Scopri milioni di ebook, audiolibri, riviste e altro ancora

Solo $11.99/mese al termine del periodo di prova. Cancella quando vuoi.

Vocabolario Italiano-Turco per studio autodidattico: 7000 parole

Vocabolario Italiano-Turco per studio autodidattico: 7000 parole

Leggi anteprima

Vocabolario Italiano-Turco per studio autodidattico: 7000 parole

Lunghezza:
1.256 pagine
2 ore
Pubblicato:
16 lug 2013
ISBN:
9781783144037
Formato:
Libro

Descrizione

I vocabolari T&P Books si propongono come strumento di aiuto per apprendere, memorizzare e revisionare l’uso di termini stranieri. Il vocabolario contiene oltre 7000 parole di uso comune ordinate per argomenti.

Caratteristiche specifiche del vocabolario: Le parole sono ordinate secondo il proprio significato e non alfabeticamente. Le parole sono riportate in tre colonne diverse per facilitare il metodo di revisione e autovalutazione. I gruppi di parole sono divisi in sottogruppi per facilitare il processo di apprendimento. Il vocabolario offre una pratica e semplice trascrizione fonetica per ogni termine straniero.

Il vocabolario contiene 198 argomenti tra cui: Numeri, Colori, Mesi, Stagioni, Unità di Misura, Abbigliamento e Accessori, Cibo e Alimentazione, Ristorante, Membri della Famiglia, Personalità, Emozioni, Malattie, Città, Visita Turistica, Acquisti, Denaro, Casa, Ufficio, Import-export, Marketing, Ricerca di un Lavoro, Sport, Istruzione, Utensili, Natura, Paesi e altro ancora ...

Il vocabolario T&P Books è consigliato in aggiunta ad un corso di lingua. Risponde alle esigenze degli studenti principianti o di livello avanzato. Pratico per un uso quotidiano, per gli esercizi di revisione e di autovalutazione.

Pubblicato:
16 lug 2013
ISBN:
9781783144037
Formato:
Libro

Informazioni sull'autore

T&P Books Publishing was founded in 2008. From the very beginning our primary business has been creating a collection of bilingual topical dictionaries for learning foreign languages. Our goal has been to create a unique publication project unlike anything else in the world. The company has grown steadily, but creating foreign language study aids is still our specialty. Our collection presently includes 30 world languages. We plan to add several languages this year: Japanese, Arabic, Korean, Hebrew, Hindi, Farsi, Tajik, Turkmen, and many more. Additionally, collections of books for the Japanese and Brazilian markets will be ready in the coming months. In all, we intend to raise the number of available languages to 60 and expand the range of titles to 10,000. Our linguists have developed a unique, multilingual database and specialized database management system. Known as Squamata, it can automatically create printed books, e-books, and audiobooks in 2,500 language pairs. We expect to enhance the system soon with the ability to develop mobile apps.


Correlato a Vocabolario Italiano-Turco per studio autodidattico

Libri correlati

Anteprima del libro

Vocabolario Italiano-Turco per studio autodidattico - Andrey Taranov

CONCETTI DI BASE

CONCETTI DI BASE. PARTE 1

1. Pronomi

io

ben

[ben]

tu

sen

[sen]

egli, ella, esso, essa

o

[o]

noi

biz

[biz]

voi

siz

[siz]

loro

onlar

[onlar]

2. Saluti. Convenevoli. Saluti di congedo

Salve!

Selam!

[selam]

Buongiorno!

Merhaba!

[merhaba]

Buongiorno! (la mattina)

Günaydın!

[gynajdın]

Buon pomeriggio!

İyi günler!

[iji gynler]

Buonasera!

İyi akşamlar!

[iji akʃamlar]

salutare (vt)

selam vermek

[selam vermek]

Ciao! Salve!

Selam!, Merhaba!

[selam], [merhaba]

saluto (m)

selam

[selam]

salutare (vt)

selamlamak

[selamlamak]

Come sta? Come stai?

Nasılsın?

[nasılsın]

Che c'è di nuovo?

Ne var ne yok?

[ne var ne jok]

Arrivederci!

Hoşca kalın!

[hoʃʤa kalın]

A presto!

Görüşürüz!

[gøryʃyryz]

Addio! (inform.)

Güle güle!

[gyle gyle]

Addio! (form.)

Elveda!

[elveda]

congedarsi (vr)

vedalaşmak

[vedalaʃmak]

Ciao! (A presto!)

Hoşça kal!

[hoʃʧa kal]

Grazie!

Teşekkür ederim!

[teʃekkyr ederim]

Grazie mille!

Çok teşekkür ederim!

[ʧok teʃekkyr ederim]

Prego

Rica ederim

[riʤa ederim]

Non c'è di che!

Bir şey değil

[bir ʃej deil]

Di niente

Estağfurullah

[estaafurulla]

Scusa!

Affedersin!

[afedersin]

Scusi!

Affedersiniz!

[afedersiniz]

scusare (vt)

affetmek

[afetmek]

scusarsi (vr)

özür dilemek

[øzyr dilemek]

Chiedo scusa

Özür dilerim

[øzyr dilerim]

Mi perdoni!

Affedersiniz!

[afedersiniz]

perdonare (vt)

affetmek

[afetmek]

per favore

lütfen

[lytfen]

Non dimentichi!

Unutmayın!

[unutmajın]

Certamente!

Kesinlikle!

[kesinlikte]

Certamente no!

Tabi ki hayır!

[tabi ki hajır]

D'accordo!

Tamam!

[tamam]

Basta!

Yeter artık!

[jeter artık]

3. Numeri cardinali. Parte 1

zero (m)

sıfır

[sıfır]

uno

bir

[bir]

due

iki

[iki]

tre

üç

[yʧ]

quattro

dört

[dørt]

cinque

beş

[beʃ]

sei

altı

[altı]

sette

yedi

[jedi]

otto

sekiz

[sekiz]

nove

dokuz

[dokuz]

dieci

on

[on]

undici

on bir

[on bir]

dodici

on iki

[on iki]

tredici

on üç

[on yʧ]

quattordici

on dört

[on dørt]

quindici

on beş

[on beʃ]

sedici

on altı

[on altı]

diciassette

on yedi

[on jedi]

diciotto

on sekiz

[on sekiz]

diciannove

on dokuz

[on dokuz]

venti

yirmi

[jirmi]

ventuno

yirmi bir

[jirmi bir]

ventidue

yirmi iki

[jirmi iki]

ventitre

yirmi üç

[jirmi yʧ]

trenta

otuz

[otuz]

trentuno

otuz bir

[otuz bir]

trentadue

otuz iki

[otuz iki]

trentatre

otuz üç

[otuz yʧ]

quaranta

kırk

[kırk]

quarantuno

kırk bir

[kırk bir]

quarantadue

kırk iki

[kırk iki]

quarantatre

kırk üç

[kırk yʧ]

cinquanta

elli

[elli]

cinquantuno

elli bir

[elli bir]

cinquantadue

elli iki

[elli iki]

cinquantatre

elli üç

[elli yʧ]

sessanta

altmış

[altmıʃ]

sessantuno

altmış bir

[altmıʃ bir]

sessantadue

altmış iki

[altmıʃ iki]

sessantatre

altmış üç

[altmıʃ yʧ]

settanta

yetmiş

[jetmiʃ]

settantuno

yetmiş bir

[jetmiʃ bir]

settantadue

yetmiş iki

[jetmiʃ iki]

settantatre

yetmiş üç

[jetmiʃ yʧ]

ottanta

seksen

[seksen]

ottantuno

seksen bir

[seksen bir]

ottantadue

seksen iki

[seksen iki]

ottantatre

seksen üç

[seksen yʧ]

novanta

doksan

[doksan]

novantuno

doksan bir

[doksan bir]

novantadue

doksan iki

[doksan iki]

novantatre

doksan üç

[doksan yʧ]

4. Numeri cardinali. Parte 2

cento

yüz

[juz]

duecento

iki yüz

[iki juz]

trecento

üç yüz

[yʧ juz]

quattrocento

dört yüz

[dørt juz]

cinquecento

beş yüz

[beʃ juz]

seicento

altı yüz

[altı juz]

settecento

yedi yüz

[jedi juz]

ottocento

sekiz yüz

[sekiz juz]

novecento

dokuz yüz

[dokuz juz]

mille

bin

[bin]

duemila

iki bin

[iki bin]

tremila

üç bin

[yʧ bin]

diecimila

on bin

[on bin]

centomila

yüz bin

[juz bin]

milione (m)

milyon

[miljon]

miliardo (m)

milyar

[miljar]

5. Numeri. Frazioni

frazione (f)

kesir

[kesir]

un mezzo

yarım

[jarım]

un terzo

üçte bir

[yʧte bir]

un quarto

dörtte bir

[dørtte bir]

un ottavo

sekizde bir

[sekizde bir]

un decimo

onda bir

[onda bir]

due terzi

üçte iki

[yʧte iki]

tre quarti

dörtte üç

[dørtte yʧ]

6. Numeri. Operazioni aritmetiche di base

sottrazione (f)

çıkarma

[ʧıkarma]

sottrarre (vt)

çıkarmak

[ʧıkarmak]

divisione (f)

bölme

[bølme]

dividere (vt)

bölmek

[bølmek]

addizione (f)

toplama

[toplama]

addizionare (vt)

toplamak

[toplamak]

aggiungere (vt)

katmak

[katmak]

moltiplicazione (f)

çarpma

[ʧarpma]

moltiplicare (vt)

çarpmak

[ʧarpmak]

7. Numeri. Varie

cifra (f)

rakam

[rakam]

numero (m)

sayı

[sajı]

numerale (m)

sayı, rakam

[sajı], [rakam]

meno (m)

eksi

[eksi]

più (m)

artı

[artı]

formula (f)

formül

[formyl]

calcolo (m)

hesaplama

[hesaplama]

contare (vt)

saymak

[sajmak]

calcolare (vt)

hesaplamak

[hesaplamak]

comparare (vt)

karşılaştırmak

[karʃılaʃtırmak]

Quanto?

Kaç?

[kaʧ]

Quanti?

Ne kadar?

[ne kadar]

somma (f)

toplam

[toplam]

risultato (m)

sonuç

[sonuʧ]

resto (m)

kalan

[kalan]

qualche …

birkaç

[birkaʧ]

un po' di …

biraz

[biraz]

resto (m)

geri kalan

[geri kalan]

uno e mezzo

bir buçuk

[bir buʧuk]

dozzina (f)

düzine

[dyzine]

in due

yarı yarıya

[jarı jarıja]

in parti uguali

eşit olarak

[eʃit olarak]

metà (f), mezzo (m)

yarım

[jarım]

volta (f)

kere

[kere]

8. I verbi più importanti. Parte 1

accorgersi (vr)

farketmek

[farketmek]

afferrare (vt)

tutmak

[tutmak]

affittare (dare in affitto)

kiralamak

[kiralamak]

aiutare (vt)

yardım etmek

[jardım etmek]

amare (qn)

sevmek

[sevmek]

andare (camminare)

yürümek, gitmek

[jurymek], [gitmek]

annotare (vt)

not almak

[not almak]

appartenere (vi)

… ait olmak

[ait olmak]

aprire (vt)

açmak

[aʧmak]

arrivare (vi)

gelmek

[gelmek]

aspettare (vt)

beklemek

[beklemek]

avere (vt)

sahip olmak

[sahip olmak]

avere fame

yemek istemek

[jemek istemek]

avere fretta

acele etmek

[aʤele etmek]

avere paura

korkmak

[korkmak]

avere sete

içmek istemek

[iʧmek istemek]

avvertire (vt)

uyarmak

[ujarmak]

cacciare (vt)

avlamak

[avlamak]

cadere (vi)

düşmek

[dyʃmek]

cambiare (vt)

değiştirmek

[deiʃtirmek]

capire (vt)

anlamak

[anlamak]

cenare (vi)

akşam yemeği yemek

[akʃam jemei jemek]

cercare (vt)

aramak

[aramak]

cessare (vt)

durdurmak

[durdurmak]

chiedere (~ aiuto)

çağırmak

[ʧaırmak]

chiedere (domandare)

sormak

[sormak]

cominciare (vt)

başlamak

[baʃlamak]

comparare (vt)

karşılaştırmak

[karʃılaʃtırmak]

confondere (vt)

ayırt edememek

[ajırt edememek]

conoscere (qn)

tanımak

[tanımak]

conservare (vt)

saklamak

[saklamak]

consigliare (vt)

tavsiye etmek

[tavsije etmek]

contare (calcolare)

saymak

[sajmak]

contare su …

… güvenmek

[gyvenmek]

continuare (vt)

devam etmek

[devam etmek]

controllare (vt)

kontrol etmek

[kontrol etmek]

correre (vi)

koşmak

[koʃmak]

costare (vt)

değerinde olmak

[deerinde olmak]

creare (vt)

oluşturmak

[oluʃturmak]

cucinare (vi)

pişirmek

[piʃirmek]

9. I verbi più importanti. Parte 2

dare (vt)

vermek

[vermek]

dare un suggerimento

ipucu vermek

[ipuʤu vermek]

decorare (adornare)

süslemek

[syslemek]

difendere (~ un paese)

savunmak

[savunmak]

dimenticare (vt)

unutmak

[unutmak]

dire (~ la verità)

söylemek

[søjlemek]

dirigere (compagnia, ecc.)

yönetmek

[jønetmek]

discutere (vt)

görüşmek

[gøryʃmek]

domandare (vt)

rica etmek

[riʤa etmek]

dubitare (vi)

tereddüt etmek

[tereddyt etmek]

entrare (vi)

girmek

[girmek]

esigere (vt)

talep etmek

[talep etmek]

esistere (vi)

var olmak

[var olmak]

essere (vi)

olmak

[olmak]

essere d'accordo

razı olmak

[razı olmak]

fare (vt)

yapmak, etmek

[japmak], [etmek]

fare colazione

kahvaltı yapmak

[kahvaltı japmak]

fare il bagno

suya girmek

[suja girmek]

fermarsi (vr)

durmak

[durmak]

fidarsi (vr)

güvenmek

[gyvenmek]

finire (vt)

bitirmek

[bitirmek]

firmare (~ un documento)

imzalamak

[imzalamak]

giocare (vi)

oynamak

[ojnamak]

girare (~ a destra)

dönmek

[dønmek]

gridare (vi)

bağırmak

[baırmak]

indovinare (vt)

doğru tahmin etmek

[dooru tahmin etmek]

informare (vt)

bilgi vermek

[bilgi vermek]

ingannare (vt)

aldatmak

[aldatmak]

insistere (vi)

ısrar etmek

[ısrar etmek]

insultare (vt)

hakaret etmek

[hakaret etmek]

interessarsi di …

ilgilenmek

[ilgilenmek]

invitare (vt)

davet etmek

[davet etmek]

lamentarsi (vr)

şikayet etmek

[ʃikajet etmek]

lasciar cadere

düşürmek

[dyʃyrmek]

lavorare (vi)

çalışmak

[ʧalıʃmak]

leggere (vi, vt)

okumak

[okumak]

liberare (vt)

serbest bırakmak

[serbest bırakmak]

10. I verbi più importanti. Parte 3

mancare le lezioni

gelmemek

[gelmemek]

mandare (vt)

göndermek

[gøndermek]

menzionare (vt)

anmak

[anmak]

minacciare (vt)

tehdit etmek

[tehdit etmek]

mostrare (vt)

göstermek

[gøstermek]

nascondere (vt)

saklamak

[saklamak]

nuotare (vi)

yüzmek

[juzmek]

obiettare (vt)

itiraz etmek

[itiraz etmek]

occorrere (vimp)

gerekmek

[gerekmek]

ordinare (~ il pranzo)

sipariş etmek

[sipariʃ etmek]

ordinare (mil.)

emretmek

[emretmek]

osservare (vt)

gözlemlemek

[gøzlemlemek]

pagare (vi, vt)

ödemek

[ødemek]

parlare (vi, vt)

konuşmak

[konuʃmak]

partecipare (vi)

katılmak

[katılmak]

pensare (vi, vt)

düşünmek

[dyʃynmek]

perdonare (vt)

affetmek

[afetmek]

permettere (vt)

izin vermek

[izin vermek]

piacere (vi)

hoşlanmak

[hoʃlanmak]

piangere (vi)

ağlamak

[aalamak]

pianificare (vt)

planlamak

[planlamak]

possedere (vt)

sahip olmak

[sahip olmak]

potere (v aus)

yapabilmek

[japabilmek]

pranzare (vi)

öğle yemeği yemek

[ø:le jemei jemek]

preferire (vt)

tercih etmek

[terʤih etmek]

pregare (vi, vt)

dua etmek

[dua etmek]

prendere (vt)

almak

[almak]

prevedere (vt)

önceden görmek

[ønʤeden gørmek]

promettere (vt)

vaat etmek

[vaat etmek]

pronunciare (vt)

telâffuz etmek

[telafuz etmek]

proporre (vt)

önermek

[ønermek]

punire (vt)

cezalandırmak

[ʤezalandırmak]

raccomandare (vt)

tavsiye etmek

[tavsije etmek]

ridere (vi)

gülmek

[gylmek]

rifiutarsi (vr)

reddetmek

[reddetmek]

rincrescere (vi)

üzülmek

[yzylmek]

ripetere (ridire)

tekrar etmek

[tekrar etmek]

riservare (vt)

rezerve etmek

[rezerve etmek]

rispondere (vi, vt)

cevap vermek

[ʤevap vermek]

rompere (spaccare)

kırmak

[kırmak]

rubare (~ i soldi)

çalmak

[ʧalmak]

11. I verbi più importanti. Parte 4

salvare (~ la vita a qn)

kurtarmak

[kurtarmak]

sapere (vt)

bilmek

[bilmek]

sbagliare (vi)

hata yapmak

[hata japmak]

scavare (vt)

kazmak

[kazmak]

scegliere (vt)

seçmek

[seʧmek]

scendere (vi)

aşağı inmek

[aʃaı inmek]

scherzare (vi)

şaka yapmak

[ʃaka japmak]

scrivere (vt)

yazmak

[jazmak]

scusare (vt)

affetmek

[afetmek]

scusarsi (vr)

özür dilemek

[øzyr dilemek]

sedersi (vr)

oturmak

[oturmak]

seguire (vt)

… takip etmek

[takip etmek]

sgridare (vt)

sövmek

[søvmek]

significare (vt)

anlamına gelmek

[anlamına gelmek]

sorridere (vi)

gülümsemek

[gylymsemek]

sottovalutare (vt)

değerini bilmemek

[deerini bilmemek]

sparare (vi)

ateş etmek

[ateʃ etmek]

sperare (vi, vt)

ummak

[ummak]

spiegare (vt)

izah etmek

[izah etmek]

studiare (vt)

öğrenmek

[ø:renmek]

stupirsi (vr)

şaşırmak

[ʃaʃırmak]

tacere (vi)

susmak

[susmak]

tentare (vt)

denemek

[denemek]

toccare (~ con le mani)

ellemek

[ellemek]

tradurre (vt)

çevirmek

[ʧevirmek]

trovare (vt)

bulmak

[bulmak]

uccidere (vt)

öldürmek

[øldyrmek]

udire (percepire suoni)

duymak

[dujmak]

unire (vt)

birleştirmek

[birleʃtirmek]

uscire (vi)

çıkmak

[ʧıkmak]

vantarsi (vr)

övünmek

[øvynmek]

vedere (vt)

görmek

[gørmek]

vendere (vt)

satmak

[satmak]

volare (vi)

uçmak

[uʧmak]

volere (desiderare)

istemek

[istemek]

12. Colori

colore (m)

renk

[renk]

sfumatura (f)

renk tonu

[renk tonu]

tono (m)

renk tonu

[renk tonu]

arcobaleno (m)

gökkuşağı

[gøkkuʃaı]

bianco (agg)

beyaz

[bejaz]

nero (agg)

siyah

[sijah]

grigio (agg)

gri

[gri]

verde (agg)

yeşil

[jeʃil]

giallo (agg)

sarı

[sarı]

rosso (agg)

kırmızı

[kırmızı]

blu (agg)

mavi

[mavi]

azzurro (agg)

açık mavi

[aʧık mavi]

rosa (agg)

pembe

[pembe]

arancione (agg)

turuncu

[turunʤu]

violetto (agg)

mor

[mor]

marrone (agg)

kahve rengi

[kahve rengi]

d'oro (agg)

altın

[altın]

argenteo (agg)

gümüşü

[gymyʃy]

beige (agg)

bej rengi

[beʒ rengi]

color crema (agg)

krem rengi

[krem rengi]

turchese (agg)

turkuaz

[turkuaz]

rosso ciliegia (agg)

vişne rengi

[viʃne rengi]

lilla (agg)

leylak rengi

[lejlak rengi]

rosso lampone (agg)

koyu kırmızı

[koju kırmızı]

chiaro (agg)

açık

[aʧık]

scuro (agg)

koyu

[koju]

vivo, vivido (agg)

parlak

[parlak]

colorato (agg)

renkli

[renkli]

a colori

renkli

[renkli]

bianco e nero (agg)

siyah-beyaz

[sijah bejaz]

in tinta unita

tek renkli

[tek renkli]

multicolore (agg)

rengârenk

[rengjarenk]

13. Domande

Chi?

Hai raggiunto la fine di questa anteprima. Registrati per continuare a leggere!
Pagina 1 di 1

Recensioni

Cosa pensano gli utenti di Vocabolario Italiano-Turco per studio autodidattico

0
0 valutazioni / 0 Recensioni
Cosa ne pensi?
Valutazione: 0 su 5 stelle

Recensioni dei lettori