatn Tanrya adayacakt. Kutsal Meryem elini tutarken, sa'nn parmana yzk takt Sienal Azize Catherine'nin grnts gznn nnde gelince iindeki ac ve sululuk duygusu biraz hafifler gibi oldu. Trica-rio dndaki dnyay kefetmek hayallerine veda etmesi gerekecekti, ama grld kadaryla Tanr ile evlenerek bu byk bedeli demekten baka aresi yoktu. O, sa'nn gelini olacakt artk. San Domenico Manastr'nn barahibe-si bunun ruhani birleme olduunu, Tanrnn bir armaan olduunu sylemiti. Allegra kapdaki kk tkrty duyunca dncelerinden syrld. Kapy atnda, elinde bir sepet biskvi, kahve, tatl kek ve ikolata tutmakta olan Peder Giovanni ile karlat. "renciler iin arttr." "Peder," diye cevap verdi aknlkla "Ltfen ieri buy-run. Danklmn kusuruna bakmayn," dedi odadaki tek sandalyeyi gstererek. "Ltfen, kusur ne demek. Benimki de ayn durumda. Hem unutmayn, Giovanni diyeceksiniz. Yerletiniz mi?" "yle byle. Birazck gzm korktu." "Neyin nerede olduunu renene kadar ilk hafta hep yle olur. lk kez mi niversiteye gidiyorsunuz? " Allegra ban evet anlamnda sallad. "Benim iin gerekten srpriz oldu Peder..." Giovanni, soru dolu bir glmseme ile kalarn kaldrd. "Balayn beni, rahipleri isimleri ile armaya hi alkn deilim de." 130 "Bu da programn bir paras. Sizi manastrda bilgilendirmediler mi?" "Pek bir ey sylemediler Ped... Giovanni," dedi Alleg-ra almaya alarak. "Aslnda Barahibe biraz bu ie kar-." Giovanni gld. "Deiim o kadar kolay olmuyor," dedi "ama galiba I. Jean Paul'n kafasnda bir yntem vard." ok sevdii ve sayg duyduu bu adamla ilgili anlar hatrlaynca kafasndan bir bulut geti. "Her smestrin sonunda Vatikan'a ksa bir rapor yazacaz," diye devam etti. "zlenimlerimizi, dier rencilerle nasl iliki kurduumuzu, onlarn tepkilerini falan, byle eyler, ama u kadarn syleyeyim ki, eer Kardinaller Konseyi'nin tozlu koridorlarn gerek dnyada olup bitenlere biraz olsun aabilirsek, bu hi de fena olmaz." Allegra, bu her eyi ok iyi bilen ama ayaklar da yere basan adam dinledike rahatladn ve iinin sndn hissetti. "tekiler de geldi mi?" diye sordu. "Ah haberiniz yok mu? Peder O'Connell'in bal bulunduu diayokozda rahip sknts varm, bu yzden piskopos son dakikada geliini iptal etti, teki rahibeye gelince, o da geen hafta kiliseden ayrlm. Bu yzden, korkarm sadece siz ve ben varz. Eer yerlemeniz iin yapabileceim bir ey varsa, ltfen bana haber verin. Koridorun sonunda 415 numaral odada kalyorum," dedi. "Eer hafta sonunda dar kmak isterseniz, yrme mesafesinde ok ahane kk bir pizzac var. Cuma geceleri odun ateinde pizza yapyorlar ve zellikle bizim gibi yoksul rencilere gre harika makarnalar var." Giovanni gen kza iyi geceler diledi, Allegra kendini daha az yalnz hissetti. Daha akademik yln bayd. Zaman getike Ca' 131 Granda'daki faklte eitimiyle ilgili hl baz skntlar olduunu grd. Allegra yeni evresi ile uzlamaya alyordu. Her geen hafta, Giovanni ile cuma geceleri makarna tabaklarnn banda yaptklar tartmalar iple eker hale geldiini grmeye balamt. Allegra, Milano'nun arka sokaklarndan birinde kefettii kk kitapdan aceleyle kt, antasnda Jean Alleg-ro'nun l Deniz Parmenleri Alyor adl kitabnn ikinci el nshas vard. Saatine bakt ve Profesr Roselli'nin l Deniz Parmenleri ile ilgili ilk dersine yetimeye zaman olduunu grerek rahatlad. Saatine ikinci kez baktnda, niversiteye giden Corso di Porta Romano trafiinde hl bekliyordu. Allegra dersin verildii salona girdiinde, profesr szlerine yeni balamt. "Gnaydn. Ben, Profesr Antonio Roselli." Ellili yalarda, ypranm yzl, ufak tefek bir adam olan profesr, eski psk bir ceket giymiti, siyah yuvarlak ereveli gzlkleri, Romallar hatrlatan burnunun stne dmt. Dank beyaz salar, kulaklarnn stn rtyordu, koyu renkli fra gibi kalar da en az salar kadar dankt. "Kimse san taramakla zaman kaybetmiyor" diye dnd Allegra, profesrn yzndeki yaramaz glmseme dikkatini ekmiti.

"nmzdeki birka hafta, l Deniz Parmenle-ri'ni greceiz" diye szlerine balad Profesr. "ki bin yl kadar nce, gizemli bir tarikat olan Eseniler, l Deniz'in kuzey kylarnda Kumran diye bilinen ssz bir blgeye yerletiler. Eseniler, Vatikan ve dierlerinin iddia ettii gibi mnzevi, evlenmeyen ve pasifist bir grup kei deildi. Aslnda bu insanlar, eski uygarln en ileri ve aydnlk toplumunu oluturuyordu. Yaam tarzlar, Pisagor'un Yunanl132 lar iin ngrd esaslara uygundu. Eseniler gkbilim ve matematik konusunda gayet ileriydiler. Felsefe alannda da son derece ilgin yaptlar vermilerdir. Profesr Roselli sustu ve piposundan bir nefes ekti. "Bu dengeli toplumda, kadnlar erkeklerle eit haklara sahipti. lene kadar alrlar ve sonra, sade bir yemek ncesinde, Kumran'da kendi elleriyle yaptklar hamamlarda hep birlikte ykanarak temizlenirlerdi," diye devam etti. Profesr'n bu eski toplumdan ok etkilendii aka grlyordu. "Eseniler, ya-amlaryla ilgili her ayrnty, parmenlere titizlik ve dikkatle not etmilerdir. Bu parmenler byk bir ktphane oluturur. Yaam felsefelerine gre, bilgilerini sonraki kuaklara geirmeleri gerekiyordu. Roma ordusu MS 68 ylnda Kuds'e yrdnde, Eseniler bu parmenleri Kum-ran evresindeki maaralara gizlediler." Profesr Roselli gzlklerinin zerinden rencilere bakt. "Ancak l Deniz Parmenleri bulunduundan bu yana, bu parmenlerden birinde, Museviliin ilk yzylnda ortaya km olan bu gizemli tarikatn yaam tarznn da tesinde bir eyler olduu sylentisi yayld," dedi. Sesinde sradan bir komplo teorisinin tesinde bir eyler vard? "Aranzda bu parmenin hangisi olduunu bilen var m?" diye sordu Profesr Roselli. Giovanni birden rperdi. "Omega Parmeni," diye cevap verdi. "Evet, Omega Parmeni," dedi Profesr Roselli gzleri parlayarak. "Modern dnya asndan, mumyann laneti gibi bir ey. Bu parmen bulunur bulunmaz, gizemli eyler olmaya balad. Sylentiye baklrsa, parmende insanla dair bir kehanet, uygarlk hakknda korkutucu bir uyar varm. Bu yle byk bir sr ki, birok insan bu bulunmas ok zor arkeolojik hazineyi aray srasnda susturuldu." 133 nsanla dair bir kehanet. Giovanni, Papa'nn dairesinde tank olduu eyi dnd ve Profesr Roselli ile Papa I. Jean Paul'e parmenin zetini getiren Profesr Fiori-ni arasnda bir iliki olup olmadn merak etti. Giovan-ni'nin emekli olan Profesr Fiorini'ye ulama abalar baarszlkla sonulanmt. Profesr Roselli ile dersten sonra konumaya karar verdi. "Peki bu parmenler nasl gn na kt?" Dnyann nde gelen Ortadou uzmanlarndan biri olan Profesr Roselli, rencilerini zaman ve uzay iinde yolculua karmak gibi ender bulunan bir yetenee sahipti. Snfta kendini bir anda, l Deniz'i evreleyen gneten kavrulmu tepelerde bulan sadece Allegra deildi. 1947 ylyd. Sabah gnei, sa zamanndan bu yana Kuds'e uzanan tozlu yolun kenarna dalm Bedevi adrlarnn stne acmaszca kmt. Douda Eriha ehri bulunuyor, aada ise rdn Nehri, l Deniz'e dklyordu. Asrlar nce, suyun kprtsz hali Hristiyan haclar ylesine etkilemiti ki, l Deniz ad buradan geliyordu. Kuds'ten otuz kilometre sonra yol ikiye ayrlyordu. Az tede nehir, rdn snrn oluturuyordu ve yol Amman'a kadar uzanyordu. Sada, yol dnyor ve gneye, kayalarn gzc gibi sralanp harabelere bekilik ettii Kumran'a kadar uzanyordu. Turuncu akmak talar gnele ykanyor ve hafife titreen suyun zerinden scak bir buu ykseliyordu. Suyun te yannda rdn ile ncil'de ad geen Moab ve Edom Dalar'nn vadileriyle kanyonlar uzanyordu. Takma ad edh-dhibor yani Kurt Muhammet olan gen Muhammed Ahmet el-Hamit, ortadan kaybolan keisine lanetler yadrarak bayrdan aa yuvarland. Hayvan son kez grd tozlu bayrn dibine indiinde, evik kei ortalkta yoktu. Edh-Dhib, terli alnn elinin tersiyle sildikten 134 sonra, tozlu, buruuk entarisiyle kurulad. Srnn en deerli hayvanlarndan birini bulacam derken kendi hayatn tehlikeye atmaya demezdi. Sonra birden keiyi grd. Aadan bakldnda sanki kayann ierlek ksmnn bir parasym gibiydi, ama yukardan, bir maarann giriinde durduunu anlad. "Evet kk kei, demek buradasn. Seni oradan kar-sam iyi olacak," diye kendi kendine sylendi. EdhDhib eilip yerden bir ta ald ve dikkatle nian ald. Ta hi sekmeden maarann giriine dt. Ama keiyi artmak yerine, maarann iinde yanklanan anak mlein sesini duydu. Edh-Dhip, talara tutunarak dar girie kadar trmand. Zorlayarak kendini ieri doru itti ve birden kendisini yirmi metre eninde, altm metre uzunluunda dar ve yksek tavanl bir maarann iinde buldu. Ayaa kalkabildiim fark ettiinde, evresine baknd. Ortada ne kei, ne de tozlu zeminde keinin ayak izleri vard, uzun zamandr buraya hi kimse girmemie benziyordu. Aslnda, bu maaraya son ayak baslnn stnden yaklak iki bin yl gemiti. Maarann teki ucunda, asrlarn tozunun altnda, toprak anaklar duruyordu. Sessizlik rperticiydi. ki yl nce Nag Hammadi'de bir mlein iindeki parmenleri bulan Msrl kyl gibi, Edh-

Dhib'de bu serin ve karanlk maarada kimlerin ruhunun dolatn merak etti ve yavaa kp gitti. ki saat sonra, keiyi bulmay baarmt. O gece yaadklarn arkada Abu Dabu'ya anlatt. Arkada ondan iki ya daha bykt, Edh-Dhib kendisine ruhlardan sz ettiinde ona kmseyerek bakt. "Ya mleklerin iinde altn varsa?" dedi Abu Dabu a gzllkle, kara gzleri atein nda parlak amberler gibi ldyordu. 135 "Kime aittir acaba?" Edh-Dhib, yapmak zere olduklar eyden hayli kuku duyarak sormutu. Abu Dabu duraksamadan cevap verdi. "Kim bulursa ona aittir," dedi anlayla. "Bethelem'de Trk bir tccar var, ad Ali Ercan. Amcam onunla daha nce de i yapt, bu ilerde en yksek fiyat kimin verdiini iyi bilir ve hi soru da sormaz." Ertesi sabah erkenden, arkadann verdii akla uyan Edh-Dhib, arkadayla birlikte sarp kayalara trmanyordu. Maarann giriinde durdu ve sanki birini dinliyormu gibi elini kulana gtrd. Duyduu tek ses, kayalarn arasnda uuldayan rzgrn sesiydi. Abu Dabu onu sabrszca itti, delikanl, krk kayalarn arasndan yuvarlanp yarkta gzden kayboldu. Edh-Dhib, yumuak kumlu zeminde ayaa kalkana dek, Abu Dabu maarann dibine varmt bile. "Bana yardm et," diye buyurdu, sesi heyecanla titriyordu, ikisi birlikte, mleklerden en byn kucakladlar ve daha kl olan girie tadlar. Abu, mlein azn at, gemiin kokusu bir anda maarann iine yaylmt. Yzn ve azn kapatarak mlekten ieri dald uzand ve uzun, dikdrtgen bir paket kartt. "Altna benzemiyor ki bu," Edh-Dibh, hayal krkln hi gizlemeden belirtti. "Hayr," diye homurdand Abu Dabu, keten kumaa parman geirirken. Kuma sabrszlkla, ortaya eski bir deri paras kana kadar yrtt. Dier mleklerde de salam kalm rulolar buldular. Binlerce para, zamann fkesine direnerek beklemiti. "Bunlar nedir bilmem Edh-Dhib, ama herhalde biri bu yazlar kimse bulmasn diye saklamay uygun grm," dedi Bedevi kurnazl ile. "Bunlar benim adrma saklarz. Yarn da Beytlhayim'e gtrrz." 136 Edh-Dhip, bazen eski bir parmenin epeyce para ettiini duymutu, torbasnn azn sk sk bzd. "Bu tccar dkknn kata ayordu?" diye Abu Da-bu'ya nc kez sordu. "Merak etme," dedi delikanl. "Birazdan gelir." Ali Ercan, son otuz yldr yapt gibi, Kral Davud Cad-desi'nden aa Manger Meydan'ndaki dkknna doru yrd. Kuds'n sekiz kilometre gneyindeki bir tepeye kurulmu olan Beytlhayim'de Noel'de yaan kar kalkal ok olmu, yine kavurucu bir gn balamt. Nativity Kili-sesi'nin kulesi ehre tepeden bakyordu, ehrin evresini saran Musevi l, Hallar zamannda naslsa hl aynen duruyordu. Ama ne evresini saran uhreviye, ne de bunlarn dindarlar iin tad nem Ali'nin umurundayd. man sahibi insanlarn harcayacak paralar olduu srece, o hayatndan memnundu. sa'nn, Bakire Meryem'in ve azizlerin zeytin aacndan yaplm heykellerine, bakr tabaklara, parlak renkli Bedevi kilimlerine ve minderlerine harcayacaklar para. Daha fazla ey bekleyen mteriler iin, eski ve ypranm kasada incecik telkari gmler bulunuyordu. Ali, seici ama vicdannn sesini susturmu baz mteriler iin de hazrd. zellikle de karaborsa eski eserlerle ilgilenenler iin. Dkkna yaklatnda, kendisini turistlerin yerine iki Bedevi gencinin beklediini grd, birinin elinde eski ps-k bir torba vard. Ali, "Ne istiyorsunuz?" diye dilerinin arasndan sylendi. Entarisinin altndaki bir kemere asl bir demet anahtar kard ve dkknnn kapsn amaya koyuldu. "Bizi amcam gnderdi," diye cevap verdi Edh-Dibh tereddtle. "Elimizde baz parmenler var, belki ilgini eker." 137 Ali, genleri zeytin aac ve baharat kokan dkknndan ieri ittirdi, caddeyi kontrol etti ve kapy hemen arkalarndan kapatt. Dkknn arkasnda duran bir srann stn boaltt ve gm bir bytele parmenlerin stndeki garip harflere bakt. Sonunda byteci bir kenara brakt, kocaman burnunu dnceli bir ekilde kad, eski bir yazy bir bakta zmesine imkn yoktu." "Bunlar nerede buldunuz?" diye sordu. "Yam Hemalah yaknlarnda bir maarada" diye cevap verdi Abu Dabu telala, El-Dibh'in l Deniz'le ilgili bir ey sylemesini engellemesi gerekiyordu. "Bunlarla ilgilenen kabilir. Ama bana brakmanz lazm, bir sorup soruturacam. Bir iki hafta iinde size haber yollarm. Bu arada, sakn kimseye bunlar bulduunuzu da benimle grtnz de anlatmayn." Bunlar syledikten sonra delikanllar tekrar sokaa ittirdi.

Ali Ercan, iki gecesini delikanllarn getirdiklerini inceleyerek geirdi. Hl yazy zememiti ama parmenin, bir tanesi para para olmasna ramen dierlerine oranla daha zenle korunduu aka grnyordu. Bu parmeni dierlerinden ayrd, zenle zeytin aacndan kutulara yerletirdi ve dkknn demesinin altndaki bir oyua saklad. Eski Eserler Bakanl gelecek hafta gelecek ve kasasn tefti edecekti, ama demenin altna bakmak akllarna gelmezdi. Deme tahtalarnn stne bir kilim yayan Ali, Eski Kuds'teki St. Mark Manastr'nn Suriyeli metropolitine danmaya karar verdi. "Acaba bu parmenlerde Vatikan' bu kadar kayglandran ne vard?" diye szlerini bitirdi Profesr Roselli. Al-legra birden Eski Kuds'ten, Ca' Granda'daki snfa geri dnmt. 138 "Vatikan bu parmenlerin yaynna iddede kar ktna gre, insann kafasnda bir kuku uyanyor tabii," dedi gzlerini tekrar krptrarak. Allegra'nn yaknda ok iyi renecei gibi, Profesr Roselli, gizemli eylerden pek holanyordu. "Parmenler bulunduundan beri Vatikan, kimsenin grmesine izin vermedi, tabii Amerika ve Avrupa'daki sekin bir grup Katolik akademisyen hari. Bu gruba uluslararas ekip deniyor. in tuhaf taraf, Vatikan, isa'nn Kum-ran'daki Esseni cemaati ile hibir ilikisinin olmadn iddia ediyor ki buras, vaftizci Yahya'nn onu rdn Nehri'nde vaftiz ettii yere bir ta atm mesafede bulunmakta." Bu tartma devam ettike, Allegra'nn iindeki kabul-c yan giderek skntya giriyordu, ancak Giovanni'ye bakp da onun son derece rahat olduunu grnce, Allegra'nn iindeki isyanc yan, inancnn sarslmaz dogmasn daha da sorgulamaya balad. "Bu durum, bu parmenlerde bir eyler olduuna dair kukular iyice artrd, zellikle de Vatikan'n halka amad Omega Parmeni'nde," diye devam etti Roselli. "Amerikal yazar Margaret Starbird, Yeni Ahit'in yazarlarnn gematria kullandklarna dikkat eker. Bu harflerin yerine rakamlarn kullanld bir yazdr. Baz blmler, nemli kutsal kasyarla belirtilmi, bunlara gizli anlamlar yklenmitir. Ben cevabn bir ksmnn Magdalena Saylar diye bilinen eyde yattndan kukulanyorum." Profesr Roselli eline bir tebeir ald ve tahtaya dnd. "Ne Ibranicede ne de Grekede saylar iin zel semboller yoktur, harfler saylar belirtir. Eer Grekeyi ele alacak olursak:" dedi tahtaya yazarken: Alfa a = 1 Beta 0 =2 Gamma y = 3 139 "Ve byle devam eder," diye aklad Profesr Roselli, alfabenin tamamn omegaya kadar belirterek. "Yani, gerek branicede gerekse Grekede her kelimenin, harfler toplanarak ortaya kan bir nmerik deeri vardr. Margaret Starbird, dikkatimizi sa'nn Tanrnn Kralln hardal tohumu tanesi ile karlamna ekiyor. Grekede hardal tohumu (kitaptan harfler bulunup eklenmeli) 1746'ya tekabl eder. ilk bakta, isa'nn Tanrnn Kralln, hardal tohumu olarak tarif etmesi ok tuhaf gelir, ama gayet basit bir nedeni vardr." Profesr Roselli'nin parlayan gzleri dans eder gibiydi adeta. "1746 says, 666 ve 1080 saylarnn toplamdr. Bir Yahudi rabbisi olan Isa, 666 ve 1080 saylarnn neminin farkndayd. Esenelilere gre 666 says, erkein gnesel enerjisini temsil eder. Birok yoruma gre hardal tohumu meseli son derece gariptir, ama br paray yani diinin gnesel enerjisini temsil eden 1080 saysn zdmzde anlam son derece ak bir ekilde ortaya kar. Bu mesel, isa'y Essenililerle ilikilendirmekle kalmaz, dier yandan isa'nn Tanrnn Kralln yani ruhu sadece erkek deil, erkekle diinin bileimi olarak, yin ve yang dengesi olarak grdn de ortaya koyar, isa'nn 1746 eden hardal tohumu ifadesi, Hristiyanln diiliini de vurgular." Profesr Roselli durdu, yznden hafif bir hzn ifadesi geti. "lk kilise bykleri bu mesaj sert bir ekilde bastrmlardr. Aranzda buna ilikin rnek verecek olan var m?" Yine Giovanni cevap verdi. "Tomas incil'inin btn kopyalar Maria Magdalena, Pilipus, Gnostik Incilleri, MS 180'de Lyon Piskoposu Iraneaeus'un emriyle yok edildi, nk erkek rahiplerin iktidarn tehdit ediyordu." Roselli rencisine giderek byyen bir saygyla bakt. 140 Bu ok tuhaf diye dnd, bu kadar akll, bilgili bir Katolik rahibine az rastlanr. "Ya da ilk kilise bykleri yok ettiklerini sandlar. nk birileri Gnostik ncil'ini Nil'e kadar gtrd ve toprak bir mlein iine saklayarak Nag Hammadi'ye gmd.Bu-rada iki bin yl kadar bulunmay bekledi. Gnostik ncil'i dikkatle sarlmt," diye devam etti. "Bedevi Araplardan biri, Nil kysndaki tarlasn gbrelemek iin alrken, saban ile topra kazarken buldu. Birok akademisyen Gnostik ncil'inin, ilk kilise bykleri tarafndan yok edilen kadn erkek dengesini kurmak amacyla u anda kullanmakta olduumuz ncil'e eklenmesi gerektiini dnyor." "Tpk iki yl sonra l Deniz Parmenleri'nin bulunduu gibi," diye ekledi Profesr Roselli. "Sanki kozmos, bu iki nemli buluu koordine etmi, bunlar birbirine balam gibi. Peder Donelli nemli bir noktaya parmak

bast. Kadim dinlerin hepsinde Tanr ve Tanra dengesi bulunuyordu, sadece grece yakn zamanlarda, dinler, erkekler tarafndan rehin alnd. Ben, erkek egemen dinlerin dengeyi tehlikeli bir ekilde bozduunu ve dnyaya korkun zarar verdiini dnenlerden biriyim. Kitle imha silahlarnn gelimesiyle birlikte erkek egemen dinler insanlk iin byk bir tehdit haline geldiler." Bu insan rperten bir kehanetti. Giovanni bir kez daha Profesr Roselli'nin Omega Parmeni'nin ieriinin ne kadarn bildiini merak etti. Roselli sanki onun dncelerini okumu gibi devam etti. "Starbird'n Yeni Ahit'teki gizli saylar olduu kuramnn Omega Parmeni'nden kaynaklanp kaynaklanmadn grmek ilgin olurdu." Roselli'nin gzlerinden bir an bir glge geti. "Geri ben, Omega Parmeni'nin, Magdalene Saylarndan ok daha fazla eyler ierdiinden kukulanyorum. Yaryl tatilinden sonra, bence Vatikan'n 141 en ok korktuu say olan 153 ' inceleyeceiz. ok iyimser bir insan olduum iin, ounuzun bu konuyu tatil srasnda aratrmak isteyeceini dnyorum. Balklarla ve gkten inen ehirlerle ilgili," diye ekledi yaramaz bir ifadeyle. "Ve tekrar bir araya geldiimizde, Peder Donelli'den bakalarnn konutuunu da grmek beni sevindirir dorusu." La Pizzeria Milano, rencilerle doluydu. Ama Alleg-ra, niformasn karm olmasna ramen skk ke masalarndan birinde oturmakta olan Giovanni'yi hemen seti. "iyi akamlar, Allegra!" Giovanni ayaa kalkt ve gen kzn skk keye gemesine yardm etti. nndeki kavaftan kadehe chianti doldurdu. "Makarna geliyor," dedi "erefe!" "erefe!" Allegra, her zaman olduu gibi Giovanni'nin varlyla hemen rahadadn hissetti. "Bugn ihtiyar Roselli'nin syledikleriyle ilgili ne dnyorsun?" diye sordu Giovanni, ne doru eilip rencilerin cuma akam grltsn bastrmaya alarak. "ok kkrtc deil mi. Hl eitimin sarp ve dikenli yollarnda ilerlemeye almama ramen benim houma gitti. Milano'ya gelene kadar ne Essenileri duymutum ne yazdklar l Deniz Parmenleri'ni. Herhalde Vatikan da duyulmasn istemedii iin, ama beni asl dndren Omega Parmeni oldu. Sen byle bir eyin varlna inanyor musun?" Giovanni, makarnann gelmesini de frsat bilerek soruyu hemen cevaplandrmad. Duman tten iki tabak puttanesca, yani zeytinli, domates soslu, anezli, biberli, sarmsakl ve kekikli spagetti nlerine kondu. Papa I. Jean Paul'n lmyle Omega Parmeni arasndaki ilikiden birine sz et142 mesi gerektiini biliyordu, en azndan gerei arama abasnn devam iin bu artt. Parmenin aratrlmas ile ilgili herkes hibir iz brakmadan ortadan kaybolmutu, akademik raporlar kaybolmu, saygn bilim adamlar acmaszca karalanmt. Giovanni, bu parmenin etrafn evrelemi olan karanlk uuruma bir bakasn daha ekmekten ekiniyordu ama bir srdaa da ihtiyac vard. Allegra, hi dnmeden gvenebilecei tek insand. Bu gen kz, ok uzun zamandr karlat en parlak zekl insanlardan biriydi. Giovanni, Vatikan'da yaadklarn anlatmay bitirdiinde, Allegra skunetle sordu: "ldrldn m dnyorsun?" Giovanni ban sallad. "Albino Luciani, birok insan iin tehdit oluturuyordu, sadece bizim sevgili Milano kardinalimiz Petroni iin deil. Vatikan Banka-s'nn yolsuzluklar onu fazlasyla rahatsz ediyordu, evet ama Konsey'de onu rahatsz eden tek ey bu deildi. Petroni ve Kardinaller Konseyi iddetle inkr ettiler, fakat ben Luciani'nin Venedik'teyken yazd yazlar bizzat kendim biliyorum. Bu yazlar esrarengiz bir ekilde kayboldu. Luciani, bu yazlarda doum kontroln desteklediini belirtiyordu. " Birka ay nce olsa, Allegra aknlktan dona kalrd herhalde. Tricario'dan gelmi biri iin fazlasyla kafa kartrcyd duyduklar, ama Allegrann iindeki isyankr hzla gleniyordu. "Onu tanyamadm iin zlyorum," dedi. "Geri doum kontrolne kar bir eitim aldm, ama ben de onun bak asna yaklatm artk. Eer doru hatrlyorsam, yirminci yzylda da geerliliini koruyan doum kontrol yasa bin yllk yaradl kitabndan geliyor. Tanr, Onan' lm erkek kardeinin karsna kar grevini yerine getirmeyip, spermlerini topraa sat iin lmle cezalandrm. Deil mi?" 143 Giovanni glmseyerek ban sallad. Her cuma gecesi yaptklar entelektel sohbetler ona byk bir keyif vermeye balamt. "Bu metin, yazlana kadar bir de binlerce yl szl olarak kuaktan kuaa gemi," diye ekledi Allegra. "Erkeklerin cinsellii bir tr kontrol, hatta epeyce gl bir kontrol mekanizmas olarak kullandklarn gsteriyor aslnda." "Papazlarn iktidarn, mantki ilahiyat temellerinin tesinde bir eylerle salamlatrmalar gerekir, Luciani de senin bu fikrine katlrd." Giovanni, sesinde belli belirsiz bir hznle cevap verdi. "lm ok byk bir kayp oldu, sadece kilise iin deil, dnya iin de. Bir gn Venedik'te doum kontrol zerinde sohbet ediyorduk, bana dnyada, yetersiz beslenme yznden saat ba bir ocuun ldn okuduunu sylemiti. Etkili

doum kontroln, dnyadaki sorunlarn zmnn bir paras olarak gryordu. Seildikten sonra, bunu salayabilecek bir pozisyona nihayet geldiini sylemiti bana. Bana sorarsan, sonunda hem bu konudaki grleri, hem Vatikan Bankas ile ilgili soruturma ama karar ve Vatikan Bankas'nn Omega Parmeni'ni satn alm olduunu kefetmesi, hakknda lm emri kmasna neden oldu." "zetin tamamn okuyamadn m?" Giovanni hayr anlamnda ban sallad. "Grdm eyin ne olduunu anlayp, dosyay toparlayana kadar Pet-roni odadan ieri dald." "O saatte tam giyinik olmas ok tuhaf," dedi Allegra. "Neden Omega Parmeni'ni ortaya karmaya almadn, neden basna gitmedin?" "Frsatn bulur bulmaz, gizli arive daldm, ama birisi benden nce davranmt. Basna gitmeyi de ciddi ciddi dndm, ama sonra o srada sesimi kartmazsam Omega Parmeni'ni bulma ansm kaybetmem dedim. Elimde 144 parmen olmadan Vatikan her eyi inkr edecek ve bunlarn benim hayal gcmn rn olduunu iddia edecekti, zavall Donelli, Luciani'nin geirdii talihsiz kalp krizi nedeniyle zntsnden de dediini bilmiyor diye aklama yapacaklard." "Bana anlattklarna baklrsa, en azndan bunu yaparlard. Peki ya Profesr Fiorini, onu bulamaz msn?" "te iler burada iyice karyor. Bugn dersten sonra Roselli'nin yanna gittim. Sana anlattklarmn ksa bir zetini verdim ona sadece, yani Omega Parmeni'nin var olduunu dndm syledim. ok zgn grnyordu. Fazla bir ey anlatmad ama Profesr Fiorini'nin Roma'ya dndnn ertesi gn ortadan kaybolduunu syledi." "ldrld m yoksa?" "Klasik 'talyan zm' ite. Eer Vatikan'daki bu kiiler mafya ile bu kadar yakn iliki iindeyse, bence bu ok mmkn. Roselli'yi derslerinden alkoymuyor tabii ki, ama tahminime gre, bu konudaki aratrmay derinletirmeme-si konusunda uyarlm, biraz fazla korkmu gibiydi. Bana da ok dikkatli olmam syledi." "Peki ama ne yapacaz imdi?" "u anda hibir ey. Kdarmz gsmze yakn tutarak oynayacaz. Eninde sonunda bir ey kacak karmza, gerek her zaman ortaya kar." Giovanni uzand ve Allegra'nn kadehini tekrar doldurdu. niversiteye doru yola ktklar srada, Giovanni Allegra'nn koluna gidi. inden bir ses Giovanni'ye bunun yanl olduunu sylyordu, ama chianti bu srarl sesi susturdu ve ruh eini bulduunu dnerek durumu rasyonel-letirdi. Eer bu akll ve gzel rahibenin akln ve duygularn karmakark ettiini itiraf etmi olsayd, daha drste hareket etmi olacakt. 145 "Yaryl tatilinde ne yapyorsun? Eve gidecek misin?" Allegra hayr anlamnda ban sallad. "Bunu karlayacak gcm yok. Herhalde burada kalp Maria Magdale-ne ve 153 saysyla, bir de neydi, balk ve gkten den ehirlerle bouacam," dedi glerek. Bu kez ban sallama sras Giovanni'deydi. "Byle bir ey olamaz. Ben eve ailemi grmeye gideceim. Ayini ynetmek iin davet edildim. Sen de benimle gelmelisin. Ailem seninle tanmay ok istiyor." "Gelemem ki," dedi Allegra abucak neden olduunu bilmeden. "Neden?" diye sordu Giovanni. "Eee, Profesr Roselli'nin aratrmas var ya," diye cevap verdi kararszlkla. "Allah Allah, senin derdin bu mu? Bak ne diyeceim, birlikte olursak, Isa ve Maria Magdalena ile ilgili bol bol gevezelik ederiz ve dndmzde de oturup bir eyler yazarz. " "Bu ho olur ite" dedi, Giovanni'nin mant karsnda direnemeyerek. Giovanni'nin vcudundan yaylan scakl hisseden Allegra, neredeyse ban omzuna yaslaya-cakt... inde, garip duygular atyordu. Katolikliin sesi, bir adama bu kadar yaklamasnn ok yanl olduunu sylyordu. Tpk Giovanni gibi o da bu duygular, zeksna, scaklna ve efkatine byk hayranlk duyduu bir insana kar tad dosta duygular olduunu dnerek bastrd. "Biliyor musun, ben sana nerede yaadn bile sormadm?" "Yaardm," diye dzeltti. "Ama oras hl benim evim. Policastro krfezinde kk bir balk kasabasdr. Maratea. Hi duymu muydun?" 146 "Hayr, ama artk bir an nce grmek istiyorum." "ok seveceksin, insanlar ok scaktr. Dalar sanki denizin iine decekmi gibi grnr. renciler iin mkemmel bir snaktr."

"Mmmmmm" diye mrldand Allegra ve ne yaptn hi dnmeden ban Giovanni'nin omzuna dayad. Gi-ovanni, iindeki sesi tamamen susturmadan konuyu deitirmesi gerektiini biliyordu. "Bir gn Kutsal Topraklar ve incil'de sz geen her yeri grmeye gireceim, Kumran'a da gideceim tabii." Allegra ban omzundan kaldrd. "Evet, Omega Parmeni'ni de buluruz belki ve Rosel-li'nin kukularnn tmne bir son veririz," dedi gzleri parlayarak. ikisi de farknda deildi ama kayp Omega Parmeni'ni arama maceras oktan balamt ve bu aray her ikisinin de hayatn tamamen deitirecekti. 147 13 Maratea Giovanni, klstr Fiat'n, Maratea'ya tepeden bakan St Blaise Da'nda durdurdu. Allegra ile birlikte dar ktlar ve dan tepesine varlkl bir Marateal'nn yardmyla dikilen yirmi iki metre yksekliindeki sa heykeline baktlar. Kollarn iki yana am olan Isa, dan yamacna yuvalanm olan Maratea'y seyrediyordu. Muhteem manzaray seyrettiler, hafif bir rzgr Allegra'nn salarn datyordu. "Ah Giovanni, ok gzel." Allegra'nn grebildii kadaryla, Tiran Denizi'ne dik inen Apenin Dalar, gneye ve kuzeye doru uzanan kayalk bir sahil meydana getirmiti. Keskin ulu tepeler bulutlarn arasnda kaybolmutu. Keiboynuzu aalar, zeytinlerin, ksa meelerin ve am aalarnn arasnda yer kapmaya alyorlard. Burunlarn arasndaki kk koylarda zmrt yeili deniz akl talarn ve kumlar okuyordu, deniz Policastro krfezinin aklarnda koyu maviye dnyordu. Hemen aldarnda, kvrlm bir spagettiye benzeyen yol, Maratea'ya ve daha da aasnda yer alan Maratea 148 Liman'na kadar uzanyordu. Plaja ekilmi ya da arkadaki kayalklara balanm parlak mavi, krmz ve turuncu ahap tekneler, kk limann gzelliine gzellik katyordu. Buras henz turistler tarafndan dokunulmam, modern dnyann elini srmedii bir snakt. Giovanni ile yine birbirlerine ok yakn durduklarnn bilincinde olan Allegra, gzlerini kapatt. Gne yzn styordu. Tricario'nun souk ve sisli tepelerindeki ailesini dnd bir an. Onlar ok zlemiti, dzenli olarak da mektup yazyordu ama bir daha oraya dnmeyeceini de gayet iyi biliyordu. Allegra, kilisenin ve kk San Dorae-nico Manastr'nn kendisine gerek entelektel adan gerekse hayat tecrbesi asndan ok dar geldiinin bilincindeydi. nanc her zamanki kadar glyd, ama artk kanatlarn amaya balamt. Vatikan'n Allegra zerindeki kontrol giderek azalmaya balamt. "Gerekten ok gzel, Giovanni." Giovanni glmsedi ve kolunu gen kzn omzuna sard. "Beeneceini dnmtm" diye fsldad. "Hazr buradayken, bir tekne ayarlayacam ve aadaki plajlardan birinde piknik yapacaz." Allegra ona yasland. Sonsuza dek byle kalmak istiyordu. Aaya inen yol olduka dikti. Giovanni, arabasnn eskimi frenlerini dengelemek iin vitesi ikiye ald. Kk limana vardklarnda arabay, limann evresindeki bo park yerlerinden birine ekti. "u turuncu panjurlu evi gryor musun?" Giovanni, plajn gney ucunda, limana tepeden bakan beyaz kire badanal evleri gsteriyordu. Sanki kk ky, dan iine oyulmu gibiydi. Evlerin nnde kire tandan bir kaya dikey olarak denize iniyor ve parlak renkli tekneler onun ko149 rumasnn altnda tatl tatl salnyorlard. Evlerin hemen arkasnda da, youn al kapl da etekleri keskin bir ayla ykselerek hametli Apenin Dalar'yla buluuyordu, ite evim "ok gzel, manzaras ok gzeldir herhalde." "yle, ama manzara seni yanltmasn. Oras pahaldr, ama biz Donemler sade insanlarz. Ev, byk bykbabamdan kalma, ailem o zamandan beri bu evde oturur." "Hl ok gzel ama aslnda ailenle tanacam iin biraz tedirginim." "Olma. Eve nianlm getirmi deilim ki." Allegra'nn esmer yzne yaylan kzllk, duyduu utanc aa vurdu. Giovanni, birden sylediklerine piman oldu. "Affedersin, kast ettiim ey bu deildi." Bir anda aralarnda tuhaf bir sessizlik oldu, sanki bir trl sze dke-medikleri dncelerle bouuyor gibiydiler, sonra birden sessizlik dald. "Giovanni!" Giovanni'nin kz kardei Maria, arabay fark etmi ve dar sokaklarla yollardan frtna gibi inerek sevgili aabeyine komutu. "Giovanni!" kendini aabeyinin kollarna att ve her iki yanandan da heyecanla pt. "Maria, boyun beni gemi senin."

"Bu pek zor olmad, deil mi?" dedi, kalarn kaldrarak. Kara gzlerinde, Allegra'nn Giovanni'nin gzlerinde ok sevdii o yaramaz prltlar vard. Siyah salar oval yzn evreleyecek ekilde ksack kesilmiti. Henz on be yandaki Maria Donelli^daha imdiden ok gzel bir gen hanmd. Tantrlmay beklemeden Allegra'ya dnd. "Sen Allegra'sn herhalde" dedi "Maratea'ya ho geldin." "Teekkrler Maria, ok naziksin." 150 "Bak!" dedi Maria. Giovanni, Allegra'ya gz krpt. Kz kardeinin bylesine hayat dolu ve canl hallerine alknd. Maria, kk limandaki tatan mendirei iaret etti. "te babam ve ocuklar!" Signor Bonelli, tpk babas ve onun babas gibi hayat boyunca balklk yapmt ve tpk Giovanni gibi ksa boylu ve srm gibiydi. Ancak Guiseppi ve Giorgio, uzun boylu ve geni omuzluydular, uzak atalarndan devraldklar genetik miras ve okulu erken brakmak nedeniyle balk alaryla bouup durduklar bir hayatlar olmutu. Baba ve Giovanni'nin erkek kardeleri, alar onarmay yeni bitirmiler ve hepsini balk avna hazrlk iin Aquila del Ma-re, yani Deniz Kartal'nn bordasna yklemilerdi. Ancak yarn bala klmayacakt. Ertesi gn Domenica idi, btn aile, dier kasaballarla birlikte kilisede olacakt. Giovanni, Monsignor Vincenzo Abostini ile birlikte ayini ynetmek iin davet edilmiti. Abostini, uzun yllar boyunca bu kilisede hizmet etmi ve Giovanni'yi de onun yolunu ve inancn izlemek iin yreklendirmiti. "Evde grrz" diye seslendi Giorgio, babasyla Gi-useppi'nin ardndan el sallayarak. "Ge kalmayn!" Maria Allegra'nn antasn kapt. "Haydi yryn, annem bekliyor. Sabahtan beri yemek piiriyor. " "unun nne bir ey at, btn kasabay harekete geirsin," dedi Giovanni Allegra'ya. "Ne dediini duydum," diye seslendi Maria, kasaba meydanna doru hzla yrrken. Giovanni, antasn omzuna ast ve Maria'nn peinden meydan geip, betondan kemerli geitlerin ssledii labirent gibi parke tal darack yollara daldlar. Bir zamanlar bembeyaz boyanm kemerlerin oras buras nemden yosun 151 tutmutu. Kemerlerin i ksmnda, zamann karartt eski zincirlerin ucunda plak ampuller sarkyordu. Dkknclar eski alkanlklarn srdrp mallarn beton duvarlara astklar iin sokaklar iyice daralmt, her tarafta bakr kaplar, tavalar, elde rlm sepetler ve antalar, kahve fincanlar aslyd. Evlerin nndeki merdivenler dkknlarn ve barlarn nne kadar ulayordu. Baz evler kirele yeni badanalanmt, bazlar ise harap grnlyd, merdivenlere yerletirilen iek sakslar nedeniyle hareket etmek imknsz hale gelmiti neredeyse. Kap girileri terakota ile kaplanm, solmu brandalardan glgelikler taklmt. Sonunda Allegra'ya sanki labirentin bir baka ksm gibi gelen bir yerde, sakslarla evrili yeni boyanm bir merdivenin nnde durdular. "Anne! Anne! Giovanni! Geldi ite!" Giovanni annesinden her zaman byk bir sevgiyle sz ederdi. nlkl La Signora Sophia Donelli, Allegra'nn hayalinde canlandrd gibi biriydi. Glmsemeye hazr yuvarlak yz, bilgeliin izgileriyle sslyd. Kollarn iki yana am bir halde mutfaktan kt ve holde olunu kucaklad. "Seni ok zlemiim," dedi, bir adm geri ekildi ve olunun yanaklarn sktrd. Sonra Allegra'ya dnd, "Hemire Bassetti, Maratea'ya ho geldiniz. Burada olduunuz srece, kendinizi evinizde hissedin. Maria, antanz odanza gtrsn. Haydi gelin, ekmek pimek zere." Mutfak ailenin toplanma yeriydi. Odann dip tarafnda kocaman bir odun frn gz arpyordu, tam ortada tahtadan upuzun bir sra yer almt. Geni pencerelerde, Gi-ovanni'nin limandan gsterdii turuncu panjurlar vard. Evde yaplm makarna menate masann tam ortasnda halat gibi kvrlmt. Yannda, yer yer atlam seramik bir 152 kap duruyordu. Kabn ii Lusanya zeytinya ile doluydu. Basilicata'da Yunanllarn dneminden beri zeytin yetitirilirdi. Yaa zel kokusunu veren ey, blgenin volkanik topra idi. Bu da Basilicata mutfann zgn tadn salard. Sophia Donelli asla baka ya kullanmazd. Bir baka anan ii azna kadar lampasconi yani bir tr yabani soanla doluydu, bir bakasnda peperoncino yani Basilicata'da her yerde bulunan krmzbiberler bulunuyordu. Kei peyniri ve Lusanya sosisi masadayd, frndan yeni km ekmein kokusu her yeri sarmt. Ocan stnde kuzu, domuz ve olak ederinden yaplm sos fokur fokur kaynyordu. "Giovanni!" "Baba, Guiseppi, Giorgio." Kucaklamalar ve iki yanaktan sevgiyle pmeler, talyan babalar, oullar ve erkek kardeler arasnda son derece olaand. Birok kii, Tanr talyanlar yaratmakla ok doru bir ey yapm derdi... Aile ball, toplumsal dayanma ve yaam tutkuyla sevme... "Allegra, ailemin geri kalanyla tantraym seni" yine kucaklama, yine pme.

Sinyora Donelli, duman tten yemei toprak anaklara datrken, baba da taze pimi ekmei paralara ayryordu. "Bizi koru Tanrm, Senin inayetin sayesinde soframza gelen bu armaanlara krler olsun. sa Efendimiz hepimizi korusun. Amin." "Balk nasl gitti baba?" diye sordu Maria. Signor Donelli glmsedi. Hepsinin gzlerinden ayn scaklk tayor diye dnd Allegra. "Yarn kilisedeki ayinden sonra, Anneniz size en sevdi153 iniz eyi yedirecek," dedi konuuna glmseyerek. "Ve eer haftaya hava iyi giderse, Giovanni, sandal al da Alleg-ra'ya plajlarmz gster." Allegra kendisini ailenin bir paras gibi hissetti. Ve bu duygu ertesi gn Donelli'lerle birlikte katld ayin srasnda iyice glendi. Kyn ancs Nicola Farini, Addolorata Kilisesi'nin anna bal lime lime olmu ipi ekti. Seksenli yalarna varmt, bembeyaz byklarn zenle taram ye en iyi giysilerini giyip apkasn takmt. Nicola, herkes bildi bileli kyn yegne ancs idi ve bugn grevini yine, yar yandaki bir adamn istek ve heyecanyla yapyordu nk ayin her zaman kyn en sevdii evladarndan biri tarafndan ynetilmiyordu. Eski demir ann nee dolu sesi, Apenin Dalar'nn eteklerinde yankland. Giovanni, tahta demeleri anm kk giyinme odasnn, mihrap grevlisi olduu gnlerden beri hi deimediini dnd. Gururlu bir ifadeyle, yal hocasnn peinden yrd ve birden utand. Ayin iin toplanm olan cemaat, ayaa kalkt ve alklamaya balad. Giovanni el sallad, Monsignor Vincenzo Abostini entrika dolu bir ifadeyle kendine gz krparken glmsedi. Canann ei Sig-nora Farini, bu zel gn iin toplanm cemaate ses vermek iin eski orgun tahta pedalna bast. "imdi Peder Donelli'ye ho geldin dediimize gre, hep birlikte 803 numaral ilahr* syleyerek Tanrmza hamd edelim. Neeli, yksek sesli ve gururlu. Kurtarc Kralmza." Tombul yz gururla parlayan La Sinora Farini, btn gcyle tahta pedala bast, kadnn arln kaldrmakta zorlanan orgdan uyar dolu bir gcrt ykseldi. Viyana Genlik Korosu, buna pek aldrmazd herhalde, ama Ad154 dolatora Kilisesi'nin kk cemaati, koro eitimi almamt. Hep birlikte hevesle ilahiye baladlar. Yce israil Kral, Davut'un soylu olu... srail yaklak bin kilometre tedeydi, ama eski ilahinin ilk szleri bu kk talyan kynde yanklanmaya balad anda, isa'nn etkisinin Tiran Denizi kylarnda da, Galilee Denizi kylar kadar gl olduu aka ortaya kt... Sevgi, anlay ve cemaat ruhu. Vatikan ve dier Hristiyan kiliselerinin iktidarlar tarafndan bozulmad ve soysuzlatrlmad zaman, isa'nn verdii mesajn, ibrahim ve Muhammed'in mesajlaryla birleip yayd artc bir titreim vard. "Ben bu hayata alabilirim," diye mrldand Allegra, kayn burun ksmna uzanp gzlerini kapatrken. Kendini sabah gneinin nlarna brakmt. "Yarn dnmek zorunda myz?" Giovanni, gl ve dzenli bir ritimle krek ekiyordu, her ekiinde kk kayk, Tiran Denizi'nin zmrt yeili ile turkuazn birbirine kart sularnda biraz daha ileri kayyordu. "Profesr Roselli'nin verdii dev zerinde almay tercih ettiini sanyordum." "Bu da bir fikir ama buras daha ar basar galiba," dedi Allegra bir gzn yar aarak. "Beni nereye gtryor-sun Giovanni Donelli?" diye sordu, ruhundaki yaramaz kprtlara aarak. "nk Kardinal Petroni'nin bunu onaylayacan hi sanmam." "Ona sylemeyi hi dnmyorum, ilerideki burunun arkasnda kk bir koy var. Biz kkken babam bizi oraya piknie gtrrd. Oraya sadece denizden gidiliyor, b155 tn aile byk tekneye binerdik, tekneyi kayalara balardk ve kyya da kaykla kardk." "Burada bydn iin ok anslsn. Biliyor musun ben hayatmda ilk kez bir tekneye biniyorum." "Sahi mi?" Giovanni bir an ard, sonra glmeye balad. "Eh Tricario'da fazla kayk yoktur herhalde. Biz burada mardk. Denizi zlyorum." Birden sustular, sessizlii sadece kreklerin suda kard ses bozuyordu. Allegra elini kayn kenarndan denize brakt ve kristal sulardan grnen kumlu dibi seyre koyuldu. Aslnda bata endieliydi ve Giovanni'ye srrn sylemeyi dnmt, ama gn o kadar gzel balam, rzgr o kadar tatl esmiti ki, Policastro krfezini , endie ve korkular yumuatyordu. Apenin Dalar'nn denize uzanarak meydana getirdii burunlar ksa am aalar ile kaplyd, burunlardan birini dndkleri anda, kk plaj grdler, Allegra iinde byk bir huzur hissetti.

Sandal, akl talarnn stnde kayd. Giovanni krekleri yerletirdi ve Allegra'nn sandaldan inmesine yardm etti. am aalarnn altndaki kk imenli bir akla doru rty ve piknik sepetini tadlar. "Yemekten nce yzelim mi?" Allegrann huzuru birden kat. "Giovanni..." ban nne edi... "Sana sylemek istedim, ama olmadJlGiovanni birden endielendi ve yavaa gen kzn omuzlarn tuttu. "Ne olmad? Ne var ki?" "Ben..," diye kekeledi Allegra, "Ben yzme bilmiyorum." Yz utantan kpkrmz idi. Giovanni yavaa tutup enesini kaldrd, gzleri birleti. "Benim suum, bunu dnmeliydim. Hayatnda ilk defa bir tekneye bindiini sylediinde bunu anlamaly156 dm. Aslnda hayatnda ilk kez deniz kysna geldin deil mi?" Allegra evet anlamnda ban sallad. "Hey" dedi Giovanni yavaa... "Bunun da hayatn kk maceralarndan biri oldunu dnsene. Eer istiyorsan, buras s bir plaj..." Giovanni, elini Allegra'nn incecik beline koydu... "Sana k yzme dersini veririm anlatk m?" Allegra yine ban sallad, kendini ok sefil hissediyordu. "Ama eer glmsersen." "Teekkr ederim" dedi gen kz kranla. Giovanni Allegra'nn elini tuttu ve onu suyun kenarna getirdi. "Batan tedirgin olman gayet doal, ama gven bana, istediin anda ayan yere basabilirsin. Sana gstereceim ilk ey, suyun stnde durmak, izle imdi." Allegra onu scack sulara doru izledi ve Giovanni'nin ellerini srtnda hissetmenin verdii gvenle kendini srt st suya brakt. Sonra birden panikledi, yuttuu sulardan dolay ksrrken, kollarn korkuyla Giovanni'nin boynuna dolad. "Tuttum seni, Tuttum seni... Sakin ol." Allegra'ya sarlrken yumuack bir sesle. "Benim ok aptal olduumu dnyorsundur herhalde," dedi, ban nne eerek, kollar hl Giovanni'nin boynundayd. "Sen asl beni grecektin, bir elimle ipe tutunmutum, bir yandan da babam tutuyordu beni, dehete kaplmtm." Sesi sakin ve yattrcyd. AUegra karmakark dncelerle ban kaldrd. Carlo korkun bir gnaht, ama bu nedense ok farkl geliyordu ona. Sanki bu, insan ezecek 157 denli byk, doal bir gt. Byle bir ey nasl olur da kilise tarafndan bu kadar yanl ve kt olarak tanmlanrd. "Tekrar denemek ister misin?" Allegra tekrar gen adamn ellerinin stne uzanrken, Giovanni'nin sesi garip bir ekilde przlyd. Bata onu ellerinin stnde tutuyordu, sonra vcudunun altnda Tiran Denizi'nden baka hibir ey kalmayana kadar yavaa ekti. Allegra, kazand bu yeni beceri iin kendisinden daha ok sevinen bu adama gveniyordu. Plaja geri dndklerinde scak gne Allegra'nn omuzlarn yakmaya balamt. Giovanni'nin annesinin hazrlad piknik sepetini at. "Zeytin, fme balk, taze ekmek, soan turusu... Annen buraya bir haftalna geldiimizi sand herhalde." "Ve ite bu insanlar konuturacak olan ey," dedi Al-legra'ya plastik bir bardak uzatrken. Bianco Malvasia iesinin kenarlarndan buu damlacklar akyordu. Giovanni bardaklarn doldurdu. "erefe!" "erefe! Yzme dersi iin teekkr ederim," dedi, yine birbirlerine ok yakn oturduklarnn farkndayd. "Son derece doaldn. yiydin yani," dedi. Allegra kuku ile glmserken, mavi gzleri dans ediyordu. "Bir iki dersten sonra, u burundan tekine kadar yzersin artk." "Bir gn tekrar buraya gelebilecek miyiz acaba?" diye sordu Allegra, annesinin yapt her eyi iine koyduu durumu Giovanni'ye uzatrken. "Belki bir gn dneriz... Her ikimiz iin zor olsa da... yle deil mi?" diye sordu, Giovanni muzip bir sesle. Yaad i atmay ilk kez sze dkyordu. 158 1 Allegra kendi duygularn da da vuracak ekilde ban sallad. "Neden papaz oldun Giovanni?" "te bu hi zor olmad. Kiliseyi ok derinden sevdiim iin. evremdekiler iin yapabileceim her eyi yapmak iin, sa beni nereye gnderirse oraya gitmek iin," dedi scack glmseyerek. "Seni nereye gndereceini biliyor musun peki?" "Hayr, bence her ey yava yava oluyor. niversiteden sonra nereye gideceimizi kim biliyor ki?"

"Eer birlikte gidebilsek ne kadar gzel olurdu," diye cevap verdi. arap ket vurduu her eyi zyordu. Giovanni, Allegra'nn elinden barda ald ve kumlarn zerine brakt. Allegra vcudunu yaptrdnda, Giovan-ni'nin dudaklarnn tuzlu olduunu grd. Giovanni ona daha sk sarld ve Allegra kendini ona, ok isteyerek cevap verirken buldu. Dili Giovanni'nin dilini aryordu. "Ah Giovanni." Giovanni darmadan olmutu. "Allegra" diye fsldad. Mayosunun arkasndaki kopayla bouuyordu, Allegra ona yardm etmek iin uzand. Tuzlu suyla slanm olan kck gslerinin ular sertlemi ve diklemiti. Giovanni onlar yavaa emip, aznn iine alrken Allegra inledi. Her ikisi de o gece uzun sre diz kp Tanrdan balanmay dilediler. Accettazione. Her ikisi de yataklarnda uyumadan yatyorlard. Kafalar karmt, akndlar. Allegra yatt yerden yldzl gkyzne bakt. Onun odas st katta, evin n tarafnda Giovanni'nin odasnn yanndayd. Limann klar snmt, Tiran Denizi hafif bir rzgrla rperiyordu. Tanrya yznc kez "Neden?" diye sordu. "Neden 159 bu kadar yanl olsun." Carlo ile yaad eyin yanl olduunu biliyordu, ama bu ok farklyd. Testarda (isyan). Akll, nazik Giovanni, onunla olmak ne kadar keyifli. O hayatnn sonuna kadar birlikte olmak isteyebilecei biriydi, Tanrnn ona vermek istedii her eyi almasna yardm edebilirdi. O ok byk akla sevdii biriydi artk. Kilise yasaklasa bile. Neden? Allegra, sessizce hkrmaya balad. Umutsuzluun, engellenmiliin ve giderek daha fazla sorgulad inancnn tad hkrklard bunlar. Giovanni odasnda hl dizlerinin stnde, bu gece kendisine ok ama ok uzak, sessiz ve hareketsiz grnen Tanrya kendini balamas iin yakaryordu. Balanma diliyordu ama kendisini ok yabanclam hissediyordu, nk Allegra iin hissettikleri her zamankinden daha glyd. Kendini Tanrsna bylesine yabanclam hissetmek, Giovanni iin ok yeni bir eydi. Aklyla yreini birbirinden ayrmaya alt ama bir ie yaramad. Gen bir renciyken, zerinde ok da fazla dnmeden bakir kalmay semiti. Bu durum isa'ya hizmet yolunda denecek byk bir bedel gibi gelmemiti ona. u ana kadar. Giovanni gzlerini at, milyonlarca k yl tedeki galaksilerle dolu gkyzne bakt. Hem ilahiyat hem de bilim alannda yllardr yapt almalar derin derin dnmesine y/&\ amt, ama kilisenin cinsellikle ilgili ikiyzll konusunda bu geceki kadar derin dnd hi olmamt. Bu kilise bir tek eyi retmiti. Her eyi gizli yapabilirsin. Giovanni, birok Katoliin, sa'dan sonraki bin yl iinde Katolik rahiplerinin mutlu evlilikler yaptndan ve bu yzden de verimliliklerinin ok arttndan habersiz olduklarn biliyordu. Sonra 1074 ylnda Papa VII. Gregory, bir metresi olduu halde, papazlarn kendilerini sadece kiliseye ada160

malarn emretmiti. Binlerce evli papaz 'kendilerini karlarnn etkisinden kurtarm' ve boanmt. Giovanni bu her eyi mahveden bakirlik politikasnn altnda sinsi bir ama yattn da biliyordu: Kilise, elindeki byk mlk korumak derdindeydi, nk yasaya gre rahiplerin ocuklarnn kilise mallarn miras yoluyla almak haklar vard ve bu kilisenin servetinin azalmasna yol aacakt. sa'nn bekretle ilgili hibir sz yoktu. Kendisinin evlenmemi olmasnn dnda, tek bir yerde bile deinilmiyordu bu konuya. Yoksa evlenmi miydi? Kilise, sa'nn etrafnda kadnlarn bulunmasndan duyduu memnuniyetin bilinmesinin stn rtmt srekli. Giovanni, Luka'nn sa'nn Kutsal Topraklarda ehirden ehre gezerken mritlerinin arasnda kadnlarn da bulunduunu nasl anlattn iyi hatrlyordu. "Herod'un ua Chuza'nn kars Jo-hanna ve Susanna ve ona ellerinde avularnda olan her eyi aan teki kadnlar." Btn bunlar, deil birlikte seyahat etmek, kadnlarla ortalk yerde konumann bile yasak olduu bir kltrde yaanmt. sa karizmatik ve yetenekli bir hatipti, kadnlara eiti gibi davranyordu. Kadnlarn ondan etkilenmi olmasnda alacak bir yan yoktu. Belki de sa'nn Maria Magdalena ile ilikisi, kilisenin anlattndan daha derindi. Belki de kilisenin cinsellik ve kadnn dindeki rol konusundaki ikiyzll, ruhani anlamda dengeli bir eylerin stn rtmek amacn tayordu. Erkek ve dii arasndaki uyum, Profesr Roselli'nin derslerinde belirttii gibi yaradl asndan ok nemli bir unsurdu. O gece doru drst uyuyamad, uyku ile uyanklk arasnda gitti geldi, zayfl onu ok zyordu. nancn bir yerinde, erkek egemenlii gcn artrabilmek iin her eyi arptmt. Kilise sa'nn, bekretle ilgili verdii mesaj arptmt. Bu byle olmamalyd. 161 Giovanni, Maratea'nn am ineleriyle kapl dik bayrn trmanrlarken, vitesi nc kez drtten ikiye indirdi. Vites kutusu sanki bu durumu protesto edermi gibi gacr-dad. Allegra ile Giovanni arasna ken tuhaf

sessizlii, sabahn sknetinde vadiden yukar trmanan kk arabann kard sesler bozuyordu. Kk Maratea kasabas ve Tiran denizi arkalarnda gitgide klyordu. Vitesin homurtusu, Allegra'nn kilisenin yasaklarna duyduu fkeyi yanstr gibiydi. Ama Giovanni ile birlikte olmak konusunda d kurduu iin eit ekilde kendisine de kzgnd. Kilise hangi hakla insanlarn duygularn ynetmeye kalkyordu? Hep byle mi olmutu? Belki de Omega Parmeni'nde, daha insani bir kiliseden sz ediliyordu. nsann doasn tanyan ve kendi hayatn kurma hakkna saygl bir kiliseden. "Dn iin ok zgnm," dedi Giovanni Allegra'nn dncelerini blerek. "yle mi?" Giovanni'nin birbirlerine kar duyduklar eyler iin, aralarnda geen son derece doal bir ey iin zgn olmasna kzmt. indeki isyan duygusu yine ykseldi, ama bu sefer her zamankinden daha iddediydi. Giovanni, Allegra'nn cevabna ok armt. Sanki karsndaki o deildi. Allegra'nn iindeki gcn ve karar lln arttn grm, deiimi fark etmiti. / "Ben de zgnm" dedi sonunda fkesini kontrol ederek. "Yani sesim sert kt iin. Ama hissettiklerim ve yaadklarmz iin zgn deilim." Giovanni hemen cevap vermedi. "Ben de yle" dedi. "Ama bir daha olamaz. Bunu ikimiz de biliyoruz." "Biliyorum, ama bu birbirimizi bir daha grmeyeceimiz anlamna gelmiyor, deil mi? " Giovanni bir elini direksiyondan ekti ve gen kadnn 162 eline uzand. "Tabii ki gelmiyor. Cuma akamlar birlikte makarna yemeyi yasaklayan bir kural yok... Seninle o plaja geri dnmek kadar istediim hibir ey yok, ama bu ikimiz iin de ok zor olur." Giovanni duraklad. "Seni seviyorum Allegra." Allegra yzn ona dnd, kahverengi gzleri yumuackt. "Ben de seni seviyorum Giovanni." 163 a * aozao 3 in oo (D a / 14 Milano Mevsim kt. Bir gece nce normalin stnde kar yamt. Piazza della Scala'da, Milano'nun bu tarihi merkezindeki Leonardo da Vinci'den kalma ta demelerle dier heykeller bembeyaz bir rt ile kaplanmt. Souk hava, Lorenzo Petroni'nin ruh haline uyuyordu. Bu sabah gelen evra incelerken, nne gelen ktlardan birine tek bir kelime yazmt. Accetti, -kabul edin- zel sekterine Milano Devlet niversitesi'ndeki mezuniyet trenine katlacan bildirmi oluyordu bylece. Eline ald ikinci belge, fkesini yattrmad. Bu, niversite rektrnden gelen bir mektuptu. Hametlim, Bu mektubu yazma nedenim, Signor Donelli ve Sig-nora Bassetti'nin felsefe, arkeoloji ve kimya gibi dallarda ok ok stn notlar alm olmalardr... Katolik rencilere Signor ve Signora diye hitap edilmesi, Petroni'yi irkiltti, ama rektrn pilot programn ok 167 baarl olduunu belirtmi olmas iyice cannn sklmasna neden oldu. Peder Donelli'nin felsefe dalnda niversitenin altn madalyasn kazanm olmasna armamt, en azndan artk onunla nasl baa kacan biliyordu. Petro-ni'nin Peder Donelli'yi Ortadou'ya gndermek istemesi bata aknlkla karlanmt, ama Roma'nn nnde, gen bir papazn srail'e atanmasndan daha nemli sorunlar vard, iyice yalanm olan Babakan Kardinal omuzlarn silkerek atamay onaylad.

Ama Tricario'lu rahibeyi ne yapacakt? Onu, birilerinin kalarn kaldrmasna meydan vermeden Katolik leminin uzak kelerinden birine nasl yollayacakt? Hemire Bassetti, arkeoloji ve kimya dallarnda niversite madalyas kazanmt. Bir kadn bunu nasl baarabilirdi? Bu Kutsal Kilise'nin tehlike altnda olduuna dair bir iaretti. Kardinal Petroni, yaad hayal krkln kontrol altnda tutmaya alarak yaradl zerine dnmeye balad. Kadn, erkein cennetin bahelerinden kovulmasnn sorumlusuy-du, her kadn tpk smkl bcein kabuunu srtnda tamas gibi, bu sorumluluu yaam boyunca srtnda tadn bilmek zorundayd. Bir kadn, erkein iktidar altnda evini ekip evirmek ve sonraki kuaklar dnyaya getirmek iin kocasyla cinsel iliki kurmak mecburiyetindeydi. Papa'ya yazaca bir sonraki raporda, eitim program hakknda 'ilgin bir deneyim' deyip gemeye karar verdi. Bu cmleyi, kontrol tekrar elden karmamak iin, Katolik eitimine dnmenin son derece gerekli olduuna dair tavsiyesi izleyecekti. Allegra'nn dosyann kapana ilitirilmi resmini incelerken, Petroni dncelere dald. Koyu kahverengi gzler ve kapkara salar, gney yan oval bir yz. Akademik olarak da baarl bu kadar gzel bir rahibe, ilgin bir kombi168 nasyondu dorusu. Belki de Hemire Bassetti ile yakndan ilgilenme zaman gelmiti artk. Madonna, orospu... Petro-ni, bir durumun avantajl yanlarn grmeyi becermiti. Dini kelime oyunlarn kefetmek ho olacakt. Havari Pa-ul'n Efeslilere sylediklerini tekrarlarken Petroni'nin gzleri kslmt. "Kadnlar, kocalarnza Tanrnza itaat eder gibi itaat ediniz. Isa nasl kilisenin efendisiyse, koca da karsnn efendisidir." Paul'n bu akllca szlerini mrldanmak onu yattrmt. Hemire Allegra Bassetti'ye ait olduu yeri hatrlatmann zaman gelmiti. Kar, niversitenin oktan tutmu yollarna yamaya devam ederken, Allegra paltosunun nn sk sk kapatt. Yemek daveti, bu sabah Kardinal Petroni'nin ofr tarafndan getirilmiti, yemee katlmas isteniyordu. Allegra bylesine gl bir Kardinal'den gelen daveti reddetmek iin uygun bir mazeret bulamamt. Artk, kendisine ok tandk gelen begen eklinde alanlara alan sokaklar geerek Ca' Granda'nn ana kapsna doru yneldi. Giovan-ni gideli daha iki gn olmutu ve onu tahmin ettiinde ok daha fazla zlemiti. Zor olmutu, ama her ikisi de Mara-tea'dan dnerken birbirlerine verdikleri sze sadk kalmlard. Allegra, kendini derslerine vermi ve st ste dereceler almaya balamt. Biyokimyann derinliklerine dalm, DNA aratrmalarn ok sevmiti, dnyadaki btn hayatn tek bir hcreden gelitiini renmek onu bylemiti. rendike de, dem ve Havva ile ilgili yaradl hikyesi gznde iyice siliklemiti. Giovanni ve Allegra, yalnz kalmamak konusunda birbirleriyle anlamlard ya da eer birinden birinin odasnda bir ekilde yalnz kalrlarsa kapy ak brakyorlard. Cuma geceleri her zaman byk tehlike tayordu. Makar169 na banda, birka kadeh arap eliinde yaptklar tartmalar, insanln kkeni, sa'nn Maria Magdalena ile ilikisi gibi konulara kaydnda, birbirlerine verdikleri sz bozmalarna ramak kalyordu. Bir ekilde, birbirlerine duyduklar ak korumay baarmlard ve bu ak zaman getike daha da glenmiti. Artk birbirlerine her zamankinden daha da yakndlar. Ama Giovanni gitmiti, Bat e-ria'da srail igali altndaki blgelerden birindeydi. Bu hibir anlam olmayan bir atamayd ve son snav biter bitmez gitmek zorunda kalmt. Giovanni bir hafta izin istemiti, ama Milano'nun Kardinal Bapiskoposu, bir an nce grev yerinde beklendiini sylemiti. Allegra Ca' Granda'nn kemerli kapsnn nnde, parlak siyah Volvo'yu ve Kardinal Petroni'nin ofrn grd. / 170 15 Kuds Giovanni taksinin cretini derken, gne Eski Kuds'n damlarnn stnden batyordu. Kuds'teki Katolik Kardinali'nin, Kardinal Joseph O'Hara'nn kald St Jo-seph Manastr, Hristiyan mahallesinde, Kutsal Sepulchre Kilisesi'nden fazla uzak olmayan bir yerdeydi. Manastr sa'nn armha gerildii yere kurulmutu. ki katl dar bina, iki dkkn arasna skmt, parke tal sokak, hl hediyelik eya alverii yapan turistlerle kaynyordu. Giovanni itince, eski kaplar sanki itiraz eder gibi gcrdadlar. On kapdaki beyaz merdivenler anm, pencerelere krk dkk pancurlar aslmt, demir trabzanlardaki boyalar soyulmutu. Giovanni pyrm pyrm olmu ipi ekince, hemirelerden biri kapy at. "Ho geldiniz Peder, ben Hemire Katherine." Hemire Katherine, ksa boylu, tombul yzl, kr salarn bir bonenin iine toplam neeli bir kadnd. Yznde grm geirmi bir ifade vard. "Teekkr ederim Hemire. Giovanni Donelli," diye cevap verdi, kadnn uzatt eli skarken.

171 "antanz bana verin, Peder" dedi elindeki bavula uzanrken. Giovanni itiraz etmeye kalkt ama baarsz olunca, rahibenin peinden dar merdivenlerden kmaya balad. "Rahatnza bakn," dedi rahibe, eliyle sokaa bakan geni bir oday gstererek. "antay ben odanza koyarm, Piskopos O'Hara'ya da geldiinizi haber veririm." Giovanni kocaman ssl koltuklardan birine oturdu ve evresine baknd. Duvarlar yerden tavana kadar kitap dolu raflarla kaplyd. Augustine'in eserlerinin yannda sonraki ilahiyatlarn eserleri de vard: Barth, Bultmann, Ni-ebuhr, Schleiermacher ve Rahner. artc bir ey daha vard, genel geer kilise doktrinini sorguladklar iin Vatikan tarafndan lanetlenmi yazarn eserlerine epeyce bir yer ayrlmt: Pierre Teilhard de Chardin, Schillebeeckx ve belki de yaayan en byk ilahiyat olan Hans Kng. Ayrca l Deniz Parmenleri hakknda yazlm btn kitaplar vard: Hershel Shanks, Geza Vermes, Edmund Wilson gibi byk btn parmen aratrmaclarnn eserleri alnmt. Hatta Avustralyal Barbara Thiering'in tartmal kitab bile bulunuyordu. Giovanni'nin dnceleri, kapdan gelen gr bir sesle kesildi. "Umarm yolculuunuz iyi gemitir Peder" Ne Ortadou'da geirdii yirmi yl ne de ncesinde Washington'da geen alt yl, Piskopos O'Hara'nn lirik rlanda aksann deitirmemiti. Seyrelmi sal, iriyar bir adamd, fra gibi gri kalar, yuvarlak, krmz yanakl bir yz ve yumuack yemyeil gzler. Patrick O'Hara'nn hatr saylr gbei, iyi yemeklere ve araplara olan dknlnn belirtisiydi, Giovanni'yi ok scak karlad. "yi geti, teekkr ederim Ekselans, geri Tel Aviv'de gvenlik nlemleri biraz fazla abartlyd ama." "Vaat edilmi Topraklara ho geldin. Bana Patrick de. 172 Vatikan'dan geldiklerinde Ekselans dersin. Allahtan pek sk gelmezler." "Buna almaya alacam" diye cevap verdi Giovan-ni, iriyar amirine hemen ii snmt. "Seni gndereceim yeri grnceye kadar, bir karar vermezsen iyi olacak diye dnyorum," diye cevap verdi Piskopos. "Mar'Oth denen kk bir kasaba, buradan yirmi be kilometre kadar tede, ama bin kilometre olarak bakabilirsin bu mesafeye. Buras bir Filistin kasabas, hem yol hem de dinler tarafndan ikiye ayrlm. Yolun bir yannda Hristiyan Filistinliler yayor, epey bir zamandr papazlar yoktu. Yolun teki yannda ise Mslman Filistinliler var. Bir tane okul var ve her iki dinden ocuklar da ayn okula gidiyor. Burada diplomasi, ilahiyattan daha byk nem tayor Giovanni," duvara ustaca gizlenmi bir dolab at. "Burada akl banda kalmann yollarndan biri de bu." Gi-ovanni'ye koca bir bardak rlanda viskisi uzatrken gzlerinin ii glyordu. "alom!" "alom!" Giovanni bardan kaldrd. Sk sk viski imezdi ama Piskopos O'Hara evresinde olduu srece, gnn hangi saati olduuna aldrmakszn buna da almas gerekecekti. "Garip deil mi?" Patrick, odasndaki ar ssl koltuklardan bir dierine brakt kendini. "Srekli savata olan bir lkede, kadehler bar diyerek kalkyor." "Sizce burada bir gn bar olacak m?" "Akllar balarna gelip Filistinlilerle anlaana kadar olmayacak" "Bu mmkn m?" "Her iki taraftan da bunu arzulayanlar, bu iddete bir son vermek isteyenler var. Bazen bir umut kvlcm parlyor ama daha alevlenmeden snyor. Genellikle egolarna 173 teslim olmu, yetersiz ve iten rm politikaclarn sayesinde oluyor bu, eh bir de fanatizm her eyi yanl bir yne ekiyor." "Herhalde, dinler atmasnn da bir yarar yoktur." Giovanni akalat, Ortadou'nun entrika dolu politik dnyasn daha yeni tanyordu. "Birok kii slam iddet dolu bir din sanyor. Aslnda tam tersidir. slam, 'teslim olmak' anlamna gelir. Bir Mslman Allaha teslim olmu ve Allann istedii gibi bakalarna adalet ve efkatle yanamay kabul etmi kiidir. Kk-tendinci slamclar, gerek Mslmanlar temsil etmiyorlar, tpk Jerry Buffett gibi adamlarn gerek Hristiyanl temsil etmedii gibi." "Maalesef insanlarn byk bir ounluu bu kkten -dincilere inanyor, onlar iin tek bir din var, o da kendi dinleri. " Giovanni gzlemlerini hznle dile getirdi. "Aslnda ilgin bir soru bu deil mi? Bu nasl sapk bir Tanr ki, dinde anlam ararken, birbirlerine kar bu kadar anlaysz bakabilen insanlar yaratm olsun?" Giovanni ok ard. Bir piskoposun, Tanrya sapk demesi hi de allm bir ey deildi. / " ar din galiba Giovanni?" "Biraz yle," diye itiraf etti "arma, benim yama geldiinde sen de sorgulamaya balarsn bunlar."

"Kendi inancnz da m?" "zellikle de kendi inancm. Teilhard de Chardin'i okudun mu hi?" "Vatikan onun eserlerinin okunmasn yasaklad diye biliyordum, geri sizde baz eserlerinin bulunduunu grdm ama." "Kardinal Petroni ve avenesi bundan hi holanmaz ta174 bii." Patrick karanlk bir sesle cevap verdi. "Ama onun Kuds'e gelme ihtimali pek fazla deil bar anlamasnn artlarna gre. Bence, ben emniyetteyim," diye kkrdad. Koltuundan kalkp raflarda maden arar gibi bir eyler aramaya baladnda nktedanl geri gelmiti. Bir sre sonra, okunmaktan ypranm bir kitapla dnd. Matematik Gnl. "Nasl inandm," dedi kitab Giovanni'ye uzatrken. "Kitap Franszca, ama anladm kadaryla bu lisan ingilizce, Almanca, spanyolca ve Latince kadar iyi biliyorsun." "Size iyi bilgi vermiler" dedi Giovanni glmseyerek. "Tuhaf, ama oras Vatikan ite, biz kylleri yaptklar tartmalarla ilgili bilgilendirmezler ama senin biyografini yolladlar." Patrick kendine bir viski daha doldurdu. "Chardn ok ilgin bir adamm. Cizvit papaz olduktan sonra, Birinci Dnya Sava Srasnda shhiye blnde sedyecilik yapm. Savata hizmet madalyas alm, bir de Legion D'Honneur. Tpk senin gibi o da bir bilim adam." "Bazen hem rahip hem de bilim adam olmak zor geliyor. Zaman zaman keke sadece biri olsam diyorum, ikisi birden deil." "Chardin de seninle ayn grte olurdu herhalde. Vatikan'n grlerine kar karak, btn o Hametii tayfasn fkeden ldrtacak kadar da cesurdu stelik. Ona da herkese yaptklarn yaptlar tabii." Giovanni ban sallad. "Aforoz ettiler." "Bu onlarn iktidarn, aklc bir ekilde cretkrca sorgulayan herkese verdikleri bir ceza. Her neyse, istersen ikisini de alabilirsin," dedi. "kincisi srailli arkeolog ve matematiki Yossi Kaufmann'n yazd bir makale. Kendisi Omega Parmeni'nde uyar ieren bir ifre olduunu iddia ediyor. Omega Parmeni diye bir ey duymu muydun?" Giovanni rperdi sonra da ne cevap vereceini d175 nerek ban sallad. gdleri, bu alakgnll piskoposa gvenmesini sylyordu ama bildii her eyi anlatmak iin henz erkendi. "Zaman zaman basnda hakknda bir eyler kyor, ama ben hepsinin speklasyon olduunu sanyorum," diye dikkatle cevap verdi. Piskopos O'Hara, hayr anlamnda ban sallad. "Yos-si Kafumann byle dnmyor. Yossi birok ilikisi olan bir adamdr, bunlarn bazlar da bu Kutsal kentin arka mahallelerinde otururlar. Kendisi bu parmenin varlnn gerek olmas bir yana, Vatikan'n 1978'da bir kopyasn satn alm olduuna da inanyor, ayrca orijinalinin de hl burada olduundan emin, ama istersen ona kendin sorarsn. Buraya zaten ayda bir geleceksin, ama benim canm skldnda bu daha da sk olabilir," diye ekledi Patrick. "Onunla bir akam yemei ayarlarm. Hemire Katherine ok iyi bir adr." Giovanni odasna kamay baardnda saat onu gemiti. Kendini yataa att ve Yossi Kaufmann'n Matematik Gnl'nde yaynlanm olan makalesini dnmeye balad. Bir baka sekin israilli'nin Dr. Eliyahu Rips'in Tevrat iin yaptn yapan Profesr Kaufmann, l Deniz Par-menleri'ndeki Ibranice ve Aramiceye bilgisayar analizi uygulam ve Rips'inkine benzer bir sorunla karlamt. Program 'terr' ve 'gnlerin sonu' gibi kelimeler bulmutu ama Kaufmann bunlarda gizli olan anlamlar zememiti. Profesr Kaufmann'n makalesi meslek erbab okurlar iin yazlmt, ama Giovanni, permutasyonlarda ve teoremlerin ileri srlnde nelerin ima edildiini anlamt. Kaufmann'n vard sonucu anlaynca gzlerini krptrd. l Deniz Parmenleri'ndeki ifrelerin hepsi, tek bir parmende, Omega Parmeni'nde bulunan bir mesaja iaret 176 ediyordu. 'Vahiy' ve 'insanolunun sonu' srekli tekrarlanyordu. Yorgunluktan bitkin den Giovanni bir trl uyuya-mad. Yatann baucundaki lambay tekrar at ve Theil-hard de Chardin'in yasaklanm Comment ]e Crois adl kitabna uzand. Chardin ok yetenekli bir yazard, Fransz-cay ok abuk hatrlad. Giovanni tekrar saatine baktnda sabahn ikisiydi. Kitab istemeye istemeye kapad ve sndrd. Vatikan'n Theillard de Chardin'i neden yasakladna hi amamt. Bu byk Fransz ilahiyats ve bilim adam, Tanrnn o kadar gl ve kindar olmadn, ama yaradln kendi iinde var olan bir ruhani g olduunu iddia ediyordu; nehirlerde, dalarda, siste, fillerde, mikroplarda ve dnyadaki btn insanlarn iindeydi Tanr. Chardin'e gre, kilisenin iddia ettii gibi gazap dolu bir Tanr deil, 'her eyin iindeki ruh'tu, ayrca Kardinallerin, Tanrya ancak kilisenin papazlar araclyla ulalabileceine dair iddiasna kar kmaya cret etmiti.

Giovanni en sonunda rahatsz bir uykuya dald. Chardin zerinde byk bir etki brakmt, inan yolundaki arayna renk katm ve gerein peindeki bu byk serveninde ona yardmc olmutu. Vahiy inerken Ruh glmsedi. 177 16 Roma Yol be dakikadan az srd. Kardinal Petroni'nin dairesinin kaps, Kardinal'in hizmetkrlarndan, ufak tefek, ekici bir rahibe tarafndan hemen ald. "Paltonuzu u askya asabilirsiniz Hemire Bassetti" dedi Hemire Carmela, buz gib\bir sesle. "Teekkrler, ok naziksiniz," diye cevap verdi Allegra kibar bir glmsemeyle. Herhalde bu siyah sal rahibe, zor bir gn geirmi diye dnd. "Hametlim sizi oturma odasnda bekliyor, Hemire Bassetti, beni izler misiniz?" Hemire Carmela, hal denmi koridorda hafif admlarla ilerlerken, Allegra da onu izledi, koridorun her iki yanna Vatikan'dan getirilmi paha biilmez resimler aslmt. Resimlerin altn varakl ereveleri, koyu mavi duvar kdnn stne ok yakmt. Margaritone d'Arezo'nun, Vitale da Bologna'nn, Lorenzo Monaco'nn ve Guido Re-ni'nin eserleri hemen gze arpyordu ve giri kapsnn duvarndaki fresk, Raphaello ustadan bakasnn elinden km olamazd. 178 "Hemire Bassetti geldi Hametlim." Hemire Carme-la, Allegra'nn geliini haber verdikten sonra ekildi. "Hemire Bassetti, ne iyi ettiniz de geldiniz." Allegrann dikkatini ilk eken ey sesiydi; bu mkemmel bir ekilde dengelenmi, kltrl ses Kardinalin cazibesine cazibe katyordu. Allegra, kendisine uzatlan eli skt ve Kardinal'in elini adeta okadn fark etti. "Burada olmak benim iin byk bir zevk Hametlim," diye diplomatik bir cevap verdi. "Tam tersine, bu zevk bana ait," diyen Petroni, eliyle salondaki bir koltuu gsterdi. "Biz kardinaller gerekten bizim iin anlam ifade eden insanlarla sk sk yemek yiye-miyoruz. Genelde karmzda ya politikaclar oluyor ya da sanayiciler. ok skc." Uygar bir ifadeyle glmsedi. "Bir ie Krug amakta hibir saknca grmedim." Petroni, konuuna arap iip imeyeceini sormamt bile, nk sekreteri Allegra ile Giovanni'nin cuma geceleri faaliyetleri ile ilgili ayrntl raporlar masasnn zerine dzenli olarak brakyordu. "1964 sizin de beeneceinizi umuyorum, iyi bir yld." Allegra, La Pizzeria Milano'nun yoksul rencilere ar karaflar iinde sunduu o buruk araplar, kristal flt kadehlere deimezdi. Keke Giovanni de burada olsayd diye geirdi iinden, btn bu irkiltici formaliteleri sknetle karlamay becerirdi o. "erefe!" "erefe, Hametlim," diye cevap verdi Allegra. "Sonular almadnz m daha?" "Henz almadk Hametlim. Herhalde bir iki gn iinde alrz." "Ah, herhalde size sylememem gerekir, bana bir kopya yolladlar. ok baarl olmusunuz Allegra." Gen kzn ilk adn sanki birbirlerini yllardr tanyorlarm gibi kolay179 ca syleyivermiti. "Ama sizi yemee kadar biraz merakta brakaym bari." Allegra onu, grkemli yemek odasna kadar izledi. Buradaki duvar ktlar krmzyd. Altn ve kristal karm kocaman bir avize aslm olan tavan, Milano'nun tarihi meydannn deiik yerlerinden sahnelerin resmedildii fresklerle sslenmiti. Kocaman maun masa iki kii iin hazrlanmt. Duvarn kenarna dizilmi olan altn yaldz ilemeli krmz iskemlelere herhalde politikaclarla sanayiciler oturuyor, diye dnd Allegra. Petroni, nezaketle sandalyesini ekip gen kadnn oturmasna yardmc oldu. Allegra'ya onu kapda karlayan rahibeden daha makul bir insanm gibi gelen Petroni'nin as, giri yemekleriyle belirdi. Taze bez^yeli tuzlanm Morina. "Umarm kusura bakmazsnz ama bu akam meny sade hazrlattm. Hemire Maria en eski tariflerinden birini hazrlam. Sarmsak ve kaparili dana pirzolas." Allegra, Kardinal'in sade olmayan yemeklerde ne ikram ettiini merak etti. "Ve bunun yannda 1966 Chateau Margaux ieceiz. Bence en zarif araplardan biridir," dedi, nadide arab havalanmas iin kristal bir srahiye dkerken. "Ben bu kadar iyi araplara alkn deilim Hamedim. Biz Milanolu renciler, ucuz ve neeli eylerden holanrz daha ok," dedi Allegra'nn szlerinde Petroni'nin kibirli tavrlarn ineleyici bir vurgu gizliydi, yine de ok dikkatli olmas gerektiini biliyordu. Bu adam ok tehlikeliydi.

"Kurumun ikram olarak kabul edin. Bana ltfen Loren-zo deyin. Yalnz olduumuz zaman unvan kullanmanz gerekmez." Giovanni de benzer bir ey yapmt ama Petroni'nin szlerindeki vurgu farklyd. Glmsyordu fakat gzleri buz gibi, karanlk ve ifadesizdi. Allegra sanki bir yla180 nn gzlerine bakyormuasna rperdiini hissetti. nsann n stan alkole ramen, titremekten kendini alamad, midesine buz gibi bir ey oturmutu sanki. Allegra'nn sezgileri harekete gemiti, iinden bir ses hazr olmasn syledi. Petroni glmsedi ve diliyle hafife dudaklarn yalad. "erefe." kadehini tekrar kaldrd ve tokuturmak zere Allegra'nn kadehine doru uzatt. "niversitede iyi vakit geirdiniz mi?" "Hem de ok," dedi Allegra, Petroni'nin laflarnn altnda kalmamaya kararlyd. Verdii cevabn Petroni'nin dengesini bozduunun farkna varmt. inden bir ses, bu adamn drste verilmi cevaplara hi hazrlkl olmadn syledi. Elinde olmadan gzlerini ksmasnn dnda Petroni hi renk vermedi. "Elbette, peki aldn eitim en ok hangi konularda seni gelitirdi?" Rahibenin direncine ve rahatlna duyduu fke byyordu, birazdan balayacak oyunu dndke duyduu heyecan da yle. Allegra'nn zrhnda kck de olsa bir delik bulacakt. Gzelliinden ve zekasndan tuhaf bir ekilde etkilenmiti. Artk onu parampara etmek istediini biliyordu. Hem de sonuna dek. "Bu zor bir soru," dedi Allegra zararsz bir glmse meyle. "Bence en ok laboratuvarda geirdiim zaman ve arkeolojik DNA'nn gelecei olan bir bilim dal olmas he yecanlandrd beni." Allegra DNA konusunu aarak hede fini vurduunu sezdi. ' Bu almalar srasnda seni rahatsz eden bir ey olmad m?" diye sordu Petroni, rahatszl byyordu. ok rahatsz olduumu syleyemem, hatta fazlasyla d8ln buldum," diye cevaplad Allegra, hibir kast gtme-n- Petroni, ifadesiz bir yzle bakyordu ama Allegra 181 onun rahatszln hissetti ve bunun tadn kartmaya karar verdi. "Profesr Roselli'nin DNA'nin kkenleri ile ilgili bir kuram var, ona gre DNA biraz fazla karmak ya da onun szleriyle o kadar kusursuz ki, gezegenimizde canllarn be-lirip hayatn ortaya kna kadar geen ksa sre iinde ev-rilmesi mmkn deil. DNA'nin daha yksek bir uygarlktan geldiine ikna olmu durumda~fcn konuda ileri srd akla yakn bir tez de yok deil. Bilim adamlar uzayda, bizimkine benzeyen milyarlarca galaksinin varln kantladlar, varsaymsal olarak bu galaksilerde hayat olabilir ve bunlardan en az bir ya da ikisi, bizden ok daha gelimi olabilir." Allegra duraklad ve hafife kalarn kaldrd. "Ltfen. Devam et. Anlattklarn ok ilgin." Petroni iinden ykselen fkeyi bastrarak onu tevik etti. "Kuram, Vatikan'n retileriyle tabii ki eliiyor, ama grld kadaryla DNA'y bulan Francis Crick'in de benzer bir bak var." "Yine mi o eski samalk." Petroni sahte bir kahkaha att. "Bu konuyu hi dnme Allegra, bunlarn hepsi laik niversitelerdeki yal profesrlerin uydurmalar. Canon'da eitim almadlar ama bu komplo teorilerini srekli ortaya sap duruyorlar." "Profesr Roselli, Crick'in kuram ile Omega Parmeni arasnda bir balant olduunu dnyor." imdi bakalm buna ne cevap vereceksin diye geirdi iinden bir tatmin duygusu ile. Petroni'nin gzleri, fark edilir ekilde sertleti. "Profesr bu konuda neler syledi?" ok aba sarfetmesi gerekmiti ama Petroni sesini yumuatmay baard. "Eer bulunursa Omega Parmeni'nin bu kuram teyit edeceini syledi sadece." 182 Kardinal Petroninin kahkahasnda hafif histerik bir ton vard. "Bu mit yllardr dolar durur, Allegra" dedi, sesi yine soumutu. "Omega Parmeni ile Loch Ness canavar arasnda hibir fark yoktur... kisi de uydurma. Grdm kadaryla, ilahiyatta olduu kadar, kimyada da baarl olmusun," diyerek Omega Parmeni konusunu kapatmak amacyla, konuyu tekrar Allegra'ya getirdi. "Gayet etkileyici bir eitim aldn. Fen eitimi son derece nemli bir ey, ama senin seimini bir miktar karmak hale getirebilir." Petroni kendini toparlad, cazibesiyle hem sorusunun altnda yatan anlam, hem de Vatikan doktrinini tehdit eden alanlarda aratrma yaplmasn engelleyememi olduunu kefetmesinden duyduu fkeyi gizlemeye alt. Anlald kadaryla kusursuz ilediini sand istihbarat a yeterince iyi almamt. Normal papazlarn bile fen bilimleri dalnda eitim almalar yeterince byk bir sorunken, bir rahibenin laboratuvara girmesine izin vermek bir daha asla tekrarlanmamas gereken bir hatayd.

"Okuldayken de fen derslerini ilgin bulurdum galiba, " diye cevaplad Allegra dikkatle. Allegra'nn konumas, ana yemekleri getiren Kardi-nal'in as yznden kesildi. "Teekkrler Hemire Maria, bu gece kalmanz gerekmez. Giri yemekleri ok gzeldi, ana yemek de aynen yle grnyor zaten." "Peki ya kahve, Hametlim?" diye itiraz etti Hemire Maria ama Petroni vazgemeye niyetli deildi. "Kahve yapmay daha unutmadm," dedi glmseyerek. "Israr ediyorum, bugn ok yoruldunuz." "ok naziksiniz Hametlim." Hemire Maria ekildi, erken gnderildii iin minnet doluydu. 183 "Sorun urada Allegra," diye devam etti Petroni. "Sana ksaca aklayacam gibi, o kadar baarl oldun ki, yeni rendiin bu bilgileri etkili bir eklide kullanabilecein bir zm bulmalym sana. Senin bir nerin var m?" Allegra, Ca' Granda'da edindii zgrl kullanmadan nce duraklad. "Eer bana bir ans verilirse, sanrm l Deniz Parmenleri zerinde aratrma yapmak isterdim en ok." Lorenzo Petroni glmsedi. Bu souk, sert ve nkteden yoksun bir glmsemeydi. Gzleri parlad, damarlarndan hzla akan kann sesini duyabiliyordu. inden dnd. Hangi cretle. Dndan cevaplad. "Bunu mutlaka dikkate almamz gerekir. Deil mi?" Petroni, alma odasnn bir ucundaki oturma grubunda, kahve ve tatl arap servisi yapt. Allegra evresini saran ince bir zevkle seilmi resimlere, kk heykelciklere hayranlkla bakyordu. Petroni yanna oturunca biraz endielendi, ok yaknna oturmutu hem de, minenin nndeki akla sralanm krmz koltuktan birine. Allegra hafife akrkeyif olduunun farkndayd. Yemek srasnda bardan yarlama frsatn bile bulamam, kardinal srekli arabn tazelemiti. Elindeki tatl araptan dikkatle kk bir yudum ald. "Ca' Granda'nn rektr yardmcsndan bir mektup aldm," dedi Petroni, sehpann zerine daha nce braklm olan krmz bir dosyay aarken. " Bir deil iki niversite madalyasyla birden dllendirilmisin. Birincisi ncil arkeolojisinden, ikincisi de kimyadan." Allegra ok armt. yi bir derece almay bekliyordu, ama iki niversite madalyas birden alabileceini hi dnmemiti. Petroni kolunu omzuna dolad ve yanandan pt. "Seni kutlarm." Kolunu ekmeyince, Allegra'nn duyduu memnuniyet yerini endieye brakt. 184 "Sana kendi zel maiyetimde bir i nersem ne hissedersin?" diye sordu. Allegra yzn ona doru evirdi. Petroni ondan sadece birka santim tedeydi, przsz uygar sesi, onu rahatsz eden bir fsldamaya dnmt. "Ah Hametlim..." diye kekeledi, birden olan bitenleri anlayamaz olmutu. "Ne diyeceimi bilemiyorum." "Ltfen, bana Lorenzo de," diye cevap verdi, gen kzn elini elinin iine alrken. "Benim her zaman en akll ve en iyilere ihtiyacm olur, atanman, elbette sana da ok byk yararlar salayacaktr." Kardinal gen kzn elini, bacaklarnnn arasna doru ekince, Allegra'nn kalbi iyice hzland. Cbbesinin zerinden Lorenzo'nun sertlemi erkekliini hissedebiliyordu. "Sakin ol Allegra. Tanr byle istiyor." Allegra, bir an Giovanni'nin kendisine yzme rettii srada ayn eyleri sylediini hatrlad. Petroni imdi iyice yaklam, kulana fsldyordu. O kadar yaklamt ki, nefesindeki arap kokusunu hissedebiliyordu. Allegra korkuyla, bu odadan ve bu adamdan nasl kaabileceini dnmeye balad. "Efendimiz, her zaman etrafnda kadnlarn olmasndan holanrd. Onun dilei mritlerinin her zaman birbirlerine sevgi ve efkat gstermesiydi," diye fsldad Petroni, bir yandan da Allegra'nn elini serdemi erkekliine bastryordu. "Vatikan'n kasalarnda saklanmakta olan elyazmas gizli bir yasa vardr. Bunu ancak Konsey yeleri okuyabilir. Bu yasa bir kardinal ile onun setii bir rahibe arasnda kutsal birlemeye izin verir." Petroni, cbbesinin ortasndaki dmeleri aarken, Allegra artk konuabilme gcn kaybetmiti. Kardinal ellerini kzn omuzlarndan ekip, boynunu serte ovmaya balad. Allegra onun elinden kurtulmaya alt, ancak Petro185 ni sanki elik penelerle yakalamt boynunu. AllegfaNde-belenip adamn bacaklarn tekmeledi, ama hem adamn fiziksel gc hem de kilisenin karanlk iktidar, korkusunu iyice oaltp akln fel etmiti. Allegra tam haykrmak zereyken, Petroni ban kucana doru bastrd ve gen kz, boazndan aa lk bir svnn aktn hissetti. "Bir Kardinalle, rahibe arasnda paylalan bu gizli efkat asla aklanmamaldr," diye uyard. Bir yandan dmelerini ilikliyor, bir yandan da resmi bir tonla konuuyordu. "Tanrnn isteklerini anlamak bazen zordur, ama benim maiyetime katlmakla ilgili nerimi dnmeni istiyorum. Buna deeceini greceksin."

arm ve ihanet uram olan Allegra, Petroni'nin kendisini arabayla gnderme nerisini fkeyle reddetti. Sendeleyerek okula dnerken, birka kez kusmak zere durmak zorunda kald. Odasnn kapsn kapad ve kapya dayand, titriyordu, inanc yerle bir olmu, tkenmiti. Bu kez balanmak iin asla yakarmayacakt. Kk penceresinden yldzlara bakarken, hibir ey grmeyen, duymayan ve hissetmeyen bir Tanry dnd. Sonra bir makine gibi banyoya ilerledi ve derisi iyice kzarp acyana kadar btn vcudunu ovdu, ama hl hibir ey hissetmiyordu. Dar, tek kiilik yatana yatt. Epeyce bir sre tavana baktktan sonra yaad fiziksel ve duygusal bitkinlik nedeniyle sonunda uyudu. afak skmeden hemen nce uyand ve kendini alarken buldu. Duygusuzluk yerini evresindeki her eye kar ynelmi byk bir fkeye brakmt. Birden kendisini yzst brakanlarn Tanr ve O'nun Kardinali olmadn fark etti. Kardinal ve Tanrnn cehenneme kadar yolu vard. O sabah posta kutusunda drt mektup vard. Bunlar-186 dan ikisi ona gnderilmiti, ikisini de o gnderiyordu. Al-legra ilk mektubu garip bir boluktan baka hibir ey hissetmeden at ve ald yksek dereceleri bildiren not kdnn stnde hzla gz gezdirdi, ikinci mektup rektr yardmcs Profesr Gamberini'den geliyordu. Rektr yardmcs kendisini kutluyor ve arkeolojik DNA dalnda yksek lisans iin burs kazandn belirtiyordu. Ksa bir teekkr mektubu yazd, burs teklifini kran duyarak kabul ediyordu. Ardndan, kiliseye ok ksa bir istifa mektubu kaleme ald. 187 17 Mar'Oth Giovanni, kendisine salanan eski psk Volkswa-gen'in bakalit direksiyonuna yapm, Bat eria'nn kuzey snrna yakn Mar'Oth kyne doru yola kmt. Ak pencerelerden scak rzgr ve hava soutmal motorun metalik sesi giriyordu. Sonunda Piskopos O'Hara'nn dikkatle takip etmesini syledii siyah beyaz tabelay grd. Mar'Oth, dan dou tarafnda kilometre tedeydi, ancak dikkatini asl eken ikinci tabelayd... Nasra. Arabay yolun kenarna ekerken, iinde bir ferahlama hissetti. Sadece dokuz kilometre tede, igal altndaki Bat eria snrnn te tarafnda, Nasra ehri bulunuyordu demek, sa, kk bir ocukken bu ehrin sokaklarnda yrmt. Dou'da ise, isa'nn Peter, James ve Yuhanna ile kt Tabor Da vard. Giovanni saatine bakt. Saatin ikiyi getiini hayal krkl ile grd. ok yakn ama ok da uzak. Kendi kendine glmsedi. Nasra iki bin yldan daha fazla bir sredir orada duruyordu ite. Bekleyebilirdi. Ama k frsatta gitmeyi aklna koydu. istemeye istemeye vites kolunu yakalad, gcrdayan kolu bire getirdi ve ynn Mar'Oth'a doru evirdi. Gi188 ovanni, tozlu, engebeli yolda ilerlerken Volkswagen, sarho gibi sarsla sarsla ilerliyordu. Yolun her iki yanna dalm zeytinlikler, gm rengi ve yeil prltlar sayorlard. Dayankl aalar, yakc gneten hi etkilenmiyor gibiydiler. israil'deki birok kasaba gibi Mar'Oth'da bir tepenin zerine kurulmutu. Daha dorusu, sanki deve hrgc gibi ykselmi iki tozlu tepenin ortasna, eer gibi yerlemiti. Giovanni, ilk ykseltinin tepesine vardnda yavalad. Toprak yol, kasabay ortadan ikiye blyor, ikinci tepenin ortasnda bitiyordu. Kk bir caminin ve kerpi evlerin arasnda ilerledi. Karton bir kutunun peinde koturan kocaman kara gzl ocuklar, durup onun gemesini beklediler. Giovanni el sallad ama karlk veren olmad. Evlerden birinin nnde, pis kahverengi bir kpek durmadan kanyordu. Eerin sonunda, yolun her iki tarafnda birer tane dkkn grd, ama dkknlarn nnde, Kuds'te olduu gibi zeytin flar veya baharat dolu uvallar yoktu. Tam nnde rzgr, tozlu kk bir hortuma dnt, derken biraz byd sonra bir iki saniye sonra yok oldu. Scak ve tozlu yolda birka kii, fke dolu gzlerle onu izliyordu, nce bir yol az aada ta bir binaya doru iniyordu. Giovanni burasnn okul olduunu tahmin etti. kinci tepeye giden yokuu kmak zere Volkswagen'in ypranm vites koluna tekrar uzand, klstr arabadan ykselen itiraz sesine aldrmadan gaza bast, sonra kck ve ok eski kerpi bir kilisenin nnde durdu. Kilisenin nndeki iki yarm kapdan biri menteesinden km sallanyordu. Kapnn tam zerinde duran ha, merhamet dilenircesine arplmt. Giovanni, iki menteenin zerinde duran kapy itti ve sa'nn dnya yzndeki binlerce evinden birinden ieri admn att. Kk kilisenin keleri lotu ama duvarlar189 dan birinin stndeki bir aklktan parlak gne klar ieri szyordu. zerinde bek bek toz birikmi mihrap vazifesi gren anm masa ile karsnda drt derme atma sra; kilisenin btn eyas bu kadard. Giovanni, yaad hayal krklnn stesinden gelmeye alarak yerde birikmi toz topra tekmeledi. Yerden, krmz kuru kaln bir toz tabakas kalkt. Kilisenin iindeki tek kapya doru ilerledi, at anda,

penceresiz odadan ykselerek burun deliklerini dolduran keskin idrar kokusu nedeniyle geriledi. Odann bir kesinde yerde, eski psk emaye bir anak ile teneke bir kova duruyordu. Bir baka kede ise kara yala kapl eski bir ocak vard. Demir karyolann stnde sar lekeli bir ilte ortadan km bir ekilde duruyordu. Giovanni eilip yatan altna bakt, saa sola salm krk yaylarn arasnda bo viski ieleri arpt gzne. Odann dier kesinde eski bir sra ile bir sandalye bulunuyordu. Giovanni odann kapsn ak brakarak, tekrar kiliseye dnd. lk sraya oturdu ve gzlerini masann arkasndaki duvara dikti. Yer yer dklm kire badanann altndan kerpi sva grnyordu. Ruhunu saran yeni bir hayal krkl dalgas ile mcadele eden Giovanni, ban ellerinin arasna ald, gzlerini kapatt ve artk varlna ok da emin olmad Tanrya dua etti. "Yce Rabbim. Sana ve Katolik Kilisesi'ne kar gnah iledim. Ben senin masann altndaki ekmek krntlarn toplamaya bile layk deilim. Buraya gnderildiim iin yaadm bu hayal krkl iin beni affet, bana bunun bir nedeni olduunu anlamam iin yardm et, bana buradaki insanlara ulaabilmek ve onlar senin yoluna ekmek iin g ver," sonra derin bir sululuk duygusu ile ekledi, "ve bana Pierre Thailard de Chardin'in anlamn zmem iin yardm et. min." Giovanni ha kard ve kendini tozlu 190 sokaa att. Direksiyon ylesine snmt ki tutamad, arabaya bir rt almas gerekiyordu. Kyn teki ucuna doru yneldiinde, teki tepede, caminin nnde bir kalabaln toplanm grd. O mesafeden bile insanlarn heyecanl olduklarn ve bazlarnn yolun stndeki bir eye doru eildiklerini grebiliyordu. Arabasn kenara ekince, kalabaln daha ok siyah entarileri solup grilemi yal adamlardan olutuunu grd. Balarna beyaz kefiyeler takmlard, arabadan knca, caminin merdivenlerinde bir adamn yatmakta olduunu grd. Giovanni Araplarn yalarn tahmin etmekte zorlanyordu, ama yatan adamn kendisiyle aa yukar ayn yalarda olduunu yani yirmilerinin sonu ile otuzlarnn ba arasnda bir yerde olduunu tahmin etti. Srm gibiydi, ama kprdamyordu. Giovanni adamn lm olabileceini dnd, aklna otomatik olarak son duasn edip etmedii geldi ama abucak kendini toparlad. Kalabala yaklatnda, kararm ceviz gibi, ufak tefek bir adam ona doru el kol hareketleri yapmaya ve Arapa haykrmaya balad. "Yardmc olabilir miyim?" diye sordu Giovanni. Kendisine dmanca baktklarn grnce, iinden en ksa zamanda dil renmem lazm diye geirdi. Ceviz adam tekrar barmaya balad, ttnden kararm dilerinin arasndaki boluklardan tkrk sayordu. Giovanni, adamn elini yattrmak zere tuttu. "Aranzda ngilizce bilen var m?" diye sordu, sesini ykselterek. Adamlar ona bakakaldlar. "Ben biliyorum." Giovanni, ocuun dokuz ya da on yandan daha byk olamayacan dnd. Filistinli ocuklarn ou gibi esmer teninin zerinde, kye girerken karlat ocukla-rnki gibi iri kapkara gzleri parlyordu. Kydeki ocuklarn ou gibi ort giymiti ve ayaklar plakt. 191 "Ne oldu?" "mam Sartawi damdan dt." Giovanni, rakibinin caminin damnda ne aradn sormaktan kand. Herhalde bir eyleri onarmak iin kmt, ayn ey Giovanni'nin de bana gelecekti muhtemelen. Yerde yatan adama doru ilerledii anda, yallar kenara ekilip yol atlar. Ceviz adam yine itiraz etti. "Syle onlara, ilk yardm uygulayacam." ocuk yzne anlamam gibi bakt. "Tabib, doktor yani..." dedi Giovanni ocuk, anladn belirtircesine ban sallad. "Tabib" Mrldanmalarda sayg dolu bir ton seziliyordu artk. Giovanni'nin eilebilmesi iin iyice geriye ekildiler. Futbol oynad gnlerde edinmi olduu ilk yardm bilgisini yoklad ve imamn bileine uzand. Nabz gl deildi ama atyordu ve adam nefes alyordu. Giovanni adamn boynunu yoklad, gzbebeklerinin eit byklkte olup olmadn kontrol ederken, imam inledi. "Ad nedir?" diye sordu ocua. "Sylediklerimi tercme eder misin ltfen? " "Ad Ahmet Sartawi, ama onunla kendin konuabilirsin." Giovanni bir an ard. "ngilizce biliyor mu?" ocuk ban sallad. Ahmet inledi ve oturmaya alt, ama Giovanni kprdamasn engelledi. "Adnz nedir?" diye sordu Giovanni tekrar. ocuun yzndeki akn ifadeyi fark etmemiti. mam gzlerini kst "Ahmet... Ahmet Sartawi" diye cevap verdi bouk bir sesle. "Nerede olduunuzu biliyor musunuz?"

192 / "Evet, kymdeyim." Bu kez arma sras Ahmet'e gelmiti. "Bu gn gnlerden ne?" "Neden bana bu sorular soruyorsunuz? Dam onarrken dtm ite," diye cevap verdi mam, sesi heyecandan adamt. Giovanni ona glmsedi. "Tamam, peki. Bilincinizi kaybetmitiniz de. Net olarak grebiliyor musunuz? Grnz bulank deil, deil mi?" "Birazck, ama ayak bileim ok acyor." Bulank gr iyiye iaret deil diye dnd Giovanni, bu ayak bileinin durumundan daha kayg verici. "Hangisi aryor, sol mu sa m?" bag Giovanni krk var m diye bakt, ama ilik dnda herhangi bir morarma grnmyordu. "Hareket ettirebiliyor musunuz?" Ahmet bacan yavaa kaldrd ve ayan bir taraftan bir tarafa evirdi. "Burada buz bulunmaz herhalde," dedi Giovanni, kendilerini ilgi ile izlemekte olan olana. Olan gld. "Tamam, anladm. Sen o zaman bana gazete getir, ok getir ama biraz da sicim." Giovanni Ahmet'e dnd "Krk olduunu sanmyorum, ama kesin emin olmak iin sizi Na-zareth'e gtreceim." Giovanni gazeteleri iki ayr rulo halinde sard. Bunlar adamn ayana skca balayp ereti bir al yapnca, evrelerini saran kalabalktan mrltlar ykseldi. "imdi" dedi Giovanni Ahmet'e destek vererek, "arabaya gidiyoruz." Ceviz adam, birden ellerini kollarn sallayarak nlerini kesti. Giovanni'nin zerine Arapa kelimelerden bir saanak boand. 193 ok mutlu bir ceviz deil bu, diye dnd Giovanni iinden. Ahmet birka sert szle ceviz adam yollarndan ekince hafife glmsedi. Nasra'ya vardklarnda gnein son klar tepede dev bir fener gibi grnen Tebli Bazilikas'nn kubbelerinin zerinde oynayordu. Ortadou'nun en byk kilisesiydi bu. Kilise, efsaneye gre Cebrail'in Meryem'e Tanrnn oluna hamile kaldn haber verdii Yerin stne kurulmutu. "Umarm hastanede nbeti doktor vardr," dedi Giovanni, arabay mmkn olduu kadar hzl srmeye alrken. "Vardr... Nasra belki haritada fazla byk grnmyor ama burada altm bin Arap yaar, ehrin yeni kurulmu blmnde yaayan elli bin Yahudi'den sz etmeye bile gerek yok tabii ki." Giovanni nne kan ukura dmemek iin son anda direksiyonu krnca, Ahmet yzn buruturdu. "Affedersin." Giovanni onu acil servise doru gtrd. Hastane personeli tedirgin grnyordu. Ahmet Sartawi'nin ad anons edilip, plastik kaplardan ieri alndnda bir saat gemiti bile. Giovanni, kalabalk bekleme odasnda ban kaldrd ve karsnda duran gen Arap hemireye bakt. "Onu bu gece gzlem altnda tutacaz" dedi hemire saldrgan bir ses tonuyla. "Durumu iyi mi?" "Henz emin deiliz." "Peki ne zaman emin olacaksnz?" diye sordu Giovanni, neden bir saat iinde durumu anlayamadklarn merak etmiti. "Bu hastanede baka hastalar da var" diye cevap verdi 194 hemire kaba bir tonla. "srailliler gneydeki bir ky bombalyorlar, yarallarn bazlarnn durumu ok ar." Birden duyulan siren sesi hemirenin sylediklerinin altn iziyordu sanki. "Siz en iyisi sabah gelin," dedi, sesi birazck yumuamt. "O zaman uzman da gelmi olur, rntgenlere bakar, size syleyecek bir eyimiz olur." Giovanni ban sallad, hemire dnd ve hzla plastik kaplarn arkasnda kayboldu. Giovanni hastanenin ana giri kapsna vardnda, ambulanslardan biri acil servisin kapsna varmt bile, siren sesi birden durdu. stleri balar kan iindeki grevliler kaplar amak iin frladlar, ambulansn iindeki sedyede, kk bir Arap olan, bir baca kopmu, dieri kan iinde sarglarla sarl bir halde yatyordu. Giovanni derin bir nefes ald. Olan sekiz ya da dokuz yandan daha byk olamazd. 195 18 Nablus

Nablus'un d mahallelerindeki sokaklardan birinde yer alan Hamas Eitim Merkezi, dardan bakldnda evredeki evlerden farksz grnyordu. Saat akamn sekizi olmutu, sokaa kma yasa balamt. Dar ve kvrm kvrm sokaklar boalm, israil devriyeleri dolamaya balamt. 1967'den beri Israiller Filistin halk zerindeki basky kademe kademe artrmlar, artk bir kyden ya da kasabadan bir bakasna seyahat etmelerini bile yasaklamlard. Filistinliler bir zamanlar sadece kendilerine ait bir lkede, hapsedilmi mahkumlardan farksz bir ekilde yayorlard. Yirmi sekiz yandaki Yusuf Sartawi, Cohatek Organizasyon irketinde ef yardmcs pozisyonuna kadar ykselmiti. Bu hi de kolay olmamt. Baz geceler lklarla uyanyordu hl. srailli avuun katlettii kz kardelerinin grnts gzlerinin nnden gitmiyordu. Onu ayakta tutan tek ey, dmanna kar tad bu hi azalmayan nefret ve Hamas adna stlendii ikili grevdi. renmeye duyduu susuzluk, sraillileri yok etmek iin ald eitim 196 srasnda kendisine ok yardmc olmutu, sonuncu srailli de Akdeniz'e dklene kadar onun ii rahat etmeyecekti. Nefreti ayn zamanda Ahmet'e, ailesi katledilirken bir kenarda durup seyretmesine neden olan, dlek ve bar yanls aabeyine de ynelikti. Yusuf, ona bunu detmeye yemin etmi ve Mar'Oth'daki evini de hedefler arasnda iaretlemiti. Yusuf normalde boru bombalaryla ilgili derslere katlmazd, ama son zamanlarda Hamas'n gen intihar bombaclarnn hedeflerine varmadan biraz fazla sk yakalanmalar nedeniyle, eitimlerini doru alp almadklarn grmesi gerekmiti. Mahmut Akil, ksa boylu ve kaba yaplyd. Yusuf'la ayn yata olan delikanl, kimya retmeni olmak zere eitim almt. Btn ailesini Cenin'de bir israil helikopterinden alan ate sonucunda kaybettikten sonra o da Hamas'a katlmt. imdi gen intihar bombaclarn patlayclar ve boru bombalar konusunda eitiyordu. "Bu gece, kaya tuzundan nasl patlayc yaplacan greceiz," diye balad Mahmut. Masann etrafna oturmu olan drt Filistinli gen dikkatle onu dinliyorlard. "Bazlarnz, gbrede bulunan amonyum nitratn daha uygun olabileceini dnebilirsiniz. Ama israilliler de bunu bildikleri iin, fazla miktarda satn alndnda dikkat eker. Kayatuzu yemeklerde kullanld iin, hi kimsenin phesini ekmez." Mahmut masann zerine geni bir kt yayd. "Bu gece yapacamz klor bazl patlayc iin, sodyum kloritten, sodyum klorat yani herkesin tuz diye bildii eyi reteceiz. Ama nce bir uyar." Hevesle kendini dinleyen genlere bakt. "Patlayclar tehlikelidir. Herhangi bir eye bularlarsa bozulurlar, titreim ve s ile patlayabilirler. Patlayc tarken azami dikkat gsterirseniz, amacnza hizmet ederler, efendiniz olmazlar." 197 Mahmut genlere elektroliz ilemini anlatt, hidrojenin patlamasn nlemek iin tavann nasl havalandrlmas gerektiini, fazla snmay engellemek iin tuzlu suyun nasl dolatrlacan, doru akm younluunu salamak iin anot ve katot boyutlarnn nasl hesaplanacan, sodyum klorat kristallerinin nasl toplanacan, bunlarn nasl dikkatle ezilip vazelinle kartrlacam ve boru bombasnn yklenme younluunun nasl hesaplanacan retti. "Bu ilemler size vakit kayb olarak gelebilir," diye ekledi, "ama imal ettiimiz son derece gl bir bombadr ve maliyeti azdr." Mahmut, bezden bir antann iinden bir boru ald ve srann stne yerletirdi. "Bu grdnz, sradan ve orta byklkte bir su borusu, her iki ucunda da tpa var. Tpalardan birinin iine fitil yerletirmek iin kk bir delik ayoruz. Delme ilemi, borunun iine padaycy koymadan nce yaplmal." Mahmut, patlaycy bir mutfak tartsnda tartt ve dikkatle boruya yerletirdi. "Mmkn olduu kadar evlerde kullanlan trden malzeme kullanmaya dikkat edin," dedi. "Eer baskn olursa, zor durumda kalmazsnz." Patlaycy dikkade borunun iine yerletirdi ve fitili delik kapaa sokmadan nce, dikkatle sktrd. "Fitillere patlayc bulatrmamaya dikkat edeceksiniz, nk srtnme ile patlayabilir. Gvenlik en nemli ey, hibir i aceleye gelmez. Eer baka sorunuz yoksa arkadalar, arkadam Yusuf size taktik konusunda bir iki ey syleyecek." Yusuf, Mahmut'a ban sallad, eitim el kitabn eline ald ve grubun nne geti. "Arkadam Mahmut size bu gece ok mkemmel bir ders verdi, ama eer hedefinize yaramazsanz, bunlarn hi198 bir faydas yoktur," diye balad, sesinde, daha nceki baarlardan doan gven hissediliyordu. "Hedefinize varmanzn en iyi yolu, toplu tama aralarn kullanmaktr, tabii hedef bu toplu tama arac ve iindeki yolcular deilse. zel aralar ok daha fazla aranr. Bu eitim kitabnda ok iyi renmeniz gereken baz basit kurallardan sz ediliyor. Yusuf, szlerini vurgulamak istercesine kitabn kapana parmayla vurdu.

"ncelikle, daima kalabalk bir otobs ya da tren sein. Kalabalk otobsler ve trenler daha az aranr, yolculuk srasnda kimseyle konumamaya dikkat edin. Eer taksiye binmiseniz, ofrle sohbet etmeyin, bazlar grndkleri gibi olmayabilir. kinci olarak, kk duraklarda inin ve eer mecbur kalrsanz yolun bir ksmn yryn. Byk istasyonlarda ve duraklarda kamera vardr bu yzden her zaman burada grntlendiinizi farz ederek hareket edin. Grnnzn, setiiniz arala uyum iinde olmasna dikkat edin. Baz durumlarda hedefiniz birinci mevki olabilir. Byle bir durum sz konusu olduunda size buna uygun giysiler verilecek. Ayn ey, be yldzl oteller iin de geerli. Eer nemli belgeler tayorsanz, bunu normal bir bavula koyabilirsiniz, tren ya da otobs arand takdirde bulunmas zorlar. Eer trendeyseniz, bavulunuzu baka bir kompartmana koyun. Son olarak, kimlik ya da izin gibi belgeleriniz durumunuza uygun olarak dzenlenmeli, bu belgelerde yazan her eyi ok iyi bilmelisiniz, size sorabilecekleri sorular nceden dnp, cevaplarnz hazrlamalsnz. Sorunuz var m?" "Hedefler nasl seiliyor peki?" "Bu genel strateji iinde belli olur. uras ak ki, btn hedefler kfirlere en fazla zarar verecek ekilde dikkatle seilmektedir, ama tabii ki baka faktrler de gz nn199 de bulundurulur. Hedefin ok iyi korunup korunmad ve kendisine ulalma kolayl da nemlidir. Biz hedefi aratrrken, en nemli ilkelerinizden biri de eer mmknse sizin de hedefi iyi tanmanzdr. rnein hedef bir lokanta ise, gidip orada nceden yemek yemeniz iin size para veririz. Boru bombasnn ok iyi yerletirilmesi nemlidir." O gece Yusuf, brani niversitesi ya da Kuds'teki Amerikan Colony Oteli'ni nasl bombalayacaklarn dnerek uyuyamad. Mar'Oth'da, Giovanni ile derin bir sohbete dalm olan aabeyi Ahmet'ten ok da uzakta deildi. Bir karde intikam peinde koarken, dieri bartan sz ediyordu. 200 19 Mar'Oth "Bana bunun tarifini ver Ahmet, ben hayatmda hi byle bir ey tatmamtm." Giovanni, Ahmet Sartawi'nin mtevaz kerpi evinde, yerdeki minderlerden birine srtn dayad. "Ortadou mutfana ho geldin, ama tarifi kyn kadnlarndan alman gerek. ok mehur bir Filistin yemeidir bu. Musakka, patlcanlar soan, domates ve baharatlarla frnlanr. Basit bir yemektir ama srr piiriliinde gizli." "Peki ya tatl?" "Kadayf m? Dvlm ceviz, hindistancevizi, tarn ve birazck limon suyu. Bu da ok mehur bir tatldr, istersen sana retirler. Bize gsterdiin nezakete hi olmazsa bunlarla karlk verelim." "Benim yerimde olsan, sen de ayn eyi yapardn eminim." "Kim bilir. Ama maalesef birok kii yapmazd bunu. Halkmz zehirleyen ey sadece sraillilerle Filistinliler arasndaki sava deil. Batllarn Yahudilere bu kadar destek vermesi hi iyi bir etki yaratmad." 201 Giovanni aratran gzlerle ev sahibine bakt. Ahmet daha otuzlu yalarndayd, ama esmer yznde krklklar vard. Gr siyah sal, iri burunluydu, koyu kahverengi gzleri yumuack bakyordu. "Bu kyde de sorunlar var m?" "Mslmanlarla Hristiyanlar arasnda m yani?" Giovanni evet anlamnda ban sallad. "Vard. Senden nce bir baka rahip vard. Birka yl oldu gideli ama onu hl unutamadk. Peder Lonergan'd ad, nasl diyorsunuz bilmiyorum ama ok kat bir adamd. Onun iin Hristiyanlktan baka bir yol yoktu. Byle bir tavr birok zorlua neden oluyor, zellikle de Mar'Oth gibi kk bir kyde. Hi kusura bakma, ama eer birlikte uyum iinde yaayacaksak birbirimize kar drst olmamz gerekir. Selefin biraz fazla meguld. Kiisel bir sorunu vard galiba ve ikiyi biraz fazla seviyordu." Bu szler bo viski ielerini aklyor diye dnd Giovanni. "ngilizcen mkemmel Ahmet, umarm ben de biraz Arapa renirim." "Sana bu konuda memnuniyetle yardmc olurum. Kyller, dil bilirsen ok daha yakn olurlar sana, konuurken yaptn hatalara da kimse aldrmaz zaten." "Eh, bol bol yapacam zaten!" dedi Giovanni. "Senin Hristiyanla bakn nedir Ahmet?" "Bir Mslman olarak m? Ahmet Sartawi olarak m?" "Her ikisi de."

"Kuran sa'y peygamber olarak tanr, ama bence soru, Hristiyan bir peygamberle Mslman bir peygamber meselesi deil, ya da sa'nn Zeytin Da'ndan iniine kar Muhammed'in Hira Da'ndan inii deil. Benim iin bunun cevab ok daha gerilerde yatyor." "Yani?" 202 "Yanisi u: ster beenelim ister beenmeyelim, Musevilik, Hristiyanlk ve Mslmanlk hepsi de ortak bir atadan geliyor, hepimiz onun bize ait olduu iddiasndayz." "brahim" dedi Giovanni mrldanarak. O da tek tanrl byk dinin, tartmasz bir ekilde ata kabul ettii kii hakknda ok dnmt. Belki de onu Vatikan'daki iktidar koridorlarndan buraya grnmez bir el gndermiti. Le gibi kokan oda ve harap minik kilise, insann knn simgesiydi, bu k ve rme Kutsal Katolik Kili-sesi'ni en tepesine kadar sarmt. "brahim" diye tekrarlad Ahmet. "Kuran, brahim'in drt byk peygamberden biri olduunu syler, Allah ona demitir ki, "Sen insanln liderisin." Yahudilerin Tevrat'nda Allah ona der ki: "Lech Lecha... Babann evinden k, sana byk bir ulus vereceim." Hristiyanlarn Yeni Ahit'inde ise Paul, ibrahim'den herkesten daha ok sz eder, sa hari. "Ama buna ramen biz brahim'i sahiplenmek iin birbirimize gireriz," dedi Giovanni. Ahmet glmsedi, kendi gibi dnen biri vard karsnda. "nananlarn ou, zellikle de genler, hepimizin de ibrahim gibi ortak bir atadan geldiimizi bilmiyorlar, ama bu din kavgalar sonunda bizi mahvedecek Giovanni. Ben uygarln knn geriye saymnn baladn hissediyorum." Giovanni birden Omega Parmeni'ndeki uyary hatrlad. Bu konuyu amamaya karar verdi tekrar, ama Ahmet hakknda da Patrick O'Hara'ya duyduuna benzer duygular kaplad iini. Karsndaki gvenilecek bir insand. Ruh glmsedi. "Kuran'da bunun hakknda bir uyar var m?" "Eer dikkatle bakarsan bunun alametleri var. 20. sure 203 bize bu saatin mudaka geleceini syler. Baz alametler belirdi bile. Kuran'n 54. suresinde, insann Ay' kazaca ve srecei sylenir ki bu 1969'da oldu. Birok slam bilgini savalarn artm olmasna dikkat eker, Hiroima ve Naga-zaki gibi ehirlerin yerle bir olmas, depremlerin ve yoksulluun artm olmas..." "Bu uyarlar ncil'de de var Ahmet," diye cevaplad Giovanni. sa'ya olduu gibi Muhammed'e de gerekten vahiy inmi olabileceini ilk kez dnmyordu. "Depremlerin artaca kehaneti Matta'da vardr. Ben talya'dan ayrlmadan nce, depremlerin dikkat eker bir ekilde arttna dair bir belge grmtm. Daniel Peygamber drt kehanette bulunmu. Bunlardan tanesi oldu zaten." "mparatorluklar, deil mi? Bir tanesi de hl sr-yor. "Sen ncil'i okudun mu?" "ardn galiba Giovanni. Mslmanlara gre, sa Tanrnn peygamberidir, Allah rahmet eylesin. Daniel'in kehanetleri konusunda hakl mym?" "Keke ben de Kuran' iyice okumu olsaydm, ama evet haklsn. u ana kadar Daniel yanlmad. Nabukadne-zar'n ryasna girdiinde sylemi olduklarn hep hatrlarm. "Sen kocaman bir heykele bakyorsun, Ey Kral. Kafas som altndan yaplm bir heykele; gs ve kollar gmten, gbei ve baldrlar bronzdan, bacaklar ise demirden." Nabukadnezar'n ryas, daha sonra dalacak olan drt tane imparatorluu haber veriyordu. Altn, Hametli Babil mparatorluu, gm Byk Kurus'un, M 539'da Babil'i fethettikten sonra kurduu Med-Pers mparatorluu, bronz Byk skender'in kurduu Helen mparatorluu... Demir mparatorluk ise hl sryor." Ahmet ban sallad. "Demir, Avrupa Birlii ile yeniden vcut bulan Roma mparatorluu demek." 204 "Peki ama Amerika Birleik Devletleri'nin konumu ne burada?" "Ben Amerika Birleik Devletleri'nin d politikada bir imparatorluk oluturacak ustala sahip olduunu dnmyorum. Eer kardeim Yusuf gibi kiiler baarl olursa, hem Amerika'nn hem de mttefik lkelerin belli bal ehirleri, kkten dinci slamclar tarafndan yerle bir edilecek, dikkatlerini daha sonra Avrupa'ya evirecekler." "Yusuf teki dinlere kar kat m?" "srailliler btn ailemizi kadetti, geriye sadece ikimiz kaldk. Bu olay sana daha sonra anlatrm. Yusuf intikam almaya yemin etti, benim neden ayn eyi yapmadm da merak ediyor tabii. Onun iinde tad nefreti anlyorum. Ama ben bunu kabul edemem, nk nefret nefreti douruyor. Bizim amzdan ise, Arafat'n bar iin ok ans oldu, ama bunu beceremedi." "Politikaya girmeyi hi dnmedin mi Ahmet?"

"Arafat bata iken girmem. Bence tamamen rm bir adam, bouna bir aba olur benim iin, srekli seimden sz ediliyor, geri seim yaplrsa ciddi olarak dnrdm dorusu. Birinin bu srekli byyen terr dngsne kar bir eyler yapmas lazm Giovanni. ocuklar kuaklardr, Ba-t'ya kar nefretle byyor, Amerikal politikaclar bunu grmezden geliyorlar. Bu nefret eer bir gn kontrolden karsa, nsanln yok olacana dair yaplm olan kehanet dorulanr." 205 20 Kuds O geceyi izleyen gnlerde, Mar'Oth Hristiyan cemaati toplanp, bu yeni ve beklenmedik papazn yerlemesine yardm ettiler. Mslmanlarn bazlar da Hristiyan kardelerinin yardmna kotu. Giovanni'nin imamlarna gsterdii nezaket hibirinin gznden kamamt, ok ksa bir sre iinde kk Hristiyan kilisesi ve Giovanni'nin odas temiz ve ilevsel bir hale geldi. Patrick O'Hara'da szn tutmutu, Giovanni Mar'Oth'a yerleeli daha iki hafta dolmadan, Yossi Kaufmann, kars Marian ve oullar David'le tanmak zere Kuds'e arld. Giovanni erken gitmiti, evresindeki insanlara kar daima ok zenli olan Patrick, Giovanni'ye Kaufmann ailesiyle ilgili bilgi verdi. "Kaufmann'lar byk aile facialar yaamlar. Yossi ve Marian'n analar ve babalar Yahudi Soykrm srasnda lm, en byk oullar Michael' da 1967'deki Alt Gn Savalar srasnda kaybediyorlar. David de, o savata Eski Kuds'n alnd saldrda mfreze komutan. Aslnda Rockefeller Mzesi'ni ve bu mzenin kasasndaki l Deniz Parmenleri'ni rdnllerden geri almakla grevli. 206 David bu olaylardan hi sz etmez, ama ben senin onu bu konuda konuturabileceini hissediyorum. Dinlemeye can atyorum." Yemekten sonra, Patrick, Giovanni, Yossi, Marian ve David, Patrick'in ferah alma odasndaki byk rahat koltuklara yayldlar. "Yemek her zamanki gibi ahaneydi Patrick. Ama yarn! Yarn benim almam gerekiyor." Profesr Kaufmann, ev sahibine alknd, Patrick bardan yeniden doldururken itiraz etti. Yossi Kaufmann uzun boylu, geni omuzlu bir adamd, ak tenli yznde sk glmsemekten kaynaklanan izgiler hemen gze arpyordu. Yumuak mavi gzlerinden nktedanl okunuyordu. "talyanca biliyor musunuz Yossi?" diye sordu Giovanni. "Sadece biraz," diye cevap verdi, baparma ile iaret parmann yarsn gstererek. "Yossi, ok alak gnlldr" diye itiraz etti Marian. Marian Kaufmann uzun boylu, narin bir kadnd. Uzun siyah salar yumuak klarn altnda parldyordu. ok etkileyici bir ift diye dnd Giovanni. "branice ve ngi-lizcenin yan sra, Yossi gayet gzel talyanca konuur, ayrca Arapas ve Franszcas da hi fena deildir." "Peki ya sen David?" "Fena deilim galiba" dedi David yznde ocuka bir glmsemeyle. "Benim uratm iler talyanca ve Fran-szcadan daha az prltl. Koine ya da Aramaic'te bira smarlayabiliyorum ama," David'in oyuncu tavrlar, otuz dokuz yandan daha gen gstermesini salyordu. "Mar'Oth'daki kyllerle Arapa konumaya alyorum. ok anlayl insanlar olduklarn syleyebilirim," de207 di Giovanni. "Alt Gn Savalar'nda mfreze komutany-msn yle mi? " "Hem de ok iyi bir komutandr," diye cevap verdi Yossi, oluyla gurur duyuyordu. "Acaba Rockefeller Mzesi'nden kurtardnz eyler arasnda Omega Parmeni de var myd David? " Patrick, komplo kurmaya baylyordu. "Profesrle ben de bu meseleyi merak ediyoruz aslnda" babasnn unvann bir sevgi szc olarak kullanyordu. "Her ey ok karkt, hem zaten binay korumakla uratmz iin kutunun iindekilere bakacak ve sayacak zamanmz olmad." "Giovanni'ye anlatsana olanlar," diye tevik etti Patrick. "Ah, Giovanni'nin sava dinlemek istediini hi sanmam" David, ekingen bir tavrla cevap verdi. "zr dilerim" diye cevap verdi, David'in aabeyini savata kaybettiini hatrlamt. "Ac dolu anlar canlandrmak istemem." "zlmeyin" dedi Marian yumuak bir sesle "Micha-el' ok zlyoruz, ama onun kayb bize bir ey retti. imdi artk bar daha ok istiyoruz." "Ama tek bir tarafn fedakrl ile bar olmaz," diye uyard Yossi. "Eer Filistinlilerle her iki tarafn da kabul edebilecei bir ekilde anlaamazsak, bar olmaz. te yandan, Yahudileri sava kkrtcl ile sulayanlar, kabinenin 1967'de nasl blnm olduunu ve sava iin ne kadar isteksiz olduumuzu

bilmiyorlar. Byk kayplar veren sadece Filistin halk deil. Sonu olarak bizim hi seeneimiz kalmamt. Bugn hl, bu iin bizi Akdeniz'e dkmeden bitmeyeceini dnenler olsa bile, 1967 sava, onlara bu iin o kadar kolay olmadn hatrlatyor. Sava 208 zm deil," dedi Yossi hznle "Ama Yahudi ulusu keye sktrld zaman, son ferdine kadar savar." "Evet, ama David pek de kahraman olmak istemiyor." Marian scak bir glmsemeyle ekledi, "istersen ben balayaym Patrick." "Ben de bardan dolduraym." Akra Yossi ve Marian 1938'de Viyana'dan kap bir balk teknesi ile Akra'ya geldiklerinde ikisi de henz ok genti. Bu kadim ehir ikisini de bylemiti. Hallardan kalma surlar, minareleri, camileri, kapal arlar talya'dan ve Gney Fransa'dan gelme tacirlerin ticaret yaptklar kocaman hanlar onlar iine ekmiti sanki. 1967 ylnda, eski limana ok uzak olmayan mtevaz bir yazlk ev buldular. Dar dolambal bir sokakta, Osmanl mparatorluu'ndan kalma 18. yzyl yaps bir grup evden biriydi bu. Marian Kaufmann, sade bir sofra hazrlamt, iki mum, Tanrnn emirlerini temsil ediyordu: Zachor, hatrla ve shamor abat gnn dn; bir kadeh arap ve duann sonuna kadar beyaz bir rtnn altnda bekleyecek olan iki somun challah. Marian inancn epey nce, Yossi'nin ve kendi ana babasnn acmaszca katledildii Mauthasen toplama kampndaki frnn mavi duvarlarnn nnde kaybetmiti. Ancak buna ramen Yossi'nin inancna saygs bykt, kocasnn dini grevlerini yerine getiriini keyifle izlerdi. Yossi ve Marian, iki oullarna da Tevrat eitimi vermek konusunda anlamlar ama buna inanp inanmama kararn oullarna brakmlard. Marian, gayet iyi biliyordu ki, David'in dine ayracak zaman hi yoktu. Sarn, uzun boylu ve David'den ya byk olan Michael ise ba209 bas gibi salam bir inanca sahipti. ocuklarn huylarna bakldnda, baka bir ey beklenmezdi zaten... Michael gayet atlgan ve saldrgand, David ise yaramaz ancak dnceli. Yossi, ekmein zerinden beyaz rty kaldrd ve duaya balad: Barukh atah Adonai Elohaynu melekh ha-olam- Sana krler olsun, Efendimiz, Tanrmz, Evrenin Kral. Ha-motzi lechem min ha-aretz. Amein- Bu ekmei nmze koyan sensin. min. Tpk Hristiyanlkta ve Mslmanlkta olduu gibi, brahim'in Tanrs'na, btn inanlarn ortak Tanrs'na kran hep ayn kelime ile sunuluyordu. Herkesin Tanrs ve bar umudu aynyd ama Hristiyan, Arap ve Yahudilerin birlikte yaad ehirlerin stnde sava bulutlar toplanmaya balamt bile. "Uu nasl geti bugn Michael?" diye sordu Yossi. "ok iyiydi," Michael heyecanla cevap verdi. "Gelecek haftann sonunda Mirage'da iki yz uu saatini doldurmu olacam," diye ekledi gururla. "Sence sava kacak m, Yossi?" diye sordu Marian, dncesi bile iini karartmaya yetiyordu. "Umarm kmaz. Araplarla savamak hibir eyi zmeyecek. Bence her iki tarafn da bu lgnla bir son verme zaman geldi. Her iki tarafn da teki tarafn pabularn giyip en az bir kilometre yrmesi gerekiyor. Filistinliler sadece huzur iinde alp topluma katkda bulunma frsatnn kendilerine verilmesini istiyorlar, ama vatan olmayan bir insan, saygn bir insan olamaz. Biz Filistin Devleti konusunda onlarla bir anlamaya varamazsak, bu cinayetler devam eder." 210 "Ben sana katlmyorum" dedi Michael. "Bizim, bunlara bir ders verme vaktimiz geldi artk, hem de gayet hzl bir ekilde unutamayacaklar bir ders vermeliyiz." "Michael Kaufmann, bu evde bu ekilde konuulmasna asla izin vermem." Marian'n kfr konusunda gayet net kurallar vard. Yossi onu glmseyerek yattrd. Subay yemekhanesinde kullanlan dil, kukusuz bundan ok daha beterdi. Yossi oullaryla gurur duyuyordu, ama Marian gibi o da birbirlerinden ne kadar farkl olduklarn dnmeden edemiyordu. Sanki birinin ruhu yal, dierininki ise genti... Michael gen oland; genliin heyecan ve atakl ile doluydu, getirecei sonular hi dnmeden savaa ve maceraya atlmak iin can atyordu. Hayatta istedii tek ey umakt. Pilot eitimini baaryla tamamladktan sonra, Dassault Mirage IlI'lerde eitim almak iin ayrlmt, israilli pilotlar bu uaklara Shahak, yani 'gkyz alevi' diyorlard. Bu eitimi de birincilikle bitiren Michael, Savunma Bakanl'nn, Hatzhor Hava Uss'ndeki 101. avc filosuna atanmt. Yossi, sava kt takdirde 101. filonun savaa ilk girecek filo olduunu biliyordu. David ise yal ruhtu. Scopus Da'ndaki brani niversitesi'nde arkeoloji eitimi almt ama piyade mfreze komutan olarak ordu yedekleri arasndayd. Yossi, yaad ac tecrbeler sonunda btn savalarn ok korkun olduunu biliyordu, ama i gs gse savamaya geldiinde piyadenin ii ok zordu.

"Bunu size sylememem lazm ama," diye devam etti Michael annesinin tepkisini grmezden gelerek, "Arap uaklarnn kalk zaman bizimkinin iki kat. Onlara gnlerini gstereceiz." "Sen ne diyorsun David? Sen de Araplara ders vermek iin can atyor musun?" 211 David omuzlarn silkti. "Savamamz gerekirse, savarz. Ama ben Mikey ile ayn fikirde deilim. Filistinliler evlerini kaybettiler, mallarn kaybettiler, ve galiba sen haklsn," dedi babasna bakarak. "Onlar da bizim gibi ailelerine dkn insanlar. Hem ayrca, biz onlarn topraklarn ellerinden aldk. Onlara da bir vatan lazm." "te benim niversiteye gitmeme nedenim bu," dedi Michael sert bir sesle... "Yahu, Arap bunlar!" Marian iini ekti. Sava hi bitmiyordu... Irk rka kar, beyaz siyaha kar, Arap Yahudi'ye kar, Hristiyan Mslman'a kar, inan inanca kar, nefret hogrye kar... Bir iddet dngs hi krlmadan srp gidiyordu. Bunu krmak insanlarn elindeydi, ama insanlar krmamay seiyorlard. Kuds Temen David Kaufmann, Tmgeneral Menachem Kovner'in odasndan ieri girmeden nce kapy vurdu "Beni artmsnz Menachem?" diye sordu. Tmgeneral Kovner, deiik renkteki dosyalarn iinden taan istihbarat raporlaryla dolu masasnn ardndan bakt. Yeil dosyalarn zerinde 'Kiiye zel' yazyordu, krmzlarn stnde de 'Gizli'; Kovner'in masasnn stnde ak duran kpkrmz dosya ise 'ok Gizli' diye snflandrlmt. "Gel David, otur," dedi, srm gibi bir profesyonel asker olan Kovner. Dosyay ald ve kendisinden ok daha uzun temenle birlikte odann kesine sktrlm kk toplant masasna doru ilerledi. "Sana syleyeceklerim bu odann dna kmamal. Anlatacaklarm, durumdan haberi olan tabur komutannn 212 dnda kimseyle konumayacaksn. imdi, ok byk bir ihtimalle Msr'la savaa giriyoruz. Eer bu gerekleirse, genel kurmay sava gney cephesinde karlamak istiyor, ama tabii bu kuzeyde Suriye'nin, douda ise rdn'n ne yapacana bal. te ben seni rdn meselesini konumak iin ardm." "Beni mi?" David, bir takm komutannn dou cephesi zerinde nasl bir etkisi olabileceini anlayamamt. "Eski Kuds ve l Deniz Parmenleri rdnllerin elinde. Parmenler Filistin mzesinde duruyor. Biz 1956'da Msrla savaa girdiimizde rdn savan dnda kalmt. Kabinenin grne gre yine ayn eyi yapacak, ama ben pek emin deilim." "rdn'n saldraca grnde misiniz?" "Kabaca ifade edecek olursam evet. 1956 Kasm'nda-ki gibi olmayacak bu kez. rdn bu kez israil'in tek bana olduunu biliyor. Bu kez ne ngilizler var, ne Franszlar. Birlemi Milletler ve Sovyeder de bu ie karmak istemiyorlar. rdnller, senin niversitenle birlikte kk bir topramzn bulunduu Scopus Da'n, yaklak yirmi yldr muhasara altnda tutuyorlar, byk bir zevkle geri almak isteyecekler. l Deniz Parmenleri'nin en nemlisi ise Rockefeller Mzesi'nde saklanyor." Tmgeneral Kovner masadan kalkt ve duvara dayal dolaplardan birinden bir harita kard. Bu Kuds ve evresinde rdn birliklerinin yerini gsteren bir haritayd. Masann zerindeki krmz kapakl dosyay at ve David'in nne, mzenin kat planlarn ve baz hava fotoraflarn koydu. "Rockefeller Mzesi, Sultan Sleyman Caddesi'nde." Menachem Kovner, Eski Kuds'n kuzeydou surlarnn dnda, mzenin bulunduu Kerem el eyh tepesini gsterdi. " ay nce, rdnller mzeyi milliletirdiler." "Yani artk rdn'e mi ait?" 213 "Doru, her ne kadar Rockefeller ailesi bu ie pek se-vinmediyse de, bir bakma bizim iimize yarad. Eer bize saldrp savaa girerlerse ve eer ki bu byk bir eer, rdnlleri Kuds'ten skp atarsak, mze ve daha da nemlisi mzenin iindekiler srail'in eline gemi olacak." David kendisinden ne istendiini gayet iyi anlamt. "Benden l Deniz Parmenleri'ni ele geirmemi istiyorsunuz." Bu sorudan ok aklamayd. Komutan glmsedi. "Tek bana deil tabii ki. u andan itibaren tabur komutann ve ben, seninle yakndan ilgileneceiz. Sana bu parmenlerin nemiyle ilgili bilgi vereceiz. Dnyann btn ilim irfan sahibi insanlarn ok yakndan ilgilendiren bu paha biilmez eski eserlerin akbeti senin ellerinde. Yardm etmesi iin er Joseph Silber-man' da senin takmna verdim, ama Silberman olduka sra d bir asker." "Sra d m?" "Birka hafta ncesine kadar Ramle'de yatyordu, kendisini nasl koruyaca dnda pek bir askeri eitim almaya vakti olmad."

"Ramle mi? Ne yapm peki?" diye sordu David. Takmna, israil'in en berbat hapishanelerinden birinden karlm bir mahkmun yerletirilmesine neden gerek olduunu bir trl anlayamamt. "Neden benim yanma verdiniz?" Tmgeneral Kovner, zerinde 'Silberman' yazan ince uzun yeil dosyaya uzand, "ite dosyas. Son derece tehlikeli ve ok zeki biri. Senin yanna verildi, nk usta bir kasa hrsz, hem de en iyilerinden biri." "Rockefeller'in kasasn m krmasn istiyorsunuz?" diye sordu David, alak bir sesle. "Kesinlikle. Rockefeller'in kasalar son derece byk 214 ve ar; patlayc ile amak iin ok fazla miktarda patlayc tamak gerekiyor. Ne yazk ki, btn abasna ramen Mossad, kasann ifresine ulaamad. Sana l Deniz Par-menleri'nin bana gelebilecek zararlar telafi etmenin mmkn olmadn sylememe gerek yok. Eer kaplar uuralm derken parmenlere bir ey olursa, dnyann bizimle nasl alay edecei malum." "Kilidi mi aacak?" Tmgeneral Kovner ban sallad. "Ne kadar zamann olacan kestirmek mmkn deil. Mzeyi ele geirebilirsin ama rdnller neyin peinde olduumuzu anlar anlamaz kar saldrya geeceklerdir. Silberman, bask altnda hzl almaya alkn. Ayrca bu kasay amay da ok istiyor." "Affedilecek yle mi?" diye sordu David. Kovner tekrar ban olumlu anlamda sallad. "Mos-sad'da iyi ocuklarn yannda alacak artk." Mossad'a iyi ocuklar demek, CIA'ya yardmsever demekle edeer bir ey diye dnd David, ama hibir yorum yapmad. "Hi belli olmaz, Silberman sana bir eyler retebilir." "Kasay amak iin baka ne lazm kestiremiyorum, ama onu ilgi ile izleyeceim. Mze iyi korunuyor mu?" diye sordu David. "Gayet iyi korunuyor. Dn akam mzenin evresi rdn piyade birlikleri ile tahkim edildi ve Kaya Tapna ile Bat Duvar'nn evresine de tanklar ydlar." Kovner parma ile Romallarn sa'dan sonra 70 ylnda yerle bir ettikleri tapnan harabelerini gsterdi. "Bir dn David, bunlar geri alabiliriz, iki bin yl sonra Kuds tekrar bizim bakentimiz olabilir. Ve yirmi yl sonra Yahudiler Museviliin en kutsal meknnda tekrar dua edebilirler." 215 "Epey olmu," dedi David onaylar bir sesle. stnn dini inanlarnn gl olduunu biliyordu. "Tabii her ey, nce rdn'n saldrp saldrmayacana bal. Ama aramzda kalsn, ben saldrsnlar istiyorum!" Menachem Kovner ok fazla beklemeyecekti. Bat Kuds'teki Knesset'de, srail Askeri istihbarat Tekilat'nn efi, Tmgeneral Yossi Kaufmann, blnm sava kabinesine brifing veriyordu. "Nasr, Arap Birli-i'ndeki yerini salamlatrmak iin savaa girecektir," diyerek bitirdi. "Baka aremiz yok Babakanm." Konuan Savunma Bakan Moe Dayan'd. "Eer nce onlar saldrsnlar diye beklersek, yenilme olaslmz yksek. Arap ordusu karada, havada ve denizde sayca bizden ok stn ve gl." Moe sustu, teker teker meslektalarnn gzlerinin iine bakt. "Eer nce biz saldrrsak, onlar artmak gibi bir stnlmz olur, bu savan ok nemli bir prensibidir," diye bitirdi, nl taktik ustas Von Clausewitz'e atfta bulunarak. Kabine yeleri suskundu. Btn gzler Babakan'a evrilmiti. Babakan Eshkol, masann evresinde oturmakta olan bakanlara bakyordu. "imdi atalarmz ve 27. mezmuru hatrladm birden" dedi Babakan. "stme bir ordu gelse bile yreimde korku olmayacak, sava da ksa, yine kendime gveneceim. Balyoruz," dedi zntyle. "Tanr yardmcmz olsun." Bir kez daha koboynuzlarnn, shofarl&tm sesleri duyulacakt, birok kereler duyulduu gibi. Tpk Joshua ve Kral Davud'un zamannda olduu gibi, srail'in yirmi aireti savaa giriyordu yine. Bu kez, ekilen kllarn sesinin 216 yerini, yz be milimetrelik Hovitzer toplarnn elik namlulardan knn sesi alacakt. Gazze'nin kar kysnda Negev'de ve Sina'da koca toplar, alevler ve dumanlar saarak kkrediler. Tere bulanm gen srail askerleri, toplarn sarsntsnn durmasn bile beklemeden mermi sryorlard namlulara. Toplarn pirin namlularndan tten dumanlar her yeri kaplamt. Tpk kk ekspres trenlerin gidi gelii gibi, gecenin sessizliini binlerce kkreme sard, her kkremede bir Arap can gidiyordu. Bir baba, bir ana, bir oul, bir kz. Araplara lm.

Bir taksi ofr, bir sat temsilcisi, bir banka memuru... Hepsine lm. Ders almalarnn zaman geldi. Koca toplarn kkremeleriyle birlikte yirmi silindirlik koca motorlaryla Merlin tanklar onlu gruplardan oluan ayr mzrak ba eklinde ilerledi. Gne, yine bir kanl Ortadou sabahn aydnlatmadan nce, srail zrhl birlikleri Gazze'nin iinden geerek kadim Sina l'ne girdiler, gencecik erlerden oluan srail piyade taburlar savan iine daldlar. Hatzor Hava ss, Tel Aviv'in Gneyi Dev Hatzor Hava ss'ndeki btn pilotlar gibi, Temen Michael Kaufmann'da sabah saat drtte uyandrlm-t. Bekleyi sona ermiti; filo kasas ald ve son derece tehlikeli Moked Harekt ile ilgili mhrl emirler ortaya kt. Gemite, Msr hava slerine, Mirajlarla yaplan basknlar sayesinde hava stnl salanmt. Ayn zamanda 217 btn ka yollar bombalanm, s tesislerine roketlerle saldrlm ve uaksavarlar etkisiz hale getirilmiti. imdi, Sovyetlerin salad yardmla Msr Hava Kuvvetleri ok daha byk bir hale gelmi ve srailliler, ok daha kalabalk hedeflere ya da be uaktan oluan kk filolarla saldrmak gibi bir stratejiye zorlanmlard. Msr hava savunmas gz ard edilebilirdi, s tesisleri de yle, en nemlisi pilotlard, hibir israil avc ua, yolunu kesecek Msr uana kar bir baka uak tarafndan korunmayacakt. srailli pilotlar kendi balarnn aresine bakmak zorundaydlar. Hatzor Hava ss, afak skmeden nceki karanlkta sakin grnyordu. Michael, kalabalk toplant odasnda kendine arkalarda bir yer buldu. Oda grltl ve gergindi. Kimse, Sovyetlerden salanan ve yerden atlan uak savar fzelerin kapasitesi hakknda bilgi sahibi deildi; bu uak savarlar srailli pilotlarn korkulu ryasyd. Kumandan subay, srail hava kuvvetlerinin en deneyimli pilotu, odadan ieri girip, ndeki yerine doru ilerlerken birden herkes sustu. "Hepimiz bu an bekliyorduk" dedi gven dolu bir sesle. "Arkamdaki tahtada grebileceiniz gibi, saldr saati, saat sonra 7.45'de. Stratejimiz, gayet sert bir saldryla, Araplar yerde imha etmek, her hangi bir kar koymaya mahal vermemek. Bu o kadar da zor olmasa gerek." Sinirli kahkahalar ykseldi. "On yedi hava ss ayn anda vurulacak. Bizim grevimiz, Bir Tmada ve Kahire'nin batsndaki dman uaklarn tahrip etmek. lk saldr, Msrllarn uaklar kaldrmalarn engelleyecek, ikinci dalga, yerdeki uaklar hedef alacak. Ben kanadma Yzba Linowitz'i alarak, Bir Tma-da'ya saldracak olan birinci dalgaya komuta edeceim. 218 Binba Saphirah ikinci dalga ile Kahire'nin batsna saldracak, kanadnda Temen Kaufmann olacak." Yz kararllkla kaslm olan Michael ban sallad. Komutan, "Benny ve Michael," dedi nce Binba Sha-pirah'ya sonra da Michael'a bakarak, "iiniz bittii zaman yakt ikmali iin buraya dneceksiniz." Komutan, harekt haritasn evirdi ve Bardavil ve Port Sait arasnda bir noktay gsterdi. Michael, Komutan dman mevzilerini gsterip dier ayrntlar anlatrken heyecanla dinledi. Msrllarn gc etkileyici idi. Yz elli Mig-15 ve 17, seksen Mig-19, yz otuz tane son model Mig-21 ve otuz tane TU-16 stratejik bombardman ua. "Sessiz uu yapacaz, telsizlerimiz kapal olacak. Stratejimiz dman artmaya yneliktir." "Eer kalktan sonra bir problem karsa ne olacak?" bunu soran gen pilotlardan biriydi. "s, bizden sonra kalkacak uak yznden megul olacak, ayrca telsizimizi de kapatyoruz." "Sahile yneleceksin ve adayacaksn." Pilotlar birbirleriyle baktlar. En normal koullarda bile denize atlayan pilotlarn bulunma ans ok azd. Ne zaman, nerede ve nereye atladn kimsenin bilmedii koullarda bulunma ans ise kesinlikle yoktu. Michael'n byle korkular yoktu. Hatta mthi bir ferahlama hissediyordu. Kendisi ilk dalgada yer alyordu ve ksa sre sonra, 101. filo'nun mkemmel bir eitim alm dier gen pilotlaryla birlikte Hatzor Hava ss'nn taktik odasndan, dardaki taze sabah havasna kacakt. afan skmesine daha bir saat vard, karanlk, uuldayan hava ssn bir pelerin gibi sarmt. Bir otobs onlar hazr beklemekte olan uaklarna gtrd, motorlar alyor219 du. Svey Kanal'nn te yakasndaki dier havaclarn tersine, srailliler deerli uaklarn kamufle etmilerdi, otobs, btn pilotlar teker teker uaklarna datt. Michael'n yer ekibi bekliyordu, avu dnda hepsi sivildi ve israil Savunma Gc'nde almaktaydlar. Dardan bakldnda hi kimsenin askeri amala kullanldn anlamayacaklar tulumlar vard zerlerinde, ama bu grnt yanltcyd. Epey uzaktan Formula 1 yarlarnda grev alan, gayet k tulumlu takmlara hi

benzemiyorlard ama Michael'n ekibi byle bir yarta rahadkla grev yapabilecek kapasitedeydi. Sekiz dakika iinde bir uaa yakt ve silah ikmali yapp, ua kendi evresinde dndrebiliyorlar-d. Genel Kurmay'n sava havada balatma kararn verme nedenlerinden biri de buydu zaten. Savan ilk iki gnnde srailliler hava kuvvetlerini gnde yzde seksen kapasite ile kullanmlard. Bu beceri dnyada hibir hava kuvvetinde yoktu, Araplarda ise zaten hi yoktu. Michael, her zamanki scak glmsemesiyle ekibini selamlad, uann gvdesindeki alminyum merdivenden trmanarak darack kokpite bindi ve yer ekibine baparman kaldrarak hazr olduunu belirtti. Kum rengi, kahverengi ve hafif yeilden oluan kamuflaj boyasyla, sanki kovanndan havalanmak zere olan bacakl dev bir arya benzeyen Mirage IIIC uaklar, alak uularda bile yerden zor seiliyorlard. Davut Yldz, uan sancak tarafnda, gvdenin zerindeki havalandrma deliklerinin yanndayd; baz eyler saklanamazd. Uan alameti farikas olan delta eklindeki kanatlar altm derece geriye doru uzanm, d yakt tanklar her iki kanadn altna dev purolar gibi aslmt. Gvdenin altnda, yz elli kiloluk pist delen bombalarla birlikte her iki yanda otuz 220 milimetre apnda, dakikada bin mermi atabilen makineli tfekler taklyd. Michael'n uanda, kanadara Matra marka 'Elmas' havadan havaya atlan fzelerden de yerletirilmiti. Michael, uu ncesi kontrol listesini at ve uu ncesi kontrollerine balad. Bunlar gz kapalyken bile yapabilirdi. Mar ve vantilatr... Ak n snma... Kapal Alak basn yakt pompas... Ak Ateleme sonras tapas... Ak Hz freni... Motoru altrdktan sonra, dmen klarn test etti. Bir sonraki maddeye geldiinde glmsedi. Telsiz... Ak. Bunu atlayacaz diye dnd buruk bir glmsemeyle. Ard ardna silah klarn, fren klarn, acil uyar klarn kontrol etti. Tatmin olmu bir ekilde yer ekibinin bandaki avua bakt ve motoru altracan belirtmek zere baparman kaldrd. Yakt tapasn ve pompalarn kontrol ettikten sonra, mara bast ve mar n teyit etti. Motor 700 rpm'ye ulatnda gaz itti. Gzleri gsterge pa-nelindeki yangn uyar klarna, ya ve hidrolik klarna gitti. Rpm, 2800'de sabidenince, ekip efine tekrar baparman kaldrarak iaret verdi, ilk dalga uaklarn arasna katlmak zere, piste doru uan srd. Pistin sonundaki taksi yolunda navigasyon ve antikollisyon klar snm, motorlar almakta olan uaklar karanlk ve uursuz ekiller halinde bekliyordu. Gsterge panellerinin solgun klar, gen srailli pilotlarn yzlerine yansyordu. Araplara lm... 221 rdnller, srail uaklar gneyde Sina'daki Msr birliklerine ilk saldrlarn balattklar srada, Eski Kuds'n Yahudi tarafna havan atei balattlar. srail kabinesi nce pek endieli deildi. Yksek Komuta, Kral Hseyin'in Arap davasna snrl destek vereceini dnyordu. Ancak saldr younlap btn dou cephesi boyunca yaylnca, kabine rdn ile savan kanlmaz olduunu grmeye balad. David, temen olduu iin, tabur dzenine alkn deildi, hele tugay dzenini hi tanmyordu, ama zaman her zamanki zaman deildi ve komutann yannda yerini alarak, Tugeneral Menachem Kovner'in balamasn bekledi. "Dn gece rdnller, Yaffa Caddesi zerinde masum sivillere makineli tfeklerle ate atlar. Bu sabah, Hkmet Binas'ndaki Birlemi Milletler Karargh'n ele geirdiler ve ehri bombalamaya baladlar. Alt yzden fazla bina hasar grd. Bunlarn arasnda Babakanlk Konutu, King David Oteli ve Dormisyon Kilisesi'nin de ilerinde bulunduu birok kutsal bina var." Dormisyon Kilisesi, Eski Kuds'n gneyinde, Kral Davut'un mezarnn hemen yanndayd, sa son akam yemeini bu kilisede yemiti. "Scopus Da da Araplarn eline geti." Menachem harekt planlarnn zerinden geti. "Gneydeki rdn varl, Knesset de dahil olmak zere btn ehri tehdit ediyor. Bunlarn sonucu olarak 19. Zrhl Tugay, Tel Aviv'deki kararghndan karak, Eski Kuds'n kuzeyindeki Scopus Da'n ve brani niversitesi'ni geri almak zere harekete geti. 6. Tugay ise gneye doru ilerleyecek ve eytan Da'n geri alacak. Buradan kuzeye, Gethsemane Bahelerine ve Zeytin Da'na ynelecekler. Bizim grevimiz ise en zoru, Amerikan blgesi ve Rockefeller mzesi." Kovner 222 duraklad ve subaylarna bakt. "Bizden almal iki bin yl olmutu, ama kabine bir saat kadar nce, Eski Kuds' geri almaya karar verdi."

Bu aklama sevin haykrlaryla karland. Tpk Kral Davut'un zamannda olduu gibi, israil halk eski bakentini geri almak zere harekete gemiti. 9. Parat Tugaynn, tamam ihtiyatlardan oluan paratleri, Kral Davut'un askerlerinin modern karlklar idi. Alklar dindiinde, Tugeneral Kovner, plann aklad. Eer baarl olurlarsa, savan sonular annda sadece sraillilere deil, dnyann drt bir yanna yaylm olan btn Yahudilere bildirilecekti. Eer baaramazlarsa, kimse onlar asla affetmeyecekti. "nk kutsal yerler sadece Yahudilerin deil, Hristi-yanlarla Mslmanlarn da. Bu yzden ne top kullanlacak ne hava destei olacak. Gs gse savalacak," dedi Me-nachem Kovner. "Ama bizim bir stnlmz var, biz gece savanda deneyimliyiz ve bu yzden gece gidiyoruz." Kramp. Kramp. Kramp... Kuds'n zerindeki gece g, rdnllerin yolladklar top ve havan mermileri ile aydnlanyordu. Yahudilere lm. David ve mfrezesi, kap diplerini, keleri tutarak ilerliyorlard, birden bombo yolun kar tarafndan makineli tfek taramalar duyuldu. Arkadan bakldnda, eski ta duvarlarn stnden srayarak gecenin iine karan krmz ve yeil mermiler gerekst bir gzellik veriyordu havaya, ama yolun mfrezenin bulunduu ksmnda, grnt ok irkindi. David, sana soluna den mermilerin arasnda emekleyerek ilerliyordu. "Kapnn stnde! Surun orada!" 223 "Grdm." Manga komutanlarndan biri M79'unu dorulttu ve soukkanllkla nian ald. "El bombas." Frlatlan el bombas, yolun kar tarafna kadar ulat ve am Kaps'nn stnde patlad. Makineli tfek sustu. Araplara lm. "Koruyun beni." David, frlad ve karki sokaa kadar krk be metrelik mesafeyi geti. Mfreze, santim santim, metre metre, el bombalar frlatarak Hazreti Sleyman Caddesi'ndeki Rockefeller Mzesi'ne doru ilerliyordu. Kk silahlardan gelen ate azalmt ama David, Harun El Reit ve Sleyman Caddelerinin kesine doru koarken yine kendini korumalarn emretti. Birden etrafndaki her ey infilak etti ve yere dt. aknlkla kafasn sallad ve emeklemeye balad. "Bok!" diye homurdand kendi kendine... "Si.tiimin tanklar." Sa yanan kontrol etti, kanyordu. Hem de ok kanyordu. Zeytin Da'nn eteinden bir k parlad. Krk be metre nndeki patlama, David'i parke tal yola yaptrd. 6. Tmenin, Araplar yerlerinden skp atamad aka anlalyordu. Temen Michael Kaufmann, kalk iin srasn beklerken kendini sakin olmaya zorlad. Telsizin sessizlii ok tuhaf geliyordu. Bunu eitim srasnda da yapmlard ama bu kez her ey gerekti. Mekanik bir arza olup olmadn grmek iin gstergeleri tekrar gzden geirdi fakat btn uyar klar snkt. Mirage, normal uaklara gre baz stnlklere sahipti. Rotasyon baladktan sonra ve geri dnlmez noktaya eriildiinde bile, Michael, fren paratn aabilir ve ua kalk pistinin en ucunda durdurabilirdi. Ancak burun tekerlei kalktnda meydana gelebilecek bir motor arzas faciayla sonulanabilirdi. Michael, sa224 vaa susamlna ramen, kalk srasnda kendini frlatmak zorunda kalanlardan biri olmak istemiyordu. Her ey normaldi, Pompalar akt, hidrolikler normaldi, dmeler kapalyd, uan sayvan kilitliydi. Btn rutin kontrolleri yapt. Kalk pistindeki ilk Mirage, ardndan alevler saarak havaya ykseldi. Komutanlar kalkmt. Michael drdnc sradayd, sras geldiinde nndeki ua, 'piyano tuu' dzeninde takip etti ve piste doru ilerlerken otomatik pilotu kontrol etti. Ayn anda ayak frenine bast ve motor abucak alt. Rpm inesi hzla dnmeye balad 8500'e ulatnda frenleri brakarak gaza bast. Snecma Akar 9C turbo jetler patlarken Michael 6200 kiloluk bir basnla koltuuna yapt ve Miraj btn hzyla kalk pistinde frlad. Rotasyon noktasna geldiklerinde, Michael levyeyi geriye ekti ve geride parlak turuncu alev brakarak havaland. Uak bir dakika iinde bin be yz metreye kadar kmt. Hemen levyeyi brakt nnde parlamakta olan turuncu a doru yneldi. Zifiri karanlkta, Akdeniz'e doru ilerliyorlard, srailli pilotlarn kuzeyden vektr izerek saldrmalar Msrllarn hi beklemedii bir eydi. Avc uaklar ve srail'in deerli yz altm sava ua, sabah 07.45'de Msrllar daha kahvalt ederken, hedeflerine varacaklard. Uaklar, Msr radarlarna yakalanmamak iin alaktan uuyorlard. srailli pilotlarn yn ve uu konusunda hibir hata yapmamalar gerekiyordu. Svey Kanal'nn karsnda ise Msrl pilotlar ve yer ekipleri huzur iinde uyuyorlard. Abu Suweir Hava s-s'ndeki ana radar, tamirat dolaysyla kapatlmt, binann iinde sklm kablolar ve saa sola atlm aletler gze arpyordu. Temen Michael Kaufmann ve filosu alaktan uarak Akdeniz'i ap Nil boyunca Kahire'nin batsna doru ilerlerken, Msr uaklarnn ounun koruyucu k225

lflar stlerindeydi ve hepsi birden kanat kanata piste park etmi bekliyorlard. 07.43'de Michael, havada son bombardman dal iin dnmekte olan Benny Shapirah' izliyor ve ok ksa bir sre sonra balayacana emin olduu uaksavar ateinden nasl korunacan dnyordu. Benny'nin zel olarak tasarlanm 150 kiloluk pist bombasn brakn izledi, sonra kendi bombalarn brakt. Retroroketler patlad, bombalar beton pisti delerek topraa sapland. Pist nlerinde para para olurken, Michael bir dal yapt ve iki bomba daha brakt. Havaalann bir anda getiler ve trmandlar. slerine dnerek yakt ikmali yapacaklar ve daha sonra Msrllarn, srail uaklarnn rotasna uyanma ihtimaline kar, tekrar Akdeniz stnde devriye uuu yapacaklard. Vizrnden, Mirage'in lunaparkta bulunan at pavyo-nundaki rdekler gibi dizilmi uaklar yerle bir ediini izlerken, pek uyanm bir halleri yok, diye dnd Michael glmseyerek. Temen Michael Kaufmann, fena halde yanlyordu. Zeytin Da'ndan iki parlama daha oldu ve bir saniye sonra Temen David Kaufmann'n nnde uzanan yol, kulaklar sar eden bir grlt ile darmadan oldu. Kpkrmz olmu uan metal paralar, Eski Kuds'n kocaman talardan yaplm duvarlarn parampara etti. David ve adamlar yere yapmlard. arapnel paralar slk alarak sandan solundan geerken, David elini bann yanna gtrd, baparman kulana, iaret parman da azna gtrerek yolun aa ksmndaki telsizcisini ard. Yana-ndaki yaradan akan kan umursamadan, drbnn takarak parltlarn geldii yere bakt. Yava yava ve dikkat226 le Zeytin Da'nn eteklerini ve Kidron Vadisi'nin teki tarafn tarad. l kamuflaj zeytinliklerde pek ie yaramyordu, bu yzden rdn tanklarnn ilkini grmesi fazla uzun srmedi. Tanklar genellikle l gruplar halinde hareket ettikleri iin dan eteklerini tarayarak teki ikisini de buldu. Pantolonun yan cebinden aletini kard, kerteriz ald ve manyetik kerterizi, harita kerterizine dntrmek iin abucak bir hesap yapt. "ki, buras iki iki, tamam." "ki, tamam." "ki iki, ate bataryas, grid 950619, yn 285, tank var, tamam." "ki, tamam, bekle." ok kr ki, Zeytin Da'na topu atei yaplmas konusunda bir ksdama getirilmedi diye dnd David, mzeye girmesine ramak kalmken, bin yz metre tede bekleyen yz be milimetrelik mermilerin hedefi olmak hi de ho deildi. Daha da nemlisi, sleri eer bu ok deerli parmenlerin bana bir ey gelir ya da zaten para para olmu parmenler iyice zarar grrlerse, bu durumdan hi holanmayacaklard. "At, tamam." "At, ska." srail toplar, David'in mfrezesini alt kilometre geride, Knesset'ten pek de uzak olmayan Rose Park'ndan destekliyorlard. Tepelerinden yz be metrelik mermi slk alarak geti, ama hedefini skalad, tanklarn biraz sanda tepenin tesinde patlad. David, endielenmeden bekledi. Yakn dt, fakat hedefe varmad diye dnd. Her koulda ilk atta hedefi bulmak zaten nadir grlen bir eydi. "Sola 100, d 100, ate, tamam." "Sola 100, d 100, ate, tamam." 227 David, Zeytin Da'nn parlak turuncu klarla parla-dn grd. Byk bir padama oldu ve tankn namlusu, dumanlarn arasnda belirdi. Biri vurulmutu, geriye iki tane kalmt imdi. Ama nce birinci tank, sonra teki tank, birbiri ardna geriye ekildi, arkalarnda toz toprak ve yklm zeytin aalarndan izler brakarak hzla bir sonraki tepedeki daha gvenli bir mevziiye doru ekilmeye baladlar. David dikkatini kendi hedefine doru evirdi. Mzeni-nin giriini koruyacak ekilde bir makineli tfek yerletirdi. "Haydi gidiyoruz!" Birinci grup, gen liderlerini girie doru izledi. Mzenin etrafndaki baheden girie kadar krk be metrelik mesafede stlerine kurun yamaya balad. Hemen arkasnda komakta olan telsizcisi dt. Arap mevzilerine doru bir kez daha hedefini bulan bir el bombas frlattlar. "Telsizi aln!" diye bard David. Gen askerin nabzn lt, saldrya devam etmekten baka bir aresi yoktu. Telsizcisi geen hafta evlenmiti. yice kzan David, mzenin giriinin yanmdaki duvara yasland. Sonra girie frlad, elindeki makineliyle avluyu tarad. Havuzdaki iki krmz balk da kayplar listesine eklendi. Araplar kamlard. Temen Kaufmann ve adamlar, mzeyi duvar duvar, koridor koridor, oda oda arparak aldlar. David, Filistin ya da rdn askerlerinin ekildiinden emin olduunda, dama gzcler yollad ve yanna kiiyle birlikte Joseph Sil-berman' da alarak bodrum katndaki kasa dairesine yneldi.

Silberman, ald birka gnlk eitimden sonra bu kadar iddetli bir atmann iinde bulmaktan dolay kork-musa da bunu hi belli etmiyordu. "ite kasa, aabilecek misin?" 228 Silberman glmsedi. "1930'larn teknolojisi. On be yirmi dakikada karz." Joseph, omzunda tad antadan bir stetoskop karp, kulaklklar takt, diyafram numaratrn zerine yerletirirdi. David onu aknlkla seyrediyordu. nce numa-ratr sola evirdi, sonra saa doru bir kez dndrd. "Yirmi be" dedi Joseph, steteskopundan, iteki levye mekanizmasnn kard tkrty duyduktan sonra. "Sonuncu numara" David numaray defterine not etti. Joseph Silberman ksa bir sre iinde, 'yolun teki tarafndan gelmi' bir israilli olarak mfrezenin bir paras haline gelmiti. Silberman, David'e bir bu i iin zel olarak kulland aletlerle, bir kasann ve kilidin nasl alacan gstermiti. David, srf meraktan zaman ayrm ve Joseph Silberman'dan rendii bu zanaat bir duvar kasas ile asma kilit zerinde denemiti. imdi ise ustay sanatn icra ederken seyrediyordu. Silberman, zerinde birden yze kadar rakamlar bulunan byk gm numaratr evirmeye devam etti. Eski kasann sadece kilit dili olduunu anlaynca, numaratr, ne ve arkaya doru sallamaya balad, her seferinde bir ya da iki rakam nce balyordu. Birden durdu. "On sekiz," dedi, steteskoptan ikinci dilin de ekiliinin sesini duydu. Silberman iini sylediinden daha ksa bir srede bitirdi. On dakika sonra, kasa kapsnn stndeki byk tekerlei eviriyordu, koca kilidin dili sessizce kayd. Silberman, "Buyrun Temenim," diyerek yznde tatmin dolu bir glmseme ile geriye ekildi. Kasa amak... Joseph Silberman' hayatta bundan daha mutlu edecek bir ey daha yoktu. "Bizden yana olduuna ok seviniyorum," dedi David, Silberman'n yavaa iterek kasa odasndan ieri girerken. Mossad ajan yanlmamt. Tavana kadar uzanan raflarn 229 zerinde, dikkatle kodlanm sra sra siyah kutular duruyordu. ki tanesi dierlerinden ayr bir yere konmutu. Da-vid bir tanesini at ve huu iinde geri ekildi. Isaiah Parmeni'ydi bu. saiah Kitab'ndaki metnin tamamnn bilinen en eski nshas, MS 895 ylnda yazlm ve Ben Asher'in Kahire Kodeksi'nde yer almt. David, u anda ondan bin yl nce Kumran'da yazlm olan asl metne baktn biliyordu. Bunun hemen yanndaki kutuda, aldnda dnyay farkl bir yer haline getirecek metin duruyordu. Omega Parmeni, insanln sonunun gelmesini engelleyebilecek ipularn tayordu. David, merdivenlerden gelen ayak sesleriyle dncelerinden syrld. Manga komutanlarndan biri kasadan ieri dald. "David, duvara ulatlar!" Yirmi yl boyunca, Eski Kuds, Araplarla Yahudileri ayran snrn bir paras olmutu. srail'in en yal haham-laryla rencileri, 1948 ylnda dar sokaklara frtna gibi dalan Arap lejyonu tarafndan ehirden sklp atldndan beri, Yahudi mahallesinde yaayan tek bir Yahudi bile kalmamt. Yahudi ehirlerinin bu en kutsalnn sokaklar o tarihten beri barikatlar ve dikenli tellerle doluydu. Bugn, bu beton barikatlarla, dikenli teller bir baka lejyon tarafndan yerle bir ediliyordu. 9. Hava indirme tmeni, yapabildii iler listesine, 'sokak savan' da ekleyebilirdi artk. sa'nn srtnda armha gerildii ha tayarak yrd Via Dolorosa'dan, Muhammed'in cennete ykseldii Kubbettssahra'ya kadar sokak sokak, ev ev savalmt. srailli paratler, el bombasna kar el bombas, kuruna kar kurun atarak duvara kadar gelmilerdi. Gne Eski Kuds'n stnden ykselirken, savan katlatrdg eski askerler, Hazreti Sleyman dneminden beri ayakta duran eski talara dayanp aladlar. srail Savunma G-c'nn grevli haham Rabbi Sholomo Gren, shofan du230 daklarna gtrd, koboynuzunun sesi tek tk tfek ve uzaktan gelen top seslerinin stnden ykseldi. Rabbi Gren eski Tevrat' at. "Allaha krler olsun!" Sesi Mount Tapna'nn evresinde yankland. "sraillilerin Tanrsna krler olsun. Bizi o korudu, bize o g verdi. Bizim dualarmz duydu. Bizi kurtard. Allaha krler olsun, iyilii ve sevgisi sonsuza dek stmzde olsun." srailliler geri dnmlerdi. Tmgeneral Yossi Kaufmann, haber ulatnda Komuta Merkezi'ndeydi. Hayatnda byle bir eye tanklk etmemiti. Odada neeli haykrlar duyuluyordu, generalinden avuuna kadar btn subaylarn gzlerinden yalar sel gibi boanyordu. Yahudi ulusunun sava yaralaryla dolu tarihinin en unutulmayacak gnlerinden biriydi bu.

Sava her yerde, sraillilerin hayal bile edemedikleri bir ekilde lehlerine gelimekteydi. Msr Hava Kuvvetleri'nin neredeyse yars, savan ilk birka dakikasnda yok edilmiti. Tam ve kesin bir srpriz saldrs olmutu bu. Da-vid'in parmenleri ele geirdii haberi de gelince, Yossi, oullarnn selamette olmasndan dolay Tanrya iinden kretti, Michael iin de dua etmeyi ihmal etmedi. Dn yolunda Mirage'ler bin metreye ulatnda Michael'n kulaklklar trdad. "yushin-14, dokuz yz metrede, koru beni" diye haykrd Benny. Telsiz kullanma yasa epeydir kaldrlmt. Binba Benny Shapirah cevap beklemeden saldrmak zere drd ve durumdan hi kukulanmayan Rus Ilyushin-14 nakliye uana doru dald. Michael gkyzn tarad ve birden, alt bin metre telerinde gne istikametinden stlerine gelen teki ua grd. 231 "Mig-21 kuyruk tarafnda," dedi abucak. "Grdm, brak gelsin" diye cevap verdi Benny. Michael, adeta hipnotize olmu gibi Binba Shapi-rah'nn lyushin'n peini brakn ve Mig-21'in kuyruuna yaklamasna izin veriini izledi. Benny kendi uan yavalatarak Msrl pilotun kendisini skalamasn salamaya alyordu. Byle bir manevra, hibir it dala ders kitabnda bulunmuyordu. Byle bir hareket elik gibi sinirler gerektiriyordu. srail'in en iyi pilotlarndan biri olan Benny bu manevray kusursuz bir ekilde yapmak iin saatler harcamt. aresiz kalan Msrl pilot, Benny'nin Mirage'n pas geince, Benny kendini ekti ve makinelileriyle ksa at yapt. Birka saniye sonra Mig-21, sanki ateten bir top gibi hzla dmeye balad. Michael, ikinci bir Rus yaps Mig-21'in altndan geldiini ve Benny'nin Mirage'na saldrmaya hazrlandn grd. "kincisi kuyruunda, ben de katlyorum," diye bildirdi kaytsz bir sesle ve ikinci Msr uann altndan saldrd. Msrl, sadece kendi hedefine odaklanmak ve evresini kontrol etmemek gibi bir hata yapmt, evresinin 'temiz' olmadn fark ettiinde artk ok geti. Michael, Mig'e iki yz metre yaklaana kadar dnerek ilerledi. Levyedeki tetie birka defa yavaa ve dikkade bast, kamaya alan Msr uan vurdu. Uak tam nnde padad, mermiler, Rus teknisyenlerin anlalmaz bir hatayla, pilotun oksijen tpnn tam yanna yerletirdii yakt tankn bulmutu. Michael, tam nnde beliren simsiyah duman yznden birden kr oldu. "Michael, kuyruunda." Savaa nc bir Mig katlmt. Michael, hi beklemeden saa sert bir dn yapt, 232 sonra sola dnd, ancak ua Msrlnn mermileriyle yara almt bile. Michael tekrar sola dnd ve peindeki uaktan kurtulmak iin umutsuzca ykseldi. Bir baka mermi, uan sayvann parampara etti ve arapnel paralar Mic-hael'n ensesine girdi. Mirage kontrolden karken, hl tam gaz gidiyordu, Michael, frlatma koluna uzanmaya alt, ama kollan garip bir ekilde ar ve tepkisizdi. "Frlat kendini Michael, vuruldun! Frlat, Frlat!" Temen Michael Kaufmann bu szleri hi duymad. Ses hzna den bir uak iin Akdeniz'in beton bir duvardan hi fark yoktu, israil'in en iyi ve en ge pilotlarndan biri son sortisini yapmt. "General Kaufmann, biraz konuabilir miyiz?" srailli gen yzbann gzleri buuluydu. Yossi, birden onun kendisine ne syleyeceini anlayverdi. Kuds "Michael iin ok zldm. Ne kadar zc bir kayp," dedi Giovanni merhametle. "Sizin iin ok zor olmutur." "Evet, aradan neredeyse yirmi yl geti ama onu hl her gn zlyoruz," dedi Yossi, zgn baklarla. "Onun ve dierlerinin lm, beni bu lmlerin bouna olmamas iin daha da kararl hale getirdi, geri tarihten pek ders alma benzemiyoruz ama," diye esefle ekledi. "Filistin topraklarnda yeni yerleimler kurmaktan vazgemediimiz ve anlamak iin yeniden masaya oturmadmz takdirde, hepimiz ok kaygan bir zeminde yaayacaz," diye devam etti. "Bugn uak karyorlar, yarn ok daha kt eyler olacak." 233 "Neden byle sylyorsunuz?" diye sordu Giovanni. "Ben Askeri stihbarat'ta epey altm Giovanni. Herkes biliyor ki, srail'in dmanlarndan bir ksm nkleer teknoloji kurmak konusunda ok hevesli, ama baka bir ey daha var. l Deniz Parmenleri'ndeki ifrelerin zm ile ilgili yaptm almalar hi grdn m?" "Patrick, makalelerinizden birini bana verme nezaketini gsterdi. ok ilgin buldum." "O zaman Omega Parmeni'ndeki dehet verici uyaryla ilgili analizimi de oku." Giovanni az daha elini aacakt. Yossi ve Patrick'e gvenebileceini hissediyordu ama geri ekildi. Vatikan her eyi annda inkr edecekti naslsa.

"Esseniler, son derece gelimi bir cemaattiler" dedi Yossi. "bence eer, bu uyary kayda geirmeye deer buldularsa, bizim de dikkate almamzda yarar var." Patrick'in konuklar gittikten epey sonra, Giovanni, Eski Kuds'n Hristiyan mahallesinin sokaklarna bakan odasnda hl uyumamt. Romallar Kumran'daki Esseni-leri yok ettiklerinde, bilimle ilgili ok nemli bir ey de kaybolmu olabilir miydi? Giovanni biroklarnn bu dnceye kukuyla yaklaacaklarn biliyordu, ama ayn zamanda da eski uygarlklardan ounun, bata sanldndan ok daha ileri olduklarnn ortaya ktn da biliyordu. Kuru pil, diye dnd, Bat uygarlnda ortaya kndan iki bin yl nce bulunmutu. Bakr bir silindirin iine konmu demir ubuk ve ziftten yaplm eski rneklerden biri Badat mzesinde duruyordu. Ama Yunanllar ve Romallar ya tercih ettikleri iin, bu teknoloji ortadan kalkmt. Acaba Esseniler, herkesin sandndan daha fazlasn m biliyorlard? Bu sorunun cevab Musevi lnde saklyd. 234 DRDNC KTAP 1990

21 Milano Allegra iten ie kendine gveniyordu. Yksek lisansn baaryla tamamlam ve Profesr Roselli'ye arkeolojik DNA konusundaki almalarnda asistanlk yaparak byk bir baar salamt. Profesr onu doktora yapmaya ikna etmi ve sonunda gerekle yzleecei an gelmiti. Doktora tezini vereli iki ay olmutu, ama yl sren son derece zahmetli bir aratrma srecinin rn olan tezle birlikte o da bitmiti. Snav kurulunun karsnda iki saat ter dkerken kendine gveni tamd, geri Profesr Roselli snavdan karken ona bakmamt, bu yzden szl snavn nasl getiini tam olarak bilemiyordu. Verdii cevaplar tekrar dnrken, keke motokondriyal DNA'ya biraz daha vurgu yapsaydm, hatta dendrokronoloji ile ilikisini daha da asaydm diye dnd, ama artk ok geti. Profesr Ro-selli'nin kapsn ald. "Buyrun! Oturun." Allegra, Profesr'n piposunun kokusuna almt, artk rahatsz olmuyordu. Kitaplar ve pipo duman arasnda bir yerde masann arkasnda bir adam duruyordu. Hocas 237 ona arkasn dnmt, yan masadaki kk bilgisayarda bir eyler yapyordu, alameti farikas olan beyaz salar her zamankinden daha da dankt, pipo duman salarnn stnden kvrlarak ykseliyordu. Yzn Allegra'ya dnd ve byk masasnn arkasna geti, her zaman muzip prltlar saan gzlerinde bugn esrarengiz bir ifade vard. "Otur Allegra," dedi, dank odasnn bir kesinde duran eski koltuu gstererek. "Syle bakalm, doktora tezin kurul tarafndan kabul edildi mi, edilmedi mi?" "Ben elimden gelenin en iyisini yaptm Antonio," dedi gen kadn. "Hmmm" diye cevap verdi, ona hi yakmayan bu kibirli ses, Allegra'nn kukularn artrd. Profesr Roselli, nndeki gelen evrak kutusunu altst etti, baklarndaki bilmece gibi ifade iyice artmt. "Sizin tezinizle ilgili olarak, Kurul, son derece ilgin bir sonuca vard, Doktor Bas-setti." Allegra kendini kt habere hazrlad. "Biraz tedirgin grnyorsun?" "Biraz yleyim, evet." "Beenmedin mi yoksa adn?" "Tezimin mi?" diye sordu, kafas karmt... "Doktor unvann." Allegra, hibir ey alglamam bir ekilde ona bakt, sonra birden adn sylemeden nce kulland unvan geldi aklna. Elini azna gtrd. "Ah yani, tezim kabul edildi, yle mi?" "Eer senin dzeltilmesi gereken bir hatan varsa kk hanm..." diye balad Profesr Roselli, atk kalarnn yerini yzne yaylan bir glmseme almt, gzleri yapt muzipliin baarsndan dolay parlyordu "... O da yete238 neklerini kmseme huyundur. Dardan kendine pek gveniyor grnyorsun, ama iten ie pek de yle deilsin." Profesr Roselli elindeki mektuba bakt.

"Kurul oybirlii ile kabul etti. DNA zerine bugne kadar verilmi en iyi doktora tezlerinden biriydi. Vatikan, senin alman yerle bir etmek iin elinden geleni ardna koymayacak, ama biz senin karbon tarihlemesini l Deniz Parmenleri ile ilikilendirmeni ok beendik. Senin baz parmenlerin sa dnemine denk dtne dair ortaya attn kuram, eek arlarn kovanlarndan dar uratacak. ahane bir i yapmsnz Doktor Bassetti. Bu unvan da size pek yakt." "Buna almaya alacam," diye cevap verdi Allegra neeyle. Ferahlamt. "Eer senin iin bir sakncas yoksa, bu tezi herkese tantmak istiyoruz." "Bunu iltifat olarak kabul ediyorum Antonio." "Gzel, nk son zamanlarda, l Deniz Parmenleri gibi arkeolojik bulular zerinde kullandm bilimsel yntemlerimin yanl olduunu iddia eden baz kilise kurulularna kar grlerimi savunmak iin sktrlyorum. Senin karbon tarihlemesi ile ilgili bir ders vermeni istiyorum, bu ders ncelikle renciler iin tabii, ama halka da ak olacak. Daha imdiden derse katlmak isteyen birok kii olduunu rendik, zellikle de Buffett Evangelist Kilisesi diye bir grup gelmek istiyor. Tahmin edebilecein gibi, bunlar kktendinci Hristiyan bir grup. Bizden, dnyann daha birka bin yanda olduunu ve karbon tarihlemesinin tamamen yanl olduunu kantlamak iin eit sre talep ettiler." Allegra gzlerini yuvarlad. "Merak etme, bu salaklarla, bilimsel bir tartma yapa239 cak deilim. Onlara kibarca eit sre veremeyeceimi, ama tabii ki, tuhaf bak alarn anlatabileceklerini, derse katlmalarn memnuniyede kabul ettiimi syledim." "Peki sonu?" diye sordu Allegra. Birden kendini, oktan kurtulduu dogmatik tartmalarn iine yine dm gibi hissederek sklmt. "Memnuniyet meselesi yle... Kaynvalidem gelip bizde kalacan syledii zaman ne kadar memnun oluyorsam, o kadar. Peki gelecekler mi diye soruyorsan, o da yle... Gnein doaca ne kadar kesinse, onlarn gelecei de o kadar kesin ite. Atlanta'daki merkezlerinden en ar toplarndan birini gndereceklerini sylediler, ama hi kayglanma. Ben de senin yannda oturacam ve soru sormaya hi zamanlar olmayacak." Allegra rahatlamt. "Bu dersi sen versen daha iyi olmaz m Antonio?" Yal usta, dersi rahata verebilirdi tabii ki, ama ekibine katlm olan bu gen ve gzel kadnn akln ok beeniyordu, ona artk kendi kanatlaryla uma frsatn tanmaya kararlyd. Milano niversitesi'nin dnda Doktor Allegra Bassetti'yi kimse tanmyordu, fakat Roselli, ksa bir sre sonra bu durumun deieceini biliyordu. "Verebilirim tabii," dedi. "Ama ben sonsuza kadar burada olmayacam ki... Eninde sonunda, biri benim gibi eskimilerin yerini alacak. Ayrca sen de en az benim kadar yeterlisin. Onlar beni, dersin teki yarsnda dinlesinler, dersin ad da u: Essenilerin kayp uygarl, DNA ve Ome-ga Parmeni." Allegra rperdi. Omega Parmeni ha. Bu konudaki speklasyonlar epey nce bitmiti, Profesr Roselli imdi yine bu konuyu ayordu. Ama neden imdi diye merak etti. 240 "Sence bu akllca bir ey mi Antonio. Omega Parmeni, Esseni tarz firavun laneti gibi bir ey." "Evet," diye cevap verdi yal adam. "Profesr Fiori-ni'nin ldrldne eminim artk, stelik bunun Vatikan'la Omega Parmeni arasnda bir balant bulmasndan kaynaklandna da eminim." "Kaybolmadan nce onunla konumutun, deil mi?" "Telefonda ksaca konutuk. Bana telefonda fazla bir ey sylemek istemedi, ama Omega Parmeni ile ilgili heyecan verici eyler anlatacan syledi. Biz konuamadan da ortadan yok oldu." "Peki ama neden bunu dersine dahil ettin?" "ncelikle, ben Vatikan' hi kartrmayacam bu ie. ikincisi de dostum Profesr Kaufmann, ki bir gn onunla mutlaka tanman istiyorum, DNA ve Esseniler arasnda son derece ilgin baz balantlar ortaya kard. Merak etme, Vatikan bu ile ilgilenmeyecektir bile." Kardinal Lorenzo Petroni, akam yemeine ard konuklarn kapya kadar geirdi. Maliye Bakan, Milano Finanzia dergisinin editr ve Milano'nun Guardia di Fi-nanza'smm patronu. Akam yemeinin davedi listesinde, bankac, Avrupa'nn en byk inaat irkederinden biri olan Cologne Constructions'un en st dzey yneticisi de bulunuyordu. Petroni'nin kalan konuu Giorgio Felici, kardinalin alma odasndaki minenin banda, Remy Martin Louis XIII marka konyan tadn karyordu. "Bence yemek ok iyi geti, deil mi Giorgio?" dedi Petroni alma odasna dndnde. "Bunlar ok faydal ilikiler Lorenzo, zellikle de sen Babakan Kardinal olduunda, yle deil mi?" Lorenzo Petroni, ifadesiz bir yzle ufak tefek Sicilyal241

ya bakt. Giorgio Felici, stne deni yapmt, kendisi Vatikan Bankas'n kontrol ettii srada, Kutsal Baba'y Giorgio Feliciyi finans danman olarak atamaya ikna etmiti. Papa bu atamay kabul etmi ve 'Kutsal Efendi'nin maiyeti' unvanyla dllendirilen bu sradan Milano bankerine byk bir ihsanda bulunulmutu. Petroni, Milano'nun Kardinal Bapiskoposu olarak Vatikan'dan uzak kald yllarda yapt bu dzenlemeden fena halde piman olmutu. Vatikan Bankas o kadar etkili bir kurumdu ki, Felici bu sayede Papalk dairesine dorudan ulaabilir bir hale gelmiti. Petroni'nin kendi kontroln yeniden kurmak ve Felici'yi kendine balamak iin bir eyler yapmas gerekiyordu. Ama imdi, bu kontrol salayabileceini bilmenin verdii tatmin duygusu vard iinde. Bir gn nce, Kutsal Baba, Kardinal Lorenzo Petroni'nin, Babakan Kardinal olarak atandn aklamt. Petroni bu haberi gayet sakin karlamt. Bu doal bir ey diye dnmt, nihai amacna doru atlm salam bir admd. Papa, diye dnd Petroni, gayet sk alyor ve sal da olaanst iyi, ama zaman ne gsterir bilinmez. "Greve ne zaman balayacaksn?" diye sordu Giorgio. "Gelecek sal Roma'ya gidiyorum." "Biraz daha erken gitsen iyi olur Lorenzo" "Ah?" dedi Petroni umursamazca, ama birden tedirgin olmutu. "Bankann yeni direktr, Monsignor Pasquale Gari-baldi'nin deitirilmesi gerekiyor." Petroni hi renk vermedi. Garibaldi'nin ad bu atama iin getiinde, atamay durdurmak iin elinden geleni yapmt. Garibaldi drstl ve effafl ile n salm bir kiiydi. 242 "Monsignor Garibaldi bana hesaplarda baz usulszlkler grdn tlatt. Anlald kadaryla bizim ifte faturalama iimize uyanm," dedi Giorgio Felici alak sesle. Petroni, nabznn hzlandn hissetti ama hibir ey sylemedi. Daha nce bu yzden hapse tklmann eiine kadar gelmiti, ancak Papa I. Jean Paul'n lmnden sonra Felici ile birlikte tekrar ayn tezgh kurmay baarmlard. Petroni Vatikan Bankas'nn kontroln elinde tutmu, Felici ve Vatikan ortakl ile kurulmu bir ikinci banka kanalyla Papalk kasalarna akan milyonlara kar dire-nememiti. Felici'nin irketleri tarafndan kesilen binlerce sahte fatura, talyan Merkez Bankas kanalyla vergi dairesine gnderiliyordu. Daha dk olan bu sahte faturalarla gerek faturalar arasndaki fark, vergi iadesi olarak yurt dndaki irkeder tarafndan tahsil ediliyor ve bu paralar Felici ile Vatikan bankasna geri dnyordu. Bu tezghn baarl olmas iin baz devlet memurlarna rvet verilmesi gerekiyordu, ama Vatikan Bankasndan dar hibir ey szmyordu. "Ben Monsignor Garibaldi'ye soruturmaya devam etmesini syledim. Vatikan Bankas'nn bu ii ne kadar abuk bitirirse iyi olacan da ekledim, yle diyelim, karttmz baz zorluklar ve onun bana bal olmas bize biraz zaman kazandrd, ama bu iin hemen halledilmesi gerekiyor." Giorgio'nun glmsemesinde herhangi bir keyif emaresi yoktu. "Sen bu sorunu bana brak" dedi Petroni, Sicilyal'nn bu tepeden tavrlar onu rahatsz etmiti. "Bu arada, daha nemli bir mesele var. Profesr Antonio Roselli, gelecek hafta Omega Parmeni hakknda bir ders verecekmi. Metnin bir nshasn aldm." 243 "Herhalde kendi gndermedi," dedi Felici hafif alayl bir sesle. "Milano'da salam balantlar olan sadece sen deilsin Giorgio" diye cevap verdi Petroni. "Mesele sadece verecei ders deil. RoseUi'nin srailli bir matematiki ile ilikiye getiini ve bunu sonuncunda, RoseUi'nin Omega Parmeni ile ilgili aratrmasnn bir sonuca ulamakta olduunu da rendim. RoseUi'nin durdurulmas gerekiyor." "Bu ok fazla tepki eker Lorenzo," dedi Felici. "Btn dikkatlerin Vatikan'da toplanmasna ve Papa I. Jean Paul'n lmnn hatrlanmasna neden olur, ok tuhaf bir durum olabUir." "Byle eyler her zaman geicidir Giorgio ve artk Babakan olduuma gre, medyann en tepesini kontrol edebilecek gcm var. RoseUi'nin kuramlar baka, bunlarn Omega Parmeni ile ilikilendirmesi baka. Kutsal Kili-se'nin korunmas gerekiyor, sen ltfen bu ilahiyat ilerini bana brak. Sen kendi iine bak, ben kendi iime bakaym." Felici glmsedi. "Pahal olacak ama," dedi Petroni'nin Ca' Granda'da-ki belal profesrden kurtulmak iin bylesine yanp tutumasnn ardndaki nedenleri fazla dnmeden. Felici'nin sesinde, ancak kendisininkine denk decek bu soukkanl zalimlie duyduu hafif hayranlk hissediliyordu. Lorenzo Petroni'nin Babakan Kardinallie atand gn, Giorgio Felici, stne eski psk ve kirli giysiler giyip, boya lekeli bir apka takt ve Milano niversitesi'nin yolunu tuttu. Ca'Granda'daki rencer ve retim yeleri, arka taraftaki otoparka park edip, Felsefe Fakltesi'nin dar merdivenlerini geerek ortadaki begen alana gelen bu adama dikkat bile etmeder. Felici, niversitenin plann 244

ezberlemiti. Profesr Roselli ve Doktor Bassetti'nin odalarna giden yolu kolaylkla buldu. Tatmin olmu bir ekilde, dersin verilecei yere doru ilerledi. Bu ii anfide yapacakt. alma odalarnn bulunduu blok ok fazla kapalyd, oysa anfinin arkasnda projeksiyon alederinin durduu yerden otoparka dorudan k vard. Giorgio'nun elindeki nc anahtar, projeksiyon odasnn kilidine uymutu. Roma Kutsal Baba'nn kafasn kurcalayan o sama konuyu renene kadar, Papa'nn yeni Babakan ile yapt toplant gayet olumlu gidiyordu. "Anladm kadaryla Peder Donelli, u ara Ortadou'da hizmet veriyormu Lorenzo." "En iyi papazmz, Hametlim. Tecrbelerini artrsn diye gnderildi." "Ne zamandr orada?" diye sordu Papa. Lorenzo Petroni gardm almt, ama ge kalmt. Birden, Donelli'nin yeteneini vurgulad iin piman oldu, bu byk bir taktik hata olmutu. "Tam bilemiyorum Kutsal Efendimiz," diye yalan syledi. "On sekiz ay kadar galiba." "Eer benim kaynaklarm yanlmyorsa, biraz daha uzun bir sre olmu." Kardinal Petroni fkeden ttyordu, dardan ise gayet soukkanl ve sakin grnyordu, bir ey sylemeden, yal Papa'nn yeni hamlesini bekledi. 1870 ylnda Vatikan Konseyi, Papa'nn asla yanlmayacan kabul etmi olabilirdi, ama yeni Babakan Kardinal, eer doru kullanmazsa Kutsal Baba'nn iktidarna gem vurmaya gayet kararlyd. 245 Petroni, yanlmazln da yanlabilir bir yan olduuna karar vermiti. "Aslnda be yldan fazla olmu," dedi yal Papa. "Ortadou'da neden bu kadar uzun kaldn anlayabildiimi syleyemem, ama galiba yars Hristiyan yars Mslman kk bir kyde alyor. Senin deyiminle, 'kazanm olduu bu tecrbe,' burada Vatikan'da ok iimize yarayabilir." "Aklnzda ne var Kutsal Efendimiz?" diye sordu Petroni ihtiyatl bir sesle. "slamn ykselii ilgin bir fenomen," diye yantlad Papa, gizem dolu bir ifadeyle. "Gerek iman iin byk bir tehdit. Galiba bu fenomene nasl karlk verebileceimizi anlayabilmek iin ne olduuna daha yakndan bakmak lazm, dier inanlara da, zellikle de Musevilie. Peder Do-nelli gibi bir adamn edinmi olduu birikim, byle bir grev iin mthi bir kazan. Ltfen ona bir grev bulur musun? Kardinal olarak tabii," dedi Papa. Petroni fkesini bastrd. "Bakarm, Kutsal Efendimiz. u anda bota bir pozisyon yok tabii, ama eminim zaman iinde uygun bir yer kar." Kardinal Petroni, Papa'nn ricasn geitirmeye almakla biraz fazla ileri gitmiti. Bu ricann derhal yerine getirileceini sylese daha iyi ederdi. Papa epeydir Vatikan politikasnn iindeydi, en yksek rtbeli brokratnn kendisini geitirmekte olduu gznden kaacak deildi. "Bu iin abuk halledileceini umuyoruz. Bu ok yetenekli kiinin, bir an nce ok faydal olacana inandmz Vatikan'a getirilmesini arzu ediyoruz, islam gerek bir tehdit ve senin de ta en banda belirttiin gibi, Peder Donel-li, en yetenekli papazmz. Bir gn gelecek Lorenzo, sen de yerini birine brakacaksn." 246 Evet, dedi Petroni iinden, sen de uzun zamandr Papalk tahtndasn, hem de ok uzun bir zamandr. "Elbette Kutsal Efendimiz... Ama terfi meselesi var," diye srar etti Petroni. "ok daha tecrbeli olup da epeydir beklemekte olanlar ne olacak. Bylesine erken bir terfi birok rahatszla neden olur. Ben en ok da Peder Donel-li'nin kariyerini riske atmasndan endielenirim, henz hazr deilken zerine byle ar bir sorumluluk yklemek doru olur mu acaba?" Petroni szlerini, terbiyeli bir bakla dengeledi. nat Papa'nn yzndeki bak ve Papalnn iktidarn belirtmek iin kulland 'biz' nedeniyle taktik deitirmiti. Papa'nn hakkaniyet duygusuna seslenerek direniini krmay denedi. "Peder Donelli ile tanmtm, onun bu dinler aras diyalog konusunda ok baarl olacandan eminim, terfisini de erken diye tanmlamak pek mmkn deil," dedi Papa anlaml bir sesle. "Elbette Kutsal Efendimiz." Saf d brakldn idrak eden Babakan, frtna gibi ofisine dald, dudaklar fkeyle kslmt. Kardinal Donelli, artk byk bir dikkatle izlenecekti. 247 22 Milano Allegra, halka ak ilk konferansn vermek zere Profesr Roselli'nin yannda yrrken, mthi bir heyecan duyuyordu. Hocas krsye doru ilerlerken, drt yz kiilik anfinin tklm tklm dolu olduunu grd. renciler, hocalar ve dinleyiciler merdivenlere kadar yer yeri doldurmulard "Hi de fena deil," diye fsldad Roselli. "Yakkllm sayesinde herhalde!"

"Radyokarbon tarihlemesi," diye balad Roselli onu takdim ettikten sonra, "ikinci Dnya Sava'n izleyen yllarda ikogo niversitesi'nde Profesr Libby bakanlnda bir ekip tarafndan gelitirildi. Yapt bulu, dnce dnyamza mthi almlar getirdi ve bu buluuyla 1960 ylnda kimya dalnda Nobel dl kazand. ounuz, karbon tarihlemesinin esaslarn bilmiyorsunuzdur muhtemelen," diye devam etti Allegra, "bu yzden eer ok skl -mazsanz, size ksa bir zet vereyim." Allegra tepegz at ve cebinden bir kalem kard. "Karbon, evrende en fazla bulunan elemenderden biridir. Byk Padama'dan ok 248 ksa bir sre sonra ortaya kmtr, yaklak on iki, on milyar yl kadar nce. Karbonun byk bir ksm bizim sabit karbon ya da C12 dediimiz elementtir. Ancak karbon, karbon on drt ya da Cl4 dediimiz ekilde de bulunur, bu karbon tr sabit deildir ve radyoaktiftir. rme srasnda elektron formunda enerji verir ve nitrojen olarak geri alr." Allegra tepegzden uzaklat ve krsnn nnde durdu. "imdi iinizden 'ee ne olmu' dediinizi duyar gibiyim. Bu yntem bize, mesela l Deniz Parmenleri gibi kilise doktrinine nemli etkiler yapabilecek baz metinleri tarihlemekte nasl yardmc oluyor, diyorsunuz." n srada ban sallayarak kendisini dinleyen sar yeil ekose ceketli adama bakarak devam etti. "Profesr Libby ve ekibi, karbon on drdn 5568 yl sreli bir yar hayat olduunu buldu, yle ki; eer yz gram karbon n drtle balarsak, 5568 yl sonra elli grama iner, 5568 yl sonra ise bu miktar yirmi be grama iner ve bu byle devam eder. rmenin bu standart oran radyo karbon tarihlemesinin anahtardr, nedeni de, hatasz llebilen karbon on ikiye gre bulunan karbon ndrt orandr." Arkadaki projeksiyon odasnda, Giorgio Felici, eline bir ift ince deri eldiven giydi, alet kutusunu at ve susturuculu Rus yaps Vinovka Snaiperskaja Spetsialnaya marka tfeini kard. Kimseye grnmeden, tfein namlusunu kare eklindeki tahta deliklerden birine yerletirdi ve krsde oturmakta olan Profesr Roselli'nin kafasnn tam ortasna nian ald. Kk bir harekede ban evirdiine gr alanna Doktor Bassetti giriyordu. Kk memeleri var diye dnd isteksizce, acaba yatakta nasldr diye merak etmekten kendini alamad. Allegra, atmosferden karbon atomlarnn nasl alnd249 n, insanlarn ve hayvanlarn bitki yiyerek nasl karbon aldklarn anlatyordu. "Bylece, karbon on drt ve karbon on iki oran, bitkilerde eitlendii zaman, insanlarda ve hayvanlarda da atmosferdeki orana eitlenmi olur." Giri blmn bitirmek iin, kuramn zn anlatmaya balad. "Bir bitki ya da hayvan ldnde, karbon atomu alm da durur, bylece saat de durur ve karbon on iki ve karbon n drt miktar o noktada sabitlenir. Karbon on iki sabittir ve vcuttaki oran deimeden kalr. lm anndan itibaren karbon on drt miktar dmeye balar, dolaysyla oran da der. Karbon on drdn, karbon on ikiye orann lerek, elimizdeki herhangi bir rnein yan kesin olarak hesaplayabiliriz. Bu da dnyann milyarlarca ylla llen yana karn, insann evriminin yz bin yl gibi grece ksa bir sre iinde olduuna ilikin ilgin sonularla karlamamza yol amtr." Allegra vitesi ileri takt. Tepegzlerin vzlts eliinde, gazla orantl saymn temel ilkelerini, arkeoloji ve dier bilim dallarnda nesnelerin tarihlenmesinde kullanlan eitli yntemleri anlatt. Allegra, krk dakika sonra konumasn bitirdiinde, salondan alklar ykseldi. "Aferin, ok beendiler, ben de beendim," diye fsldad Profesr Roselli. "Tabii ki, n srada oturan parlak renklere de baylan u arkadamz hari," diye ekledi eliyle mikrofonu kapatarak. Spor ceketli adam yine ban sallad, Profesr Roselli, Allegra'nn sorular cevaplamaya hazr olduunu duyurduu anda elini kaldrd. Profesr Roselli onu bayla buyur etti, adam gayet heyecanl bir ekilde ayaa frlad. "Adm nc Walter C. Whittaker," diye kendini tantt ar bir gneyli aksanyla. "Adanta Georgia'daki Buf250 fett Evangelist Merkezi'nden Rahip Jerry Buffett adna buradaym." Adam, dkk kzl sal, tel tel bykl ve ksa boyluydu. "Sanki anlamadk," diye fsldad Profesr Roselli komplocu bir edayla. "Bence siz de, Profesr Roselli'de insanlar ciddi bir ekilde yanltyorsunuz Doktor Bassetti. Benim, Profesr Roselli'ye DNA'nn kkenleri hakknda ortaya att kuram rtecek baz sorularm olacak konferansn sonunda, ama sizin l Deniz Parmenleri gibi eylere karbon ta-rihlemesi uygulanabileceine dair ortaya attnz kuram da ok sama. Karbon tarihlemesine inanacak olursak, dnyamz birka milyar yanda. Ama incil, karbon tarihlemesi-nin tamamen yanl olduunu ortaya koruyor. Her ey baladnda Tanr insan kadn ve erkek olarak yaratt, diyor, bu alnt Matta incili 10.6'dan. Eer sizin bilim diye ortaya koyduunuz ey doru ise, ncil'in hibir anlam yok demektir. "

"Buna min derim ite," birka sra teden biri, dinleyicileri gldrmeyi amalarcasna duyulur bir sesle fsldad. Hi bozuntuya vermeyen adam devam etti. "insann, dnyann oluumundan milyarlarca yl sonra ortaya km olduunu sylemenin de hibir doru yan yoktur, nk ncil bize gayet ak bir ekilde, insann dnyann yaradl srasnda yaratlm olduunu anlatr. Ve Matta incilindeki insann ancak birka bin yl nce yaratlm olduu sylendiine gre, dnyamz da birka bin yandadr, bunun doruluu kesindir, nk ncil, Tanrnn szdr." Allegra iinden inledi ve Profesr Roselli'ye bakt, Roselli ona gz krpyla cevap verdi. Yusuf'un ceketini giydiini sand bu adamn hibir ekilde onlara denk olma251 dn grmek, fena halde houna gitmi, durumun tadn karyordu. "Bir soru soracak mydnz Bay Whittaker?" diye sordu Profesr Roselli. "imdi oraya geliyorum efendim, bundan emin olun, imdi oraya geliyorum. Byk tufan Doktor Bassetti. Yaradl kitab gayet ak bir ekilde, dnyadaki btn dalarn 6 metre su altnda kaldn anlatr." Everest'in 8715 metre olduunu, buraya krk gn ve krk gecede ancak ulaldn, gnde 225 metre ya aldn hesaba katmyoruz tabii, diye dnd Allegra iinden. Artk dogmay adamakll sorgulama zaman gelmiti. "Byk tufan srasnda, byk miktarda karbon on iki sular altnda kald. Benim grme gre, bitkilerin emdii karbon on drt oran, tufandan sonra eksileceine artt. Bylece gerekte olduklarndan ok daha eski grnmelerine neden oldu." "Evet... Ancak kusura bakmayn Bay Whittaker, ama bu salonda soru sormak isteyen baka kiiler olduunu da takdir edeceinizden eminim. imdi Doktor Bassetti'den belirttiiniz bu duruma herhangi bir yorum getirip getirmeyeceini sormak istiyorum." "ncil'in temelinin gerekliinden daha nemli bir soru olabileceini dnemiyorum, ama Sayn Doktor'un cevabn byk bir merakla bekliyorum." Sonunda, Gney'in derinliklerinden gelmi incil borazancs susmutu. Allegra anfiye gz gezdirdi. Dinleyicilerin ou, zellikle de yksek lisans rencileri keyifle glyorlard, ama ortaya bir soru atlmt, bu soruya da cevap vermesi gerekiyordu. "Teekkrler Bay Whittaker, ok nemli bir konuya parmak bastnz. zninizle karbon ynteminin bize yl olarak kesin bir tarih salamadn tekrar belirteyim." 252 nc Walter C. Whittaker glmsedi. "Ancak birka on yllk farkla bir tarih elde edebiliyoruz, on binlerce yl sz konusu olduunda da, bu ok kk bir yanlma pay oluyor tabii ki. Elli bin yl ve tesi sz konusu olduunda, acaba daha da kesin bir hesaplama yapmak mmkn olur mu, bunun zerinde alyoruz tabii ki. Bunun iinde aa halkasndan aldmz sonular ya da dier bir deyile dendrokonoloji yntemini kullanyoruz." Allegra, arkasnda beliren California ormanlarnn alt bin yllk hametli am aalarndan birini grntsne dnd. "Aalar her yl bir halka olutururlar, eer karbon on drt sonularn ya bilinen bir aala karlatrrsak, herhangi bir eyin kesin yan bu ekilde bulabilme ansmz oluyor." Bay Whittaker, bozulmasna ramen vazgemedi. "Bana alt bin yandan daha yal bir aa gsterebilir misiniz?" "Haklsnz Bay Whittaker, gsteremem. Yok nk" dedi Allegra. "Ama bu sorunu da atk. Bu kuram, ina tarihi kesinlikle bilinen eski yaplardaki tahta gibi cansz rneklere de uyguladk." "Arka taraflardan bir soru daha alalm." Profesr Ro-selli arkalardan birini iaret etti. Bay Whittaker'n aznn paynn verilmesinden byk bir memnuniyet duyan izleyiciler, alklamaya baladlar. Giorgio Felici elindeki tfei daha nce lm olduu yetmi yedi metreye soukkanllkla ayarlad ve dikkatini, sorular cevaplamakta olan Allegra'nn gslerinden, dank beyaz salara doru evirdi. 253 23 Kuds Giovanni artk kendisine ok tandk gelen manastr kapsn itti ve merdivenleri kt. Kutsal Topraklara geliinin stnden be yl gemiti, ama kendisine daha dn gibi geliyordu. Mar'Oth'daki kk kilisesi yeni batan yaplmt. En az bu kydeki kadar yoksul olan memleketi Maratea iki heykel iin para toplamt. Heykellerden biri baldrlarna kadar izmeli, elinde boum boum bir sopa tayan sa'ya, dieri de maviler giymi Meryem Ana'ya aitti. Bunlar italyan tarz ve Ortadou'ya hi yakmayacak heykellerdi, ama Giovanni sandklar aarken gzyalarn zor tutmutu. Kuds ve Ortadou hakknda ona kimsenin veremeyecei kadar kapsaml bir eitim vermi olan Pat-rick, kiliseyi tekrar takdis etmiti. Kye geldiinde ok armt.

armasnn nedeni sadece tamamen yenilenmi olan kilise deil, Mslman ve Hristiyanlar arasnda dostluk balarnn yeniden kurulmu olmasyd. Ahmet ve kyn Mslman cemaati, takdis srasnda, destek belirtmek iin kilisenin kapsnda belirince, Patrick, treni hemen kilisenin nne tamt, ibrahim Peygamber bundan memnuniyet duyard herhalde. Giovanni'nin grev yapt srede baka olaylar da ol254 mutu. Patrick, Vatikan'a haber vermek zahmetine bile katlanmadan, her ikisinin de Ekvador'un bakenti Quito'daki Latin Amerikal Piskoposlar Konferans'na davet edilmelerini salamt. Giovanni'nin Filistinliler zerine verdii tebli, kendisine byk bir n ve Gney Amerika'da ok salam dosduklar kazandrmt. Bu dosdarn arasnda Ekvador Kilisesi'nin bandaki Kardinal Medici de bulunuyordu. Sknt, daha ok geceleri yalnz kaldnda, mum nda okumaya alt sralarda bastryordu. Mar'Oth'da televizyon olmad ve gazete de gelmedii iin d dnyayla balant kurmas mmkn olmuyordu. Ky halknn akn baklar arasnda bir anten takm ve iyi havalarda BBC'nin ksa dalga haberlerini dinler hale gelmiti. Bylece dnyay biraz olsun izleyebiliyordu, ama memleketinin haberlerine hasret kalmt. Ruh hali bozulduunda, Giovanni ok ses-sizleiyor, hi kimseyi grmyor ve duymuyordu. O zamanlarda dnceleri sk sk Allegra'ya kayyordu. Haberlemeyi hi kesmemiler di. Allegra ona almalarnn nasl gittiini anlatyor, o da Mar'Oth'da ve Ortadou'da olup bitenleri yazyordu. Giovanni onunla karlkl sohbet etmeyi ok zlemiti. Allegra'nn ani bir kararla kiliseyi neden terk ettiini bir trl anlayamamt, ama nasl olsa kendini hazr hissettii bir gn anlatacandan emindi. Ama Giovanni onun verdii karardan dolay ne kadar ac ektiini, nasl byk altst olular yaadn hissedebiliyordu. Sk sk, eer birlikte olsalard hayatlarnn nasl olacan dnmeden edemiyordu. "Peder Giovanni, antanz alaym. Piskopos O'Hara alma odasnda. Gelin, gelin. Naslsnz?" Hemire Katherine'nin canll da, onu karlaynda-ki scaklk da hi eksilmemiti. 255 "Giovanni, ne iyi ettin de geldin. Viski?" diye sordu Patrick, cevabn bile beklemeden dolaba doru yrd. "Seni grdme sevindim Patrick, yemek davetin iin teekkrler. Hemire Katherine'nin yemekleri benimkilerden ok daha iyi." "Benimkilerden de. Garip bir misyon deil mi bu? Verdikleri ilahiyat eitiminden insan ban bir an bile kaldramyor, sonra senden yemek yapmay bile bilmeden tek bana yaaman bekliyorlar. alom!" Giovanni, Patrick'in cmerte doldurduu viski bardan ald. "Kardinal Medici'den bir mektup aldm. Onda ok iyi izlenimler brakmsn." "Onlar da bende. Dnyann o blgesinde ne kadar kayda deer dnrler varm meer. Hazr sz almken, Yossi'yi grmek iin sabrszlanyorum." "Evet, o da sadece byk bir dnr deil, ayn zamanda imanl bir Musevi." "Burada kaldka, slam ile Museviliin en az bizim kadar yol gsterici dinler olduuna inancm artyor." "Demek ki zamann bouna geirmemisin Giovanni," dedi Patrick dnceli bir sesle. "Ama bu zaman bitiyor olabilir. Bildiin gibi Gney Amerika'dan dnerken Ro-ma'ya uradm. Senin adn ilgin biri tarafndan anld. Bakalm tahmin edebilecek misin? " Giovanni kalarn kaldrd. Patrick'in gizemli eylere duyduu sevgi hi bitmeyecekti. "Babakan olmasn?" "Fena tahmin deil ama..." Patrick parman kaldrd ve yukary gsterdi... "Kutsal Baba'mz m? Kutsal Baha'mz m grdn?" Patrick ban sallad. "Papa'y evet. Ba baa bir g256 rme yaptk. Biri ona senin burada olduunu sylemi, bunun nedenini merak ediyordu. Tanyorsunuz herhalde?" "Sadece bir kez grtk. Bilim ve din konulu bir yaz yazmtm, bir konferansta bana atfta bulundu ve ortak bir gr savundu. Gznden pek bir ey kamyor dorusu." "Hi kuku yok ki, bu yzden neden Mar'Oth'a atandn merak ediyordu. Burada daha fazla kalmay bekleme. Papa Vatikan'a geri dnmeni istiyor," dedi Patrick, Gi-ovanni'ye aslnda haberlerin yarsn vermiti. Giovanni bir yorum yapamadan Hemire Katherine, Yossi Kaufmann' alma odasna ald. "Yossi, gel, gel. Boyun daha da uzam senin ya da ben ksahyorum belki de." Patrick Giovanni'ye gz krpt. "Yemek birazdan hazr olacak Piskopos Hazretleri" diye haber verdi Hemire Katherine kapdan, "bu yzden ltfen viski ikram etmeyin imdi." "Bana annemmi gibi davranyor. Hemire Katheri-ne'nin elinde olsa, beni spor salonuna yazdrr." Patrick kkrdad. "Eee, ifre krma almas nasl gidiyor Yossi?"

"Yava ilerliyor Patrick" diye cevap verdi Yossi glmseyerek. "Daha byk bir bilgisayar lazm bana. Eliyahu Rips, Tevrat'ta DNA'ya ilikin harika bir ifre bulmu, ben de hemen bundan yola karak gzm l Deniz Par-menleri'ne evirdim. Cemaatin toplanmasnn Kurallar. Bulduklarm Antonio Roselli'ye yolladm. Bu akam bu konuda bir konferans veriyor." Giovanni'nin aklna hemen Allegra geldi. Ona Roselli ile birlikte bir konferans vermeye hazrlandklarn yazmt. Her ey srekli onu hatrlatyordu zaten. "Uyar ile ilgili baz ilerlemeler kaydettim galiba. Hira Da ile balantl grnyor." 257 "slam yani" diye cevap verdi Giovanni. "slamla Hira Da'n nasl ilikilendirdin?" "Muhammet her yl tefekkre dalmak iin Hira Da-'nn zirvesinde bir maaraya ekilirdi" diye aklad Yossi. "Allahtan vahiy, ana dili olan Arapa ile burada indi. Bir baka ey de, insanln sonuna ilikin gayet ak bir geri saym, daha esasn tam olarak anlayamadm, yine de Hristiyanlk, Yahudilik ve Mslmanlkla gayet yakndan ilgili." "ronik, deil mi?" dedi Patrick "insanln karlat en byk tehdidin dinlerden geliyor olmas. Kktendinci slam, dnyadaki btn insanlarn Allaha iman etmesini istiyor. Bizler, kurtuluun sadece Katolik inancyla mmkn olduunu iddia ediyoruz. Tanrnn kafas epeyce karmtr herhalde." Patrick kkrdad. Patrick'in evi, sanki szlerini vurgularcasna sallanmaya balad. Sarsnt yirmi saniye kadar srd, azna kadar dolu bfesindeki bardaklar ve ieler decekmi gibi oldu. "Kayglanacak bir ey yok," dedi Patrick, "kk bir sarsnt sadece. Zaman zaman olur burada, ama viski d-klmediine gre, fazla bir zarar vermemi olduu kesin." Patrick aslnda bir miktar yanlyordu. Kuds'teki zarar ok ok azd ama Kumran'daki tuz kayalarnn arasnda, yaklak iki bin yldr yerinde duran bir kaya hafife yerinden hafife kprdad. Bu kprdan, aslnda bir depremin yaratacandan ok daha byk bir etki yaratacakt. "Sence burada bar iin ans var m Yossi?" diye sordu Giovanni. Yossi kafasn olumsuz anlamda sallad. "Halihazrdaki durumda m? ok az. Ne u andaki srail hkmeti ne de Yasser Arafat bu lkeye bar getiremez. Her iki tarafta uzlamaya hi hazr deil. Bar iin yepyeni ynetimler ve bunun yan sra da uluslararas kamuoyunun ok daha fazla destei gerekiyor." 258 "Peki hi babakan olmay dndn m?" Yossi glmsedi. "Aslna bakarsan, yeni bir parti kurmay dnyorum, bartan baka hibir eyi hedeflemeyen bir parti. Bu partinin ounluun desteini almas muhtemelen yllar srer, ama bence denemeye deer. Neden sordun?" "nk tanman istediim biri var. Filistin tarafnda, senin grlerini paylaan biri bu. O da uzlamann ok zor olduunu dnyor, ama tpk senin gibi o da sradan insanlarn aslnda normal bir hayattan baka bir ey istemediini biliyor. "Senin kydeki rakibin yani." "Evet, Ahmet Sartawi. Bizim kyn imam. Onunla konumaktan ok keyif alacana eminim." "Akra'daki kk yazlmz duruyor hl. sterseniz bir hafta sonu bize gelin." "Buna zaman olmayabilir," dedi Patrick. "Sen gelmeden nce Giovanni'ye Papa'nn sonunda onun burada olduunu rendiini ve yeteneklerini Vatikan'a tama arzusu iinde olduunu anlatyordum." "Gelecek hafta sonundan nce armazlar herhalde," dedi Yossi. "Gelecek hafta sonu bulualm o zaman." Patrick'in alma masasnn stndeki telefon almaya balad. "Patrick O'Hara... Guilio." Patrick ahizeyi eliyle kap-d ve fsldad. "Guilio Leone, Papa'nn zel sekreteri." "Nasl bir devlet krizi kt ki Vatikan beni bu saatte aryor?" diye sordu. "Yoksa sonunda Kardinal mi yaptnz beni? Paris'e mi atandm sonunda?" Patrick'in yznde hnzr bir glmseme belirmiti. "Buradaki terziler ok ucuz Guilio, ben cbbemi diktireli ok oldu, oturdum beni aramanz bekliyordum." Konuklarna gz krpt. 259 "Arapa bilen ok az piskopos var demek? Evet, hep bunu sylersin, ama en iyisi sen kendin anlat, kendisi burada." Patrick telefonu Giovanni'ye uzatt. "akalarmdan nefret ediyorlar," dedi Yossi'ye "Vatikan'da zerre mizah duygusu yoktur." "Kardinal mi olmak istiyorsun?" "Tanr korusun, hayr. Tabii ki ok ie yarayacam bir yere gitmeyeceksem. Vatikan'da fazla entrika var, oraya gittiin zaman politikac olman lazm." Giovanni ahizeyi yerine koydu, yznde hafif akn bir ifade vard.

"Eeee?" diye sordu Patrick, umursamaz grnmeye alarak. "Papa beni Roma'ya aryor. Beni piskopos yapmak istiyormu." "En sonunda akllar balarna geldi. Hem de tam zamannda. Tebrik ederim olum. Buna iilir ite." "Tebrik ederim Giovanni, ok sevindim." Yossi elini uzatt. Giovanni o kadar armt ki, Patrick'in viski iesine yapt hamleye bile engel olamad. Artk kendisi de Ruh'un gizemli yntemleri olduuna inanmaya balamt. l Deniz'den fazla uzak olmayan Kumran'da da gizemli eyler oluyordu. Kum taneleri kayadaki bir atlaktan ieri kayd. 260 24 Milano Giorgio Felici, Profesr Roselli krsye doru ilerlerken, eldivenli parmaklarm esnetti ve nefesini tuttu. Silahnn namlusunu hedefinin gsne dorulttu. "Teekkrler Doktor Bassetti, ok ilgin eyler anlattnz. Maalesef," dedi dinleyicilere arkasn dnerken, "konferansn devamnda benimle birlikte olacaksnz, yine de, 'Essenilerin kayp uygarl, DNA ve Omega Parmeni' konularn ilgin bulacanz umuyorum." Dinleyicilerden, onaylayan bir mrlt ykseldi. "1962 ylnda Francis Crick, James Watson ve Maurice Wilkins ile birlikte Nobel Tp dln ald. dl, hayatn genetik ifresini tayan, DNA ya da dezoksiribonkleik asi-tin kefi nedeniyle verilmiti. 1973 ylnda, Nobel kazanm bilim adam Hayatn Kendisi adl bir kitap yazd. Bu kitapta DNA sarmalnn ok karmak bir yaps olduunu ve gezegenin kendi evrimsel sresinin bylesine bir karmak yapya yetmeyeceini ve gezegene daha yksek bir uygarlk tarafndan getirilmi olma ihtimali olduunu tartyordu." 261 Profesr Roselli, tepegz at; fosfat, daha kk de-zoksiribo eker moleklleri ve adenin, timin sitosin ve gu-anin bazlarnn oluturduu ikili ekirdek sarmal ekranda belirdi. "Crick'in tarif ettii ekilde DNA ve kz kardei RNA, biomolekler dnyann aptal sarnlaryd. Herkesin bakmaktan byk zevk duyaca, reme iin gayet uygun ama protein bileenlerinin yardm olmadan hibir ie yaramaz." Profesr Roselli snyordu. Felici derin bir nefes ald. "Bu daha yksek bir uygarlk kuramn dolayl olarak destekleyen durum, kozmosu sonsuz sayda galaksi ve gezegenin oluturduu gereidir. Sadece kendi galaksimizde yz milyardan fazla yldz bulunur. Bu sayy yine milyarlarla arpmak gerekir, nk en azndan on milyar galaksi olduunu biliyoruz. Milyarlarca galaksi sz konusu olduu zaman, sadece dnyamzda hayat olduunu iddia etmenin, kktenci dncelere sahip olanlarn bile kukuyla yaklat bir durum olduu aktr," dedi nc Walter C. Whittaker'a bakarak. "imdi hepiniz bunlarn Esseniler ve Omega Parmeni ile ilikisi acaba ne..." Felici nefesini verdi, parman tetie iyice yerletirdi, namluyu Roselli'nin gsne nianlad ve tetie yavaa dokundu. Pat, pat... Projeksiyon odasndan gelen bu iki el silah sesini kimse duymad. Roselli, gsn tutarak arkaya doru derken, izleyicilerden birinden bir hayret nidas ykseldi. Allegra, hocasnn gmleinin kan iinde kaldn grd. "Antonio. Hayr!" Allegra yerde can ekimekte olan Profesr Roselli'ye doru kotu. "Ambulans arn" diye bard. "Vuruldu." 262 Giorgio Felici, abucak yangn merdivenine alan kapy arkasndan kapatt ve hzla otoparka yneldi. Roma Kardinal Lorenzo Petroni, erkenden ofisine girmiti. Roselli'nin DNA'nn kkeni ve Omega Parmeni aratrmasnn sona erdirilmesi iin daha iyi bir zaman seilemezdi. Floransa'da bir otoyolda meydana gelen iki yz aralk zincirleme bir kazada on bir kii lm ve gazeteler birinci haber olarak bu kazay vermilerdi. Omega Parmeni ile ilgili bir iki satrlk speklasyonlar kmam deildi, ama Petroni tpk bir nceki Papa'nn lm srasnda olduu gibi, gl ipularnn yokluu nedeniyle medyann bu iin peini ksa srede brakacan ok iyi biliyordu. Tatmin olmu bir ekilde arkasna yasland. Babakan Kardinal'di artk, Vatikan'a Katolik Kilisesi'nin ikinci en gl koltuuna oturarak dnmt. Kesin iktidar her geen gn biraz daha yaklayordu, bu dncenin yaratt cinsel uyarlma, ona Karmela ile ilgili baz dzenlemeler yapmas gerektiini hatrlatt. Bu ruhen dk ama gzel rahibenin ehirde de onun maiyetine atanmas gerekiyordu. Karmela'nn tad sululuk duygusu Petroni'nin onun zerindeki iktidar demekti. Gzel bir kadn elde tutmann en salam yolu buydu.

Petroni, iktidarnn tadn kartmak istercesine deri koltuunun kollarn okad. Masasnn ykseltilmesi gerektiini unutmamalyd, sonra Vatikan Bankas ile ilgili ald notlara geri dnd. Bu ar temiz Garibaldi'yi grevden almann zaman gelmiti. Bankaya, kontrol edebilecei yeni bir direktr bulmas gerekiyordu. Yapt titiz aratrmaya ramen, muhasebe ve finans ynetimi zerine iki ni263 versite bitirmi bu sessiz rahibin gemiinde en kk bir ak bulamamt. Bir saat sonra Petroni sekreterinin dmesine bast. "Monsignor Garibaldi'ye syleyin gelsin." ift kap ald ve Vatikan Bankas'nn bakan, Baba-kan'n k ve geni odasndan ieri girdi. "Pasquale, seni yeniden grdme ok sevindim. Epeydir grmemitik. Otur, ltfen." Monsignor Garibaldi kendisine gsterilen kocaman, krmz, yumuak grnml koltuklardan birine oturdu. "Teekkr ederim Hamedim," diye cevap verdi, Ba-bakan'n greve baladnn ikinci gnnde neden kendisini arttn merak ediyordu. "Senin, Quito'daki Latin Amerikal Piskoposlar toplants stne yazdn raporu okuyordum ben de. ok iyi yazmsn, ama korkarm fazla bir ey deimemi." "ok zc bir durum Hametlim." Pasquele tedbirliydi, Petroniniri acmaszl ile n salm olduunu gayet iyi biliyordu, belki de kilisenin prensi artk Gney Amerika'nn korkun yoksul halkna biraz destek olmaya karar vermi olabilirdi. "Vatikan Bankas'nn kaynaklarn daha iyi kullanarak ihtiyalar olan programa nasl destek olacan anlatan bir yaz hazrlyorum." Petroni'nin bundan haberi vard. Bu skc hmanist rahip, hi kukusuz Bogota'nn merkezinde Vatikan Bankas'nn bir ubesinin almas gerektiini nerecekti. "Bu ok ilgin olur Pasquale. Yazn bitirdiin zaman ltfen dorudan bana, benim dikkatime gnder. Maalesef bu koridorlarda senin dncelerine muhalefet edebilecek ok kii var. Kutsal Babamzn kasasm sanki kendi kasalar sanyorlar, deil mi?" Petroni'nin diplomatik kahkahasnda en kk bir nee prlts yoktu. 264 "Elbette Hametlim. Anladm." "ite seni bu yzden arttm zaten. Bence Latin Amerika'daki sorunlarla daha yakndan ilgilenmemiz lazm. Bamsz bir gr gerek bana. Acaba sen benim oradaki zel grevlilerimden biri olmay kabul eder misin?" Pasquale, ok arm ve iyice kayglanmt. Vatikan Bankas'nn bana getireli daha iki ay bile olmamt nk. "Ne diyeceimi bilemedim Hametlim... ok uzun srer mi acaba? Banka... Yapacak ok i var da..." Pasquale'nin iinden bir ses, aa alndn sylyordu. Petroni, glmsedi, bu daha nce prova ettii, gven verici bir glmseme idi. Garibaldi'nin gsterecei tepkiyi tahmin etmiti zaten, nceden hazrlad cevab verdi: "Beni bala Pasquale, ama bu grev iin sadece meseleleri iyi anlam birine ihtiyacm yok," dedi alnna vurarak, "meseleyi burasnda hisseden birini istiyorum." Petroni yumruunu skt ve cbbesinin iine soktu. "Bankac bulmak kolay." "Elbette Hamedim." Pasquale sknede cevap verdi. "Ben her yerde hizmete hazrm." Bu Petroni'nin ok sk kulland bir cmleydi, ama o syledii zaman bu kadar iten sylemiyordu. "zel grevliler dediniz. Acaba bakalar da var m?" "u anda yok. Doru insanlar bulmamz gerekiyor, bu da zaman alr, bu yzden mmkn olduu kadar abuk gitmeni istiyorum. Peru'ya gitmen iin gereken ayarlamalar yapyoruz, herhalde sen de orann Bamszlk Hareketi'nin merkezi olduu konusunda benimle hemfikirsindir." Darya hi yanstmamasna karn Pasquale, tuhaf bir heyecan duydu. Peru! Oras, Bamsz ilahiyat Hareketi'nin kurucusu Gustavo Gutierrez'in vatanyd. 265 "Elbette Hametlim." "San Joaqun de Omaguas. lkenin dousunda bir kilise. Benden daha kesin isteklerin belirtildii baz yazl emirler alacaksn ksa zamanda. ncelikle, yerel halkla iliki kurana kadar ve durumu ilk elden anlayana kadar sana bir idari bamszlk tanyacam duymak herhalde seni sevindirir. Keke Vatikan'n tozlu koridorlarnda tkeneceime, senin yerine ben gitseydim, ama byle sylediimi sakn Papa'ya syleme." Petroni ayaa kalkt. Monsignor Garibaldi ile Papa'nn nmzdeki be yl iinde birbirleriyle sohbet etme anslar sfra yaknd. Pasquale Babakan'n odasndan, kilisenin hizmetlerini 'yoksul' insanlara gtrmenin, iktidar koridorlarnda dolamaktan ok daha iyi bir ey olduu duygusuyla kt. Ama 'birilerinin yolundan ekilmi olduu'na ilikin sevimsiz bir duygu kendisini bir trl brakmyordu. Bunun aslnda bulduu ya da daha doru hesaplarda

aslnda henz bulamam olduu eyle ilgili olduunu anlamt, bu o kadar iyi ayarlanm ve o kadar rahatsz edici bir yolsuzluktu ki, kantlamak iin biraz daha zamana ihtiyac vard. Peru'ya gider gitmez, Petroni'nin uzaktan aratrabilecei her eyi deitireceine emindi. Eh diye dnd ac bir ifadeyle, ben de gidene kadar biraz mesai yapar, her eyin fotokopisini ekerim. San Joaqun de Omaguas ha? Byle bir yeri daha nce hi duymamt, Vatikan ktphanesine yneldi ve bir atlas kard. Amazon'un en uzak kelerinin, zellikle de kara yoluyla ulalmayacak blgelerin ayrntl bilgilerine ulamak biraz zaman alacakt. Lorenzo Petroni, gn boyunca, aralklarla, Roselli ola266 yyla ilgili herhangi bir ey ortaya kp kmadna bakmak iin haberleri izledi, ama otoyoldaki katliam gibi kaza, her eyi glgede brakmt. Saat gece yarsna gelirken, Vatikan'daki dairesindeki geni yataa yatt ve srekli grd ryalarla bouarak rahatsz bir uykuya dald. Lorenzo Petroni'nin ryalar, bilinaltna gizli anlaryla ilgiliydi. Lorenzo, on yandayken yalnz bir ocuktu. Babas Emilio, ufak tefek, kk kara bykl, kel, ok fkeli bir adamd. Lorenzo'nun annesi Marietta ise ok uzun boylu, zayf ve rkek bir kadnd. Abruzzo Apennin'lerinin eteinde kk bir kasaba olan Pianella'da harap bir evde yaarlard. Emilio her gn, kk arabasnn bagajna ve arka koltuuna doldurduu ayakkablar satmak iin evre kasabalarn yolunu tutard. Lorenzo zor ve huysuz bir ocuktu; istedii eyi elde edene kadar yzkoyun yatarak tepinir, sonra da uzun sre surat asard; annesi ve babas arasndaki srekli gerilimin nedeniydi. Zaman zaman Marietta, kocas Emilio ile birlikte yolculua kard. Byle zamanlarda Lorenzo, bekr amcas Gustavo'ya braklrd. Petroni uykusunda inledi ve duvara doru ekti kendisini, ama bunun bir faydas yoktu. Gustovo Amca yorgan am ve yataa geliyordu yine. iki gn sonra tekrar evine dner, korku iinde araflarn toplayarak ykar ve babasnn dardaki ykk dkk tuvaletten kp kendisini grmesinden korkard. "Hibir ie yaramayan bok!" diye haykrrd babas, Lorenzo'yu salarndan yakalar, sonra banyo kapsnn arkasndaki iviye asl kocaman tokal kemeri alrd eline. "Yine yatan slattn deil mi? Deil mi? Cevap ver bana, Allahn belas kpek boku!" Lorenzo hibir syleyemez, altduda babasnn onu 267 kocaman saman balyalarnn stnden ittii gn olduu gibi titrerdi. rrakkk, raaakk, rrraaaakkk... Lorenzo hi durmadan hkrrd. "Sen hibir eyi hak etmiyorsun, hibir eyi!" "Emilio, ltfen..."Marietta, arka kapdan kar ve olunu korumaya alrd. "Defol burdan lahana kafal, yoksa seni de dverim. Senin olun ibnenin teki!" Petroni alar saatin sesiyle aniden uyand. Yatanda oturdu, tere batmt. Babasna duyduu fke ve lanet, hibir eyle gemiyordu. Ruhunun derinliklerine kadar ilemiti. 268 25 Akra Akra'y evreleyen sular sakindi. Yossi'nin komusu Halil teknesini dn vermiti. Yandan valfl motor ksre tksra alyor, ar tekneyi yavaa limandan karyordu. Antik duvarlar sabah yla ykanyor, sakin yemyeil sulara glgeleri dyordu. Tatan mendiree eski balk tekneleri sralanmt, palmiye aalarnn altnda kme kme balk alar gze arpyordu. Romallarn, gemilerini korumak iin masif talarla evreledikleri liman giriinde yalnz bir deniz feneri muhafzlk grevini yapyordu. "Halil, burnun be yz metre tesinde iyi bir yer var demiti," dedi Yossi, nlerinde uzanan Akdeniz'i gstererek. "Bir sre orada demirleyelim, bakalm bir ey bulacak myz?" Giovanni gzlerini kapatt ve srtn teknenin vasistasna verdi. Gne yzn ve plak gsn styordu. "Her zamankinden daha sessizsin Giovanni." Yossi gayet enerjik grnyordu. Bala ok ender kyordu ve bu frsatn tadn kartmaya kararlyd. "Gnei iiyorum," dedi Giovanni tembel bir sesle. 269 "Zavall Antonio Roselli'yi dnyordum." Giovanni, Omega Parmeni ile ilgili srrn Yossi ile paylamt. Profesr Roselli'nin ldrlmesi ikisi iin de byk kayp olmutu. "Bir yandan da dnyorum, ite buradayz. nanl bir Hristiyan, inanl bir Yahudi ve inanl bir Mslman, hayat tehlikede olan tek canl ise balklar."

"Eer doru yeri bulabilirsem, birazdan yle olacak," dedi Yossi ve motoru durdurdu. "uradaki kovann iinde canl yem var, keyfinize bakn," Yossi, br ikisi daha oltalara yem takmadan oltasn att, ama btn hevesine ramen hi balk tutamaynca, konu politikaya kayd. "Sence bar grmeleri iin ortak bir zemin var m, Ahmet?" diye sordu Giovanni. "Var," diye cevaplad Ahmet. "Ama her iki tarafn da sahici olmas gerekiyor. Biz sraillileri sk sk eletiriyoruz, ama kendi arka bahemize de bakmamz lazm. Filistin Kurtulu rgt, bir bar anlamasn, Filistin'in tamamn ele geirmek iin ilk adm olarak grdn saklamyor. Arafat ve Filistin Kurtulu Orgt'nden Fatah iin, mesele sadece vatan deil, iki uygarlk arasndaki sava... Araplar ve Siyonistler arasnda yani. Onlar iin sadece tek bir kabul edilir k yolu var: srailliler, Demokratik Filistin Devle-ti'nin vatandalar olarak kalacaklar. Bu devlet, Arap ve Mslman bir vatann ayrlmaz bir paras olarak grld iin de, hibir zaman gereklemeyecek." "Bakanla adayln koyacak msn?" "u anda deil, ama dnyorum tabii. Eer Arafat bir gn giderse, ben de harekete geerim, sessiz sedasz destek topluyorum bir yandan. Peki ya sen? Giovanni yeni bir parti kuracan syledi." Yossi olumlu anlamda ban sallad. "Ne i Partisi ne 270 de Likud Partisi bu memlekete bar getirebilir. nk ilk ve en nemli grev, sradan sraillileri bir Filistin Devle-ti'nin gerekli olduu konusunda ikna etmek. Vatan olmayan bir insann ruhu da olmaz." Bu, Yossi'nin sk sk tekrarlamaktan holand bir cmle idi. "Bunun karlnda da Filistin halknn bir Yahudi Devleti'nin var olma hakkn da tanmalar gerekir." "Eer bar getirecekse, birok Filistinli buna raz olur," diye cevap verdi Ahmet. "Bana sorarsan, nemli konu var, yeni srail yerleimleri, srail'e kar savata her eylerini kaybetmi olan sekiz yz bine yakn mltecinin dn ve Kuds. Mesela sen yeni yerleimler konusunda ne yapacaksn?" "te bu, sraillilerin uzlamas gereken bir konu. Yllardr, Filistin topraklarnda, Bat eria'da ve Gazze'de gayet saldrgan bir politika izliyoruz. Sizin zeytinliklerinizi yerle bir ettik ve birok Filistinlinin topranda tarm yapmasn engelledik." "Bu ok nemli bir mesele Yossi," dedi Ahmet. "Biz, sa'dan, Muhammet'ten hatta brahim'den ncesinden beri iftilik ve zeytincilik yapyoruz." "Bu politik bir strateji Ahmet. Filistin'den geriye kalan yava yava ele geirmek... Ve ok byk bir hata. ten ie byk bir kzgnla ve umutsuzlua yol ayor. Bir faydas da yok. Kaybedecek hibir eyi kalmayan bir insan, kolayca iddete ynelebiliyor. Ama ayn ey, Filistin topraklarna yerlemelerine izin verilenler iin de geerli, onlar da ac ekiyor. Biz onlara tazminat deyerek, srail'e yeniden yerlemelerini salayacaz." "Peki ama 1948'de ve sonraki dnemlerde srgne gnderilen Filistinliler ne olacak?" "te bu her iki tarafn da zerinde uzlamas gereken 271 bir konu. Bazen gereklerle yzlemek zorundayz. 1948 sava srasnda yerlerinden edilmi olan alt yz bin Filistinlinin, artk var olmayan ya da yarm yz yl nce israil tarafndan igal edilmi topraklara geri dnmesinde srar etmenin hibir faydas yok," dedi Yossi. "Her iki tarafta da yeni bir Filistin Devleti kurulmas gerektiini ve bu insanlarn bu devletin vatanda olmas gerektiini dnenler var. Bence bu zerinde durulmas gereken bir zemin." Ahmet dnceli grnyordu. "Ya Kuds?" diye sordu. "Kuds. Ah Kuds."Yossi iini ekti. "Biri bir keresinde, dnyada bu kadar duygu ykl bir ehir daha yok demiti. Bizim tarafta, Kuds'n bir santimini vermeyecekler ounlukta, ama eer bu lm dngs krlacaksa, her iki taraf da biraz verecek. Her iki taraf da Kuds'n tamamna sahip olamaz." "Uluslararas bir ehir mi olsun yani?" "Bu art deil. Aslnda Kuds, dnyadaki inanl insanlarn tmne ait bir ehir. Varlacak btn bar anlamalarnn kutsal yerlerin birbirine entegre olmasn salamas ve btn inanlardan insanlarn buralara rahata ulaabilmesini garanti etmesi gerekiyor. Kuds, Eski Kuds'ten ok daha byk ve bence zm de daha byk bir Kuds zmnde yatyor. Bu utan verici duvar ykmay ve Kuds'n dousundaki El Kud' de Filistin'in bakenti olarak tanmalyz bir kere. Ama siz de Bat Kuds'teki Ye-rushlyim'i bizim bakentimiz olarak kabul etmelisiniz." Peki ama "Mount Tapna ve Bat Duvar ne olacak?" diye sordu Ahmet. "Eski Kuds meselesi kolay zlecek bir mesele deil," dedi Yossi. "Prensip olarak, eer ben seilirsem, Filistinlilerden El Kd'deki Mount Tapna iin hkmranlk 272

hakk isteyeceim, sizde Yerushlyim'deki Bat Duva-rn'da ayn hakka sahip olacaksnz. Peki siz militanlar konusunda ne yapacaksnz?" "Bence grmeler, gerek bir Filistin Devleti'nin kuruluu karar ile sonulanrsa, militanlar da yola gelir," diye cevap verdi Ahmet. "Kolay olmayacak, ama eer seimi kazanrsam, burada konutuumuz trden ilkeler zerinde bir anlama salayabileceimi sanyorum. Eski Kuds israil'de mi kalacak, Filistin'de mi?" "u anda buna ne sen ne de ben karar verebiliriz, ama ben son anda yaanacak bir aksilik yznden bar ansnn heba olmasn hi istemem. Bence milli snrlar olduu gibi brakmak lazm ki son dakikada her iki taraf da, iyi niyet belirtisi olarak verebileceini versin. Balk vuruyor!" Yossi dalgn dalgn bo oltaya bakt. "Yine aldlar." Giovanni glmsedi. alnm bir karides. Acaba bu ikisi diye dnd, bar uzun zamandr bir zindana tkm karmayanlarn elinden almay baarabilecekler miydi? 273 26 Roma "Giovanni, haydi gel." Vatikan'n Hristiyan olmayanlar dairesinin ba Kardinal Salvatore Bruno, masasndan kalkt, Giovanni'yi omuzlarndan yakalad ve iki yanandan pt. Sonra iki elini ellerinin arasna ald. "Roma'ya ho geldin!" Salvatore iri bir adamd. Altmlarn gemiti, esmer yz krm, yal ela gzleri nazik ve bilgece bakyordu. Seksen yana geldiinde hibir grev iin adayln koyamayacak ve bilgeliine fazlasyla ihtiya duyulacakt. Salvatore Bruno, Kutsal Kilise'nin dier dinlerle de uzlamas gerektiini dnen ve aralarnda Piskopos O'Hara'nn da bulunduu Vatikan d bir grup tarafndan ikna edilerek, Roma'ya istemeye istemeye gelmiti. Piskopos O'Hara ve Salvatore, akll ve gen Giovanni'nin oynayabilecei rol zerinde epeyce konumulard. Her ikisi de Giovanni'nin gelecekteki roln hissedebiliyorlard. "Seni burada grmenin beni ne kadar memnun ettiini anlatamam. Oturmaz msn?" 274 "Teekkr ederim Hametlim. Naslsnz? yisinizdir umarm." "Bir ikyetim yok" dedi, gzlerini krptrp gbeine vurarak. "Syle bakalm u dier dinler meselesi hakknda oturup biraz dndn m?" "Evet Hametlim, ama benim de tavsiyelere ihtiyacm olacak. Buralardan epeyce uzak kaldm, dorusunu isterseniz, bu proje beni artt aslnda. Ben kilisenin tavrnn yani... ey..." "Daha kat olduunu mu sanrdn?" Kardinal Bruno kkrdayarak Giovanni'nin cmlesini tamamlad. "Ben bu konuda ok da kaygl deildim. Kutsal Baba'mz, dier dinlerin nemini her zaman bilmitir, tabii her zamanki kiilerin bu konuya gayet ateli bir muhalefeti yok deil." Salvatore otuz be senelik hizmetisine ay getirmesini iaret etti. "Teekkrler Hemire Maria, ben koyarm. Elimi bu ie bulatrmazsam olmaz," dedi yine kkrdayarak ve kadnn ekilmesini bekledi. "Babakana ok dikkat et. Seni tanyan herkesten farkl olarak, o senin bu projeye atanmandan pek memnun kalmad, ama sen onunla daha nce almtn, herhalde olaylara nasl baktn gayet iyi biliyorsun. Beni arad." Salvatore'nin yznde arpk bir glmseme belirdi, "ve seni sk sk yolculua yollamam tembih etmeyi ihmal etmeyerek, tebriklerini iletmemi syledi. Onun bu tembihini dikkate alacaz. Seyahat konusunda tabii, ama bizim amacmz Babakan' idare etmek olmayacak." "Galiba pek anlayamadm Hametlim." "O senin Roma'da mmkn olduunca az kalman istiyor. Kardinal Petroni gibi gvensiz insanlar, senin gibi yetenekli ve yeterli bir insan her zaman kendi pozisyonlarna kar bir tehlike olarak alglarlar." 275 Giovanni, Lorenzo Petroni'nin ilk kez gvensiz olarak tanmlandn duyuyordu. Galiba bu yal adam, insan ruhu hakknda bir eyler biliyordu. "Roma'da kaldn srece Kardinaller Meclisi'nden bakalarnn da dikkatini ekme ihtimalin var, bu durumda Peter'in Anahtarlar asndan potansiyel bir aday olabiliryy sn. Giovanni gld. "Ben Kardinal Petroni'nin byle bir kaygs olduunu hi sanmyorum." "Ben sanyorum Giovanni." Salvatore'nin gzlerinde hnzrlktan eser yoktu artk. "Bu ahane kilisenin tarihinde grd en iyi papalar, kendilerini hibir zaman bu makama aday grmeyenlerden kmtr. XXIII. Jean, bunlardan biriydi. Kardinaller Meclisi, yal bir adam seip kontrol elde tutacan sand ama bak neler oldu." "Vatikan II"

"Deiim rzgrlar," diye onaylad Kardinal Bruno. "Krmzl ihtiyarlarn bir ksm, o gnden beri ieden kan cini yerine tkmaya alyorlar. Ben XXIII. Jean'u byk bir sevgi ile hatrlyorum. Kardinaller Meclisi'nin dikkatini darmadan ederdi, hi haber vermeden bakanlklara gider, oradaki memurlarla sohbet ederdi. Roma Emniyet Mdr ylmt," dedi Salvatore, bu byk adam sevgiyle anarak. "Papa XII. Pius gibi adamlar zamannda, Pa-pa'nn Vatikan'dan k gnlerce prova edilirmi, bayraklar, bandolar, muhafz alaylar, bir aaa, bir aaa. XXIII. Jean gibi adamlar byle eyleri sevmez." "1958'de siz mecliste miydiniz?" "Ben ilahiyat Bakanl'nda alan sradan bir rahiptim. Keke yine yle olsam," dedi Salvatore zlem dolu bir sesle. "O seildiinde ben buradaydm. Roncalli, yani XXI-II. Jean, herkesin zerinde uzlat adayd. Hibiri bilmi276 yordu ama Hametli, gayet gl bir kapland. Senden bir sz istiyorum Giovanni. Eer sana Peter'in Anahtarlar teklif edilecek olursa, kabul edeceksin." "Hametlim, ben..." "Biliyorum, biliyorum. Bu senin aklndan bile gemedi, ama eer sana teklif edilirse, bunun mutlaka bir nedeni vardr." Giovanni, Kardinal Bruno'nun kafas bu yeni projeyle dolu olarak kt. Peter'in Anahtarlar, aklnn kesinden bile gememiti. Farknda olmadan dnceleri yine Alleg-ra'ya kayd, acaba onunla Milano'da bulusa myd, ancak hemen byle bir ey yapmamaya karar verdi. Allegra'nn onun neden kiliseden ayrldn anlatmaya zorlanmasn istemiyordu. Beklemeye karar verdi. Yollar tekrar kesiene kadar epeyce bir zaman geecekti. O gnden sonra, uluslararas bilim dnyas, aralarnda son derece yetenekli Doktor Allegra Bassetti diye birinin de bulunduundan haberdar olacak, Roma dndaki Kardinaller de Kutsal Kilise'nin saflarnda son son derece akll bir rahip olduunu renecekti. Bu rahip, Kardinal Bruno sayesinde bir iki basamak daha adayacak ve Bapiskopos olacakt, iki farkl yolda ykselmekte olan bu iki yldzn yolu Kuds'te Alfa ve Omega olarak kesiecekti. 277 r S O O CU a

27 Langley, Virginia Mike McKinnon El Kaide'nin nkleer kapasitesi hakknda yazlm son istihbarat raporlarn tarad, ilk rapor, Afganistan'n bakenti Kabil'de faaliyet gsteren CIA ajanndan geliyordu. McKinnon, gemie dair zeti atlad. Usame bin Ladin'in nkleer niyederini kandayan belgelerin bulunmu olmasndan haberi vard. Amerika Birleik Devletleri'nin Afganistan' igalinden sonra, bir grup gazeteci, Kabil'in nispeten daha iyi mahallelerinden biri olan Wazir Akbar Khan'daki bir evde insann tylerini rperten baz belgeler bulmulard. Belgelerin arasnda, nkleer bir padama iin gereken sktrlm pltonyum emalar bulunuyordu. ikinci blm 'ilgili kii- Dr. Hseyin Tretyakov' baln tayordu. McKinnon fotoraf hemen hatrlad. Tretyakov ile Londra'da nkleer silahlardan arnma ile ilgili bir konferansta tanmt. Hseyin Tretyakov ksa boylu, kr sal ve geni omuzlu bir adamd. Sert, keli bir yz, geni aln ve hibir ifade barndrmayan ak mavi gzleri vard. Kaln kara bynn ardndaki dileri, yllar boyu filtre281 siz sigara imekten sararmt. Dr. Tretyakov, Sovyetler Birlii'nin en parlak nkleer fizikilerinden biriydi. Bir zamanlar tabii ki. u anda Kremlin ve CIA'nn 'en ok arananlar' listesinde yer alyordu. McKinnon, aadaki

zgemi notlarna dikkatle bakt. 1946'da eenistan'da Groz-ni'de domutu. ki doktoras vard, bunlardan biri pltonyum ieren silahlar zerine, dieri de nkleer fzyonun taktik aralar zerinde kontrolne dairdi. hayat blmnde, Ural blgesinde yer alan Chelyabinsk'de Deneysel Fizik Aratrma Enstits, Kyzltsk Gl'ndeki Chelya-binsk-65 plutanyum reaktr ve Kuzey Kutup dairesinin kuzeyindeki Novaya Zemla'daki merkezi deneme alan gze arpyordu. Resmi zgemiinde hi yer almyordu, ama CIA, dolaysyla da McKinnon, Doktor Tretyakov'un nkleer bavul bombalarnn gelitirildii Zlatoust yaknlarndaki ok gizli silah retim tesislerinde epeyce bir zaman geirdiini biliyorlard. Mike McKinnon, renkli fotorafa dikkatle bakt ve Tretkayov gibi yetenekli ve bilgili bir adamn, birikimini neden bu kadar ktye kullandn bildiini dnd. Mike, Sovyetler Birlii'nin knden sonra, Tretyakov'un yzlerce bilim adam ile birlikte isiz kaldn biliyordu. Bunun da tesinde, 1994 ylnda Boris Yeksin, een Devlet Bakan Cahar Dudayev'in bamsz bir eenistan kurma talebini vahice bastrmt. Yeni yla girilirken Grozni bombalanm, ama een ayrlklar, Rus tanklarna, zrhl aralarna ve Rus birliklerine ar kayplar verdirerek btn gleriyle direnmilerdi. Bunu izleyen korkun gnlerde Hseyin Tretyakov karsn ve kk kzn kaybetmiti. Birbirine ok bal, inanl Mslman bir ailesi vard, ama imdi bu aile -yetim olan Hseyin'in hayatta bildii tek aile- artk yoktu. Amerika Birleik Devletleri, Bakan 282 Dudayev'in eenistan'nn bamszln tanma talebini red ettikten sonra, nkleer bavul bombalarn sata karma tehdidi Dr. Tretyakov tarafndan desteklenmiti. Artk kaybedecek hibir eyi yoktu. Tretkayov'un bu abalar grmezlikten gelinemezdi, ama Pentogon koridorlarndaki birok kiiden farkl olarak McKinnon iin, Tretyakov'un davranlarnn altnda yatan nedeni bilmek nemliydi. Bakan Vladimir Putin, diye dnd Mike zntyle, ncekinin brakt eenleri yola getirme iini devralm ve Doktor Hseyin Tretyakov, El Kaide'nin kollarna itilmiti. Raporun sonu blm iyice rpertici idi. Tretyakov'un u anda nerede olduu bilinmiyor. En son, Pakistan'n kuzeybat snrndaki Peaver'de grld. Henz dorulanmayan baz haberlere gre, kendisinin nkleer bavul bombalarnn bir ksmn satn almak isteyen Abdl Musa Beir ve dier El Kaide liderleri ile balants var. Bu bombalarn Tretyakov'un elinde olduu biliniyor. Mike McKinnon'un yzndeki ifade kayglyd. O akam erken saatlerde, Yossi Kaufmann tarafndan yazlm, Omega Parmeni ve Islami nkleer faktr konusunda bir rapor okumutu. Bu bir tesadf myd yoksa ok ak bir balant myd? Bunu merak ediyordu. 283 28 Milano Allegra artk kendisi iin ok tandk olan koridorlar geerek Rektr Yardmcs'nn odasna doru yrd. Antonio Roselli'nin ldrlmesinin stnden on be yl gemiti, ama Allegra sevgili retmenini hl ok zlyordu. Roselli'nin ldrlmesinin nedeninin Omega Parmeni'nin ierdii srlar ortaya karmak olduunu biliyordu. Kardinal Petro-ni'nin bu ite parma mutlaka vard. Allegra ve Giovanni, Omega Parmeni'ndeki srlar ortaya karmaya her zamankinden daha da ok kararlydlar, ancak Vatikan'n kemerli koridorlarnda frtna gibi esmekten baka fazla bir ey yapamamlard. Ancak bu durum artk deiecekti. "Beni mi grmek istediniz Profesr Gamberini?" Allegra Rektr Yardmcs'nn odasnn kapsndan ieri ban sokarak sordu. "eri gel Allegra, otur." Profesr Gamberini, dzgn taranm siyah salar, terzi elinden kma takm elbisesi ve prl prl cilal ayakkab-laryla Profesr Roselli'nin tam tersiydi. Ama nazik tavrlar ve ak fikirlilii Allegra'ya hznle sevgili profesrn hatrlatyordu. Gamberini, Allegra'y almalarnda her za284 man destekleyerek ve uluslararas alanda giderek byyen hretine kol kanat gererek sevgili hocasnn yerini almt. "Hi Kuds'te bulunmu muydun?" diye sordu Gamberini, dorudan konuya girmiti. Allegra'nn aklna hemen Giovanni geldi ve kalbi yerinden hoplad. ki yl nce bapiskopos olduunu duymu ve dmanlar Kardinal Petroni'nin bu atamaya iddede kar ktn ancak hibir ey yapamadn duyarak ii rahatlamt. "Hayr... Neden sordunuz?" diye cevap verdi, bu sorunun arkasndan ne geleceinden emin deildi. "Dnyann en gzel ehirlerinden biridir," dedi Profesr Gamberini. "ibrani niversitesi, arkeoloji dalnda iki kiiye burs veriyorlar. l Deniz Parmenleri zerinde drt yl srecek cretli bir alma neriyorlar. Burs iki kiilik, biri srailli bir akademisyen iin, dieri de lke dndan gelecek bir akademisyen iin. Ne dersin?"

"Kim, ben mi?" diye cevap verdi Allegra. Acaba l Deniz Parmenleri ile ilgili aratrmas yeni bir noktaya m gelmiti? Profesr Gamberini etrafna bakt. "Bu odada bir bakas yok sanrm," dedi glmseyerek. "Bursu veren kurulda Profesr Kaufmann adnda israilli bir arkeolog var. Profesr Roselli'nin eski bir arkada, senin adn veren o olmu. Onu seveceksin bence. Ayrca Ibranicede renmitin yle deil mi?" "Lisansst eitimi srasnda semeli dersti, ama stnden ok zaman geti. Seici Kurul ne zaman toplanacak Profesr, benim hazrlanmam lazm." Allegra'nn kafas almaya balamt bile. "israilli bir akademisyen seilmi bile. David Kaufmann, Profesr Kaufmann'n olu, tabii Profesr Kauf285 mann kurul srasnda onu desteklemeyecektir doal olarak. David'in almalarn biliyorum, kendi alannda son derece baarl bir arkeolog ve bekr," diye ekledi yaramaz bir ifade ile. "Senin meselene gelince, Yossi Kaufmann ile grtk bile." "Anlayamadm. Profesr Kaufmann ile hi tanmadk ki," diye cevap verdi Allegra, israilli akademisyenin medeni durumu ile ilgili yaplan imay duymazlktan gelerek. Allegra bir erkekle iliki kurmak gibi bir olay yllar nce gmmt, u anda byle bir eyi dnmeye de hi hazrlkl deildi. "Senin adn, benim srail'e yaptm son yolculukta gndeme geldi. Senin DNA ve l Deniz Parmenleri zerine yaptn aratrmalar ok ilgisini ekmi. Doktora tezinin bir nshasn da ona gndermitim, adayln deerlendirmek iin onu kulland zaten. Akademik Kurul'a da bu durumu atm, eer seilirsen sana drt yl cretli izin vermeyi kabul ettiler. l Deniz Parmenleri'ne ulamak iin Kitap Tapna Mzesi'nin izni gerekiyor, ama anlald kadaryla Rockefeller Mzesi'nde bulunanlarda baz sorunlar var. Mze ynetiminden Monsignor Loner-gan diye biri epeyce zorluk karyormu. Her zaman yaanan malum akademik kskanlklardan herhalde, ama seni ok zorlayacan sanmam bu durumun, baarl olursan tabii ki," diye ekledi scak bir glmseme ile. Allegra, Rektr Yardmcs'nn odasndan ktnda Kuds, Beytlhayim ve Kutsal Topraklar kafasnn iinde dnyordu. Kim bilir belki de Omega Parmeni'ni bulmak orada daha kolayd. Giovanni herkesi tanyor diye dnd, sonra kendini toplad. "Kendine gel kzm," dedi kendi kendine "l Deniz Parmenleri ile ilgili bir bursu talyan bir bilim insanna asla vermezler." 286 29 Kuds Monsignor Derek Lonergan berbat bir ba ars ile uyand. Oda gzlerinin nnde yava yava belirene kadar bekledi. Baucundaki eski saat sabahn 4'n gsteriyordu. Saate hibir ey alglayamadan bakt. Dilini damanda aklatt. Az kuruydu. Ban yastndan kaldrr kaldrmaz bir angrt duyuldu. Bo viski iesi, seramik demeye dm ve krlmt. "Si.tir" diye sylendi. Derek Lonergan ayaklarn yavaa yataktan aa indirdi, sandalederi hl ayandayd, stnde cbbesiyle szm, bol cbbe, gece dnp dururken sk sk vcuduna sarlmt. "Bu cbbeyi de s.keyim" diye kfr etti yine. Ban iki elinin arasna ald, yataktan kalkt ve odasnn penceresine doru yryerek L'Ecole Biblique et Archeologique Fran-caise de Jerusalem'in duvarlarnn yanndaki sokaa bakt. Gne krlamaya balam kzl sakallarna dt ve kel kafasyla pembe beyaz yzn stt. ileri Bakanl'nn nnde uzayan Filistinli kuyruuna ve ellerinde Uzi'lerle 287 onlar gzlemekte olan israilli askerlere bakt, gne oktan bahe duvarlarn amt. "S.ktir" diye aznn iinde geveleyerek kfretti yine. Sabah toplantsn karmt, bir ncekini de kard gibi. Hi kukusuz direktrden fra yiyecekti. Peder Franci i verimliliini haftada ka toplant yapt ile lyordu. Allahn belas herif s.ktirsin, hepsi s.ktirsin. Eer Vatikan onun bu cehennem deliinde almasn, gizli srlarn korumasn ve deerli kilise dogmasn etkileyecek tek satrn bile dar szmasn engellemesini istiyorsa, bu ii kendi bildii gibi yapacakt. Arkeoloji ve jeoloji zerine iki doktora bunu mmkn klyordu, kimse ona ne yapmas gerektiini syleyemezdi. Kardinal Petroni, belki tam bir ba belasyd, ama Tanr onun da belasn versindi.

288 30

Roma Babakan'n odasnda frlatlan ktlar, hrt ile duvara arpt ve kaln mavi halnn stne sessizce dt. leden sonra nne gelen iki yazma, Babakan'n neredeyse ldrmasna neden olmuta. Birinci yazda, Kardinallie ykseltilen bapiskoposlarn isimleri yer alyordu. Listenin banda Venedik Kardinali yaplan Giovanni Donelli yer alyordu. Kardinal Petroni, cilal masasnn zerine parmaklarn vurarak Giovanni Donelli'nin atanmasnn yarataca tehlikeler zerine dnmeye balad. Bu gne dek Papa seilmi birden fazla Venedik kardinali olmutu. Bunlardan biri Papa XIII. Jean, dieri de Albino Luciani idi. Petroni masasnn sol tarafndaki ekmeceyi at ve kk kara kapl defterini kard, Donelli adn buldu ve Giovan-ni'nin adnn yanna hasede nc bir yldz ekledi ve 'hl B listesinde, ama dikkatle takip edilecek, Kurul'da adndan ok sz edilmeyecek. ok fazla tannmyor.' Ekledii son not, son derece ender yapt deerlendirme hatalarndan biriydi. Petroni'nin fkesi artk hata yapmasna neden 289 oluyordu. Defteri yerine koydu, ekmeceyi kilitledi ve nne kendisini kzdran dier yazy ekti. Bu insan ileden karan o Yahudi'den, ibrani niversitesi'ndeki Profesr Kaufmann'dan gelen bir mektup. Sayn Kardinal Petroni, Bu ylki Medina Arkeoloji Bursu'nun Milano Devlet niversitesi'nden Doktor Allegra Bassetti'ye verildiini size bildirmeyi grev sayyorum. Sizin de bildiiniz gibi, bu son derece prestijli burs sayesinde, adaymz, elimizde bulunan parmenleri inceleme imknna kavumutur. Rockefeller Mzesi'nde bulunan parmenlere ulamakla ilgili gereken grmeleri de balatm bulunmaktayz. Medina Arkeoloji Bursu, dnya apnda byk bir ilgi uyandrmaktadr ve bursu kazanan bilim insanlar byk bir dikkatle seilmektedir... Vatikan'n l Deniz Parmenleri'ne gsterdii hassasiyeti dikkade gz nnde bulundurmaktayz. Ancak, Doktor Bassetti'nin yerine Katolik bir akademisyenin seilmesi konusundaki ricanz, nerdiiniz adayn son derece gl referanslar olmasna ramen ne yazk ki kabul edemiyoruz. Doktor Bassetti ok byk bir potansiyel tamakta olan ok parlak bir bilim insandr. Kendisi burs kurulu tarafndan oy birlii ile seilmitir. Sayglarmla Yossi Kaufmann ibrani niversitesi Scopus Da 290 Petroni seeneklerini gzden geirdi. Bu ba belas kadnn ve srailli akademisyenin Rockefeller'deki parmenlere ulamas kesinlikle byk bir hata olurdu. Tom Schwe-iker bu dnyada var olduu srece varl byk bir tehditti; srail Eski Eserler Bakanl'na gereksiz yere koz verebilirdi. En doru tavr Lonergan'a tartma konusu olan parmen paralarna ulamay engellerken, sanki ibirlii iindeymi gibi davranmasn sylemek olacakt. Saatine bakt. Kuds'te saat beti, Lonergan' u anda aramann hibir anlam yoktu. Amerikan Colony Hotel'in barnda olduu kesindi. Lorenzo Petroni, Lonergan' daha ayk olmas muhtemel sabah saatlerinde aramay karar verdi. Petro-ni'nin gzlerini bir an fkenin kzll kaplad, penelerini bir masumun etine batrma istei ykseldi iinden. ktidar tehdit altndayd ve fkesi karar verme yetisine zarar veriyordu. Peter'in Anahtarlar her zamankinden daha uzakta duruyordu u anda. fkenin kzll hafifledi ve Petroni kontroln tekrar kazand. Lonergan. Kuds'teki bu iko ve fiyakal papazla i yapmaktan nasl da bkmt. Akademisyen papazlar, ie yaramaktan ok dert karyorlard. Hepsi ok kendini beenmiti. Ancak u anda Lonergan'n akademik nitelikleri Petroni'nin iine yaryordu. Bu deersiz papaz Rockefeller Mzesi'nde tek bir nedenle tutuyordu. Vatikan'n l Deniz Parmenleri'nin ya ve kkeni ile ilgili dikkatle oluturmu olduu 'konsensus'u korumak iin. Lonergan mkemmel bir kukla idi. Petroni de bu deersiz yarat bu yzden korumutu zaten. Krk yl nce daho'daki o irret kadn, kk ocuklar taciz eden papazn yaptklarn telafi etmek iin Vatikan'n yapt cmert teklifi reddetmiti. Blge diyakozu bu meseleyi halletmekte beceriksiz kalm ve bu beceriksizlik Kutsal Kilise'yi ciddi ciddi tehdit eder 291 hale gelmiti. Bu yzden ii Vatikan ele alm ve henz ok gen olan Piskopos Petroni hasar tespit ve Kutsal Kili-se'nin imajn korumakla grevlendirilmiti. ou kii papazn atlmasn ve ailelerden itenlikle zr dilenmesini teklif etmiti. "Benim korkum bunun bakalarn da cesaretlendirmesi. nne gelen Kutsal Kilise'ye kar byle korkun sulamalarla gelirse ne olacak? " demiti Petroni. O zamanki Babakan Kardinal, iddialara konu olan papazn Ro-ma'ya arlmasna karar verdi. Petroni, papazla yz yze konuacakt. ktidarn ilk kez bir insan zerinde kullanyordu, ileride bundan pimanlk duyacakt. "Ortadou'ya gnderileceksiniz," dedi Petroni kuru bir sesle. "Mar'Oth kynde pek bilinmeyen bir kiliseye. Bu talihsiz olay unutulmaya yz tutunca, Kuds'teki L'Eco-le Biblique'de arkeoloji zerine doktora yaparsnz. Eer baarl olursanz, size yapacanz ii bildiririz. Karlatnz bu sulamann ilk kez olmad

gzmden kam deil. Gemiinizin daha fazla insan tarafndan bilinmesi, kafamda sizin iin dndm ie zarar verebilir, Kutsal Kilise'ye verebileceiniz zarar ise asla kabul edilemez. Sizi bu tr sulamalara kar korumak iin yeni bir kimlik vereceiz. Gerekli belgeler bu zarfn iinde." Papaz bu ekilde sorgulanm ve Filistin'de Bat eria'da kk bir kiliseye srlmt. u anda Vatikan'n elinde niyetine ve amacna uygun, yepyeni ve tertemiz bir papaz vard... Peder Derek Lonergan. Eer doktorasn baar ile verirse, Petroni onu l Deniz Parmenleri ile Omega Parmeni'ni kontrol etme stratejisinin bir paras olarak kullanacakt. Medya, olayla ilgili hibir yorum ve iz bulamaynca iin peini brakmt. Petroni de byle yapacaklarn tahmin ediyordu zaten. Olayn ortaya kmasn salayabilcek dos292 ya Petroni'nin kasasnda kilitliydi. Strateji gayet gzel ilemi ve Kardinaller Meclisi durumun farkna bile varmamt. Gen Piskopos Petroni'nin, Vatikan'n l Deniz Parmenleri ile ilgili olarak karlarn korumak zere Pontif-lik ncil Komisyonu'na atanmas derhal kabul edilmiti. Lonergan iki yl sonra doktorasn tamamlam ve L'Ecole Biblique ile Vatikan temsilcisi olarak Rockefeller Mzesi'ne atanmt. Peki ama Lonergan'in en sevdii barda neler olup bittiini biliyor muydu ki? Petroni kaygyla dnd. Plan yava yava dalmaya balamt artk. 293 31 Kuds Yz yllk pembe ta demeleri ve alak kemerleriyle, American Colony Hotel'in bar 'Kiler,' Derek Lonergan'n sk sk urad yerlerden biriydi. Bir saat kadar nce, Kuds' ziyaret eden bir grup grltc gazeteci ile birlikteydi. Ama imdi tek bana oturmu iiyordu. "Biri sizin l Deniz Parmenleri'nden sz ettiinizi duymu Monsignor Lonergan. Size bunu vermemi syledi," dedi Abdullah alak sesle. Ufak tefek Arap barmen, ona katlanm bir kt paras uzatt. Derek Lonergan, i-pil gzlerini ksarak eline tututurulan pis kt parasn-daki eci bc el yazsna bakt. Bu gece saat 23.00'da am Kaps nn dnda bulualm. Bamda krmz bir fes olacak. Bende sizin ve Vatikan'n istedii bir ey var. Derek Lonergan, kdn arkasn evirdi ama botu. "Sana kim verdi bunu?" dedi aznn iinde geveleyerek. Abdullah omuzlarn silkti. "Affedersiniz efendim, bunu size syleyemem. Bana bu mesaj size ulatrmamn ok nemli olduunu syledi." 294

Lonergan burnunu grltyle ekti ve saatine bakt. Bulumaya on be dakika vard daha. Bylesine esrarengiz bir bulumaya gitmek iin aylmaya alsa daha iyi olurdu belki, ama bardanda kalan ikiyi bana dikti ve Kiler Bar'dan karak gecenin karanlna dald. am Kaps, Eski Kuds'n giriinde am'a giden eski yolun banda, yryerek birka dakika tedeydi. Lonergan kapya vardnda ortalk ok sessizdi. Etrafta sadece birka kii vard. Soluk fesli ufak tefek Trk, eski ehrin surlarnn arasnda belirdiinde saat on biri on geiyordu. "Monsignor Lonergan?" diye sordu, kmr gibi gzlerindeki delici baklarla. "Ge kaldnz," diye cevaplad Lonergan sert bir sesle. "Yalnz msnz?" "Bakn, siz her kimseniz..." "Size bir soru sordum Monsignor Lonergan," dedi Trk, Lonergan'n sylediklerini duymazlktan gelerek. "Eer elimdeki eyi grmek istiyorsanz, soruma cevap vermelisiniz. Aksi halde, Vatikan iin byk bir kayp olacak, bu da Kardinal Petroni iin byk bir utan olurdu herhalde." Petroni'nin ad geer gemez, Lonergan ayld. "Evet," dedi ban sallayarak. "Beni takip edin ltfen." Trk, Eski Kuds'n ta surlarndan ieri girip kayboldu. Lonergan, darack sokaklarda onun peinden giderken, soluk krmz fesi gzden kaybetmemeye alyordu. Hristiyan mahallesine vardklarnda, Trk, dar ta bir kemerden geerek, eski ar bir kapy iterek at ve Lonergan'a kendisini izlemesini iaret etti. Hayatta kolunu kaldrmaktan baka hibir fiziksel eylem yapmamay semi olan Lonergan, dar ta merdivenler295

den nefes nefese kt, kck bir mutfaktan geerek, kk bir oturma odasna girdi. "Buna mecbur muyduk?" diye szland, kendini ar tahta bir iskemleye brakrken. "Elimdekini grdnz zaman Monsignor Lonergan, peimize yetkilileri takmamak iin gsterdiim abann ok akllca olduunu siz de anlayacaksnz." Trk, yerdeki kilimlerden birini itip, demedeki tahtay kaldrd. Demedeki bolukta, zeytin aacndan uzun bir kutu duruyordu. Kutudan, solmu ve kirlenmi sar bir beze sarlm bir rulo kard ve odann ortasnda duran eski psk ar tahta srann stne koydu. Derek Lonergan gzlerini krptrd, kafas almaya balamt. Bu kirli sar bezi daha nce de grmt, Roc-kefeller'e getirilen l Deniz Parmenleri'nin bazlar da byle bir beze sarlmt. "Nedir bu byle?" diye sordu oturduu sandalyeden eilerek, sesi heyecanla kslmt. "Bir l Deniz Parmeni" diye cevap verdi Trk, kaytsz bir sesle. "Nereden buldun bunu?" diye sordu Lonergan. "A bir greyim." Lonergan'n iki bin yllk paha biilmez tarihi eseri an izleyen Trk, soruyu duymazlktan geldi. Lonergan'n eline, babasndan kalma gm sapl byteci tututurdu. Lonergan, solmu parmeni, kalbi skarak uzun bir sre inceledi. Parmen Koineceydi. Lonergan bunun ne demek olduunu derhal anlamt. l Deniz Parmenle-ri'nden sadece bir tanesi o gn kullanlan Greke ile yazlmt. Eski yazy tekrar tekrar okuyarak tercme etti kafasnn iinde. Bu ufak tefek Trk'n burada ne yazl olduunu anlamasna imkn yok diye dnd, titreyen ellerini 296 gizlemek iin ceplerine soktu. Magdelene Says, Esseniler, hayatn kkeninin ne olduunu yazmlard, ayrca da uygarln yeni bir inancn ellerinde son bulacan sylyorlard. Sanki elinde bir bomba tutuyordu. Trk, ifadesiz bir yzle bakyordu, ama Monsignor Lo-nergan'n tepkisi gznden kamamt. Lonergan'n yznde beliren aknlk dolu ifadeyi grebiliyordu. "Sen bunu nerede buldun?" diye sordu Derek Loner-gan tekrar. "Denizin ok alak olduu ve iinde hibir canlnn yaamad bir yerden geliyor," diye cevaplad Trk. "Ama bu parmenin iindekiler dnldnde, nerede bulunduunun hibir nemi olmasa gerek, Monsignor Loner-gan. Allahtan Katolik Kilisesi iin satlk." "Ne kadar?" diye hemen sordu Lonergan, biraz fazla abuk sormutu. Trk, potansiyel mterisinin sesindeki hevesi kar-mamt. "Elli milyon dolar" diye cevaplad. "Bu ok sama" diye kkrdad Lonergan. "Sz konusu bile deil. Basit bir belge sadece. Bir milyon dolar veririz, bir sent fazlas olmaz," diye ekledi kibirli bir sesle, basit bir tccar tarafndan keye sktrlacak deildi herhalde. Lonergan, Trk'n evresinde, byle bir belgeyi okuyacak kimse olmadna karar vermiti. "Ayrca, eski eser satyorsun ki bu yasa d bir ey." "Nasl isterseniz Monsignor Lonergan." Trk terbiyeli bir glmseme ile cevap verdi. Lonergan'n cahillii ve ikin egosu ona gln gelmiti. Trk'n babas, Omega Parmeni'nin kopyasn 1978 ylnda satmt ve Kilise gzn bile krpmadan on milyon dolar demiti. Herhalde bu ikonun bundan haberi yoktu. "Sizi rahatsz ettiim iin zr dilerim." 297 "Bir milyon dolar iyi para," diye belirtti Lonergan kzgn bir sesle. "Siz de ben de, bu parmenin Katolik Kilisesi iin elli milyon dolardan ok daha deerli olduunu biliyoruz, ama ben bu fiyata teki kutuyu da dahil ediyorum." "Onda ne var?" Lonergan'n gzleri iyice kslmt. "Size daha nce syleseydim keke," dedi Trk. Eer Lonergan teklifi hemen kabul etseydi, kesinlikle sylemeyecekti oysa. "Gster bakalm," dedi Lonergan. Zeytin aacndan koca kutuyu, demedeki boluktan birlikte kardlar. Trk, kutunun stndeki ar pirin asma kilidi at. Derek Lonergan'n gzleri byd. Kutunun ii yzlerce para ile doluydu. Bir tanesini eline ald ve bytele bakarak dikkatle inceledi. "Muhtemelen Isiah'dan bir para," dedi sonunda. "Bak, ok ilgin ama deeri bu kadar deil." Eline bir para daha ald. Bu para Byk Isaiah ve Omega Parmen-leri'nin aksine, eski Greke ile yazlmt. Gnostik Gos-pel'inin bir kutunun iinde bulunmas ilgin diye dnd, karaborsaya dm olmas da yle. "Beinci gospel, Thomas Gospel'i," diye aklad Lonergan. "Grdm kadaryla eski dillere yakinen vakfsnz Monsignor Lonergan." Lonergan grltyle burnunu ekti. "Bunun da bir deeri yok. Bir kopyas Nag Hammadi'de bulundu, aratrma yapmak isteyen herkes iin tercmesi mevcut zaten." "Eh, belki bunu daha ilgin bulursunuz o zaman, Monsignor Lonergan." Trk, kutunun dibindeki effaf torbaya uzand. Torbann iinde para bulunuyordu. Par-

298 alar masann zerine yayar yaymaz, Lonergan'n nabz yine ykseldi ve eski Koineceden tercme etmeye balad... "Omega'nn yolunda..." Bu kez aknln gizlemek iin hibir ey yapmad. parada da daha nce tercme ettii para ile ayn kelimeler bulunuyordu. Byk Omega Parmeni'nin bir baka kopyasyd bu. "Grdnz m Monsignor Lonergan, bu kutunun iinde paralar arasnda az nce almay reddettiiniz parann bir kopyas olduunu bou bouna dnmyorum ben. Az nce isabetle belirttiiniz gibi, Isiah Parmeni'nin tamam da var gibi grnyor. Esseniler gayet dzenli insanlard, Monsignor Lonergan. Bu kadar deerli eserlerin kopyasn karm olmalarna hi amamak lazm. Ayrca sanrm Thomas'n Gnostik Gospel'inin tamam da var. Bu kutu da yapacamz alverie dahil." Derek Lonergan sakin olmak iin bir aba daha sarfet-ti. "Nereden geldi bunlar?" diye sordu tekrar. "Sylediim gibi Monsignor, bunun hi nemi yok." Trk'n bu kutuyu babasnn lmnden sonra, Beytlha-yim'deki dkknda, demenin altnda bulmu olduunu sylemeye hi niyeti yoktu. "Ne yazk ki, parmenler benim elime geene kadar, ikinci kopya iyice dalm ve yine ne yazk ki, paralar dier parmenlerle karm. Bedeviler, eski parmenleri nasl tayacaklarn pek bilmiyorlar ama byle eylerin gayet deerli olduunun farkndalar, tpk benim gibi," diye ekledi vurgulayarak. "Elli milyon dolar sz konusu bile deil," diye tekrarlad Lonergan. "Gerek olsalar bile, bu belgeler zaten herkes tarafndan biliniyor. Byk tsaiah Parmeni, Kitap Tapna'nda, buradaki parmenlerin hemen hemen hepsi de zaten Roc299 kefeller Mzesi'nde isteyen aratrmacya alyor," diye yalan syledi. "Olabilir Monsignor Lonergan, olabilir. Parmenler zerine yaplan aratrmalar ok verimli olmasa bile, akademik dnya, sizin de dediiniz gibi retkenlik adna salanm byle geni bir imkn deerlendirecektir tabii ki. Neyse, sizi rahatsz ettiim iin tekrar ok zr dilerim, ama byle bir eyi nce Katolik Kilisesi'ne sunmak lazm diye dnmtm. Tabii ki mutlaka baka alclar kar," dedi, naylon torbay bantlayarak kutuya koyarken. "Tpk Tho-mas, Philip ve Maria Magdelena'nn beinci, altnc, yedinci Gospelleri gibi sekizinci Gospel'i de bulacaklar bir gn... Omega Parmeni en ilginci ama." Omega Parmeni'nin ad geer gemez Lonergan sesli bir ekilde iini ekti. "Bu konuda ne biliyorsun ki?" diye sordu fkeli bir sesle. "Bu belgelerin deerini bilmediimizi sanmakla hata edersiniz," diye cevap verdi Trk, sessiz ve mtevaz davran birden deimiti. Eski eserlerin karanlk dnyasnda i yapmaya ok alknd o, bu dnya, bir sr ego manyakla doluydu, geri hibiri Monsignor Derek Lonergan kadar alml ya da deiken deildi. "Bu belgeler arasnda hibir ey Omega Parmeni kadar deerli deil ya da baka bir deyile Hristiyan inanc asndan tehlike tamyor..." Trk, szlerinin etkisini vurgulamak istercesine sustu. Lonergan hzl bir ekilde dnyordu. Elli milyon dolar ok byk bir parayd, ama Kardinal Petroni'nin bu paray gzn krpmadan deyeceini ok iyi biliyordu. Omega Parmeni'nin kalan iki kopyas ortaya kmt ite, Vatikan Bankas, bunlar halkn gznden gizlemek iin ne kadar gerekirse vermeye hazrd. i dudaklarn yalarken, birden Petroni'nin ikinci kutuyu bilmesine hi gerek 300 olmad aklna geldi. Bu kutunun iindekiler, dosyasnn ortaya kmasn ebediyen engelleyecek, stne de ciddi bir miktarda para kazandracak kadar deerliydi. Daha da nemlisi, Roma'daki o ahman elinden kurtulma frsatn salayacakt. Belki de hem Petroni'nin hem de Vatikan'n elinden ektii ilenin intikamn alma ansn da ele geirmi oluyordu. "Bu konuyu Vatikan'a danmam lazm," dedi sonunda, parann miktar ile ilgili tartma birden bitmiti. "Gerek olduklarnn teyit edilmesi lazm yalnz." "Elbette," diye cevap verdi Trk. Bu istein geleceini ngrmt, Lonergan'n eline eski psk deri bir poet verdi. "Bunun iinde her parmenden alnm bo parmen rnekleri var. Hi kukusuz karbon tarihlemesi yaptrmak isteyeceksinizdir." "Seninle nasl temas edeceim tekrar?" "Etmeyeceksiniz. Bu kutular baka bir yerde emniyete alacam zaten," dedi Trk. "Ben sizinle bir ay iinde temasa geerim." Derek Lonergan am kapsna doru yrrken saatine bakt ve acaba Kiler Bar hl ak mdr diye geirdi iinden. Saat sabahn birini gemiti. Herhalde ak deildir diye dnd. Petroni'ye ifreli bir mektup yazp Vatikan'a diplomatik anta ile gndermeliydi. Piskopos O'Hara bir iki soru soracakt tabii, ama s.ktirsindi, Petroni'nin elli papeli duyunca ne hale geleceini dnmeye bile gerek yoktu, ama o da s.ktirsin diye dnd. Hepsi s.ktirsin. Bir baka kmaz sokaa doru yol alrken, tekrar hepsini lanetledi. 301

32 Tel-Aviv ngiliz Havayollar'na ait Boeing 747 uann ini takmlar grltyle ald ve yerine yerleti. Allegra yzn heyecanla cama dayam, srail'i ilk grecei an bekliyordu. Kutsal Topraklar. Tricario'daki manastrda iken buras ile ok fazla ey okumutu, ite sonunda gzleriyle grecekti. Annesi her ayrnty bilmek istiyordu, bu ayrntlar onun ncelikle La Signora Bagarella ile La Signora Farini'ye sonra da Tricario'nun parke tal sokaklarndaki herkese kar bir stnlk kazanmasn salayacakt. Babas daha az ayrnt istiyordu ama, Tricario'nun tek barnda Allegra'nn yapt her eyi ve salad her baary gn gnne anlatyordu. Koca uak, yavaa alalmaya balad. Allegra'nn Kutsal Topraklarla ilgili ilk izlenimleri hi de ho deildi. Akdeniz'in dalgalar, kirli sahile vuruyor, akam st gnei duruma hibir zellik katmyordu. Uzaktan TelAviv grnyordu. ehir de grkemden uzakt... Hibir zellii olmayan binalar birbirinin stne binmiti sanki, yksek oteller plaja tepeden bakyordu. Modern srail'in sadece 302 Yahudilerin yaad ilk kenti, 1908'de Eski Yafa limannn bir d mahallesi olarak kurulmutu ilk. Eski Yafa, tarih boyunca Kuds'e gelen haclarn kulland yollardan biri olduu iin, tarihin en eski yerleimlerinden biriydi. Ancak imdi her ey deimi, Eski Yafa, Tel-Aviv metropolnn bir mahallesi haline gelmiti. Kaptan motora biraz daha gaz verdi, drt adet Rolls-Royce RB211 motorun trbo fanlar kkredi, tekrar sessizlik olduunda 400 tonluk uak inie gemiti bile. Hostes eline mikrofonu ald ve her zamanki ini anonsunu yapt... "Birazdan Tel Aviv'e inmi olacaz..." Allegra, pencereden bakmaya devam ediyordu, ehri evreleyen krsal alan da en az sahil kadar sradand. Ancak srailliler iin buras baka bir zellik tayordu. Buras Eretz srail'di, brahim'in, Musa'nn ve yirmi srailli kabilenin vatanyd. Eski Ahit'te hibir ey, Yahweh bile bu kadar deerli deildi. Saatler sren ini, pasaport, bavul bekleme gibi ilemlerden sonra Allegra sonunda gmre ulamay baard. "Bavulu an." Makineli tfek her ne kadar gen gmrk memurunun yakkllna glge vuruyorsa da, gzleriyle mkemmel bir uyum iindeydi. eliksi ve kukulu. "srail'e ilk geliiniz mi?" ngilizcesi hafif bir Yahudi aksanna ramen gayet iyiydi. "Evet," diye cevap verdi Allegra bavulu aarken. " iin mi geldiniz yoksa gezmek iin mi?" Gen gmrk memuru, Allegra'nn bavulunu kaba bir ekilde kartrrken sordu. "Buraya brani niversitesi'nden kazandm burs nedeniyle geldim." Gmrk memuru ban kaldrp ona bakt ve bavulu hzla kapatt. "srail'e ho geldiniz," dedi ksaca ve Allegra'ya el sal303 lad. Allegra bavullarn ykledii arabay iterek, gelen yolcular salonuna kt. Ben Gurion Havaalan her zamanki gibi ok kalabalkt, branice ve ingilizce anonslar durmak bilmiyordu. Allegra, kendisine ksaca tarif ettikleri Dr. Da-vid Kaufmann'a benzeyen birini bulmak iin kalabal tarad. 1.90'n stnde boylu, esmer, siyah kvrck sal, mavi gzl, iri yapl biriydi arad. Ancak, kvrck sa dnda ayrt edici hibir ey bilmediini gryordu imdi. Roma Kardinal Petroni, yeni grevine atandktan hemen sonra, zaman zaman gizli iliki kurmak isteyebilecei kiilerle arasndaki direkt telefon hatlarnn balanmasna bizzat nezaret etmiti. Eer Lonergan'n ona syledikleri doruysa, yani Omega Parmeni'nin ikinci kopyasnn satn alnmas gndemdeyse, bu byk bir gizlilik iinde yaplmalyd. Petroni nce zel ifresini, ardndan israil'in lke kodunu ve ardndan da Lonergan'n Kuds'teki zel numarasn evirdi. Derek Lonergan, telefon alnca yerinden srad, masasnn stndeki kt ynlarnn arasndan telefonu buldu. Krmz telefonu atn fark etmeden "Lonergan" diye cevap verdi sert bir sesle. "Gnaydn Monsignor. Ben Babakan Kardinal." "Hametlim." Lonergan hemen dikleti ve sonra ne yaptn fark ederek rahatsz oldu. "Mektubumu aldnz m?" diye sordu, ban tutarak. Petroni'nin sesi sakindi. "Gvenlie aln ltfen." "Peki Hamedim." Sen bilirsin, diye dnd telefonu gvenli duruma alan plastik dmeye basarken. "Omega Parmeni'nin varln ka kii biliyor Monsignor?" diye sordu Petroni. 304

"Bulan Bedevilerin dnda, ki onlarn zaten yazlar tercme etmesi mmkn deil, sadece eski eser satcs biliyor," diye cevap verdi Lonergan. "Bence zaten bu yzden meselenin resmi makamlarn kulana gitmesini istemez, bense tabii ki, hi kimseye sylemedim." "Byle kalsn. Fiyat konusunda manevra ansmz ne kadar?" "ok sert oynuyor Hametlim. Ona bir milyon dolar nerdim ama oral bile olmad. Zaten bundan sonra Ome-ga Parmeni konusunu at ve baka alclar da bulabileceini syledi." "Gvenli hatta konuuyoruz Monsignor, ama benimkileri olmasa bile, sizin konumalarnz duyan olabilir. Sylediklerinize dikkat edin." "Tabii ki Hametlim." Yine sen bilirsin, diye geirdi iinden iyice kararm bir ruhla. Kardinal Petroni tekrar konuana kadar hi sesini kartmad. "Riski gze alamayz. Ona istedii fiyat vereceimizi syle. Paray isvire'den alacak, gidi masraflarn biz deriz, ancak paray aldktan sonra asla bize dert olmamas gerekiyor bir daha. Monsignor Thomas onunla Zrih'te buluacak ve alveri bankada gerekleecek. Satn aldmz eyin gerekliini teyit etmek zere bu bulumada siz de hazr bulunacaksnz. Ayrntlar, size yarn gelecek diplomatik kuryeden kacak mhrl mektupta bildirilmi olacak. yice anlald m?" "Gayet iyi anladm Hametlim." "Gzel, dikkatinizi gerektiren bir konu daha var. rendiime gre Dr. Allegra Bassetti ve srailli bir bilim adam olan Dr. David Kaufmann, brani niversitesi'nden aratrma bursu kazanmlar." "Evet Hametlim," Derek Lonergan, Londra Filarmo305 ni Orkestras'nn vurmal alglarnn kafasnn iinden baka bir yerde prova yapmasn yelerdi. "Ne yazk ki, Yahudilerin elindeki parmenlere ulamalarn engellememiz mmkn deil. brani niversitesi, Rockefeller'da senin elinde bulunan parmeni incelemek iin izin istedi. Bu hibir ekilde gereklemeyecek, ancak yine de sen onlarla i birlii yapmak iin canla bala urayormu gibi davranacaksn. Eer ok gerekirse, onlara orada almalar iin yer a, ama bunu olabildii kadar ok geciktir." "Peki, Hametlim. Geri Profesr Kaufmann Eski Eserler Bakanl kanal ile ok bask yapyor ama." Hattn teki ucunda bir sessizlik oldu. Bu ok yanl bir i olmutu. "Ne kadar bask yaparsa yapsn," dedi Petroni buz gibi bir sesle. "Pontiflik incil Komisyonu'nun bir yesi olarak sizin greviniz, Tanrnn kelamnn yanllarla glgelenmesini engellemektir, ayrca Kutsal Kilise'yi her trl eletiriden korumanz gerekir. Hazr sizi telefonda bulmuken, Profesr Kaufmann'in geen ayki Eski ncil Eserleri dergisine yazd l Deniz Parmenleri'nin ifresi hakkndaki makaleden de hi memnun kalmadm belirteyim. Size hatrlatmama gerek var m bilmiyorum ama Monsignor, eer bu parmenler ortala dklrse, dosyanzn ierii, sizin hayatnz hi kolaylatrmayacaktr. Sizi bir kez korumay baarabildim, ama ayn eyi tekrar yapamayabilirim." "Elbette Hametlim, elbette." Monsignor Lonergan da dierleri gibi hizmette kusur etmemeliydi. Hat sustu. "Kna girsin!" diye bard oktan susmu ahizeye doru, sonra telefonu masann stnden ald ve kar duvardaki dolaba doru frlatt. Titreyen parmaklar ile kk anahtar zorlukla kilide soktu ve hl titreyen elleri ile 306 ienin kapan at. Pencereye doru yrd, baheye bakt ve barda bana diktikten sonra bir tane daha doldurdu. Eskiden Arap bakenti olan Dou Kuds'te yer alan bu baheler, bakasna bir vaha gibi grnrd belki. Dou Kuds, 1967'deki Alt Gn savalarndan beri srail igali altndayd. am, selvi ve palmiye aalarnn glgeledii bahe huzur vericiydi. Tahta itleri krmz l iekleri sarm, kumtandan basamaklar, ta banklarn bulunduu kare eklinde kk alanlara iniyordu. Bahenin kapsnn az tesinde, eski ta duvarlarn te yannda, Eski Kuds, asrlardr olduu gibi ayn grlt ve ayn kokular ile uzanyordu. Ama Kuds'teki papalk srlarnn bekisi olan Monsignor Derek Lonergan iin, buras sadece bir hapishane idi. "Senin bilmediin ey u g.tlek, elli milyona Omega'nn sadece tek kopyasn alacaksn. teki kopya ise Thomas ve Isaiah ile birlikte benim olacak," diye sylendi kendi kendine. O solgun fesli ufak tefek Trk antikacy, Zrih'e gittiklerinde ikinci kutudan sz etmemesi iin ikna edebileceine emindi. Elli milyonluk sat ayarlad iin onun komisyonu olacakt bu. Trkler byle konularda gayet anlayl olurlar diye dnd keyifle viski iesini bitirirken. Bo ieyi, dolabn altnda duran p kutusuna frlatt. Tel-Aviv "Dr. Allegra Bassetti mi?" Allegra dnd ve David Kaufmann' karsnda buldu. "Merhaba, ben David Kaufmann. israil'e ho geldiniz," dedi kocaman bir glmseme ile. 307

"Merhaba, teekkr ederim," diye cevap verdi elini uzatrken. David, elini kuvvede ve gvenle skt. Bu uzun boylu, yank tenli ve atletik grnml srailli, Allegra'nn bekledii gibi kmamt. David ok yakkl bir adamd, sa yanandaki yara izi, bu yakkll vurguluyordu sadece. Allegra onun krkl yalarn ortalarnda olduunu tahmin etti. Greke ve Aramice uzman bir arkeoloji doktorunun biraz daha hmbl ve yal olmasn beklerdi aslnda. Eer onun ellili yalarnn sonuna yaklam olduunu bilseydi, daha da aracakt. Profesr Gamberini'nin onun bekr olduunu syledii geldi birden aklna. "Anladm kadaryla, Italyancann yan sra branice ve ngilizce de biliyormusunuz," dedi bavullarn alrken. "Teekkr ederim, ama branicem at pat. Beni karladnz iin teekkr ederim. Burada olduuma inanamyorum zaten," dedi. "Ksa bir sre sonra inanrsnz. Onslow fazla uzakta deil." "ofrnz m?" "Arabam. Yakn arkadam olan ngiliz askeri ataesi Londra'ya dnerken bana brakt da. Saygdeer Onslow Harrington-Smythe. Arabaya tam unvan ile hitap edemiyoruz, Onslow deyip geiyoruz." "Arkadanz ne kadar cmertmi." "Onslow'u grmeden yorum yapmayn." Allegra yakkl aratrma ortan otoparka doru neeyle izledi. Onslow, yanna elle 'brani niversitesi' yazlm krk dkk bir Land Rover'd. "Kirli biraz, kusura bakmayn," dedi David kapy aarken, solmu yeil vinil koltua atlad. Koltuklar Eriha'nn ve teki kutsal ehirlerin tozuyla kaplanmt. David, kapy kapatabilmek iin iki kere ekmek zo308 runda kald. Mara bastnda Onslow'un motoru tereddtle guruldad, derken kara bir duman kararak ksre tksra alt. "Tabii eer doruca Tel-Aviv'e gitmek istemiyorsanz," dedi David, motorun sesini bastrmak iin sesini ykselterek "ki kimseye anlatacak bir ey bulamazsnz burada, doruca Kuds'e gidelim derim. En sevdiim barlardan birinde size bir ho geldin ikisi smarlarm, sonra da yerinize yerleirsiniz." Allegra, "Tel-Aviv'e baka bir gn giderim," diye cevap verdi bararak. "Eksozun susturucusu dm herhalde," diye aklad David. "Bir gn gider grrsnz," David, Land Rover'i otoparktan kard ve otoyola kt. Allegra trafik levhasnda 'Kuds' yazdn grnce heyecanland. Bu arada David sert bir fren yapt, Araplarla dolu bir minibse arpmaktan son anda kurtuldular. Land Rover'in kornas alyor olsayd bile, basmayacakt besbelli. David Kaufmann kolay kolay sinirlenen biri deildi. "ite karnzda dnyann en kt ofrleri. Bizler ve Araplar." "Herhalde siz italya'da hi araba kullanmamsnz," diye cevap verdi. "Kuds ok uzak m?" "Elli kilometre tede. Ama Scopus Da'ndaki niversite kampusu bir iki kilometre daha uzakta. Bugn sizin ilk gnnz olduu iin, trafii gze alacaz ve Eski Kuds'ten geen daha gzel manzaral yoldan gideceiz. Yarn sabah Rockefeller'da toplantmz var. Sizi uyarmam lazm, burslarla ilgili epey bir anlamazlk sz konusu, bizi grmek pek holarna gitmeyecektir." "Bunun Omega Parmeni ile bir ilgisi olabilir mi acaba?" diye sordu Allegra, David'in ne kadar bildiine karar vermek istiyordu. 309 "Siz bu parmeni biliyor musunuz?" diye sordu, yan gzle Allegra'ya bakarak. "Biraz," diye cevap verdi esrarengiz bir edayla, "italyan basnnda bu parmen ile zaman zaman eitli speklasyonlar yaplr." "Bir ilgisi olabilir tabii ki, Rockefeller'da parmenin bir kopyas olduu hibir zaman kandanamad, ama ellerindeki parmen paralaryla ilgisi olabilir, izin konusunda ok seici davranyorlar. Sanki bu parmenlerde ok zararl bir ey varm gibi gelmeye balad bana, yoksa yllar nce incelemeye aarlard." "Sizce gerekten var m, Omega Parmeni yani?" diye sordu Allegra, daha fazla bilgi almak amacyla. "Babam varlndan emin," diye cevap verdi David. "Ben ok emin deilim aslnda, ama sanki hep arkeolojik bir kazdaym gibi insann aklnn bir kesinde kalyor. Peki ya siz inanyor musunuz?" "Bence babanz hakl olabilir, ancak, parmeni ortaya kartmaya niyetlenen herkesin bana garip eyler geldi. Profesr Roselli'ye ne olduunu duymu muydunuz?" David ban sallad. "ok zc bir olay. Yossi ile dzenli olarak mektuplarlard. Kimin yaptn bulamadlar deil mi? "

Allegra olumsuz anlamda ban sallad. "Dosya kapanmad, ama soruturma oktan rafa kalkt tabii. Babanz hl ifreyi zmeye alyor mu?" "l Deniz Parmenleri ile ilgili makalesini okudunuz mu?" "italya'da haber oldu o makale." "Yazdklarn dnnce, hi amam buna. Yarn onunla tanacaksnz. Rockefeller'daki toplantdan sonra Eski ehir'de yry yaparz birlikte ve saat yedi buuk 310 civarnda da eer isterseniz Kitap Mabedi'ne gideriz. Profesr, bir grup Amerikal kongre yesine l Deniz Parmenleri ile ilgili bilgi verecek." "Profesr m?" "Babam yani, sevgi szc yerine kullanrm unvann. Bizim mzedeki toplantmz saat buukta, demek ki sizi saat ikiyi eyrek gee gibi alrm. Filistinlilerin herhangi bir gsteri yapmas halinde ge kalmamak iin nlem," David'in szleri sadece bir jest deildi "Byle bir sorun mu var?" "Ortalk birka aydr ok sakin. Ama buras srail, hi belli olmaz. Siz de alrsnz. Halkn byk ounluu orduda yedektir, bylece korunmas gereken bir vatanmz olduunu srekli hatrlamak durumunda kalrz." "Siz de orduda msnz?" "Ordudaydm. Aslnda herkes savunma gcnde grev yapar, hamile ya da anne deilseniz tabii. Herhalde sizin iin sorun yoktur," diye ekledi glerek. "Her ikisi de yok bende," Allegra bu ilgin srailli'ye cevap verirken buldu kendini. Hayat pek ciddiye almad her halinden belli bu adamn varl onu rahatlatmt. "Ne kadar askerlik yapyorsunuz?" " yl silahaltnda kalrsnz, sonra otuz dokuz yanza gelene kadar yedek birliklerde kalrsnz. Sava kt zaman btn lke seferber olur. Otobsler ve taksiler birlikleri tar, zel uaklarla tekneler hemen hava kuvvetleriyle donanmaya katlr, inaatlarda kullanlan buldozerler vinler, istihkm birliklerine verilir. Bir gece iinde bir milyon kiiyi sava alanna srebiliriz yani. Ama 1973'de bu bile yetmiyordu neredeyse. "Siz o zaman katlm mydnz?" David ban evet anlamnda sallad. "Herkes katlr zaten. 67 olaylarnda da yer almtm ben." 311 Allegra kendi kendine glmsedi. David Kaufmann' silahl kuvvetlerin disiplinli yaps iinde dnmek olduka zordu. "Peki ya babanz?" "Onun benden ok daha sekin bir askeri kariyeri vardr. Ordunun en gen generallerinden biriydi, ho herkesin hayran olduu biri deildi ama. Farkl bir bak as vardr, ben de onunla ayn grteyim. Araplarla savamak bu sorunu asla zmeyecek, fakat gerek Yksek Komuta gerekse politikaclar, bir generalin daha sert bir bak asna sahip olmas gerektiini dnyorlar. Vatikan'n da pek houna gitmiyor onun grleri zaten." "Evet, babanzn l Deniz Parmenleri ile ilgili makalesini grdkten sonra, Kardinaller Kulb'nn neden memnun olmadn anlamak zor deil." "stelik biraz yumuatt halde. Hele u Babakan, neydi ad. Petroli mi?" "Petroni," dedi Allegra, bu ismi hatrlamak bile rper-mesine neden olmutu. "ite o adam," dedi David, arkasnda kaln siyah bir duman brakarak bir otobs geti. O ana kadar dmdz bir yolda ilerlemiler, srlm tarlalar ve ky eridindeki bereketli krmz topraklar gemilerdi, ancak artk Yahudi dalarnn kayalk eteklerine varmlard. "Sanrm apopleksiyi glendirmek istiyor. zr dilerim, siz de Katoliksiniz deil mi?" "zlmeyin vazgetim artk, oktan hem de," diye cevap verdi Allegra, u an manastrdaki hayatn anlatmak iin uygun bir zaman deildi. "Ya siz?" "Yasal olarak Yahudi'yim." "Yasal olarak m? " "Yahudi olmak biraz karmak bir eydir. Eer anneniz 312 Yahudi ise ya da Musevi dinini kabul etmiseniz, Yahudi yasalarna gre, nerede domu olursanz olun Yahudi kabul edilirsiniz. Bir tr dnya vatandal gibi bir eydir bu. Ama eer Ortodoks Yahudilerin dini inanlarn paylap paylamadm soruyorsanz, cevabm hayr. Galiba ben pek dindar biri deilim. Babam son derece gl bir inanca sahip, bunun nasl mmkn olduunu sadece Allah biliyor. Annem de o da, ailelerini soykrm srasnda kaybetmiler. Annem gayet normaldir ama!" "Vatikan hakknda epeyce bilginiz var ama," dedi Al-legra, David'in az nce yapt yorumlar onu artmt.

"Babam buradaki piskoposla ok iyi dosttur. O'Hara adnda bir rlandaldr kendisi, ho o da pek dindar birine benzemiyor zaten. ok ho adamdr. Onunla da tanrsnz yaknda." Tepeye trmanp Kuds'n d mahallelerine vardklarnda, Allegra hl burada olduuna inanamyordu. "Eski Kuds'n tarihi drt bin yl ncesine kadar gidiyor," diye aklad David, Allegra'nn 'vazgetim' demekle neyi kastettiini tam olarak anlayamamt. "Kral Davut, buray isa'dan bin yl kadar nce Yahudilerin bakenti olarak ilan etmi, tabii Filistinlileri yenip onlarn ellerinden aldktan sonra." Allegra glmsedi. David Kaufmann'n bu saygsz slubunun onu ok elendireceini anlamt. "Daha sonra olu Sleyman ilk tapna ina ettirmi. Bu dnem drt yz yl kadar srm, sonra bizim Babilli-ler gelip sa'dan nce 586 yl civarnda her eyin canna okumular. Nehemya krk yl sonra ikinci tapna yaptrm," David, sar bir Filistin taksisini sollad. "sa'dan nce 332 ylnda Byk skender ehri yine yerle bir etmi. Ro313 mallar gelip de sa'dan sonra 70 ylnda kendilerine yarar bir ekilde yerle bir edinceye kadar ikinci tapnak ayakta kalm. Mehur Bat Duvar, tapnaktan geriye kalan sadece bu ite." Eski Yafa yolunun sonundaki Zahal Meydan'na varmlard. Allegra, Eski Kuds'n surlarn ilk kez gryordu. Osmanl Sultan Muhteem Sleyman tarafndan yaptrlm olan bu duvarlar, 1537 ylndan beri ayaktayd. ehirde modern ve eskinin yaratt ztlk, Allegra'nn duygularn sonuna kadar zorlamt. Arabalarn, kamyonlarn, turist otobslerinin, sherutlarm -beyaz srail minibslerinin-ve bunlarn sar Filistinli karlklarnn yaratt kakofoni her taraf sarmt. "Buras Yafa kaps, biraz aada ise ehir meydan var," dedi David, tatan yaplm kocaman bir kulenin dibindeki masif bloklar gsterdi. "Davut kulesi diye de bilinir. sa'dan az nce Herod yeniden yaptrm. Bugn ise Kuds Tarihi Mzesi'ne ev sahiplii yapyor. l Deniz Parmenleri'nden bamz kaldrabilirsek eer, Eski Kuds'le daha yakndan tanrsn." "Bunu drt gzle bekliyorum," dedi Allegra, David Onslow'u otelin nne park ederken. Kuds'n en nl ve en k oteli olan American Co-lony Hotel'in nndeki lo klar yanmt. Otelin mimarisi, tipik Osmanl tarzyd, odalarndan gzel bir ta avlu, palmiyeler, iekler ve emelerle ssl gzel baheler grnyordu. "Masa ister miydiniz Dr. Kaufmann?" diye sordu Kiler Bar'n emektar barmeni Abdullah. David Allegra'ya bakt, Allegra kan kaldrd. "Barda ayakta durmak isterim dorusu. Uakta saader314 ce oturdum," dedi Abdullah'a glmseyerek "Ben bir bira alaym, teekkrler" "Tam bana gre bir kadn," diye cevap verdi David. "alom," David, Abdullah ikilerini getirdikten sonra kadehini kaldrd. "David!" David arkasn dnd ve bardan ieri giren Tom Schweiker' grd. "Tom! Naslsn? Epeydir grmedik. Seni bir arkadamla tantracam. Dr. Allegra Bassetti. Allegra arkeolojik DNA konusunda uzmandr, yeni aratrmalar iin aramza katld. Allegra, Tom Schweiker. Tom, gazetecidir ama bu seni rahatsz etmesin, kendisi son derece namuslu bir insandr." "David arkadalarn seerken ok titizlenir," dedi Tom yznde ho bir glmseme ile. "Kuds'e ho geldiniz." "Tantmza ok sevindim, Roma'dan yaptnz Vatikan haberlerini hep izliyorum," diye cevap verdi Allegra, bu iki adamn arasndaki scak dostluktan ok etkilenmiti. "Bana da bir bira versene Abdullah," dedi Tom evresine bakarak. "Garip, Rockefeller'daki koca k.l geri zekl bugn yok. ok kr." "Koca kl geri zekl m?" diye sordu Allegra aknlkla. "Monsignor Derek Lonergan," diye aklad David. "Yarnki toplantmz onunla." "ok anslsnz," dedi Tom. "Parmenlere ulamak konusunda bir gelime oldu mu?" David ban olumsuz anlamda sallad. "u anda brodan ieri girmekte bile zorlanyoruz. Parmenlerle ilgili ne zaman bir skandal olsa, bir iki haber yapp sonra unutuyorsunuz." 315 "nk tam o srada birileri bir otobse bomba koyuyor da ondan," dedi Tom. "O zaman kimsenin aklna bile gelmiyor. bira alalm, teekkrler Abdullah." "Bu parmenlere ulamak epeyce zor oluyor galiba," dedi Allegra. "ler imdi biraz kolaylat," dedi David. "1991 ylnda, Kaliforniya San Marino'daki Huntington Ktphanesi'nin yeni mdr, kasada parmenlerin oktan unutulmu fotorafl belgelerini bulmu. Vatikan'n tersine, Huntington ynetimi aratrma zgrlne inanyor tabii ki, her trl dava ama tehdidine ramen

Huntington Mzesi bu fotoraflar yaynlyor. Ama bana sorarsan hl ortaya kmam ok ey var. Vatikan, orijinallere ulamay engelliyor srekli, parmenlerin gerek tarihlerini sakladklarn sylemeye bile gerek yok zaten. Bin Ladin'in adamlarnn yaratt dehet, hatta 1967 Sava yznden, parmenlere ulamasna izin verilen akademisyenlerin biri bile mzeden ieri adm atmad halde, Lonergan bu konuda sylenen her eyi inkr ediyor." "Galiba onunla bu konuda yaplan bir rportaj izlemitim, iri bir adam deil mi?" diye sordu Allegra. Tom srtt. "Egosu da en az o kadar iridir. ngiliz asll Amerikal. David'le ben onun hakknda kararmz verdik oktan, bakalm sen ne dneceksin?" "Onu pek sevmiyorsunuz galiba." "Pek sevmeyiz," diye cevap verdi David. "Elitist bir akademisyendir ama Vatikan, onlarn grne destek verdii iin onu sever. Eer onlarn adam karsa hi amam zaten." Tom Schweiker, Allegra ile David arasnda geen her konumay dikkatle dinliyordu. Vatikan sz konusu olduu zaman, geree ulamak iin kendine zg nedenleri vard. 316 Bu konuyu David'e bile amamt. David bir dosttu, Tom Schweiker da daima dosduklarn uzun vadeli dnrd. David Kaufmann, iki gn manete kmak uruna harcanmayacak kadar nemli bir kaynakt. "Vatikan ekibi, parmenlerin tarihini sa'dan iki yz yl ncesine gtryor," dedi AUegra. "Bu parmenlerin bazlar iin muhtemelen doru, ama yaptm aratrmaya gre, bazlar kesinlikle sa'nn dneminde yazlm, hem onun hem de ondan ncekilerin retilerini yanstyor. Karbon tarihlemesi bu sorunu kesin olarak zer, ancak Vatikan en bandan beri bu ie kar kyor." "Galiba haklsn," dedi David. "Direnileri o kadar sert ki, bu duruma itiraz eden herkes Vatikan'n gc tarafndan eziliyor, bir iki sekin bilim insan bunun bedelini dedi zaten. Ben Vatikan'n bir eyler gizlediinden iddetle kukulanyorum." Allegra ban sallad. "Ben Vatikan'n sa ile l Deniz Parmenleri arasna mmkn olduu kadar ok mesafe koymaya altn dnyorum." "Neden?" diye sordu Tom. "nk bu parmenlerle sa'nn Esseniler tarafndan eitildii kantlanabilir," dedi Allegra. "Bu bilgi Vatikan'n retilerinin esasn ortadan kaldrr. sa'nn ycelii, retilerinin zgnl falan bir yana, onun bir dinin kurucusu olup olmad bile sorgulanr hale gelir." David, yeni tant meslektann, tarihin derinliklerinde ne gizli olursa olsun, gelenei sorgulamaktan ekin-meyiinden ok etkilenmiti. Allegra'nn iinde, da vurduklarndan daha ok ey sakladn anlamt. Birden ona fazla baktn fark etti ve baklarn Tom'a evirdi. "Ortalama vatanda iin bir ey fark etmez aslnda," dedi David. "Ama sa'y Essenilerle ilikilendirecek her ey Vatikan'n ban fena halde belaya sokar." 317 "Bakalm yarnki toplantda Omega Parmeni gndeme gelecek mi?" diye sordu Allegra, Tom'un nasl bir tepki gstereceini ok merak ediyordu Tom srtt. "Lonergan size ok iyi davranacak, ama fazla bir ibirlii beklemeyin, zellikle de Omega Parmeni konusunda. Varln bile reddedecektir, ayrca ikinizin de grebileceklerinizin en azn grmenizi salayacandan hi kukum yok. Ben gideyim artk," dedi. "Gelincik Surat bugn zor bir gn geirdi. Tantmza sevindim Allegra, sk sk greceimizden kukun olmasn." "Gelincik Surat m?" diye sordu Allegra merakla. "Yapmcs. Besbelli iler kt gitmi," diye cevap verdi David, Tom'un arkasndan yrrlerken. Onlar bardan kar kmaz, Abdullah telefona sarld. Allegra sessizlii salamak iin kk alar saatin srarla alan ziline uzand, odann kocaman pencerelerinden giren parlak sabah gzlerini kamatrmt. Birka saniye kadar nerede olduunu karamad, sonra bilinci yava yava uyand. niversitedeki normal 'hcrelerin yerine, Medina bursuyla ona, Scopus Da'ndaki kampse yakn, ferah, bir oda bir salondan oluan bir apartman dairesi tahsis edilmiti. Apartman, sessiz bir sokan sonundayd, yatak odasnn ve oturma odasnn balkonlarndan harika bir manzara grnyordu. Uzaktan da olsa Eski Kuds' ve daha byk olan Kuds ehrini grebiliyordu. Sabah gnei, otuz be ton altndan yaplm Kubbetssahra'nn stnde iiyordu. Bu yap Kuds'n en ok bilinen yaps ve Mslmanln en kutsal mabedinden biriydi. Kub-be'nin sanda ve tesinde Kutsal Mezar Kilisesi'nin gri kubbesi uzanyordu. sa'nn armha gerildii yerde ina edilmi olan bu kilise, ehrin Hristiyan mahallesinde yer 318 alyordu. Kubbettssahra'nn solunda ise Kidron Vadisi ve Zeytin Da uzanyordu. Allegra gerindi. Sabah niversiteye gidip baz belgeleri teslim etmesi ve baz imzalar atmas gerekiyordu, sonra Monsignor

Lonergan ile yapacaklar toplantya hazrlanmak iin bol bol zaman olacakt. Birden David'i tekrar grmek iin sabrszlandn fark etti. Bina aniden sallanmaya balaynca, yaad huzur dolu dakikalar da sona erdi. Sarsnt durduu zaman, yataktan kalkt ve yatak odasndaki balkonun kapsn at. Cadde sessizdi ortalkta herhangi bir hasar belirtisi grlmyor, herhangi bir siren sesi duyulmuyordu. Acaba art oklar olur mu, diye dnd. Allegra saat ikiyi birazck gee hazrd, ama Onslow'un btn soka dolduran sesini duyduunda saat e gelmek zereydi. David, pencereden eilerek kap kolu grevi gren teli ekti. "Kusura bakma, ge kaldm," diye bard yznde ocuka bir glmseme ile. "Sarsnty duydun mu?" diye seslendi. "Biraz korktum dorusu. ok hasar var m?" "ok az. Birka ylda bir olur, ama bu seferki biraz daha bykt. Richter lei ile altym, merkez ss de l Deniz yaknlarnda, ama orada yerleim olmad iin ok anslyz." David, byk Kuds'n sokaklarnda, elini kolunu sallayp iaret vererek otobsleri, sherutlan ve yoluna kan her eyi sollayarak ilerlerken, Allegra iki gn iinde ikinci kez nndeki kontrol paneline yapmamak iin kendini zor tutuyordu. Bir yaya daha kendini can havliyle kaldrma atarken, "Korna almaya gerek duymuyorsun galiba?" diye sordu masum bir ifadeyle. 319 "Gerek yok ki, bizim sesimizi bir kilometre teden bile duyarlar zaten." Allegra kalarm kaldrd ama David onu grmemezli-e geldi. David Kaufmann'n iinde 'kk bir olan ocu-u'nun yaad kesin, diye dnd iinden glmseyerek, bu durum onu ok daha sevimli klyordu. "Rockefeller'a ho geldiniz" Monsignor Derek Loner-gan, terli elini nce David'e sonra da AUegra'ya uzatt. Eli slak, tombul bir balk gibiydi. Allegra terbiyeli bir ekilde glmsedi ve David'e 'beni uyarmalydn' gibisinden bakarak, Vatikan'n adamnn peinden odasna doru yrd. Derek Lonergan'n yz terliydi, krmz salarnn arasndaki birka uzun tel, ak tepesinin stne dmt. Sakal epeydir tarak yz grmemiti, nefesi buram buram viski kokuyordu. Cbbesinin kordonu, koca gbeinin altndaki kvrmlarda kaybolmutu. David, Allegra'nn glmemek iin kendini zor tuttuunu grnce, srtt. "Direktr ok zr diledi, size benim bilgi vermemi rica etti," dedi Lonergan, masasnn nndeki iki eski sandalyenin zerindeki ktlar kaldrp masasnn zerini dzenlemeye alrken. Bir yandan da gz ucuyla Allegra'y szyordu. "l Deniz Parmenleri hem ok zor, hem de ok kolay bir alan," diye balad fiyakal bir ses tonuyla. "Kolay, nk parmenlerde var olan srlarn byk bir ounluu zaten akland, ok da artc bir ierikle karlalmad. ncil'le ilgili yazmalar, zaten Eski Ahit'te var olan bilgileri ieriyorlar ve bu metinle ok kk farklar tayorlar. En ilginci ise, Kumran'da tefekkre dalarak sade bir hayat srmeyi semi olan Essenilerden bize ulaan belgelerin zaten var olan birikime ok az ey eklemi olmalardr. Dier 320 yandan..." dedi Allegra'ya bakarak, "bu paralar bir araya getirmek ve bu eski parmenlerin ifrelerini zerek baz sonulara varmak byk bir uzmanlk gerektirir." "Peki, parmenlerin tarihi hakknda ne diyeceksiniz Monsignor?" diye sordu David. Lonergan'n fiyakasndan ylmt. "Grdm kadaryla baz bilim adamlar, parmenlerin tarihinin ilk dnlenin aksine isa'nn dnemine daha yakn olduunu iddia ediyorlar." "Siz onlara bilim adam diyebilirsiniz efendim, Ben dememeyi tercih ediyorum dorusu, Bu paralarn, en azndan bizim inceleme frsat bulduklarmzn Hristiyanlk ncesi dnemden kaldna dair hibir endiemiz yok. Bu konuda hibir kuku tamyoruz." Bu nemli bir hatayd, David hemen stne atlad. "Demek daha hl incelemediiniz paralar da var." Derek Lonergan bir an sanki yakalanm gibi bakt. Yz kpkrmz olmutu, cevap vermeden nce birka kez gzlerini krptrd, gzleri kocaman bir morina balnn gzleri gibi prtlemiti. "ok kk bir ksm hl kasada," diye cevap verdi kaytsz bir sesle. "Yaplan kaba evirilerinde Eski Ahit'e ait bir iki kk blm olduu anlald." "Peki ya bunlarn tarihleri nedir?" "Daha tam belli olmad, ama daha nce incelemi olduumuz paralardan elde ettiimiz ok miktardaki bulguya bakarak, bunlarn sa'dan nce 200 ila 100 yllarna ait olduunu syleyebiliriz." "Bu incelemeler arasnda karbon tarihlemesi var myd Monsignor?" Allegra, yznde kaytsz bir ifade ile sordu. Lonergan'n yzndeki kabz ifade yine belirdi, "Size hatrlatmam gerekir mi bilmiyorum Dr. Bassetti, ama bu parmenlere paha biilemez. Paralar kesip biip kimya321

gerlere vereceimizi sanmyorsunuz herhalde. Parmenlerin sarld bez bu tr analizlere tabi tutuldu ama," dedi ve szlerini vurgulamak iin duraklad, "bu alanda benim kadar ok altnz zaman, aa be yukar kesin tarih veren baka yntemler olduunu da reniyorsunuz. Mesela, Kumran'da bulunan paralar; paleografiden sz etmeye ise gerek bile yok zaten." "Paleografi mi?" "Eski kaligrafi kullanlarak yaplan karlatrmal bir aratrma yntemi ya da daha basit bir ifadeyle, el yazsndaki deiimlerin tarzna baklarak tarihleme yapmak." Lo-nergan, Allegra sanki ilkokul rencisiymi gibi, bilmi bir ifadeyle aklad. "Paleografinin ne olduunu biliyorum Monsignor." Allegra misillemeye hazrland, "ancak benim tecrbelerime gre, kesin tarih bulmak iin paleografi kullanmak, nasl desem, biraz belirsiz sonulara da hazr olmak deil mi?" Allegra'nn yzndeki glmseme, Lonergan' fkelendirdi. "Biraz tecrbe kazandnz zaman Dr. Bassetti, belki bu konuyu tartrz sizinle," sesindeki rahatszl gizlemeye bile gerek duymadan geri ekildi. "imdi eer beni izlerseniz, size mzemizi gezdirmek istiyorum." "K ok gzel," dedi David, parmenler blmne doru ilerleyen, beyaz cbbeli Lonergan'n arkasndan bakarak. Allegra glmesini tutmak iin abalyordu. Parmenler blm, dikdrtgen eklinde upuzun bir odayd. Oda boyunca uzanan sra masann stnde kare eklinde kesilmi onlarca camn altnda, Vatikan'dan gelen akademisyenlerin ynetimindeki kk bir ekip tarafndan topanm binlerce parmen bulunuyordu. "Buras," dedi Lonergan, "parmenler blm. Lt322 \ fen camlara dokunmayn. Grdnz gibi, buraya kimsenin sokulmadna dair km dedikodular tamamen aslsz. Uluslararas ekibin herhangi bir yesi rahat rahat buraya girebilir ve ekibin dier yelerinin yapt almalar izleyebilir. " David herhangi bir yorum yapmaktan kand, nk u anda parmenler blmnde kimse bulunmad gibi, herhangi bir alma da sz konusu deildi. Lonergan, onlara mzenin idare blmn gezdirdi, btn dosya dolaplarn ve bilgisayarlar teker teker gsterdi. Sonunda, karanlk odalarn da bulunduu bodrum katna indiler. "Kasa bu mu?" David, 1967'deki Alt Gn Savalar srasnda girdii elik kaplarn nne geldiklerinde masum bir sesle sordu. "ifresi sadece Direktr'mzde var maalesef." Lonergan gzn krpmadan yalan sylemiti. "Kasada henz analiz edilmemi paralar var demitiniz ya, belki size bu alanda yardmc olabiliriz," dedi David. "Sz konusu bile deil," dedi Lonergan. "Onlarn durumu zaten belli, hem zaten," diye ekledi anlaml bir sesle "sizin Rockefeller'da almanz konusu henz onaylanmad. Yine de tabii ki ikinizi de kutlamak istiyorum. Tercme ii yapld zaten, biz Eski Eserler Bakanl'mn herhangi bir yardma gerek duymadmz bir alanda, yardm yollamasna ok ardk zaten." Bu David'in bekledii bir davrant. "Onay ne zaman gelir bir tahmininiz var m?" diye srar etti David, Lonergan'n odasna dnerlerken. "Bu tamamen Direktr'e bal bir ey," diye cevaplad Lonergan. "imdi eer kusura bakmazsanz, baka bir randevum daha vard," dedi saatine bakarak. Kardaki American Colony Hotel'de Abdullah Kiler Bar' amak zereydi. 323 "Adammz Lonergan hakknda ne dnyorsun?" David, Allegra Onslow'a trmanmaya urarken sordu. "Eer bir dosya dolab daha grseydim, lk atacaktm. Buradaki akademisyenlerin hepsi byle midir?" diye sordu Allegra, ban inanmaz bir ifade ile sallarken. "Bu fiyakal iko gibisi yoktur pek. Ama bizi Rockefel-ler'deki deerli eylerden uzak tutmak iin ne kadar ileri gidebileceklerinin bir rneini grm oldun." "Bizi kasaya sokmaya pek de hevesli deil," dedi Allegra. "Fark ettin deil mi? Kasann iinde ne olduunu iyice merak ettim. zellikle da hl baz paralarn olduunu azndan kardktan sonra." "K ok gzel, dediinde az daha kendimi tutamayacaktm." David gld. "Baz insanlarn bedenlerine byle davranmalarna hayret ediyorum. Bu kadar iman bir adamla yatmak nasl bir eydir acaba? Epeyce aramak zorunda kalrsn baz eyleri?" glmemek iin kendini zor tutuyordu. "I," dedi Allegra, "dnmesi bile iren." David, Yeni kapdan ok da uzak olmayan bir yerde arabay park etti ve Eski Kuds'n surlarndan ieri girdiler. Allegra'nn inanc, en azndan Katolik inanc oktan kaybolmutu ama Kuds'e ilk kez gelen insanlarn ou gibi Allegra da, sa'nn, havarilerinin, Pontus Pilatus'un, Kral Davud'un ve daha biroklarnn

stnde yrd parke tal yollara huu iinde bakt. Allegra ve David, isa'nn mezarnn stne kurulduu sylenen Kutsal Mezar Kilisesi'ne girdiler. Sonra Davud Caddesi'nin dou ucundaki Kapal ar'ya doru yrdler, birbirine paralel parke tal sokan st, Hallar dneminden kalma kemerlerle kapatlmt. Suk el Lakhamin'de, yani kasaplar pazarnda dola324 \ maya baladklarnda, Allegra kendini evreleyen atmosferle bylenmiti. Burada her trl hayvan ve tavuk taze taze kesiliyor ve sonra dkknlarn nndeki engellere aslarak satlyordu. Bu grnt, yzlerce yldr hi deimemiti. El Attarin ve El Khawiat arlarnn ilerisinde, Araplar, Hal dneminden kalma ta oyuklara tezghlarn kurmular, azna kadar yeil ve kara zeytinlerle dolu kirli mavi ve yeil plastik kovalarn zerine eilmilerdi. Ceviz, tane biber, kimyon ve yzlerce deiik eit baharat, tahta kutularda veya naylon torbalarn iinde sata sunulmutu. Yafa'dan gelen portakallar, patlcanlar, yerelmalar, domates, kabak, lahana ve eit eit meyve ve sebze ile birlikte sokaklarda satlyordu. Ekmeklerin ve eit eit hamur ilerinin tahta tepsilere dizildii bir frnn nnden getiler. "Bu ehrin tarihi insan artyor," dedi Allegra, "buralarda yrdme bir trl inanamyorum." "Dnyann en gzel ehirlerinden biridir buras," dedi David onaylarcasna. "Dnyann tek tanrl dininin, Museviliin, Hristiyanln ve Mslmanln bulutuu tek ehir buras." Kuds. Ortadou'nun en nemli ehri, srail ve Filistin arasndaki sorunlarn zmnn anahtar. Kral Davud, isa'dan bin yl nce, Jebusitleri yenerek Kuds' bakent ilan ettii iin Yahudiler iin kutsald. Kurtarclar burada armha gerildii ve gmld iin Hristiyanlar iin kutsald. Muhammed Haram elerif'te cennete ykseldii iin Mslmanlar iin kutsald. Allegra, Onslow'a doru ilerlerken, byk din, de ayn Tanrya inanyor, ama birbirleriyle amansz bir ekilde savayorlar diye dnd. srail Mzesi'nin bir paras olan Kitap Mabedi, Eski 325 Kuds'n batsnda, Milli Ktphane ile Knesset'ten fazla uzak olmayan bir blgedeydi. 1965 ylnda, srail Devle-ti'nin elindeki l Deniz Parmenleri'ni saklamak iin ina edilmiti. Binann zgn mimarisi parmenlerden esinlenmiti. Beyaz kubbesi, parmenlerin bulunduu mleklerin stndeki kapaa benzetilmiti. Girite siyah granit bir duvar ykseliyordu. Siyah ve beyazn oluturduu ztlk, Sava Parmeni'ne atfta bulunuyor, iyi ve kt arasnda krk yl boyunca srm Byk Sava' anlatyordu. David yannda Allegra olduu halde ieri girdi. "yi akamlar Yitzhak," dedi resepsiyondaki adama, boynundaki kimlik kartlarndan birini kaldrp gstererek. "Hemen girin Dr. Kaufmann. Profesr Kaufmann balamak zere. srail'e ho geldiniz Dr. Bassetti." "Teekkr ederim," dedi Allegra, kapdaki grevlinin kendisini tanmasna armt. "Sen srail'deki herkesin adn bilir misin byle?" diye sordu ieri girerlerken. "Sadece nemli kiilerin, yani gvenlik grevlileriyle sekreterlerin," dedi David glerek. Sonra Allegra'y uzun ve lo bir koridora doru gtrd. "Buras maaralardan esinlenerek yapld. Kumran'da parmenlerin bulunduu blgeyi incelediler, Essenilerin yaam tarzlarn aratrdlar. ok gelimi bir uygarlkm," dedi, gne sisteminin bronz bir modelini gsterirken. Demirden bir ubuun ucundaki byk bronz bir top gnei temsil ediyordu. Bunun evresinde gne sisteminde yer alan gezegenler, daha kk toplar halinde gsterilmiti, toplarn hepsi, gnein evresinde eliptik yrngelerde dnyorlard. 326 "Bu modelde on gezegen var," dedi Allegra, "aslnda bu ok yeni bir bulu." "Ne kadar ilgin deil mi?" 1999 ylnda, Louisiana'daki Lafayette niversitesi'yle, Londra Ak niversitesi'nden iki grup bilim adam, ok uzak kuyruklu yldzlarn geride braktklar buzsal atklarn bir araya gelerek elips eklinde yrngeler oluturduunu, bunun da bilinmeyen bir gezegenin etkisiyle meydana geldiini aklamlard. Her iki grup da, trilyon mil uzakta muhtemel bir onuncu gezegenin varl konusunda ayn sonuca varmt. "Eer bu modeli baz alrsak," diye devam etti David, "gnee en uzak gezegen olan Pluto, gneten bir metre uzaklkta olur, bu durumda onuncu gezegenin bir kilometre teye yerletirilmesi gerekir." "Bu da teleskoplarn neden bu gezegeni gremediini aklar," diye dnd Allegra. "Essenilerin bunu bilmesi mmkn myd?" "Hayr, her ne kadar ilk dndmzden ok daha gelimi bir toplum olsalar da deil. Bu model, Kumran'da-ki ktphanede bulunan bir emaya gre yapld. Astronomi ile ok yakndan ilgilendikleri kesin," dedi David eski bir teleskopu gstererek. "Ben teleskopun on yedinci yzylda icad edildiini sanyordum."

"Galile" dedi David, "ama arkeologlar, bundan bile eski kristal merceklerin ne ie yaradn hl bulamadlar. British Museum'da bulunan bir tanesi Msrda bir mezarda bulunmu, bir bakas ise, I 7. yzyldan, Asurlulardan kalma. Mekanik yaplar, karmak matematik formllere dayanyor. Essenilerin, teleskopu Galile'den ok nce kefettiklerine dair bir kuram var. kinci Esseni modeli daha ilgin aslnda," dedi bir baka modelin nne ilerleyerek. 327 "DNA sarmalna benziyor," dedi AUegra, dnceleri Franeis Crick'in kuramna ve Antonio Roselli'ye gitmiti. "yle. Bu model de Kumran Ktphanesinde bulunan bir emaya gre yapld. Romallar Kumran'a girdiklerinde dnyann en gelimi uygarlklarndan birini yok ettiler aslnda, yarn gidip harabeleri grrz. Sabah dokuz ok mu erken olur? " "Dokuz 'gibi' mi?" "Kesinlikle yle," diye cevap verdi David. Allegra'y daha iki gndr tandna bir trl inanamyordu. ok zel biriydi bu kadn, kalbinin hzla arptn hissetti, iinden ona daha da yaklamak geliyordu ama bunun yerine derin bir nefes ald ve hzla yoluna devam etti. Ondaki bu deiiklie aan AUegra, ardndan gitti. Koridoru geerek kocaman bir odaya girdiler. Kubbe eklindeki tavan, yeil ve parlak turuncu klarla ykanyordu, daire eklindeki bir krs btn odaya hkim bir ekilde yerletirilmiti. Odaya girdiklerinde, uzun boylu sekin grnml bir adam, bir grup Amerikal senatrn arasndan ayrlarak onlara doru ilerledi. "Tam zamannda geldiniz Dr. Kaufmann, herhalde hastasnz." Yossi Kaufmann Allegra'ya gz krpt ve elini eline ald. "Sen AUegra olmalsn, israil'e ho geldin. Daha gelir gelmez David ve Onslow'un eline dtn iin zlyorum," dedi Yossi glmseyerek. Allegra, ayn kendine gvenle glmsediklerini, glmsediklerinde gzlerinin kenarnda ayn izgilerin ortaya ktn grnce ard. Baba oul olduklar ok aka belliydi. "David ok nazik Profesr Kaufmann... Sizinle tanmak da byk bir onur." "Ltfen bana Yossi de, nk ben sana Allegra deme328 ye niyediyim. imdi eer Dr. Kaufmann iin bir sakncas yoksa seni Amerikal dostlarmzla tantraym, sonra da balayalm. Ancak, ncelikle bir iki kii var ki nce onlarla tanman lazm. CNN'den Tom Schweiker, ama galiba daha nce tanmsnz." "Tekrar grtmze sevindim Allegra." "Piskopos Patrick O'Hara," diye devam etti Yossi, "hepimizi daha sonra ikiye davet ediyor srarla, ama seni uyarmalym bu gayet tehlikeli bir durumdur." "Patrick," dedi Allegra "Giovanni senden ok sz etmiti bana, ben seni zaten tanyor gibiyim." Patrick, tpk Giovanni'nin tarif ettii gibiydi, seyrelmi kr salar, prl prl yeil gzler, nee dolu bir yz. stndeki geni piskopos cbbesi, insan sevgisi, yemek ve viski dolu bir bedeni saryordu. Allegra, Giovanni'nin Patrick'in, her zaman tartmaya ve sorgulamaya ak bir akl olduunu ve Katolik dnyasnn en parlak entelektellerinden biri olduunu sylediini hatrlad. "Vaat edilmi topraklara ho geldin Allegra. Sana hakkmda her eyi anlattklarn sanmyorum, durum ok daha kt aslnda." "Ve son olarak da eim Marian." "Kazandn burs iin seni kutlarm Allegra, Yossi bana senden ok sz etti." "Teekkr ederim Bayan Kaufmann..." Allegra daha fazla devam edemedi. "Marian de ltfen, sen de ailemizden saylrsn artk." "Dur bakalm," diye itiraz etti David, "Daha evlenmedik ki." "David Kaufmann..." Allegra, Marian'n scak davranlarna glmseyerek karlk verdi. 329 "Anladm kadaryla bugn Monsignor Lonergan ile grmsnz," dedi Yossi Kaufmann. "David, bana herkes byle deil dedi," diye cevap verdi Allegra. "Bu kadar emin olma. Herkes o kadar sevimsiz ve ktcl olmaz tabii ki," dedi Yossi "ama hepsi de meseleye gerekten rahatsz edici bir ekilde uzak duruyorlar. Hl size bir alma odas verme konusunu onaylamadlar, ama biz bu ii takip edeceiz. Bu arada, ibrani niversitesi size biyokimya blmnde bir laboratuvar tahsis edecek. Kk bir laboratuvar ama aletler ok iyi. Baz eyler Vatikan'n kontrolnn dnda kalabiliyor Allahtan," diye fsldad komplocu bir ifadeyle. Sonra zr dileyerek krsye doru ilerledi. Kohatek'den gelmi siyah sal teknisyen Yossi'ye ses sisteminin hazr olduunu iaret etti.

"Baylar ve Bayanlar" diye balad Profesr Kaufmann. "Kitap Mabedi'ne ho geldiniz. Arkamda grdnz, Byk saiah Parmeni'dir, altm alt blmn tamam buradadr, parmen, tam yedi metre uzunluundadr." Gizemli Essenilerin Kumran'daki yerleimlerinde bulunan bu paha biilmez belge, isa'dan be yz yl nce yazlmt. Senatrler, Yossi'nin parmenin nasl bulunduunu ve sonunda sraillilerin eline nasl getiini anlatn dikkatle dinlediler. "Parmenlerin byk bir ksm, Rockefeller Mzesi, 1967 ylndaki Alt Gn Savalar srasnda israil'in eline geene kadar bizim elimizde deildi. Eer bu konuyla ilgileniyorsanz, Doktor David Kaufmann sizlere benden daha ayrntl bilgi verebilir. Kendisi bu ile bizzat grevliydi." Yossi oluna bakarak 'aferin' der gibi ban sallad. "isaiah, uygarlk asndan son derece uursuz bir uyar iermektedir," diye devam etti Yossi. "Bunun en net zeti Isaiah'n u szleriyle ifadesini bulur 'Kinat anlatlmaz bir ekilde ziyan olacak, dile getirilmez bir ekilde bozula330 cak." Gerek saiah, Daniel, Enoch ve gerekse Nostradamus ile Edgar Cayce gibi daha zamanmza yakn khinlerin hepsi, savalarn oalacan, zengin ve yoksul arasndaki uurumun byyeceini, meteorolojik olaylarn farkllaacan, su kaynaklarnn sorun haline geleceini, depremlerin saysnda ve byklnde art olacan sylemilerdir. Benim l Deniz Parmenleri zerinde yaptm aratrmalar srasnda zdm ifrelerde de bu geriye saymn ipular var, bunlarla ilgili anahtar parmen de Omega Parmeni olarak bilinen parmendir." "Ben bunun bir mit olduunu sanyordum," dedi gneyli cumhuriyeti senatrlerden biri. "Byle zanneden sadece siz deilsiniz," diye cevaplad Yossi glmseyerek. "Ancak, Sava Parmeni'nde, Disiplin Manuelinde, Tapnak Parmeni'nde, saiah ve dier parmenlerde, byle bir parmenin varl ve anahtar parmen olduu anlatlr. Eski uygarlklarn kehanetlerine kar baklk kazandk, ama umut ediyorum ki Senatr, ok ge olmadan Omega Parmeni'ndeki kehanetin ne olduunu reniriz. imdi eer beni izlerseniz, bu kehanede-re daha yakndan bakacaz." "Rockefeller Mzesi'ni ele geirdin mi gerekten?" diye fsldad Allegra, David hakknda bilmedii ok ey olduunu idrak etmiti birden. Ona duyduu ilgi artyor, hakknda daha ok ama daha ok ey renmek istiyordu. "Keke yle eyler sylemesen. Btn gece burada ola-iz. Roma Kardinal Petroni i hata cevap verdi. "Petroni!" Monsignor Thomas, Kardinal'in telefona kaba bir e331 kilde cevap vermesine almt artk. Bu blgeye gre deiiyordu. New York'taki CNN stdyolarndan bu kadar sk telefon edilmesinin nedenlerini sorgulamyordu. Kardi-nal'in baz alkanlklar ve huylar tartlmazd. "CNN'den Daniel Kirkpatrick drdnc hatta, Hametlim." Kardinal Petroni, sabrszca drdnc hatta bast. "Daniel, sesini duymak ne gzel. New York'ta iler nasl?" "Gayet iyi Lorenzo. Sen naslsn?" "Bir ikyetim yok. Sana nasl yardmc olabilirim?" "Bu kez ben sana yardmc olacam galiba. l Deniz Parmenleri ile ilgili programn haftaya yayna gireceini haber vermek istedim. Program yapan bizim habercilerden biri, vazgesin diye ok uratm ancak adam uluslararas muhabir olduu iin benim yapabileceim fazla bir ey yok, onlarn kendi silahlar var." "Schweiker m?" "Bildin. Benim blmmde olsa hemen hallederdim, ama bu nemli adamlar yerlerinden oynatmak kolay deil. Bende senin arln yok tabii ki, keke olsayd. Burada iler ok farkl geliirdi o zaman." "O gnler de gelecek Daniel, o gnler de gelecek. Bu arada programn ierii hakknda bilgin var m?" "Sana bir e-posta yolladm. Aslnda parmenlerin tarihiyle ilgili bildiimiz meseleyi sorguluyorlar. Yeni bir ey yok, neden bu kadar zahmete girdiklerini anlayamadm ama galiba srail tarafndan bir miktar bask var. Profesr Kaufmann diye birinden galiba." "Tanyorum onu. Yahudi desem yeter herhalde. Kuds'teki adammz arayaym ben. Sana iyi gnler." Kardinal Petroni telefonu kapattktan sonra, pencereden uzun uzun Roma'nn klarn seyretti. Dmann ta332

nyacaksn. Acaba, parmenlerin tarihi konusunda yeniden bask yapmaya balamalarnn nedeni Kaufmann m, yoksa bu ite Dr. Bassetti'nin parma var m diye dnd. Yarn mutlaka Lonergan'la konumalyd. Kuds "S.ktir," Derek Lonergan bir eliyle aryan ban tutar, bir eliyle de almakta olan krmz telefona uzanrken, her zamanki gibi kendi kendine sylendi. "Gnaydn Hametlim." "New York'taki CNN'den aradlar beni" Kardinal Pet-roni herhangi bir nezaket cmlesine gerek grmeden hemen konuya girdi. "Uluslararas muhabirlerden biri l Deniz Parmenleri'nin tarihi ve bu meseleye Vatikan mdahalesi ile ilgili bildik meselelerin ortaya konduu bir program hazrlam. Bu meseleyi kimin detiine ilikin bir fikrin var m?" "Hayr Hamedim, daha nce de belirttiim gibi Profesr Kaufmann tarafndan bask yaplm olabilir." "Bizim 'olabilirlerle iimiz yok Monsignor, durumu renin." Sen grrsn diye dnd Lonergan, ama hibir ey sylemedi. "Sizinle de rportaj yapmak isteyebilirler. Her zamanki gibi konuursunuz. Bu iki bilim adamndan gelebilecek herhangi bir utan verici soruyu engellemek iin, size yaptklar bavuruyu kabul ediverin, ancak duruma zarar verecek hibir ey grmemelerini salamanz lazm." "Gazeteci kimmi biliyor muyuz Hamedim?" "Schweiker... Ortadou muhabirleri. Arada faydal i333 ler yapt olur, ama son zamanlarda bizim iin bir sivri diken haline geldi." Lonergan derin bir nefes ald. Schweiker onu Kiler Bar'da sk sk grmt, ama Lonergan onunla konumaktan kanrd hep. Schweiker, ondan daha zeki olamazd fakat rportaj tamamen farkl bir iti. Schweiker ad, Amerika'da sk rastlanan bir add, Kardinal'de iki eyi bir araya getirememiti ite. Lonergan'n egosu birden snd. Aradan krk yldan fazla bir zaman gemiti, kendisi o yllardaki haline uzaktan yakndan benzemiyordu. "Basky kimin yaptn en ksa zamanda renmenizi istiyorum Monsignor. Kutsal Kilise, 'olabilirlik'lerle korunamaz." Hat sustu. 334 ?! 33 Kumran Allegra saatin zilini kapatt ve kzarm gzleriyle yatanda oturdu. Yossi'nin anlattklar bittikten sonra Patrick'te zorunlu ikilerini imiler, sonra da David ile yemee gitmilerdi. Allegra btn direniinin kaybolduunu grm ve David'in 'bekr' oluuna memnun olmaya balamt. Gece ge saatlere kadar, saatin hi farkna varmadan konutular. Yemekten sonra eve dnerken, genelde konukan olan David sessizlemiti. Allegra'nn Onslow'dan inmesine yardm ederken, ikisi de tuhaf duygular iindeydi. "Bir dahaki sefere sana ben yemek piiririm. yi uykular," dedi ve onu hafife dudaklarndan pt. Giderken bir pck daha gnderdi. Allegra ok az uyudu. Yatanda dnd durdu, kafasnda dolap duran dnceler yznden uykusu kamt. Belki de bir adamla iliki artk mmknd. Milano'daki o korkun geceden sonra kendisini almalarna ve aratrmalarna gmmt. u ana kadar. David tantklar andan beri onu durmadan gldryordu, yava yava rahatlam ve hayat ok da ciddiye almamaya balamt. Onun evin335 de yemek yemek. Belki de bir erkee yeniden gvenmenin zaman gelmiti. "Bu kadar erken yola ktmz iin kusura bakma," dedi David, Onslow'u Eriha yolundan Zeytin Da'na doru srerken. "Buras ok scak olur, bu yzden gne iyice ykselmeden yrymz bitirmemiz lazm." "Zamannda gelmene ardm," diye cevap verdi Al-legra. "Gereksiz yere ac ekeriz." "Eee, bugn nereleri greceiz turist rehberi?" "Kumran' baylar ve bayanlar. l Deniz kysnda, esrarl ve mistik bir alan. Bahiimi unutmayn." "Bunu gnn sonunda dneceiz David Kaufmann. Kumran gerekten gizemli bir yer mi, yoksa bu da m bir Vatikan uydurmas?"

"Bir miktar ikisi de aslnda, daha sonra parmenleri halkn gznden gizleyerek durumu telafi etmeye altlar-sa da, pek bir faydas olmad." "Gerekten bir ey saklyorlar m sence?" David ban sallad. "Galiba. Tarihleri gizlemek iin bu kadar aba harcadklarn dnnce, bence durum olduka ciddi." Onslow, Bedevilerin, yol kenarndaki kum tepelerinin arasna kurduklar kirli beyaz adrlarn yanndan grltyle geti. David ve AUegra son tepeye vardlar ve olduka dik ve rzgrl bir yoldan bin iki yz metre aadaki l Deniz kysna doru inmeye baladlar. l Deniz, deniz seviyesinin drt yz metre altnda, dnyann en alak yeriydi. Hava sadece scak deil, youn ve nemliydi, sabah gnei bile epeyce yakcyd. Scak buhar ykselmeye balamt bile, Allegra gln teki kysndaki rdn'e ait vadi336 leri ve tepeleri zar zor grebiliyordu. Koca koca kamyonlar, srail'in gney ucundaki en uzak yerleim yeri olan Eliat'a yk tayordu. Kamyonlar koruyan tepeden trnaa silahl devriyeler yolda gidip geliyor ve Bat eria'da kprdayan herkes ve her eyden kukulanyorlard. "Deniz ok derin mi?" diye sordu Allegra. "Gney ksmnda deil. Gneyde alt metre kadar derinlik, ama burada, kuzey ksmnda ok derin. Yer yer drt yz metreye kadar ulayor derinlik. Deniz, buradan Afrika'nn dousundaki Zambezi Nehri'ne kadar uzanan bir fay hattnn zerinde yer alr, tuz oran o kadar yksek ki, eer balklar bu tuzu rdn Nehri'nde atmasalar derhal lrler." "insan neden burada yaamak istediklerini merak ediyor," dedi Allegra dnceli bir sesle. "Hi bana gre bir yer deil ama Esseniler seviyorlar-m herhalde." "Sodom ve Gomorra'da buradan pek uzak deilmi galiba." "Bu iki ehirden hibir iz bulunamad imdiye kadar, ancak akla yakn bir kurama gre, bin yl nce meydana gelen bir depremle topraa tamamen gmlmler." "Yani brahim zamannda" dedi Allegra, Yaradl kitabnn 19. bab'nda, Yahudilik, Hristiyanlk ve Mslmanln babasnn zamannda ok byk bir deprem olduunu ve ln altn stne getirdiini yazdn hatrlad. "Galiba," dedi David. "Arkeoloji aslnda bu hikyeyi destekliyor, nk 1900'de byk bir deprem olduuna ve bu depremin Moab Ovas'ndaki btn ehirleri yerle bir ettiine dair bulgular bulundu. Harabeler muhtemelen gney tarafnda suyun altnda." Eriha dnn getiler, anayol, sa'nn vaftiz edildii 337 eria Nehri'nin yanndan devam ediyordu, ama daha nehre varmadan, David gneye doru dnd ve turuncu sar kayalarn arasndan yz altm be metre yukardaki platoya trmanmaya balad. Sarp kayalklarn dibinde, otuz metre yukarda, kayalk dar ve derin bir vadinin yan ksmnda Kumran yer alyordu. Vadi, derin ve krat. Allegra, kayalarn arasnda, parmenleri uzun zaman uygarln gznden saklam olan maaralar grd. Eer David ve Allegra buraya, parmenlerin bulunduu dnemde gelmi olsalard, eski yerleim yerine ulamak iin Romallardan kalma bir yoldan geeceklerdi. Ama imdi, turist otobsleri iin bir otopark, klimal bir kafeterya ve tirt, anahtarlk, tahta heykelcikler ve turistlerin satn almak isteyecei her eyin bulunduu bir hediyelik eya dkkn bile vard. Bugn, bir araba dnda otopark botu, arabann srcs ise kafeteryada oturuyordu. Yusuf Sartawi kendisini bir gazetenin arkasna gizlemiti. srail ve Filistin'in arasnda srp giden cinayet dalgas, turizmi riski yksek bir i haline getirmiti, turistler kalabalk yerlerden kanyorlard. Allegra ve David, Land Rover'dan karlarken, Amerikan yaps bir F-16 ua l Deniz zerinde alald, rdn snrnda devriye grevi yapan uan pilotlar, bulunduklar yerden grlebiliyordu. "Hi turist yok. ansmz varm," dedi David, solmu bez srt antasn srtna takarken. "O antada ne var?" "Genelde btn aletlerimi tarm. Ama bugn sadece kk bir kazma ile fra ve le yemeimiz var. Somon fme, tavuk ve israil'in en iyi beyaz arabndan bir ie. Hepsini buza sardm tabii ki," diye omzunun stnden bard ve harabelere doru yrmeye balad. Allegra, Essenilerin yerlemek iin setikleri kra dz338 le kan dar ta yoldan David'i izledi. Yoldan birka kilometre tedeki l Deniz'in puslu kylar grnyordu. Yusuf Sartawi, cep telefonunu kard, ifreli bir numaraya bast ve ksaca bilgi verdi: "ahs harabelere vard."

"Romallar, buraya MS 68 ylnda Kuds'e saldrp ikinci tapna yerle bir etmek iin yrye getikleri srada karargh kurmular," diye aklad David. Eer harabelere dikkatle bakarsan, ta duvarlarn ve i avlularn izgilerini grebilirsin. urada ise byk bir gzetleme kulesi var, kule btn blgeye hkim. Vadinin yaknnda ise su ihtiyacn karladklar sarn bulunuyor." David ve Allegra, iki saat boyunca, Roland de Vaux ile Vatikan'la parmenlerin kkeni ve tarihi hakkndaki konsenss oluturan uluslararas ekip tarafndan kazlm olan harabeleri gezdiler. "Burada resmen bir arkeolojik cinayet ilendi aslnda," David ta duvarlarn arasnda gezinirken sylendi. "Buray kazdklar srada, Vatikan'n bu konsenss oluturduundan ve buray dogmaya uygun bir hale getirmek iin bir plan uyarnca kazdklarndan kukulanyorum ben. L'Eco-le Biblique kaz ile ilgili ham malzemeyi bir araya getirip kaz sonularn yaynladnda, statigrafi kurallarnn hibirine uyulmadn grdk. Kumran'da ok uzun bir sre yerleim vard, bu yzden her uygarlk katmann ayrmalar ve dikkatle etiketlemeleri gerekiyordu." "Bu onlarn iine gelmezdi ki," dedi Allegra, "Statigrafi olmadan nasl tarihlediler buray? " "Tarihleyemezler, ama zaten Vatikan'n yle bir derdi de yoktu. Vatikan, parmenlerin isa'dan ok nceye ait olduunu ortaya atmakla da kalmad, Essenilerin Josephus, Philo ve Pliny gibi eski tarihilerin de yazd gibi, bar, mnzevi bir toplum olduunu sylediler. Eer u tarafa ba339 karsan," dedi, gzetleme kulesinin yanndaki kk bir geitten geerken. "Epeyce byk bir demirhanenin kalntlarn greceksin. Demiri soutmak iin kullandklar su tesisinin de kalntlar var. Demiri ara yapmak iin kullandklar sylenebilir tabii ki, ama bu kuram kalenin iinde bulunmu olan ok balarnn varln aklamyor." "Vatikan Vaftizci Yahya'nn Essenilerle balants olduunu ve sa'y buradan ok da uzakta olmayan eria Nehri'nin l Deniz'e dkld yerde vaftiz ettiini saklamay beceremedi," dedi Allegra. "Sana katlyorum, Esseniler iin bar ve mnzevi tanm, dogmaya uysun diye yaratld." "Aynen yle," dedi David glerek. "Eer Vaftizci Yah ya'nn Esseniler gibi bir topluluun mensubu olduunu saklamayacaksan, onun demirhanede dolatna ve arka dalarndan silah imal etmeyi rendiine dair hikyelerin ortalkta dolamasn engellemen lazm gelir. Gerekte, EsI seniler kkrtldktan zaman gayet iyi savarlard. te u tarafta." David devam etti, "mezarl grebilirsin, iki yz1 den fazla mezar var, birou kadn ve ocuk mezar, bu da Vatikan'n oluturduu konsensste Essenilerin bakir olduklarna ya da hi evlenmediklerine dair anlatlanlar bir miktar zedeliyor. Bana sorarsan, eer bu ada yaasalard, sada solda pe atlm prezervatif bulabilirdik." "Sen asla adam olmazsn!" "Esseniler, Kuds'teki ikinci tapnaktaki yolsuzluklardan ve din adamlarndan nefret ediyorlard," diye anlatt David, eski avluyu evreleyen talarn stnde yrrlerken. l yamurlarnn ardndan parlak sar ve krmz iekler amt her yanda, saa sola serpilmi bir iki palmiye aacnn yelpaze gibi dallar l Deniz'den gelen scak rzgrda dalgalanyordu. "Beyaz ketenden yaplm, uzun Pisa340 gorvari entariler giyerlerdi, bu avlular da meditasyon iin yaplm zaten. te bu da sa'nn bu cemaatin bir paras olduunun iareti aslnda. Bu durum onun tapnak tefecilerinin, masalarn devirmesine neden olan fkesini de aklyor. Yossi, Omega Parmeni ve Maria Magdalena'nn burada olduunu kandayacan dnyor ama ben pek emin deilim." "Eer sa, bu grupla birlikte bulunduysa ki, Vaftizci Yahya'nn onu burada vaftiz etmesinin de nedeni bu olsa gerek, Maria Magdalena'nn burada bulunmamas iin hibir neden yok." "Neden byle syledin?" Allegra'nn bu kadar emin konumas David'i artmt. "Zaten naslsa reneceksin, en iyisi ben imdiden syleyeyim. Ben bir zamanlar rahibeydim." "nancn kaybettin ha?" David'in yznde ktcl bir glmseme belirdi. Gz gze geldiler, her ikisi de dierinin ne dndn merak ediyordu. "Benim hakkmda bilmediin ok ey var," dedi Alleg-ra "ama zaman iinde hepsini aacam sana." "Grmek iin sabrszlanyorum." "Bu imay duymazlktan geliyorum," dedi Allegra glmseyerek. "Maria Magdalena'nn hikyesini birletirdiinde, kilisenin senin inanman istediinden ok daha fazlas kyor karna. Bazlar farkl dnyor ama ben, Maria Magdalena ile Bethany'li Meryem'in ayn kii olduunu dnyorum. Aabeyi Lazarus ldnde, Yahudi detlerine gre kz kardei olarak naann yannda oturmak zorundayd. Oradan ancak kocas ardnda kalkabilirdi. Yahya incilinde bir pasaj var, kz kardei Maria Magdale-

na'ya sa'nn kendisini ardn syler, o da hemen yerinden kalkar. Ayrca bir baka Yahudi detine gre, gelinin 341 damadn ayaklarn yalamas gerekirdi. Maria Magdalena sa'nn ayaklarn yalamt." "Sence evlenmi miydiler?" Allegra olumlu anlamda ban sallad. "Bence buna dair gl ipular var. Eskiden inanmazdm," dedi Trica-rio'daki gnlerini hatrlayarak. "Barahibe byle bir eyi dnmemizi onaylamazd, ama dnebilmenin nndeki engeller kalkt zaman, bu konudaki ipularnn zaten ortada olduunu grveriyorsun. teki kadnlarla birlikte mezara giden kadnlarn arasnda Maria da vard, Yahudi toplumunda bunu ancak bir e yapabilirdi, ama en ikna edici ipular, Nag Hammadi'de bulunan Gnostik Gospel-lerinde bulunuyor." "Bu da eski kilise byklerinin neden bu gospelleri yok etmeye altklarn aklyor." "Kesinlikle, sa'nn Thomas Gospeli'nde sylediklerinin papazlarn iktidarn tehdit ettii gereini bir yana brakacak olursak, Maria da armha gerilmeden sonra kendi gospelini yazmtr zaten, sa'nn mritlerine nasl moral verici bir konuma yaptn anlatr. Eer doru hatrlyorsam Maria Magdalena yle der, 'Sakn alamayn, sakn yas tutmayn, hi pheniz olmasn ki onun inayeti hep stnzde olacak ve sizi her zaman koruyacak." Ataerkil Yahudi kltrnde, sadece ok gl bir kadn erkeklerle emir verir gibi cmleler kurarak konuabilirdi, ayrca Philip Gospeli de var." "Ah evet," dedi David yaramaz bir ifadeyle "mritler biraz gck olmular, nk sa Maria Magdalena'y durmadan azndan pyormu." "Byle de denebilir," dedi ban sallayarak. Allegra Gospel'deki bu blm ezbere biliyordu. Kurtarcnn elikisi Maria Magdalena idi, ama sa 342 onu btn mritlerinden daha ok sever, sk sk azndan perdi. Mritler buna alnrlard. "Yahudi kltrnde erkeklerin evlenmesi olaan bir durumdu," dedi Allegra. "Isa karizmatikti, elenceliydi, ekiciydi ve evresine bir sr kadn topluyordu." "Birazck bana benziyormu galiba." "Eh, bir beyefendi olduu iin bundan pheliyim aslnda, 'gck olmak' diye bir ey onun lisannda olmasa gerek," dedi, siyah gzleri prl prld. "Belki Omega Parmeni, bu konular biraz olsun aydnlatr." Allegra David'e her eyi anlatmak konusunda hl biraz teredddyd, ama zaman iinde anlatacan biliyordu. Eer parmen bulunur ve Magdalena saylar arasnda 153 says da ortaya karsa, bu her eyi kantlayacakt. 343 34 Langley, Virginia Mike McKinnon, 'Nkleer Felaket-S alk Konular' balkl dosyay kapatt ve zntyle ban sallad. El Kaide, bombalar atmadan otuz dakika nce bir uyan yapsa ve televizyon ve radyo yaynlar ile acil durum ars yaplsa bile, ok az kiinin snaklara yetiebilme ans vard. Bu faciadan ilk anda kurtulanlar bile sonrasnda yaanacaklar yznden byk aclar ekeceklerdi. Mike, eer rzgr ve hava koullar kt olursa, radyoaktif bulutlarn yzlerce km2'yi kaplayacan biliyordu. Bazlarnn beyin hcreleri radyasyondan ylesine etkilenecekti ki, bu insanlarn her taraf annda iecekti. Bir gn kustuktan sonra, dayanlmaz ba arlar balayacak, on binlerce insan bundan lecekti. ehirlerde az etkilenecei varsaylan bir milyona yakn kii, barsak hcreleri tahrip olduu iin dayanlmaz karn arlar ekeceklerdi. Salar dklecek, anste ve di etlerinde kanamalar balayacak ve birka gn iinde leceklerdi. Kendilerini hastanelere atmay baaranlar da leceklerdi." Uygarln yok oluunu balatan geriye saym, insann atomu blmesi ile balad aslnda diye dnd Mike 344 zntyle. slamc kkten dinciler, kendilerini hazr hissettikleri anda bir saniye bile tereddt etmeyeceklerdi. Mike, Profesr Kaufmann'n 'Omega Parmeni ve s-lami Nkleer Reaktr' adl makalesini tekrar eline ald. El Kaide'nin elindeki nkleer bavul bombalar ile eski alardan kalma l Deniz Parmenleri arasnda bir iliki olup olmadn merak ediyordu. Kaufmann tek tanrl dinlerde vahiy olduunu sylyordu, bunlardan biri Yahudilere inmi, ikincisi Hristiyanlara inmi sonuncusu da Mslmanlara inmiti. Kaufmann, eski ifreleri zdn ve nc vahiy olan slamla, yaklamakta olan atomik kyametin arasnda bir balant bulduunu sylyordu. 345

35 Kumran Bir ift israil F-16 devriyesi daha Kumran harabelerinin stnden grltyle geti. Allegra ve David, uaklarn, rdn'le israil arasndaki l Deniz snrnda ge braktklar izi takip ettiler. "DNA modeli Essenilere nerede uyuyor?" diye sordu Allegra David'e, parmenin ikinci unsuru ile ilgili renebilecei kadar ok eyi renmeye kararlyd. "Kitap Mabedi'ndeki modeller, Kumran Ktphane-si'nde bulunan emalara baklarak yapld. Ca'Granda'daki senin Profesr Roselli'n, vurulmadan ksa bir sre nce bunlar aratrmaya balamt zaten. Onu iyi tanr miydin?" "ok iyi tanrdm," dedi Allegra, "o benim hocamd" "zldm. Ben o sralar ok nemsemiyordum bu ii ama Yossi oka girdi. Bana, birilerinin Roselli'nin gerei bulmasn istemediklerini syledi. Roselli sana DNA ile ilgili kuramlarndan ok sz eder miydi?" "Son derece tedbirliydi, birileri onu uyarmt galiba, Francis Crick'e epey bir zaman ayrdn biliyorum. Ben o 346 kitab okudum, ama drst olmak gerekirse, DNA'nn daha gelimi bir uygarlk tarafndan dnyaya getirildii konusunda hl kukularm var." "Benim de yle, 1970'lerde daha gelimi bir uygarln buraya uzay arac gnderdiini sylemek Crick'i tmarhaneye tkmak iin yeterli bir nedendi zaten, ama insan dnyor, imdi biz uzaya insansz uzay aralar gnderiyoruz, kendi galaksimizin buzsal atklarn inceliyoruz, koca evrende hayat olan tek gezegenin bizimki olduunu dnmek sama geliyor artk." David'in yz ciddilemiti. "Yossi'nin de bu konuda kukular var, hatta ifre zme almalar sonucunda Omega Parmeni'nin Crick'in kuramn doruladn dnd halde." Allegra bu ocuk bakl, aka seven adamn baka bir yzn daha gryordu. Ciddi yzn. "Karnn ackt m?" diye sordu David. "urada bir maara var," dedi, vadinin teki tarafnda bir yeri gsterdi. "Oraya kmak iin ivili ayakkab gerekmiyor." "Benim houma gitti," dedi Allegra. Yarm saat kadar, elli yl nce keisini arayan Bedevi delikanlsnn yanllkla bulduu maaraya trmandlar. Allegra, David'in peinden, Bedevilerin parmenleri bulduklar dar ve uzun odaya girdi. "Bedevilerin ne bulduklarn bilmiyor olmalar ne kadar kt," dedi Allegra. "ki bin yl sonra bu parmenlere dokunan ilk insan olduunu bilmek muhteem bir duygu olmal." "u anda bu duygudan eser yok," dedi David zntyle. "Sanki buradan bir ordu gemi gibi imdi." Eer bir eyler gzlerden saklanmak isterse, bir ordunun bile baz eyleri bulamamas beklenebilirdi. Maarann giriine gizlenmi dz bir kntdan, stlerine toz dt, 347 ama maara giriinde yemek yiyecek bir yer bulup oturan David ve Allegra bunu grmediler. "Chardonnay? " "Olur. Herhalde baka bir ey getirmemisindir." "Getirdim. Su burada hayat demektir." "O zaman her ikisinden de isterim. Lonergan acaba o kasada ne saklyor?" dedi Allegra dnceli bir sesle, somon fmeye uzanrken. "Bunu bulmak biraz zaman alacak. Bize daha mzede alma izni vermediler, ama Yossi iin peini brakmaz. Babam iyi tanrm, hibir iin peini mcadele etmeden brakmaz o." "nsann nl bir babas olmas zor mu?" David glmsedi. "Herkesin, 'Aaa Profesr Kauf-mann'n olu musunuz?' demesine alyorsun. Yossi beni hep kendi yapmak istediklerim konusunda cesaretlendirdii iin o kadar zor olmad. Hatta orduda ayn dnemde hizmet verdiimiz srada bile baba-oul olmak sorun yaratmad." "Nasl bir ey? Savamak yani?" "Galiba genken, heyecan verici bir ey gibi geliyor insana. Tabii, biri sana ate etmeye balayana kadar, o zaman yanna yedek don alman gerektiini reniyorsun." Allegra gld. "Baz politikaclar iin sava ok nemli ve gerekli" diye devam etti David. "zellikle halk bu ekilde ellerinde tuttuklarn fark ettiklerinde. Ama insan savaa girdii zaman, ne kadar gereksiz ve korkun bir kayp olduunu anlyor. Galiba aabeyim Michael'n lm beni ok etkiledi." "Bilmiyordum," dedi Allegra zr dileyen bir sesle, "Sormamalydm." 348

"nemli deil. Onun lmne almak zaman ald tabi. Ama sevdiklerini kaybetmemi olan srailli ve Filistinli aileler iin durum farkl. Onlara gre bu savan bedeli. Bir sre ok kzgndm, o lgn ocuu hl ok zlyorum." "ok zldm David. Sava sorunlarn zm gibi grr olduk artk." Aadaki otoparkta, Yusuf Sartawi cep telefonunu at. "Evet, pozisyondaym. Birinci maarann giriindeler." Mesaj ksa ve ifreliydi. "Hepimizin bu dnyada belli bir mr var, bu mr en iyi ekilde kullanmamz lazm," dedi David ayaa kalkarken, "ama oumuz bu zaman birbirimizi ldrerek ve iktidar iin manevralar yaparak geiriyoruz. Mesela bu maaray alalm," David ieri doru yrd. "Burada bulunan eyler btn insanla ait, birka sekin Katolik akademisyene deil, ama buna ramen gerei ortaya kartmak iin Katolik Kilisesi ile die di savamak zorunda kalyoruz." Tavandan bcek dtn zannederek salarn silkeledi. Bir baka kum tanesi boynuna dt, onu da silkeledi, ancak srtna bir kum tanesi daha dnce durdu ve yukar bakt. Bann tam stnde, duvarda asl gibi duran bir kayada atlak gibi bir ey grd. Hl maarann giriinde duran Allegra'ya dnd. "Gel de una bir bak." "Ne?" dedi Allegra maaradan ieri girerken. "Buradaki kayada bir atlak var." Kum tanelerinin dmeye devam ettii kayadaki atlaa beraberce baktlar. David srt antasndaki kk kazmay kard ve atla kazmaya balad. Eski sva, Piskopos O'Hara'nn viski ielerini dolaptan dren ve Alleg-ra'nn apartmann sallayan yer sarsnts srasnda gevedii iin hemen skld. David'in nabz hzland. 349 "Bu sva," dedi heyecanla. Kayann dz kenarnda kk ve st kapatlm boluk gibi bir ey belirdi. Daha yava alan David, svay skt, kk boluun evresini kazyarak devam etti. Yaklak 60 cm2'lik boluk, maara duvar oyularak oluturulan bir kapakla kapatlm ve sva da gayet dikkatle kayaya uygun bir ekilde rlmt. "Bunun iinde her ne varsa, Esseniler d dnyadan saklamak istemiler," dedi David, svann kalann yava yava kazmaya devam ederken. Birden geriye doru kat ve burnunu kapad. "Ighh" boluktan dar kan hava iren kokuyordu. "Yzn kapat," dedi Allegra'ya maaradan dar kmasn iaret ederken. "Cryptococcus neuromyces mi?" diye sordu Allegra, bu dikkatsiz arkeologlarn ounun lmne neden olan mantar sporlarnn bilimsel adyd. Bu sporlarn neden olduu akcier hastal ba ars, ate ve nefes almakta glkle balyordu. Bu belirtileri kanamalar izliyor ve beyine srayan zehir menenjite yol at iin, kurban haisinasyonlar grerek lyordu. "Galiba, firavun lanetinin Esseni versiyonu ile kar karyayz," diye cevap verdi David. "erideki hava ok nemli deil, bu yzden ok beter bir durum olmamas lazm. Ama biz yine de dikkatli olalm. O boluun iinde ne varsa, binlerce yl bekledi, bir iki dakika daha beklemesinde hibir saknca yok." David, dikkatli olmakta son derece haklyd. 350 36 Langley, Virginia Mike McKinnon'un odasnn altnda bulunan bodrum katta, Cray marka bilgisayarlar sessizce alarak dnyann drt bir yanndan gelen raporlar topluyor ve harmanlyordu. Yzlerce lkeye yaylm istasyon eflerinden gelen raporlar, sismik dinleme cihazlar ile yaplan analizler ve uydu ile ekilen grntler, Byk eliliklere ve brolara yerletirilen dinleme cihazlanndan gelen bilgiler ve onlarca ayr kaynaktan gelen raporlar burada toplanyordu. Mike McKinnon'un bakanlk emriyle eski bir parmeni aramakla grevlendirilmi olmas, hibir zaman basl hale getirilemezdi. Yllarn tecrbesi ile elinde ok az ipucu olmasna ramen bir plan gelitirmesi gerektiini biliyordu. Kaufmann'n l Deniz Parmenleri ile ilgili makalesi internetten indirilmiti, imdi de Echelon sonular bir araya getiriyordu. Echelon, Ulusal Gvenlik Tekila-t'nn telefon grmelerini, epostalar, fakslar, teleksleri ve dnyann her tarafndaki her trl elektronik yaylmay yakalayabilen sisteminin kod adyd. Ancak Echelon'un 351 oluturduu dosyada, Omega Parmeni ile ilgili cevaptan ok soru bulunuyordu. Baz eyler anlalmyor bir trl diye dnd Mike. Vatikan acaba neden, uluslararas bir ne sahip olan arkeolojik DNA uzmann peine adam takmt? Uzmann baz harabelerde grlm olmas normaldi ama bu hangisiydi? 'Birinci maarann girii' bir anlam ifade etmiyordu. Tpk saman ynnn iinde toplu ine

aramak gibiydi bu. Ha-mas ie neden karmt? Lonergan'm srekli konutuu bu adam kimdi? McKinnon, srail'deki ileri biraz daha yakndan izlemesi gerektiine karar verdi. Tel-Aviv'deki Amerikan eliliindeki CIA hcresinden raporlar izleyebilirdi. 352 37 Kumran David'de Allegra'da heyecanlarna daha fazla hkim olamadlar. David boluun nndeki kayay gevetti. Her ikisi de heyecanla yutkundular. "Tanrm, David. Burada bir vazo var." Toprak mlek, Nehemiah Tapna yerle bir edildiinden beri buradaki gizli blmede duruyordu. 30 santimetreden daha uzun deildi, tpk krk yl nce bulunan mlekler gibi onun da az kapatlmt. David, aksn kard ve yumuak zifti dikkatle yard. mlein iine elini soktu ve yavaa solmu sar beze sarl bir rulo kard dar. Bezin iinde deri yapraklar vard. "Allegra, bu bir parmen." Allegra konuamyordu, ban sallamakla yetindi. l Deniz Parmenleri'nin bulunuu, yirminci yzyln en nemli arkeolojik keiflerinden biri saylyordu. Allegra, kendi bulularnn yirmi birinci yzyln en nemli bulularndan biri olup olmayacan merak ediyordu. "Birileri bunu saklamak iin epeyce uram," dedi Allegra, kalp atlar biraz yavalamt. 353 "Sorun u," dedi David dnceli bir sesle, "Bizi kimse grmeden buradan nasl kacaz." "Devlete ait bir eyle yani." "Ben, Bedevilerin kazmalarn kaptklar gibi buraya mesinden daha ok kayglym aslnda. Bu parmeni tercme edip iinde ne olduunu grene kadar, sesimizi -kartmasak daha iyi olur." "Peki dnerken israil devriyesi bizi durdurursa ne olacak. Ya arabay ararlarsa?" dedi Allegra, yksek sesle dnerek. "Bunu burada brakamayz," dediler ikisi de ayn anda. "Dur!" dedi David srtarak. "Bence bunu gze alacaz ve Yzba Shagbilmemne'nin keyfinin yerinde olmasn umacaz. Bu arada bu oyuu eski haline getirsek iyi ederiz," dedi frasna uzanarak. Dn yolunda arabay hzl srmediler. Allegra, deerli yklerine sk sk sarlmt, David ise arabay her zamankinden daha sakin kullanyordu. Yusuf Sartawi onlar uygun bir uzaklktan izliyordu, kendini gstermemek iin aralarna bir kamyonun girmesine izin verdi. Yusuf'un kafasn kurcalayan bir ey vard. ift harabelerden ktnda, israilli, elindeki torbay byk bir dikkatle tayordu. David ve Allegra Eriha sapan getiklerinde, kardan bir israil devriye kamyonunun geldiini grdler. Ons-low'un n camnda birden iki ar makineli tfek belirdi. Allegra nefesini tuttu. Kamyon yavaa yaklarken, israilli askerler kukulu ve tetikteydiler, kamyon yanlarndan geerken askerlerin yzndeki ifade gevedi. "israil plakasnn faydas oluyor," dedi David. "Tabii benim arabann yanna yaptm sanat eserinin, ibrani niversitesi yazsna ramen hibir ie yaramadn syleme354 me gerek bile yok. Askerler ancak insanlarla yz yze geldikleri zaman rahadyorlar." Yolda alt devriye kamyonuyla daha karlatlar, ama hibiri durmad. Allegra, Scopus Da'ndaki kampse ulap paha biilmez yklerini laboratuvardaki odalarna braktnda derin bir nefes ald. "Aramice," dedi David, parmeni masann zerine dikkatle yaydktan sonra. Yznde karmak bir ifade vard. "Sanki bir envanter gibi. Esseniler acaba bir envanteri saklamak iin neden bu kadar uratlar?" Parmenin son ksmn okumaya baladnda, yzndeki karmak ifade yerini hayrete brakmt. "Allegra," dedi, bytecin stnden bakarak. "Bu sadece parmenlerin tamamn ieren bir liste deil. Bu parmende, Essenilerin Kumran'da ktphane olarak kullandklar maaralarn kesin konumlar da tarif edilmi." "Neden bu kadar sk sk sakladklar anlald imdi," dedi Allegra. "Bunu bulan, teki belgelere rahata ular nk." "Kesinlikle" David'in Aramice'ye hkimiyeti, bu alanda almakta olan herkesten daha fazla olduu iin parmeni hem braniceye hem de Ingilizceye abucak tercme etti. Balklar ve parmenlerin yerini okuduka kalar atlyordu, sonra fsltyla "Omega Parmeni! Burada kopyas olduu yazyor." "Demek ki, bu parmen dierlerinden ok daha nemli," dedi Allegra. David gzlerini ovuturdu. Parmenlerle ilgili envanteri zmek iin iki saat harcadktan sonra, bataki heyecan yerini hayal krklna brakmt.

"Omega Parmeni'nin kopyas olduu yazlm, ama Kumran'daki maaralardan bildiim kadaryla, bura355 da listelenmi olan maaralarn hepsi aratrld. Bedevilerin bunlardan ka tanesini bulduklar ve karaborsaya srdkleri ise muamma," dedi David. "Bu envanter, bulmacann paralarn bir araya getirdi. Ama Omega Parme-ni'nin kopyalarnn nerede olduunu ya da hl var olup olmadn bilmiyoruz." "Ama byle bir ey yazm olduklarn biliyoruz. Profesr Roselli'de biliyordu, ama parmenlere ok yaklat anda biri onu ldrd. Vatikan ise, bu parmenlerle ilgili gizemi korumaya ok kararl grnyor," dedi Allegra, bir yandan da Giovanni ile yapt konumalar dnyordu. "Bu korumann nedeni, sa ile Esseniler arasndaki mesafeyi amak," dedi David karamsar bir sesle. "Herkes bilmez ama, sa'nn dada verdii vaazlarn Matta nc'inde-ki hali zgn deildir. 'Kutsanmlar fazla uysaldr,' Esseni Parmenleri'nden birinde bulunmu. Ayrca 'Kutsanmlar gl deildir: Cennetin Krall onlarndr' Birinci maarada bulunan Sava Parmeni'nden alnmtr. sa'nn Gospellerdeki vaazlar, l Deniz Parmenleri'ndeki vaazlarn stne kurulmutur. Yani sa'nn ncil'deki szleri zgn deildir Vatikan'da bunlarn ortaya kmasn engellemek iin elinden geleni yapacak tabii ki." "Seninle ayn fikirdeyim," dedi Allegra, "bu karbon ta-rihlemesiyle zlecek bir sorun." Artk elini amann zamannn geldiine karar verdi. "Vaazlarn zgn olmamas, Vatikan'n sa ile Kumran arasna mesafe koymasnn nedenini yeterince aklyor, ama bir baka neden daha var. Bugn sana kendimi aacam dediim zaman, sylediim ey senin dndn gibi sadece benimle ilgili deildi." David srtt, "Ben de ansmn yaver gittiini sanmaya balamtm." Allegra szlerine devam ederken, yzndeki ifade ciddileti. 356 "sa'nn Essenilerle ilikisi ve Maria Magdalena'nn dogmaya verdii zarar bir yana, Vatikan'n en korktuu ey Omega Parmeni. Sana imdi anlatacam ey, bir insann hayatn tehlikeye sokacak, bu yzden aramzda kalmas gerekiyor. " David ban sallad. "Giovanni Donelli'yi hatrlyor musun?" "Onunla Patrick O'Hara'nn evinde tanmtm. Hl Vatikan'da m?" "u anda Venedik Kardinali. Hayat tehlikeye girecek olan o." Allegra Papa I. Jean Paul'n bana gelenler ve Gi-ovanni'nin Petroni hakkndaki kukularn anlatrken, David duyduklarna inanamyormuasna ban sallyordu. "Bu krmz cbbeliler inanlr gibi deil. Ben sylemem, ama sen istediin zaman meseleyi Yossi'ye aarz. O Giovanni'yi her eyden korur." Allegra ban sallad. "Koruyacana eminim. Ayrca, sa'nn zgnlnn tartlmasnn ve Rockefeller'daki parmenlerin tarihlerine ilikin en kk bir kukunun Lonergan ve Vatikan tarafndan karalanacan da bildiine eminim. Omega Parmeni bir mit deil, varlnn ispatlanmas byk bir fkeyle karlanacak ve uydurma olduu iddia edilecek. Eer bulmay baarrsak, aklama yapmadan nce Vatikan'dan birilerini yanmza almamz doru olur." David gld. "Olduka radikal bir fikir. Patrick O'Ha-ra dnda birini bulabilir miyiz acaba?" "Patrick bunu yapard, ama onu armha gererler. Akademisyen deil nk. Ama bir kii bulabiliriz." "Peki ama bu adam nerede saklyorlar? Tabii bif kadn deilse." Allegra glmsedi. "Hayr, niversiteye giden kadnlar, 357 kzl cbbeli ihtiyarlar tehdit ediyorlar aslnda. Benim kastettiim kii Giovanni." "Venedik Kardinali'nin byle bir aklamaya destek vereceini nereden kardn? Hayat tehlikeye de girecek stelik." "Bu uzun bir hikye. Ama Giovanni ok geni dnen biridir ve bu ekilde kendini korur. Eer Vatikan ondan kurtulmak istiyorsa, iki kere dnmesi gerekir, nk bu durumda, Omega Parmenleri ile ilgili gerein ortaya kmasn da gze almak zorunda kalrlar," diye cevap verdi Allegra. "Giovanni byk bir zekdr, bunu ok iyi giz-lese bile. Biraz gevese, annda der." "Eer onun yardm edeceini dnyorsan, bu denemeye deer. nk eer Omega Parmeni'ni bulursak, Vatikan'daki o herifler, herhangi bir ilahiyat yorumlayana kadar parmeni bizim elimizden kapmak iin her trl bedeli derler, sonra da parmen, gizli arivin derinliklerinde kaybolur," dedi David. "Bence bu envanteri bulduumuzu aklamayalm, bylece Lonergan ve Vatikan'daki-ler en azmdan biz hazr olana kadar yerlerinde otururlar. Geri ben, Rockefeller'n kasasndakilerin Lonergan' neden bu kadar telalandrdn ok merak ediyorum ama..." "Ben bulabileceimizi fazla umut etmiyorum dorusu," dedi Allegra.

"Bilmiyorum..." David yznde esrarl bir ifadeyle dncelere dald. Sonra parmeni dikkade sard ve odadaki kasaya kilitledi. Daha sonra Allegra'ya sz verdii yemei hazrlamak zere onun evine doru yola ktlar. Her ikisi de sessizdi, bulduklar eyin yol aaca sonular dnmeye dalmlard. David'in dairesi, Eski Kuds yaknlarnda Levi Eshkol Bulvar'ndayd. Byk bir ta binann at katndaki daire358 den, Kral Davud'un bir zamanlar hkm srd surlarn stnden Yeni Kuds'n klar grnyordu. "ok etkilendim David. ok iyi bir asn," dedi Al-legra, David duman tten taba masaya koyarken. "Pesach cholent ve patlcan dolmas." "Pesach coholent mi?" "Yumurta ve patatesle ksk atete piirilen, gayet yumuak olduunu umduum biftek. alom," dedi arap kadehini kaldrarak. Yemekten sonra David ve AUegra ellerine kahvelerini alarak balkona ktlar. ehrin klar mrekkep mavisinin zerine serpilmi yaldz gibi grnyordu Uzaktan. Balkonun demirlerine yaslandlar, bulduklar parmen ve Lo-nergan' nasl kzdrdklar zerine espriler yaparak konutular, eer onu kim nce kzdrrsa, dierine yemek smar-layacakt. David eildi, Allegra'nn elini teatral bir tavrla eline alarak, aralarndaki bu anlamay mhrlemek istercesine pt. AUegra onun yanan okad ve yavaa yzn kaldrarak gz gze gelmelerini salad. David'in dudaklar onunkileri buldu, AUegra iini ekerek ona cevap verdi. David, onu kollaryla sararken, bir erkei sevmekle ilgili korkularnn birden yok olduunu hissetti. Gzlerini kapatt ve o ann tadn kartt. David'in dudaklar dudaklarna bastrrken, AUegra mekn duygusunu kaybettiini hissetti. Sanki birbirlerine aittiler. David'in elleri, belinden kalalarna doru kayd, gen kadnn bedenini kendi bedenine bastrd. AUegra tutkuyla karlk veriyordu. David'in kalbi sanki azndan kacak gibiydi, konuamaz hale gelmiti. AUegra'ya sarlarak onu yatak odasna doru gtrd, gen kadnn salarndan ykselen koku, arzularn iyice kamlamt. 359 "Ben bu ii ok uzun zamandr yapmadm Divld," dedi Allegra fsltyla. Bedenini onun bedenine bastrd, birbirlerinin iinde eriyerek yere dtler. Allegra, bilgisayar ekrannda birden beliren mesaj grnce rahadad. Giovanni'den bir e-posta gelmiti. Merhaba, Bir sprizim var. Kuds'e geliyorum. nmzdeki birka hafta iinde Kuds'te olacam. Dinler aras bir konferans var, ben de resmen, halefimden grevi devralarak Katolik Kilisesi'nin Mslmanlk ve Musevilie kar verdii cevab sunacam. Vatikan politikalarn unutmu olmadna eminim. Her ey ayn, Venedik muhteem bir deiiklik oldu. Eski dostum Patrick O'Hara'dan seni ve ve bitiremeyen bir e-posta aldm... Senin harika iler yaptn sylyor ki ben de zaten baka bir ey beklemezdim senden. Yemee ne dersin? Eski dostun Giovanni Donelli'den en iyi dileklerle. Onca zamandan sonra ilk kez yz yze greceklerdi. Birbirlerine bir sr e posta yollamlard, zaman zaman deiik lkelerde karlama ansn birka hafta ile kardklar oluyordu, sanki evren onlar bir araya getirmemek iin urayor gibiydi. Allegra hemen cevap yazd. Yemek ahane olur. Seni havaalanndan almam ister misin? Giovanni'nin cevab derhal geldi. Teekkrler, ama Patrick oktan ii ele alm bile (teki elinde de bir ie rlanda viskisi olduundan ku360 kun olmasn). Eer aramba gecesi iin yoksa bulualm, lokantay semene izin veriyorum. "Ne oluyor orada?" diye sordu David, odaya girerken. Eilip Allegra'y omuzundan pt. "Giovanni Kuds'e geliyor," dedi Allegra, yzn ona dnerek. "ok iyi haber. Ne zaman geliyormu?" "Patrick gelecek hafta onu havaalanndan alacak, aramba gecesi yemek yiyeceiz. Sen de gelir misin?" "Yemee gelmem. Birbirinizi uzun yllardr grmediniz, konuacak ok eyiniz vardr. Ama ben sizi Onslow'la gideceiniz yere brakr, sonra da bir iki iin size katlrm. Onu yeniden grmek sana iyi gelecek." "Onun Onslow'a binmekten byk bir heyecan duyacan sanmam, ama tabii ki o bir talyan, ayrca ben de senin araba kullanmay nerede rendiini ok merak ediyorum dorusu." Numero Venti, daha tam dolmamt. Elie, Giovanni ile Allegra'ya cam kenarnda bir masa gsterdi. Bir sre sonra iyi giyimli bir Arap, terbiyeli bir ekilde Elie'ye glmsedi ve hemen onlarn arkasndaki masay gsterdi. "David ok ekici bir adam," dedi Giovanni, sesinde hafif bir kskanlk seziliyordu.

"Ve tpk senin gibi, ok da yetenekli," dedi Allegra. "Daha tam karar vermedi ama Yossi'nin partisinden adayln koymay dnyor." "Eer biraz olsun Yossi'ye benziyorsa ok baarl olur," dedi Giovanni. "Yossi, srail'de var olan politikalarla bu iin zlemeyeceini gren birka politikacdan biri." Allegra ban sallad. "Arkadan Ahmet Sartawi de 361 benzer eyler dnyor. Grld kadaryla da Filistinliler onun grleri etrafnda toplanyorlar. Eer bir Filistin devleti oluturulabilirse, militan gruplarn da silahlarn brakabileceini dnyor." "Yaser Arafat'n lm dngy krd aslnda," dedi Giovanni. "Filistin halk iddetten bkt, srailliler de yle. Ahmet Sartawi gibi bir insan tpk Yossi gibi bar iin gerek bir ans olabilir." Giovanni birlikte bala ktklar gn dnd. "Ahmet'e Filistin seimleriyle ilgili ans dileklerimi yolladm, onun iin dua ediyorum." "Buradayken onunla grecek misin?" "isterdim, ama baz fanatik muhalifleri bunu ona kar kullanabilirler. Mar'Oth, Mslmanlarla Hristiyanlarn arasnda yaplabileceklerle ilgili olarak nemli bir rnek oluturdu, ama her ey yava yava olacak, insanlara bir eyleri sindirmeleri iin zaman tanmak lazm. David'in bizimle yemek istemediine emin misin?" "Eminim. Bizim biraz yalnz kalp konumak istediimizi biliyor." Allegra elini Giovanni'nin elinin stne koydu. "Sana bir aklama yapmam lazm, birlikte yaadmz onca eyden sonra hele. Sen artk benim dostumsun." "Bu aklamaya gerek yoktu," diye cevap verdi Giovanni, "zellikle de olanlardan sonra." "Umarm bu konuda kendini sulu hissetmiyorsun. Bence ok muhteem bir and o." "Ben bu muhteem anlar hep istediim iin sulu hissettim kendimi," dedi Giovanni arpk bir glmseme ile. "Biliyorum inkr edeceksin ama kiliseyi aniden terk edip gittiin iin kendimi sulu hissettim ben. Nedeni neydi?" "Nedeni o deildi," dedi Allegra, anlar geri gelmiti. Allegra, Milano'da yaad o korkun geceyi anlatrken Giovanni'nin yzndeki glmseme silindi. "ok zldm," dedi Giovanni Allegra szlerini bitirdiinde. 362 "Neden bana anlatmadn?" "oktaydm Giovanni. Seni zmek istemedim. Her eyi doru drst deerlendirebilmek epey bir zaman ald." "Petroni bu yaptnn cezasn ekmeli. Kilisede yaanan bu trden olaylar srekli gizliyoruz aslnda." "Keke cezasn bulsa, ama Katolik Kilisesi'nin en gl kardinalinin karsnda benim sylediklerimin ne deeri olur ki. Vatikan'n karl ok sert olur." "Evet, ama giderek daha fazla insan aa kyor. Boston'da olanlara baksana. Kilise yllarca pedofili vakalarnn ve dier sapklklarn stn kapatp durdu. Sonu olarak Kardinallik makam, bu tr sorumluluklardan kamak iin yeterli olmamal. Sen yaanacaklar gsleyebilecek misin?" "Eer onu adaletin nne karabileceksek, elbette gslerim," diye cevap verdi Allegra. "O zaman oturup biraz dnelim. Bu arada, belki ben ona bir baka cepheden saldrabilirim." Allegra onca yldr ilk kez Giovanni'nin biri iin 'saldr' kelimesini kullandn duyuyordu. "Petroni ve Vatikan Bankas kirli ilerini hl srdryorlar," dedi Giovanni. "Sana Papa I. Jean Paul'n ldrlmeden hemen nce Babakan' sepetlemek zere olduunu sylediimi hatrlyor musun?" "Ve Petroni'yi de sepetleyerek Vatikan Bankas hakknda soruturma amak zereydi," dedi Allegra "Gayet iyi hatrlyorum." "O zamanlar, Propaganda 2 adl mason locasnn stad, Sicilyal bir haydut olan bankac Giorgio Felici idi. u anda da P2'nin devam olan P3 locasnn stad, ama bu arada bankaclk ilerini de geniletmi. Venedik'te, son derece krl kk bir bankamz vard bizim, Banco del Sa-cerdozio." 363 "Papazlarn Bankas m?" "kinci Dnya Sava'ndan ksa bir sre sonra, Venedikli Katolik bankerler tarafndan kurulmutu, ok dk faizle, baclk yapanlara kredi veriyordu, Venedik'teki muhta ve sakatlara da yle. Banco del Sacerdozio ok iyi ynetildii iin Italya'daki en krl bankalardan biriydi, hisselerinin yzde elli birine sahip olan Vatikan tarafndan korunuyordu. Geen ay bu hisseler Giorgio Felici'ye devredildi, o da btn kredileri durdurdu." Karl Dolomite Dalar'nn eteklerinde yer alan onlarca kk badan birine yapt ziyareti hatrlayan Giovan-ni'nin gzlerinden fke fkryordu. Ziyaret srasnda, kyllerin yaad korku ve umutsuzluu

gzleriyle grm, ekmek paras iin kendilerini paralayan bu zavall insanlarn kaderinin kilometrelerce uzakta bir para babas tarafndan tehdit edildiini grnce isyan etmiti. "Eer bilseydim, Papa'ya gider ve bu sat erteletir-dim," dedi Giovanni. "Peki ama imdi gidemez misin?" diye sordu Allegra. Giovanni ban olumsuz anlamda sallad. "Birka yl nce Petroni, Giorgio Felici'yi Papa'nn mali danman olarak atamay baard iin kanta ihtiyacm var. Ben kendi adma bir soruturma balattm, elime gl deliller geirdiim zaman hemen Papa'ya gidip, ayrntl bir soruturma atrmas iin srar edeceim." "Papa buna kar kacaktr," dedi Allegra. "Felici onun danman olduuna gre." "Felici'nin mafya ile ok gl balar var, Kilise'nin onunla hibir i yapmamas lazm," dedi Giovanni sert bir sesle. "Gemite Kilise bomba, tank, kurun hatta doum kontrol hap imal eden irketlere ortak oldu. Tek lt, sahip olunan hisselerin yeterince krl olmasyd, korkarm imdi de durum ayn. Eer Papa kendi bahesindeki pisli364 i temizlemek iin gerekeni yapmazsa, ben kamusal bir soruturma isteyeceim." Bu Giovanni'nin sonunu getirebilirdi ama Allegra gerektii anda tereddt bile etmeyeceini biliyordu. "Tanr bazen garip iler yapyor," dedi Giovanni kat bir sesle. "Hem kim bilir, eer byle bir soruturma sayesinde Petroni'den kurtulursak, Omega Parsmeni'ni da gizli arivde tktklar yerden bulup karabiliriz. Sana yaptklarndan sonra onun hapsi boylamas lazm. Pi." Allegra hayatnda ilk kez Giovanni'nin kfr ettiini duyuyordu. "Eh, benim Tanrya neler sylediimi duymak bile istemezsin herhalde," dedi. "Bence hepsini daha nce de duymutur," Giovanni'nin yznde yine o scak glmseme belirmiti, "inancn m yitirdin?" Allegra ban sallad. "Ama galiba son zamanlarda beni evreleyen gl bir eylerin varln hissetmeye baladm. Ancak bu varln Katolik olmadn biliyorum." Giovanni glmsedi, "inancn yitirmemisindir, ok deiik ekillerde gelir o sana geri." Allegra ararak Giovanni'ye bakt. "Bunu bir kardinalin sylemesi ok tuhaf," dedi glmseyerek. Birden tekrar La Pizzeria Milano'daki gnlerine geri dnmler, birbirlerinin varl ile rahatlamlard. "Pek tuhaf saylmaz. Milano'daki gnlere gre ok deitim ben. Burada Kuds'te ve Ortadou'da geirdiim gnlerde yaadklarm beni ok dndrd ve ok ey retti. Ahmet gibi insanlarla tantm ve grdm ki, onlar da inanlarna en az Katoliklerin kendi inanlarna sarld kadar sevgiyle sarlyorlar. Bizim Katolik inancnn 'tek doru yol' olduuna dair gelitirdiimiz doktrin, dnyaya ok zarar veriyor. Buradan ayrldm zamandan beri grdm ki, 365 Omega ve Sonsuzlua varmak iin birden fazla yol var, ncil'de bu yolu gsteren klavuzlardan sadece bir tanesi." Ruh glmsedi. "Profesr Roselli ldrldkten sonra ben de ok dndm," dedi Allegra, "Onun lm ok byk bir kayp, sadece Ca' Granda iin deil stelik. Onun DNA'nn kkenleri kuram hakknda ne dnyorsun?" "Bilimsel adan dndn zaman, yalnzca mmkn deil, muhtemel, ama dnyann btn gerek byk dnrleri gibi Crick'de, Roselli'de zamann ilerisindeydiler. nsanlarn ou, dnyann br ucunda ne olup bittiini bilmeyecek kadar kendi sorunlarna gmlmken, uzaydaki milyarlarca galaksiden bir tanesinde daha, bizimkinden daha gelimi bir uygarlk olduunu dnemezler." "Hayat bulmak umuduyla, baka gezegenlere birden fazla ara gnderdikleri halde," diye cevap verdi Allegra. "Seninle ayn fikirdeyim. nsanlar kendi rahat hayatlarnn biraz dna kmaya zorlandklarnda hemen kendilerini tehdit altnda hissediyorlar, hemen sama ve safsata diyerek tepki gsteriyorlar byle eylere." Allegra ne doru eildi ve sesini alakt. "Sen Omega Parmeni'nin kopyasn Vatikan'da bulmaktan umudunu kestiinde bana demitin ki, 'gerek eninde sonunda ortaya kar.' Profesr Roselli ldrldnde, gerein peine dmek benim iin bir grev oldu, u anda kk bir adm attk gibi sanki. Bunu kendine saklayacan biliyorum. David'le birlikte yeni bir l Deniz Parmeni bulduk. Giovanni hi sesini kartmadan Allegra'nn anlattklarn dinledi. "Bu harika bir haber," dedi fsltyla. "Bir envanter olsa bile, Omega Parmeni'nin birden fazla kopyas olduu366 nu teyit ediyor olmas onu bal bana bir bulu haline getiriyor. "

"Sorun u Giovanni, biz Omega Parmeni'nin bir baka kopyasn bulsak bile, Vatikan bunu ele geirmek iin diini trnana takacaktr. Eer ele geirirlerse de derhal gmerler. En azndan bunun sahte olduuna dair mthi bir kampanya balatrlar, bir sr insan da onlara inanr." "Yaparlar. David'e ve sana bir teklifim var. Eer bulursanz, bu buluu akladnz srada yannzda olmaktan byk mutluluk duyarm. Ben nerede olursam olaym, Kilise ile bir ak tartma amanz salarm. Daha sonra, Vatikan bunu hi beklemez ama eer bir kopyas da Gizli Ar-iv'de karsa, bu gerei tartmaya mecbur kalr." Allegra epeyce armt. Bu onlarn David'le daha nce konumu olduklar bir konuydu ve bu hassas konuyu Giovanni'ye uygun bir dille nasl aacan dnp duruyordu. Giovanni ise konuya dorudan girivermiti. Bu adamn zeksn kmsemekten baka bir ey deildi yapt. David'in onu kskanmak iin bir nedeni daha olmutu. "O dnyann Petroni'leri seni engellemeyecekler mi peki?" diye sordu. "Engelleyemezler. Kilise'nin dnce zgrlne izin vermesinin zaman geldi. Aksi halde sa'nn vermek istedii asl mesaj sonsuza dek kaybolacak." Giovanni ve Allegra lokantadan kp Eski Kuds'e Patrick O'Hara'nn evine doru yrmeye baladklarnda, iyi giyimli bir Arap tarafndan bir sre takip edildiler. Az tede Tom Schweiker New York'taki akamst haber blteni iin hazrlk yapyordu. Vatikan l Deniz Par-menleri'nin tarihlenmesi iin bir ey yapmad gibi gerei arayanlarn da onlara ulamasn engellemeye devam ediyordu. 367 "On saniye Geraldine... Ve yayndayz..." "u anda Kuds'e Tom Schweiker'a balanm durumdayz. l Deniz Parmenleri zerindeki karanln aydnlanmas iin basklar artyor galiba Tom." "Olayn iki cephesi var Geraldine. Birincisi, parmenlerin tarihleri, ikincisi de parmenlere eriim. Bu haftann banda, bu alanda uluslararas n yapm bilim adamlarndan biri olan Monsignor Derek Lonergan ile grtm." Derek Lonergan olanca fiyakas ile bu grmeden kamaya almt ama Tom srarlyd. Lonergan'n egosunu okam, eer olayla ilgili onun grleri alnmazsa bunun byk bir kayp olacan sylemiti. Lonergan'n egosu, kolay hedefti. "Monsignor Lonergan, sz konusu parmenlerin sa'dan iki yz yl ncesine ait olduu konusundaki Vatikan iddiasn destekleyenler arasnda siz de bulunuyorsunuz. Ancak son zamanlarda bu parmenlerin tarihleriyle ilgili varlan konsenss sorgulanmaya balad. Siz hl tarihler konusunda ayn grte misiniz?" "En kk bir kukum yok efendim. Bu parmenler, kesinlikle sa'dan iki yz yl ncesine aittir. En kk bir kukum bile yok bu konuda." "Tarihleme iin kullandnz kriterlerden biri Kumran blgesinde bulunan madeni paralara dayanyor deil mi?" "Elbette." Lonergan enesini kaldrd ve kameraya bakarak stten bir tavrla burnunu ekti, sanki bu sorunun cevabn herkesin bilmesi ok doalm gibi davranyordu. Kamerann bir an, Lonergan'n dank sakalnn altnda gizli bir yara izinin mor izgisini aydnlatt. "Her ne kadar LEcole Biblique'in direktr bulunan parann zerinde onuncu Roma Lejyonu'nun iareti olduunu iddia etse bile, baz uzmanlar bu parann herhangi bir 368 Roma lejyonuna ait olmadn, Akelon tarihlemesine gre sa'dan sonra 72 ylna ait olduunu sylyorlar, buna ne diyorsunuz?" Derek Lonergan'n yz, yara iziyle ayn renk olmaya balamt. Hem soruya, hem de bu soruyu cevaplamak zorunda oluuna kzmt. "Bu gayet talihsiz bir iddia, sz konusu edilen o para, harabelere oradan geen biri tarafndan ok daha sonra drlm olmal," diye fkeyle cevap verdi. "yle mi? Yine de L'Ecole Biblique'in direktr, bu yanll dzeltmek iin be yl bekledi demek." Tom terbiyeli, kaytsz ve sakin bir slupla istedii sonucu elde etmiti. Lonergan fkeden patlamak zereydi. "Son bir soru daha Monsignor. ki akademisyenin mzede almalar iin gereken onayn alt aydr verilmemi olduu doru mu?" "Szn ettiiniz srailli ve talyan akademisyenlere her trl misafirperverlik gsterilmektedir," diye cevap verdi, bir trl gizleyemedii fkesi, gerei szlerinden ok daha iyi vurguluyordu. "Monsignor Lonergan, programmza katldnz iin ok teekkr ediyorum." Tom mikrofonunu yakasndan kard ve Rockefel-ler'in otoparkna brakm olduu otomobiline doru ilerledi. Lonergan'n zlmesi iin ne kadar bask gerektiini merak ediyordu, acaba parmenlere ulam engelleme emrini kim veriyordu. Lonergan' sanki bir yerlerden tanyormu gibi geliyordu hep, bu duygu

kamerann adamn yanandaki yara izini aydnlattnda daha da glenmiti. indeki gazeteci harekete gemiti, bulmacann kayp paralarn bulmaya kararlyd. 369 38 Roma Lorenzo Petroni, Dr. Bassetti ile Giovanni Donelli'nin Kuds'te bir restoranda yedikleri akam yemei ile ilgili raporu okurken iindeki umutsuzluk giderek byd. Zaman her ey iin ok daralmt artk. Papa'nn giderek bozulan saln anlataca ve ekilme meselesini tartaca Kardinaller Kurulu toplants yaklamt. Komaya girmi bir Papa, dolaysyla da Katolik Kilisesi ihtimalinin vurgulanmas, Kardinallerin bir anlamaya varmasn salayabilirdi, ancak bu anlamaya onun adayl hibir ekilde tehlikeye girmeden varlmas gerekiyordu. Petroni odasnda dolamaya balad. Hayatnn en byk amacn tehlikeye drecek birden fazla faktr vard, ama u ana kadar bu faktrleri kontrol edebildiini sanyordu. Kadn, hi olmazsa gerek Omega Parmeni'ni bulamamt, fakat srekli gzlem altnda tutulmas gerekiyordu. Petroni'nin hakkndaki tecavz iddialarndan iddede inkr ederek kurtulmas mmknd. Hatta bu iddialar kendi kar iin kullanabilir, Kiliseden ayrlm biri tarafndan ortaya atlan bu korkun ve irkin iddialar sayesinde 370 kamuoyunda sempati bile yaratabilirdi. Eer gerekirse para ile yalanc tanklar bulabilir, Bassetti'nin kiliseyi zgr bir yaam ve seks iin terk etttiini, kendini kiliseye adam erdemli din adamlarna bu yzden saldrdn iddia edebilirdi. Donelli bir baka sorundu. Petroni, eer Donelli, Vatikan Bankas hakknda bir soruturma atrmay baarrsa, bunun kendisini bitireceini biliyordu. Bu byk bir risk diye dnd, ama Peter'in Anahtarlar'nn nndeki en byk engel buydu, Petroni kararn verirken adrenalini de ykseldi, 'italyan zm'nn Donelli'ye uygulanmas artt artk. Telefonun sesi birden dncelerini bld. "Petroni." "CNN'den Daniel Kirkpatrick ikinci hatta Hametlim." "Naslsn Lorenzo?" "yiyim, ya sen?" diye cevap verdi Petroni przsz bir sesle, hemen diplomat havasna girmiti. "Teekkrler, iyiyim Lorenzo." "Ne var ne yok?" "Yine u Schweiker. Senin Kuds'teki adamn Monsig-nor Lonergan'n gemiini aratrmaya balam." Petroni'nin gzleri ksld. "Nasl bir aratrmaym bu?" "Benim buradaki kaynaklarm gayet iyi Lorenzo. Lonergan'n Idaho'daki bir kk kilisede bir zamanlar baka bir adla alt syleniyor." "Buna inanmam mmkn deil Daniel, yine de bir aratraym, sonra sana dnerim." "ok iyi olur Lorenzo. Byle bir speklasyon, kiliseye byk zarar verebilir." Petroni'nin ruh hali, hayatnn en byk amac olan 371 Peter'in Anahtarlar'na kavumann nne kan bu yeni tehdit nedeniyle iyice karard. nce Donelli'nin Vatikan Bankas hakknda amaya alt soruturma, imdi de bu. Sanki kozmosun rzgrlar onun kontroln ortadan kaldrmak iin toplanyordu. Kontrol tekrar ele geirmek iin dnmeye balad. Masasnn st gznn kilidini at ve deri bir kutuda saklad 38 Baretta Cheetah marka tabancay kard. Geni odasnn uzaktaki duvarlarndan birine nian ald. Tpk Donelli'nin Vatikan Bankas hakknda soruturulma almas teklifi gibi, Lonergan hakknda yaplacak bir aratrma da Papalk adayln bir hayal haline getirebilirdi. Gazeteciyi ldrmeye henz gerek yoktu, ama eer Donelli gibi o da ok yaklarsa, onun da lmesi gerekecekti. Tehlikeye den eyleri dnerek sabah Felici ile konumaya karar verdi. Buluma yerine karar verince iinden glmsedi. Felici Vatikan'a gelebilirdi, ancak elbette onun odasna deil. Kilise, Vatikan II ncesi gnlere geri dnmeli, otoritesi asla sorgulanmamalyd. Ne Donelli'nin ne de Schweiker'n baarl olmasna, ne pahasna olursa olsun izin vermeyecekti. Sonu olarak garantili tek bir zm vard. Petroni, San Pietro Bazilikas'na aadan, Hristiyanln bu en nl kilisesini altnda, turistlerin gzlerinden uzak tutulan labirent gibi geitlerden geerek vard. Gnah karma odalarnn arasndan ilerleyerek, onun iin ayrlm olan sondaki odaya vard ve arkadaki kapy aarak yavaa odadan ieri kayd. Perdeyi ekti ve 'megul' n yakp bekledi.

Darda, San Pietro Meydan'n geerek ilerleyen turist kalabal, Filerate'nin 1439'da ncil'den sahnelerle ssledii masif bronz kaplardan geerek bazilikaya girdi. Da372 rda, Giorgio Felici saatine bakt, turist kalabalnn iinde kimsenin dikkatini ekmeyecei iin kretti. Garip bir ekilde, hi alkn olmad kadar gergin hissediyordu kendini. Felici, Petroni'nin odasnda bulumam olmalarn anlyor ve Kardinal'in tedbirliliine hayranlk duyuyordu. Pek mmkn deildi ama, bu buluma ortaya ksa bile, rahatlkla gnah kartma bahanesinin ardna saklanabileceklerdi. Felici, ok kk yalarndan beri herhangi bir kilisenin yaknna bile yaklamamt. St Peter'i ise gezmemiti hi. Giorgio kapdaki manometreden geti. Bugn silah yoktu. Kk gnah kartma odasnn kapsndaki iaret Gi-orgio'nun bekledii gibiydi. Kaytsz bir ifadeyle evresine bakt. Hi kimsenin kendisiyle ilgilenmediini grnce, diz kt. "Affedin beni peder, gnah iledim," dedi yumuak bir sesle, aralarnda anlatklar gibi. "O kadar ok gnahm var ki, nasl affolunur bilmem." Petroni, Giorgio'nun garip bir mizah anlay var diye dnd. "iki yeni sorunumuz var. Her ikisi de kontroln elimizden kmasna neden olabilir." Petroni dorudan konuya girmiti. "Tom Schweiker adnda bir gazeteci var..." Petroni CNN'in Ortadou muhabiri ile ilgili meseleyi anlatrken, Giorgio dikkade dinledi, dinlerken gerginlii kaybolmutu. Petroni'nin sesindeki aresizlii sezince, eski rahatl geri dnm, bir gazetecinin Vatikan iin neden bu kadar byk bir tehdit oluturduunu merak etmeye balamt. "Aslnda anslyz," diye yantlad Giorgio Felici, Petroni szlerini bitirince "cep telefonlar anda izleme yapmak ok kolay artk. Son bir adm atmak zorunda kalrsak da cinayeder Kuds'te gayet olaan karlanr, ancak tabii ki bu gazeteci uluslararas bir ne sahip olduu iin o kadar da kolay olmayacak." 373 "ikinci mesele daha da zor," diye uyard Petroni. "ikinci mesele ok ok daha zor hem de." Petroni ikinci meseleyi de akladnda Giorgio ona hak verdi. Giorgio Felici, P3 yelerinin entrika ve suikastlar dzenlemelerine, birok engelin ortadan kaldrlmasna da alknd, ama bir Kardinal'e suikast yapmas ondan ilk kez isteniyordu. "Zaman zaman, canmz skan bankac ya da sanayicileri ortadan kaldrdmz olmad deil, ama byle ilerden mmkn olduunca kanrz. Gl insanlara suikast dzenlemek hayat ok zorlatrr, bir kardinale suikast dzenlemek de bundan farkl deil. Ortalk ok snacak." Felici, szlerini bir sessizlik izleyince yanl bir sonuca vard ve bu suikastn, Petroni'nin Peter'in Anahtarlar'n ele geirmesi ile ilgisi olduuna karar verdi. Rakiplerden kurtulma, bu kk Sicilyal'nn ok iyi bildii bir eydi. Palermo'da Bontate ve Buscetta aileleri arasndaki g sava byle cereyan etmiti. Felici, gnah karma hcresinin teki yannda bekleyen Petroni'nin zayf noktasn bulduunu dnd, yeil gzleri lo klarda parlyordu. "Seimi kaybetsen bile, bir kardinal olarak bize yine de ok faydal olursun." Petroni hafife glmsedi. Giorgio Felici kk bir iti, zellikle de sevimsiz bir iti ama Petroni onun iin hazrd. "Mesele bu deil Giorgio, mesele seim deil... Senin de durumun tehlikede u anda." "Senin Kardinal Donelli'ye kar seim kaybetmen biraz tuhaf olur tabii, ama beni neden etkileyeceini hi anlayamadm." "Ancak Vatikan Bankas seni tabii ki etkiler, suikast isteme nedenim de Kardinal Donelli'nin senin Banco del Sa-cerdozio'yu satn almanla ilgili olarak soruturma balatm olmas zaten. Eer o Papa seilirse, bu soruturma hi kuku yok ki Vatikan Bankas'nn derinliklerine kadar iner." 374 Giorgio Felici birden Mike Tyson tarafndan sal sollu yumruklar yemi gibi hissetti kendini. Dizlerinin zerinde rahatsz bir ekilde kprdand. "Byle bir eyin olmasna asla izin verilemez," diye tslad. "Venedik'teki Papazlarn bankasn satn alnca ok para kazandn dostum, ama dk faizli kredileri iptal ettirmen sana ok pahalya mal oldu aslnda." Kardinal Petroni, Venedik Kardinali'nin marifetlerini aslnda ok vurgulamaya niyetli deildi, ama bu kk Sicilyal'nn harisliini yzne vurmann zaman gelmiti artk. Petroni, eer Giorgio Felici'yi keye sktrmazsa Giovanni Donelli suikastnn ok zor olacan biliyordu ve bu kenin olabildiince dar bir ke olmas gerekiyordu. "Kardinal Donelli, talihsiz bir kazaya kurban gitmeli," dedi sakin bir sesle. "Gazeteciyi ldrmek ok zor, ama bir kardinal iyice zor. Sen akln m kardn?" Giorgio iyice kzmt, tpk keye sktrlm bir fare gibi kaacak bir delik aryordu. "Bunun neye mal olacandan haberin var m senin? Milyonlara mal olur bu sana."

"Neye mal olaca nemli deil dostum," diye cevap verdi Petroni. "Vatikan Bankas der, ama eer herhangi bir bamsz kurum bankann defterlerini denetlemeye kalkarsa, hayatnn geri kalann bir hcrede geirirsin." Giorgio Felici, o kadar sessizdi ki, kalp atlarnn sesi duyuluyordu. "Ben sana daha sonra dneyim," dedi sonunda. "Bu i korkun zor olacak." 375 39 Kuds "Rockefeller Mzesi'ne ho geldiniz ya da tekrar ho geldiniz mi demem gerekir acaba," Derek Lonergan dilerini gstermeden glyordu. "Medyann iin iine karmas bizi biraz dndrd, ama siyaset byle ite," dedi omzunun stnden. David ve Allegra, bir saa bir sola sallanan cbbesinin ardndan odasna doru onu izlediler. "Sakm yapma," diye fsldad Allegra, masum baklarla kendisine bakan David'e. Bu baklarn ardmdan 'ne gzel k var,' diyeceini biliyor, kendini bu kez tutamam aktan korkuyordu. "Anladm kadaryla, nmzdeki alt ay bizimle al-acakmsnz." "Drt yllk bir aratrma projesi bu," dedi David. "Sahi mi? Bu daha da iyi, ben sizin burada bu kadar kalacanz bilmiyordum," diye yalan syledi Lonergan. "Sizin bavurunuzu sonulandrmak zereydik, bunu da gz nnde bulunduralm o zaman." 376 "Hangi parmenlere ulaabileceiz? " diye sordu David aniden. Lonergan' daha somut konulara ekmeye kararlyd. "det olduu zere, bu hafta be aylk bir konferans turnesi iin Avrupa'ya hareket ediyorum," diye cevap verdi Lonergan yan izen bir ifadeyle. "Yani gereksiz bir ey, ancak bildiiniz gibi bu konularda tannm bir uzman olduum iin byk niversitelerin benim epeyce bir zamanm almalarn doal karlyorum. Bylece size de yerlemek ve okumaya balamak iin yeterli bir zaman kalyor, grevinizle ilgili ayrntlar artk dnmde konuuruz." Lonergan saatine bakt, 16.40'd. "imdi eer kusura bakmazsanz, bir baka randevuya yetimem lazm. Size ayrdmz yeri gsterecek birini araym." Derek Lonergan, yan taraftaki Kiler Bar'a gidiini bir sanat haline getirmiti. Rockefeller'den on be dakika iinde kt ve kendini American Colony Hotel'e att. "Bir viski daha alr msnz Doktor Lonergan?" Abdullah, ilk bardan bitirmi olan Lonergan'a terbiyeli bir sesle sordu. "Elbette Abdullah, hi sormayacaksn sandm," Derek Lonergan'n keyfi yerindeydi. Avrupa'nn en byk niversitelerinin amfileri onu bekliyordu. "Yeni bir bardak olsun bari," dedi Abdullah, bo barda ald ve yeni bir bardaa Tullamore Dew'dan bol bol koydu. Abdullah, barn arkasndaki odaya geip Derek Lonergan'n kullanlm bardan kimsenin ulaamayaca bir yere koydu. Amerikal gazetecinin Lonergan tarafndan kullanlm barda ne yapacan hi bilmiyordu ama gereksiz sorular sormamay uzun zaman nce rendii iin, 377 kendisine verilen iki yz ekeli, terbiyeli bir glmseme ile cebine atmt. Lonergan Avrupa'ya hareket ettikten bir hafta sonra, David, Lonergan'm Rockefeller'm kasasnda ne sakladn bulmaya karar verdi. Bu ok tehlikeli bir iti, eer yakalanrsa btn kariyeri mahvolacakt, ama gemite daha tehlikeli iler yapmt ve iinden bir ses Lonergan'm o kasada saklad eyin ok nemli bir ey olduunu sylyordu. David, Allegra ile mzenin bahesinde birlikte yiyecekleri le yemei iin dar karken kapdaki bekiyi selamlad. "Gnaydn Hafz!" "Gnaydn Dr. Kaufmann." "ocuklar nasl?" diye sordu David. Hafz yirmi yldr mzede alyordu. David bu yal Filistinli'yi gerekten severdi. Hafz'n drt ocuu vard, ocuklarnn eitimine para yetitirmek iin onca yl boyunca ift vardiya almt hep. Sabahn sekizinden akamst e kadar n kapda grevini yapar, haftann gecesi, mze dnda devriye gezerdi. Bu rutin hl devam ediyordu. Hafz bir ii olduu iin kendini ansl sayyordu, nk srail'de i bulabilen fazla Filistinli yoktu. "iyiler, sa olun Dr. Kaufmann. Abdul niversiteye kabul edildi," dedi gururlu bir glmseme ile.

Allegra, mzenin sergi salonlarna girip kan turistlerin arasnda yal beki ile havadan sudan konuan David'i seyrediyordu. David'e k olduuna dair sessiz bir kuku vard iinde. Belli bir sredir birbirlerine ok yaknlamlar, artk birbirlerinin ne dndn bile anlar hale gelmilerdi. "Hafz' ok severim. Bekilerden bazen ok deerli 378 bilgiler alrsn," dedi, Allegra ne yaptn sormaya hazrlanrken. ne doru eildi, Allegra'nn boynuna sokularak aklndaki plan ksaca zetledi. "David," dedi Allegra fsltyla "Sence bu ii becerebilir miyiz?" "Seni byle bir tehlikeye atamam," dedi David, "ama buradaki gerek neyse onu ortaya karacam." "Birincisi," dedi Allegra, "Bu ii birlikte yapyoruz, dolaysyla artk 'biz' diye konumaya balarsan iyi edersin. kincisi, gvenlik kameralarn nasl halledeceiz." "almaya devam edeceiz ve bu ii akam bekiler kp gvenlii dardaki devriyeler devrald zaman yapacaz. Aada tek bir kamera var ve kolayca etkisiz hale getirilebilir. Bekilerle bou bouna gevezelik etmiyoruz yani." Allegra'nn kara gzleri heyecanla parlyordu. "Kasay aabileceimize inanyor musun gerekten?" "Eer Silberman buralarda olsayd, ok kolay bir iti bu. Ama btn iyi renciler gibi ben de dersimi altm." David, Hafz'n gidip gitmediini kontrol etmek iin gittiinde, duvarlardan birinde krmz hareket sensorunun yandn grd. Tatmin olmu bir ekilde, Allegra'y ve sabah yannda getirdii kk antay almak iin odalarna dnd. "Eldivenlerini aldn m?" Allegra ban sallad, heyecanl yz, duyduu sknty da vuruyordu. "Gvenlik kamerasn iyice kr bir noktaya koymular," dedi David, yllar nce elinde silahla dald koridora girdiklerinde. "Kameraya arkasndan yaklarsak, ben kolayca uzanabilirim." antasndan siyah bir bez kard ve 379 kamerann arkasndaki geni kntlardan birine trmanarak, bezi mercein zerine yerletirdi. "Hibir eyden kukulanmayacaklar m?" "Kukulanabilirler, ama kukulansalar ne olur ki? Kasay aarlar, hibir eyin kaybolmadn grnce, kamerann arzalandn dnrler. Kasay 1938'den beri deitirmediler," dedi. "Bence gvenlik gibi bir dertleri yok." Allegra, David'in siyah antadan bir stetoskop kardn grd. Stetoskobu David'e, Silberman, baka aletlerle birlikte, ordudan ayrlp Mossad'a katlrken an olarak brakmt. David, numaratr sola evirdi, sonra bir tur saa evirdi ve kilit mekanizmasnn kard sesi duydu. "Hl son numara yirmi be," dedi. David yirmi dakika sonra son sesi de duydu. Silberman'n iki kat zaman harcamt ama kendisinden memnun bir ekilde kapnn stndeki byk tekerlei evirdi. Allegra'nn kalbi arpyordu. David sakin grnyordu, ama kasann iindeki klar yakarken yaad heyecan gzlerinden anlalyordu. "Bak! uradaki kede," dedi, zerinde 'Lonergan' ve 'zel' yazan krmz sand gstererek. Sandn zerinde pirin bir asma kilit vard. David eline bir ingiliz anahtar ile birlikte, bir alet daha ald ve her ikisini de kilide soktu. Silberman'n tekniini kullanarak kilidi ne ve arkaya doru itti. Biraz uratktan sonra kilit ald. "Ben bu ii baya rendim," dedi, yznde geni bir glmseme ile. Allegra glmseyerek ban sallad. Sandn iinde, Lonergan'n Vatikan'n Omega Parmeni iin demi olduu elli milyon dolarn 'komisyonu' olarak kendine saklad zeytin aacndan yaplm kutu duruyordu. David slk ald. "Paralar," dedi. "Hem de yzlerce." "Ne bunlar?" diye sordu Allegra, kk bir naylon torbaya konmu paray gstererek." 380 "Bilmiyorum, ama renmenin bir tek yolu var," David antasndan bir cmbz kard ve paray yaknlardaki bir baka sandn stne koydu. David eski Koineceyi grr grmez tanmt. "Allegra, Omega Parmeni, ite burada!" dedi paralara bakarak. "Bunlar Koinece yazlm. l Deniz Parmenleri iinde sadece Omega Parmeni bu dilde yazlmt. Omega'nn mesaj btn dnya iindi," dedi David. "Koinece, Yunan-cann Roma mparatorluu'nun dousunda kullanlan leh-esiydi." Sz konusu para, dier paralardan tamamen farkl idi, ancak bir araya getirilmesi iin byk ustalk ve zaman gerekiyordu. "O pi Lonergan her eyi biliyordu demek," dedi David dnceli bir sesle. "Sorun u," dedi Allegra, "bu kutuyu buradan nasl karacaz imdi?"

"karmayacaz," dedi David sonunda, antasndan byk plastik zarflar kard. "Kutuyu burada brakacaz. Paralar da bizim odadaki kasaya koyacaz ve yarn gndz karacaz." "Biraz riskli deil mi?" "Gece gvenlik devriyesi tarafndan durdurulmaktan daha riskli deil." David, paralar dikkatle zarflara yerletirdi, kutuyu tekrar kilitledi ve byk kasann kapsn kapatt. Kamerann zerine koyduu siyah bezi ald, tekrar koridora ktlar. Otoparka doru yrdkleri srada, glgelerin arasndan biri belirdi. "Ge saatlere kadar altnz galiba Dr. Kaufmann." Allegra kannn donduunu hissetti. 381 "eytan azapta gerek Hafz," dedi David glmseyerek. "Kusura bakmayn efendim ama, antanza abucak bir bakabilir miyim? Son zamanlarda mzede ok hrszlk oldu. Sizin kalemleri ve atalar almadnza eminim ama, binadan kan herkesi aramamz emrettiler." Hafz'n utanc yznden belli oluyordu, David'e ball ile grevi arasnda kalmt. "Hi nemli deil Hafz, hi nemli deil," diye cevap verdi David. Onslow'un kaportasnn stne koyduu antasn at. 382 40 Kuds brani niversitesi'nin biyokimya laboratuvar, DNA analizi yapmaya yetecek son teknoloji ile donatlmt. "Anlat bakalm retmenim," David, yzndeki glmsemeyi engelleyemedi. "Yirmi yl nce olsayd, byle bir ey yapamazdk," dedi Allegra. Beyaz bir tahtann nnde duruyordu. David, DNA analizinin l Deniz Parmenleri'nin srrn zmeye nasl yardmc olacan aklamasn istemiti. "DNA ya da dezoksiribonkleik asit byle bir eydir," dedi Allegra. Sonra, tahtaya, merdivene benzeyen bir sarmal izdi. "Essenilerden kalma, kei derisinden parmen o kadar eski ki, DNA ancak ok kk paralarda kalm olabilir bu da analiz iin yeterli deildir," dedi. "Ama 1993'de, Amerikal biyokimyac Kary Mullus, zincirleme polimeras reaksiyonu denen bir teknik gelitirdi, bu teknikle test etmeye yeterli DNA kopyalanabiliyor." "Yani, kutudaki paralarda test iin yeterli DNA olmasa bile, retmek mmkn olabiliyor yle mi?" "Kesinlikle. stelik dnld kadar zor da deil. 383 Eer haklysan, biri saiah, dieri Thomas Gospeli ve teki de Omega Parmeni olan sadece parmen varsa, demek ki set kei DNA's var demektir. Bylece bin paral kbus, paralk ok daha kk bir bulmacaya indirgenecek demektir." "Tabii, ayr kei derisi kullandklarn varsayarak," dedi David. Allegra dnceli grnyordu. "Eer drdnc ya da beinci bir deri olsa da hangi parmenin hangisine ait olduunu bulabiliriz. Bizi kayglandracak tek ey, bunun Omega Parmeni'nin bir paras olup olmad. ok nemli bir balang yaptk aslnda, nk Omega Parmeni'nin DNA'sini sandn kapandaki zarftan aldk." "Lonergan'n dnmesine drt aydan birazck daha fazla bir zaman var. Bu bizim iin yeterli olacak m?" "ok fazla para olduu iin, burada epeyce bir zaman geireceiz, ama drt ay yeterli olur. Laboratuvardaki aletlerle, ayn anda drt yz rnei ileme sokabiliyoruz. Gnde yaklak milyon baz retilecek demektir. Szn ettiim sadece piktogram rnekleri stelik." David yzn ast. "Sana bir rnek oluturmas iin unu syleyeyim," dedi Allegra glmseyerek. "Bir litre insan tkrnn on milyonda birinde, insann genetik dizisini zmeye yetecek kadar DNA vardr. Yani paralardaki yazlara herhangi bir zarar verecek deiliz. Dizileri kopyalamak ve analiz etmek iin mikroskobik byklkte paralar almamz yeterli olacak." Allegra, ilemin nasl gerekleeceini David'e adm adm anlatt, rneklerin nasl soutulacam, dizilerin okunabilmesi iin hangi enzimlerin ekleneceini ve zincirleme reaksiyonun nasl meydana geleceini aklad. 384 David onun asistan gibi almasna ramen, her ey zaman alacakt. Oysa fazla zaman yoktu. Mike McKinnon, Tom Schweiker birasn smarlad srada Kiler Bar'dan ieri girdi. "Mike! Ho geldin," dedi Tom, elini uzatrken. "ki bira olsun, teekkrler Abdullah."

iki adam, ellerinde biralarla, bo koltuklara doru ilerlediler. Her ikisi de barn sonundaki taburelerde oturmakta olan ekici kadnlar karmamlard. "Gzel bacaklar var," dedi Mike, bara doru bakarak. "Acaba saat kata alyor bu bacaklar." "Hi deimemisin. Kendi halinde insanlara benziyorlar. " "Umalm yle olsun. erefe!" "Salna!" "FBI'den tandn kimse var m Mike?" diye sordu Tom, birasndan bir yudum aldktan sonra. "Dolu var. Ne iin lazm onu syle sen," diye cevap verdi Mike. "Bana bir iyilik yapman lazm. Baz parmak izlerine baklmas gerekiyor. Eskiden tandm birine ait olduundan kukulandm izler bunlar." "Bu hi de zor olmaz dorusu," dedi Mike. "Sen bana izleri ver, ben de yakn bir arkadama kara anta ile gnderirim. " "Teekkrler, ok sevinirim. Washington nasl?" diye sordu Tom. Giorgio Felici, hedefi ile arasnda boluk brakmaya zen gstererek bardan ieri girdi ve hemen yandaki blmeye oturdu. "Hatrladm gibi her an ktyd," diye cevap verdi 385 Mike. Sonra da Tom'u son durumla ilgili bilgilendirdi "Tekilata girdiim gnden beri hi byle bir bozulmaya tank olmamtm. stihbarat politikaclar iin artk gereksiz bir ey haline gelmi. Pentagon'daki 'Ya Badat ya Hi' ekibi nlerine koyduum her eyi verdikleri karara gre deitirip duruyor." ki adam, birlikte geirdikleri yllar iinde bir CIA ajan ile gazeteci arasnda pek grlmemi bir gven gelitirmilerdi birbirlerine kar, bu da her ikisi iin de ok deerli bir eydi. Tom baka kaynaklardan toplad bilgileri Mike'a sorarak kontrol eder, CIA iinde ne olup bittiini birinci elden renirdi. Mike'de Tom'dan ayn lde deerli bilgiler alrd. Her ikisinin de kendilerinden baka kimseye hizmet etmeyen politikaclarla ii yoktu, her ikisi de asla kaynaklarn birbirlerine aklamazlard. "Bir miktar ngilizler ve onlarn mehur 'Harrods'a saldrlana kadar daha krk be dakika var,' meselesi, bylece Saddam'n havan toplarn devreye sokacak zaman kald," dedi Tom srtarak. "Irak'taki operasyon ylesine yanl ylesine kt ynlendirildi ki, yz binlerce sivili ldrmeyi baardk. Irakllarn ou, bizim defolup gitmemizi istiyor, bu da radikal slamclara zemin salyor," diye ekledi. "Omega Parmeni ile ilgili yaptn program izledim. Ortadou'da faaliyet gsteren radikallerle parmen arasnda bir iliki var m sence?" diye sordu Mike. Tom ban sallad. "Evet, stelik sadece Ortadou'da-kilerle de deil. ki matematiki, bu parmenlerdeki ifreleri zmek iin urayorlar. Rips Tevrat'la urayor, Yos-si Kaufmann da l Deniz Parmenleri ile. Kaufmann s-lami radikalizmin ykseliiyle Omega Parmeni arasnda dorudan bir balant olduunu dnyor." "Sence bu ifreler gerek mi?" 386 "Sanyorum. Rip'in atlamal ifre dedii teknie gre, eski metindeki her nc ya da drdnc harf karlyor. Ben bu adamal ifrenin bir szle uygulannca da ayn sonucun alnacan dnyordum, ama bu adamlar aptal deil. Kaufmann, Omega Parmeni'nde radikal islamclkla ilgili korkun bir kehanet olduunu ileri sryor," dedi Mike. "Rus bilim adamndan bir haber var m?" "Trekyakov'dan m?" Mike olumsuz anlamda ban sallad. "Son haber aldmzda Peaver'deydi. Raporlara gre, Bin Ladin'in en nemli adamlarndan biri olan Abdl Beir de Afganistan'la Pakistan' ayran snrda grlm, yani eer Trekyakov El Kaide ile iliki kurduysa, u anda Hindiku Dalar'nda olabilir." "Beir usta bir stratejisttir. Kaufmann geree sandndan daha yakn olabilir," diye yksek sesle dnd Tom. "Kaufmann, Perez'le aron'a kar yeni bir parti kuran adam deil mi? Neydi partisinin ad Liberal Adalet Partisi mi?" "Evet o. ok farkl bir politikac, aramzda kalsn ama Liberal Adalet Partisi'nin ok byk bir ans var. aron'un snrlar dondurma ve evresine duvar rme niyeti, faydadan ok zarar getirecek. Sradan israilliler, kendilerine biraz olsun umut verecek birini aramaya baladlar ok-tan. Mike ban sallad. "Evet, yzlerce zeytin bahesini yerle bir ettikten sonra insanlarn akllaryla gnllerini kazanamazsn. Seimler yakn m?" "Yakn, ocak banda. Filistin tarafnda da umudu bir durum var. Filistin'de seimi kazanan Ahmet Sartawi, Ka-ufmann' ok iyi tanyor, yaptklar bar plan zerinde yol 387

almlar bile. kisi karlkl gelirlerse bar iin byk bir ans var. Bir Filistin Devleti'ni mmkn klan kiiye militan gruplar bile kar kmaz, yine de daha nefesimi tutmaya balamadm." Tom'un iindeki kukulu gazeteci daha nce de byle eyler grmt. "Bu parmeni bulma ans nedir?" diye sordu Mike, gayet rahat bir tavrla konuyu yine kendi asl grevine getirmiti. Tom omuzlarn silkti. "Bir ey diyemem. Yossi'nin olu David arkeologdur, parmeni bulabileceine inanyor, orta Allegra Bassetti de yle. Birka hafta nce Kumran'a gittiler. Kadn bir dedektif olarak ne kadar yetenekli bilmiyorum ama kesinlikle ok ho bir kadn, ansl pi." Mike yine bira syledi. Bu yolculua ktna demiti. Eer kartlarm doru oynarsam, Kutsal ehir'e yaptm yolculuk her eye deecek diye dnd, bardaki iki kadn, glmsemesine karlk verdi. "Kuds'te ok kalacak msn?" diye sordu. 388 41 Hindiku Pakistan ve Afganistan arasnda snr oluturan Hindiku Dalar'nn ykseklerinde gzlerden uzak bir yerde yer alan ve dikkatle korunan maarann dnda rzgr iddetle esiyordu. Karlarla kapl, grkemli zirveler 6000 metreye kadar ykseliyordu. Bugn s, eksi on be derecenin altna dmt, gr birka metreydi. Dr. Hseyin Tretyakov, metalden ar bavulu maarann ortasna yerletirdi ve gzlerini ovuturdu. Bavul, yeni ivereninin her birine on milyon dolar dedii bavullardan sadece biriydi. Bavullarn dierleri, Amerika Birleik Devletleri, ingiltere ve Avustralya'da yerletirilmi olduklar yerlerde bekliyorlard. Araplardan oluan kk grup, bombann bana topland. Balarnda ellili yalarnn ortasnda, dierlerininki-lere benzer ancak daha pahal bir kumatan yaplm bir entari giymi, bana bembeyaz bir sark balam bir adam vard. Hseyin Tretyakov, Msrl bir avukat olan Abdl Musa Beir'i tanmaya ve sevmeye balamt. Adamn kendine zg nktedanl houna gidiyordu. Her ikisi de ar389 tk ayn yoldaydlar. Abdl Beir, Bin Ladin'in en ok gvendii komutanlarndan ve stratejiserinden biriydi. Msr slami Cihad rgtnn eski bir yesi olan bu adam, Ba-t'nn kendisi ile ilgili kayglarn hakl karacak kadar yetenekli bir insand. Beir, Bin Ladin'e ya da kendisine bir ey olmas halinde, en iyi mhendislerini, askerlerini, avukatlarn ve doktorlarn mcadeleyi srdrecek ekilde rgtlemiti. "Orijinal nkleer bombalar, atomun paraland b-lnmeli bombalard, s, ntron ve gama n eklinde inanlmaz miktarda enerji aa kyordu," diye aklad Hseyin. evirmenin sylediklerini evirmesini bekledi. "Ntron ve gama nlar vcuda girer ve hcreleri yok eder. Bylece, aslnda ilk patlamann yol atndan ok daha byk kayba neden olur," diye devam etti. "Pltonyumun, yirmi drt bin yllk mr vardr. Nkleer bavul bombasnn yaratac s ve g, radyasyonla birleince, bat ehirleri ok uzun bir sre kullanlamaz hale gelecek." Araplar birbirlerine baktlar. Allaha ok kr ki, kfirlerin bana decek bu bombalar sayesinde 11 Eyll gn, ocuk oyunu gibi kalacakt. Tretyakov, nkleer bombann bulunduu bavulun kapan at. "Grdnz gibi, bavulun iinde gayet iyi korunmu bir silindir var, bunun iinde yakt bulunuyor, ierideki pltonyumun skmas belli bir noktaya gelince, nkleer patlama meydana geliyor." Dr. Tretyakov, silindirin iini ve pltonyum ekirdeini gsteren emay elden ele dolatrd. "1950'de, Hiroima ve Nagazaki'deki katliama ramen, bilim adamlar blnmeli bombann verimsiz olduuna karar verdiler" diye aklad. "Bizim termonkleer bomba dediimiz fzyon bombalar, ok daha fazla hasar veriyor." 390 evirmen sylediklerini evirdikten sonra Araplar tekrar birbirlerine baktlar. "Rus bilim adamlar son yirmi yldr herhangi bir ehri yerle bir edecek gte kk ve mkemmel termonkleer bombalar gelitirmek iin alyorlard. Blnmek' bombann patlamasyla aa kan radyasyon, X-n eklinde yaylyordu, " diye devam etti een fiziki. Fzyon reaksiyonunun tetiklenmesi iin, blnmeli bombann yaratt ok yksek sdaki X nlarna ve basnca gerek oluyor. Blnmeli bomba ile birlikte i gren termonkleer bombada nce ie ken muhafaza, lityum detorat ve pltonyum-239'u sktrarak fzyon yaratyor." Hseyin, uranyum-238 muhafazas olan fzyon bombas ile blnmeli bombann emalarn datt. Ntron yaylmas, lityum detorat ve pltonyum-23 9'un toplanmas gibi bir dizi reaksiyon sonunda, fzyon bombas ok daha fazla ntron ve s retiyor, Hiroima'nn on kat fazla bir etki yaratyordu.

"ilk hedefimiz New York, Londra ve Sydney," dedi Abdl Beir alak sesle. "Allann izniyle, Washington, Chicago, San Francisco ve Los Angeles gibi ehirlere de saldracaz. " Gzleri berrak, davranlar insan rpertecek kadar sakindi. "Eer ngilizler ve Avusturyallar, Amerika Birleik Devletleri'nin, dnyann drt bir yannda masum kadn ve ocuklar ldrmelerini desteklemeye devam ederlerse, Manchester ve Melbourne gibi ehirlere de saldracaz. Byle bir bombann etkisi nasl oluyor, anlatr msn?" Tretyakov, ilk hedeflere ilikin bilgileri nceden hazrlamt, sz konusu ehirlerin haritalarn yayd. "Termonkleer bavullar, hedeflerin hepsini yerle bir edecek," diye aklad El Kaide komutanlarna. "New York'ta, Brooklyn, 391 Manhattan ve teki kprler kecek ve nehrin iinde eriyecek. Gkdelenler kecek, Wall Street ve ehrin finans mahallesi duman tten bir enkaz haline gelecek. Aa Manhattan diye bir yer kalmayacak, bunlara 5. Cadde, Bro-adway ve Central Park evresindeki blge de dahil. Londra'da Trafalgar Meydan, Westminister Katedrali, Big Ben, Parlamento, Buckingham Saray, Westminister Kprs ve bunlarn evrelerinde ne varsa, haritadan silinecek... Sonsuza dek." Kuds Eski Kuds'te gvenli bir evde Yusuf Sartawi, brani niversitesi ile Biyokimya Laboratuvar'nn fotoraflarnn zerine eilmi inceliyordu. Laboratuvar teknisyeninin sylediine gre, kasa, ilkel bir kasayd. ok eski ayakl Chubb model kasann zaman zaman tamire gtrlmesi gerekiyordu. Yusuf faturann zerindeki antedi inceledi. Leibzoll Kasa ve Gvenlik, Ben Yehuda Caddesi N:84, Tel-Aviv. Bo faturalar, kasa tamiri zerinde uzman olan irketten alnmt. Bu i iin en iyi ofrlerinden birini ayarlamt, zerine irketin kartmalar yaptrlacak olan minibsn ii bitmek zereydi. u anda onlar eyleme gemekten alkoyan tek ey, kasann tamiri iin gereken onayn niversite brokrasisine taklp kalm olmasyd. Beklemek ok skc diye dnd Yusuf. Ama eer Allah izin verirse, bu onay eninde sonunda hi kimsenin kukusunu ekmeden kacakt. 392

ALTINCI KTAP 2005

42 Roma Yeni yl Kardinal Petroni iin pek de iyi balamamt, ibrani Universitesi'ndeki laboratuvar teknisyeni, Yusuf Sartawi'ye ok deerli bilgiler salamt. L'Ecole Bibli-que'in direktr Peder Jean-Pierre La Franci, Dr. Allegra Bassetti'nin l Deniz Parmenleri'nden biri zerinde DNA analizlerine baladn byk bir aknlkla renmiti. Kadnn al parann efsanevi Omega Parme-ni'ne ait olduunun teyidi geldii anda, Petroni'nin hibir tereddd kalmad. Allegra Bassetti, yok edilecekti ve l Deniz Parmeni tekrar ele geirilecekti. Lorenzo Petroni, artk malum acmaszl ile btn dikkatini daha acil bir mesele olan Papa'nn salk durumuna yneltebilirdi. Kardinal Petroni'nin masasnn zerindeki i hattn yand snd. "Efendim Peder Thomas?" Babakan Kardinal'in terbiyeli tavrnn nedeni, Papalk doktoru Profesr Vincenzo Martines'in yannda olmasyd. "Kardinaller Borgia Salonu'nda toplandlar, Hametlim." 395 "Teekkrler Peder Thomas. Profesr Martinez'le birlikte az sonra yanlarnda olacamz haber verin." "Senin de bildiin gibi Vincenzo, bu ok hassas bir konu," diye devam etti Petroni. Krmz kocaman koltua tekrar gmld. "Kutsal Baba'nn ekilmesi, daha nce hi grlmemi bir ey deil, ama son derece zor, ayrca baz meslektalarm byle bir eyi tartmak dahi istemeyecekler. " "Ben bunu anlyorum Lorenzo. Ayrca Kutsal Baba'nn bilin durumu gayet yerinde." Papalk doktoru, Kutsal Baba'nn salk durumunun ok daha vahim olduunu biliyordu ama bu bilgiyi kendine saklad. "Evet, ne kadar takati kalmasa bile grevini lene kadar srdrmeye kararl grnyor. Aramzda kalsn Vincenzo ama, Kilise'nin en byk kbusu, bilinci olmayan bir Papa'nn uzun sre iktidarda kalmasdr. Senin mesleine saygszlk etmek istemem, ancak i Papa'ya gelince, modern tp, dualarla karr biraz. Yz yllarca nce bir doktorun ii ok daha tehlikeliydi, imdi ise insanlar mmkn olduu kadar uzun yaatyoruz artk. Sradan bir insan, ister lanetlenir, ister rahatlatlr. Fakat Papa farkldr. Eer komaya

girerse, onunla birlikte Kutsal Kilise'de komaya girer. Ben burada gnlk ileri hallederim, ama Kutsal Baha'mz bana zel olarak yetki vermezse, piskoposlar atanamaz, nemli siyasi kararlar verilemez. Solunum aracna balanm bir Papa, Kilise iin ok ciddi sorunlar oluturur. "Peki, Kardinaller Kurulu'nun hangi yesi, Papa'nn solunum aracn kapatmay cesaret edebilir acaba," diye sordu, Profesr Martines. Bu bir sorudan ok aklamayd sanki. Vincenzo Martines, Petroni'ye daha nce koyduu tehisi dnd. Kardinal'in cazibesini akllca kullann, maniplasyon yeteneini ve kontrol elden karmamak 396 iin insanlar zerinde kurduu basky dnd. Martines, Kardinalin bu yetenekleri gerektiinde iddete dnp dnmediini merak ediyordu. Kilisenin prensinin tuhaf bir soukluu vard, bu acmasz hrsn, aslnda kendine gvensizlikten kaynaklandn biliyordu. Ama onun ii, Peter'in Anahtarlar'nn teslim edilecei kiinin bu ie uygun olup olmadna karar vermek deildi. Onun grevi, Kardinal Lorenzo Petroni'nin asl derdini bilmesine ramen, Kardinaller Kurulu'nu Kutsal Baha'nn sal hakknda bilgilendirmekti. "Gerekten de acaba hangisi kapatr dersin Vincenzo? Haydi gel, meslektalarma btn gerekleri anlatalm. Tamam m?" "Hepinizin ok ii olduunu biliyorum." Petroni, Profesr Martinez ile birlikte, Borgia Salonu'ndaki byk cilal masada yerini alr almaz sze balad. "Deerli zamanlarnz ayrdnz iin hepinize mteekkirim." Petroni'nin klasik girii her zaman buydu. Vatikan Kardinallerinin hibirinin byle bir toplantya gelmemezlik etmeyeceklerini gayet iyi biliyordu. Kardinaller Kurulu iin bilgi, iktidar demekti ve her zaman olduu gibi Petroni acmasz iktidaryla zirvedeydi, ancak bunu, zarafetin kadife eldiveni ile diplomasinin ipek giysisiyle saklamay baaryordu. "Profesr Martines'in de bu akamki toplantya katlmasn rica ettim, nk Efendimizin salk durumu hakknda hepinizin ayrntl bilgi almasnn zaman geldi diye dnyorum. Bu gayr resmi bir toplant olduu iin not alnmayacak, tutanak tutulmayacak. Bu gece burada konuulacak olanlarn burada kalmas gerektiini size sylememe bile gerek yok herhalde." Kardinal Petroni, Profesr Martines'e doru dnd ve terbiyeli bir tavrla balamasn iaret etti. "Profesr Martines, hepimiz sizi dinliyoruz." 397 "Sizin de bildiiniz gibi, Papa hazretleri, yllardr Par-kinson hastalndan muzdarip ve yine bildiiniz gibi Par-kinson, vcut harekederini etkileyen dejeneratif nrolojik bir rahatszlk." "Tedavisi var m?" Soru Kardinal Castiglione'den gelmiti. Kardinaller Kurulu'nun en eski yelerinden olan Gulio Castiglione eski okuldan geliyordu. Normal emeklilik ya olan yetmi bei oktan gemiti, iki yl sonra seksen yana girecek ve oy verme yetkisi kalkacakt. Kutsal Baba onun grev sresini uzatmt, toplantya katlan herkes onun sadakatinin nedenini biliyordu. 'Yal boa' hayatndan hi memnun deildi. "Maalesef yok." Profesr Martines herkesin gayet iyi bildii bir eyi teyit etmi oldu. "Bir are bulmak iin aratrmalar devam ediyor, ama hali hazrdaki tedavi hastaln kendisini ortadan kaldrmyor, sadece etkilerini azaltyor." "Amerikallarn bu konuda ok nemli aratrmalar yaptn duymutum." Bu kez konuan Piskoposlar Cemaatinden sorumlu olan Kardinal Rinato Fiori idi. "Hametlim, sanrm, Colorado niversitesi ile Colum-bian niversitesi'nde yaplan almalardan sz ediyorsunuz. Hcre nakli ile baz olumlu sonular alnd." Profesr Martines, kelimelerini ok dikkatle seerek cevap verdi. "Amerikal bilim adamlar, dopamin reten hcrelerin, nakilden sonra kklendiklerini, yaadklarn ve fonksiyonlarn yerine getirdiini gsterdiler. Bu bizlere daha sonraki aratrmalar iin ok nemli bir zemin salad, ama bu yntemin vaat edici yanlar olsa da, nakledilen hcreler tam olarak kontrol edilemiyorlar. Baz kimyasal maddelerin fazla retilmesi, son derece rahatsz edici istemsiz hareketlere yol aabiliyor." "Peki Kutsal Baha'mzn u andaki durumu nedir?" di398 ye sordu, din adamlar cemaatinden sorumlu Kardinal Fu-magalli. "Bildiiniz gibi Hametlim, Kutsal Baba'mza ok uzun sredir ila tedavisi uyguluyoruz. Parkinson'un karakteristik zelliklerinden biri de Kutsal Baha'mzn giderek kamburlamas, iki bklm hale gelmesi. Ne yazk ki, semptomlardan sadece bir tanesi bu. Hastalk ilerledike, daha fazla ila gerekecek ve yan etkiler ok ok daha artacak." "Anladm kadaryla Profesr Martines, ila tedavisi ok da fazla etkili olmayacak." Petroni'nin szleri, tamamen ii kendi lehine evirmek zere seilmiti. "zlerek syleyeyim ki, artk bu konuyu kapatmak zereyiz, Hametlim. Hareket etmek ve yazmakla ilgili yaad sorunlarn dnda, Kutsal Baba'mz giderek artan mide bulants ve kusma ikyederi yayor.

Uyuyamadg iin yorgunluu giderek artyor. lalarn artk hi etki etmeyecei ve halkn nne kmasnn imknsz hale gelecei gnler ok uzakta deil." "Peki Kutsal Baha'mzn akl durumu nasl?" Kardinal Fiore, o ana kadar kimsenin sormaya cesaret edemedii soruyu sonunda sordu, ancak bunlar Kardinal Castiglione'ye biraz fazla gelmiti. "Byle bir soru son derece yersiz," dedi Castiglione, Kardinal Petroni'ye bakarak. "Kutsal Baba'mz hakknda sanki huzur evine gnderilecek sradan bir rahipmi gibi konumak biz Kardinallere dmez." "Bu durumun bazlarmz iin, hepimiz iin ne kadar zor olduunu biliyorum," diye cevap verdi Kardinal Petro-ni sakin bir sesle "Ama Kilise, byle bir sorunla ilk kez karlamyor." Babakan, yzn Kardinal Castiglione'ye dnd. "Bu masann evresindeki insanlarn hepsinin ok 399 fazla tecrbesi var, en tecrbeli olan da sizsiniz Hamedim, ama Kilise'ye hizmet eer bizim ellerimize kalacaksa, buna hazrlkl olmalyz." "Sanki Kutsal Baba'mz lm gibi konuuyorsunuz," dedi Castiglione dilerinin arasndan. "Balayn Hamedim, ben byle bir ey kast etmedim. Ltfen devam edin Profesr Martines," dedi Petroni, sesindeki soukluk rperticiydi. "Eer, Kutsal Baha'mzn evresinde olup biten eyleri kavrayp kavramadn soruyorsanz, cevabm tartmasz olarak evet. Zeks hl gayet keskin. Ancak," diye uyard Profesr Martines, "baz hastalarda yakn dneme ilikin unutkanlklar olur, baz karmak sorunlar anlamakta glk ekerler. Kutsal Baha'mzn artk uzun saatler almas mmkn deil. Yaad stres, kullandmz ilalarn etkisini azaltyor." Petroni, evresindeki kardinallerin yzlerini dikkatle inceledi. Modern tp ne tedavi edebiliyordu ne de huzur iinde bir lm salayabiliyordu. Aslnda kardinaller, kendi lmllkleriyle yzlemeyi reddediyorlard, o ok sevdikleri kat Kilise'ye sk sk yapmlard. Petroni onlara Papa'nn ekilmesi ile ilgili bask yapmaya kesin olarak karar verdi, ama bu gece zaman deildi. "Teekkrler Profesr Martines," dedi Martines, toplanty bitirmeye karar vermiti. "Bize zerinde ok dnmemiz gereken eyler anlattnz, size kran borluyuz. Beyler, yle bir nerim var; nmzdeki gnlerde hepimiz biraz zaman ayralm ve Kilise'nin karlat bu ok nemli sorunun zm zerine biraz dnelim ve dua edelim." Petroni kendi dairesine doru giderken, iktidar ele geirmeye ne kadar yaklatn dnd. Kimse ona engel olamazd, ne Donelli ne Schweiker ne de o kadn... 400 43 Tel-Aviv Mike McKinnon, akam yemeini Tel-Aviv'deki Amerikan eliliine yakn kk bir lokantada yedi ve iinin bana geri dnd. Omega Parmeni meselesi her zamankinden daha da karmak bir hal almt. Amerika'nn israil'deki kimlii aklanm ve aklanmam CIA ajanlarnn alt bodrum katnn takviyeli kapsndaki kilidin alt saylk ifresini tulad. Bu kilit, byk eliliin giriinden bodruma kadar geilen be gvenlik noktasnn sonuncusu idi. Masasna oturdu, srail seimleri hakknda haber almak zere televizyonu aarak CNN kanaln buldu. CNN haber spikeri Geraldine Rushmore, ekranda belirdi. "Bu akam, bltenimizin d haberler blmnde, Ortadou'da deien polikalar ve giderek artan bar umudunu konumak istiyoruz. Ahmet Sartawi'nin Demokratik s-lami Partisi'nin Filistin seimlerini kazanmasndan sonra, Profesr Yossi Kaufmann, srail'de zaferini ilan etti. u anda Kuds'e, muhabirimiz Tom Schweiker'a balanyoruz. Tom, sence bu srpriz bir sonu mu? "Hem evet Geraldine, hem de hayr. Evet, nk Ariel 401 aron'un Likud Partisi ile imon Peres'in i Partisi ok byk miktarda oy kaybetti. Hayr, nk Profesr Yossi Kaufmann'n Liberal Adalet Partisi kampanyay tek bir konuya odaklamt... Sokaktaki sraillinin en byk istei olan bar konusunda ayn eyi, Filistin tarafnda Sartawi yapmt. Her iki tarafta da byk ounluk lmlerden ve iddetten fazlasyla bkt iin, bu iki politikac bar iinde bir arada yaama konusunda gerek bir umudu temsil ediyor. te kendisiyle birka dakika nce konutuumuz Profesr Kaufmann'n yapt aklama." Grnt, ksa bir sre sonra srail Babakan olacak olan srailliye dnd. "srailliler, ilk kez bar iin oy kullandlar, hem de ezici bir ounlukla. Artk lmlerin durmasnn zaman geldi, iddetin durmasnn zaman geldi, kampanya srasnda da ifade ettiim gibi, bar ancak her iki tarafa da adil yaklalarak mmkn olabilir. Her iki taraf da istediini almal, hepimizin, srailli ya da Filistinli, Yahudi ya da Mslman hepimizin huzurlu ve gvenli bir hayat yaamaya hakk var." "Savunma harcamalarn azaltacanz doru mu?" diye sordu Tom.

"Srekli sava halinin korkun sonular var," diye cevap verdi Yossi. "Irak'taki sava, haftada bir milyar dolara mal oluyor. Biz ise, sadece savunma harcamalarmz iin Amerika'ya geen yl drt milyar dolar borlandk. Eer bar salarsak ki ben Filistin'in yeni lideri Ahmed Sartawi ile el ele bunu salayacamza inanyorum, savunma iin rlmeye balanm olan duvar yklr, savunma harcamalar nemli lde der. Bu para eitime, sala, evreye harcanr, bylece ocuklarmz hak ettikleri eyleri alrlar. Bakan Sartawi, bizzat telefon ederek beni kutlad. ok ya402 kn bir zamanda, yeni bir bar plann konumak ve tartmak zere bir araya gelmeye karar verdik." Tom glmsedi "yi anslar, CNN'e yaptnz bu aklama iin teekkr ederiz Profesr Kaufmann." "Tom Schweiker, srail'in yeni babaakan ile konutu. Evet sayn seyirciler, Irak'ta devam eden sava..." Mike McKinnon, televizyonu kapatt. Belki bu iki politikac bu kan glne bir son verirler artk diye dnd. Bilgisayarnn bana geti ve bir dizi ifre girdi. lk e-pos-ta, 'ok gizli-Omega Parmeni' baln tayordu ve direktrden geliyordu. PCI'dan McKinnon, yarn Babakan Rahip Buf-fett'le grecek. Omega Parmeni ile ilgili son durumu bilmek istiyor. Yarn 17.00'da elimizde olsun. "S.ktirin" diye sylendi Mike sinirle. "Usame bin Ladin ve manyak mollalar, ellerinde Bat dnyasnn btn ehirlerini yerle bir edecek kadar pltonyum ve detoryum-la dolayorlar Beyaz Saray ise hl l Deniz Parmenle-ri'nden birinin peinde." Kendi kendine glmsedi. srail ve Filistin'de yaplan seimlerin sonular ona stnde dnecek bir ey daha salamt. Dileri Bakanl, Pentagon, Maliye Bakanl ve dier bakanlklar muhtemelen bu seimlerin, 'Amerika'nn karlarn nasl etkiledii' konusunda kafa patlatp bir orman yok edecek kadar kt harcyorlard imdi. Eer Tom Schweiker, Kaufmann ile Sartawi'nin birbirlerini iyi tandklar konusunda yanlmyorsa, oktan bir plan zerinde anlam olmalar muhtemeldi, Washington'un etkisi azalabilirdi. Belki de bu o kadar kt bir ey deil diye dnerek yeni raporlara bakmak iin Echelon'u at. 403 Mike McKinnon, Tel-Aviv'de kald sre iinde, ok az bir ilerleme salamt, zellikle de telefonlar dinleyerek ald bilgilerle ilgili olarak 'Birinci Maara' kesinlikle Kumran'da idi. Tom, u anda Floransa'ya doru yola km olan Lonergan'n peindeydi zaten, ancak 'Chubb 1950 model' cmlesi kafasn kurcalyordu. brani niversitesi-'nin sakin kampusunun iinde yer alan sradan bir biyokimya laboratuvarndaki kasann iinde bu insanlar harekete geirecek kadar nemli ve hassas bir ey olmas mmkn myd? Kasa ve kilit amak McKinonn'un yetenekleri arasndayd. Langley'nin bodrum katnda dolaan ocuklarn hepsi ilerinin ehliydiler. Mike'da becerilerini gelitirmek iin epeyce aba gstermiti. Ayrca, at poligonunda uzun saatler geirmi ve sonunda kendine en uygun silah bulmutu. Ajanlar genellikle 22'lik silahlar kullanrlard, Mike'n tercihi ise Heckler-Koch Mark 23.45 ACP susturuculu ve lazerli bir silaht, bu silah Amerikan zel Kuvvetleri iin gelitirilmiti. inden bir ses silahna ihtiyac olacan sylyordu. Venedik "Giovanni, buyrun." "srail Babakan, Hamedim," dedi Vittorio. "Teekkr ederim." Yossi Kaufmann'n uzaktan gelen sesi duyuldu. "Merhaba Giovanni, ben Yossi." "Yossi. Seni kutlarm. Naslsn? Senin iin ok dua ettim." "Teekkrler Giovanni. Her ey ok iyi gidiyor. Bir hafta iinde Ahmet'le buluuyoruz, bar anlamasnn tas404 la zerindeki grmeler ok iyi gitti, ama yine de tedbiri elden brakmamakta yarar var," dedi Yossi. "Bizim tarafta baz yerleimciler hl ok kzgn, oysa cidden tazminat paketini ok cmert tuttuk. Eer halledemezsek, orada kalmalarna izin vereceiz, srail topraklarnda da Filistin yerleimleri kuracaz, sanrm bu ie yarayacak." "Peki kktenciler ne olacak?" diye sordu Giovanni. "En nemli nokta Hamas, slami Cihad ve El Aksa ehitleri rgtlerini Filistin devleti erevesinde bir araya getirmek Giovanni. Baz rgt yeleri asla terrizmden vazgemeyecekler, ama eer ounluu ve liderlerini kendi tarafmza ekersek bu fanatikler marjinallesir. Ahmet'te ben de, bu iin altndan kalkabileceimize ve burada ykselen bar dalgasn kullanabileceimize inanyoruz. Eer bir tarihte anlarsak, bar anlamasnn imza trenine katlr msn? Burada kark dinli devletler planlamyoruz bu nedenle resmi bir davetten ok kiisel bir davet oluyor bu. Daha ayrntlar tam belli olmad ama Yahudilerle Mslmanlar

arasndaki bar anlamasnn imza treni am kapsnda olacak. Bana sorarsan brahim peygamber, Hristiyanlar da aramza almamza bir ey demezdi." Giovanni gld, birlikte bala ktklar gn gelmiti aklna. "ok memnun olurum," dedi. 405 44 Kuds Yusuf Sartawi, kapnn nceden anlald gibi alndn duydu ve gvenli evin kapsn at. Planlanm eyleme ramen, Vasfiye Katib son derece sakin, hatta huzurlu grnyordu. On dokuz yandaki bu ok gzel gen kadn, Ramallah'taki El Kud niversitesi'nde sosyoloji eitimi gryordu. Hafta sonlar ambulans ofrl yapyordu, hayatla ilgili yaamakta olduu mutlak umutsuzluun nedeni de buydu zaten, israilli askerler kulland ambulansa ilk kez ate ettiklerinde, bunun bir yanllk olduunu dnmt, ama son iki ay iinde bu olay tekrar tekrar yaanm ve kendisi de iki kez yaralanmt. Kzlay niformas, srailli askerler iin hibir ey ifade etmiyordu. Kck ocuklar Vasfiye'nin kucanda can vermi, sraillilerin yaptklar yznden kolu baca kopmu ocuklar hastaneye yetitirmek iin cann diine takmt. Yusuf kapnn nn dikkade kontrol etti ve Vasfiye'yi ieri ald. "Lokanta'nn ad Numero Venti," dedi, ehir haritasndaki Kral V. George Caddesi ile Ha Histradut Caddesi'nin 406 kesitii keyi gstererek. "Buras gayet pahal bir lokanta, hedeflerimiz ounlukla akam yemeini burada yiyorlar. Senin de gelecek hafta iin rezervasyonun var," dedi Yusuf, Vasfiye'ye bir zarf uzatarak. "Kendini byle bir yere hazrla, ayrca stne k ama ok da dikkat ekici olmayan bir eyler giy. Hedefleri tanman gerekiyor, daha sonra da zerine yerletireceimiz patlayclara alman gerekecek. Bazen bir iki saat iinde hazr olmamz gerekir, bu yzden ok hzl hareket etmek zorundasn." Vasfiye sakin bir ifade ile ban sallad. Yusuf bir dosyadan iki fotoraf kard. Bunlar brani niversitesi'nin btn retim yeleri ile memurlardan istedii standart vesikalk fotoraflard. "Bu kfirlerin yzlerini iyice ezberle, bylece saldr zaman geldii zaman, iyice yanlarna yaklar ve kemerinde-ki patlayclar patlatrsn." "Benim yzm onlarn grecekleri son yz olacak." Vasfiye en sonunda huzur bulmutu, o masum ocuklarn intikam mutlaka alnacakt. Tel-Aviv Mike McKinnon, bilgisayarna ifrelerini girdi ve Ec-helon'un son raporlarnn bilgisayarn ekrannda belirmesini bekledi, iki gn nce bir dnm noktas yaamt. Ec-helon'dan gelen raporlardan birinde, uydu tarafndan izlenen bir cep telefonun kaytlar bulunuyordu. Kaytlara gre telefon, Tel-Aviv'in Eski Yafo Liman'ndan fazla uzakta olmayan Yehuda-ha Yamit'de dar bir yolda kullanlmt. Gerekli btn diplomatik formaliteleri yerine getiren Mike, yolu ve eski bir ta binann altndaki garaj bulmutu, 407 ancak yapt izleme almas baka bir ey salamamt. u anda son gelen raporlara baklrsa, arad eyi sonunda bulmutu. Omega Operasyonu. Echelon Tel-Aviv aratrmas. 261200Zsaat. 'Kasa tamirat onayland, her ey hazr, yarn 15.OO'de balyoruz.' Mike, saat ve tarihi sonra da cep telefonunun numarasn kontrol etti. 'Evet, birinci maarann giriindeler' konumasnn yapld telefonla uyuyordu. Anlald kadaryla kasada bulunan eyin, Dr. David Kaufmann ve Dr. Al-legra Bassetti'nin izlenmesi ile ilgisi vard. Bunun anlam u olabilir diye dnd, bu kiiler ok nemli bir ey buldular, o kadar nemli bir ey ki, Hamas bunu geri almak iin kollar svad. Ertesi gn leden sonra saat 14.30'da Mike bej rengi Renault Clio Sedan arabasn geide yakn bir yere park etti ve beklemeye balad. Tek banayd, u anda CIA direktrnn daha sonra rahatlkla inkr edecei trden kararlar almak zere olduunun farkndayd. Daha da kts, telefon kaytlar, cevaptan ok soru retmiti, istihbarat asndan nemli boluklar vard. Mossad bir parmenin alndn renince pek de nazik davranmayacakt. Mike, onlarn yardm olmadan ataca her admn igdlerine dayanmak zorunda olduunu biliyordu... Buna bir Hamas eylemcisini takip etmek ve yakalamak iin frsat yaratmak da dahildi. Yolun biraz tesinde, Giorgio Felici elindeki drbn gznden ekti ve CIA'nn neden l Deniz Parmenleri ile ilgilendiini dnd. Hamas'n belki de biraz yardma ihtiyac olacak diye dnd. Armani ceketinin altnda giz-

408 li Baretta Cougar tabancasnn varln hissetmekten mutluydu. Saat 15.00'de yan kapda esmer yzl bir Arap belirdi. Eski ta evin altndaki garaj kaplar normal kepenkli garaj kapsna benzemiyordu. Mike, iri yapl Arabn ar tahta kaplar zorlukla an izledi. Ksa bir sre sonra Arap, garajdan koyu yeil, iki yannda sar harflerle 'Leibzoll Kasa ve Gvenlik, Ben Yehuda Caddesi N:84, Tel-Aviv' yazan bir minibs karttn grd. Geit, Ben Yehuda Caddesi'nden epey uzaktayd. Mike, Liebzoll Kasa ve Gvenlik irketi meru bir irket olmasna ramen, byle bir minibse sahip olduklarn bilmiyorlar muhtemelen diye dnd. Minibs ofr sanki hi acelesi yokmu gibi Tel-Aviv trafiinde epeyce oyaland, ama Kuds'e giden otoyola sapt andan itibaren hzland. Mike, minibs beli bir mesafeden izliyordu. Yolda kez durduruldular. Yaklak bir saat sonra, araba brani niversitesi'nin bulunduu Scopus Da'na vard. niversite giriindeki beki ile ksa bir sre konutuktan sonra, Arap ofr yoluna devam etti. srailliler bazen ok yardmc oluyorlar diye dnd Mike, minibs kampus iinde de takip edip etmeyeceine karar vermeye alt. Bu dedi, sadece dikkati eker. Kapy grebilecei bir yerde park edip beklemeye karar verdi. Kuds David, Piskopos O'Hara'y aradktan sonra Allegra ile bulumak zere Numero Venti'ye doru yola kt. Bir yandan da Allegra'nn bulduu artc sonular dnyordu. Karbon tarihlemesi kolay olmutu -S 20 ile 40 aras409 ancak David'in yardmlarna ramen, Allegra'nn DNA tayan iki bin paray analiz etmesi iki ay srmt. Esseni-ler kei derisi kullanmlar Allahtan diye dnd Da-vid. Allegra, Byk Isaiah Parmeni, Thomas Gospeli ve Omega Parmeni'ni analiz etmiti, bunlar ayr naylon torbada saklanm olmasna ramen, Omega Parme-ni'nin paralarn bir araya getirmek gibi ok zor bir i duruyordu daha nlerinde. "Kutlarm David," Ellie, elinde menlerle masann yanna doru seyirtirken, Allegra Knesset'in en yeni milletvekilini kutlamak zere elindeki ampanya bardan kaldrd. "Sizi kutlarm Dr. Kaufmann," dedi Elie, Allegra'nn iyi dileklerine katlarak. "Artk bar iin bir umudumuz var. "Umarm Elie, ok teekkr ederim." Az tede, Eski Kuds'n Mslman mahallesinde, Yusuf Sartawi, ince bir kemerin zerine yerletirdii amonyum nitrat patlayclar son kez kontrol etti. Kayplarn saysnn ok olmas iin patlayclarn iine yz ivi ve elik mil yerletirilmiti. Vasfiye, k ceketinin nn at ve kemeri incecik beline sk sk sard. "Fnyeyi, bombay patlatana kadar cebinde tut." Vas-fiye'nin bluzunu kemerden kan kabloyu rtecek ekilde dzeltti. "Burada 100 ekel var. Mutlaka taksiye bin, Nu-mero Venti'nin mterileri otobse binmez." Mike McKinnon, nndeki seenekleri gzden geirdi. Otoyol bu i iin uygun deil diye dnd, trafik ok youn ve ok fazla israil devriyesi var. Arap ofr Tel-Aviv'e kadar izlemek en dorusu olacakt. Minibs, niversitenin girip kapsna doru hareket ederken dnmeyi bir kenara brakt ve arabasn altrp yan sokaktan kt. 410 Nablus Caddesi'ne varmalarna az kala, ilk evirme ile karlatlar. Mike, minibs ofrnn belgelerini uzatmasn huzursuzlukla izledi. Eer kukular doruyla, Omega Parmeni o minibsn iindeki kasadayd, eer srailli askerler parmeni bulurlarsa tam bir felaket olurdu. Hamas belge dzenleme iinde gerekten usta herhalde diye dnd Mike, srailli askerin Uzi'sini indirerek ofrn gemesine izin verdiini grdnde. Tel-Aviv'e giden otoyola ktklarnda Mike, daha nce dnd eyin doru olduuna karar verdi. Byle bir yolda arac durdurmak mmkn deildi. Hem youn bir trafik vard, hem de yolda iki evirme daha oldu. Byle bir yolda, arabann lastiklerine ate etmek ok kolay olurdu ama, her taraf srail devriyeleri ile dolu olduu iin kendini sakin olmaya zorlayarak minibs izlemeye devam etti. Trafik Tel-Aviv'e yaklatklar srada yavalad, karanlk kmeye balamt. Mike btn dikkatini minibse verdi ve Tel-Aviv trafiinde gzden yitirmemeye alt. Otuz dakika sonra Mike, minibsn geide doru dnn izliyordu. Olabildiince yakna park etti. Normalde Mike, araba kullanrken eldiven takmazd, ancak bu kez eldivenler baka bir amaca hizmet edecekti, eldivenlerini karmadan, torpido gznden Heckler-Koch marka tabancasn ald. Yolu dikkatle gzden geirdi, bo olduunu grnce rahatlad, Tel-Aviv'in bu blgesinde sokak klarnn hepsinin yanma-masna krediyordu. Hzla arabadan indi, glgelerin arasna kart, hedefi ile kendi arasnda park etmi arabalar brakarak sessiz bir ekilde geitten aa yrmeye balad.

Minibs garajn nnde durdu, srcs ar kaplar zorlukla at. Mike, minibs kendine siper ederek Arap'n iki adm tesine kadar yaklat. Arap artk yksek sesle kfr ediyordu. Bundan daha iyi bir frsat olmaz diye dn411 d, tabancasn namlusundan tutarak kabzas ile Arap'n kafasna sert bir ekilde vurdu. Ancak Arap ne doru kayd ve ayaklarnn stne dt. Mike'n tabancasnn kabzas, Arap'n ba yerine srtna vurmutu. Hamas, belli ki adamlarn arkadan gelebilecek bir srpriz saldrya kar eitmiti, adam dizlerinin stne dmt. Kafasn geriye doru atnca, Mike birden utu ve garajn giriindeki tozun topran iine elinde silahla yuvarland. Arap'n silahn ektiini tam zamannda grd. Pfunk, pfunk, pfunk. Mike, el ate ettiinde, susturuculu 45'liin sesi beklenenden ok kt. Langley'de verilen eitim bouna deildi. Arap, gsn tuttu, elindeki silah minibsn altna dt. Mike, sanki ar ekim bir film gibi hasmnn yznden kann ekildiini, nefret dolu gzleri solarken, ar ar dtn grd. Sakin bir ekilde cesedi garajn arka tarafna ekti ve minibs garajdan ieri soktu. Yerdeki bo kovan ald ve cebine koydu. Bykeliliin bodrumundaki ocuklarn yardmyla edindii kulaklk ve mikrofonla kasann numaratrnn son saysnn kard 'klik' sesini duydu. Eski kasay at ve iindekilere abucak gz att. Bir zarf grd, zarfn zerinde, siyah mrekkepli bir kalemle yazlm (Q) iareti vard. Giorgio Felici, Mike McKinnon'u geidin kar tarafndan izliyordu. Hamas'n adam, Amerikalyla baa kabilir diye dnd, ama yine her ihtimale kar biraz daha yaklat. Felici, ksa bir an, arkadaki minibs ve iki adam gzden kaybetmi sonra da ksa silah sesi duymutu. Hamas'n adamn kaybettiini anlad. Amerikal ile arasnda gvenli bir ara brakmaya karar veren Felici, bekledi. CIA ajannn minibs garaja soktuunu grd ve eildi. Garaj geti ve park etmi bir arabann arkasna sindi. 412 On be dakika sonra, CIA ajan elinde plastik bir zarfla dar kt. Felici, hasmnn bir yandan evresini kollayp hzla arabasna doru yrdn grd. Baretta tabancasn ekti ve sessizce McKinnon'u izlemeye balad. Mike McKinnon arkasndan gelen sesi duyar duymaz, eli hemen tabancasna gitti. Tek bir kurun iki kann arasna sapland, hi sesini karmadan yavaa kaldrma yld. 413 45 Kuds "Yossi ok baarl bir Babakan olacak David," dedi Allegra Ellie siparilerini getirirken, "ama ben ikiniz iin de kayglanyorum. Baz ultra Ortodoks Yahudiler ve yerleimciler ok rahatsz." David ve Allegra kadehlerini bar iin kaldrrken, Numero Venti'nin kapsnn yaknlarnda derin bir konumaya dalm olan iki delikanl susup, gzel ve gen bir kadna yol vermek iin kenara ekildiler. Vasfiye Ktip, kendine gvenen bir ifadeyle kalabalk lokantadan ieri girdi, David ve Allegra'ya doru ilerledi. Elie, barn arkasna gemiti. Kadn daha nce grm, arpc baklar dikkatini ekmiti, onca yllk tecrbesinin sonucunda gelitirdii altnc hissi ona ters giden bir eylerin olduunu syledi; konuklarndan hibiri masalarna yeni birini beklemiyordu ve btn masalar doluydu. "Yardmc olabilir miyim?" diye sordu Elie, terbiyeli bir glmseme ile, kzn omzuna vurarak. Kz ona dndnde, koyu renkli baklarndaki endie yal garsonun gznden kamad. Kz elini cebine soktuunda, Elie teli gr414 d. Hemen kza doru hamle etti, iki eliyle yakalad, ama ok ge kalmt. Vasfiye dmeye bast, yaklak 2 kiloluk amonyum nitrat patlatt. Patlamayla birlikte bombann iindeki iviler uutu, lokantadaki her ey byk bir angrt ile krld, ta duvarlar sanki deprem olmuasna sarsld. "Allegra!" David kafasn sallad ve ayaa kalkt. Bann yanndaki derin kesikten oluk oluk kan akyordu. Kza daha yakn olan Allegra, bir kan glnn ortasnda hareketsiz yatyordu. Uzaktan, herkesin oktan alm olduu sirenlerin sesi duyuldu, bu grnt, o gece dnyadaki btn televizyonlarn haber bltenlerinde yer alacakt. "Bu akamki bltenimizi," diye sze balad Geraldi-ne, "Kuds'te bugn meydana gelen yeni bir bombal saldr haberiyle ayoruz. Gelen ilk haberlere gre olay srasnda be kii ld, bazlar ar onlarca kii yaraland."

Bu haber, dnya kamuoyunun artk oktan alt her gnk haberlerden biriydi, ancak bu kez bombal saldrda israil Babakan Kaufmann'n ailesinden biri de yaralanmt. Grntye, sedye tayan salk alanlar ve ambulanslarn uursuz krmz ve mavi klar girmiti. Derken grnt Ein Karem'deki Hadassah Hastanesi'nin giriine kayd ve yz bembeyaz olmu, epeyce sarslm Tom Schweiker ekranda belirdi. "Tom, son haberler ne?" Tom, David ve Allegra'y yakndan tanmasna ramen, sakin ve ll bir sesle konumaya balad. "Bugn Kuds'te, yine ok ac bir bombal saldr yaand. Bu kez hedef, ehrin en nl lokantalarndan biri olan Numero Venti idi," diye balad Tom. "l ve yaral says yksek. Yarallarn arasnda Babakan'n olu Dr. 415 David Kaufmann ve dnyann arkeolojik DNA zerine nde gelen uzmanlarndan biri olan Dr. Allegra Bassetti'de bulunuyor." "Ne durumda olduklarn biliyor muyuz?" "Gelen haberlere gre, David Kaufmann ayakta tedavi edilmi ama Dr. Bassetti hl ameliyatta, durumu hakknda u anda kimse bir ey syleyemiyor." Roma'da, bombal saldrdan daha nce haberdar edilmi olan Babakan Kardinal, televizyon ekranna yapmt sanki, kadnn ad getii anda kan beynine srad. "Bu olay bar srecini etkiler mi Tom?" "ok trajik bir olay tabii ama etkileyeceini sanmyorum Geraldine. Babakan Kaufmann az nce bu konuda bir aklama yapt zaten. Aklamasndan bir blm aktaryoruz." israil Babakan, hastanenin kapsnn nne kt ve zgn bir yz ifadesi ile kapda bekleyen medya mensuplarna bakt. "Bu akam, hep birlikte, oktandr bu topraklardaki kan glnn ve iddetin bir paras haline gelmi olan trajik olaylardan birini yaadk yine. Bu zalimce saldrda hayatn yitirmi olan masum insanlarn yaknlarna en iten basal dileklerimi iletmek isterim. Bu saldrdan sorumlu olanlar bilsinler ki, bu olay, bar iin bir zm bulma konusunda her iki tarafn da kararlln bir kat daha artrmtr." Yossi Kaufmann, bu saldrda kendi olu yaralanm olmasna ramen, kiisel intikam hrsn bir yana brakabildiini gstermiti. "Btn sraillilerin bilmesini istediim bir ey var, olaydan sonra beni ilk arayan, Filistin Cumhurbakan Ahmet Sartawi oldu ve benim ahsmda israil halkna basal diledi." 416 "Bu durum bar grmelerini nasl etkileyecek Sayn Babakan?" soru Tom Schweiker'dan gelmiti. srail babakann yakndan tanyor ve hayranlk duyuyordu ama, zor sorularn yine de sorulmas gerekiyordu. "ki hafta nce Bakan Sartawi ile birlikte bir bar anlamas taslan taraflara sunduk. Bugn meydana gelen olay, bizim bar isteimize hibir glge dremez, zaten anlamaya ok yaknz. Bu anlama, bir Filistin Devleti'nin kurulmasn, bizim de belli bir zaman erevesinde Bat e-ria ve Gazze eridi'ndeki yerleimlerden ekilmemizi ngryor. Bu durumun baz srailliler iin ac sonular olduunu biliyorum, ama her iki tarafn da 1967 ncesindeki snrlara ekilmesi bu anlamann temelidir. Sz konusu blgedeki yerleimlerden ekilecek olan sraillilere, nemli bir tazminat denecek ve vergiden muaf tutulacaklar. Anlama ayrca, sekiz yz bin Filistinli mltecinin, kendi topraklarna geri dnmesini de salyor. Eski Kuds, ortak bir ynetime devredilecek, her din ve inantan insann buraya giri zgrl garanti edilecek. srail Devleti'nin bakenti olan Yerushlyim, Bat Kuds'te bugn bulunduu yerde kalacak Filistin Devleti'nin bakenti ise Dou Kuds'teki El-Kud olarak tannacak. Tpk Berlin'i ayran duvar gibi, byk bir hata olduu ortaya km olan ehri ayran duvar da, belli bir zaman iinde yklacak." Gazeteciler tank olduklar bu tarihi aklamay hipnotize olmu gibi dinliyorlard. "imdi eer beni mazur grrseniz, u anda sorularnza cevap veremeyeceim, baka bir zaman cevaplarm." Bu byk devlet adamna duyduklar saygnn gerei olarak kimse soru sormad, Yossi Kauf-mann arkasn dnerek odadan kt. "Bu anlama taslana herhangi bir tepki var m Tom?" "Kaufmann/Sartawi plan Geraldine, bir vizyon, yal417 nzca bir bar anlamas deil, ok daha geni bir balam var. Savunmaya harcanan yz milyonlarca dolar, imdi artk tarihin en byk Ortadou yatrm programna akacak, eer blgede istikrar salanrsa, her iki devlet adam da, uluslararas destein, zellikle Avrupa Birlii'nin desteinin alnacandan emin. Su, demiryolu inaat, kanallar, yollar, eitim, salk, tarm projeleri gibi alanlarda binlerce yeni istihdam yaratlacak. Babakan Kaufmann ve Bakan Sartawi Ortadou'da yer alan devletlerin bir araya geliiyle Avrupa Birlii'ne benzer bir birlik oluturulabileceini dnyorlar. Avrupa devletleri zaten plana byk destek verdiler imdiden. zellikle de Fransa ve Almanya'nn byk destei var. Her ne kadar Amerika

Birleik Devletleri varlan bu noktaya byk bir heyecan gstermediyse, herhangi bir gr belirtmeden beklemeyi tercih ediyor imdilik. En ilgin destek ise Katolik Kilisesi'nden geldi." "Papa'danm?" "Pek saylmaz, destek imdilik daha aa bir dzeyden, Venedik Kardinali Giovanni Donelli'den. Kardinal Donelli'nin, Bar anlamasnn am Kaps'nda yaplacak olan imza trenine davet edildiine dair sylentiler var." "Profesr Kaufmann'n halkna umut getirdii kesin, Tom, peki son bombalama eylemini stlenen oldu mu?" "Evet Geraldine, Hamas hemen bir aklama yapt, eylemi stlendi, bombalamalarn devam edeceini belirtti, ama bu aklama onlar adna ok talihsiz bir aklama olabilir. Filistinliler de Kaufmann ile Sartawi'nin baarl olmasn ok arzuluyorlar." "Tom, bu akamki bltenimize katldn iin sana ok teekkr ediyoruz. Sayn seyirciler, Kuzey Kore'deki nkleer silahlanma..." 418 Petroni'nin fkesi korkun oldu. Dncelerini bir dzene sokmaya ve yllardr hi yaamam olduu panik dalgasndan kurtulmaya alyordu. Kesik namlulu Baretta Cheetah tabancasn kartt ve yanan tabancann souk metaline dayad. Donelli hl sad, muhtemelen kadn da yle. Omega Parmeni'nin kopyasna hl ulalamamt ve gazeteci Lonergan'la ilgili bilgi toplamaya devam ediyordu. Allahtan yal Papa'nn sal giderek bozuluyor diye dnd, eer hibir ey yapamazsa, en azndan Donel-li'nin Kuds'e gidiini Vatikan protokoln ihlal ettii gerekesi ile engelleyebilirdi. Bylece onu ksa zamanda ortadan kaldramasa bile, sahneden ekilmesini salam olurdu. Donelli'nin Mslmanlarla yaplan bir bar anlamasnn imza treninde grlmesi, ona uluslararas bir n kazandracak ve seimi etkileyecekti. Petroni Baretta'ya daha sk sarld. Kontroln elinden kamasndan nefret ediyordu, hem de byk bir tutku ile nefret ediyordu. Artk kendi istedii sonular almaya her zamankinden daha da kararlyd. 419 46 Tel-Aviv Tel-Aviv'deki oteline dnm olan Giorgio Felici, Tom Schweiker'in yapt yayn izliyordu. talyan kadnn durumuyla ilgili bir aklama yaplmamt hl. Gzlerini kapad ve tfeinin drbnnden seyrettii kk memeli kadn geldi aklna. Kadnn bu eylemden kurtulmas ok skc olacakt, ancak Donelli'nin trene katlacana ilikin aklama aklna baka bir ey getirdi. Kardinal Donelli'yi nasl yok edeceini ve olaydan sonra yakalanmamay nasl baaracan dnp duruyordu, ite bu arad frsat olabilirdi. Eer Kardinal srail Babakan'n hedef alan bir saldr srasnda lrse, herkes Babakan'n lmn aratracak, Kardinal Donelli'nin kayb ise talihsiz bir tesadf olarak fazla dikkat ekmeyecekti. Giorgio, Yusuf Sartawi'nin sraillilerden btn kalbiyle nefret ettiini biliyordu, ama acaba bu nefret srail Babakan'na suikast dzenlemeyi gze almaya yeter miydi. Ayrca srail, dnyada byle bir suikast dzenlemenin en zor olduu lkeydi. Felici, cep telefonunu ald ve Babakan Kardinal'in zel hattnn numarasn evirdi, Kardinal'in ruh halinin ol420 duka kt olduunu tahmin ediyordu. Tahmini boa kmad. "Petroni." "Ben Giorgio Felici, Lorenzo. Az nce Kardinal Do-nelli'nin bar anlamasnn Kuds'te yaplacak olan imza trenine davet edildii akland," dedi, Omega Parme-ni'ni ele geirdiini kendine saklamt. "Byle bir davet sz konusu bile olamaz, Giorgio. Papa byle bir eyi onaylayacak durumda deil, benim tarafmdan da kesinlikle onaylanmayacak." Petroni o kadar fkeliydi ki, szler azndan adeta tslar gibi kmt. "Sana bu daveti onaylaman neririm Lorenzo," dedi Giorgio. "Bu davet bana kendisi ile ilgili meselenin halli iin nemli bir frsat yaratyor." Petroni hemen cevap vermedi. Keye skmt ve yapabilecei hibir ey yoktu. "u ana kadar yaptklarnn sonularn yle bir dnnce, Giorgio, galiba baka seeneim yok." Petroni'nin sesi asit keskinliindeydi, telefonu grltyle kapad. Giorgio glmsedi. Petroni bir Papa olarak iine yarayacakt tabii, ama o olmazsa, P3'n listesinde bakalar da vard. Bu arada, kendisi ihtirasl ve acmasz Petroni'nin Omega Parmeni yznden sknt ekiyor olduunu bilmenin keyfini karacakt. David, Hadassah Hastanesi'nin nc katna kt ve kk odann kapsn ald. "Bunlar bana m Dr. Kaufmann? Hi zahmet etmeseydiniz." Gen hemire, yakkl ziyaretiye glmsedi. Da-vid'in ba sarglar iindeydi, elinde de koca bir gl buketi vard. Glmsedi. "Durumu nasl?"

"Bu sabah ok daha iyi. Sarsnty hl atlatabilmi deil, ama onu bir gece daha gzlem altnda tutacaz, ancak yarn eve gtrebilirsiniz." 421 "Ziyareti saatinde deiliz biliyorum, ama onu grebilir miyim?" "Elbette." David, hemireyi koridor boyunca izledi. Allegra'nn odasnn nnde Shin Bet gvenlik tekilatndan gnderilen grevli bekliyordu. Daha her ey bitmedi, diye dnd David zntyle. Allegra'nn yznde morluklar ve kk kesikler vard. Kollar ve ayaklar sarglar iindeydi. Aslnda yaralar dardan grld kadar ar deildi. David'e bakarak glmsedi ve glleri vazoya yerletirmesini syledi. iekler yerletirildikten sonra David eilip dudaklarna kk bir pck kondurdu. "David, ne gzel gller bunlar. Ben senin bu kadar romantik olduunu hi bilmiyordum," dedi aka dolu bir sesle, sonra birden ciddileti. "Elie'nin ailesi ne durumda?" diye sordu "Yapabileceimiz bir ey var m onlar iin?" Allegra Elie iin ok zlyordu, hayatn ona borluydu. "Karsyla konutum," dedi David. "Dayanmaya alyor kadncaz. Hl bu ilerle uramak istiyor musun?" Allegra ban yastklardan kaldrd ve David'e doru eilerek elini tuttu. "Eer sen de iddete kar, iddetle karlk vererek mcadele edilmesi gerektiini, baka bir yol olmadn dnenlerden olsaydn, baka trl dnrdm. Ama ben senin, Ahmet'in ve Yossi'nin bar iin savatnza itenlikle inanyorum, ayrca seni de ok sevdiimi ve hayatmdan kmana kolay kolay izin vermeyeceimi de biliyorum." David'in buulanan gzleri, kendisine glmseyerek bakan Allegra'nn gzleriyle bulutu. niversitedeki durumu anlatmasna daha zaman vard, Allegra, biraz daha iyi-lemeliydi. 422 47 Nablus Yusuf Sartawi kendini ezen korkun gce kar mthi bir mcadele veriyordu. Kurtulmaya alt ve uyanmadan nce iki kez haykrd, tepeden trnaa tere batmt. Ailesinin nasl katledildiini hatrlaynca, gzleri yalarla doldu. Yusuf saatine bakt. Drtt. ou sabah bu saatlerde uyand iin, tekrar yatp uyuyamayacan ok iyi biliyordu, kendine bir kahve yaparken, kfirlerle i birlii yapan aabeyini dnd. 11 Eyll, slamn, Allah yolundan gidebildiini gstermiti. imdi israillilerle bar yaplacan dnmek ruhuna azap veriyordu, ama onu rahatsz eden tek ey bar anlamas deildi. Giogio Felici ile bulumak zorundayd ve bundan holanmyordu. Yusuf, Felici'nin parmenin alm srasnda kan aksiliklerle, talyan kadnn eylemde lmemi olmasn biraz fazla kibar karladn biliyordu, ancak gazeteci iin yaplan plan hl geerliydi; talyan kadn ldrmeyi de tekrar deneyeceklerdi. Yusuf, kimsenin aklna gelmeyecek bir yerdeki otoparkta vermiti randevuyu, Knesset'in glgesinin altnda bulumak olduka ironikti. "Roma'daki mterilerim, Omega Parmeni'nin kay423 bolmasna ok kzdlar," dedi Felici karanlk bir sesle. Artk parmen onun elinde olduuna gre, Felici Vatikan'n parasn kimseyle paylamaya niyetli deildi. Yusuf'un zayf ve koyu renkli yz ile kara gzlerindeki ifade deimedi. "talyan kadn yok edemediin iin de ayrca epeyce kzdlar." "Hi de kolay bir hedef deildi. Bu kadn artk Baba-kan'n evresinden biri, bizim kz ok yaklamt. Ama bir dahaki sefere elimizden kurtulamayacak." "Gazeteciyi takip ediyor musun?" "SlM kart u anda, kendi telefonunun aynsndan patlayc dolu bir baka telefona takld bile. Gerekli olduu anda, kolayca yok edebilecek durumdayz." Giorgio Felici, sinirli bir ekilde burnunu ekti. "Ome-ga Parmeni konusunda anlatmz para, siz parmeni bize teslim edene kadar denmeyecek, ama hem hatanz dzeltmeniz, hem de rgtnze finansman salamanz iin bir frsatnz daha var." Yusuf, Felici talyan Kardinal ile iin ayrntlarn anlatrken dikkatle dinledi. "Ama tek bir art var," dedi Felici uyaran bir sesle, "bu suikast srail Babakan'na dzenlenmi gibi grnmeli." Yusuf hemen cevap vermedi. Giorgio Felici'nin haberi yoktu ama zaten Babakan Yossi Kaufmann'a suikast dzenlemek iin ok dnmt, bu plann iinde bar anlamas trenini de yerle bir etmek vard, zerinde almaya oktan balamt aslnda. Ama u ana kadar plannn baarl olmasn salayacak kaynaklar salayamamt.

"Byle bir i son derece zor ve maliyetli," dedi, bu kfirlerin kendi din adamlarndan birini neden ldrmek istedii onu hi ilgilendirmiyordu. "Gvenlik ok sk olur. 424 am Kaps evresindeki blgeyi Ben Gurion Havaalanndan bile daha sk korurlar. Doru patlayclar yerletirilmi bir intihar bombacsn gvenlik kordonundan ieri sokmay basarsam bile, bombacnn hedeflere yaklamas pek de o kadar kolay olmaz. Birka israilli askeri ldrmeye de demez." "Uak olmaz m?" diye sordu Felici. Yusuf kafasn sallad. "Ben bunu dndm zaten. Karsnn intikamn almak iin yanp tutuan bir pilotumuz var, ama onu baka bir i iin saklyorum. am Kaps bu i iin uygun deil. Bizim uamz ya rdn'den ya da Lbnan'dan kalk yapabilir ancak. Kuds'n zerinde korunmal bir hava sahas var, israil F-16'lar bizim ua grdkleri anda vururlar." Yusuf bu szleri tkrr gibi sylemiti, sonra durdu, yznde dnceli bir ifade belirdi. Aabeyi de artk kfirlerin arasna karmt, eer bir frsat bulursa, Yusuf onu da ldrmeye karar vermiti. Bu plan bunu da salayabilirdi, ama Yusuf ok yaklamas gerektiini, bunun da lmesi anlamna geldiini biliyordu. Plan ancak doru patlayclar kullanld takdirde ie yarayacakt. imdi, eer Allah izin verirse, onun da cennette yerini alaca gn geliyordu ite. "Bu i yaplabilir," dedi Yusuf sonunda, "ama riski ok yksek bir operasyon. ok fazla destek gerekecek." "Tabii ki," dedi Giorgio. "Ne istiyorsun?" "En az alt kilo Semtex gerekecek." "Semtex olmak zorunda m?" Yusuf ban sallad, "ieri sokmay baarabileceim tek patlayc o, buna ramen planm ok dikkatli yapmam lazm," dedi fazla ayrntya girmeden. "Semtex ok iyi bir malzeme, yanllkla padamas ok zor. istediin her ekle sokabiliyorsun ki bu eylemde bu ok nemli. En nemlisi de kokusuz olduu iin, kpekleri atlatabilirim. 425 "Kokusunu almazlar m gerekten?" diye sordu Gior-gio. Filistinlinin profesyonelliinden ok etkilenmiti, ama yine de bu patlaycy srail'e sokmak byk bir meseleydi. "Evet, eer ntronla ykarsan alnmaz. Yakalamak iin gereken aleder ok pahal, srailliler eer nceden istihbarat almazlarsa, bar treni iin bile byle bir aleti bulundurmazlar. " "Senin plann ie yarayacak m?" "Bu plan, tamamen ne yapmak gerektiini iyi bilmeye dayanyor. Mesela sen de ok nemlisin, nk sen olmadan ben Semtex'i bulamam," diye cevap verdi souk bir sesle. Giorgio Felici, bu Filistinli'yi sadece ifreli mesajlardan tanyordu, ama artk adama sayg duymaya balamt. "Baka bir ey gerekiyor mu?" diye sordu. "Yirmi milyon dolar. Masraflar hari, deme pein," diye cevap verdi Yusuf. "Bu ok byk bir para dostum." "Bu i de ok riskli," diye cevap verdi Yusuf ifadesiz bir yzle. "Hamas'n dier rgtlerden hibir fark yok, savaa devam edeceksek, para lazm." "talyan kadn da bar treninde olur mu acaba?" diye sordu Felici. "Hem de ilk srada," diye cevap verdi Yusuf. "Bir anda birka ku vurabiliriz," diye ekledi Giorgio'nun aklndan geenleri okumu gibi. Giorgio Felici Roma'ya hareket etmeden nce, Kardinal Petroni'ye ifreli bir mesaj gnderdi. Gereken Semtex, Vatikan'a ait padayc reten irkederden biri tarafndan salanmal ve Kuds'e diplomatik anta ile gnderilmeliydi. 426 Kuds "ok byk bir taviz verdim," dedi David hastanenin giriindekilere el sallayarak. Allegra'y kapda bekleyen resmi arabaya gtrd. "Onslow'a bugn izin verdim." "Piman olmu gibisin," dedi Allegra. "Eh, yarm gnck sadece. Onu benim evin nnden alrz sonra." "Bizim evimiz!" dedi Allegra, dirseiyle David'in brne vurarak. "Naslsn? Bakyorum tamamen iyiletin," dedi David, brn ovuturarak. "Nereye gidiyoruz? Yemekten sonra laboratuvara m yoksa? " "Eh, yle saylr." Yemekten sonra Eski Kuds'e Patrick O'Hara'ya doru dndler. "Nereye gidiyoruz?" diye sordu Allegra, niversite Kamps'ne doru gitmediklerini fark etmiti.

"Her eyi anlatacam," dedi David yznde garip bir ifade ile. Kapy, her zamanki sevecenlii ile Hemire Katherine at. "David, Allegra, gelin, gelin. Sizi grmek ne kadar gzel. yiletiine ok sevindim Allegra," dedi merdivenleri karken. "Allegra!" Patrick, kollarn aarak Allegra'y karlad. "Hepimiz ok kayglandk. Hemire Katherine ile hastaneye gelecektik bugn, ama senin kacan sylediler. Seni byle ayakta grmek ne kadar gzel." "ansm varm Patrick, teekkr ederim. Daha sra bana gelmemi galiba," diye ekledi glmseyerek. "Yine de, bu 427 kadar ok iimiz varken neden buraya geldiimizi ok merak ediyorum aslnda." Allegra merakla David'e bakt. "Alabilir miyim Patrick?" "Elbette David. Burada emniyette." David, duvardaki byk tabloya doru ilerledi, duvardan indirerek yavaa yere brakt, tablonun altnda eski bir duvar kasas belirdi. Numaralar evirdi ve kasann iinden Allegra'nn grr grmez tand iki tane zarf kard. "iki tane mi var?" diye sordu kaygl bir ifadeyle. "Thomas Gospel'i ve Omega Parmeni." "Anlayamadm. Isaiah Parmeni'ne ne oldu?" "Bombalamann olduu sabah beni Yossi arad. Mos-sad'daki adamlarndan biri, laboratuvardaki parmenlerin alnma ihtimalinin olduunu sylemi, ben de Patrick'ten yardm rica ettim ve buraya getirdim." "Giovanni ile Omega Parmeni'ni sk sk konuurduk Allegra," dedi Patrick. "Bana I. Jean Paul'n bana gelenleri de anlatmt. Bu paralar, niversitede asla gvende olmayacakt, laboratuvara giren kan ok fazla insan var." "a laborant m yoksa?" Allegra David'e dnerek sordu. David ban sallad. "Tel-Aviv'de bir garajda l bulundu, asl ilginci yannda bir CIA ajan yatyordu. Mossad'n arabas ikisini de izliyormu, ama krmz kta geince bir kamyonla arpm. Isiah Parmeni'nin bulunduu zarf Omega sanarak aldlar. "Demek ki parmenin peinde birden fazla grup var," dedi Allegra. "Evet, bunun bizim elimizde olduunu dnenler de bizi ahin gibi gzlyorlard herhalde. Bir zarfn zerine Omega iaretini izdim ama iine bir ey koymam lazmd, onlar kandrabileceim bir ey, bu yzden saiah Parme428 ni'nin kopyasn feda etmek zorunda kaldm. Mossad'n geri alacan umuyordum ama... Neyse, istihbarat tekilada-rnn hepsi beceriksiz ite," dedi sesindeki hayal krkln gizlemeyerek, "ama en azndan saiah Parmeni'nin orijinali hl Kitap Mabedi'nde duruyor." Allegra glmsedi. "Siz ikiniz az deilsiniz," dedi, "buraya bakmak kimsenin aklna bile gelmez." "Daha nceki hayatmda Nabukadnezar'n casuslarndan biriymiim meerse," dedi Patrick kkrdayarak. "Sizinle oturmak isterdim fakat yolun karsnda bir randevum var," dedi, Kutsal Mezar Kilisesi'ne giden soka iaret ederek. "Aslnda Omega Parmeni'nde ne bulacanz ok merak ediyorum." "Bu biraz zaman alacak Patrick," dedi David. "Bu salonu bize ayrdn iin sana ok teekkr ederiz." "Parmenin peinde birden fazla grup olmas ok ilgin," dedi Allegra, Patrick ktktan sonra. "Geri, bu gruplardan birini az ok tahmin edebiliyorum." David ban sallad. "Petroni ve adamlar, bizi hl izliyor olabilirler, imdi, laboratuvarda hl baz paralar zerinde alyormu gibi yaparak onlar kandrmamz lazm, Elimizde Omega olmadn sansalar bile. Biraz artalm unlar." "Omega'nn paralarn bir araya getirmek ne kadar srer?" "Bilemiyorum. Ama imdi parmenler ayrldna gre, iimiz ok kolaylat. Yossi bana bar treninin iki ay iinde yaplacan syledi, yani Lonergan dnmeden nce olacak, muhtemelen o zamana yetitiririz." "teki paralar da kasaya koyacak myz?" "Daha ok zaman var. Omega Parmeni'nin parasn bir araya getirene kadar beklemeyi tercih ederim, bylece bir kerede halletmi oluruz. Benim eski kitap ve par429 menleri onaran bir arkadam var. Bir marifeti de, bu tr belgeleri kopyalayarak ok eskiymi gib^ gstermek. Bu durumda ok ok eski gstermesi gerekecek tabi." "Ne kadar ilgin arkadalarn var senin yle," dedi Al-legra gzlerini devirerek.

430

48 Kuds Olayn medyaya yansmas iki ay buldu. Mike McKin-non'un ldrlmesi hem israil hem de Amerika Birleik Devletleri iin utan kayna olmutu. CIA, McKinnon'un srail'e ait bir eski eserin alnmas ile grevlendirilmi olduunu inkr etti. Mossad bunlarn hibirini yutmamt. En sonunda bir uzlamaya varld. 'Elli yalarnda bir adam' olarak geen kiinin ad ve CIA ile ilikisi ifa edilmedi, srarla olay aratran medyaya Yehuda-ha Yamit yaknlarndaki bir geitte ilenmi olan iki cinayetle ilgili haber yazacak kadar bilgi aklama yapld ve Kuds'le Tel Aviv sokaklarnda, Omega Parmeni ile ilgili speklasyonlar bir iki hafta gndemde kald. Drt milyar dolar deerindeki silah alverii, epeyce bir ibirliini mmkn klyordu. Konuyla ilgili ilk haber, Jerusalem Post gazetesinin ilk sayfasnda, Papa II. Jean Paul'n geirdii boaz ameliyat ve giderek bozulan salnn ilendii haberin yannda yer ald. 431 Omega Parmeni av devam ediyor. Tel-Aviv polisi, birka hafta nce brani niversitesi'nde meydana gelen hrszlk olay ve Yehuda-ha Yamit'deki bir geitte meydana gelen ifte cinayet olay ile ilgili soruturmay srdryor. Olay aratran ekibin sorumlusu Ba Mfetti Ar-mos Raviv bugn konuyla ilgili bir aklama yapt. Aklamaya gre, Hamas yesi olduundan kukulanlan bir kii, bir gvenlik irketinin adn tayan bir minibsle niversite laboratuvar-larndan birine gelerek, laboratuvara ait olduu bildirilen bir kasay tamire gtrmek bahanesiyle ald. Minibsn ofr, Eski Yafo Liman yaknlarnda bir garajda tabancayla vurularak ldrlm olarak bulundu, ancak yannda elli yalarnda olduu sanlan ve ad aklanmayan baka bir erkek cesedi daha tespit edildi. "Bu aamada, kasada bulunanlar arasnda Hamas'n ilgisini neyin ekmi olduunu bilmiyoruz," diyen Mfetti Raviv, kasada Omega Parmeni'nin bulunduuna dair baz dedikodular olduunu szlerine ekledi. brani niversitesi'nden yaplan bir aklamada, sz konusu dedikodularn aslsz speklasyonlardan kaynakland belirtildi. brani niversitesi basn szcs, "bizim bildiimiz kadaryla kasa botu," dedi ve niversitenin Omega Parmeni ile hibir ilikisi olmadn syledi. Rockefeller Mzesi, konuyla ilgili herhangi bir aklama yapmay reddediyor. Bamfetti Raviv, "u anda elimizde nemli bir ipucu yok, bu konuda bir ey bilen ya da duyanlarn bize bavurmasn bekliyoruz," dedi. -Associated Press Rockefeller'n direktrnn konuyla ilgili yorum yap may reddetmesi, basnn btn dikkatini mzeye evirme sine neden olmutu. Kaygl Jean-Pierre La Franci, Kardi nal Petroni'ye haberi ulatrmak iin telefon etti. 432 "Telefonlar hi susmuyor Hametlim. Eer biri bir ey sylemezse, bu konu kapanmayacak." "Sen bu ii bana brak," dedi Petroni buz gibi bir sesle. Lonergan epeyce uzak kald oradan diye dnd. O iko akademisyenin artk dnyada srtmeyi brakmas, ald parann karln vermek zere iinin bana dnp, Kilise'nin karlarn korumas gerekiyordu. Petroni zel sekreterinin dmesine bast. "Hametlim?" dedi Peder Thomas. "Monsignor Lonergan u anda nerede biliyor muyuz?" "Avrupa'da bir yerde konferans turunda, Hametlim. Muhtemelen Floransa'da." "Muhtemelen doru cevap deil Peder Thomas. Onu bulun ve bana balayn." Babakan Kardinal, sinirli bir hareketle diafonun dmesini kapatt. Floransa italya'nn Floransa ehrinde, Arkeoloji Mzesi'nde, Derek Lonergan, l Deniz Parmenleri zerinde kendi vard sonular anlatyordu. "Tekrar ediyorum, benim en kk bir kukum bile yok," dedi, enesini kaldrarak ve gzlerini kapayarak. "l Deniz Parmenleri isa'dan iki yz yl nce yazlmtr." Onsekiz kiilik 'kalabalk' terbiyeli bir ekilde alklad, sonra teker teker mazeret bildirerek Monsignor Lonergan', mzenin zavall mdryle ba baa braktlar, mdr de en sonunda onu bir taksiye bindirerek, Arno kysnda, Ponte Vechhio'ya bakan oteline yollamay baard. "Bana hemen bir sko ver barmen. Ses tellerimin yalanmas lazm," dedi Lonergan, bardaki taburelerden birine oturdu ve yksek sesle geyirdi. 433

Sekin bir otel olan Lugarno'nun harndaki beyaz koltuklarda oturmakta olan kiiler kalarn kaldrdlar. "Tabii ki efendim," dedi barmen. "arkc msnz?" diye sordu glmseyerek, ingilizce telaffuzu ok iyi deildi ama Lonergan'in Italyancas ile kyaslanamazd bile. "Aman Allahm ya, siz deli misiniz nesiniz. Bugn gayet kalabalk ve sekin bir toplulua l Deniz Parmen-leri'nin srlar hakknda konferans verdim. Yoksa Lonergan Konferanslar diye bir ey duymadnz m? ok mehurdur." "Ah! Monsignor Lonergan." "Ta kendisi." "Size bir mesaj vard." Lonergan barmenin kendisini tanmasnn nedeninin, notun stnde kendi isminin yazl olmas olduunu anlayamad. Mesajda yle yazyordu. "Derhal Kuds'e geri dnn. La Franci." "iyi misiniz?" diye sordu barmen yznde kaygl bir ifadeyle. 434 49 Kuds Bar antlamasnn imza treninin yaplaca gnn afa, scak ve gzel bir sabaha sokmutu. Cohatek'in ef mhendisi, gn hazrlklara nezaret ederek geirdi. leden sonra ge saatlerde, Yusuf, am Kaps'nn evresinde kurulmu olan iskelelerden birine dayand. Kapda her zaman grlen srail ordusuna ait tanklar ve zrhl aralar ok azaltlmt. Silahl Kuvvetlerin itirazna ramen, Babakan, 'herkesin hayatna sayg gerei' byle olmas gerektiine karar vermi ve askeri gc lke apnda azaltma politikasn uygulamaya sokmutu. Buna ramen, bar antlamasnn herkes tarafndan memnuniyede karlanmad bilindii iin askerlerin varl az da olsa hissediliyordu. Her sandalye, her masa, her alet kutusu hatta umumi tuvaletler bile askerler, bomba imha ekipleri ve kpekler tarafndan didik didik aranmt. Her tarafa manometreler yerletirilmiti. Gen srailli askerler arama noktalarnda gergin bir ekilde bekliyorlard. Babakanlarn partilerine mensup kiiler ve VIP konuklar da dahil olmak zere treni izleyen herkes buralarda didik 435didik aranyordu. Arama noktalarnn nnde uzun kuyruklar olumutu bile. Yusuf, alnan btn gvenlik nlemlerine ramen, kararl bir saldrnn baarl olabileceini biliyordu, eylemde yer alanlardan biri olan gen Filistinliye bayla iaret etti. Hazrlanm sahte belgeler ie yarad ve Yusuf delikanlnn, forkliftin direksiyonunun bana getiini grd. Forklift birden geriye doru kayd ve konumaclarn kullanaca krsye arpt. arpmann sesi, evredeki herkesin dikkatini ekti. Yusuf aresizlikle evresine bakman ofre doru yumruunu sallayarak seyirtti. "Allann belas salak," diye bard. "Bak ne yaptn!" Yusuf yznde aresiz bir ifade ile parampara olmu krsye bakt. ki srailli subay hemen yanna kotu. Bunlardan biri, bar treninin gvenliinden sorumlu olan General Avrahim Mishal'di. "Baka krs var m?" diye sordu General Mishal. "Evet, ama fazla zaman yok. Hi olmazsa buna bir ey olmam," diye cevap verdi, eliyle Filistin ve srail'in simgelerini gstererek. "Acaba bana eskort verebilir misiniz, General?" diye sordu. "Bizim depomuz Bat Kuds'te, bu saatte trafie taklrsak, krsy deitirmemiz mmkn de-il." Tugeneral Mishal, yanndaki yzba ile konutu. "Bu adama bir kamyon verin, eskort salayn ve en ksa zamanda krsy deitirin." Yusuf bir saat sonra, Nablus Caddesi'ndeki kontrol noktasndaki askerlerin, deitirilen krsy tayan srail ordusuna ait kamyonu durdurmalarn izliyordu. Kamyondaki yzba ile kontrol noktasndaki asker ksaca konutular ve kamyon yoluna devam etti. Yusuf'un, am Kaps'nn altndaki podyuma milli sim436 geleri ve mikrofon sistemini yeniden kurmas yirmi dakikasn ald. Sesi Eski Kuds'te yankland "Deneme... Deneme... Deneme..." sonutan memnun, mikrofonu kapatt. "Her ey yolunda m?" diye sordu General Miskal. "Yolunda, teekkrler, eskort iin de ok sa olun. Eer siz olmasaydnz krsy deitirmemiz mmkn deildi," diye cevap verdi Yusuf. "Rica ederim," dedi General Miskal glmseyerek. Omega Parmeni, iki ay sren zahmetli bir almann sonunda deifre edilmi, geriye sadece on para kalmt. Bar anlamasnn imzalanaca gn leden sonra, David ve Allegra bulduklarn bir araya getirmiler ve Patrick'e doru yola kmlard.

"Birka gn nce Jerusalem Post'ta kan kasa hrszl haberini okudunuz mu?" diye sordu Patrick. "iin basna yansmasnn bu kadar uzun srm olmas ok garip." "Herhalde Amerikal yznden yle oldu. Tom bana adamn CIA ajan olduunu syledi, medyaya bask yapmlar, bu cinayet sradan bir cinayet deil yani." "ok mulak bir haber," dedi Allegra. "Adamn kimlii de belli deil. Papa I. Jean Paul'n bana gelenlerden sonra, Vatikan'n bu ite parmann olduu ortaya karsa hi armam" "Medya'nn dikkatinin Omega Parmeni'ne evrilmesi hi de ho olmad, yani bu parmeni aldn sanan her kimse, gerei renmesi ok uzun srmeyecek," dedi David, yeni bir paray yerine koyarken. Drt para daha kalmt geri. Magdalena saylar ve DNA ile ilgili mesajlar ortaya kmt bile. Parmendeki uyar tamamlanmak zereydi. 437 "iki inan, ncyle alay edecek," dedi Koineceden evirerek, "inanlar ibrahim'den geldii halde, hepsi de." "Galiba Yossi'nin szn ettii uygarlklar atmas doru kyor," dedi Patrick hznle. "Saat alt buua yaklam, yarn devam etsek daha iyi olacak." "Evet," dedi David tereddtle. "Oraya varp da, gvenlikten geene kadar orkestra oktan balam olur zaten. Bu parmen iki bin yl bekledi, bir gn daha bekleyebilir." David'in cep telefonu ald, uzanp masann zerinden ald. "David Kaufmann" Allegra, David konuurken bir eylerin ters gittiini anlad ve skntyla konumay bitirmesini bekledi. "Arayan Hafz'd," dedi David, bir yandan da dnyordu. "Lonergan'n bu akam ge saatlerde Avrupa'dan dneceine dair bir mesaj gelmi. Sylediine gre, havaalanndan doruca mzeye gelecek ve saat dokuzda direktrle grecekmi. Hafz'a bugn ge kmasn sylemiler." "Hani daha bir ay gelmeyecekti?" "Gelecek hafta, Londra Arkeoloji Cemiyeti'nde konferans vard. Lonergan byle bir eyi asla karmazd dorusu," dedi Patrick. "Ge saatlere kadar alyordur herhalde. Akamst bete barda yerini alyordur mutlaka," dedi Allegra, zamann azaldn fark ederek. "Bunun tek bir anlam var," dedi David. "Biri, ona geri dnmesini emretti, muhtemelen bunun nedeni de Ome-ga Parmeni ile ilgili kan haber." "Lonergan, alnan paralarn kendi sandndan alndn dnd iin doruca mzeye gidecek ve direktrle toplantya girmeden nce mutlaka kasay kontrol edecek, " dedi Allegra. 438 "Haklsn, keke Omega paralarnn kopyasn alrken Thomas Gospel'ini yerine koysaydm. Biraz ge kaldk imdi," dedi David zntyle, "ama riski gze alacaz. Thomas Gospel'inin paralarn kasaya imdi koyacaz ve Lonergan sandn iyice aramasn diye dua edeceiz." "Peki tren ne olacak, David. Treni karacaz!" "Sen Patrick ile birlikte git, ben sonra sizi bulurum." "Hayr olmaz. Ben de seninle geliyorum. Eer kasaya abucak girersek, belki trene de yetiebiliriz." "Dardaki gvenlik devriyesi ne olacak?" diye sordu Allegra, mzenin otoparkna girdiklerinde. "ansmz kullanacaz," dedi David. Bir devriye arabas onlarn hemen ardndan otoparka girince, Allegra'nn kalbi deli gibi arpmaya balad. Roma Kardinal Petroni televizyonu at. Dnya medyasn iki konu megul ediyordu: Papa'nn bozulan sal ve Kuds'teki bar imza treni. Petroni, kanal, geen ayn haber zetlerini geerken dikkatle izledi. Haberlerden birinde, Papa, ambulansla Roma'daki Gemilli Klinii'ne gtrlyordu. Papa, sedyesinden halsiz bir ekilde el sallyordu, Petroni hrsla burnunu ekti. Papa'nn nefes almas iyice zorlanca, trakeotomi gerekmi, Petroni'de, imanllara Papa'nn salk durumu hakknda bilgi veren basn bltenlerini bizzat onaylamt. u anda, st kattaki Papalk dairesinde, kalp krizi geirmi olan yal Papa'nn bbrekleri de iflas etmiti artk. Petroni, Papalk doktorunun, Papa'nn gerek durumunu kendisinden saklam olduunu renince ok fkelenmiti, ama artk Papa'nn durumu ok ktyd, belki de son krk sekiz saate girilmiti. Petroni, 439 tatmin dolu bir ifadeyle glmsedi. Papa, efsanevi inad nedeniyle biraz daha direnecekti belki, ama tahttan ekilmesi gerekmeyebilirdi. Petroni, tereddt iindeki basn brosuna Papa'nn 'Tanrnn yanna arld'na dair bir basn blteni hazrlamalarn emretmiti, blten imzaya hazrd. Petroni sandalyesinde ne doru

eildi ve haber grntsnn, klar yanan Papalk dairesinden, Altn kubbeye, Kubbetssahra'ya dnn izledi. Dnya medyas ile birlikte, CNN'de, Kuds'teki tarihi bar trenini veriyordu. Dnyann drt bir yanndan gelmi olan muhabirler, eski surlarn tepesinde kendilerine ayrlm olan blmde yerlerini almlard. Tom Schweiker, barn imzalanmasna kadar yaananlar ve barn tad umutlar anlatan haberini geiyordu. Senin bir gelecein yok diye dnd Petroni. Washington'daki adamlarndan biri, Schweiker'n Lonergan ile yapt aratrmann FBI'a kadar uzandn haber vermiti. Petroni, Felici'ye infaz fazla geciktirmemesi talimatn vermiti. nfaz, Donelli'ye yaplacak suikastla ayn anda yaplacakt. Kuds Kameralar, podyumun eitli yerlerine kurulmutu. Yeni Filistin Devleti adna, Ahmet Sartawi hem Cumhurbakan hem de din adam olarak konuacak ve Filistin dndaki Mslmanlara seslenecek, kendisini de Kuds mam destekleyecekti. srail Devleti adna konuacak olan Yossi Kaufmann, imanl bir Musevi olarak, Musevi inanc adna da konuacak ve kendisini Kuds Ba Haham destekleyecekti. Venedik Kardinali olan Giovanni Donelli, brahim'den tremi nc din olan Hristiyanlk adna trende bulunacakt. nce Giovanni konuacak, onu Ahmet ve 440 Yossi izleyecekti. U lider, devlet adam, vizyon sahibi insan. Konumalar bittikten sonra, srail Babakan ve Filistin Cumhurbakan, Giovanni'nin kendilerine uzatt bar anlamasn imzalayacaklard. Dnyaca nl Yahudi orkestra efi Levi Meyer'in ynettii Bar Filarmoni Orkestras ve Korosu, Kuds'te toplanmt. Yz krk kiiden oluan orkestra Yahudi, Mslman ve Hristiyan mzisyenlerin en sekinlerinden oluturulmutu, mzik tarihinde bu ilk kez oluyordu. Marian krsde, Yossi'nin yannda kendisine ayrlm olan yere oturmutu. Bar Filarmoni Orkestras, arkasndaki yz kiilik koro ile am Kaps'nn surlar zerinde oluturulmu dokuz metre yksekteki platformda yerini almt. Levi Meyer sopasn kaldrd ve gl klar podyumdaki nl srailli'yi aydnlatt. Petroni'nin televizyon ekrannda, Levi belirdi. Rzgr gm beyaz salarn datyordu. Kamera, orkestra ve koroya dnd. Tpk efleri gibi, orkestra yeleri de barn simgesi olarak beyaz smokinler ve tuvaletler giymilerdi. Onlarn arkasnda yer alan koro yelerinin giysilerinin renkleri farklyd. Bir ksm, Davut Yldz'nn ak mavisine brnmken, dierleri s-lamn rengi olan parlak yeil giysiler giymilerdi, bunlarn arasnda Hristiyanln beyaz yer almt. Koro, tarihin en byk peygamberlerinin insanla verdii mesajlar, umudu, bar ve hogry temsil ediyordu. Beethoven'in C majr, Koral ayini gecenin karanlnn iinden ykseldi, Kidron Vadisi'nden, Zeytin Da'na yayld, Eski Kuds'n kapal arlarnda, yeni Kuds'n bahelerinde yankland. Mzik, sa'nn son saatlerini geirdii Golgotha'y, Romallara teslim olmay reddeden Nehem-ya'nn ikinci tapnan, sonra da Muhammed'in cennete ykseldii Kubbetssahra'y kaplad. 441 Kardinal Donelli, kzl cbbesi rzgrda dalgalanarak podyumdaki yerine doru ilerledi. Marian'n arkasndaki yerine otururken ona gz krpt. Marian, bu tarihi anda, sakin, rahat ve gzeldi. Roma "Petroni!" Sekreterine cevap veren Babakan Kardi-nal'in sesi buz gibiydi. "Rahatsz edilmek istemediinizi biliyorum ama Hametlim, Washington'dan Ashton Lewis birinci hatta. Acil olduunu syledi." ileke Peder Thomas'n sesi gergindi. Malta valyelerinin acil mesajlar grmezden gelinemezdi. Kardinal Petroni hibir ey sylemeden diafonu at diye kapatt ve kendini toparlad. "Ashton, sesini duymak ne gzel. Sana nasl yardmc olabilirim?" diye sordu, bir yandan da Kuds'teki treni yaynlayan televizyondayd gz. "Herhalde biliyorsundur Lorenzo, bizimkiler, Kuds'teki bar srecine biraz kaygyla yaklayor. Kauf-mann, Mslmanlara biraz fazla taviz verdi, buradaki Yahudi lobisi, zellikle Bat eria'daki Yahudi yerleimcilerin geri ekilmesinden ok rahatsz. Gelecek seimlere de daha ok var, buna ramen cumhuriyeti senatrlerin ou ok endieli." Kardinal Petroni bir yandan dinlerken, bir yandan da plan yapyordu. "Buna katlyorum Ashton, Mslmanlara bu kadar da yz verilmemesi gerekiyor, ben de ok skldm. Roma'ya ne zaman geliyorsun, birlikte bir yemek yiyelim." 442 Kardinal Petroni telefonu kapatt ve derin dnceler ierisinde masasndan kalkt. Muhammed, isa'nn yerini alp, kendisini Tanrnn elisi olarak tantt gnden beri, Is-lamn takipileri gerek inanc ortadan kaldrmaya almlard. imdi yine ayn eyi yapyorlard, Kuds'te imzalanmak zere olan bar anlamas gerek bir tehlikeydi. slam-la uzlamak anlamna geliyordu. Mslmanlarn g kazanmasna asla izin

verilmemeliydi. Kararn veren Petroni, New York'taki CNN stdyolarndaki Malta valyesi'nin nceden programlanm numarasnn dmesine bast. "Daniel, Ben Lorenzo. Naslsn?" "iyiyim Lorenzo, Papa iin dua ediyoruz burada. Durum ciddi mi?" "Korkarm yle. ok iyi bir liderdi, yerinin doldurulmas ok zor olacak. Ama iyiler bunun iin almal. Zaten seni aramamn nedeni de bu. Kuds'teki bu bar anlamas hepimizi ok kayglandrd burada." "Ben de seninle ayn fikirdeyim Lorenzo. Mslmanlara biraz fazla taviz verdik gibi grnyor." On dakika sonra Petroni, olaylarn farkllaacan bilmenin rahatlyla arkasna yasland. Mslmanlarla Yahudileri birbirlerini boazlamaya tevik edecek her ey, gerek inancn lehineydi. Tatmin olmu bir ifadeyle, treni izlemek iin oturdu. Petroni kontrol yine ele almt ya da yle sanyordu. Kuds Marian saatine bakt, biraz huzursuz grnyordu. "David ve Allegra nerede kaldlar ok merak ediyorum," diye Giovanni'nin kulana fsldad. 443 "Birazdan gelirler," dedi Giovanni fsltyla. "Patrick bana ok nemli bir ilerinin ktn syledi. Ama ileri biter bitmez geleceklermi. Mzik sana hi merak etmemeni sylyor bak," dedi rahatlatan bir sesle. "Ne muhteem deil mi?" Giovanni glmsedi. "Tanr, Levi Mayer'in eline bu sopay verdiinde ne yaptn biliyormu," dedi, dnyann en byk sopranolarndan biri olan Michelle Orte-ga'nn muhteem sesi am Kaps'nn stnde ykseldiinde. Orkestra ve koro konseri bitirdiinde, hem oturanlardan hem de Nablus Caddesi'ni dolduran kalabalktan byk bir alk ykseldi. Babakan Yossi Kaufmann ve Cumhurbakan Ahmet Sartawi, Eski Kuds'ten am Kaps'na doru girdiler. Yan yana podyumdaki yerlerine doru ilerlediler. "Yz elli bin yldr bu gezegende yaamaktayz." Giovanni szlerine baladnda alklar kesildi, "savatk, birbirimizi ldrdk, bir sava biter bitmez bir dieri balad. Zaman zaman tarihin bize rettiklerinden en kk bir ders bile kartmadmz grdk, ama bu gece buraya sizlere, arkamda duran bu iki byk liderin, kardein kardei ldrmesinin ne kadar anlamsz olduunu anlam olduunu sylemek zere geldim." Cebindeki vericiye dokunan Yusuf rperdi. am Kaps'nn bir yanna kurulmu olan podyumun yanndaki kontrol kulbesinden artk tanmad aabeyine bakt, iki karde, ailelerini gmdkleri o keder dolu gnden beri hi ko-numamlard. "Bu savalarn nedeni olarak sk sk din ve kltr farkllklar gsteriliyor," dedi Giovanni. "Bir Hristiyan olarak size unu syleyebilirim ki, sa byle bir eyi asla amala-mamt. Isa bir bakasnn inancnn ve kltrnn bir di444 gerinden daha stn olduunu ve bunu kantlamak iin lmemiz ve ldrmemiz gerektiini bir gn bile dnmedi. Muhammed Peygamber de ok adil ve hogrl bir liderdi," diye devam etti Giovanni. "yle sylemitir: 'Eer kendin iin istediin eyi bakalar iin de istiyorsan sen gerek bir Mslmansn.' te altn kural budur. ok zcdr ki, Mslmanlk medya tarafndan fanatizm ve terrizm olarak gsterilmekte. Ben kadn erkek birok Mslman tandm, onlar bar iin dua ediyorlar srekli. Ayrca Musevi inancna sahip harika insanlar tanma onuruna da eritim, bu inan da Hristiyanlk ve Mslmanlkla ortak bir ataya sahiptir. Bu ata brahim'dir. Aslnda biz birbiriyle srekli kavga eden bir aile gibiyiz, atamzn istekleri iin kavga ediyoruz, bize ait olduunu iddia ettiimiz ey iin kavga ediyoruz. Yahudiler de brahim'in kendilerine ait olduunu iddia ediyorlar, topran ve Tanrnn inayetinin sadece kendilerine ait olduunu sanyorlar. Baz Mslmanlar, brahim'in sadece slama ait olduunu sylyorlar ve benim inancmdan bazlar da, brahim'in amacn sa'nn tamamladn iddia ediyorlar." Giovanni glmsedi. "brahim'in kafas epeyce karmtr herhalde." Eski duvarlardan kahkahalar ykseldi. "Btn iyi babalar gibi, brahim'de sahip olduu her eyi btn ocuklarna brakt. Tanrnn, Badat'ta yaratt bir Mslman ocuu, Bogota'da yaratt Hristiyan ocuu ve Berlin'de yaratt Yahudi ocuu, doru bir kltrn iinde domadlar diye cennetin kaplarndan geri evirmesi ok tuhaf olurdu. " Giovanni, bar ve anlay talebini her zamanki gibi ok net bir ekilde dile getirmiti. Bu szlerin, Vatikan'da byk bir fke ile karlanacan biliyordu, ama bir Kardinal'in, Omega'ya, sonsuzlua giden yollarn birden fazla olduunu sylemesi ok arpcyd. Yusuf Sartawi dinledi. Kuku iindeydi, ama bu adam 445 onu da etkilemiti. Yusuf bu Hristiyan papaza igdsel olarak gven duydu, o kfirin neden onu ortadan kaldrmak istediini iyice merak etmiti. "Biliyorum ki," diye devam etti Giovanni, "ibrahim, Muhammed ve sa bu bar anlamasn, uygarln ok nemli bir dnm noktas olarak alklayacaklard. ldrmekten ve kan dkmekten vazgeerek, farkl kltrleri ve inanlar tanyarak birbirine hogryle yaklamak bir byk dnm noktasdr. Adalete ve

bara doru atlm dev bir admdr." Glmseyen talyan Kardinali aydnlatan klar snerken, izleyicilerin hepsi sayg ile ayaa kalkt. New York'ta CNN'deki haber stdyosundaki tansiyon giderek ykseliyordu. "Bunu yaynlayamayz, Daniel! Bar srecini daha ilk dakikada yerle bir eder," dedi Geraldine fkeyle. Haber Merkezi'nin mdrne bakt ve bu sevimsiz ufak tefek adamn bir eyleri nasl bu kadar iyi bilebildiini merak etti. "Sizin dikkatinizden kam olabilir Bayan Rushmore, ama bu kanalda kararlar siz vermiyorsunuz. Ben veriyorum," dedi souk bir sesle, gzleri her zamankinden ok daha sert bakyordu. "Halkn bunu bilmesi gerek, biz de yaynlayacaz. imdi. Schweiker'da kopyas var m?" diye sordu sekreterine dnerek. Sekreter olumlu anlamda ban sallad, toplantnn gerginlii onu da etkilemiti. Kuds'te ise Cumhurbakan Ahmet Sartawi konumasna balamt. "Hametli Kardinal Donelli ve dostum Babakan Ka-ufmann'n uzak grllne ve bilgeliine mteekkirim," diye balad. Yusuf, bar iinde bir arada yaamann, savan tek al446 ternatifi olduunu syleyen aabeyini seyrediyordu. Aabeyi Bat'dan, Yossi Kaufmann'n geni vizyonu ile Ortadou Ekonomik Birlii iin yaplan almalar desteklemesini istedi. Bu szler ve Giovanni'nin kardein kardei ldrmesinin bounalna ilikin szleri, oktan unutulmu anlar canlandrmt; bu anlar zeytin toplarken gelecein hayalini kurmann anlaryd. Kafas karmakark olmu Yusuf, elini cebinden kard. "Filistin ve Filistinliler iin," diye devam etti Ahmet, "eitlik ve adalet demek. Filistin ne Tanrsz laik bir cumhuriyet olacak, ne de dini fanatizmin her yann sard bir devlet; Filistin Devleti adalet ve seme zgrlne dayanan bir vatan olacak. Kendi inancn bir bakasna zorla dayatmaya alanlara hatrlatmak isterim ki," dedi, bu szlerin yelpazenin militan kanad iin sylendii apak ortadayd, "fanatiklerin kendi inanlarn zorla dayattklar lkelerde, slamn bana gelenler felaketten baka bir ey deildir, hepinize Byk Peygamberimiz Hazreti Muhamme-d'in iddet zerine sylediklerini hatrlatmak isterim. Kuran'da der ki: Sizden baka eylere inananlarla, en kibar ekilde tartacaksnz ve diyeceksiniz ki: Biz bizim de stmzde olan bir Allaha inanyoruz, bu senin de stnde, senin Allann ile benim Allahm birdir ve ayndr ve onun inayeti hepimizi sarar sarmalar. Alklar durduunda, Babakan Yossi Kaufmann konumasn yapmak iin oturduu yerden kalkt. "Kardinal Donelli ile dostluum ok uzun yllara dayanr, ona liderlii, i grs ve bilgelii iin kran borlu447 yum. Arkadam ve komum Ahmet Sartawi'ye de kran borluyum, onun son birka haftada gstermi olduu sabr ve metanete. Yllar nce mzn birlikte bala kt bir gn hatrlyorum, o zamanlar Kardinal Donelli kk Mar'Oth kynn papazyd ve bize demiti ki, bakn, bir Hristiyan, bir Yahudi ve bir Mslman ayn teknedeyiz ve balklardan baka hibir ey tehlikede deil." Yossi'nin konumas sonuna yaklatnda, treni izlemek iin toplanan kalabalk artk bar iin ok byk bir ans yakalandna iyice inanmt. "Sizlere bir byk sraillinin, Babakan Golda Meir'in szlerini hatrlatmak istiyorum," diye devam etti Yossi. "Elli yl nce, Birlemi Milletler, srail Devleti'ni tandnda, kendisi Ben Gurion'un kabinesindeki bakanlardan biriydi. Buradan ok da uzak olmayan bir yerde, bu gece burada toplananlara ok benzeyen bir toplulua hitap etmi ve yle demiti, 'steiniz bu deil. Bizim istediimiz de bu deil, ama uzlama ve bar ruhuyla ilerleyelim.' O gn de bugn olduu gibi Filistinlilerle sraillilerin nnde iki seenek vard. Ya her iki kltrn de gcn ve kazanmlann kabul ederek, iyi komuluk ilikileri iinde birbirimizin varoluunu tanyacaktk ya da ocuklarmz ve ailelerimizi yok ederek ldrmeye devam edecektik. ok acdr ki, biz o zamandan bu zamana savatk ve birbirimizi ldrdk. Bu gece ise bar seiyoruz. Yusuf Sartawi, bu uzun boylu sekin grnml srailliyi dikkatle dinledi, babakann itenlii onu ok etkilemiti. Belki de diye dnd, bu kez srail ve destekisi Amerika, szn tutar, bu kez Filistinlilerin normal bir hayat yaamak iin anslar olur. Belki bunca yl sraillilere duyduu nefret biraz azalr ve onlar affedebilir. Belki Ahmet, bar yolunu semekle doruyu yapmtr. Arkasn 448 dnd ve kontrol odasndaki televizyondan yayn yapmakta olan Arap kanalnn yaynnn kesildiini ve CNN'in canl yayna getiini grd. "Bu gece Kuds'te bar anlamasnn imzalanacak olmasna, hatta arkamda grdnz trenin devam etmesine ramen, Beyaz Saray, srail'e artk Filistin olarak bilinen topraklarda bulunan Yahudi yerleimlerinin boaltlmas kararndan vazgemesi konusunda bask yapyor."

Yusuf, Tom Schweiker'in bilmi bir ses tonuyla yapt yayn izlemeye balad, Schweiker'in szleri Arapaya evriliyor, bir yandan da ekrann alt ksmndan altyaz geiyordu. "Yahudi lobisi," diye devam etti Tom, "Amerikallarn vergilerinin Araplarn gelimesi iin aktlmasna itiraz ediyor, Amerika'nn srail'e yapt milyarlarca dolarlk yardmn nedeninin, Gazze eridi ve Bat eria'daki Filistinli militanlarla mcadele olduunu hatrlatyor. Beyaz Saray'dan yaplan aklamada, Amerikan Hkmeti'nin Ortadou'daki bar giriimlerini memnunlukla karlad belirtildi, ancak srail tarafndan talep edilen ok yksek miktardaki yardmla ilgili hibir yorum yaplmad." "Yahudi yerleimcilerin durumu ne Tom?" Geraldine, Daniel'in zorla eline tututurduu kttan okumutu bunlar. "Gelen haberlere gre, Geraldine," dedi Tom, Haber Mdr'nn kaynaklarna atfta bulunarak, "Beyaz Saray u anda gl Yahudi ve Hristiyan lobisinin istei ile srail hkmetine, Yahudi yerleimcilerin Filistin topraklarndan zellikle de Bat eria'daki yerleimlerden karlmamas iin bask yapacak." "Peki ama bu bar srecini zedelemeyecek mi?" 449 "Pek tabii ki zedeler. Byle bir durum Filistin Devle-ti'nin sadece kt zerinde bir devlet olmas demektir. Byle bir durumda Filistin, birka tane bo Filistin kasabas ile onlarca kalabalk Yahudi yerleiminden ibaret olacak demektir." "Peki ya blgeye yaplacak yatrmlar?" "Avrupa lkelerinin desteine ramen, Amerika Birleik Devletleri, henz blgeye herhangi bir yardm yapacan aklamad, ancak buradaki baz gzlemciler, eer Amerika Birleik Devletleri Kaufmann/Sartawi plann desteklemezse, Bat'nn desteinin snrl kalacan belirtiyorlar. " "Tom sana ok teekkr ediyoruz. Sayn seyirciler, imdi bar anlamas imza treninden yaptmz canl yayna devam ediyoruz." Yusuf Sartawi, konumasnn sonuna yaklam olan israil Babakanna bakt, kfirlere ve aabeyinin ihanetine olan nefreti yeniden canlanmt "Bu yeni bir balang," dedi Yossi. "Ama sadece bir balang. Ne ben, ne de Cumhurbakan Sartawi, nmzdeki uzun yolun glklerini gz ard ediyor deiliz. Birok anlamazlk olacak. Bu anlamay madde madde konumaya baladmzda, karlkl olarak baz geri admlar atacaz. Bizim tarafta ok fazla verdiimizi dnenler olacak, Ahmet Sartawi'nin tarafnda ok taviz verildii dnlecek. Ama seimimiz aktr. Her iki taraf iin de bar, ancak her iki tarafn uzlamas ile mmkndr." fkesinin sar ettii Yusuf, bu sn szleri dinlemedi bile. Marian ile Giovanni arasnda oturan aabeyini de grmedi. Onun grd ey, bir kez daha ihanet ettiklerini aka ortaya koymu olan kfirlere satlm olan bir Cumhurbakan idi. Yusufun ll skneti bir kez daha duy450 gularna yenilmiti. Tom Schvveiker'in cep telefonunu evirmeyi unuttu, hedefin de ayn anda masann evresine toplanmasn beklemedi ve yumruunu kaldrd. "Allah byktr," diye haykrd, vericinin dmesine bast. Yusuf Sartawi, cennette gideceine emin olarak ld. CNN yayn ekibi, karlarnda yaanmakta olan kyamete inanamayarak bakyordu. nsanlarn paralar, sandalyelerin paralaryla karm bir ekilde havada uuyor, orkestra iin kurulmu platformdan izleyicilerin stne metal paralar yamur gibi yayordu. Korkun padamadan sonra, ortala uursuz bir sessizlik hkim olmutu, duyulan tek ses, patlayan spotlarn ve elektrikli aletlerden kan kvlcmlarn sesiydi. Birden lklar ve imdat sesleri duyulmaya baland, ocuklar hkryor, insanlar Tanrdan yardm ve merhamet diliyordu. Korkun bir ekilde yanm insanlar ve yarallar kendilerini dar atp komaya, panik iinde kamaya baladlar. Birok kii dp ayaklar altnda kald, yaral insanlarn lklar, sirenlerin sinir bozucu seslerine kart. Ambulans konvoylar, am Kaps'ndaki kan glne doru hareket ettiler. Semteks ve krsdeki panellerin altna yerletirilmi olan be bin bilye, korkun bir kyma yol amt. Kardinal Petroni, sknetle sava meydanna dnen Kuds'n grntlerini izliyordu. Donelli'nin ve Bassetti'nin ldne dair bir ipucu bulmaya alt. Kameralar, resmi erknn bulunduu yerden, tanan sedyeleri ve saa sola koturan salk personelini gsteriyordu. Kameralardan biri bir sedyeye zum yapnca, Petroni, kanlar iindeki Donelli'yi seti. Henz lmemiti, Petroni'nin yzndeki glmseme, yerini korkun bir fkeye brakt. Haberciler konuamaz haldeydi, parke tal sokaklar451 dan gelen uultu, tanklarn geliinin habercisiydi, hava, silahl helikopterlerin uursuz sesleriyle dolmutu. Onca yln verdii tecrbe ile srail ordusu, ok abuk harekete gemiti. "yi akamlar Hafz," dedi David arabasndan inmekte olan bekiye.

"Ah siz misiniz Dr. Kaufmann. iyi akamlar Dr. Basset-ti," dedi Hafz, elini kepine gtrerek. Allegra sesinin normal kmas iin abalad, "yi akamlar Hafz," dedi. "antay kontrol edecek misin yine?" diye sordu David. Allegra heyecanla yutkundu, deli miydi bu adam? "Yine kt, ata falan alm olabiliriz biliyorsun," David, Hafz'a nee ile glmsedi. "Hayr, bakmayacam Dr. Kaufmann. Rahatsz ettiim iin zr dilerim, kim bunlar diye merak ettim. Sizin trende olacanz sanyordum." "Biz de trene gidiyoruz zaten Hafz. Brodan bir ey almamz gerekiyor," dedi David abucak. "Sonunda bar ans belirdi. Bir trl inanamyorum." Yal Filistinli bu szleri yznde scak bir glmseme ile syledi ve arabasna doru yrd. "Bir an akln kardn sandm," dedi Allegra kasaya doru giderlerken. "ans, cesur olan sever," dedi David siyah kuma kamerann zerine yerletirirken. Trmand stundan indi ve kasaya doru ilerledi. Bir saat kadar sonra, Thomas Gospel'inin paralar David'in ekledii baz kt paralar ile birlikte zeytin aacndan kutunun iine yerletirilmiti bile. Grev tamamlanmt. David ve Allegra mzenin derin452 liklerinden ktlar, ama kar kmaz bir eylerin korkun derecede ters gittiini anladlar. Gkyz helikopterlerle doluydu, pervanelerin kard ses kulaklar sar ediyordu. am Kaps'ndan kopkoyu bir duman ykseliyordu, sirenlerin yaratt kakofoni ehrin her tarafndan duyuluyordu. "David, olamaz!" Allegra elleriyle azn kapatt. "Yr," dedi David alak sesle. Kontrol noktasndaki asker, tfeini kaldrd, David Onslow'u durdurdu. "Geemezsiniz..." Asker David'i tanynca, tfei indirdi. "zr dilerim efendim, trene bombal bir saldr oldu da." "Kayplar biliniyor mu?" Asker olumsuz anlamda ban sallad. David Onslow'u geri vitese takt, barikat geti ve bir ambulansn peine taklarak doru Hadassah Hastanesi'ne doru hareket etti. Hastaneye vardklarnda, nlerindeki ambulans ac bir frenle durdu. ki grevli dar kt, sedyedeki kz, daha ergen yalarna varmamt bile. Banda kanl bir sarg vard, ama kan sargdan solgun yzne doru akyordu. Doktorlar ellerinden geleni yapyorlard, ancak gelen yarallarn younluuna baklrsa, bunlarn hepsini kurtarmak mmkn olmayacakt. David ve Allegra bu karmaann iinde en sonunda bir hemire bulmay baardlar. "Ah, Dr. Kaufmann. Sizi grmemiim. Kusura bakmayn sizi beklettik." "nemli deil," dedi David kibar bir sesle. "Annemle babam burada m? Bir haber var m?" "Bir dakika Dr. Kaufmann, size sorumlu doktoru bulaym." 453 Allegra David'in elini tuttu. Her ikisi de hemirenin sorumlu doktoru ancak haber kt olduu zaman aracan gayet iyi biliyorlard. Sorumlu doktor geldi ve David ile Allegra'y bir koridordan geirerek zel bir bekleme odasna ald. Lorenzo Petroni, CNN'in yaynna yapmt adeta. Tom Schweiker ekranda belirince, Petroni de oturduu koltukta ne doru bir hamle yapt. Giorgio Felici'nin gazeteciyi yok edemedii aka grlyordu, ama u anda onun asl derdi Donelli ile Bassetti idi. "Korkun bir trajedi Geraldine. iddet bir kez daha barn yerini ald." "Kayplar hakknda bilgi var m?" "Hkmet szclerinin sylediine gre Babakan Ka-ufmann ve ei Marian hl ameliyatta, doktorlar her ikisini de kurtarmak iin byk aba harcyorlar. Filistin Cumhurbakan Ahmet Sartawi'nin durumu ar, ama hayati tehlikeyi atlatt syleniyor. Kendisi burada Ein Karem Hastanesi'nde, Kardinal Donelli de ayn hastanede." "Kardinal Donelli'nin durumu hakknda bilgi var m Tom?" "Yaralar ok ciddi deil dendi, hayati tehlikesi yok. Bombann patlad yerden epeyce uzaktaym. Patlayclarn tren balamadan ksa bir sre nce, krsye yerletirildii sanlyor. Bomba patladnda srail Babakan krsde konumasn yapyordu." "Sorumluluu stlenen var m?" "Terrist gruplardan hibiri henz olayn sorumluluunu stlenmedi, ancak benim buradaki kaynaklarm, Filistin Cumhurbakan Ahmet Sartawi'nin kardei Yusuf Sartawi zerinde duruyorlar. Kendisi trenin organizasyo-

454 nunu yapan Cohatek firmasnda alyormu. O da pada-mada ld iin, bu ile ilgisinin ne kadar olduunu anlamak mmkn olmayacak tabii ki." Kardinal Petroni fkeyle televizyonu kapatt. Dudaklar dmdz, renksiz bir izgi halini almt. Giorgio Felici, yirmi be milyon dolarlk, demesi pein bir anlama yapm, Petroni de paray Vatikan Bankas'nn Gney Amerika'ya yardm btesinden ekmiti, ancak u ana kadar bu parann karl alnmamt. Giorgio Felici ok eyi aklamak zorundayd. 455 50 Roma "Girin!" "Basn blteni, Hametlim." Vatikan Basn Bro-su'nun efi Monsignor Servini, tarihi blteni Petroni'nin eline verdi. Petroni bltenin her kelimesini ayr ayr kontrol ederken, dnya bekliyordu. Kutsal Baba'mz bu akam 21.37'de Papalk Sara-y'ndaki zel dairesinde hayata gzlerini yummutur... Sabah sekizde, Kutsal Baha'nn odasnda balayan ayin... Kutsal Baha'mzn son saatleri, srekli dualarla gemi, dindarlara nasib olan en kutsal... Lorenzo Petroni, bltenin doruluunu kontrol etti, yarataca etkiyi tekrar dnd ve sonra Monsignor Servi-ni'ye uzatt. "Yaynlayn," dedi sadece, koltuuna yasland, gelecei dnmeye balad. Bir sr toplantya ramen, Kardinaller Kurulu'nun baz yelerini zellikle de yal ve inat 456 Kardinal Castiglione'yi Papa'nn ekilmesi iin ikna etmeyi baaramamt. Petroni, Kutsal Kilise'nin karlarnn her eyin stnde olduunu, Kutsal Baba'nm kesinde huzur iinde lmeye hakk olduunu defalarca sylemi, ama bunlarn hibir faydas olmamt. Petroni'nin komadaki bir Pontifin, basz kalm bir kilise anlamna geldiini, bunun da faydadan ok zarar getireceini sylemesi bile Cas-tiglione'nin zerinde hibir etki yapmamt. Petroni, memnun bir ekilde burnunu ekti. Castiglione ile adamlarnn oylarna gerek yoktu. nat yal Papa en sonunda lmt. Petroni, Monsignor Servini kar kmaz Peder Tho-mas' arad. "Sana verdiim listeye gre aramaya balayabilirsin." "Tabii ki Hametlim." Ksa bir sre sonra, Petroni'nin masasndaki krmz telefon alak bir sesle ald. "Berlin'den Kardinal Fritsch, Hametlim." "Hans! Naslsn?" Petroni'nin, Berlin'in Kardinal Bapiskoposuma kendi diliyle hatr sormasnn nedeni nezaket deildi. "Ben iyiyim, ama burada haberler pekiyi deil, Hans. Bekleniyordu ama yine de hepimiz ok olduk. Haber yaynlanmadan nce seni bizzat arayaym dedim. Kutsal Baba'mz, bir saat kadar nce saat 21.37'de sizlere mr... Petroni, nndeki listede yer alan Kilisenin 194 Kardinalinin isminin nne teker teker iaret koydu. Kardinaller, tek tek, son derece zgn Babakan tarafndan Papa'nn lm konusunda bilgilendirildiler. Son aranan Daniel Kirkpatrick idi. "Kirkpatrick." "Lorenzo." 457 "ok zgnz Daniel. Sizin haberiniz ok gzeldi. Sana kiisel olarak teekkr etmek isterim. Kuds'teki bombalama eylemi ile ilgili haber de yle." "Teekkrler Lorenzo, byle bir zamanda bile aradn iin ok naziksin. l Papa'y1 ok zleyeceiz, tabii Kuds'te len Araplar iin ayn eyi sylemek mmkn deil, bir Arap'a asla gvenmeyeceksin, zellikle de Mslmansa." "Sana tamamen katlyorum Daniel. Onlar eytanla i birlii yapyorlar." "Kardinal Donelli onlar ok destekliyor ama," diye cevaplad Daniel Kirkpatrick. Kilise'nin byle nemli bir grevlisinin, terrizmin dininin yannda yer almas onu artmt. "Seni aramamamn bir nedeni daha vard, Daniel." Kardinal Petroni, birka dakika sonra almac yerine koydu. Tpk bar treninden yaplan yayn gibi, Donelli ile ilgili yaplacak yayna da mdahale etmiti. Donelli'nin Kuds'teki aklamasnn verilmesiyle, haber, tamamen doru olmasa bile olduka akla yakn karlanacakt. Zamanlama ok nemliydi, haber, btn kardinaller toplant iin kapandnda yaynlanacak, bylece Donelli'den yana olan kardinallerin durumu dzeltmesine imkn olmayacakt. Petroni glmsedi. Peter'in Anahtarlar'n artk cebinde hissediyordu. Kuds Geraldine haber odasna girdi ve Tom'un kendisine verdii yeni cep telefonu numarasn evirdi. "Yeni numara m bu Tom?"

"Eski numara geerliliini yitirdi," dedi, cep telefonunu inceleyen teknisyenin, telefonun Semtex dolu olduunu ortaya kardndan sz etmedi. 458 "Her zamanki gibi aacaz," dedi Geraldine, "sonra sana dneceiz." Standart haber blteninin yayn balad, Geraldine, be dakika sonra Tom'a dnerek bombalama ile ilgili sorular sormaya balad. "Kuds'teki en son bombal eylemle ilgili canl yaynmza ho geldiniz. Ksa bir sre iinde blgedeki muhabirimiz Tom Schweiker'a balanacaz. Blgede nemli aklamalar var." Yeni kurulmu olan israil Liberal Adalet Partisi'nin, Babakan Yardmcs Gideon Wiesel'de dahil olmak zere en yal drt yesi, sorumlu doktorun odasna hznl bir yzle girdiler ve teker teker basal dileklerini ilettiler. Gideon nce meslektalarna sonra da David'e bakt. "Umarm kusura bakmazsn David, ama resmi olmayan bir toplant yaptk. Sana bir teklifimiz var." Yal gzlerinde, hznn yan sra, gelecee dnk bir umut parlyordu. David ban sallad. "Babakanl devralmak u anda bana dyor. Muhalefet partileri bize destek verecekler ve hkmetin istifasn istemeyecekler, bu durumda istikrar salayabileceiz. Ben babann sylediklerinin tmyle hemfikirim, ama artk yalym. Sahnenin nnde, kameralara ve klara kar almaya alkn deilim, ben hep perde arkasnda kaldm hayatm boyunca. Bu gnden tam bir ay sonrasna bir toplant planladk, ama bizim niyetimiz, israil Babakan olarak babann yerini alacak tek bir isim sunmak. Konutuumuz kiilerden aldmz tepkilere gre, bu isim oybirlii ile seilecek gibi grnyor." Delegasyon odadan ktktan sonra, sorumlu doktorun odasnda yalnz kaldklarnda Allegra, David'e sarld. Uzun bir sre ylece kaldlar. David, Allegra'nn omzuna yatp sessiz sessiz alad. 459 "Onlar ok zleyeceim," diye fsldad. Allegra onun gzlerini sildi, David hznle glmsedi. "Teekkr ederim," dedi. "Bilmem farknda msn ama hayatn bir daha asla eskisi gibi olamayacak." "Ben senin yanndaym David, hayatmda hibir eyden bu kadar emin olmamtm," dedi. Onun da gzleri yalarla buulanmt. Dr. David Kaufmann ve Dr. Allegra Bassetti, Gideon Wiesel'in yan banda Hastanenin giriinde bekleyen gazetecilerin nne ktlar, israil ulusunun bu ok nemli annda ilk sz David ald. "Byk bir zntyle, Babam israil Babakan Profesr Kaufmann ve ei, annem Marian Kaufmann'n hayatlarn kaybettiklerini aklamak zorundaym," dedi David. Kendini toplamak amacyla duraklad. "Ben harika bir anne ve baba kaybettim," dedi, "israil ise ok sekin ve saygn iki vatandan kaybetti. Uygun bir sreden sonra, Liberal Adalet Partisi, bu byk ulusun yeni liderini semek iin toplanacak. u anda siyasi aklamalar yapmak iin uygun bir zaman deil, ama nasl olsa ok yaknda duyulacak, bu yzden en iyisi benden duyulsun. Benden aday olmam istediler ve ben de kabul ettim. Bu akam bana gsterilen inan, gven ve sayg karsnda byk bir onur duydum. Zaman iinde btn israil halknn gvenini ve inancn kazanacam umuyorum. Bu arada, bilgeliin ve vatan sevgisinin timsali haline gelmi olan Babakan Yardmcs Gideon Wiesel, hkmetin bakan olarak alacaktr. Bizim ona duyduumuz gven ve verdiimiz destek byktr. Son olarak," diye devam etti, "bu gece yaanan korkun olayla ilgili herhangi bir sonuca varana kadar herkesten sknet ve itidal rica ediyorum. Hepiniz gibi ben de biliyorum ki, bu saldrdan Filistin Cumhurba460 kan'nn kardei sorumlu tutuluyor. Yaplacak soruturma bu konuyu aydnlatacaktr mutlaka. Ancak Filistin Cumhurbakan sz konusu ise eer, bilmenizi isterim ki, Ahmet Sartawi'yi yakndan tanyorum ve hem bir lider hem de bir bar sevdals olarak babamn ona duyduu saygy sonuna dek paylayorum. Benim umudum, bu yaanan talihsiz olaylar geride brakarak, babamn vizyonunu ileriye tamak ve bu iki byk halk iin, bar ve refah salamaktr." David Kaufmann'n o anda srail'de yaayan herkesten ok intikam l atmaya hakk vard, ama buna ramen o hl bar istiyordu. David, herkese rnek olacakt. Allegra ve David, hastanenin yedinci katnda bulunan Giovanni'nin odasnn kapsn aldlar. "Girin!" Giovanni yastndan doruldu, yzndeki yorgun glmseme birden siliniverdi. "David, ok zgnm, annenle baban tanmak byk bir ayrcalk ve zevkti." "Teekkrler Giovanni." David zntyle glmsedi. "Babana her zaman byk bir hayranlk duydum. Soykrm yaam bir insan olarak, Filistinlilere ayn eyin yaplmasn asla kabullenemiyordu. O bar iin gerek bir umuttu." "Umarm, ben de ayn umudu veririm insanlara," diye cevap verdi David. "O harika bir rnekti." "Sen naslsn?" Allegra yumuak bir sesle sordu. Gzleri kayg doluydu.

"Ben iyiyim," dedi Giovanni zntyle. "Anlalan benim zamanm daha dolmam." "Seni taburcu ettikleri zaman, gelip bizde kalmalsn," diye srar etti David. "Sz veriyorum, gizli servisi kimse 461 grmeyecek. Allegra ile sana gstermemiz gereken ok nemli bir ey var." Giovanni daha cevap veremeden, sesi kslm olan televizyon ekrannda Vatikan'n szcs belirdi. "Kutsal Baba, bu akam saat 21.37'de Papalk Sara-y'ndaki dairesinde hayata gzlerini yumdu..." Giovanni, Allegra ve David, dnyadaki milyonlarca kiiyle birlikte, Vatikan'n Papa'nn lmn aklayn zntyle izlediler. "Kardinaller Meclisi'nin ilk toplants, 4 Nisan Pazartesi gn sabah saat 10.00'da Papalk Saray'nn Bolonya Salonu'nda yaplacaktr," diyerek szc, szlerini tamamlad. 462 51 Roma "iyi anslar Hametlim," dedi Vittorio, Giovanni'nin kk bavulunu eski Fiat'n arkasna yerletirirken. Giovanni glmsedi. "Eski bir deyi vardr dostum, 'Papa olmaya giden, kardinal olarak kar.' Ayrca benden ok daha iyileri var, stelik ben bu makam hi istemiyorum. Brakalm da Kutsal Ruh karar versin, yle deil mi?" Giovanni, Papa II. Jean Paul'n emriyle yaplm olan yeni papaz misafirhanesinde bavulunu at. Kk masaya oturarak dua kitabn okudu, sonra gecenin sessizliinde kk bir gezinti yapt. Ksa bir sre sonra bu kadar zgr olamayacakt. Kardinaller, yeni Papa seilene kadar d dnya ile btn ilikilerini keseceklerdi. Giovanni asrlk bahelerde yrrken, iinden Kutsal Ruhla konumaya balad, onun kendisine yol gstermesini istiyordu. Kardinaller, Ruh'un da istedii gibi bir Papa semeliydiler, XXI-II. Jean gibi biri, bir halk adam olmalyd. Bu Papa, Giovanni'nin derin bir muhabbetle sevdii Kilisesi'nin yaad talihsizliklere ve yanllklara bir son vermeliydi. Asrlar boyu, kendi iktidarlarn ve karlarn, gerein ve 463 sa'nn mesajnn stnde grm olanlarn koyu bir dogma ile ynettikleri bir Kilise'de deiim, elbette kolay olmayacakt. Uygarln ok ihtiyac olan gerek, mutlaka ortaya kmalyd. Bunlar bittiinde diye dnd, Omega Parmeni'ndeki vahiyler, Papa XXIII. Jean'un baaramadn baaracakt. Vatikan, Papa II. Jean Paul'n lmn aklar aklamaz, Tom, olup biteni yerinde izlemek iin Roma'ya hareket etti. Dnyann o gne kadar grd en byk cenaze treninin ardndan, yorgun ve bkkn Tom Schweiker yeni bir canl yayna hazrlanyordu. "u anda Roma'ya balanyoruz, Tom Schweiker, tarihin en uzun sre hkm srm olan Papa'snn ardndan yaplmakta olan seimleri izliyor." "iyi akamlar Geraldine. Uzun bir iktidar sresi, evet, tartmal olsa bile. Medya, Papa'nn ardndan vg dolu yaynlar yapt genellikle, ancak u ana kadar pek az gazeteci baz gereklere dikkat ekti." "Karanlk yzne mi Tom?" Tom ban sallad. "Evet yle. Papa iin tutulan dokuz gnlk yas sresi boyunca, altm bin Afrikal, Papa'nn ADS hastalna prezervatif kullanmnn yol at gibi sama sapan gr nedeniyle lecek. Bu hastalktan gnde alt bin be yz kii lyor, bu hastalkla savaan doktorlarn ve aratrmaclarn bu dogma hakknda ne dndn tahmin etmek zor deil herhalde." "Evlenme yasa da bir baka mesele tabii." "Hem de nasl. Katolik Kilisesi'nin ilk bin ylnda, papazlarn hepsinin mutlu evlilikleri vard. Ve tabii ki," diye ekledi Tom, sesindeki sertlii bastrmaya alarak, "bu Pa-pa'da kiliseyi bir kanser gibi sarm olan pedofili ile mca464 delede ok eksik kald. Pedofili konusunda bir eyler yapmak iin, Boston'da yaanan ocuk tacizi olaylarnn ayyuka kmasn bekledi. Boston Kardinali bu olaylardan ok sonra grevden alnd, ama terfi ettirilerek. Kendisine Roma'da geni bir daire tahsis edildi, Papa'nn lmnden sonra yaplan ayinlerden birini de o ynetti, yani Vatikan'n pedofi-liden rahatsz olduuna inanmak pek o kadar kolay deil." "Sence yeni Papa bu durumu deitirebilecek mi Tom?" "Papa'nn, seleflerine oranla ok daha fazla kardinal atam olduunu dnecek olursak, yeni Papa'nn de kendine benzeyen kardinallerden biri olacan syleyenlere hak vermemek imknsz, hatta daha tutucu bile olabilir." "Bir talyan m seilecek?" "Bunu tahmin etmek g, en nemli adaylardan biri Babakan Kardinal Lorenzo Petroni. Kendisi en tutucu kardinallerden biri ve Vatikan II'ye kar olmasyla tann-yor.

"Yeterli sayy bulabilecek mi, Tom?" "Doktrine gre, 194 Kardinal var, bunlarn 117 tanesi seksen yann altnda, yani oy vermeye yetkili. 117 Kardinalin 23 tanesi talyan. Bir talya'nn seilebilmesi iin, dier kardinallerin yani Avrupal kardinallerin yan sra, Afrikal ve Orta ve Gney Amerikal kardinallerin de nemli bir ksmnn oylarn almas gerekiyor. Seim srasnda kardinallerin d dnya ile btn balar kesiliyor, daryla iletiim kurmalar engelleniyor. Telefon hatlar bile kapatlyor, ok acil grmeler iin Camerlengo'nun odasnda tek bir telefon bulunuyor. Hatta Pencereler bile mhrleniyor." "Herhangi bir srpriz olabilir mi peki, Tom?" "Bu kez Papa'nn nc dnya lkelerinden birinden seileceini syleyenler yok deil, hatta bir iki gl aday 465 da var, ancak bunlar tutucular tarafndan engellenecek gibi grnyor. Bir talyan Kardinal'in ad daha geiyor, halihazrdaki Venedik Kardinali Giovanni Donelli bu isim. Son derece ilerici bir din adam, liberallerin oylarn alabilir, ancak tabii ki tutucular iddetle muhalefet edeceklerdir." "Peki ya bir isim zerinde anlaamazlarsa?" "Bu daha nce yaanm bir olay, ancak Papa II. Jean Paul, lmeden nce yeni bir kural koydu. Eer hibir aday oylarn te ikisini alamazsa ve otuzuncu tura kadar da bu durum byle devam ederse, ounluu salayan aday Papa seilecek." "Tom Schweiker, Roma'dan Papa seimlerinden bildirdi... imdi tekrar lkemize dnyoruz ve..." Lorenzo Petroni, italyan ve Afrikal Kardinalleri, Tiber kysndaki k dairesinde arlyordu, bu geceler boyu srecek olan davetlerin ncsyd henz. Plan gayet iyi iliyordu. Omega Parmeni'nin sonuncu kopyas, Gizli Ariv'deki zel yerine kaldrlmt ya da o yle sanyordu. Felici hem kadnn hem de gazetecinin ortadan kaldrlacana dair teminat vermiti. Petroni, mstakbel iktidarnn prltsnn keyfini sryordu. Donelli Kuds'teki patlamadan sa kurtulmutu, ama Petroni New York'taki Malta valyelerinin yardmyla Peter'in Anahtarlarnn artk kendisinin olduuna inanyordu. Onlar bir kez cebine koyduktan sonra, kimse Vatikan Bankas hakknda soruturma atramazd. Ertesi gece yal kardinallerdeydi sra. Petroni seksenlik ihtiyarlara, Kutsal Kilise'ye yaptklar katklardan dolay teekkr edecekti. Nezaket her zaman ie yaryordu. "Tabii ki, Papa'nn oy verme ile ilgili olarak koyduu yeni kural, ok ilgin ihtimalleri de mmkn klyor, Agos-tino," dedi Petroni Luanda Kardinali da Silva'ya. 466 "Senin bir adayn var m Lorenzo?" "Gl biri olmal, Agostino. Her ne kadar ok iyi Afrikal adaylarmz varsa da, onlar daha sonraki seime saklayacaz herhalde. Ancak yle bir aday semeliyiz ki, bu kii Afrika Kisesi'nin davasn da sahiplenen biri olmal, ayrca da bu Papa'nn iyi bir Babakana ihtiyac olacak elbette. Senin gibi biri Agostino. ampanya alr msn?" Lorenzo Petroni, Kardinal Petroni'nin elini skt ve talyan bloundan Kardinal Fiorelli'ye doru yrd. "Vittorio, seni grdme ne kadar ok sevindim. Naslsn?" "Teekkrler, ok iyiyim. Senin adayn kim Lorenzo?" diye sordu Vittorio, bu ileri ok iyi bildii iin rahatt. "Speklasyon yapmayalm. l Papa harika bir i yapt, Bir talyan' tekrar kilisenin banda grmek ok muhteem olacak. Kilisenin deerlerini iyice glendirecek biri olmal." Kardinal Fiorelli glmsedi. "Adayn kim Lorenzo?" "zel olarak biri yok aklmda, ama kim seilirse seilsin senin gibi bir Babakan'a ihtiyac olur mutlaka, Vittorio. Biliyorsun bu ok zor bir i ve aramzda senin yeteneklerine sahip pek fazla aday da yok. ampanya alr msn?" Gne Tiber'in ardndan batarken, Giovanni Vatikan bahelerinde dolayor ve Kutsal Ruh ile sohbet ediyordu. Kardinal Petroni bir baka konuuna doru ilerledi, Paris'in Kardinal Bapiskoposu idi bu. "Elbette, Papa'nn koyduu yeni kural Jean-Pierre..." New York "Bir dakika Geraldine." CNN'in haber spikeri stn ban dzeltti ve bir yudum su iti. Kafasn kaldrdnda haber masasnn yann467 da Daniel Kirkpatrick'i grnce ok ard. Kirkpatrick'in uzatt haber metninin bal yleydi... "Roma'dan gelen son dakika haberine gre..." "Bunu yaynlayanlayz Daniel!" diye tslad Geraldine. "Seimden bir gn nce asla mmkn deil." "Yirmi saniye Geraldine."

"Yaynlayabiliriz ve yaynlayacaz," dedi Daniel Kirk-patrick kararl bir sesle. "Bu kararlar sen veremezsin, tabii ki yarnki haber bltenini okuyacak bakasn bulmam istemiyorsan. Ayrca bundan sonra yaynlanacak btn bltenleri de." "On saniye... Yayn..." Bltenin sonuna gelindiinde Geraldine, btn profesyonelliini taknarak 3. kameraya dnd. "Vatikan, Venedik Kardinali Giovanni Donelli hakknda, Kuds'te ki bar treni srasnda yapt konuma ve Katolik yaradl doktrini zerine verdii bir vaaz nedeniyle soruturma aldn aklad. Kardinal Donelli, bu hafta Roma'da yaplmakta olan seimlerde, en gl Papa adaylarndan biriydi. Vatikan szcs, soruturma henz tamamlanmadan bu konuyla ilgili yorum yapmann uygun olmayacan belirtti. Szc, Kardinal Donelli'nin, Mu-hammed'in de tpk Isa gibi, brahim Peygamber'in yolundan gittiini sylemesinin kabul edilemez olduunu syledi. Donelli, Kilise tarafndan, incil'e meydan okuyarak, dnyada hayatn denizin altndaki bir bakteriden tremi olduunu aklamas nedeniyle sert bir ekilde eletirilmiti. Bu konuyla ilgili ayrntl haber, bir saat sonraki bltenimizde yer alacak." Geraldine, nc kameradaki k snene kadar glmsedi. 468 Kuds "David, bu akl almaz bir ey. Bu haberi o g.tlek Petroni yazdrmtr kesin!" David Allegra'nn byle konutuuna sk sk tank olmuyordu. David'in renkli cmlelerine o da almaya balamt artk. "Byle bir eyi seim srasnda aklamak, maksatl bir hareket." "Galiba haklsn," dedi David, "ama korkarm bu konuda yapabileceimiz fazla bir ey yok." Allegra ban sallad. Gzleri fkeyle parlyordu. Telefonu ald ve Patrick O'Hara'nn numarasn evirdi. Telefona Hemire Katherine cevap verdi. "Teekkr ederim Hemire Katherine, saat sekiz buukta orada olurum," dedi yznde dehet dolu bir ifade ile. "Patrick bu akam Beytlhayim'de olacakm, ama ben sabah ok erken giderim. Yine de ok ge olabilir," dedi pimanlkla. "Seim yarn sabah balyor. O alak Petroni bunu son dakikaya saklam." Tom Schvveiker derin bir uykudan uyand, elini telefonuna uzatt ancak amasna frsat kalmadan telefon sustu. Sonra tekrar ald. Bu saatte beni kim arar ki, Daniel Kirk-patrick'dir muhtemelen diye dnd skntyla. Tom, ok uzun sre nce Gelincik Surat'n saat farklarnn retildii corafya dersine hi girmemi olduuna karar vermiti zaten. "Schvveiker," diyerek telefonu at, telefonun ekranndaki numaraya bakmamt bile. "Rahatsz ettiim iin zr dilerim Bay Schweiker, ama bu haberi mudaka duymak istersiniz, diye dndm." 469 Tom sesi tanmaya alarak, yerinde doruldu. "Kimsiniz?" "Adm Hank Petersen, Bay Schweiker. Arkadam Mi-ke McKinnon, ldrlmeden nce bana garip bir paket yollamt. Viski bardann zerindeki parmak izleri mkemmeldi. Bu izlerin Peder Rory Courtney adnda birine ait parmak izleriyle tuttuunu bilmek istersiniz diye dndm. 1950'lerin sonunda Montana'da tacizden hapis yatm. Dosyas, birok kukulu pedofili vakas ile dolu. Kendisine bu yzden hibir ceza verilmemi. Geri Katolik kilisesi Vatikan'dan Piskopos Petroni tarafndan yrtlen bir soruturma atrm. Courtney bu soruturmadan ksa bir sre sonra ortadan kaybolmu. Size bir yardm oldu mu bilmem, ama Mike'in dostu olduunuza gre, hi olmazsa bu kadarn yapabildiime sevindim. Eer Washing-ton'a yolunuz derse beni arayn." "Size ok minnettarm, mudaka ararm." "Alaklar!" Tom Schweiker, telefonu kapattktan sonra hrsla kfr etti, yara ile ilgili kukular kantlanmt. Piskopos Petroni, u anda Kardinal Petroni ve Babakan diye dnd acyla. Saatine bakt, sabahn 02.00'd. Pat-rick O'Hara bu konuda gvenebilecei tek insand herhalde. Sabah olur olmaz onu aramaya karar verdi. 470 52 Roma Ayinin sonunda, korodaki sopranolarn inili kl sesleri, baritonlarn tok seslerini bastrarak ykseldi. Giovanni Pierluigi da Palestrina'nn 'Tu es Petrus-Senin iin Petrus' adl ilahisi St. Peter katedralinin iinde yankland. Papa II. Jean Paul'n halefini seecek olan 115 kardinal, ikierlik sralar halinde ilerleyerek, d dnya ile btn ilikilerinin kesilecei istine apeli'ne doru ilerledi. zel baca yerine yerletirilmiti, oy pusulalarnn yaklaca ocak ve siyah duman karacak zel mumlar da. Siyah duman, adaylardan hibirinin

Papa seilmek iin gerekli olan te iki ounlua eriemediini belirtecekti. Beyaz duman ise, bir adayn gerekli seksen yedi oyu alm olduunun iaretiydi. Michelangelo'nun yaradl fresklerinin altnda, altar adet masa ve sra, l sralar halinde apelin iki yanna yerletirilmiti. Mihrabn bir ucunda, oylar sayacaklar ve gzlemciler iin masalar yerletirilmiti. "Extra omnes" diye balad Camerlengo Latince. Asistanlar ve iki doktor bu emirle istine apeli'ni terk edecekler, ancak Santa Maria Misafirhanesi'nde bekleyeceklerdi. Protokol gerei, Vatikan'daki bakanlarn tm, Petroni da471 hil grevlerinden geici olarak uzaklatrlyorlard. Be kii buna dahil deildi. Camerlengo, Roma Vekil Kardinali, Cezaevi Komutan, St. Peter Katedrali'nin Kardinal Bara-hibi ve Vatikan Devleti'nin Vekil Generali. Giovanni, ikinci srada sadaki yerini ald. Hakknda soruturma almasn ilgin bulmu ancak hi armam-t. Kutsal Kilise'nin, kendi doktrinini sorgulayanlara kar fkesini kusmas ilk kez olmuyordu. Her srann zerinde Universi Dominici Gregis-Tanrnn Btn Kullar balkl bir yaz bulunuyordu. Bu, Papa II. Jean Paul'n halefinin seimi iin deitirmi olduu kurallarn yazl olduu belge idi. Giovanni evresine bakt. Kenya'dan gelen Kardinal Thuku ona glmseyerek bakyordu, Giovanni'nin aday olan Ekvador Kardinali Medici de yle. Giovanni, Kilise'nin karlar iin, seimin ksa srmesini diledi iinden, ama iki gn srerse, hi olmazsa arkadalar ile sohbet etme imknn bulacakt. Ksa boylu, kel, ufak tefek bir adam olan Camerlengo, Kardinal Monetti, sessizlii salamak iin elini kaldrd. "Dua edelim." Kardinal Monetti duaya balad. Yce Tanrm, biz kullarn bir araya toplandk, sana bize bir yol gstermen iin yalvariyoruz. Bize Efendimiz sa ile birlikte senin Kutsal Kilise'ni kuran Peter'in ardln, bu byk sorumluluun altna girecek olan insan seecek bilgelii ve akl ihsan eyle. min. "min," dedi Giovanni, meslektalaryla birlikte. "Size tekrar hatrlatyorum," Camerlengo sesini ykseltti, "bu seimin kurallara uygun gereklemesi iin, Roma Pontifi'nin seimi srasnda yaanacak olan her eyin burada, bu seimi yaptnz yerde kalmas iin ve eer se472 ilirseniz, Kutsal Kilise'mizin haklarn koruyacanza dair ettiiniz yemini tekrar hatrlatyorum." Seimleri idare eden Camerlengo'ya yardm iin alt kardinal seilmiti, kardinal de gzlemcileri gzlemlemek iin 'musahhih' olarak grevlendirilmiti. Camerlen-go, oy pusulalarnn datlmas iin bayla iaret verdi. Giovanni glmseyerek teekkr etti ve gen eklindeki kk kda, Latince 'Eligo in summum pontificem' Byk Pontif olarak setiim kii diye yazmaya balad, el yazsn deitirmesi gerektiine dair kurala uygun davranarak oy pusulasna Kardinal Rodriguez Medici'nin adn yazd ve katlad. Oy pusulasn bann stnde tutarak mihraba doru yrd. Giovanni, oy pusulasn, ksenin yanna koydu, mihraba diz kerek Kutsal Ruh'un huzurunda sessizce dua etti ve ayaa kalkarak "Efendimiz Isa ahidim olsun ki, oyumu Tanrnn huzurunda seilmesini istediim kiiye verdim..." sonra oyunu kseye att. Btn oylar toplandktan sonra, birinci gzlemci ksenin stn rtt ve kseyi sallayarak oylarn stn kapatt, ardndan musahhihler, gzlemcileri kontrol ettiler, ksenin iinde 115 oy olduu kesinleti ve oy saym balad. Birinci gzlemci kardinal, alan ilk oy pusulasna yazl olan oyu okudu, ikinciye geirdi, nc gzlemci kardinal, oy pusulasndaki ismi yksek sesle okudu. "Kardinal Lorenzo Petroni." Sonra pusulay Eligo kelimesinin stnden deldi ve bir kenara ayrd, bu oylar ya ocakta yaklacak ya da eer bir Papa seilecek olursa hatra olarak saklamak zere kendisine verilecekti. "Kardinal Giovanni Donelli." Giovanni ban sallad ve glmsedi. Kendisine bir iki oy kmas beklenmedik bir ey deildi... "Kardinal Rodriguez Medici" 473 "Kardinal Lorenzo Petroni." "Kardinal Daniel Thuku." "Kardinal Giovanni Donelli." Birinci turun sonunda, Camerlengo, sonular okudu: "Kardinal Lorenzo Petroni, krk iki oy." Kardinal Petroni, memnun bir ifadeyle ban sallad. "Kardinal Giovanni Donelli, otuz iki oy." Kardinal Petroni'nin gzleri sertleti. Donelli ha. Alan soruturmann bir miktar etkiledii akt ama yeterli olmamt. Petroni ona kimlerin oy verdiini merak etti. le tatili srasnda, ok yaklam olan iktidarna ynelik btn tehlikeleri bertaraf etmeye karar verdi. "Kardinal Daniel Thuku, yirmi drt oy." Kardinal Petroni, Kenyaly selamlad. Tahmin ettii kadar oy kmt ite. Bir kez daha nc dnyaya 'henz deil' deniyordu. Thuku ve Afrika

blounu yanna ekip ekemeyeceini dnd. Yirmi drt oyluk bir blok, yanna eklenecek bir iki oyla birlikte ona en az yetmi oy salayacak ve sihirli yetmi sekiz saysna ulamasn epeyce kolaylatracakt. Bir aday seilmeye ok yaklat zaman, kardinaller hemen kazanacak olann yannda yer alyorlard. "Kardinal Rodriguez Medici, yirmi iki oy." Kardinal Petroni bir kez daha bilmi bir ifade ile ban sallad. zgrlk Kardinallerin oluturduu Latin Amerika blounun ondan yana saf tutmas pek kolay deildi, yine de aralarndan birka kiiyi gzne kestirdi. Dier adaylara iki oy kmt. Camerlengo oylarn mumla yaklmasn emretti, bacadan siyah duman kacakt. 474 Kuds "Mutlaka yapabileceimiz bir ey olmal Patrick," dedi Allegra, Patrick onu salona alrken fkeden titriyordu. "Seninle ayn fikirdeyim Allegra, bu kesinlikle Petro-ni'nin ii, ama sorun u ki, seim balad andan itibaren, kardinallerin dnya ile ilikisi tamamen kesilir." "Petroni'nin zamanlamay buna gre ayarladna hi kuku yok zaten," dedi Allegra ac bir sesle. "Adaylar arasnda kararsz olanlarn akllarna phe tohumlar ekecek, bylece kendisini setirecek ve sonra da her eyin bir yanl anlalma olduunu iddia edecek." "Bldm iin zr dilerim Piskopos O'Hara," dedi Hemire Katherine kapdan. "Tom Schweiker Roma'dan aryor, daha sonra aramasn syleyeyim mi?" "Yok, hayr, burada zaten iimiz zor Hemire Katherine. Telefonu alma odasna balayverin, ama buraya da ay getirin olur mu?" Patrick'in salona dnmesi on be dakika srd. Admlarn neredeyse zplayarak atyordu, gzlerinde de muzip bir fke parlyordu. "Tom beni zel bir mesele iin aram, ben de ona dn geceki yayndan sz ettim, en az bizim kadar o da ard," dedi Patrick. "Petroni Vatikan'da piskoposken, Kilise mensuplarndan birinin kart bir pedofili vakasn rtbas etmi." Patrick meseleyi fazla amamt. Tom Schweiker ona fazla bir ey anlatmamt, ama bunun gazeteciyi yakndan ilgilendiren bir mesele olduunu sezmemesine imkn yoktu. Tom'a kapsnn ona her zaman ak olduunu sylemiti. Tom'un sesindeki minnettar ifade Patrick'in kukularn iyice artrmt. "Tom bana, haber yaynlanmadan az nce New York'ta 475 byk bir tartma yaandn syledi. Haber yayn balamadan bir iki dakika nce, CNN spikerinin eline, 'Roma'dan son dakika haberi,' diyerek zorla tututurulmu. Kadn elindeki kda dikkatle baknca, haberin Petroni'nin ofisinden bir hafta nce fakslandn aka grm." "O halde, Petroni ile CNN haber mdrnn arasnda bir balant var," dedi Allegra. "Tom bundan kesinlikle emin." "O zaman, Tom'un bu haberin siyasi amalarla yapldn ortaya karp yaynlamas mmkn deil." Allegra'nn fkesi iyice artyordu. "Bu durum, bizim Petroni'nin marifetlerini ortaya kartmamz engellememeli," dedi Patrick. "Seim srasnda d dnyayla balants olan tek kiiyi aradm, Camerlen-go'yu yani. Bu zor bir i, ama Tom bizi destekleyeceine sz verdi. Camerlengo tabii ki ok fkelendi, ama haberin zaten medya tarafndan duyulduunu, eer bizi grmeyi reddederse, bunun hi iyi karlanmayacan syledim. ddiamzn bo olmadn gstermek iin de Tom'un numarasn verdim, isterse arayp kendisi sorsun. Biraz bilek grei gibi oldu, ama istemeyerek de olsa bizi dinlemeye karar verdi." Allegra'nn iindeki italyan ortaya kmt. Fincann bir kenara brakt ve aknlk iinde kendisine bakmakta olan Patrick'in boynuna sarld. "Patrick, sen ahane birisin." "Fazla umudanma Allegra," diye uyard Patrick. "Sadece bizi grmeyi kabul etti. Kardinaller Kurulu ok inat olabilir. David de gelecek mi?" "Neden gelmesin ki?" dedi Allegra. "Seimlere daha alt hafta var. Tabii ki, ok ok nemli bir ey olmadka, lke dna kmas pek uygun olmaz ama eer Petroni seilirse, bu sadece Katolik Kilisesi'nin iyice gericilemesi anlamna 476 gelmeyecek," dedi, kara gzleri alev alev yanyordu. "Ome-ga Parmeni'nin ieriini dnecek olursan, onun seilmesi demek, ykmn geri saymnn da balamas demek." Roma istine apeli'ndeki seime, le yemei iin ara verildiinde, rahatszln gizlemeyi baaran Kardinal Petroni, yemek srerken iyice huzursuz oldu. Petroni, Kardinal Rodri-gez Medici ve Kardinal Daniel Thuku ile ayr ayr grmeyi dnmt. Ancak her iki kardinal de yirmi dakika boyunca birbirleriyle derin bir

sohbete daldlar. le yemei iin verilen arann bitmesine ok az kalmt ve Petroni, konumaya daha nce hi gerek grmedii kardinallerle iki ift laf etmek iin umutsuzca bir frsat yaratmaya alyordu. Eer Petroni, Medici ile Thuku'nun neler konumakta olduklarn bilseydi, kendine gveni yerle bir olacak, yakaladna ok inand iktidar frsatnn zarif parmaklarnn arasndan kaymakta olduunu anlayacakt. "Bana verilen destek beni ok memnun etti Daniel," dedi Rodriguez Medici, "ama beni destekleyenlere hepimizin tek bir adayn arkasnda durmamzn daha doru olduunu syleyeceim. Benim iin bir ey son derece ak ve net, Petroni'nin seilmesi tam bir felaket olur. Geen hafta hi utanmadan kampanya yapt, ayrca onun Papa seilmesi, Kilise'yi tam yz yl geriye gtrr. Kardinaller Kuru-lu'ndan prezervatifin serbest braklmas karar zor kar diye konuuyoruz ya imdi, eer Petroni seilirse, byle bir eyi teklif ettiin anda afaroz edilirsin." Daniel Thuku glmsedi. "Evet, III. Vatikan Konseyi'-nin toplanmas umudu da yerle bir olur. Giovanni hakknda alan soruturma hakknda ne dnyorsun?" 477 "Petroni'nin ii olduu aka ortada Daniel, grmyor musun? " "Ben gryorum da dierleri gryor mu acaba?" apelde Camerlengo, ikinci turun sonularn okuyordu. "Kardinal Lorenzo Petroni, krk sekiz oy." Kardinal Petroni iinden taan souk fkeyi gizledi, ikinci turda sadece alt oy kazanmt. Oylar durmutu, bir eyler yolunda gitmiyordu. "Kardinal Giovanni Donelli, krk iki oy." Giovanni ban sallad. evresindekiler alak sesle yle sylediini duydular: "Ltfen Tanrm, yapma, Hayr, ne olur yapma." Tam karsnda oturmakta olan Kardinal Salvatore Bru-no, glmsedi ve Giovanni'yi cesaretlendirmek iin ban sallad. Kardinal Petroni, ampanya ve havyar eliinde kampanya yaparken, Giovanni'nin yal ustas bo durmam, Kardinaller Kurulu'nun yeleriyle grerek, bu kendine gveni sonsuz, gen ve parlak Kardinal'in adayln salamt. Kardinal Thuku ve Kardinal Medici'nin oylar dmt ama bu daha ok kendi telkinleri ile olmutu, birbirleriyle baktlar. Her ikisi de Petroni'nin sonunun gelip gelmediini dnyorlard. Eer Petroni, yirmi sekiz tur daha ayn durumu korursa, kurala gre ounlukla seilebilirdi. Kardinal Petroni'nin dnceleri de ayn minvaldeydi. Siyah duman, istine apeli'nin bacasndan ykselirken, Tel-Aviv'den kalkan 401 sefer sayl uak Roma'nn Leonardo da Vinci Havaalan'na indi. "Galiba yanl bir i yapyorum," dedi Patrick O'Hara, Shin Bet ajanlarnn arasndaki zel bir kapdan geen Da-vid'in peinden talyan gmrklere el sallarken. "Merhaba bayanlar baylar. Roma'ya ho geldiz." "Baz avantajlar var tabii ki," dedi Allegra. "Eer istiyorsan, buyur." 478 David'in bunun zel bir ziyaret olduunu sylemesine ve hibir eyin abartlmamasn rica etmesine ramen, iki araba onlar bekliyordu. Elbette kanlmaz bir ekilde, jandarmalar elik etmeleri iin gnderilmiti. "Hi olmazsa ortalkta gazeteci yok," dedi David Al-legra'ya. kisi, polis eskortunu takip eden birinci arabaya binmilerdi. Patrick ikinci arabadayd. "Biraz bekle," dedi Allegra alayc bir ifadeyle. "Hakszlk etme," dedi David. "Halkn karsna yllardr benim kadar fotojenik olan kartmay baaramadlar. Golda Meir ok iyi bir Babakan'd, ama hi yal boya resmi yoktur." "David," diye fsldad Allegra, bayla ofr ve on koltukta oturan Shin Bet ajann gsterdi. Ama kayglanmasna hi gerek yoktu, zel Koruma Birlii'nden gelen ajan, David'den daha ok glyordu. "Kuds basn senin lkeden ayrldn fark etti mi acaba?" "Kuds'n en korkulan gazetecisi, bizimle Vatikan'da buluacak. tekilere, acil bir aile meselesi olduu sylenecek." "Zaten bu doru saylr. Giovanni ailenin bir paras. teki meseleyi ne zaman aacaz?" diye sordu, kalarn kaldrarak David'in srail'den ayrldklar andan itibaren elinden bir an bile brakmad evrak antasn gsterdi. antann iinde paha biilmez Omega Parmeni bulunuyordu. "Seimden sonra, eer abucak bir karar verebilirlerse. Veremezlerse biraz daha beklemek zorundasn." "Bir karar vermelerini umalm o zaman." Allegra elini David'in dizine koydu ve pmek iin eildi. "Sana ok teekkr ederim." "Bedavaya olmaz," dedi David birden. "ok korkunsun!" 479 Yarm saat sonra, St. Anne Kaps'ndaki svireli nbeti, hazr ola geti.

Peder Thomas, onlar Babakan'n k bekleme odasna ald. "Camerlengo zr diledi," dedi yumuak bir sesle, "ama birka dakika gecikecek, size kahve ikram edebilir miyim, yoksa ay m alrsnz?" "Bizi grmeyi kabul etti ama," Patrick, Peder Thomas ekilir ekilmez uyard, "unutmayn, seim srasnda bu grmeyi istediimiz iin bize ok kzgn. Kulaklarmz tkamak zorunda kalabiliriz." Ksa bir sre sonra Patrick O'Hara'nn endiesinin hakl olduu ortaya kt. "Kesinlikle mmkn deil Piskopos O'Hara!" Kardinal Monetti'nin gzleri yuvalarndan uram, yz, kel kafasnn bir ksmn kapatan krmz pelerini ile ayn rengi almt. "Kardinal Petroni hakkndaki bu iddialar doru olsa bile ki bundan fazlasyla kukuluyum, bu seimin yaplmasna karar veren Kutsal Ruh'tur. Ben tabii ki ne sizin adnza ne de bakasnn adna kkrtc ajanlk yapacak deilim." Kardinal Monetti, David'e dnd. AUegra'ya fkeli bir terrieri hatrlatyordu. "Fazla yardmc olamadm iin ok zgnm Dr. Ka-ufmann, srail'in mstakbel babakannn bylesine adice bir iddiann yakn takipilerinden biri olarak buralara kadar geliini anlayamadm da bilin. Eer bu konuda tek bir sz dar szarsa," dedi tehditkr bir ifadeyle, "asla seilemezsiniz." "Bu akam buraya kadar gelmemin nedeni sadece ve sadece tek bir eydir," dedi David. "Gerek, iin asln ararsanz Hamedim, Katolik Kilisesi bu konulardaki gerekleri o kadar uzun zamandr gizliyor ki, Kilise'nin imaj ve politikalar ok byk zarar grd. Bir sz vardr, ben 480 senin kararlarna sayg gsteririm, ama senin de benim kararlarma sayg gstermen lazm." "Peder Thomas size yolu gsterir," dedi Kardinal Mo-netti sakin bir sesle. "imdi izin verirseniz, seime katlmam gerekiyor." "Nerede buldular onu?" diye sordu Tom dehet iinde kalm gvenlik grevlilerine, St. Peter'de istine ape-li'nin bacasndan kacak beyaz duman grmek umuduyla toplanm kalabaln arasna katlmaya karar vermilerdi... Giovanni, istine apeli'nden kt ve iki oylama arasnda verilen arada dua etmek zere kendine ayrlan odaya ekildi. Bata eleniyordu, ama ad, tam krk iki kez sylenince nce biraz kayglanm, sonra da panie kaplmt. Dizlerinin stne kt, beyni deli gibi alyordu. Ya onu seerlerse ne olacakt? Bunu dnemiyordu bile. Kendini, Petroni'nin aznn payn aln ve bir sonraki turda Rod-riguez Medici veya Daniel Thuku'nun seildiini grmeye hazrlamalyd. Her ikisi de ok iyi Papa olabilirlerdi. Kardinal Thuku, Afrika blouna mensup baz kardinallerle alak sesle sohbet ediyordu. "Onu ok iyi tanyorum dosdarm, son derece keskin bir zeks ve ok merha-medi bir yrei vardr. Dier sorunuza gelince, seimden bir gn nce yaynlanm bir haberi ne kadar dikkate almak lazm acaba, diye sormak isterim dorusu." Odann dier ucunda, Kardinal Medici, Asya'dan gelmi meslektalarna benzer eyler sylyordu, italyan bloundan bazlar da dikkatle Salvatore Bruno'yu dinliyorlard. Ksa bir sre sonra, St. Peter Meydan'n dolduran kalabalk, hep birlikte ayaa frlad. istine apeli'nin bacasndan beyaz bir duman ykseliyordu. istine apeli'nde ise Camerlengo, nc turun sonularn aklamaktayd. "Kardinal Rodriguez Medici, bir oy." 481 Giovanni, kendi adaynn ald oyu duyunca akna dnd. "Kardinal Lorenzo Petroni, yirmi oy." "Kardinal Giovanni Donelli, yz iki oy" Giovanni, kendini ldrm gibi hissetti. Kardinal Sal-vatore Bruno, salonun teki ucundan ona doru geliyordu. Kardinaller Koleji'nin dekan olarak, apel'in ortasndaki koridordan ona doru ilerledi, Giovanni yal ustasnn yllar nce sylemi olduklarn hatrlad. "Eer Peter'in Anahtarlar sana teslim edilirse, bunu kabul edeceksin, nk mutlaka bir nedeni vardr." "Byk Papa olarak seildiniz, kabul ediyor musunuz?" Giovanni, kendi azndan kan szleri sanki ok uzaktan geliyormu gibi duydu. "Kabul ediyorum." "Hangi isimle anlacaksnz?" Giovanni hi tereddt etmeden cevap verdi. "XXIV. Jean olarak." Tren efi, nee iinde en az alt mumu birden yakt, Roma'nn ti Capo di Fuoco Vigilare'si, Michalangelo'nun muhteem fresklerini beyaz dumandan korumak iin gsterdii aba yznden mazur grlebilirdi. Diyakoz Kardinali, St. Peter Kilisesi'nin balkonuna kt ve yksek sesle "Bir Papa'mz var," dedi. St. Peter'i dolduran kalabalk tekrar ayaa frlad. "Papa'mz setik. Papa'mz XXIV Jean oldu." ok sevilen XXIII. Jean'un halefinin ad getii anda, kalabaln sevin lklar duyuldu. Giovanni'nin St. Peter'in balkonuna ktn gren Allegra'nn gzleri

yalarla doldu. Giovanni'nin sekreteri Vittorio'da gzlerini siliyordu. Sevgili kilisesi en sonunda emin ellerdeydi, Giovanni'nin scak glc btn meydan bir anda doldurdu. 482 53 Roma Ertesi gn Papa XXIV. Jean, zel apelinde mihraba diz kp, kendisine destek olmas ve yol gstermesi iin Tanrsna dua etti. Ona verilen grev, ok bykt ve Gi-ovanni kendini ok yalnz hissediyordu. Ruh glmsedi. Ayaa kalkt, Papalk Saray'nn nc katndaki alma odasna girdi ve Vittorio'yu kendini beklerken buldu, ikisi yllar boyunca ok verimli almlard, Kardinal Pet-roni'nin itirazna ramen, Giovanni seildikten hemen sonra Vittorio'yu Monsignor yapm ve kendi zel sekreteri olarak Roma'da kalmasn rica etmiti. "israil delegasyonu, le yemeini teyit etti mi?" diye sordu Giovanni. Birka gndr yaanan tarihi olaylar ok fazla zamann alm, Allegra, David, Patrick ve Tom Schweiker'i sadece birka dakika yalnz grebilmiti. Yeniden bir araya gelmenin verdii keyfin tesinde, bu dakikalar hayati nem tayordu. Omega Parmeni'nin ierii aklndan hi kmyordu. "israil delegasyonu 12.30'u teyit etti, Kutsal Efendimiz. Papalk doktoru Profesr Martines, saat 11.30'da sizi muayene etmek iin burada olacak." Giovanni gzlerini devirdi ve glmsedi. "Tbbi kontroller, burann deti galiba. Daha iyi olursam, ok tehlikeli 483 olurum. Profesr Martines'e bizimle le yemeine kalmasn rica et. Yemee senin de katlman rica ediyorum. Omega Parmeni ok yaknda halka aklanacak." "Teekkr ederim Kutsal Efendimiz." Giovanni'nin papal srasnda, yaknnda alanlara ailesinin bir paras gibi davranmas alameti farikasn oluturacakt. "Kardinal Petroni'yi ne zaman grmek istiyorsunuz?" "nce o ii halledelim Vittorio," dedi Giovanni, baklar buludanmt. "Vatikan Bankas ile ilgili notlarm okudun mu? " "Okumam gerektiinden bir trl emin olamadm, Kutsal Efendimiz. Kasaya kaldrdm." Giovanni, Albino Luciani'yi hatrlayarak glmsedi, ona ok ey retmiti. "kimiz de Vatikan politikalarna alkn deiliz Vittorio, ama burada da Venedik'te uyduumuz kurallar uygularsak iyi olur. Senin burada olan biten her eye vakf olman ok nemli, bu yzden vaktin olduu anda, bulduun her eyi oku," dedi Giovanni yumuak bir sesle. Giovanni, Papa I. Jean Paul'n kendisine sylediklerini kelimesi kelimesine tekrarlamt neredeyse. "Kardinal Petroni ile grmeden nce, isvireli muhafzlarn komutann ar bana ltfen." "Elbette Kutsal Efendimiz, zaman bulursanz eer, Kardinaller Kurulu'nun Papalk iin yazd konumay bir okuyun isterseniz." Giovanni glmsedi. "Bunlara almam gerekecek galiba, Vittorio." "Deitirmek isteyebilirsiniz," dedi Vittorio. Konumay okuduu iin, deitireceinden emindi. Giovanni masasnn bana oturdu ve Kardinaller Kurulu'nun onun iin hazrlad konumay okumaya balad. "Papa II. Jean Paul'n yolunu izlemenin nemi... Kutsal 484 Kilise modern toplumun laiklik ve modernlik anlayna direnecektir... Bir tek gerek inan vardr... Modern alarn karanln aydnlatan k..." Vittorio haklyd. Kardinaller, statkoyu korumaya kararlydlar. Giovanni birden ne kadar yalnz olduunu hissetti. Neyseki Patrick birka gn daha Roma'dayd. O, halkn nabzn tutan, gerein yolunda giden bir adamd. Gi-ovanni'nin aklna birden bir ey geldi, glmsedi. Seilmi Papa olmann baz avantajlar vard mutlaka. Patrick O'Hara'nn nitelikleri benzersizdi. imdi iktidar onun elinde olduuna gre, bu konuda yapabilecei ok ey vard. Giovanni yerinden kalkt, pencerenin yanna gitti ve meydana bakt. Meydan hl kalabalkt ama eer Kardinaller Kurulu'na izin verirse, burada bu odaya sonsuza kadar hapsedilmi bir mahkm olarak kalacak, kardinaller her hareketini dikkatle takip edeceklerdi. Artk kendilerini kt haberler almaya altrmalar gerekiyordu. Eer Papa XXIII. Jean, halkn arasnda rahata dolaabildiyse, XXIV. Jean'da dolaacakt. Vittorio alma odasnn kapsn vurunca dncelerinden syrld. "Kardinal Petroni geldi Kutsal Efendimiz." "Syle ieri gelsin, Vittorio," dedi Giovanni alak sesle. "Tabii ki, Kutsal Efendimiz." Vittorio, Giovanni'yi bu kadar dertli grd bir an hi hatrlamyordu. "Kutsal Efendimiz, sizi yrekten kutlarm. Hepimiz ok sevindik." Petroni hafife eildi.

"Hemen konuya gireceim, Kardinal Petroni. Oturun ltfen," dedi Giovanni, odasnn teki ucunda alak bir sehpann etrafndaki iskemlelerden birini gsterdi. Gi-ovanni'nin sesi souk, ancak kontrollyd. Petroni oturdu, daha dne kadar altnda alan biri ta485 rafndan oturmasnn emredilmesinden duyduu fkeyi bastrmaya alyordu. "Papa I. Jean Paul'le ld gece burada yemek yerken, bana babakan sepetlemek zere olduunu, ertesi sabah da sizin grevinizden alnacanz sylemiti. Sizin de ok iyi bildiinize emin olduum zere, bunun nedenlerinden biri Vatikan Bankas'nn ok uzun sredir gayri meru ilere bulam olmasyd." "Bu, abesle itigal Kutsal Efendimiz, byk bir yalan." Petroni'nin ylana benzeyen gzlerinde kayg vard imdi. "Hi sanmyorum, Kardinal Petroni. Dn gece, Amazon'un dip bucak kelerine ulamann glne ramen, sekreterim, Monsignor Pasquale Garibaldi'yi bulmay baard. Onu piskopos olarak terfi ettirdim ve Roma'ya geri dnmesini emrettim. Kendisi, bankann gemi faaliyetleriyle ilgili derhal bir soruturma balatmakla grevlendirildi. Onun raporuna gre konuyu, italyan hkmeti yetkililerine ve mali polise intikal ettireceim." "Ama tamamen gereksiz bir ey bu Kutsal Efendimiz. Ben Monsignor Garibaldi'nin Peru'dan buraya gelmesine gerek kalmadan bir soruturma atrabilirim derhal." Petroni'nin sesinde umutsuzluk vard artk. "Siz onu Peru'ya postalamadan nce," Giovanni szlerine devam etti, "Monsignor Garibaldi, bankann hesaplarnda birok usulszlk tespit etmiti. Bunlarn arasnda Papa I. Jean Paul'le benim gayet iyi bildiimiz zere Omega Par-meni'nin kopyas iin denmi on milyon dolar da vard." "Bu akl almaz bir iftira!" diye tslad Petroni, yznden kan ekilmiti. "Greviniz size imdiden ok ar gelmeye balam." Giovanni sknetini elden brakmamaya kararlyd, Petroni, bu kez gemite yaptklaryla yzleecekti. 486 "Monsignor Garibald, buradan ayrlmadan nce, baz nemli belgelerin fotokopisini ektiini ve Peru'dan gelirken yannda getireceini syledi." Petroni'ni azn at ama tek bir kelime bile syleyemedi. "Dn gece svireli muhafzlara, gizli arivi mhrlemelerini syledim. Arivin didik didik aranmas iin gereken emirleri de verdim, az bilinen yerlerden birinde, Omega Par-meni'nin en azndan bir kopyasnn bulunacana eminim. brani niversitesi'nden alnan Byk saiah Parmeni'nin de zerinde Omega iareti bulunan bir zarfn iinde bulunma ihtimali kuvvede muhtemel. Eer bu zarf bulunursa, srail Polisi ve CIA'nn Tel-Aviv'de ilenmi iki cinayetle ilikiniz konusunda sizinle konumak isteyeceklerinden hi kukum yok. Eer byle bir talep gelirse, tam bir ibirlii iinde olacaz, siz de kendilerine teslim edileceksiniz." Giovanni, Allegra'ya tecavz konusunu ap amamay uzun uzun dnmt, ama Petroni'nin inkr edecei kesindi, Allegra bizzat bunu istemedii srece, bu konuyu amamaya karar verdi. Petroni'nin zaten dier konular nedeniyle uzun sre hapiste kalaca artk kesindi. "Piskopos O'Hara'dan ok rahatsz edici bir rapor aldm. Roma'da olduunu hi kukusuz biliyorsunuz tabii." Giovanni, tek kan hafife yukar kaldrd ama hibir cevap alamad. Babakan Kardinal'in yz, kl rengini almt. "Peder Courtney olarak da bilinen Peder Lonergan, Roma'ya geri arld. Piskopos O'Hara'dan Vatikan'n sz konusu kiiye verilen bu yeni kimlikle bir ilgisi olup olmadn aratrmasn rica ettim, bu konuda FBI ile ibirlii yaplacak. Piskopos O'Hara'y kardinallie terfi ettiriyorum ve kendisini babakan olarak atyorum, greve hemen balayacak. Siz ise btn grevlerinizden alndnz." 487 J Papa XXIV. Jean ayaa kalkt, masasna gitti ve Vitto-rio'yu armak zere diafonun dmesine bast. "Bu soruturmalarn tm tamamlanana kadar, svireli muhafzlarn gzetiminde ev hapsinde tutulacaksnz, Vatikan'dan knz yasaklanmtr. Size, Kilise'nin iyilii iin rahiplikten ekilmeyi ciddi bir ekilde dnmenizi neririm. Eer ekilmezseniz, btn bu konularla ilgili hakknzda her tr yasal ilem yaplacaktr. Yaptklarnzn hesabn verirken, Tanrnn merhametinin zerinizde olmasn dilerim." 488 54 Roma Peder Vittorio, 'srail Delegasyonu'nu Papa XXIV. Je-an'un zel yemek odasna ald ve ksa bir sre sonra Giovanni' yannda Papalk Doktoru Vincenzo Martines ile birlikte kapda belirdi. "Allegra!" Papalk

protokoln bir anda unutan Giovanni, gen kadn sevgiyle iki yanandan pt. "Seni yeniden grdme ok sevindim. Tekrar ho geldin!" "David! Patrick! Tom!" Giovanni resmiyeti bir kenara brakarak btn konuklaryla selamlat ve hepsini Profesr Martines ile tantrd. Vittorio glmsedi. Her ey bir yana, buradaki grevinin ok elenceli olaca kesindi. "Demek Omega Parmeni'ni zdnz," dedi Giovanni, odann teki ucundaki bir masaya yaylm olan belgenin yanna giderek. "Demek bu yzden koridorlar svireli muhafzlardan geilmiyor," dedi, Vittorio'ya gz krparken, rahibelerden birinin uzatt arap kadehini ald. "Bu kadar zaman beklediimize gre, yemekten sonraya brakabiliriz. Eski gnlere!" dedi Giovanni, sabah tamamlad tatsz grev geride kalm, scack gl geri gelmiti. "Be489 ni burada ok martyorlar," diye ekledi. "En azndan arabn ahane olduunu syleyebilirim. Yiyecekler de yle," dedi Giovanni, zntl bir ifadeyle gbeini iaret etti. "Seni tandm gnden beri tek bir kilo bile almadn," dedi Allegra. "Buraya dikkat et sen, bu atama yirmi kilo eder," dedi Giovanni Patrick'e gz krparak. Partick gzlerini yukar kaldrd ve omuzlarn silkti. Glmsemesi her eyi anlatyordu. Yemekten sonra, hep birlikte uzun masann etrafndaki sandalyelere oturdular. "Omega Parmeni" diye balad David, "Kumran'da-ki Essenilerin lideri olan Mechalava tarafndan yazlm. Mechalava bu parmeni, sa'nn doumundan sonra 20. ve 40. yllar arasnda yazm, bu tarihler Allegra'nn karbon tarihleme yntemiyle doruland. Tarihler ok nemli." Giovanni glmsedi. Neyle karlaacan biliyordu. "Bu tarihler, sa'nn kendi felsefesini yayd dnemlere denk dyor," dedi "rahiplii ve armha gerilmesi de ayn dnemde gerekleti. Deil mi?" "Doru, ve sizin de bildiinizi sandm gibi Kutsal Efendimiz, Omega Parmeni paradan oluuyor: Mag-dalena Saylar; DNA'nn kkenleri ve uygarlk iin olduka uursuz bir kehanet," diye devam etti David. "Birazdan greceimiz gibi de parann ierii de birbiri ile yakndan ilintili. Magdalena Saylar, cematriya diye bilinen bir yaz. Ibranice ve Yunancada saylar harflerle belirtildii iin, eski metinlerin yazarlarndan ou, harflerin deerlerini toplayarak metinlerin iine gizli mesajlar yerletirmilerdir. "Vatikan'n en korktuu saylardan biri olan 153, Omega Parmeni'nin iine yerletirilmi," dedi David Giovanni'ye bakarak "aslnda, eskiden en korktuu say desem daha doru olacak galiba." 490 "Demek buldunuz?" dedi Giovanni, Allgera'ya glmseyerek. Her ikisi de Roselli'nin anlattklarn ve Maratea'daki o kk plajda yaadklarn hatrlamlard. "Omega Parmeni'nde, Vahiyler kitabnda da tekrarlanan garip bir ibare var," diye devam etti David. "Bu pasaj yle tercme edilebilir. 'Kutsal ehri, Yeni Kuds' grdm, Tanrnn cennetinden aa doru iniyordu, tpk kocasn seven bir gelin gibi sslenmiti." Giovanni ban sallad. "Yeni Kuds. Ayn zamanda sa'nn gelini olarak da biliniyor, yeni cennetin ve yeni dnyann simgesi." "Bu pasajdaki cematriya toplam 1224," dedi David. "isa'nn cematriya toplam 8. 1124' 8'e bldmz zaman 153 kyor. Bir baka deyile bu garip pasajda, sa' ve sa'nn gelini' kelimeleri 8 ve 153 saylaryla temsil ediliyor. Magdalena'nn cematriyasn aratrdmz zaman da harflerin toplam 153 olarak ortaya kyor." Tom, yavaa fsldad. "Demek Maria Magdalena gerekten isa'nn gelini oluyor." "Evet," dedi David. "Buna dair ipular gayet zarif bir ekilde incil'e ve Vahiyler kitabna da gizlenmi." "Tpk Luka Incili'ne gizlendii gibi" dedi Giovanni sakin bir sesle, "isa'nn mritleri Tiber Denizi'nde bala karlar ve hi balk avlayamazlar. Derken Isa alarn nereye atmalar gerektiini gsterir, ok tuhaf bir aklama vardr burada, a ektikleri zaman, tam 153 tane balk olduunu grrler." "Balk, insanl temsil eder, bir baka adan bakldnda, ayn zamanda isa'nn gelinini," dedi Allegra. Profesr Roselli'nin esprili tarzyla 153 saysnn Vatikan'n en ok korktuu say olduunu syledii an geldi aklna, "balklarla ve gkten inen ehirlerle ilgili" demiti Roselli. "Bu 491 Kilise iin son derece zor bir konu tabii ki," diye ekledi. Giovanni'nin bu konuyu, kendisi olarak deil de Papa XXIV. Jean olarak nasl ele alacan merak ediyordu. Giovanni, sanki onun dncelerini okumu gibi glmsedi, tartmaya devam etti. "Papa XXIII. Jean, Vatikan II'yi yrrle koyduu ve aggiornomento -kilisenin yenilenmesi meselesini ortaya att zaman, bunu St. Peter'in pencerelerini amak diye tarif etmiti. Omega Parmeni mthi bir k huzmesi eklinde kubbelerden girecek ve bazilikann en karanlk kelerini bile aydnlatacak, inancn gzelliini, diiliin dengesi ile tekrar yaratacak," diye ekledi, yz heyecan doluydu. "Omega Parmeni'ndeki mesajn

birbiriyle balantl olduunu sylediinizde hi armadm. Tarihin ok nemli bir anndayz ve sanyorum Omega Parmeni bize yolumuzu deitirmemizi sylyor." "Birok kii iin, sa ile Maria Magdalena'nn ilikisinin aklanmas, fazla bir ey deitirmeyecek," dedi Patrick hafif irret bir sesle. "Dnyann en saygn akademisyenlerinden ou zaten bu sonucu vardlar bile, ancak yz milyonlarca Hristiyan iin bu, inandklar ve inanmalar sylenen ok eyi sorgulamalar demek ve ou da bu sorgulamay kabul etmeyecek." "Yava yava hallederiz bunlar," dedi Giovanni, manal bir ekilde Tom'a dnd. "Yeni Kuds-sa ve Maria Magdalena konusuna odaklanacak olursak, Hristiyanlktaki kadn ve erkek dengesi aslnda dier dinlerde de var, tpk Taoizm'deki yin ve yang gibi, Musevilikte Tanrnn dii grn olan Shekinah gibi." Tom ve Vincenzo hafife arm bir halde bakyorlard. Allegra, Giovanni'nin vard noktay biraz daha ileri tad. "Bunun anlam u ki, kadnlar dinin ok nemli bir 492 paras ve insanln varoluunu salayan kutsal birlikteliin eit orta. Kadn ve erkei din retileri asndan dengelemek demek, hepimizin iinde tad tam bir birliktelik ve btn olmak gibi byk ve ilahi arzunun yerine gelmesi demek." "Sanrm," dedi Giovanni, "Kadnlarla ilgili bu konu, tarihin bu noktasnda ortaya kyor, dnyann altst olduu bir anda. Bu da uyar ile balantl ite. U noktada, dinlerin erkek egemen yaplaryla atma yaratyor, ancak dier yandan bu durum, yani dnyadaki bu byk dengesizlik bizi perian ediyor. Modern dnyann sorunlar, dengenin erkeklerden yana fazla arlk tamas nedeniyle facia halini ald. Bu dengesizlik kendini ekolojik felaketler, aznlklarn zerindeki basklar ve yoksulluun evrensel dzeyde korkun bir ekilde artmas olarak gsteriyor. yle bakalm, ilk kilise byklerinin iktidarlar, kadnlar tarafndan tehdit ediliyordu, bizim onlarn dogmasn sorgulamadan kabul etmemiz, ok byk zararlara sebep oldu. Evrensel eitliin kadn yann grmezlikten gelmek, ok uzun vadede, insani ve evresel felaketlere yol at." "Kadnlarn bastrlmas," diye devam etti Allegra, "ve kadnla erkein birlikteliinin ya da Maria Magdalena ile sa'nn birlikteliinin inkr edilmesi, cinselliin dini hayattan dlanmasna yol at." ister istemez, Maratea'da Giovanni ile yaadklar gelmiti aklna. "En temel ihtiyacmzn inkr demek olan bu dlanma, doamz zerinde korkun byk yaralar at." "Bu trajik dengesizliin sonunda ortaya kan kilise ii seks skandallar, Kilise'yi feci bir ekilde sarst," diye ekledi David. Tom rahatszlkla yerinde kprdad. Patrick David'in gzlerine bakt ve kafasn sallad. 493 David konuyu deitirdi. "Yani, bu dengesizlii ortaya koymak, insanln birbirine kar hogrsn yeniden salayacak." Allegra onaylar bir ekilde ban sallad. "Hi dnmeden bir dogmay kabul etmenin yaratt tehlike, aynen yaradl meselesindeki dogma iin de geerliydi. Omega Parmeni'ndeki ikinci mesaj, hayatn kkeni olan DNA ile ilgili." ok uzun yllar boyunca yapt gibi, Lorenzo Petroni, odasnn penceresinden San Pietro Meydan'na bakyordu. Peter'in Anahtarlar onun olmalyd. O, kiliseye ruhunu vermiti, Derek Lonergan gibi insanlar saklamasnn tek nedeni kilise doktrinini korumakt. Eer o Peter'in tahtna geebilseydi, P3 'le birlikte ne kadar gl bir ekip oluturacaklard. Vatikan II yrrlkten kaldrlacak ve rahiplerin iktidar geri gelecekti. Vatikan Bankas'nn finansal gc hibir eyle kyaslanamayacakt. Eer Felici bu kadar beceriksiz olmasayd, gizli arivde u anda Isaiah Parmeni yerine Omega Parmeni olacakt. "Aradaki fark nasl bilecektin ki?" diye tslad dz bir izgi haline gelmi renksiz dudaklarnn arasndan. Aznn kenarlarnda tkrk birikmiti. "Piler!" diye sylendi fkeyle. Her yann umutsuzluun sisi sarmt artk. Lorenzo Petroni, alma masasnn en st ekmecesinin kilidini at, kara kapl defterinin arkasndaki deri kutudan Baretta Cheetah marka silahn kartt. "Bir gn," dedi kendi kendine ac bir sesle, "herkes Omega'ya kan yollarn sadece bir tanesinin doru olduunu grecek." 494 Omega Parmeni'nin ikinci blm, DNA'nn kkenleri ile ilgili," diye devam etti Allegra. "Eer yanl hatrlamyorsam, kimse geen yzyln ortalarna kadar DNA diye bir eyin varln bilmiyordu." Tom akn grnyordu. "Biraz daha nce aslnda," dedi Allegra. "Aslnda ilk kez 1869'da bulunuyor, Trlerin Kkeni'nin yaynlanmasndan on yl sonra. Friedrich Miescher adl svireli bir bilim adam, atk bandajlar zerindeki hcrelerde kefediyor ilk kez, ama drst olmak gerekirse nemini anlamyor."

Giovanni glmsedi. Allegra'nn o gne kadar karlat en zeki insanlardan biri olduunu biliyordu. Bu parlak bilim insan ile Milano Merkez Gar'nda ilk karlat ann ne kadar uzaklarda kaldn dnd. "DNA'nn molekler yapsn kefettii iin Nobel dl kazanan Sir Francis Crick, hayatn kkeni hakknda bir kitap yaynlad ve bu kitap yaygn bir ekilde eletirildi. Kitabnda, DNA'nin molekler yapsnn son derece karmak olduunu ve byle bir yapnn gelimesi iin yeterli zaman olmadn tartyordu," dedi Allegra. "Crick, bu yapnn ok daha gelimi bir uygarlk tarafndan tandn ortaya att, bizimki gibi milyonlarca galaksi evreni oluturuyordu ve DNA'da bu evrende var olan birileri tarafndan, dnyaya bir roket ya da uzay aracyla getirilmiti." Allegra DNA sarmalnn hidrojen ve fosfodi-ester balantlarn gsteren bir emay masaya yayd. "Crick'in ortaya att bu gre birok kii, zellikle de Kilise iddede kar kt. Kilise'nin kar k nedeni, bu grn ncil'de anlatlan yaradla ters dmesiydi. 1990'larda Michael Drosnin, ncil'in ifresi adyla yaynlad kitapta, srailli matematiki Eliyahu Rips'in izdii ereveyi anlatt. Rips Tevrat'ta, tpk Yossi Kaufmann'n 495 Ol Deniz Parmenleri'nde bulduuna benzer baz ifreler kefetmiti. bin yllk bir belgede, Rips 'DNA sarmal' ve 'DNA bir arala getirildi' gibi ifadeler bulmutu. Drosnin bu aracn henz bulunmadn ancak l Deniz yaknlarnda bir yerde olmas gerektiini sylyor." "Yossi daha farkl dnyordu," dedi David. "Birden fazla ara olduunu tahmin ediyordu." "Eer bir tanesi dnyann eski denizlerinden birine inmise , bu durum, drt milyar yl nce, dnyadaki okyanuslar oluturan primodriyal karmdaki DNA ile birleen aminoasitleri aklar," dedi Giovanni, San Marco'da verdii vaaza gitmiti akl. "Kesinlikle," dedi Allegra, "Birazdan David'in evirecei gibi, Omega Parmeni her eyi aka anlatyor." David, Omega Parmeni'nin ikinci blmnn bana gitti ve Koineceden okumaya balad. "Gkyznden yldzlar gibi geldiler, ln kumlarna gmldler, elikten arabalarla hayatn tohumunu getirdiler." "Yani Esseniler arac bulmular m?" diye sordu Profesr Martines. David olumlu anlamda ban sallad. "Omega Parmeni bu buluu belgeliyor, ayrca eviriden anlald kadaryla, birden fazla ara olduunu da teyit ediyor. DNA'da birden fazlayd, her ara asit yapsnn semasyla var yerinin haritasn tayordu. Bu da, bizim daha yeni kefettiimiz 10. gezegeni de ieren Esseni modellerini aklyor. Hedeflenen tek galaksinin bizimki olmad anlamna da gelebilir." "Grmezlikten geldiimiz mesaj mahvmza neden olacak," dedi Giovanni. "Galiba, bir baka uygarlk, gezegeni-mizdeki hayatn devamnn bizim elimizde olduunu, ancak bu ekilde gidersek kozmosla uyumlu gezegenimizi yok 496 etmemize neden olacamz sylemeye alyor bize. Bizimkinden daha byk bir zekya sahip olan baka uygarlklar yollarna devam edecekler ve bizim yerimizi alacak-lar. "Bu uyarlar dikkate almak iin zaman henz gemi deil," diye vurgulad Allegra, "yaptmz hasar tamir edebiliriz. Bence Omega Parmeni'ndeki DNA elementi ile dii element arasnda bir balant var. Dnyada var olan yaklak milyar ift insan, yirmi ift kromozomdan oluuyor. Hepimizin yirmi kromozomu var, ama bu yirmi kromozom deiik yaplardan oluuyor, kadnlarda iki x kromozomu mevcut, erkeklerde ise x ve y var. Bu hassas denge, bandan beri kozmosun en nemli parasn oluturuyor. Omega Parmeni'nde sz edilen DNA'nn kkenleri ok nemli bir mesaj tayor, bu dengenin bozulmas, en sonunda yok oluumuza neden olacak. "Birok kii bunu pek akla yakn bulmayacak ama," dedi Tom. Her eyi sorgulamak onun doasnda vard. "Birok kii, kendi tecrbelerinin dnda gelimi her eyi reddeder zaten Tom," dedi Allegra, inat bir sesle. "Crick evrenin ok geni, oumuzun hayal edebileceinden de geni olduunu belirtir. Sadece bizim galaksimizde yz milyar yldz var. Bizim gibi milyarlarca gnein evresinde gezegenler dnyor. Dnn sadece bizim galaksimizde," diye vurgulad Allegra, "en az on milyar galaksi var, yani trilyonlarca gezegen demek bu. Ve biz, oturup ciddi ciddi, bunlarn arasnda sadece bizimkinde hayat olduunu ya da en gelimi hayatn bizde olduunu iddia ediyoruz." Allegra ateli bir ifadeyle konumutu, ama daha yumuak bir ekilde devam etti. "Drt yz yl gibi ksa bir zaman nce, dnyamzn en nemli bilim adamlarndan biri, dnyann, Kilise'nin syledii gibi evrenin merkezi ol497 madiini sylemeye cret etti, Dnya Gne'in etrafnda dnyor dedi. Vatikan buna o kadar ok kzd ki, Papa VI-II. Urban, bu bilim adamn tuttuu gibi hapse tkt." Al-legra glmsyordu, ama gzlerindeki heyecan Tom'un gznden kamad.

Giovanni glmsedi. "Galileo Galilei, 1633. Vatikan'n Galileo'dan zr dilemesi yz elli yldan fazla zaman srd iin ok zgnm. 1991 ylnn Aralk aymda bir basn blteni yaynlayp Galileo'nun hakl olduunu akladk," dedi Giovanni diplomatik bir ifade ile. "Biroumuz bu konulara gzlerimizi kapyoruz, en ok da Kilise kapyor tabii ki. Gzlerimizi kapattmz anda da bilginin yollarn gremez oluyoruz." "Essenilerin uygarla yaptklar uyarnn ne olduunu sylediim zaman, ne byk bir tehlike ile kar karya olduumuzu anlayacaksn," dedi David, ama daha fazla devam edemedi. Alt kattan tek bir el silah sesi duyulmutu. Profesr Martines'in Babakan Kardinal'in odasna dalmas bir dakika bile srmedi. aknlktan donmu Peder Thomas karsndayd. "Hamedim... Az nce..." Peder Thomas, odadan dar frlad. Son derece bilgili bir doktor olan Profesr Martines bile grdklerinin karsnda akna dnd. Lorenzo Pet-roni'nin beyni ya da beyninden geri kalanlar San Pietro Meydan'na bakan pencerenin karsndaki duvardan yere damlyordu. Otopside, azndan giren tek bir kurun bulunacakt. Petroni'nin cesedi masasnn yannda, koyu mavi halnn zerinde uzanyordu, siyah renkli 38'lik Baretta Cheetah, cesedin yannda yerdeydi. Kafasnn arkas yok 498 olmutu. Vincenzo Martines, Peder Thomas'n Baba-kan'n zel tuvaletinde kusmakta olduunu duydu. Profesr Martinez, Babakan'n odasnn ift kapsn kapatt ve Peder Thomas' bekledi. Kapnn nnde, elleriyle yzlerini kapatm birka rahibe ve rahip bekliyordu. "Burada kalabilecek misiniz?" Profesr Martines, tuvaletten kan Peder Thomas'a sordu. "Bu odaya bir sre kimsenin girmemesi lazm." Peder Thomas cevap olarak sadece ban sallayabildi. 499 55 Hindiku Rzgr hafiflemiti, ancak bu kadar ykseklikte, Tirich Mir'in kuzeybat yzndeki granit kayalara ve karlara den gne hibir ekilde stmyordu. Maarann iinde, Dr. Hseyin Tretyakov, yeni bir bavul bombasn, Sydney haritasnn zerine eilmi olan Abdl Beir'e az nce teslim etmiti. "Planlarmzda kk bir deiiklik oldu," dedi Beir alak sesle. "Ben kfirleri hi beklemedikleri bir yerden vurmaya karar verdim. nce Sydney'e saldrlacak, sonra Manchester ve Chicago'ya. Bu saldrlarla dikkatlerini datp, panik yarattktan sonra da New York ve Londra'ya saldracaz. "zellikle Sydney ok korunmasz. Bombay havadan atacaz, evredeki havaalanlarn hi kontrol etmiyorlar nk. Uu plan standart olacak, uak da Bankstown havaalanndan kalkacak. Uamz, son dakikaya kadar uu rotasndan kmayacak." "Byle bir durum kontrol kulesi tarafndan tespit edilmez mi?" 500 "Edilir tabii ki, ama ok ge kalm olacaklar. Bizim uamz birka dakika iinde merkeze varm olur. Avustralyal kfirler, Amerikallarn yapt gibi byk ehirlerin zerinde devriye avc uaklar gezdirmiyorlar, bylece bizi durdurmalar mmkn deil. Bombay havadan atarsak etkisi nasl olur?" "New York'la Londra'nn ayn olur," diye cevap verdi Hseyin. "Havada patlamas binalara ve altyapya ok daha byk hasar verir. Hesaplarma gre eer bomba ehrin stnde patlarsa, patlama srasnda en az iki yz bin kii lr, yz binlercesi de radyoaktif yanklarla lr. Sydney Kprs, kvrlr bklr, bombann dt yerdeki insanlar buharlar." "insanlarn lecek olmas ok ac," dedi Beir sonunda, "ama bylece dnyaya ocuklarmz ve kadnlarmz Irak'ta, Filistin'de, Kemir'de ve dnyann drt bir yannda Bat ordular tarafndan acmaszca katledilirken bizim susup oturmayacamz gstermi olacaz." Hseyin ban sallad, karsyla kzlarn dnmek hl yreini para para ediyordu. "Hiroima ve Nagazaki'ye atlan bombalar, 2. Dnya Sava'nn sonunu getirdi," dedi Beir "Bu sefer sra bizde. Allahn izniyle, Hazreti Muhammed'in inayetiyle, islam zafer kazanacak. 501 56 Roma Profesr Martines, Papa'nn dairesine dnerken, daha nce koyduu tehisi ve kukularn dnd. Yemek odasna dndnde, korkularn dile getirdi. "Bazen bir insann psikopat olup olmadna karar vermek kolay olmuyor, Kutsal Efendimiz. Hele hasta psikolojik tesdere girmeye ve tp uzmanlarnn davranlarnn nedenlerini aratrmasna istekli deilse.

Semptomlar bakalaryla iliki kurmalarn engelliyor, gayet ekici, karizmatik insanlar oluyorlar, yaptklar eylerin sorumluluunu asla tamyorlar. Bunlar sevme yeteneinden yoksun insanlar, yreklerinde sevginin yerini iktidar hrs alm oluyor. Bu durumdan yllardr kukulandm halde hibir ey yapamadm," dedi Profesr Martinez zntyle. "Kendini sulama ltfen Vincenzo," dedi Giovanni yumuak bir sesle. "Petroni ok sorunlu bir insand. Ama senin yardmn talep eden bir hasta deildi. Huzur iinde yatsn. Bu duruma neyin sebep olduunu biliyor muyuz peki?" "Pek bilmiyorum, genelde byle eylerin nedeni ocuklukta yaanan travmalara baldr. Yaplan baz aratr 502 malara gre genetik etki de sz konusu, ne kadar iyi yeti-tirilirse yetitirilsin, baz insanlarn doalar byle oluyor. Bu ok zor bir mesele." Profesr Martinez izin istedi ve Kardinal Petroni'nin cesedinin odadan karlmasn, ardndan adli tp aratrmalarnn balamasn salamak zere odadan kt. "Bunu kendi iimizde mi halledeceiz Kutsal Efendimiz? diye Vittorio sordu, Petroni'nin intiharnn dnya basnnn ilgisini fazlasyla ekeceinden endieliydi. "Hayr Vittorio, bu iin stn kapatmayacaz. Basna ksa bir aklama yap, Kardinal'e otopsi yaplacan ve soruturmann Vatikan'dan bamsz bir ekilde polis yetkilileri tarafndan yrtleceini belirt." "Bir neride bulunabilir miyim?" dedi Tom. "Bltene Kardinal Petroni'nin ailesine basal dilediinizi, konuyla ilgili bamsz soruturma bitene kadar, Babakan Kardi-nal'in lmyle ilgili speklasyon yapmann yanl olacan da ekleyin bence. Bu onlar ok fazla oyalamaz, ama size nefes alacak bir zaman yaratr." "Teekkrler," dedi Giovanni minnetle. "Medyayla ilikiler konusunda eitilmem gerektii ak." "Bunu hallederiz," dedi Tom, glmemeye alarak. Giovanni David'e dnd, yz David'in syleyecei eyi tahmin ettii iin kayg doluydu. "Omega Parmeni'nin son blmn aklayacaktn?" dedi. "Esseniler Omega Parmeni'ne, DNA'y getiren uygarln verdii ifreli bir mesaj geirmiler, yle deniyor: Hayat, bir nkleer saldrdan sonra da devam edebilsin diye," dedi David. "Benim bu konuda baz varsaymlarm var," dedi Al-legra. "Uzayda milyonlarca k yl tede nedeni aklamayan birok patlamann olduunu biliyorsunuz. Baz nde 503 gelen bilim adamlar, bunlarn spernovalar olmadn, daha ok nkleer patlamalara benzediklerini sylyorlar." "Bir baka galakside mi yani?" diye sordu Tom. Allegra ban sallad. "Bu gayet mmkn. Bizi uyaryor olabilirler, DNA'lar da bizimki dahil baka galaksilere gndererek, hayatn devamn salamay umut ediyor olabilirler." "Omega Parmeni daha devam ediyor," dedi David. "Bizlere, baka bir uygarlk iin iinde olsun ya da olmasn, korkun bir uyarda bulunuyor. Bu nkleer saldr bizim iin gereklik nk." Omega Parmenleri'nin ncsnn bana gitti ve okumaya balad. "ki inan ncy aalayacak, brahim'den geldikleri halde, hepsi de. nc, Alfa'sini Hira Da'nda bulacak, ama Omega's Tirich Mir'de sonlanacak. nc, bir sre iin birinci ile ikinciyi yenecek, ama sonunda uygarlk ortadan kalkacak." "Muhammed ve El Kaide," dedi Tom alak sesle. "s-lamn Alfa ve Omega's." "ki inan, ncy aalayacak Peder Vittorio armt. "Kuran da yazdna gre, Muhammed'e ba melek Cebrail aracl ile Tanrdan vahiy inmeden nce," diye balad Allegra, "Yahudilerle Hristiyanlar Araplar aalarlard. Arapada Tanr anlamna gelen Allah, Yahudilerle Hristiyanlara birden ok eli gndermi, ama Araplara yollamamt, onlara kendi dillerinde vahiy inmedii iin de Musevilerle Hristiyanlar, Tanrnn Araplar yok saydn iddia ediyorlard." Tom ban sallad. "Ve iki inan, ncy aalayacak. Bunu hl yapyoruz," dedi zntyle. "Batllarn ou, zellikle Amerikallar, slami akln nasl altn zerre kadar anlamyorlar." 504 "Peki Hira Da ile Tirich Mir'in anlam ne?" dedi Peder Vittorio. "Hira Da, Mekke'den biraz uzaktadr," dedi David. "Muhammet, krk yalarnn bana geldiinde, Ramazan aynda Hira Dana karm, Cebrail'in tad Arapa vahiylerin ilki o dada inmi. Muhammed, maarasna ulaabilmek iin nce Hira Da'nn tepesine trmanr ve sonra zirvenin teki tarafna geermi." "Ben orada bulundum," dedi Tom. "Muhammed'in maaras dan dik tarafnda gayet kuytu bir yerde. Maarann tavannda arka tarafta kk bir aklk var, eer oradan bakarsanz uzaktan Kabe'yi seiyorsunuz." "Tirich Mir'e de gittin mi?"

Tom ban olumlu anlamda sallad. "Tirich Mir, Pakistan'n Afganistan snrnn kuzeybatsnda yer alan Hindi-ku Dalar'nn en yksek tepesi. Ulalmas son derece zor bir yer. Buradaki birok blge, merkezi ya da yerel hkmetlerin denetiminden uzak, Amerika'nn Bin Ladin'i bir trl yakalayamama nedeni de bu zaten. Hem zaten yaka-lasalar bile, yerini alacak yzlerce kii var." "Bu ok ak bir uyar," dedi Giovanni, yz ciddilemiti. "Eer bu lgnl durdurmazsak, Tanrnn dinlerinden birinin dierlerinden stn olduunu savunmaya devam edersek, benim lgnlk dediim ey, tarihin en byk suu olacak. Birbirimizi ite byle yok edeceiz." "Sana katlyorum," dedi Tom. "Mike McKinnon'un bana sylediine gre, El Kaide, hazr olur olmaz, byk Bat ehirlerini yerle bir edecek bir nkleer saldr balata-cakm." Patrick ok sessizdi, hibir ey sylemeden dinliyordu. Sonunda konutu. "George Bush gibi bir adamn, Tanr tarafndan grevlendirilmi biri gibi ortalkta dolamas hi de doru olmuyor." Bir an duraklad ve Giovanni'ye bakt, muzip baklar geri gelmiti. "Artk d politikadan da so505 rumlu olduuma gre, bu dnceleri kendime saklasam iyi olur Kutsal Efendimiz." "Patrick hakl ama," dedi David daha da ciddi bir sesle. "Bu meselenin en nemli noktalarndan biri btn dinlerin birbirini tanmas aslnda. Dn gece Ahmet'le konutum. am Kaps'ndaki bombal saldrdan sonra, srail'in itidalini korumasndan dolay bana teekkr etti, ikimiz de bu bar anlamasn gerekletirebileceimize gveniyoruz. Bu ilk byk adm olacak." "Ama sorun u Kutsal Efendimiz, ksa vadede ne yapabileceiz?" dedi Patrick Omega Parmeni'ne bakarak. "Medya epey hareketli bir gn geirecek," diye ekledi, Tom'a gz krparak. "Sonunda her ey David ve Allegra'ya bal," dedi Gi-ovanni. "Ben her eyin arkasnda durmaya, hazrm. Parmenin varln kabul edeceim." Tom'a dnd. "Basn toplantsnda verilen mesaj muhtemelen arptlr. Benimle teke tek rportaj yapmaya ne dersin Tom?" "Bizim mesleimizde buna, 'zel haber' denir Kutsal Efendimiz. Herhalde buna kar yaplacak haberin bal da 'Papa Katolik mi?' olur. Ama sorularm hi de kolay sorular olmayacak," diye ekledi. "Eer size sa gerekten Ma-ria Magdalena ile evlenmi mi? diye sorsam, cevabnz ne olur?" Giovanni glmsedi. "Ne dndm aka sylerdim. Baz aratrmaclarn byle bir sonuca varm olduklarn, bizim inancmzn daima dogmalara deil geree dayal olmas gerektiini, bu yzden bu konuyu tartmaya deer bulduumuzu sylerdim." Tom kalarn kaldrd, Giovanni'nin cevabna iinden byk sayg duymutu. "Peki ya DNA'nn dnyaya daha gelimi bir uygarlk tarafndan getirilip getirilmediini sorarsam?" 506 "Anlalan ilk dersimi alyorum," dedi Giovanni. "Bir bilim adam olarak, biyokimyann olaanst karmak dnyasna ainaym, ama doann bu benzersiz yapsnn altnda daima ok byk ve ok yaratc bir ruhun varln gryorum. Biroumuz, varl kantlanana kadar bunu gz nne almayacaz belki. Ama ben, yokluu kandana-na kadar gz nnde bulundurmaktan yanaym." Tom glmsedi. Rportajn ok yank yarataca imdiden belliydi. "Peki ya uyar?" "saiah ve Daniel'in uyarlarna benzeyen bu uyardaki tehlike bir gereklik. Gl Hristiyan uluslar tavrlarn deitirmedii, dier dinlerin varln tanmad ve onlar anlamak ve kabul etmek iin youn aba gstermedii srece bu tehlike hep var olacak. Bu byk yok oluu durdurmak bizlerin elinde, iki gn sonra yaplacak olan greve balama trenim srasnda bu konulara deineceim, umarm siz de katlrsnz." "Tabii ki, sizinle rportaj yapacak olmak byk bir ayrcalk, batan gerektiini dnmtm ama sizin derse hemen hemen hi ihtiyacnz yokmu," dedi Tom, glmseyerek. ki gece sonra, oteldeki odalarnda David ve Allegra, CNN'de Giovanni'nin greve balama treninin banttan tekrar yaynlann izliyorlard. Yaynn sonunda, Papa XXIV. Jean, San Pietro Meydan'na bakan balkonda grnd. Giovanni kollarn at, glndeki scaklk, aadaki meydanda toplanm byk kalabaln yreini stt. "Dnyadaki btn dinlerin artk yeni bir felsefeye ihtiyac var," dedi. "Hem de her zamankinden ok daha fazla, isa'nn, Muhammed'in ibrahim'in, Buda'nn ve daha biroklarnn mesajlarnda birbirine ok benzeyen noktalar 507 var. Komuna sevgi ve hogr ile yakla, inancna, cinsine ve rkna sayg gster." Ruh glmsedi. "Hristiyanlk da dahil olmak zere her dindeki fanatikler ve kktenciler, kendi yollarnn bakalarnmkinden ok daha doru ve gerek olduklarnda srarllar, bu yol bizi sadece birbirimizden ayryor ve insanl da bir yok olua doru srklyor. Oysa gerek bizi zgrletirir. Savaacamza, hepimiz kendi yolumuzdan ilerleyeyim. nk;" diye bitirdi Giovanni, "Omega'ya varmak iin birden fazla yol var."

508 Yazarn Notu Omega Parmeni epeyce aratrma yaplmasnn gerektii bir tarihi ereveye oturuyor. Bu ereveyi salayabilmem iin bana zamanlarn veren ve grlerinden yararlanmam salayan birok kiiye minnet borluyum. Pek ok yazardan esinlendim, aadaki kaynak listesi de her bakmdan geni ve kapsaml bir liste. Michael Baigent ve Richard Leigh'in The Dead Sea Scroll Deception adl almalarna ok ey borluyum. Her ne kadar sevimsiz Derek Lonergan ve Jean Pierre- La Fran-ci, kurgu karakterler olsalar ve l Deniz Parmenleri'ne ulamak eskisinden ok daha kolaylam olsa da, yaklak otuz yl boyunca parmenler kamunun gznden uzak tutulmu ve bu davran birok soru iaretinin olumasna neden olmutur. David Yallop'un in God's Name adl almas Papa II. Jean Paul'n selefi I. Jean Paul'n ldrlmesi ile ilgili kapsaml bilgi sunmaktadr. Sz konusu Papa, son derece salkl bir kii olmasna karn, Papa seilip Vatikan Bankas ile ilgili bir soruturma balattktan otuz gn sonra l bulunmutur. 509 1960'l yllarn Tricario'sundaki yaam ve 'sadece erkekler iin' gsterilen kovboy filmleri, Ann Cornelisen tarafndan Torregreca ad altnda gizlenerek anlatlmtr. Onun kitab, iindeki fotoraflar ve 'Torregreca'nn Poten-za ile Matera {The Passion ile nldr) arasnda bir yerlerde olduunun bilgisi ile donanarak, karlarla kapl Basilica-ta Dalar'nda eitli aratrma gezileri yaptm. Sonunda, Grassano ve Tricario yazan bir tabelann nne geldim. Tricario ile 'Torregreca' fotoraflar birbirine uyunca, Ann Cornelisen'in srr da ortaya km oldu. Tricario kasabas sakinleri, tpk Bayan Cornelisen'in anlatt gibiydi, hatta Peugeot 206, kasabann geilmesi imknsz darack sokaklarndan birinde skt zaman bile. Birok yazarn, Ortadou ve slam hakknda ufuk aan aratrmalarndan yararlandm. Bunlarn arasnda Mark Tessler'n A History of sraeli-Palestinian Conflict, Robert Donovan'n Six Days in ]une ve Karen Armstrong'un slam: A Short History'sini ilk elde sayabilirim. Paul L. Williams, Osama's Revenge and The Vatican Exposed adl kitaplarnda El Kaide'nin nkleer tehdidini ve Vatikan' ele alr. Ela-ine Pagels'n The Gnostic Gospels adl kitabna ve Michael Drosnin'nin Eliyahu Rips'in Tevrat'n ifrelerini zn ayrntl bir ekilde tartt The Bible Code adl kitaplarna da kran borluyum. El Kaide'nin ve dier terrist rgtlerin nkleer tehdidi ile ilgili en byk tehlikenin, hepimizde var olan 'byle bir eyin olamayaca' dncesi olduunu dnyorum. Helen Caldicott'un The Nev Nuclear Danger ve Frank Bar-naby'nin How to Build a Nuclear Bomb adl kitaplarn okuduktan ve niversite eitimi srasnda rendiklerimi hatrladktan sonra, artk bu konunun benim iin 'acaba' sorusundan ok 'ne zaman' sorusu olduunu sylemeliyim. 510 Magdalene's Lost Legacy adl kitabnda Margaret Star-bird, (her zaman olduu gibi) Yeni Ahit ve Vatikan'n en ok korktuu say olan 153'n ifreleriyle ilgili mkemmel bir alma ortaya koymutur. srail'in Kitap Mabedi Mze-si'nde, l Deniz Parmenleri'nde ve Kumran'da, onuncu gezegen veya DNA sarmalyla ilgili deifre edilmi bir model bulunmamaktadr. Ancak Dolores Cannon, Jesus and the Essenes adl kitabnda kt zaman yolculuunda ve Sir Francis Crick'in Life Itself Its Origin and Nature adl kitabnda bunlarn nasl olabileceini gstermilerdir. Kitaplmdaki kitaplarn arasnda bazlar en sevdiim felsefecilerden ve ilahiyatlardan biri olan Pierre Teilhard de Chardin'e ait, bunlarn arasnda The Phenomenon of Man'de bulunuyor. Bu konularda konumak, Vatikan'n her zamanki tepkisi ile yani aforoz edilmekle kar karya kalmak demek, ama Hans Kng ve Edward Schillebeeck gibi aratrmaclar da konuuyorlar artk. Asl tehdit altnda olan ey dogma. Kitabm yazarken yararlandm her kayna anmaya yerim izin vermiyor. Her ne kadar baz avukadar, dipnot kullanmam gerekli grdlerse de, bu pek mmkn olamad. Yine de, birok kiiye teekkr borluyum, tpk aratrmam srasnda dantm yazarlar gibi, bu kiilerin de listesinin tamamn vermem mmkn deil. ncelikle Pengu-in Yaynlar'ndaki muhteem ekibe ve zellikle de Omega Parmenini bandan beri desteklemi olan Clare Fors-ter'a, yazmam iin beni her zaman cesaredendirmi olan Kerry Martin'e ve yorulmak bilmez, ileli editrlerim Jody Lee ile Janet Austin'e teekkr ederim. Beni temsil eden ajansma, Jane Adams'a da ayrca teekkr ederim. ok saygdeer yazar ve ABC muhabiri Sandy McCutcheon, ilk taslaklar (ok uzundu) okudu ve deerli 511 tavsiyelerde bulundu. Chris May'e, Olivia Ishenvood'a ve Sophie'ye beni cesaredendirdikleri iin; sevgili italyanca hocam Rob Envier'a -hatalar sadece bana aittir- ve Sophie'ye teekkr ederim. Gney talya'daki

Falerna ve Tri-cario'nun muhteem halkna sevgilerimi iletiyorum. Tanr italyanlar, zellikle de Tatiana, Mario, Nonna, Michaela, Ida ve Willy'i yaratrken ne yaptn gayet iyi biliyormu. Son olarak da Robyn'e teekkr ediyorum. O, en zor zamanlarmda bile her zaman yanmdayd. * 512 l Deniz Parmeni eri 'nden biri, Kumran yaknlarnda bir maarada iki bin yl kadar gzlerden uzak bir ekilde bekler. Omega Parmeni, hem insanl tehdit eden korkun bir kehanet, hem de Vatikan'n en ok korktuu ifreli say ile ilgili uyarlar tamaktadr. Papa'nn sal giderek bozulmakta, Babakan Kardinal olan acmasz Lorenzo Petroni, Peter'in Anahtarlar'n elinde tutmaktadr. Onu korkutan ey vardr: Kardinal Giovanni Donelli'nin, Vatikan Bankas ile ilgili balatt soruturma; gazeteci Tom Schweiker'in Petroni'nin gemiini aratrmas ve en tehlikelisi de, ok zeki bir aratrmac ve arkeolojik DNA konusunda dnyann en yetkin bilim insanlarndan biri olan Dr. Allegra Bassetti'nin, savan altst ettii Kuds'te Omega Parmeni'nin paralarn bir araya getirmeye almasdr. Donelli, Schvveiker ve Bassetti, yazmann peindeki bu nefes kesen yar srasnda kendi hayatlar in de mcadele ederken, Vatikan bu kehanetin gizli kalmas iin ne gerekiyorsa yapmaktan ekinmeyecektir. Virginia Langley'deki CIA kararghnda ise Mike McKinnon, kayp nkleer bavul bombalarn aratrmakta ve bu bombalarn Omega Parmeni'ndeki kehanetlerle ilgili olduundan kukulanmaktadr. Kutsal ldeki bir maarann duvarndan, kum taneleri dklmeye devam etmektedir. Uygarln sonunu getirecek olan geriye saym balamtr. 9789751024541 Adrian D'Hage - Omega Parmeni Kitaplar, uygarla yol gsteren klardr. UYARI: www.kitapsevenler.com Kitap sevenlerin yeni buluma noktasndan herkese merhabalar... Cehaletin yenildii, sevginin, iyiliin ve bilginin paylald yer olarak grdmz sitemizdeki tm e-kitaplar, 5846 Sayl Kanun'un ilgili maddesine istinaden, engellilerin faydalanabilmeleri amacyla ekran okuyucu, ses sentezleyici program, konuan "Braille Not Speak", kabartma ekran vebenzeri yardmc aralara, uyumluolacak ekilde, "TXT","DOC" ve "HTML" gibi formatlarda, tarayc ve OCR (optik karakter tanma) yazlm kullanlarak, sadece grmeengelliler iin, hazrlanmaktadr. Tmyle cretsiz olan sitemizdeki e-kitaplar, "Engelli-engelsiz elele"dncesiyle, hibir ticari ama gzetilmeksizin, tamamen gnlllk esasna dayal olarak, engelli-engelsiz Yardmsever arkadalarmzn youn emei sayesinde, grme engelli kitap sevenlerin istifadesine sunulmaktadr. Bu e-kitaplar hibirekilde ticari amala veya kanuna aykr olarak kullanlamaz, kullandrlamaz. Aksi kullanmdan doabilecek tmyasalsorumluluklar kullanana aittir. Sitemizin amac asla eser sahiplerine zarar vermek deildir. www.kitapsevenler.com web sitesinin amac grme engellilerin kitap okuma hak ve zgrln yceltmek ve kitap okuma alkanln pekitirmektir. Ben de bir grme engelli olarak kitap okumay seviyorum. Sevginin olduu gibi, bilginin de paylaldka pekieceine inanyorum.Tm kitap dostlarna, grme engellilerin kitap okuyabilmeleri iin gsterdikleri abalardan ve

yaptklar katklardan tr teekkr ediyorum. Bilgi paylamakla oalr. Yaar MUTLU LGL KANUN: 5846 Sayl Kanun'un "altnc Blm-eitli Hkmler" blmnde yeralan "EK MADDE 11" : "ders kitaplar dahil, alenilemi veya yaymlanm yazl ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler iin retilmi bir nshas yoksa hibir ticar amagdlmeksizin bir engellinin kullanm iin kendisi veya nc bir kii tek nsha olarak ya da engellilere ynelik hizmet veren eitim kurumu, vakf veya dernek gibi kurulular tarafndan ihtiya kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri formatlarda oaltlmas veya dn verilmesi bu Kanunda ngrlen izinler alnmadan gerekletirilebilir."Bu nshalar hibir ekilde satlamaz, ticarete konu edilemez ve amac dnda kullanlamaz ve kullandrlamaz. Ayrca bu nshalar zerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulmas ve oaltm amacnn belirtilmesi zorunludur." bu e-kitap Grme engelliler iin dzenlenmitir. Kitab Tarayan ve Dzenleyen Arkadaa ok ok teekkr ederiz. Kitap taramak gerekten incelik ve beceri isteyen, zahmet verici bir itir. Ne mutlu ki, bir grme engellinin, dzgn taranm ve hazrlanm bir e-kitab okuyabilmesinden duyduu sevinci paylaabilmek tm zahmete deer. Sizler de bu mutluluu paylaabilmek iin bir kitabnz tarayp, kitapsevenler@gmail.com Adresine gndermeyi ve bu isimsiz kahramanlara katlmay dnebilirsiniz. Bu Kitaplar size gelene kadar verilen emee ve kanunlara sayg gstererek ltfen bu aklamalar silmeyiniz. Siz de bir grme engelliye, okuyabilecei formatlarda, bir kitap armaan ediniz... Teekkrler. Ne Mutlu Bilgi iin, Bilgece yaayanlara. Not sitemizin birde haber gurubu vardr. Bu Bir mail Haber Gurubudur. Grupta veya Web sitemizde yaynlanmasn istediiniz yazlarnz ve ekitaplar kitapsevenler@gmail.com Adresine gndermeniz gerekmektedir. Grubumuza ye olmak iin kitapsevenler-subscribe@googlegroups.com adresine bo bir mail atn size geri gelen maili aynen yantlamanz yeterli olacaktr. Tavsiye etmiyoruz ama Grubumuzdan memnun kalmazsanz, kitapsevenler-unsubscribe@googlegroups.com adresine bo bir mail gnderip, gelen maili aynen yantlayarak yeliinizi sonlandrabilirsiniz. Daha Fazla Seenek in, grubumuzun ana sayfasn http://groups.google.com.tr/group/kitapsevenler?hl=tr Burada ziyaret edebilirsiniz. sayglarmla. Tarayan Mahmut Adrian D'Hage - Omega Parmeni